4 Mayıs 2010 Salı

T.Telekom: 73 - Beşiktaş CT: 81 (Merhaba Yarı Final)

İlk maçı çok yüzdeli sokarak kazanan, ikinci maçı ise düşük yüzdede kalarak kaybeden 'Şuta dayalı' Telekom'dan sıfatını hak eder bir oyun izledik ilk çeyrekte. 6/9 üçlük, 6/10 ikilik yüzdeleriyle kapatılan ilk 10 dakika sonrasında 30-16'lık Telekom üstünlüğü yazıyordu tabelada. Kaçan o 3 üçlük de ilk 10 dakikada 2 isabetli üçlük sokan Lamayn Wilson'a aitti.

İkinci çeyreğin ilk yarısında durgundu Telekom. 5 dakikada 2/9 saha içi yüzdesi yakalayıp sadece 4 sayı üretebildiler. Ama Beşiktaş Cola Turka da o sırada hepi topu 6 sayı üretebildi. Tam bu sırada ilk çeyrek biterken gönderdiği üçlükle ilk çeyrek skorunu netleştiren Mutlu Akpınar çıktı sahneye. Bir tane de dipten yolladı üçlük, hem 8. sayısına ulaştı hem de tıkanan takımına nefes aldırdı. Rakibin çıldırmış gibi üçlük yollamasına onlardan daha organize oynayıp ama yine üçlükle karşılık vermesi gerektiğinin farkına varan siyah beyazlılar önce Haluk, sonra da Cevher ile ikişer üçlük bulup amacına ulaştı. Likholitov'un son dakika içerisindeki sayısı ise farkı uzun bir aradan sonra tek haneye çekti. Soyunma odasına 44-36'lık skorla giden iki takımın ilk yarıda toplam 33 adet üçlük denemesi bulunması, Telekom'un 37 Beşiktaş'ın 38 kez topu potaya atması ve Telekom'un 20 dakikada sadece 3 faule maruz kalıp faul çizgisine gidemeden devreyi bitirmesi oldukça ilginç detaylardı. Bir de ilk yarının sonunda Hüseyin'e çalınan 3. faul esnasında Likholitov'un smacına basket-faul verilmesi gerektiğini belirtmeliyim. Zira Likholitov iki serbest atışı da kaçırıp o hücumdan hiçbir getiri sağlayamamış oldu takımına.

İlk yarıdaki üçlük yağmurunun daha organize durumdaki ortağı Beşiktaş Cola Turka Newley'nin 2 isabetli üçlüğüyle farkı eritti, sonrasında yine aynı oyuncunun delici oyunu sonrasında bulduğu sayılarla üçüncü çeyreğin ortasında 51-52 ile öne geçmeyi başardı. İçerideki madenin farkına varan siyah beyazlılar benchten aldığı uyarı doğrultusunda penetre merkezli oynamaya başladılar. Hatalı bir karar sonunda Telekom'a verilen son topta Jeretin'in bulduğu turnike ile son çeyrek öncesi skor 62-63'e gelirken, Beşiktaş Cola Turka'nın hakemlerden alacağı 4 sayıya çıktı. İlk yarıyı 4 sayıyla kapatan Newley'in bu çeyrekte 12 sayı ürettiğini, Likholitov'un da ona 4 sayı ile eşlik ettiğini belirtelim.

