27 Mayıs 2010 Perşembe

F.Bahçe Ülker: 85 - E.Pilsen: 79 (Taraftar Uyandı, Emir - Greer Maçı Aldı)

Final serisinde geride bıraktığımız üç karşılaşmanın da kendi içerisinde farklı senaryoları vardı. Bugün ise bambaşka, arşivlik bir senaryo izledik. Üçüncü maçta Kaya'nın isteksiz ve heyecansız oyununun ardından Kasun'u ilk beşe çekerek yine dört kısa ile başladı Efes Pilsen. Kaybettikleri iki karşılaşmada F.Bahçe Ülker'in maç başında yarattığı fırtınaya direnememelerini kritik nokta olarak görmüş olacak ki Ergin Ataman, Sinan'ı Ukic'in başına dikti henüz ilk hücumda. Abdi İpekçi'yi dolduran Fenerbahçe'li taraftarlar da dün yaşanan gözaltılar nedeniyle yönetimi protesto ederek başlayınca karşılaşmaya, ekmeğine yağ sürülmüş oldu lacivert beyazlıların. Dört kısa ile dört hücum ribaundu çektikleri çeyreği Sinan Güler'in 4 sayı - 2 hücum ribaundu - 1 asistlik muazzam oyunu ile 19-17 önde kapattılar. Ki Sinan savunmada Ukic'i devre dışı bırakırken yaptı bunları. F.Bahçe Ülker cephesinde ise serinin en formda ismi Vidmar haricinde maça girebilen oyuncu yoktu. Henüz ilk çeyrekte Ukic, Mirsad ve Vidmar'ın ikişer faul almış olması da kötü haberdi onlar için.

Dört kısa ve Sinan'ın baskılı savunması ile bu kez oyuna tutunmayı başaran Efes Pilsen, Sinan'ın organizatörlüğünde tüm hücum silahları teker teker ateşlemeye başladı. Hakem üçlüsünün tartışılacak ve ortamı gerecek kararlarıyla da birlikte oyundan soyutlanan rakibi karşısında rüzgar iyiden iyiye Efes Pilsen cephesinden işlemeye başladı. 23-23 berabere geçilen onüçüncü dakikanın ardından yayın gerisinden dört farklı oyuncusunun elinden 4/5 ile 12 sayı çıkardı konuk takım. Devre sonunda bu rakam 6/12 idi. Bütün sistem o kadar muntazamdı ki bütün seri boyunca sessiz kalan Shumpert, henüz ilk yarı bitmeden serideki en yüksek skoruna ulaşmıştı bile (8sayı). Tam altı farklı oyuncundan en az üç sayı olmak üzere skor katkısı almayı başardı bu devrede Efes Pilsen. Bir önceki maç yalnızca beş ikilik isabeti bulabilmişken bugün devrede bu rakamın sekiz olması ve dışardan da 6/12 ile hücum ederken tam 11 kez serbest atış çizgisine gidebilmeleri de oyunu dengeli oynadıklarının bir göstergesiydi zaten.

42-32 geride girdiği soyunma odasından Rasim Başak ile döndü koç Ertuğrul Erdoğan. Devreyi 8 sayı - 2ribaund - 2 asist ile tamamlayan Shumpert'ın üstünlüğü bitirmek için bu seride ilk kez tercih edildi Rasim. Çoğu zaman bana itici gelen tavırlarıyla taraftarı da ateşleyebilecek olması önemli bir artıydı. İlk dakikadaki basket faulü ile bunu da başardı aslında Rasim, ortalığı kızıştırdı ama bu saman alevinin üstüne suyu hemen döktü Efes Pilsen. Ve bu seride hiç olmadığı kadar paylaşımcı, akıllı, yüzdeli hücumuna devam etti. Tüm çarkları hızlı şekilde döndürmeyi başardıklarında, yirmi beşinci dakika 57-40 Efes Pilsen üstünlüğü ile geçildi. Farkın 20 kapısına dayanmasına karşın molayı tercih etmeyen Ertuğrul Erdoğan'a televizyon molası yardıma yetişti bu dakikada. Son oniki dakikanın skoru 34-17 idi.

