20 Mayıs 2010 Perşembe

E.Pilsen: 62 - F.Bahçe Ülker: 78 (Ukic Etkisi)

Geçen sezon kazanılan şampiyonlukta 4 kısalı sistemin 4.sü olmayı başaran Shumpert kozunu cebine koyan Ataman, Boki Nachbar'ı tribüne yollayarak girdi maça. Play-Off döneminde (özellikle Bornova'ya karşı) etkin oyunlarını hatırladığımız Semih-Vidmar ikilisine önlem almayı düşünmüş olacak ki Kaya-Kasun ikilisi ile ve ciddi bir biçimde boyalı alana gömülerek başladı oyuna. İlk çeyrek savunmaların karşılıklı konuşması şeklinde giderken, skor 7-8 F.Bahçe Ülker lehine iken faul sayısını 2'ye yükselten Vidmar'ın yerine Mirsad'ın oyuna girmesi ve o sırada Efes cephesinden de Kaya-Shumpert değişikliğinin gelmesiyle skor bir anda konuk takım lehine fırlamaya başladı. Mirsad oyuna girdikten sonra yapılan ilk 4 F.Bahçe Ülker hücumunun 3'ü Mirsad'ın şutuyla bitti, 2 tanesi girdi, girmeyenini ise Semih tipledi. İlk çeyreğin bitimine 11 saniye kala Rakocevic'in Kinsey'e yaptığı sportmenlik dışı faulden Kinsey'in 5 sayı çıkartabileceğini kimse düşünmüyordu herhalde. Ama çıkarttı. İlk çeyrek 9-21 biterken bir anda skorun bu hale gelmesi herkesi şaşkına çevirdi. Efes Pilsen fena oynamıyordu aslında ama o kadar yüzdesizdi ki anlatamam.

Ergin Ataman ikinci çeyreğe Sinan Güler hamlesi ve 4 kısalı sistemde devam etme kararı ile girdi. Önce Kinsey, sonra da Mirsad ile 2 isabetli üçlük bulan F.Bahçe Ülker bir anda farkı 20 sayıya uçurdu. Maçtaki gidişatı değiştiren adam Mirsad, kaşı yarılıp kenara geldiğinde sadece 5 dakika sahada kalmıştı ama o dönemdeki F.Bahçe Ülker serisi 2-19'du. Periyot faul hakkını 3 dakika gibi kısa bir sürede dolduran F.Bahçe Ülker'de Mirsad'ın kenara gelmesinden sonra Semih-Oğuz ikilisi 4 kısanın 4.sünü ezerek üstünlük kurdular boyalı alanda. Sinan'ın üstün gayretleri vardı takımını ateşleyebilmek adına. İlk 20 dakikayı 10 sayı - 4 ribaund - 5 asist ile tamamlayıp oldukça iyi randıman veren Kinsey'in son hücum acemiliğini o üstün gayretli Sinan ters turnike ile değerlendirince devre skoru 29-44 olarak tescillendi. Bu çeyrekte zaten minimum 15 olabilmişti fark, 15'te de bitti. 4/4 üçlük yüzdesi ile oynayan sarı lacivertlilere Efes Pilsenin verdiği cevap 1/7 idi.

İlk yarıda beklemediği bir farkı yakalayan F.Bahçe Ülker, farka rağmen koruduğu soğukkanlılığını ve sistemli hücum etme olayını bir kenara koyarak başladı ikinci yarıya. Nitekim sırasıyla Preldzic, Vidmar ve Semih'i 3. faullerine ulaştıran ekip, Efes'in 6-0'lık serisine engel olamadı ve fark ilk çeyrekte açılmaya başladığı andan beri ilk kez tek haneye indi. İkinci yarıdaki ilk sayısına 4 dakika bekleyerek ulaşabilen F.Bahçe Ülker, Mirsad, Oğuz ve özellikle de Ukic'in oyuna ağırlıklarını koyması sayesinde aradaki farkı bir kez daha toparladı ve son çeyreğe girerken 44-60'ı yakalamayı başardı. Özellikle skorun 42-50'ye gelmesinden sonra yakalanan seride Mirsad, Oğuz, Ukic üçlüsünün dik duruşları çok büyük önem teşkil etti. Efes Pilsen'in bir an için yakaladığı ritmi bozup, kontrolü yeniden ele aldılar.

