5 Mayıs 2010 Çarşamba

P.Karşıyaka: 59 - Banvit: 76 (Son Yarı Finalist Banvit)

Serinin dördüncü maçını kazanarak finali Bandırma'da yapmak niyetindeydi Karşıyaka. Orhun Ene'nin Banvit'i ise İzmir'de seriye noktayı koyarak, F.Bahçe Ülker'in karşısına daha fazla yıpranmadan çıkmak istiyordu. İlk üç maçın aksine iki tarafın da savunmada olabildiğince sert başladığı karşılaşmada, maçın başındaki 5-0'lık Banvit serisi hariç ilk on beş dakika boyunca fark iki taraf adına da tek basketin dışına çıkmadı hiç. Ev sahibi takım Furkan Aldemir&Wesson ikilisi ile boyalı bölgeden hücum ederken Banvit cephesi de Lance Williams'ın basket faulleri ile skora tutunmayı başardı. Devrenin bitimine 4.30 kala Wesson'ın takımının dokuzuncu hücum ribaundunu alıp bitirdiği pozisyonun ardından skorbord 27-26 Karşıyaka üstünlüğünü işaret ediyordu. Bu dakikaya kadar üretilen 27 Karşıyaka sayısının 20'sinin altında Wesson&Furkan imzası bulunması da Hakan Demir'in maçın başındaki hücum planının işlediğinin bir göstergesiydi.

Bu dakikadan itibaren Banvit savunma sahasında daha da sertleşmeye başladı. Boyalı bölgeden istediği verimi alarak maça başlamasına karşın kısalarından skor katkısı alamayan Karşıyaka, devreye kadar olan bu dört buçuk dakikalık sekansda 0/6 ile karavana atıp dört de top kaybı yaptı. Bu durumu iyi değerlendiren Banvit, devre sonuna kadar yakaladığı 10-2'lik seri ile soyunma odasına 36-29 önde girmeyi başardı. Bu serideki sayılarını Holston ile serbest atış çizgisinden bulabildi Banvit. Devrede 1/10 ile şut atıp, 6 top kaybeden Holston - Toolson - Birkan üçlüsünün devreyi yalnızca beş sayı ile kapattığını düşündüğümüzde aradaki fark makuldu. Ki takım halinde devrede 13 top kaybı yapan Karşıyaka'nın bunların 12'sini birinci elden Banvit'li oyunculara teslim ettiğini de düşündüğümüzde fark gerçekten kabul edilebilir düzeydeydi.

Ama Banvit ikinci yarıya da kaldığı yerden başladı ve devrenin ilk üç buçuk dakikasında yakaladığı 7-0'lık seri ile serisini 17-2'e taşırken farkı da maçta ilk kez çift haneye çekmeyi başardı (29-43). Karşıyaka da ilk yarıdaki isabetsizliğini devam ettirerek bu sekandaki rakamlarını 0/13'e ve 5 top kaybına taşımayı başardı. 17-2'lik bu seride ev sahibi takım sadece serbest atışlardan sayı bulabilirken konuk Banvit tam altı oyuncusunun elinden skor bulmayı başardı. Bu da iki takım arasında bugünkü verimlilik noktasındaki farkı işaret ediyordu aslında. Yunus Çankaya'nın da üstüste üç üçlük ile dokuz sayı ürettiği üçüncü çeyrekte farkı onaltı sayıya kadar çıkartan Banvit, arkasına bakmadı bir daha. Bu dakikadan sonra yakaladığı marjı koruyarak farkın tek hanelere inmesine izin vermeyen Banvit, maç boyunca 59 sayıya izin verdiği hareketli savunması neticesinde karşılaşmadan 76-59'luk skorla galip ayrılarak yarı finale yükselen son takım oldu.

