13 Haziran 2010 Pazar

Harun Erdenay - F.Bahçe Ülker İşi Kesin Olarak Yattı

F.Bahçe Ülker'de genel menajerliğe getirilmesi gündemde olan Harun Erdenay, sarı lacivertli kulüple anlaşamadı ve bu transfer kesin olarak yattı. Bugün Milliyet gazetesinde Ümit Avcı imzalı haberde Aziz Yıldırım ile Turgay Demirel arasında Ömer Aşık nedenli bir küskünlük olduğu yazıyordu. F.Bahçe resmi sitesi yine garip bir metin ile bu haberi yalanladı. Ama yalanlama metninin son cümlesi çok imalı. Belli ki var bir şeyler. Harun Erdenay işi bu olayın rüzgarıyla iptal olmuş olabilir, ya da Aydın Örs'ü koordinatör olarak başa getiren F.Bahçe Ülker'de bu durumdan ötürü Harun Erdenay pasifize edilmiş olabilir. Belki Harun Erdenay istemedi Aydın Örs'ü, belki tam tersi. İhtimaller çok, neden olduğunu biri çıkıp açıklamadıkça öğrenmek de zor, ama kesin olan bir şey var ki o da Harun Erdenay'ın F.Bahçe Ülker'e geçmeyeceği ve Milli Takım'daki görevine devam edeceği. Salsabasket özel haberidir.

18 Yorum Yapılmış:

murat ozen dedi ki...

Hayırlı olmuştur. Zaten mevcut durumda bir tane kablo kesicisini kabul edemeyen bünyeme bir tanede elektrik kesim işleriyle uğraşan birisi fazla gelecekti.

koray dedi ki...

Bir hukuk devletininde herhangi vatandaşın herhangi bir konuda mahkemeye başvurmasını herhangi bir ahlak ilkesine aykırı bulmak ne anlama geliyor.
Türkiye'de T.C. yasalarının üzerinde olan kurum yada kişi var mı?

Serotonin Mutluluk Verir dedi ki...

mesele hukuk yoluyla hakkini aramak degil. omer bu yola girdiginde FB'nin kendisiyle ipleri koparacagini biliyordu ve o sebeple mahkemeye verdi Fenerbahceyi.
Dusuncenizden cok demogojik yorumunuz ve spekulatif uslubunuzla dikkat cekiyorsunuz. Amaciniz buysa basarilisiniz.

koray dedi ki...

Şimdi içerik net olduğu için usluba dikkat çekip içerikten uzaklaşmaya çalışan öznel tutumunuz takdire değer.

Ortada spekülasyon yok net bir tespit var yorumda demogojik değil.YAnsıtma yapmaya gerek yok demogoji denen şey bir tartışmaı mecrasından çekmekttir yani sizin yaptığınız demogoji oluyor

Hakkını aramak mı değil mi kararı siz yada ben vermeyeceğiz mahkeme verecek. Kaldı ki davayı kaybetse bile mahkemeye başvurmak medeni ve huluki hakkı.

Türkiyede ortaya çıkan bir hukiki itilafın Türkiye Cumhuriyetinin bağımsız mahkemleri dışında başka bir şekilde yada mecrada çözülmesi gerektiğine inanan varsa bunun üzerinde düşünmek lazım

Bu ülkede herhangi bir birey herhangi bir konuda hakkını aramak için hukuk yoluna başvurabilir. Sonuçta kararı mahkeme verir haklıyı haksızı ayırır ama herhangi birine devletin mahkemesine başvurdu diye milli takıma almamak gibi üstü örtülü cezalar vermek yada bunu talep etmek nedir .

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı istediği bir konuda hakkını aramak için bu ülkenin mahkmesine başvurabilir ve bunun sonucunda sırf bu yüzden hiç bir kişi yada kurum bu vatandaşa bedel ödetme yada ödetmeye çalışma hakkına sahip değildir bu kadar açık ve net.

BU kişinin başvurusu haksız ise kararı mahkeme verir haklı ise hakkını mahkeme teslim eder.

solo dedi ki...