Kazanamadığı taktirde serinin 3-1'e taşınacak olması Efes Pilsen'i daha konsantre ve daha saldırgan yapıyordu fakat F.Bahçe Ülker'li oyuncular henüz sahaya gelmemiş gibilerdi bu dakikaya kadar. Moladan tam saha baskı ve 2-3 alan savunması ile döndü sarı lacivertliler.Bu savunmaya sudan çıkmış balık reaksiyonu veren Efes'e cezayı bir dakikada yakaladığı 6-0'lık seri ile kesti F.Bahçe Ülker. İlk kez canlılık belirtisi veren oyuncular, maçın başından itibaren uyuyan taraftarlarını da uyandırmış oldular ve parkeyi resmen kaosa sürüklediler. Bu andan itibaren dakikalar geçtikçe büyüyen bir sarı lacivert kasırgaya şahit olduk. Çeyrek sonuna kadar sadece Nachbar'ın sol forvetten bir üçlüğüne izin veren ev sahibi takım, 62-54 ile farkı tek haneye kadar çekmeyi başardı. Bu sekansda Vidmar'ın Rakocevic'e yaptığı blok da harikaydı. Son çeyreğe yalnızca iki sayı ile gelen Emir Preldzic'in Nachbar ile olan eşleşmesinde 75 saniyede ürettiği 9 sayı ile skor 63-66'a taşınırken fırtına akıl almaz ve karşısında durulmaz boyutlara ulaşmıştı bile.

Smith'in üçlüğü ve Nachbar'ın basket faulü ile gelen üç sayılık oyunları yalnızca suni teneffüs etkisi yarattı Efes Pilsen için. Direnişi sağlayan sert savunmanın bir getirisi olan faul sayılarındaki artış ise F.Bahçe Ülker'i zorlamaya başlamıştı bu son dakikalarda. En sıcak isim Preldzic elindeki kanama sebebiyle kenara gittiğinde Ukic'in yokları oynadığı bir günde Greer çıktı sahneye. Önce basket faulü, ardından üçlüğü yolladı ve 72-71'de ilk kez öne geçirmeyi başardı takımı bitime beş dakika kala. Bu dakikadan sonra rakibinin kendisini geçmesine bir daha izin vermedi ev sahibi takım. Emir Preldzic'in 75 saniyedeki 9 sayısına, yedi dakikada 12 sayı ile destek verdi Greer. F.Bahçe Ülker kariyerindeki en etkili performanstı bu kesinlikle. Bu ikilinin son çeyrekte ürettiği 23 sayıya karşılık Efes'in takım halinde 17 sayıda kalışı ise herşeyi özetliyor aslında.

25. dakikasını deplasmanda 57-40 önde geçtiği bir maçı kaybettikten sonra ayağa kalkıp kalan üç maçı üstüste kazanmak zorunda Efes Pilsen. Son onbeş dakikanın skoru 45-22 F.Bahçe Ülker lehine. Fırtınanın boyutu akılalmaz gerçekten. 'Geçen sene final serisini 2-0'dan çevirdik, bu sene de 3-1'den çeviririz. Şampiyon biz olacağız.' demiş Ergin Ataman, basın toplantısında. Bu psikolojiden kurtulmaları ve şampiyonluğa olan isteklerini ilk yirmibeş dakikada 40 sayı atmışken son onbeş dakikada 45 sayı atarak gösteren bir rakibe karşı ayağa kalkabilmeleri Ergin Ataman'ın sandığı kadar kolay olmayacaktır gibi geliyor bana. Beşinci maç pazar günü Ayhan Şahenk'te. Günün en kötü performansı ise açık ara hakemlere aitti, onu da ekleyelim unutmadan.

F.bahçe Ülker (85): Roko Ukic 8 (1 ribaund- 1 asist), Mirsad Türkcan 9 (7 ribaund), Ömer Onan 11 (1 ribaund- 1 asist), Rasim Başak 3, Semih Erden 6 (1 ribaund), Gasper Vidmar 10 (3 ribaund- 1 asist), Lynn Greer 14 (1 ribaund- 3 asist), Oğuz Savaş 9 (2 ribaund), Tarence Kinsey 2 (8 ribaund- 6 asist), Emirl Preldzic 13 (2 ribaund- 2 asist)

