31 Mayıs 2010 Pazartesi

Efes Pilsen'in 5. Maçtaki Galibiyet Şifreleri

Serinin 5. maçı öncesinde Thornton'dan sonra Kerem Tunçeri'yi de kaybeden Efes Pilsen'de hem genel rotasyon hem de yerli rotasyonu büyük sekteye uğradı. Takımın soğukkanlı ve organizatör 2 adamının yokluğunda Ender'in eline bakacaklardı mecburen. Maçın başında Semih - Shumpert eşleşmesinde Semih'in sürekli olarak dışarı açılarak savunma yapmasının da etkisiyle boş bir boyalı alan buldular karşılarında. Kasun'un oradaki etkinliği sayesinde maça hızlı bir giriş yaptılar. İkinci çeyrekte farkı 11 sayıya kadar çıkarttılarsa da Ömer Onan'ın son saniye üçlüğü ile soyunma odasına sadece 5 sayı farkla gittiler. İkinci yarıda maçta ilk kez geriye düşme hadisesini yaşadılar ama toparlanmayı başardılar. Aynı şekilde son çeyrekte de yine rakiplerine geçilmelerine rağmen hemen durumu düzeltip, momentumu ellerine aldılar. Burada Rakocevic'in hakkını teslim etmek lazım. Belki takım organizasyonu namına bir şey yapmadı ve eline geleni attı ama soktu bu defa. Smith ve Nachbar'ın da katkı verdiği sayılar olmasa o 2 reaksiyonu da gösteremezdi Efes Pilsen. Ender Arslan'ın çok büyük efor sarfedip erkenden yorulması, Kaya'nın ilk 35-36 dakika hiçbir şey yapmaması 4 kişilik yerli rotasyonunu iyiden iyiye baltalarken, son çeyrekte önce Sinan, sonra da üçüncü çeyreğin sonu ve son çeyreğin başında çok kritik 8 sayı kazandıran Ermal 5 faulle kenara geldiler. Ender ve Kaya ile maçı tamamlamak zorundalardı. O ana kadar hiçbir şey yapmayan suratı asık Kaya, iki ribaund çekip bir de ters turnike bırakıp ekstra bir katkı verip takımın kaderine direkt olarak etki etti. E tabii Smith'in aynı saniye içindeki 2 kritik parmak ucu dokunuşu da yine maçın kaderine etki eden detaylardan biriydi.

Sonuç olarak yerli rotasyonu zaten kel kalmış bir takımın, son çeyrekte sadece 2 yerliye kaldığını ve maç içinde kritik 2 yerde geriye düşmesine rağmen ayağa kalkıldığını dikkate alırsak Efes Pilsen'in bu maçı ne denli hak ettiğini bir kez daha anlarız. Sırasıyla Kasun, Ender, Rako, Smith, Nachbar, Ermal ve Kaya skora katkı yapıp takımlarının seriye tutunmasını sağladışar. Kimileri F.Bahçe Ülker'i mağlubiyete rağmen beğenmiş ama benim için serinin en kötü F.Bahçe Ülker'i idi sahadaki. Organizasyondan uzak, dış şutlara bel bağlamış, hatta maçın sonunda Efes Pilsen'in mecburi 4 kısa hamlesine aynı şekilde cevap verip 'Atarak kazanayım' diyen bir takımı beğenmek çok da kolay olmuyor. Ertuğrul hoca da özellikle son çeyrekte doğru tercihleri yapamadı bence. 6. maçta F.Bahçe Ülker'in doğruları yaparak, bazı noktalarda zaafiyet yaşaması kesin rakibini devirmesini bekliyorum. Ama basketbol bu, Efes tuzağına düşürdüğü zaman affetmiyor rakibini. Belki son maça kalır iş, kimbilir.

Henüz Yorum Yapılmamış