2 Haziran 2010 Çarşamba

F.Bahçe Ülker: 76 - E.Pilsen: 51 (Şampiyonnn !!!!)

Aslında klasik bir şekilde başladı bugünkü maç da. Takımlar son maçtaki beşleriyle sahadalardı, Sinan Ukic'e basıyordu, Shumpert'i macburen Semih alıyordu, Efes boşalan boyalı alanda Kasun'u kullanmaya çalışıyor, F.Bahçe Ülker ise oyunu hızlandırıp kolay basketler bulmaya çalışıyordu. İlk 4 dakika 10-7 F.Bahçe Ülker üstünlüğü ile geçildi. Ama F.Bahçe Ülker'in iştahı her pozisyonda hissediliyordu. Kinsey'in, Vidmar'ın top kapabilmek adına kendilerini yere atmaları birazdan oluşacak fırtınanın habercisiydi belki de. Son maçın yıldızlarından Ender'i Ömer Onan ile kilitleyen F.Bahçe Ülker Vidmar ve Kinsey'in sayılarıyla skoru 18-7'ye taşıyıp farkı ilk kez çift hanelere taşıdı. Hızını alan sarı lacivertli oyunculara Ergin Ataman ve Ender Arslan'ın peşpeşe aldıkları 2 teknik faul ve oradan doğan faul & hücumlardan çıkarılan 8 sayı da eklenince skor 26-7'ye, seri de 16-0'a çıktı. Charles Smith gönderdiği üçlükle takımına 4,5 dakika sonra ilk sayılarını kazandırırken, maçın açılışını Ömer Onan'ın elinden bulduğu üçlükle yapan F.Bahçe Ülker kapanışı önce Mirsad sonra da Ukic imzalı iki üçlükle yaptı. 10 dakikalık, hatta 6 dakikalık fırtınanın sonucunda skor 32-10 oluverdi. O 6 dakikalık fırtınanın hasarı ise 22-3 gibi tarifi zor bir seriydi Efes Pilsen adına.

Oyunun ikinci çeyreği doğal olarak ritmin biraz düştüğü, oyunun mantık sınırları içerisine girdiği bölüm oldu. Skor üretimi olmadı fazla. F.Bahçe Ülker'in aradaki farkı arttıramasa da koruma çabalarına, önce hücumda sazı tamamen Rakocevic'in eline vererek, sonra ön alan baskısı ve alan savunmasını deneyerek cevap veren Ergin Ataman bir türlü aradaki farkı erittiremedi takımına. Hatta alan savunmasına geçtikten sonra 2 hücum yemeyişleri ve farkı 20'den aşağı çekişleri onları umutlandırsa da önce Mirsad, sonra da alan savunmasını çözmek için oyuna giren ama oyuna girmesiyle savunmayı adam adamaya döndüren emektar Mrsic'in iki üçlüğü F.Bahçe Ülker'i soyunma odasına rakibi ikiye katlamış olmanın huzuruyla götürdü (48-24). Efes Pilsen skorda rakibine ikiye katlanmanın yanında, 2o dakikada yaptığı 9 top kaybı, bulabildiği sadece 4 ikilik isabeti ve ribaundlarda 18-10 ezilmesi ile de dikkat çekti.

İkinci yarıda Efes Pilsen oyunu tamamiyle riske edip, farkı eritmek için, F.Bahçe Ülker ise büyük bir aptallık yapmadığı sürece maçı kazanmalarına yetecek farkı erittirmemek için sahadaydı. Ama işler Efes'in beklediği gibi gitmedi, içlerinde bulundukları girdap her geçen dakika biraz daha büyüdü. 24 sayı olan fark, sırasıyla 26, 27, 29, 31 ve 33 sınırına selam etti. 25. dakikada 60-27 gibi bir skoru gördük ki, herşeyin bittiği anlamına da geliyordu bu. Son çeyreğe 65-32'lik skorla girdik. Efes 30 dakikada, F.Bahçe Ülker'in 10 dakikada attığı sayıya anca ulaşabildi.

Belki de sezonun en gereksiz 10 dakikasıydı son çeyrek. 'Oynamayalım' dese biri, karşı gelecek kimse çıkmazdı salonda. Maç 76-51 bitti. F.Bahçe Ülker'in tarihindeki 4. şampiyonluğu oldu bu. Çetin Yılmaz, Aydın Örs, Bogdan Tanjevic imzalı şampiyonluklara, sezon sonuna doğru görevi devralan Ertuğrul Erdoğan imzalı yeni bir şampiyonluk daha eklendi. Aldığı gemiyi sağ salim ve başarıyla limana yanaştırdı yardımcı koç. Enine boyuna inceleyeceğiz zaten şampiyon takımı ama hepsine helal olsun demek de gerekiyor hani. Büyük bir çoğunluğun uzak ara favorisi Efes Pilsen'i 4-2 ile geçtiler ve şampiyonluğa ulaştılar. Güzel basketbol oynadılar, her türlü olumsuzluğa rağmen Play-Off dedin mi coşan oyuncuları ve seyircileriyle kupayı hak ettiler. Tebrikler.