Üçüncü çeyreğe ilk 4 dakikada sayı bulamayarak giren F.Bahçe Ülker'i son çeyrekte de benzer bir senaryo karşıladı. Son periyottaki ilk sayısına 05:34 kala Ukic ile ulaşabilen sarı lacivertliler ne şanslıydılar ki aynı bölümde Efes Pilsen de sadece 3 sayı üretebildi. Girmeyen topların hücum ribaundlarını da topladı halbuki Efes, ama yüzdesiz oyunlarına aynen devam ettiklerinden ötürü aradaki farkı eritebilmek adına pek bir reaksiyon gösteremediler. Ukic kalitesini ortaya koyup takımını sürükledi, farkın kapanmasını engelledi. Ömer Onan'ın sağ köşeden gönderdiği üçlük bitime 2 dakikadan biraz daha fazla kala skoru 54-71'e getirdi ve maçı da bitirdi. Kalan süredeki formalite sayıları skoru 62-78 olarak belirlemekten başka bir işe yaramadı.

F.Bahçe Ülker geçen yıl olduğu gibi bu sezonki final serisine de Ayhan Şahenk'te kazanarak başladı. Mirsad'ın etkinliğiyle açılan farkı Ukic'in sağlam oyunu ile kontrolde tuttu sarı lacivertliler. Ukic'in Kerem ve Ender'i her defasında perişan ettiği oyunu ders niyetine izletebiliriz genç guardlara. Bugün tribündeki yerini alan Tanjevic'in yerine sahada olan Ertuğrul hoca takımını çok iyi idare etti. Bundan önce Ayhan Şahenk'te sıkça izlediğimiz üçlüğe dayalı F.Bahçe Ülker oyunlarından farklı bir tablo vardı bugün sahada. Gerekmedikçe dış atış kullanılmadı ve nitekim üçlük atışlarda 7/12'lik az ama öz bir yüzde yakalandı. 1/15 ile üçlük atabilen Efes Pilsen, bu yıl normal sezonda Abdi İpekçi'de 79-60 kaybettiği F.Bahçe Ülker maçından sonra en düşük ikinci skorunu yaptı. Sonlardaki taktik fauller olmasa belki de 60'ı bile göremeyeceklerdi. Efes Pilsen'i bu sayıda tutabilmek ciddi bir savunma başarısı gerektiriyordu ve Ömer Onan'ın maç biterken boş bir turnike atmak isteyen Rakocevic'e dahi izin vermeyişi o savunma başarısını gayet güzel anlatıyordu. Seriye büyük bir çoğunluğun favorisi olarak giren Efes Pilsen, beklemediği bir yenilgi alıp 1-0 geriye düştü.

Efes Pilsen (62)
: Mario Kasun 12 (8 ribaund-2 asist), Charles Smith 7 (5 ribaund), Igor Rakocevic 4 (1 ribaund, Preston Shumpert 4 (3 ribaund), Kerem Tunçeri 2 (1 ribaund-5 asist), Bootsy Thornton 10 (4 ribaund-1 asist), Kaya Peker 11 (7 ribaund), Ermal Kuqo (1 ribaund), Sinan Güler 4 (2 ribaund), Ender Aslan 8 (2 asist)

F.Bahçe Ülker (78):
Roko Leni Ukic 12 (4 ribaund-7 asist), Mirsad Türkcan 12 (7 ribaund-1 asist), Ömer Onan 7 (2 ribaund-2 asist), Semih Erden 10 (7 ribaund), Damir Mrsiç 2, Gasper Vidmar 4 (2 ribaund), Oğuz Savaş 8 (2 ribaund-2 asist), Tarence Kinsey 12 (4 ribaund-6 asist), Emir Preldzic 11 (3 ribaund), Lynn Greer

25 Yorum Yapılmış:

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Fenerbahçe Ülker, Efes'e oranla daha çok istedi maçı ve basketbolun doğrularını yaptı. Bu şartlarda kazanmak zor olmadı. Ukic büyüledi beni, takımı oynatmak böyle birşey işte.