Galibiyet ve dolayısıyla yarı final için gereken farkı yakaladıktan sonra Banvit'e karşı geri dönmek o kadar da kolay değil. Lig genelinde skorborddan bağımsız olarak kendi oyununu oynayan ve kendi şablonundan uzaklaşmayan takımlardan biriydi Banvit. Ki bu noktada Orhun Ene'nin katkısı yadsınamaz elbette. Bugün de yine oyunu tutmayı başardılar. Son çeyrekte tüm seri boyunca isolation setleri neticesinde epeyce verim aldıkları Chuck Davis'e post-up pozisyonunda top aldırıp topun daha sonra dışarı çıkmasını sağlayarak bu oyun akıllarını ortaya koydular zaten. Maç sonunda Chuck Davis'in karşısında yazan beş asist de son çeyrekteki bu oyun aklının ürünü. Karşıyaka'nın takım halinde kırk dakikada toplam beş asist yapabildiğini de ekleyelim bu notun altına.

4/24 saha içi isabeti, 4 asist/ 8 top kaybı ile oynayan Birkan - Toolson - Holston üçlüsünün böylesine kötü oynadığı bir günde maçı kazanabilecek bir kadro genişliği yok Karşıyaka'nın. Sezon boyunca skoru sırtlayan ilk beşin üç oyuncusu bu kadar verimsiz oynadığında, sezon boyunca sadece üç maç kaybettikleri İzmir'de bile maç kazanmak imkansıza yakın onlar çin. Furkan&Wesson ikilisinin 20 sayı - 22 ribaund(7'si hücum) ile tamamladığı bir maçta bu üçlüden biri dahi kendi ortalamasında hücum edebilse işler çok daha değişik şekillenebilirdi onlar adına.

Evinde zor yenilen iki takımın mücadelesinde evinde maç kaybeden avantaj yitirecek demiştik seri öncesinde. İzmir'de ikinci maçı kaybeden Karşıyaka, taraftarının yoğun sevgi gösterileri ve alkışı altında sezona noktayı koymuş oldu böylece. Sezonun hedef maçında gösterilen bu kötü hücum performansına karşın maç sonundaki bu güzel tablo gerçekten çok anlamlıydı. Ligin en genç takımlarından biri olmasına karşın yüreğiyle mücadele edip, kısıtlı bütçesiyle buraya kadar gelmeyi başaran takımına canı gönülden teşekkür etti Karşıyaka taraftarı. Seri boyunca zaman zaman gerginlikler yaşanmasına karşın Banvit'i de alkışlarla uğurlamaları ayrıca anlamlıydı.

Fotoğraf için Vehbi Moğol'a teşekkürler..

P.Karşıyaka (59): Orkun Güngören 3, Birkan Batuk 1, Ryan Toolson 10, David Holston 7 (3 ribaund- 3 asist), Andre Smith 14 (6 ribaund), Furkan Aldemir 8, Valentin Pastal, Alper Saruhan 4, Onur Çalban, Ray Wesson 12 (14 ribaund)

Banvit (76): İbrahim Yıldırım 5, Barış Ermiş 9, Lance Williams 11, Charles Davis 20 (11 ribaund- 5 asist), Yiğitcan Turna, Barış Hersek 3 (5 ribaund), Keith Simmons 15 (6 ribaund), Goran Cakic, Yunus Çankaya 13 (5 ribaund- 2 asist)

33 Yorum Yapılmış:

kerim can dedi ki...

En çok beklediğim yazılar karşıyaka yazıları olmaya başladı. Karşıyakanın tur atlamasını isterdim ama olmadı :( Eveeet Başlasın tartışmalar :)

KskHyTr dedi ki...

Banvit kısaları yaptığı muazzam savunmayla göz açtırmadı bizim dış oyunculara maçın kilit noktası buydu bence... İçerde davis de fark yarattı resmen... Kendisini ankarada kolejlilerden beri takip ederim çok elit bir oyuncu bence...

Bizim takımada canı gönülden teşekkür ederim ellerinden geleni yaptılar kendilerinden 2-3 gömlek üstün oyunculara karşı...yazıdada belirtildiği gibi güzel bir kapanıs oldu arenada oyuncularımızla...
Banvite tebrikler onlarıda alkışlayarak uğurladık hani bizim o her maç adam doğradığımız türkiyenin en pislik en terbiyesiz görgüsüz taraftarının olduğu salonu var ya oradan:)

EmreKSK dedi ki...

gokhan gelsin hakan hocasını savunsun onun sozlerini duymaya ihtiyacım var, yoksa hakan hocayı affedemıyecegım. 4 mac icinde en iyi oynadıgımız macın ilk mac olması bana gore cok manıdar. orhun her mac bizi daha cok cozerken, hakan hoca kuculdukce kuculdu, en sonunda da orhun ve onur'un arkasına saklanarak kapattı sezonu.

cannksk dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
cannksk dedi ki...