F.Bahçe Ülker (76): Roko Ukic 15 (1 ribaund- 4 asist), Mirsad Türkcan 16 (2 ribaund), Ömer Onan 5 (1 ribaund- 4 asist), Rasim Başak (1 ribaund), Semih Erden 13 (6 ribaund- 1 asist), Damir Mrsic 3, Gasper Vidmar 8 (6 ribaund), Lynn Greer 2 (3 ribaund- 1 asist), Oğuz Savaş 2 (2 ribaund- 1 asist), Tarence Kinsey 11 (8 ribaund- 3 asist), Emir Preldzic 1 (4 ribaund- 2 asist)

Efes Pilsen (51): Mario Kasun 5 (3 ribaund), Charles Smith 15 (10 ribaund- 1 asist), Igor Rakocevic 5 (1 ribaund- 2 asist), Preston Shumpert 6, Kaya Peker 3 (5 ribaund), Duşan Cantekin (1 ribaund), Bostjan Nachbar 8, Ermal Kurtoğlu 3, Sinan Güler 4 (6 ribaund), Ender Aslan (1 ribaund- 3 asist), Ali Işık 2

21 Yorum Yapılmış:

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Başından sonuna kadar hakedilmiş bir şampiyonluk.



F.Bahçe Ülker: 76-51: Efes Pilsen (Şampiyon Fenerbahçe Ülker!)

Ahmet Karadag dedi ki...

Fenerbahce Ülker'i tebrik ediyorum. Sampiyonlugu sonuna kadar hak ettiler. Takimimiz bugün felaket bir basketbol oynadi. Ne inanc, ne de mücadele vardi. Ataman'in ilk yarinin sonlarina dogru, fark yirmiyi asmisti, ilk molasini almasi da cok enteresan bir durumdu. Fenerbahce Ülker'li oyuncular maci bastan sona kadar domine ettiler... Efes acisindan simdi tamamen kapatilma konusuna egilme zamani geldi...

Olympos dedi ki...

Şampiyon Fenerbahçe.

cangülen dedi ki...

belki şampiyonluğunuzla bir alakası yok ama türk basketbolu için çok kötü bir durum söz konusu..sayın koç tanjevic aziz başkanı övdü ancak türk basketbolunun geleceği olarak gösterilen enes kanter ve çok yakın arkadaşı kevin kasparın milli takıma çağırılmasını engelleyen bir başkan nasıl olurda türk basketbolu için iyi birşey yapmış olur.sonra türk basketbolu niye ilerlemiyor diyorlar işte böyle diktatörler yüzünden..bu arada fenerbahçeyide tebrik ederim alınlarının akıyla şampiyon oldular helal olsun

dfn05 dedi ki...

fenerbahçeyi tebrik ederiz müthişlerdi bunu benim takımım yapsa çok gurur duyardım en güçlü rakiplerini eze eze yendiler ve seri için söylenmesi gereken en önemli şey fenerbahçenin bişeyler yapmak istedigi her an her istedigini yapabildigi; ancak fenerbahçe ülkerin maçtan biraz kafaca koptugu anlarda efesin maça tutunabildigi ya da bu hal uzun sürerse maç kazanabildigi bir seriydi bu da açıkçası basketbol izleyicileri için aşırı sıkıcı bi seri olmasına sebep oldu herkes başa baş mücadeleyi hırsı heyecanı izlemek için maça gidiyor ya da tv karşısına geçiyor ..

kısacası çok hakedilmiş bir şampiyonluktu ( bunu final serisine dayanarak söylüyorum ) tekrardan tebrikler ..

bonzo dedi ki...

Ahmet arkadaş, bir sezon boyunca bize saldıranlara yutkunduk, bu seferlik mahzur gör..

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Uzun zamandır böyle savunma görmemiştim !
Tebrikler Fenerbahçe'm!

Utku61 dedi ki...

Bencede sonuna kadar hal edilmiş bir şampiyonluk. Kutluyorum FB Ülkeri..

Umarım seneye daha da güzel bir lig olur.

afufu dedi ki...

Fenerbahçe'yi tebrik ederim öncelikle. Çok iyi mücadele edip, özellikle ilk yarıda yüksek yüzdeyle soktukları maçı kazandılar ve şampiyon oldular. Ancak eski(Aydın Örs gönderildiği için) bir FB taraftarı olarak, özellikle 1.periyodda utandım ülkemizin hakemliğinden. Güya ülkemizin en iyi hakem üçlüsü maçın baskısı altında ezilip,maçı çığrından çıkardılar. 1.30 varken ilk periyodun bitimine FB'nin sadece 3 faulü vardı yaptığı sert, yer yer faullü savunmaya rağmen. Çalınmayan stepsleri, 3 saniyeleri saymıyorum hiç. Oluşan fark bence yapaydı ve hakemlerin desteğiyle oluştu biraz da. Yine de tekrar tebrik ediyorum tüm FB'li oyuncuları verdikleri emek için. Bir sözüm de Nejat Sayman'a. Hani bilmesek bu takımın ne için kurulduğunu, hangi hedeflerle yola çıktığını inanacağız söylediklerine de; 2010 yılında final four deyip, 500 taraftarın önünde Zalgiris'e yenilince gruptan çıkamayan bir takımdan da bahsediyoruz. O yüzden Emir'le Vidmar'ı öne sürüp, Serhat'la Hakan Demirel'i unutmak;3 şampiyonluğa sevinirken, 4 yılda Euroleague'de şanslı eşleşmelerle gelen tek bir çeyrek final dışında bir başarı görememek gibi sonuçları da "müthiş plan" ın içinde yorumlamak gerekir sanki. Şampiyonluk güzel, ama bizi kandırmaya çalışmak böyle süslü cümlelerle, "muhteşem plan"larla avutmak hiç doğru değil...

kerim can dedi ki...