Efes Pilsen (79): Mario Kasun 13 (3 ribaund), Charles Smith 16 (10 ribaund- 1 asist), Igor Rakocevic 5 (1 ribaund- 3 asist), Preston Shumpert 10 (4 ribaund- 3 asist), Kerem Tunçeri 8 (4 asist), Kaya Peker 5 (1 ribaund), Bostjan Nachbar 11, Sinan Güler 10 (4 ribaund- 4 asist), Ender Aslan 1 (1 ribaund- 3 asist)

26 Yorum Yapılmış:

tuna54 dedi ki...

en başta gerçekten tebrik etmek lazım fenerbahçeyi.bu kadar kötü başlanan bir maçı,rasimin sahaya sürülmesi ile nerdeyse intihar etmişken bile çevirebilmek gerçekten çok önemli.serinin en kötü maçını oynadılar ama son periyotta aslanlar gibi savaştılar ve maçı aldılar.cidden fenerbahçeliler bu takımla ne kadar gurur duysalar azdır.
efes pilsene de ne desek azdır.sanki bu seviyede ilk kez maç oynuyor gibi şeker gibi eridi takım.o nasıl top kayıpları.o nasıl panik yapmak öyle.nachbar nasıl bu kadar preldzici kaçırır,nasıl bu acemi hareketler yapar artık kelime bulamıyorum.igor ve nachbarı bu kadar acemi görünce bunları ilk kez izleyen biri olsa sokaktan bulmuş getirmişler sanır.
efes pilsende kayaya ayrı bir yer açmak lazım.bu kadar vurdum duymaz umursamaz bir insan olamaz.kasım kasım kasılıyor ama iki tane olumlu hareketi yok.beşyüz sene geçti adam halen faul atamıyor.garip garip hareketlerle dolanıp duruyor.hadi formsuz olursun kötü gününde olursun da en azından mücadele edersin..adamda en ufak bir çaba yok.sanki adamı zorla oynatıyorlar.cidden diğer oyuncuların yüzüne nasıl bakıyor merak ediyorum.
bir sözde naklen yayın ekibine.illa her basketten sonra bir bayan göstereceksin diye kimin fikriyse gerçekten ciddi sorunları var sanırım.her sayıdan sonra illa tribünde bir bayan profili gördük ve hatta bazen oyunu bile kaçırdılar.hatta bir ara işi abarttıp göğsü açık bayanları bile göstermeye başladılar.daha ağır kelimeleri hakettiler ama burda yazmayayım.dünyanın neresinde böyle bir naklen yayın var nerde böyle bişey görülmüş inanılır gibi değil.bir de iki ekranı yanyana koymayı öğrenmişler her harekette de bu gösterilmez ki.yazık o kadar hd yayın izliyoruz ama maçı izleyemiyoruz.
son söz efes tribünlerinde victor brejnoi görmek ayrı bir süprizdi ekranda.sanırım kerem gönlümün özel antrenörüymüş.yılların brejnoisi hiç değişmemiş.ne günlerdi telekomlu kolejli günler.:)

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Son 10 yılın en anlamlı maçıydı Fenerbahçe Ülker ve Ülker için. Hepsini bir araya katarsak yani. Son 15 dakikasına 17 sayı farkla geride girilen maçı 6 sayı farkla kazanmanın nasıl bir açıklaması vardır bilmiyorum. Yok gibi bunun tarifi. Mirsad nasıl bir adamdır, öyle yaptı böyle yaptı, yine gaza getirdi seyirciyi. Emir Preldzic son çeyrekt müthişti, tam bir lider gibi oynadı.


F.Bahçe Ülker: 85-79: Efes Pilsen (Analiz)

Utku61 dedi ki...

Ergin Atamana kına yolluyorum. Fb Ülkeri de tebrik ediyorum. Ergin Ataman bu takıma 1 gömlek fazladır. Efes seneye ne yapıp ediğ eski ekolüne dönmelidir. Pertevniyalde genç oyuncular var alt yapısıyla övünüyorlar ama Ben alt yapısından gelip takımda epey bir süre alan isim göremiyorum. Yanılıyorsam düzeltirsiniz. Can Korkmaz geleceği olan bir guard,Orhan Hacıyeva bu adamları seneye takımda oynatmalılar. O kadar para harcandı fiyasko. Bu tip gençlerin hocası da Aydın Örstür. Bu saatten sonra Fb şampioynluğu da vermez. Pazar günü kupayı alır.