İlk yarı sonunda 22 saniye kala mola aldığımızda topu kaybedip sayı yiyeceğimizi, 3.periyotta 5 dakikada 2 sayı bulduğumuzda bile hocanın mola almayacağını adım gibi biliyordum.

Sağlık olsun, bu kadar gerilimli maçta bile alkışlarla uğurladık, hem Banvit'i, hem de ağır bir mağlubiyet alan takımımızı. Emre'nin dediği gibi 2 dakika kala mola alıp Orhun ve Onur'u almak hiç yakışmadı, resmen oyuncuları tribünün önüne attı hakan hoca.

disc erec dedi ki...

David perdeden çıkar,Lace Williams yardıma gelir,ya top içerdeki KSK uzununa ulaştırılamaz ya da içeride bir KSK uzunu yoktur. Orhun Ene,bir önceki maçın kurtarıcısı olan David'i bu şekilde kilitledi. Maçın başından sonuna kadar bunu gördük ve Hakan Demir bu riskli çözüme muhtaç olan Orhun Ene'yi 40 dk. boyunca cezalandıramadı.

Fanatik Basket dedi ki...

tüm sezonu ele aldığımızda, karşıyaka kendisinden bekleneni fazlasıyla başarmış ve iyi bir noktada sezonu bitirmiştir. dar kadrosuna rağmen başarmış olduğu şeyler önemlidir. özellikle furkan aldemir'e verilen şans ve türk basketboluna kazandırılışı sezonun en önemli olaylarından biridir.

banvit, ksk'ye göre daha geniş ve kaliteli kadrosuyla turu geçmeye yakın taraftı zaten. hakan demir de önemli şeyler başarmıştır ama orhun ene'den daha iyi bir coach olduğuna kesinlikle katılmıyorum. son maçta bazı şeyler net bir şekilde görüldü.

Gökhan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
KskHyTr dedi ki...

Küstürdünüz gökhan kardeşimizi yorumları yazıp yazıp siliyor:)

dfn05 dedi ki...

amerikalı oyuncusunu bile ağlatan bu taraftar keşke finali görebilse .. maçtaydım müthişti .. banvite duydugum antipati yüze katlandı, umarım seneye daha büyük bi bütçe ayrılır futbol takımından kalanlarla bu takım daha fazlasını hakediyo ..

KskHyTr dedi ki...

@dfn05
oyuncu ağlatma ilk değil sonda olmayacak salonda bu sevgi devam ederken...tribündeki birçok kişininde gözleri doldu alkış tufanı içindeyken diyerek son sözü Sean davis marshall a bırakıyoruz bilen bilir;

"" Ne yalan söyleyeyim gelirken beklediğimle yaşadıklarım arasında büyük uçurum var.karşıyaka anlatılması çok güç bir yer. basketbol anlamında çok önemli bir durak. kariyerimde iyi ki var diyebileceğim bir takım. burada takım o kadar önemseniyor ki yabancı oyuncu bile olsanız takıma olan bağlılık kendinizi de buraya ait hissetmenizi sağlıyor. anlatmaya çalışıyorum ama yakınlarım bunu doğru anlayabildiğini sanmıyorum. buradaki sevgiyi anlamak için arena’ya çıkmak, o uğultu arasında bir 3 sayılık basket atmak gerekiyor. bir salonun aniden dev bir yaratık gibi gürlediğini görüyorsunuz. mükemmel ""

hasanerdem dedi ki...

Ne diyelim Karşıyakam, canın sağolsun !!!