Efes Pilsen: 68-72: F.Bahçe Ülker maç yazısı

Fanatik Basket dedi ki...

demekki basın toplantısında kupaya sarılmakla olmuyomuş bu işler :)

eau rogue dedi ki...

Yardımcı antrenörle kör topal giden, bir dünya sorunu olan Fener'den 16 sayı fark yiyorsa Efes'in bir oturup düşünmesi lazım. Fenerbahçe bugün hepimizi şaşırttı. Bu maça karşın bence hala favori Efes. Bugün o felaket dış atış yüzdesi ve kaçan çok basit turnikeler olmasa bu noktaya gelmeyebilirdi maç. Yalnız Ataman ben gene geçen yılki gibi seriyi döndürürüm rahatlığına sahipse bu kez karşısındaki takımda Solomon gibi raydan çıkmaya müsait bir adam değil Ukiç gibi safkan bir guard olduğunu aklından çıkarmamalı. Yoksa bu serinin sonu süpürülmeye kadar gider.

10ur dedi ki...

bugüne kadar izlediğim en doğru oynanan oyundu fenerbahçenin ortaya koydu. her maç minimum 20 tane üçlük kullanan fener bu kez belkide ayhan şahenk çemberlerinin daha önce verdiği kuyruk acısından olsa gerek hep içeriden oynadı;içeriden oynadıkçada sayılar buldu ama ergin ataman nedense son zamanlarda sürekli oynatarak fener serisine haırladığını belli ettiği ermale hiç süre vermedi. tamam kasun çok iyiydi bu akşam ama kayada bir o kadar kötüydü. öte yandan ergin atamanın bu seriye ne kadar hazırlandığını point guarda baskı uygularken oyuncuların nerede durması gerektiğini daha öncesinden belirlemiş olmasından anlayabiliriz. fenerbahçe cephesine gelecek olursak bundan önce aklımdan geçen ama final serisindede izleyeyim ondan sonra dillendiririm dediğim düşünce dank etti beynime roko benim şu ana kadar TBL'de izlediğim gelmiş geçmiş en iyi guard. fenerbahçe nasıl bir boks maçında bir boksör rakibinin bir yerini kanatırda ondan sonra tüm maç oraya çalışırsa efesi önce kanattı sonrada oraya çalıştı durmadan ve bunu yaparken dümende roko vardı her daim. sayı atmasının gerektiği zaman sayı attı asist yapması gerektiği zaman asist yaptı ve takımın her daim içeriden oynamsına yardım etti. bu güzel oyuna rağmen fenerde aksayan yönler yokmuydu bence vardı mesala semih blok korkusundan hep 1 adım yavaştı ve bu yavaşlık hep kötü sonuçlar doğurdu. greer oyuna girdiğinde hem hücum sistemi hep savunma çöktü efes en rahat sayılarını enderle o oyunda iken buldu. hadi adet yerini bulsun hakemlerden de bahsedelim ben hakemleri beğenmedim bu gece inanılmaz güzel oynayan kinseyin oyunundan mı etkilendiler bilinmez ama en az iki stepsini es geçtiler. ayrıca 2.ci periyota fenerbahçe üçüncü periyotta efes aleyhine üst üstte çaldıkları fauler karşı tarafta çalınmayınca pekte adil durmadı. neyse u faul hataları birbirini dengeledi diyelim. benim izlenimlerim budur kaçırdığım bir şey varsa affola

Utku61 dedi ki...

Fb Ülker seride böyle oynamaya devam ederse süpürür. Umarım öyle de olur da şu Efes gibi takımın başında Ergin Atamanı görmekten kurtuluruz. İlk periyot izledim ve bu maçı efes alamaz dedim. Nitekim öyle de olmuş.

sertkan dedi ki...

poz atmada,caka satmada ergin hocanın üstüne yok,ertuğrul hocaya yenildim diye içi içini yiyordur.

