7 Mayıs 2010 Cuma

F.Bahçe: 57 - G.Saray: 51 (Yerli Farkıyla Fener Önde)

Kadınlar Basketbol Ligi'nde final serisinin ilk maçı bugün Caferağa'da oynandı. Geçtiğimiz yıl WNBA'de final oynama başarısı gösteren dört oyuncunun ilk beşte, bir ismin de benchde yer alması maçın kalitesi ve mücadele dozajı hakkında henüz maç başlamadan yeterli fikri veriyordu zaten. Sarı Melekler'in şampiyonluk maçı nedeniyle derbi doluluğundan uzak olan Caferağa'da bu durumu avantaja çevirerek Tamika Catchings - Sophia Young ikilisi ile maça hızlı başlayan taraf Galatasaray oldu. Özellikle Sophia en etkili olduğu noktada, dört numarada, oldukça iyi bir başlangıç yaptı maça. Fenerbahçe'nin dokuz sayı üretebildiği ilk çeyrekte tek başına on sayıyı yolladı Fenerbahçe potasına. Farkın Galatasaray lehine 11 sayıya kadar çıktığı devrede, Fenerbahçe sonlara doğru yaklaşmaya başladı rakibine. Sezon içerisindeki maçlarda olduğu gibi bunu bir kez daha zone savunma ile başardı sarı lacivertliler. Normal sezonda Caferağa'da on beş dakika sayı üretemeyerek aldıkları mağlubiyette başrolü oynayan önalan baskısına ise bu kez hazırlıklıydı Galatasaray'lı oyuncular. Bu baskıda top çıkarmak için bütün uzunlar ekstra gayret gösterdi. Üçüncü çeyrekte ilk yarıda unuttuğu Nevriye'yi besleyerek maça başlayan Fenerbahçe, Nevriye'nin boyalı bölgeden çıkardığı altı sayı ile maçta ilk kez öne geçmeyi başardı. Bu çeyrekte Galatasaray'ın sadece sekiz sayı üretebildiğini düşünürsek, Nevriye'nin performansı oldukça kritikti.

Bir diğer kritik eşik ise Tuğba Palazoğlu'nun kaptığı top sonrası boş turnikeyi kaçırmasının ardından Birsel'in sağ dipten üçlüğü yollarak farkı üç sayıya inecekken sekiz sayıya kadar çıkarması idi. Fenerbahçe'nin maçtaki işk isabetli üçlüğü idi bu aynı zamanda. İki takım arasındaki en temel farklılık da zaten yerli oyuncuların sistem içerisindeki katkıları. 32 sayı - 18 ribaund - 3 asist ile oynadı Birsel - Esmeral - Nevriye üçlüsü. Buna karşılık Galatasaray'ın yerlilerinden gelen katkı sadece 13 sayı. Bu 13 sayının 11'ine imza atan Tuğba'nın performansının da çok ekstra olduğunu söylemek lazım. Nevriye'nin ardından Birsel'in de iki üçlük yollayıp bir de top kapması ile rüzgar iyiden iyiye Fenerbahçe cephesinden esmeye başladı son on dakika öncesinde.

41-39 Fenerbahçe üstünlüğü ile girilen final periyodunun ilk üç buçuk dakikasında 11-2'lik seri ile başlayan ev sahibi ilk kez çift haneli farkı yakaladı, 52-41'de. Maç bitti derken, Tamika Catchings şefliğinde direnmeye devam eden Galatasaray savunması beş dakika boyunca sayı yemeden yakaladığı 10-0'lık seri ile maçı yeniden ortaya getirmeyi başardı. Savunmada sertleşen rakibine karşı cevap veremeyen Fenerbahçe'nin imdadına bitime bir dakika kala Sutton Brown yetişti. O ana kadar 0/4 ile saha içi isabeti bulunmayan Sutton Brown, hücum süresi dolarken orta mesafeden yolladığı şutla sayıyı bularak takımını rahatlattı. Ve Fenerbahçe'nin seride 1-0 öne geçmesini sağlayan isim oldu bu kritik sayısıyla.