Bütün sezon bize yaşattığın keyif için teşekkürler...

cemcomu dedi ki...

hakan demirle 3yıllık sözleşme imzalyanlarda buraları okusalar baride tedbir alsınlar , evet orhunun takımı daha buyuk butceli daha tecrübeli hepsine eyv ama adam ii çalışmış dersine ii etüt etmiş ryan iki maçta 9/2 üçlük isabette tutmayı başardı , bizse doğru zamanda mola almayı dahi başaramadık olmadı :(

Bülent Kıyışkan dedi ki...

Bu nasıl bir oyun böyle:

Bütün maç boyunca Karşıyaka'da 1 (yazıyla bir) oyuncu asist yapmış, 3 oyuncu ribaund çekmiş. Sayıya katkı yapan oyuncu sayısı ise 8 (sahaya çıkan oyuncu sayısı 10).

Banvit tarafında da durum pek farklı değil. Birer kişi fazla asist yapmış, ribaund çekmiş (sahaya çıkan oyuncu sayısı 9).

Takım halinde oyuna katkı çok alt düzeyde görünüyor.

murat ozen dedi ki...

Taraftar nasıl müthişti bunu anlayamadım. Salonu doldurup maç sonuna kadar bağırmakla hatta şampiyon olmasanda ıvır zıvır türü şarkılarla takıma destek olduğunu düşünen futbol taraftarından bahsediyorsanız müthişti.

Öncelikle ya zaten takımın şampiyonluk gibi bir hedefi yok. Olmasına da gerek yok bence.Basketbol adına doğruları yapsınlar yeter. Ama dünkü maçta ne yapmaya çalıştıklarını anlayamadım. Sezon boyunca da değişik birşey oynamadılar zaten. telekom ve beşiktaş gibi sete dayanmayan kaos basketbolu.. Zaten 4-5 sınıf yabancı ve türk oyunculardan daha fazlasını beklemek hayal olur.

Neyse ksk'li arkadaşlarımızı kızdırmayalım daha fazla. Gerci bu aralar çok centilmenler. Baksana kaybettikleri halde Banvit'i alkışlamışlarmışmış. Normalde olsa para falan atarlardı değil mi.

Bu arada fenerbahce taraftarıyım. Bizim takımı soruyorsanız bizim takım zaten ülker ile birleştikten sonra bitti benim için. Türkiye'deki basketbolun bittiği gibi.

Not: Takımdaki oyncuların mücadele isteğine ve birilerine göre başarı sayılan ilk 8'e girmelerine birşey demiyorum.

Ama bunu söyleyenler geride bıraktıkları takımlara bakarlarsa: her sene küme düşmeye aday OYAK, ALİAĞA; ne uzayıp ne de kısalan TOFAŞ; ne yaptıkları belli olmayan ANTALYA ve MERSİN'i görecekler. Bornova'yı geçmeyi başarı olarak görüyorlar ise onu bilemem.

Unutmadan sezonun kimilerine göre büyük başarılı takımı GS'yi geçmişler. Hatta GS sezonun en başarılı takımıymış. Mücadele etmişler vs vs. O kadro ile zaten almaları gereken maçları kazandılar. Ama neyse şimdi birde GS'li arkadaşları üzerime çekmeyeyim.

Galiba haksızlık ettim. Bak Erdemir'i geçmiş KSK. Çok büyük başarıları bu olsa gerek.

Neyse umarım birgün TBL de sağlam takım ve bu takımların "basketbol" seyircilerinin olduğu günleri görürüz.

Bu arada KSK ye daha fazla yüklenmeyeyim. Ne de olsa TV de ilk izlediğim basketbol maçının kazananı. Gerçi o zamanlar beşiktaşlıydık. Yılını hatırlamıyorum, Beşiktaş ile Cumhurbaşkanlığı kupası maçı idi. 2 uzatmaya falan gitmişti galiba. Maçın son 8-10 sn sindeki serbest atışlar skoru belirlemişti. Zaten ne zaman cihangir ismini duysam o maç aklıma gelir.

Neyse fener gol gol gol şampiyonluk geliyor diye veloybol maçında bağıran "büyük" taraftarı buradan saygıyla selamlıyorum.

karsiyaka ulia dedi ki...