Hukukun verdiği karar üzerinden bir açıklama olsaydı, Fenerbahçe kendini yasaların üzerinde görüyor diyebilirdiniz. Konu daha çok işlenmemiş genel-geçer bir etik kavramı üzerinden yorumlanmış, bu da spekülatif yorumlar yapmaya olanak sağlıyor. Hak-hukuk üzerinden yorumlandıkça demagoji olur. Fenerbahçe'nin bir bedel ödetme çabası içinde olduğunu söylemek de çok doğru değil.
Ben de burada milli takıma çağırılmamasını gerektirecek kadar bir etik yoksunluk göremedim.

koray dedi ki...

"Ancak kulübünü mahkemeye vermek ve doping yapmak gibi sporcu ahlakına yakışmayan davranışlar sergileyen sporcuların milli takıma davet edilmelerinin tarafımızca hoş karşılanmadığının da bilinmesini isteriz."

Konu aslında gayet açık ama niyet anlamak istemememek olunca
anlaşılmıyor

Fenerbahçe spor klübü bir vatandaşın mahkemeye başvurma hakkını herhangi bir ahlak ilkesine aykırı gösterme gibi bir hakkı yoktur.



Fener bahçe demiş ki klübünü mahkemeye vermek gibi sporcu ahlakına yakışmayan davranış

Bende diyorum ki bir hukuk devletinde (yada Türkiye Cumhuriyetinde) Bir T.C. vatandaşının mahkemeye başvurması herhangi bir ahlak ilkesine aykırı olmak şöyle dursun vatandaşlık hakkıdır.

Hİç bir kimse yada kurumun mahkemey başvurmak gibi anaysal bir hakkı kendinise karşı bile kullanmış olsa herhangi birini ahlaka yakışmayan davranışta bulunmakla itham etme hakkı yoktur.

BU ülkede hukuk ve onun verdiği haklar herşeyin üzerindedir ve tabi spor klüplerinin ve tabi FB'nin üzerdedir.Ömer Aşık'da vatandaşlık hakkı gereği T.C. mahkemesine başvurmuştur.

FB spor klübü klübü anayasal hakkını kullanan Ömer Aşık'ı sadece sporcu ahlakına aykırı davranmakla itham etmekle kalmamış.

Bu oyuncunun milli takıma alınmaması gerektiğini (ki bu bir bedeldir) ifade etmiştir.

Ortada demogoji falan yok gayet basit.

Bir kurum kendisi aleyhine dava açtığı için bir bireyi meslek ahlakına aykırı davranmakla suçluyor ve bunun bir bedeli (milli takıma alınmamak) olması gerektiğini düşündüğünü beyan ediyor.

Kaldı ki dava sonucu bu kurum haksızda çıkabilir ama haklı bile çıksa mahkemede hakkını aramak en doğal vatandaşlık hakkıdır ve sadece bu hakkını kullandığı için kimse kimseye bedel ödetemez.

solo dedi ki...

açıklamalarınızı gayet iyi anladım sadece aynı fikirde değiliz, daha önce yazdığınız şeylerle paralel bir yorum yapmışsınız onun için tekrar aynı yorumu yapmak istemiyorum.

koray dedi ki...

Ben de gayet iyi anladığınız konusunda sizinle aynı fikirde değilim.Bunuda belirtim zaten.

Yorum yapmamak yerine yorum yapmak istemediğinizi bir gerekçe ile dile getirme zahmetinde bulunduğunuz için ayrıca teşekkür ederim.

T.C. Anayasası:MADDE 36.– (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

solo dedi ki...

Belli ki farklı yönlerden bakıyoruz konuya, Fenerbahçe klubü de burada hukuki bir açıdan ziyade etik açısından bakıyor ya da ben böyle düşünüyorum. Zaten etik açdıdan da bakıldığında yukarıda "burada milli takıma çağırılmamasını gerektirecek kadar bir etik yoksunluk göremedim" diye yazmışım. Konuya hukuki bir anlam yüklemek, Fenerbahçe bedel ödetiyor demek bana zorlama bir çıkarım gibi geliyor, ha siz de dersiniz ki bana da
sizin bakış açınız zorlama geliyor eyvallah, ama lütfen ben anladığımı söylediğim halde hayır anlamıyorsunuz diye diretmeyin, hakaret sayıyorum.

koray dedi ki...