Nevriye'nin pota altındaki etkili oyunu sonrası hücum sahasında ilk yarıda olduğu gibi potaya gitmekten ziyade topu potaya yollamayı seçen sarı kırmızılılarda Katie Douglas - Esra Şencebe - Nilay Yiğit üçlüsünün 0/11 ile karavana atmaları 51 sayıda kalmalarının temel sebebi. Buna karşın Fenerbahçe'de de Powell'ın otuz dakika sahada kalıp yalnızca dört şut kullanarak sayı üretememesi de Fenerbahçe'nin bu durumu yeterince değerlendirememesine neden oldu. Bir sıkıntı mı var bilemiyorum ama Powell, epeyce kaçak oynadı bugün.Bunların yanı sıra iki koçun da ilginç ve tartışılabilecek coaching tercihleri vardi. Özellikle Yasemin'in orta mesafeden yüzdeli şutu varmışcasına yapılan, çalışıldığı belli savunmada oldukça şaşırttı Aydın hoca.

Savunmaların sertleştiği son çeyreğin son saniyelerinde yaptığı taktik faul dışında son on dakikada faul yapmayan Fenerbahçe'nin, böylesine sert geçen bir maçı toplam 12 faul düdüğü ile tamamladığını belirtelim. Bu faullerin dört tanesi Sutton Brown'a ait. Yapılan oniki faulün dört tanesi ise çeyrek sonlarında yapılan taktik fauller. Yani kırk dakikada net olarak yapılmış sekiz faul var Fenerbahçe cephesinde. Buna karşın Galatasaray'ın toplam 21 faulü var ki bu da serbest atış çizgisinden gelen sayılarda 20-7'lik bir Fenerbahçe üstünlüğünü işaret ediyor bize. 60 sayı barajının altında kalındığı bir karşılaşmada yirmi sayı hücumun yarısına yakını neredeyse. Bugün farkı yaratan da buydu tam olarak.

Maçın son saniyelerinde yapılan taktik faulün ardından topu potaya fırlatan Tamika Catchings'e neden teknik faul çalınmadığını da anlamadım açıkçası. Onu da atlamayalım faul düdüklerinden bahsetmişken. Fakat Tamika'nın o hırsı, Penny'nin oyun iştahı, Sophia'nın orta mesafe oyunları, Nevriye'nin boyalı bölgedeki etkinliği bize birbirinden güzel en az iki maç daha vaad ediyor. Serinin ikinci karşılaşması cumartesi günü saat 15:30'da yine Caferağa'da. Kaliteli ve heyecan dozajı oldukça yüksek maçlar oluyor, kaçırmamak lazım.

4 Yorum Yapılmış:

Cengizhan dedi ki...

hakemlerin fenerbahçe aleyhine yaptıkları (recep ankaralı hariç) bariz hatalardan ve rezalet yönetimden bahsetmemişsiniz..

eau rogue dedi ki...

Hakemler iki tarafa da aleyhte hatalı kararlar verdi. Faul sayısına bakarak yorum yapmak ilginç doğrusu. Özellikle Yasemin ve Tuğba'nın savunmalarını iyi izleyin. Standart bir hakem yönetimiyle bu oyuncuların 5 faul almaması mümkün değil. Yasemin Penny'le birebir kaldığı hemen her pozisyonda faullük işler yaptı. Hakemler Galatasaray'a şartlanmış olsalardı çok rahat 2-3 teknik faul çalabilecekleri pozisyonları sessiz sedasız geçiştirmezlerdi.

Sinan dedi ki...

Ketia çok kötüydü, guard pozisyonunda çok sıkıntı çektik, Tamika felaket toplar kaybetti. Hakemler her iki takımada hatalı kararlar verdi. Oyun çok fazla çirkinleşmedi. Fenerbahçe'yi galibiyetinden ötürü kutluyorum. Buradan seriyi çevirmemiz biraz zor olacak...

dawkins dedi ki...

4. Periyot, iki takımda çok sert oynuyor, GS nin faul hakkı ilk 3 dakikada doluyor. Fener'e ise çalınan ilk faul son 1 dakika da taktik faul, yani çalmasalar GS ye avantaj olacak :)
Tebrikler fener, GS yede yazıklar olsun hakemle beraber yenemiyorlar feneri.