:)
naptı murat sana karsıyaka bu kadar
doğruyu söyle.

serpil dedi ki...

Banvit fenerbahçe yi rahat eleyebilir..

Gökhan dedi ki...

Arkadaslar küsmedim yorumun bittigi yerdeyiz:(Maçi izledim herkes gibi karsiyaka basketbol adina 1 çeyrek disinda birsey yapamadi.Üzgünüm herkes kadar atistigimiz kirdigimiz basketbolseverler varsa hepsinden ayri ayri özür dilerim.Sevgiyle basketbolla kalmaniz dilegiyle selamlar.

murat ozen dedi ki...

Banvit feneri bana göre de eleyebilir. Seri 0-0 başlayacak. Ayrıca bir fenerbahçeli olarak gönülden destekliyeceğim banvit'i. Finalde geçen seneki taraftar rezaletini yaşamaktansa banvit çıksın finale. Her maçın ilk periyotunda skorun koptuğu 3 maç izler geçeriz...

Dün spormax da harun erdenay vardı. Fener seyircisi play off larda salonu dolduruyormuş falan fıstık. Ataköy salonu yapılınca dolduracaklarmış vs vs..

2025 yılın da da final fouru hedefliyormuşuz. Gerçekten iyi uyuttular. 3 yıl önce konulan 2010 hedefiyle.

Bu arada Gordan Giricek ne zaman devreye Girecek? Sakat falan ayağına 2 sezon geçti. Bu adam geldiğinde Kyle Korver iyi olduğunu iddaa ediyordu...

norton dedi ki...

4 maçlık serinin ikisini tecrubeli ve kaliteli hakemler yönetti 2 side 20 oldu zaten olamsı gereken de bu 2 takımın kalitesi karşılaştırıldığı zaman

Saygıdeğer KskHyTr maçta yanlış hatırlamıyorsam sadece bir tek gergin pozisyon oldu orada da sahaya atılan çakmak ve paraları hep birlikte gördük:) maçın sonun da taraftarın Banviti de alkışlaması müthişti ama mesele 20 ile yenilince alkışlamak değil kardeşşş asıl mesele son saniye basketiyle yenilince de alkışlayabilmek:)))) ( şaka yapıyorum saldırmayın hemen:)))))))

EmreKSK dedi ki...

sacmalama Gokhan, ozur dilencek bir durum yok.

oscar dedi ki...

mna gibi takım isimleri konulsaydı banvit herhalde ucan tavuklar olurdu.

dfn05 dedi ki...

@murat özen

önce bjkyi tutup sonra fenerli olman çok ilginç geldi , bunu futbolcular dışında birilerinin yapması çok olağanmış sayılmaz bence ..(olabilir tabi ama garip :? ) daha ne olduguna karar vermemiş insanların yanında gene de bi baskı oluşturan en azından bıktıgımız bomboş salon maçlarına alternatif olan ksk taraftarına laf edilmesisi de hayli ilginç ..

bu ülkede partizanın yaptıgını yapabilecek bir kültür oluşturmanın çok zor oldugunu çünkü orada ilk sporun futbol değil basketbol oldugunu da işe katarsak bu taraftarın sadece yanlış ya da ortada kararlara büyük tepkiler gösterip hakemi etkileme bilincine suan şükrü saracoğlunda , birazda inönü de sahip olunan bilince sahip olmasını beklemek anlamsız .. biz futbol ülkesiyiz ve futbolda hakem etkilemeyi biliriz ( biz gsliler bilmeyizde fenerbahçeliler iyi bilir ve bunu eleştiri olarak değil gıpta ederek belirtiyorum )
.. dolayısıyla tam bir ksk taraftarı olmamama ragmen bugune kadar tbl liginde gittigim maçlardan genelde en keyif aldıklarım o salondaydı .. gelip o gürültü o atmosfer içinde maçı izlerseniz anlarsınız ..
tezahüratlarının içeriği de önemini kaybeder ..
takımın hiç bişey oynamamış hiç bir direnç göstermemiş hatta 2 gün önceki atlanta-orlando maçındaki tablonun oluşmuş olması da hayli ilginç geldi ..

murat ozen dedi ki...