Gurcay dedi ki...

salsa Ukic Etkisi diye başlık atmış ama bence başlık Ataman Etkisi olmalıydı. Bir coach takımını sabote eder mi? Ataman atti işte.. 9-10 iken 4 kısaya döndü ve 0-19'luk seri yedik. Maçı da o seri ile kaybetmiş olduk. Kısa 4 numara oynatacaksan bari Nachbar'ı kadroya al be adam!
FBÜ'yü galibiyetinden dolayı kutlarım.

Furkan Zengin dedi ki...

Ataman sabote etmedi, Ataman geçen sene 4 kısa ile şampiyon olmuştu, Ataman Fener'i yendiği her maçta aynı taktiği uyguluyordu ne zaman ki Fener buna çözüm buldu, Ataman karşı hamle yapamadı. Her neyse guard rotasyonunda, Himalaya dağlarının zirvesi ile başlangıç noktası arasındaki fark kadar fark var,Efes ile Fener arasında. bir de dün salonda gördüğüm hava, Efes'te kimsenin final serisini umursadığını sanmıyorum, cidden kulübün akibeti her şeyin önünde onlar için şu an oyuncuların bile yüzünden okunuyor bu...

Gurcay dedi ki...

@Furkan Zengin,
Geçen sene şampiyonluğu öyle kazandı da bu sene son lig maçını ve Türkiye kupasındaki maçı nasıl kaybetti? Fener'in 4 kısaya çözüm bulduğunu görmedi mi? Haa görmemiş de olabilir; şaşırmam doğrusu. Peki 0-19 seri yerken de mi görmedi? Emin ol ki 2. maçta da aynı senaryo dönecek çünkü sezon başında kadro bu sisteme göre kuruldu. Tek değişiklik olarak Shumpert yerine Nachbar'ı oynatabilir. En azından hatalarından birinden dönmüş olur. O da kişisel yeteneğiyle 1 maç alır, seriyi alamaz.

Sarıkaya dedi ki...

Bi' taraftar olarak o kadar ince ayrıntılardan anlamam, maçın geneline bakarım. Fenerbahçe Ülker'li oyuncuları oynadıkları haysiyetli basketboldan dolayı kutluyorum. Efes tarafında ise, bu kadar onursuz basketbol oynayanları ve oynatanları da kınıyorum.

Diğer taraftan basketbol salonlarımızı dolduran futbol formalı lümpenler de kına yakabilir, Efes kapanıyor..

Maçtan bir kaç saat önce aldığım duyuma göre, tütün ve alkol yasasında bi' ara çözüm olamayacakmış. Efes'e böyle bir ayrıcalık verilirse yol olacağı düşünülüyormuş. Zaten Efes'te oynayan ve sözleşmesi devam eden oyuncuların menejerlerine, takım aramaları söylenmiş bile.

Büyük olasılıklla gelecek sene için, Partizan Efes Pilsen durumu söz konusu. Zaten ya Rusya ya da Sırbistan düşünülüyormuş en başından beri.. Gürçaycıığım bizim Atina hayallerimiz suya düştü desene?

Bu duyumları kulübün içinden almadım. Almam da söz konusu değil, bütün "yönetimin adamı" imajıma rağmen.

Çok sevdiğim bir laf vardır ; "Aslında kahramanlar da korkaklar da normal insanlardır. Sadece olağanüstü bir duruma verdikleri tepki onları kahraman veya korkak yapar!"

Yeter ki onursuz olmasın aşkımız diyorum serinin geri kalanı için..

Gurcay dedi ki...

@Sarıkaya
Yazdıkların bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Umarım yanlış duyum almışsındır!
Konu oyuncuların menajerlerine kadar gittiyse, neden bu kadar ruhsuz oynadıklarına anlam veriyor insan.
Yine de Tofaş ve Ülker örneklerinde olduğu gibi şampiyon olarak bırakmaları lazım. Bu kadar kolay teslim olmak Efes Pilsen'e yakışmıyor.
Vayy be!! Basketbolda bir devir kapanıyor resmen.. :((

serpil dedi ki...

bu kadar kolay geçeceğini beklemiyordum şahsen.. efes çok kötü top oynadı ama bence hoca da problem var gibi..