10ur dedi ki...

bu maçı tanımlayacak hiçbir kelime bulamıyorum ben. efes ilk periyottan sonra adım adım oyununu kabul etti ve feneri tam anlamıyla sürklase etti. ancak bundan sonra herşey tamamen değişti bunun nedeni hiçbir teknikle hiçbir taktikle hiçbir yetenekle açıklanamaz bence bunun tek nedeni fenerbahçeli oyuncuların şampiyonluğa olan inançlarıydı ve bu inanç sayesinde o ana kadar boşken sokamadıkları üçlükleri takır takır soktular o inançla 10 dakika boyunca insanüstü 1 tam saha pres uygulayabildiler.
p.s. ben her zaman fenerbahçenin oynadığı oyun tarzının efesin 4 kısalı oyun tarzına üstün geleceğine inanmıştım ama bugün 3.cü periyota kadar olan oyun bunun tersininde olabileceğine inandırdı beni...

KskHyTr dedi ki...

Bence çok şaşırmamak gerek zaten oluşan 17 sayı fark suniydi efes salladığını soktu üçlüğün gerisinden el üstü el altı... Bir yerde değirmenin suyu kesilecekti kesildi nitekim... Kesilmiş haliyle yüzde 48 ile bitirdi efes üçlüklerde maçı... Fb ülkerde içerde daha dengeliydi şut sokmayada başlayınca maç döndü... Seyir zevki güzel bir maçtı...

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Ertuğrul Hoca'ya teşekkürler..
Greer & Emir için ayrı parantez..

Vidmar son 2 maçtır iyi oynuyor, Adriyatik Ligi yaramış mı ona ne :)

Doping Yapsana, Doping Yapsana, Ergin ATAMAN Doping Yapsana ;)..

Oypa13 dedi ki...

Tv yayını hakikaten berbattı.Bir ara Efes tribününde bir bayanın bacaklarını çekmeye kadar götürdüler işi.Ama ben hala serini 7. Maça taşınacağını düşünüyorum.

Cengizhan dedi ki...

Hakem üçlüsünün tartışılacak ve ortamı gerecek kararlarıyla da birlikte oyundan soyutlanan rakibi karşısında rüzgar iyiden iyiye Efes Pilsen cephesinden işlemeye başladı.

başka yoruma gerek yok.. her şeye rağmen FENERBAHÇE

10ur dedi ki...

efesin başında yenilgimizin baş sorumlusu önce oyuncularım sonra hakemlerdir diyen ataman gibileri oldukça bahaneyi hakemlerde arayan kapkan gibi arkadaşlarımızda eksilmez bu diyarlardan...

Okan dedi ki...

@kapkan

Olay dediğin akdar basit olsa Beşiktaş da burada olurdu Galatasarayda. Onların da taraftar, basın desteği sonsuz.

Efesin son şansı cathein, şekerleri yerseler belki yakalarlar yoksa Fener ünvanı geri alır, sezon da çift kupayla kapanır

alper dedi ki...

kendini kandırmak parayla değil kapkan, diledigin kadar yapmaya devam :)

Sarıkaya dedi ki...

Fenerbahçe Efes'ten çok daha takım. Oyuncularını ve teknik kadroyu tebrik ederim. Ve fakat bi' basketbolsever olarak, bu yerden yere atlayan gençleri ve tribünleri dolduran seyirciyi EL'de görmek isterim..

Efes daha çok soytarı takımı kıvamında bi' yapılanma arz ediyor.. Bu arz edişin bin tane sebebi var da, teferruata girmeye gerek yok diye düşünüyorum.

Cakivu dedi ki...

Kapkan gibileri sporsever değil fenernefreteder sınıfına girer. Böyle konuşmayı sevmem ama bu tip insanların ilacı kasa kasa sodadır, hazmı kolaylaştırır.

Dünkü maçta hakemlik en ufak olay yoktu, Fener bastırdı ve maçı aldı bu kadar basit.

ozz dedi ki...

Öncelikle şu ana kadar yazılmış bütün yorumları okudum ve belki bazılarını da ben tekrarlayacağım burada.