Atlattığımı anlamadığzı düşünme hakkım var sanırım.Asıl zorlama olan bu durumu hakaret saymaktır kanımca.Sizi çok rahatsız etti ise düşüncemi dile getirmeyebilirim dile getirdiğim için özür de dileyebilirim.

Ayrıca yorum yapmama tercihinizden vazgeçtiğiniz için teşekkür ederim.

Bir kimsenin bir kuruma karşı mahkemede hakkını aramak istemesi hangi etik ilkesine aykırı allah aşkına.Sporcu ahlakına mı aykırı aykırı ise neden aykırı? çalışan ahlakına mı aykırı.

İşverenlerin çalışanları hukuki haklarını kullandıkları(işten çıkarılan işcinin tazminatı geç yada eksik ödenir yada taksite bağlanır işci mahkeme başvurusa patron sen bana yanlış yaptın der hiç ödemez gibi) zaman etik dışı davrandıkları itham edip bir şekilde cezalandırması yaygın bir gelenek malesef ülkemizde burada da benzer bir örnek var.

Yani böyle bir etik anlayış sen bize YANLIŞ YAPTIN üslubunun geçerli olduğu bakış açısında etik dışıdır.Zaten bu bakış kendi hukukunu kendi oluşturma meraklısıdır hatta kendi cezalarını kendileri kesme meraklısıdır.

Genel olarak kurumlar kişilerden daha güçlüdür ve bir kurum ile itilafa düşen bireyin bu itilafı çözmek için devletinin yargısına başvurması hangi ahlak ilkesine aykırıdır


Kaldı ki gelişmiş toplumlarda hukuk kuraları genel geçer ahlak kuralarının üzerindedir(ki bu olayda etik dışı birşey olmadığı düşüncemimi yineliyorum).
Malesef toplumumuzda bu bilinç yerleşmediğinden töre cinayetleri başta olmak üzere sayısız olumsuzluk mevcut

solo dedi ki...

Bu sizin bakış açınız, başka bir bakış açısı "yanlış yaptın" üslubunu kendi hukukunu oluşturma değil, kendi etiğini oluşturma çabası olarak görülebilir ki bence böyle işlenmemiş genel-geçer (mutbakatın oluşmadığı) etik durumlarında çok yanlış değil. Bu yazılanlar hep klübü zorba gösteriyor, halbuki klüpte sporcu kadar mağdur olabilir. Klüp diyor ki; "bizim bir yanlışımız olmadı ki sporcu bizi mahkemeye veriyor", gerçek bunun tersi de olabilir ama bunun üzerinden yapılan klüp açıklamaları etik veya hukuki yönden çok yanlış olmayacak. Klübün bu konuda sporcuya karşı hükümlülüklerini yerine getirmemişse sizin savunduklarınız doğru olabilir, ben bir taraftar olarak klübüme inanmak istiyorum ki en doğal hakkım. Daha önce yorum yazmadım çünkü yazdığım cevapla konu kısır döngüye girerdi. Ayrıca ben anladığımı söylerken hayır anlamadın demek bence hoş değil. Son olarak töre cinyetleri toplumun etik anlayışından ziyade yazılmamış kuralları üzerinden ortaya çıkan sorunlardır.

Okan dedi ki...

@Salsa,

Nedim Karakaş gitti diyorlar, var mıdır aslı astarı?

dfn05 dedi ki...

@ solo

konu üzerinde tartışmanızı dısarıdan takip eden bir göz olarak korayın son derece objektif , kişilere degil olaylara yönelik eleştirisini yinede-fb-haklıdır bakış açısıyla irdelemeye çalıştıgınızı farkettim ancak yapılanın yanlış oldugunu farkettiginiz de açık ..