Süper bir maç çıkaran fenerbahçenin şampiyonluğunu kutlarım. Sonuna kadar hakettiler.

Gurcay dedi ki...

Maçtan önce maçın başında kopmazsak sonuna kadar maça ortak oluruz diyordum. İlk periyotta maç koptu ve bitti. Aslında 4. maçta Thornton'suz 17 sayılık farkı yakalamamıza rağmen maçı kaybedip, bir de üzerine Kerem'in sakatlığı eklenince şampiyonluğu kaybetmiştik zaten... Sadece bir maç geciktirebildik.

FB Ülker'i tebrik ederim.

Geçen sene finali kaybeden FBÜ ile bu sene kaybeden Efes Pilsen'in yenilgileri karşılama şekli için yorum yapsam bir sürü cevap gelir şimdi. Polemik yaratmayalım şimdi... ;)

serpil dedi ki...

hiç kimsenin şampiyonluk şansı vermediği, taraftarın yalnız bıraktığı bir takım sonuna kadar her türlü zorluğa rağmen şampiyon oldu.. helal olsun.. maç sonunda da taraftara yalakalık yapmadılar hepsi karakterli insanlarmış..

Fanatik Basket dedi ki...

yorumlarda "FB Ülker" ya da "FBÜ" gibi kısaltmalar kullanan arkadaşların amacını merak ediyorum.

madem öyle "GS Cafe Crown" ya da "BJK Cola Turka" şeklinde kısaltmalar niye kullanmıyorsunuz?

Fenerbahçe yazmak FB Ülker yazmaktan daha mı zor? FBÜ, FB'den daha mı kısa?

FFM dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
G dedi ki...

yahu takımınızın adı fenerbahçe ülker, kaç sene oldu hala bununla mı gocunuyorsunuz?

Gurcay dedi ki...

@Fanatik Basket,

Kendi namıma GSCC, BJKCT, PKSK ve artık MPTS yazdığımı söyleyebilirim. Kötü bir niyetim yok, sadece sponsorun hakkını vermek isterim.

dfn05 dedi ki...

@fanatik basket

insanların çeşit çeşit oldugunu söylemek için canlı kanıt gerekiyorsa buyrun @fanatik basket =) fb dediklerinde / dedigimizde onun fenerbahçe oldugunu anlamayan bi fenerli bi galatasaraylı bi beşiktaşlı yok sen sakin ol gs yazdıgımızdada aynı oranda anlaşılabilir bjk ts ksk vs örneklerde de yani o güzel beynini böyle işlere yorma güzel canını da üzme insanların aklına düşünmedikleri şeyleri getirme yahu =D sende bir renksin ama =)

Fanatik Basket dedi ki...

@dfn05
valla söylediklerinden hiçbişey anlamadım. ya kafan güzel ya da türkçen baya bir zayıf.

ben "fbü" ve "fb ülker" kısaltmalarından bahsediyorum. sen bana fb, gs, bjk diyosun. sen kendi takımına "gs cafe crown" diyo musun demiyo musun onu söyle, yoksa boşa yorma kendini..

Cakivu dedi ki...

iki takımada tebrikler, şampiyon olduk ve çok hakederek olduğumuzu düşünüyorum. Efes bizi geçen sene finalde 4-2 yendi diye üzülmüştük ama o sportif bir olaydı bizi asıl üzen şimdi de tekrar etmek istemediğim çirkin spora yakışmayan olaylardı. Efes umarım ki kapanmayacak ve kendisine yakışan bir koçla yola devam edecek, bu geniş bütçeyi ve organizasyonu yönetebilecek öncesinde etik ve kariyerli bir koçla devam etmesini diliyorum efesin...

dfn05 dedi ki...

tamam o halde kısaca söylüyorum kafamı yormuyorum : evet gs cafe crown hatta sadece cafe crown diyorum özellikle konusma sırasında karşımdaki de neden bahsettigimi biliyorsa kısa kesmek için sondaki bir sözcügü kafi görüyorum ama uzattım bak gene kafan bulanır kısaca : evet

kenz dedi ki...

18.05.1999'dan beri Efes'in en az sayı attığı maç sanırım.Tofaş 60-47 kazanarak şampiyon olmuştu.Final serisinin son maçına denk geldi yine.
Hido'nun 20 sayısına rağmen Efes 50'yi görememişti.

http://basketbol.tblstat.net/gd.asp?g=1490