Final serisinin son 3 maçında rezalet hakem üçlüleri ile karşı karşıyayız. Maç içerisinde verdikleri kararlar TV başında bizi çileden çıkarıyor acaba salondakiler ne yapıyordur? Bir pota altında faul çalmadıkları pozisyonun daha hafifini diğer pota altında çalabiliyorlarsa ve bunu bir kez değil defalarca yapıyorlarsa gerçekten düşündürücü.

Efes son iki maçtır inanılmaz yüzdeli 3lük atmaya başladı ve bu rüzgarla fenerbahçe karşısında üstünlük kurdu. Ama bu nereye kadar gider böyle? son iki maç bu kadar yüzdeli atarken yenilen efes önümüzdeki maçlarda bu yüzdeyi kaybettiğinde fark yiyecektir.

Sinan ve Smith ikilisini ayrı bir tarafa alırsak Efes oyuncuları yıllardır euroligde oynayan başarı kazanmış oyuncular gibi değildi. Sanki ilk kez ateşli bir taraftar karşısında oynamış gibi tutulup kaldılar.

Maç sonunda Ergin Ataman açıklama yapıyor, maçı oyuncularımızın kötü oyunu ve hakem hataları ile kaybettik şeklinde. E haklısın hakem hataları olmasaydı biz bu kadar arayı açamazdık sonra rehavete girip karşı tarafıda ateşleyip yenildik diyemezdi herhalde.

Bir de yorumlarda arkadaşlardan biri basın ve taraftar desteği demiş. Bu konuda yazılaca o kadar çok şey var ki arkadaşa. Sadece doping olayı diyorum ve gerisine girmiyorum.

Son olarak yayıncı kuruluşa bir sözüm var. Basketbol maçlarını evimde rahatça izleyebilmek için gidip bir de para verip spormaxi aldım. MAÇLARI izleyebilmek için. Ekranın yarısına kadar gelen alt reklamları, saçma sapan pozisyon gösterimlerini, her basket sonrası gösterilen bayan izleyicileri (bir ara o kadar abarttılar ki kızıl saçlı bayanla kanka olduk artık göre göre) yönetmen ya da kameraman arkadaş çok mu abaz? yoksa izleyiciyi mi öyle zannediyorlar.Bayan olsunda ne olursa olsun seyirci sever mi diyor yoksa. bacak ya da göğüs görmek istesek maç mı izleriz?
Maçın başında Ukiçin itiraz ettiği bir pozisyon var hemde ısrarla itiraz etti. Ama gelin görünki tekrarını göremedik. Futboldaki beceriksiz yayın anlayışını basketbolda da sürdürüyorlar, bir ara maç devam ederken dalmış ekip oyuncunun sırtını falan izlemeye başladık. yayıncı kuruluş yaptığın tek adam akıllı iş HD yayın vermek onda da ekranı bölüp saçma sapan işler yapman da ayrı bir mevzu.

serpil dedi ki...

valla bu takım beni şaşırtmaya devam ediyor.. efes pilsen 17 sayı öne geçtiği maçı kaybediyor.. inanılmaz olaylar oluyor ama bu maçları bizleten takımlarımıza sevgilerimi gönderiyorum.. müthiş bir heyecandı.. ve vidmar diyorum acaip verimli oynuyor.. efes pota altını resmen kararttı.. ve bu emir seride yok dediğim anda sahneye çıktı helal olsun emir..

serpil dedi ki...

bu arada pota arkasında kendi kendine şarkılar söyleyen gruptan da fenalık geldi.. takıma hiç katkı yok.. böyle taraftarlar maça gelmesin..

dfn05 dedi ki...

maç yayınları konusunda herkese katılıyorum ayrıca çetin yılmaz denen duayen!degerli koç!muhteşem insan! söylediklerini kimsenin anlayamayacagını sanan çok zeki! fenerli arkadasta ayrı zevk katıyor maçlara ..

maç çok güzeldi ama güzel olma sebebi sadece fenerbahçeydi efes bu güzellige hiç bir yerinden dahil olamadı .. bir galatasaraylı olarak ÜLKERin sampiyonlugu sonuna kadar hakettigini düşünüyorum ve efese hiçbir sempati duymuyorum sadece cebini dolduran ruhsuz bir kuruşunu bile hakedecek iş yapmayan basketbol hayatını kazançlı bir tatile çıkarmış insanlar hepsi ..