@koray

bu konuda söylenmesi gerekenleri söylemişsiniz,çok haklısınız sadece sunu belirtmek istiyorum bu durum 'yöneticilik' kimliğini değil 'fb taraftarı'kimliğini kullanan yöneticilerin (ve tabi onlardan da önce oyuncunun menajerinin) sebep oldugu, milli takımımızın en iyi pota altı oyuncusunu sırf bu taraftar güdülerinden ötürü takımdan uzaklastırmak istenmesine kadar varan bir içsavaş haline gelmiş durumda ve zararı gören yine bu genç insan oldu (üzüldügüm tarafı budur) bu nedenle olayın hukuki kısmını konusan bir tek biz varız sanıyorum ( dava açma hakkına sahip oldugunu ve bunun etikligi tartısılmaz bir konu oldugunu ) çünkü yöneticiler taraftar kimlikleriyle 'intikam alma' 'ödetme' durumuna gelmiş ..



semih erden'de seneye sözleşmesinde bulunan '500 bin dolar tazminatla serbest kalabilme' maddesini kullanarak nba'in yolunu tutacak ancak dogru menajerlerle dogru kararlarla bu işi medeni şekilde halledecek , ömer aşık ise büyük bir sıkıntının içine çekilmiş oldu ve bu oyuncuyu bu duruma getiren menajer , yönetici vs umarım rahattır,huzurludur .. ( ömer aşık en sevdigim sporculardan biridir bu nedenle onun hataları da oldugunu görmezden gelmiş olabilirim biraz=)

koray dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
koray dedi ki...

Beni anlamadığınız daha doğrusu anlamak istemediğinizi düşünüyorum.Yazdıklarınızdan bu sonuca varmak zor değil malesef.

Ayrıca anlaşmazlıklar yanlış anlamalar iletişimde olağan durumlardır.Belki de ben kendimi iyi ifade edemiyor da olabilirim

Sonuç olarak bir insanın anlaşılmadığını düşünmesi muattabına hakaret değildir kanımca.Böyle bir kastımsa asla olamaz zaten.

Kendi etiğini oluşturma veya etik durum kavramlarının anlamınıda açıklarsanız sevinirim.

etik, -ği Fr. éthique

a. 1. Töre bilimi. 2. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü. 3. Etik bilimi. 4. sf. Ahlaki, ahlakla ilgili.

ahlak Ar. a¬l¥®

ç. a. (ahla:kı, l ince okunur) 1. Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre: �hlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez.

Sonuç olarak.

Etik kuralar kişisel değildir toplumun tamamına yada ortak moral manevi değerler taşayan bir parçasına aittir kendi etiğini oluşturma gibi bir kavramda yoktur hali ile.

FArz edelim ki olsun o zaman tüm kişiler yada kurumlar kendi etiklerini ve etik kurallarını oluşturur ve ona göre yargıya varırsa zaten toplumsal bir kaos çıkar ve güçlünün etiği geçerli hale gelir.

Zaten hukuk ve hukuk devleti bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için ortaya çıkmıştır ve vardır.

Yani hukuk devleti birileri kafalarına göre etik değeler oluşturmaya çalışıp buna göre yargıya varıp birde buna göre ceza kesmesin diye vardır.

Klübün yanlışı olup olmadığına mahkeme karar verecek zaten.

Bununla birlikte mahkemeye gitmeye neden olan hemen tüm konularda tüm itilaflarda ker iki tarafda benim bir yanlışım olmadı der. Sizin mantığınıza göre bu durumda tüm hukuka başvurma yolları etik dışı olmaldır.

Klüp benim bir yanlışım yok bu yüzden beni mahkemeye vermek etik dışı diyorsa.

Mahkemeye verilen hemen herkes benim bir yanlışım yok demektedir bu durumda onlarda mahkemeye başvuranları etik dışı davranmakla itham edebilir.

Sırf bu nokta bile söz konusu saptamanın temelsiz olduğunu gayet yalın bir şekilde göstermektedir.

Yani zaten olayın tabiatı gereği davalı taraf çoğunlukla benim bir hatam yok der zaten genelde bu yüzden itilaf doğar ve dava açılır.
Dava açılmasına neden olan gerekçeyi davanın açılmasını etik dışı kılan neden olarak sunmak pek mantıklı olmasa gerek.

"Son olarak töre cinyetleri toplumun etik anlayışından ziyade yazılmamış kuralları üzerinden ortaya çıkan sorunlardır."

Etik zaten öncelikle töre bilimi anlamına gelmektedir ve etik ile töreler sıkı sıkıya ilişkilidir. Yok etiği ahlak anlamı ile alırsak zaten ahlaki değerler ile töreler de iç içedir töre cinayetleri tırnak içersinde ahlak cinayetleridir de aynı zamanda.

Diğer tarafdan yazılmamış kurallar ahlak kuralarıdır.Etik kelimesinin anlamlarından biri de ahlaktır zaten.