Sarıkaya dedi ki...

Devir kapanır veya kapanmaz, o devirin bileceği iş ama, bi' playof finale serisi de Efes'in kapanma dedikodusu yapılmadan geçsin dişimi kırıcam.. Geçen yıl da aynı hikaye yaşanmıştı. Ve fakat ne Tofaş, ne de Ülker kapandığında dedikodunun d'si ortalarda yoktu. İlginç değil mi?

tozlu parkeler dedi ki...

söyle bir şeyler yazdım bende.
http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/seri-baslad-vidalar-skld.html

kolay başladı kolay geçeceğini düşünmemek lazım. Efes hamle yapacaktır. fenerbahçe dirençli, isteyerek ve savunmada konsantrasyonu sağlayarak başladı seriye ama hücumlar yine başıbozuk.

murat ozen dedi ki...

Efes Pilsen kapanırsa bu ülkede basketbol biter. Bu kadar basit ve net. Kimse inkar edmez ki bu ülkede basketbol bir seviyeye geldiyse bunda uzak ara en büyük pay E. Pilsen'e aittir. Gerisi hikaye..

Tofaş kapanması basketbolun rekabetinin yayılması açısından çok zararlar vermişti. Daha sonra Tuborg bu sürece dahil oldu. En sonunda Ülker'in kapanması rekabetci takım sayısını iyice azalttı. Şimdi de Efes Pilsen.

Efes Pilsen'i zerre kadar sevmem. Ama saygı duyarım. Bir çok avrupa maçında kaybetmesini dahi istemişimdir. Ama bu durum farklı. Umarım kapanıp basketbol sahalarını futbol kulüplerine tamamen bırakmazlar.

Eğer kapanırlarsa da umarım F. Ülker boşta kalan E. Pilsen oyuncularını almaz. Aynı şeyi yıllar önce Efes yaptığında da yanlış bulmuştum. Kapanan TOFAŞ'ın tüm kalbur üstü türk oyuncularını almışlardı. F. Ülker aynı şeyi yapmamalı. Başka takımlara giderlerse ligdeki iyi takım sayısı artabilir. Gerçi o paraları verebilecek takım da yok ortada...

Seriye gelince bir F. Ülker'li olarak E. Pilsen'in 4-0 süpüreceğini söylemiştim ama yanıldım. Şimdi ne olabileceğini kestiremiyorum ama etraftaki bir çok kişi serinin F. Ülker tarafından alınacağını söylüyor.

KskHyTr dedi ki...

Taraftarına kızmak başka klübün kapatılması başka... elmalarla armutları karıştırmayalım beyler... Her ne kadar ergin ataman dönemi ve o dönemde yapılanlar efese olan antipatiyi hat safaya çıkarsada önemli olan kurumlardır o kurumların tarihidir... Bu ülkede basketbolun lokomotifidir efes pilsen ve bu kadar basit olmamalı bu treni durdurmak... Keske basketbol klupleri birlik olsa efes kapatılırsa yada ismi değiştirilmeye kalkarsa basketbol liginden çekilceklerini beyan etse hükümeti bu yanlış yoldan çevirse...

Gurcay dedi ki...

Bu sitede hakaret içerikli yorumlar yayınlanmıyor sanıyordum ama @solo'nun son cümlesini okuyunca yanıldığımı anladım.

Cakivu dedi ki...

Solo ben de çok koyu Fenerliyim haftada iki kere olmak üzere de basket oynarım, nba, euroleague olmak üzere birçok maçı canlı salonda da izledim, keza eminim sen de basketden anlarsın o yüzden bence sarıkayanın yazdığı provakatif mesajın gazına gelip seviyeyi düşürme çünkü değmez. Gürçay beyin dediği doğru bu blog da seviyeli kalalım çünkü spor gerçekten spor olduğu için sevilmeli provakasyona kapılıp çirkin kelimelere kullanmaya gerek yok.