gsliler fbnin şampiyon olmasını istemez efesi tutar vs gibi muhabbetlerde saçma gs bizim seviyemize asla gelemez havalarına girmenizde.. para bu işin özü ve bizim katıksız! zekaca üstün! yönetim ülkerin b takımı olmayı kabul ettigi sürece biz taraftarların yapabilecegi hiç bişey yok , eziklikle degil para ve yöneticiyle alakalı bir konu(sonucta sizin takımların basarısı da sizin basarınız degil yönetiminizin basarısı hava atma kısmında varsınız o ayrı=) .. yoksa bizim takıma sponsor olup mehmet ali aydınlar gibi herşeyini ortaya koyabilecek galatasaraylı üst düzey şirket sahipleri var .. bu çok uzun bir konu ama degistiremeyecegimiz konuları konusmak sacmalık oldugu için tek söyleyebilecegim hakemler kötü vs degil fenerbahçe iyi ve şampiyon olacaklar/olmalılar ..

serpil dedi ki...

büyük harflerle ÜLKER yazan arkadaş.. 17 sayı geri düşüp de taraftarla şahlanan takımın taraftarları ülker taraftarlarıydı değil mi? fenerbahçe ile bi ilgisi yoktu?

dfn05 dedi ki...

ülker derken fb ülker(fbsini bi önceki cümlede yazdıgım için yazmamısım) yani bi galatasaraylı olarak efesi degil fenerbahçeyi destekledigimi onların hakettigini düşündüğümü belirtmiştim umarım okumadıgın içindir çünkü okuyupta böyle algıladıysan üzülürüm;)

dfn05 dedi ki...

@serpil

bu arada neden fenerbahçeli olmadıgımı ve kafalardaki fenerbahçeli tanımının ne oldugunu bu yorumunla tekrardan hatırlatmış oldun bana ve tam bir fbli gibi davrandıgın için sana da ayrıca teşekkür ediyorum ;))
FENERBAHÇE ÜLKER'i de mücadelesinden ve şampiyonlugundan ötürü(oldu sayılırlar) tebrik ediyorum hakedilmişi kazandılar ..


((bu arada yukarıda yayınladıgı çoğu yorum gibi benimkini de yayınlayacagına emin oldugum anıl aksaç'a platini'ye bile ders olacak tarafsızlıgından ötürü teşekkür ediyorum şimdiden .. ?))

Olympos dedi ki...

3ü1 arada olanlara el sallayalım...


Formanı hepiniz tufan görünümlü cemalsiniz.

serpil dedi ki...

dfn05
fb li olmak istememen beni de mutlu etti :)

dfn05 dedi ki...

evet tufan görünümlü cemaliz bu seneki moda bu bizim için =) seneye daha iyisini futbol takımımızdan bekliyoruz keita formalı arda vs =) hepimizi güldürmüş oldular fena mı=)

Kapkan dedi ki...

Burada bazıları kişilik haklarına hakaret ediyor ve bu mesaj burada yayınlanıyor ne demek oluyor bu salsa?
daima fenerbahçe adlı şahıs çıkıp utanmaz arlanmaz yazıyor ve siz bunu yayınlıyorsunuz. daha ne demek gerekirki. burada farklı eleştiriler getirmenin karşılığı hakaret almak ve bunuda silememekten mi geçiyor?

Kapkan dedi ki...

@okan kardeşim
gs ve bjk takımları seyirci desteği alsalarbile kadro kaliteleri fbülker takımı kadar iyi değil bu yüzden dediğin olay olmuyor.
saygılar

dejavu dedi ki...

@Kapkan;

'her türlü çamuru yapan bir fbülker galibiyeti' demişsin sen de mesela. Bundan da rahatsız olanlar var fazlasıyla. İlla içinde küfür, hakaret vs olması gerekmiyor. Ondan sonra o hakaret ediyor, bu böyle dedi diye gidiyor muhabbet. Yorumların yayınlanması ve fikirlerin çatıştırılması konusunda yeterince esneğiz diye düşünüyorum. Attığın postun yayınlanmasından da anlayabilirsin bunu zaten. Hesap sormak ve sürekli postları kontrol etmek yerine herkesin otokontrolünü sağlamaya çalışması daha mantıklı bir iş olur gibi sanki.

Çağlar