Sonuç olarak yukardaki cümleniz maddi hatalar ile doludur.

Konu gayet açık hukiki açıdan bakarsak bir hukuk mahkemeye başvumak anayasal bir hakdır.

Etik (ahlak kuralları) açısından bakarsak yaşadığımız toplumda mahkemeye başvurmak etik dışı değildir .

Olsaydı bile hukuk devletinde hukuk kuralaları üstündür.

solo dedi ki...

Evet aynen öyle, yani ortada maddi bir hata yok, etikle hukuk hep aynı sonuca varır diye bişey yok.

solo dedi ki...

unutmadan, bakın; "Etik zaten öncelikle töre bilimi anlamına gelmektedir ve etik ile töreler sıkı sıkıya ilişkilidir." demişsiniz, o zaman töre cinayetleri hukukidir diyebilir misiniz? Gördüğünüz gibi etik demek hukuki demek, hukuki demek etik demek deği.

koray dedi ki...

Son yazdıklarınızdan sonra beni cidden anlamadığınız gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

Maddi bir hata var çünkü benim maddi hata olduğunu ileri sürdüğüm cümleniz."etik ve hukuk her zaman aynı sonuçları varır" cümlesi değil.

"Son olarak töre cinyetleri toplumun etik anlayışından ziyade yazılmamış kuralları üzerinden ortaya çıkan sorunlardır." Cümlesi idi yani ortada maddi hata yok derken benim maddi hata var dediğimiz cümlenizi değilde bambaşka bir ifadeyi kullanmışsınız.Sonra anlamıyorsunuz dediğimde sorun oluyor.

Kaldı ki "Son olarak töre cinyetleri toplumun etik anlayışından ziyade yazılmamış kuralları üzerinden ortaya çıkan sorunlardır." cümlesini kuran siz.

"Etik zaten öncelikle töre bilimi anlamına gelmektedir ve etik ile töreler sıkı sıkıya ilişkilidir." demişsiniz, o zaman töre cinayetleri hukukidir diyebilir misiniz? Gördüğünüz gibi etik demek hukuki demek, hukuki demek etik demek deği.

Cümlesinide kurarak etik değil yazılı olmayan kural dediğiniz olgunun etik ile ilgili olduğunu itiraf etmişsiniz.Maddi hata olduğunu iddaa ettiğim cümlenizde maddi hata olduğu tarafınızdan tespit edilmiş oldu böylece.

Etik demek hukuki demek demiyorum demedim de zaten.Söylediğim onca şey varken söylemediğim bir cümle ile ilgili açıklama yapmanız oldukça anlamlı olmuş.

Oyuncunun yaptığında hukuka aykırı bir yan olmadığı gibi etik'e de aykırı bir durum yoktur dedim.

Sizin oyuncunun tavrını etik dışı olduğunu iddaa ederken ileri sürdüğünüz 'bizim bir yanlışımız olmadı o yüzden bu tavır etik dışı yaklaşımının neden dayanaksız olduğunuda açıkladım.


Yani ortada etik'e aykırı bir durum olmadığını nedenleri ile belirtikten sonra

Şunu dedim etik'e aykırı bir durum olsa idi bile-velevki olsun ama yok (ki defalarca etike aykırı bir durum yok dedim ama siz anlamamak istememekte kararlısınız).Hukuk kuralları etik kurallarının üzerindedir dedim.

Üzerinde olmasının sebeplerini de sayarken töre cinayetlerinin yerel bazı ahlak kuralları içersinde nasıl evrensel hukuka aykırı olduğunu da dile getirdim.

Bir önceki yorumumun sonu aynen şöyle:

"onu gayet açık hukiki açıdan bakarsak bir hukuk mahkemeye başvumak anayasal bir hakdır.

Etik (ahlak kuralları) açısından bakarsak yaşadığımız toplumda mahkemeye başvurmak etik dışı değildir .

Olsaydı bile hukuk devletinde hukuk kuralaları üstündür."

Sadece sonunu okuyan biri olayın hukuka da etik'e de aykırı olmadığını söylediğimi anlar zaten.

Her ikisinede neden aykırı olmadığını izah ettim anlayanlar anlamıştır.