Lümpen kelimesini fütürsuzca nasıl yazabiliyor insan ona şaşıyorum ben şahsen buraya yazarken biraz düşünürüm neyse daha çok konuşulur bu konuda ama ülkemiz bu şartlarımız bu insanımız da bu.

Bir kere buraya basketbolu sevmeyen yazmazki yani her Fenerli sadece futboldan anlar mı olacak Fenerbahçe spor klübüdür efes basket klübüdür, arkas da voleybol...

Gerçek Fenerbahçeli efes pilsenin kapanmasını zerre kadar istemez, istemiyoruz da isterlerse bizi 1000 kere yensede Efes kapmasın isteriz çünkü son dönemde adı çirkin olaylarla anılsada efes pilsen bir ekoldür.

dejavu dedi ki...

@Gurcay;

Yorumların yayınlanma hususundaki kriterler değişmiş değil halen. Sadece yorumun son kelimesi gözden kaçmış, sildim postu.

Sevgiler,

Çağlar

solo dedi ki...

Cakivu yazdıkların gerçekten çok güzel ama ben konuya fener üzerinden bir yorum getirmedim, insanları genelleyip sonrada onlara lumpen diyen snoblaradır lafım, ve fikrim sabittir.

alper dedi ki...

anadolu grubunun başka bir çok şirketi var. efes pilsen kapanır, samsung istanbul olur, lada istanbul olur, coca cola merter olur, alternatifbank olur ; ama sanmam bu kadar yatırım bi kalemde çöpe atılsın. reklam acısından getirisi efes pilsen markasına yaptığı katkı kadar olmayabilir (belki samsung). bu noktada yasa cıkarsa kulubu kapatırız dedikoduları cıkarmak ya da rest cekmek, yönetimin kulubu efes pilsen markasıyla kalmasını sağlamak icin izlediği bir yol gibi geliyor bana

Sarıkaya dedi ki...

Geçen sene final serisinin son maçında, bu yıl da GSCC-FBU maçında yaşananlar lümpenlik değilse nedir? Yapılanlara karşılık verilen cezalar yeterli midir? Cezaların caydırıcı bir tarafı olmuş mudur?.. Aydınlatırsanız sevinirim..

@ alper : Karıştırılan bi' nokta var. Bahse konu olan Efes Pilsen, bira markası olanı değil, uluslararası basketbol markası olanı. Markayı beğenip beğenmemeniz, Efes Pilsen'in Türkiyenin uluslarası arenadaki tek basketbol markası olduğunu gerçeğini değiştirmez.. Kapanma dedikodu falan değil, sayın Özilhan'ın çarşaf çarşaf beyanatları var gazetelerde. Marka olmak "ben markayım" demekle olmuyor. Yılların birikimi lazım.

alper dedi ki...

@sarıkaya : nasıl boyle anladın bilmiyorum :) kulup anadolu holdingin yonetiminde. adı değişir, efes pilsen istanbul yerine, honda istanbul, isuzu istanbul, samsung istanbul, coca cola istanbul olur. olur da olur. ellerinde marka bol. reklama ihtiyacı olan, son kullanıcıya ulaşan bir cok markaları var

alper dedi ki...

ha tuncay ozilhan acikladi dersen; cikip elbette aciklama yapacak, kapatiriz diyecek. cunku kulup sayesinde markanın bilinirliğini cok yukseltiyor,cok iyi reklam yapıyor. diger markalardan sadece samsung, belki hondaya bu kadar katkı saglayabilir kulubun adıyla. birikim dersen de, madem o kadar birikim var, birikimi bi anda çöpe atmayı göze alamazlar; holding bunyesinde baska bir markayla kullanırlar bence. zaten gercekten basketbol tutkunuysa tuncay ozilhan bunu yapmalı

solo dedi ki...

sizinle cezalar hakkında bir tartışmamız olmadı, minareye kılıf aramayın.