@dfn05

O yazıdan önce beşiktaşı tutup sonra fenerbahçe yi tutmamı çıkarabildiysen sana bir şey diyemiyorum.

Ayrıca 25 yaşıma kadar izmir'de yaşadığımı belirteyim. Belirttiğin ortamda en az senin kadar maç izlemişimdir. Hatta bilet bulup zamanında Göztepe-İTÜ arasındaki sezonun son maçına gidip İTÜ'yü desteklemişimdir. Bir salon dolusu futbol taraftarının içinde. Destekledim derken sessiz sedasız maçı izlemişimdir.

Neyse sorun takım olayı değil. Türkiye'de takımların kültür oluşturamaması. Aynı sorun efes pilsen'de de var. 90 lı yılların 2. yarısında efes'i desteklemek için bir neden vardı. Şimdi ise ben bir neden göremiyorum.

Efes Pilsen TOFAŞ'a kaybettiği 2. sezon sonrası artık bu takım misyonunu doldurdu. Ufuk, volkan, naumoski ve aydın örs'ün gitmesi gerekiyor dediğimde Galatasaray A takımında yeni yeni süre almaya başlamış bir arkadaşım bana ben o oyuncuları izleyerek büyüdüm, basketbola başladım demişti.

Şimdi ise Efes pilsen'e baktığımda 7 tane yabancısı var. Yoksa 8 miydi? Asıl sorun burada. Efes pilsen son 10 yılda basketbola ne kattı? Basketbolun tek elle tutulur yanı olan Efes iyiye gideceğine doping vs gibi olaylarla kendine zarar veriyor.

Efes üzerinden örnek veriyorum. çünkü diğerlerinin elle tutulur bir yanı yok.

ÜLKER kapandı da ne oldu. Sadece fener şampiyon oldu. Basketbol ileriye mi gitti. Eskiden EFES-üLKER finalleri vardı şimdi EFES- fenerbahçe ÜLKER.

Birileri zannediyor ki futbol klüplerinin basketbol şubeleri şampiyon olursa bu ülkede basketbol ilerler. Sevinsinler. Yakında Efes'de bir şekilde kapanırsa fenerbahçe 15 yıl arka arkaya şampiyon olur. Tarih yazar onlara göre..

SALSA bir istatistik tutsun. Son 5 yılda ligimize gelen yabancılardan kaç tanesi 2 sezon geldiği takımda kalmış. Hıncal Uluç zamanında "her sene başka takıma giden 3. sınıf fahişe amerikalılar" ile bu iş olmaz demişti.

Sonuç olarak basketbol kültürü oluşturamadıktan sonra playoffa kalsan ne olur, şampiyon olsan ne olur. Bir sene şampiyon olursun, ertesi sene sahaya dalarsın öteki sene basket maçında kartal gol gol gol diye bağırırsın vs vs..

Not: internetten baktım. O maç 85-86 sezonundaymış. Yani ben 6 yaşındaymışım. O yaşa kadar ailesindeki herkesin BJK olması sebebiyle beşiktaşlı olan birinin ilkokula başladıktan sonra takım değiştirmesinin neresi olağan sayılmazmış anlayamadım.

Açıklayabilirsen gerçekten memnun olacağım.

bonzo dedi ki...

karşıyakayı, geçmişine duyduğumuz saygıdan dolayı bu seviyelerde kasaba takımlarına elenen değil, finallerde bize rakip olabilen formatta görmek isteriz. Umarım seneye gereken atılımı yapar ve bize tehdit oluşturan bir ekip olabilirler. Bunu hak ettiklerini düşünüyorum.

KskHyTr dedi ki...