Son çeyrekte rüzgarı arkasına alma ve işi bitirme sırası Beşiktaş Cola Turka'da idi. Final periyodunun ilk 5 dakikasında sadece 2 sayı bulabilen Telekom'da koç Merih Çakıroğlu, bulunan tek 2 sayının sahibi olan Wilson'ın olur olmaz şutlar denemesinin takıma ne denli zarar verdiğinin farkına varıp oyuna Ricky Davis'i aldığında atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmişti. Aynı 5 dakikaya tam 10 sayı sığdıran Beşiktaş Cola Turka skoru 64-73'e taşırken, Çakıroğlu'nun derli toplu oynayabilecek yerlilere sarılması biraz geç gelmiş bir hamle idi. Bu sırada yeri gelmişken Likholitov'un Telekom boyalı alanında yaptıklarının ve ilk geldiği güne nazaran ne denli toparladığının da hakkını vermek lazım. 03:30 kala bomboş bir turnikeyi kaçıran Soner Şentürk, o sırada 69-75 olan skorun 2 dakika daha aynı şekilde kalacağını ve o kaçan turnikenin bu denli önemli olacağını düşünmüş müdür acaba? Kalan 1 buçuk dakikada Telekom'un çabalarına gerekli karşılığı vermeyi başaran Beşiktaş Cola Turka sahadan 73-81'lik skorla galip ayrılıp yarı final vizesini alan 3. takım oldu ve Efes Pilsen'in karşısına dikildi. Ne ilginç ki, seride tek bir iç saha galibiyeti dahi çıkmadı. Normal sezonda iki kez yendiği rakibini, iki kez daha (hem de deplasmanda) yenen Beşiktaş Cola Turka hak ettiği şekilde yarı finale kaldı. Şöyle bir maçta ortaya konan sert savunma anlayışı biraz gecikerek gelse de, ggelir gelmez beklenen farkı yarattı. İlk çeyrekte 30 sayı atan Telekom, kalan 30 dakikada hepi topu 43 sayı bulabildi.

Ne yalan söyleyeyim, Telekom'un şu yapısıyla yarı finali görmesini hiç ama hiç istemedim. Zihinsel bozuklukların, anlayıştaki çarpıklıkların düzelmesi adına bir ışık görene kadar da bu fikrimde bir değişikliğe gideceğimi düşünmüyorum. Sezon boyunca güzel basketbol oynayan, yaşadıkları onca sıkıntıya rağmen ayakta kalmayı başaran siyah beyazlıların son 4'e kalması basketbol ve hayat adına da doğru olandı. O şubede neler çektiklerini çok iyi bildiğim Burak Bıyıktay ve yardımcısı Yağızer Uluğ başta olmak üzere tüm takıma kocaman tebrikler ve teşekkürler elbette.

Bugün Newley, Likholitov ve emektar Haluk süperdiler. Keza Cevher de onlara eşlik etmeyi başardı. Ah bir de şu Chatman'dan sonra fazlasıyla sırıtır vaziyetteki Perry'nin yerine Chatman olsaydı? Güzel olmaz mıydı?

Türk Telekom (73): Lamayne Wilson 18 (8 ribaund), Bekir Yarangüme 6 (4 ribaund, 2 asist), Goran Jeretin 2 (5 ribaund, 5 asist), Hüseyin Beşok 5 (6 ribaund), Mutlu Akpınar 10 (2 ribaund, 1 asist), Ricky Davis 16 (5 ribaund, 4 asist), Ersin Dağlı 11 (6 ribaund, 1 asist), Soner Şentürk , Demond Mallet 5 (3 ribaund, 2 asist)

Beşiktaş Cola Turka (81): Fedor Likholitov 17 (13 ribaund), Muratcan Güler 7 (2 ribaund, 1 asist), Engin Atsür 9 (3 ribaund, 6 asist), Marque Perry (6 ribaund, 3 asist), Brad Newley 21 (1 ribaund, 4 asist), Haluk Yıldırım 12 (5 ribaund, 2 asist), Adem Ören 2, Cevher Özer 11 (4 ribaund, 4 asist), Kevin Flecer 2 (2 ribaund)

2 Yorum Yapılmış:

Fanatik Basket dedi ki...

telekom'un kazandığı ve wilson 33 sayı attığı maçtan sonra, lamayn wilson için "çok iyi oyuncu" hatta "saf şutör" diyen bi arkadaş vardı, şimdi nerde acaba:)

ben o zaman da söylemiştim, wilson isterse 43 sayı atsın, ne iyi bir oyuncudur, ne de iyi bir şutör. ayda yılda bir maç kazandırır ama 10 maç kaybettirir.

2. maçta 25 dakikada 0/3 üçlükle 2 sayı atabilen wilson bugün 18 sayı attı ama saçma sapan şut denemeleri ve 4/14 üçlük yüzdesiyle:)

kusura bakmayın ama ne bu adamdan, ne de bu kadro/kafa yapısıyla türk telekom'dan ne köy olur ne kasaba..

Ömer dedi ki...

Wilson efendi'ye saygılar bizden. İlk maçta abuk subuk el kol hareketlerini son iki maçta göremedik ne yazık ki. Ne de kurulmuştum bir kez daha Akatlar'a gelecek diye :) kısmet işte..