@murat özen
Ligin en düşük 3.bütçesine sahip takım ligi 6.bitiyorsa bu her türlü başarıdır... Diğer takımların kötü yönetilmesi buna bahane olmazki... Madem senelerdir izmirdesin Ksk ninde nasıl başarılı!!! yönetildiğini biliyorsundur... Bu taraftar desteği olmasaydı takımın deplasman maçlarından pekte farklı bir görüntü çizmeyeceği aşikar bence... O bahsettiğin futboldan gelme tezahüratlar konusunda haklısın malesef istanbul odaklı televizyon maç kültürünün tezahürüdür o sahneler... Ama fazla haksızlık etmişsin bence taraftara burda... en bilinçli basketbol taraftarı açık ara arenadadır gerek hakeme gereken yerde baskı yapmada gerekse takımı gereken yerde ateşlemekte mücadeleye motive etmekte... Keşke seninde bahsettiğin gibi tüm salona yayılsa bu şeçicilik ama türkeye şartlarında bunun ne kadar zor olduğunun farkındasındır sanırım...

KskHyTr dedi ki...

Hazır bonzo bahsetmişken
Arkas sesleri... Umarım söylentiden ibaret değildir...
http://kafsinkaf.org/?gt=haberdetay&yaziid=4015

dfn05 dedi ki...

keşke herkesin yasını bilme gibi bi şansım olsa o zaman olaganlık/olağandışılık yorumu yaparım =D ben o zaman yoktum bile o yüzden yıl belirtmediğin yaş belirtmediğin bişeye yorum yapmam çok acayip sayılmaz ..
diğer konularda da basketbolu takip eden,bilen herkesle aynı şeyi söylüyorsun bende ligimde kaliteli olabilecek türklerden çok hepsi aynı 3.sınıf zenci görmekten çok sıkıldım amerikaya sığmayanları da biz besliyoruz bizim çocuklarımızı kim besleyecek bilmiyoruz bıktım onlardan .. ama yapabileceğimiz bişey varsa hemen yapmaya hazırım .. :S

Alphan Aksoylar dedi ki...

teşekkürler bonzo, bizim de beklentimiz ve amacımız o, az kaldı...

nonstop dedi ki...

bence futbol taraftarı takıma yarardan çok zarar veriyor, bunu bir kez daha anladım dün. dün maça gelenlerin çoğu basketboldan bi haberdi, takım 15 sayı gerideyken ''hadi beyler maç gidiyor sırayla mehter...lay lay lay...'' diye bağaran bir topluluk vardı salonda. eskiden olsa o salon ıslıkla, uğultuyla yıkılırdı. hakemden önce pozisyonu okuyan ksk taraftarı gitmiş yerine çemberin üstündeki topa dokunulabileceği kuralını bile bilmeyen bir topluluk gelmiş. dün davisin çemberin üstünden aldığı topa basket diye itiraz eden topluluğu görünce acaba ben doğru yerde miyim diye düşündüm bi ara. 5.000 kişilik anlamsız bir koroyla maç izlemektense 2.500 basketbol severle maç izlemek çok daha keyifli.

KskHyTr dedi ki...

@nonstop
Kesinlikle katılıyorum ama hala basketbola en hakim taraftar arenada oluyor... Yazdıklarından sanki dün 5000 kişide basketboldan bi haberdi manası çıkıyor... bahsettiğin taraftar tipi büyük maçlarda değil nispeten ligdeki sıradan maçlarda bu ortaya çıkıyor sadece basketbolu takip edenler geliyor salonda maximum 2500-3000 kişi oluyor... dünde önemli bir maç olduğu için bilen bilmeyen çoluk çocuk herkes salondaydı doğal olarakta herşeyi ıslıkladılar hakem falanda etkilenmedi... Maç sonu dikkat edersen bahsettiğim basketboldan bi haber topluluklar son düdük çalmadan salonu terketmişlerdi... Gerçek basketbol seyirciside ligi alkışlar arasında kapattırdı takıma...

norton dedi ki...

Sayın KskHyTr farkındamısınız benim söylediklerimi tekrarlamışsınız hakemi etkileyemedik ve taraftar olmasa evde ki maçlar da deplasmandaki maçlar gibi olurdu yazarak...:) ama inşallah Arkas KSK ye sponsor olur da KSK gerçek değerine kavuşur böylece arena da yaşanan gerginliklere de gerek kalmaz :))))

KskHyTr dedi ki...

Sevgili norton
Bilinçli taraftar hekeme yanlışı gösterir bi daha yapmasın diye arenada olan budur:)))