12 Haziran 2010 Cumartesi

Mahmuti Etkisi

Son yıllarda Efes Pilsen - F.Bahçe Ülker ikilisinin gölgesi altında ilerleyen ligimizde Cafe Crown sponsorluğu ile birlikte genellikle ilk beş içerisinde yer almayı başarıp, play-off'larda da maksimum yarı final görebilen bir G.Saray profili var. Kendisine biçilen bu kıyafeti giymek istemeyen G.Saray taraftarının gönlünde ise uzun zamandır Efes Pilsen ya da F.Bahçe Ülker ikilisinin fark yaratan yerli rotasyonunun oyuncu koparabilmek ve bu düzeni bozabilmek yatıyor. Bu yolda yönetimsel anlamda atılan ilk adımın Efes Pilsen'in eski koçu Oktay Mahmuti olması önemli elbette. Fakat görevden ayrılış biçimiyle sarı kırmızıya gönül vermiş pek çok kişiyi bir buçuk sene içerisinde ikinci kez aynı şekilde üzen Cem Akdağ'ı da bir çırpıda unutabilmek pek mümkün değil. Uzun süre sıcaklığını koruyacaktır bu konu. Geçmiş yıllarda F.Bahçe Ülker'de yaşanan Aydın Örs sendromu benzeri bir etki yarattı zira bu olay. Burada bir virgül koyarak devam edelim biz.

İlk adımı Efes Pilsen'in eski koçu Oktay Mahmuti ile atan sarı kırmızılılarda bu sözleşmenin üç yıllık olması ilk dikkat edilmesi gereken detay. Özellikle 'Üç Büyüklerde' sözleşmelerde yazan vadelerin pek bir hükmü olmadığını bilsek de orta vadeli bir planın varlığı işaret ediyor bu sözleşme bize. Bu transferin ardından ligdeki 3+2 kuralı nedeniyle çok çok önemli olan yerli rotasyonunu kuvvetlendirebilmek adına Ermal Kuqo'yu dahil ettiler kadrolarına. Uzun zamandır boyalı bölgede bu tarz bir yerli oyuncu eksikliği çeken sarı kırmızılıların bu açığını kapatabilecek bir isim Ermal. Son iki sezonu daha çok oturarak geçirmesi, Oktay Mahmuti'nin varlığı ve oynamaya aç oluşu da bu transferde etkili olan yan faktörler. Fakat bu noktada herşeyden daha önemli olan bir detay var ki onu kaçırmamak gerekiyor. Ermal Kuqo ile imzalanan sözleşme 2 - iki - yıllık. Bu mukavele G.Saray Cafe Crown için artık bazı şeylerin değişmeye başladığını gösteren bir anlaşma. Zira koç Oktay Mahmuti ile imzalanan üç yıllık sözleşmenin ardından Ermal ile imzalanan iki yıllık anlaşma orta vadede kupalara uzanabilecek bir kadro kurma yolunda çalışmalar olduğunu işaret ediyor bize. Bunun için ilk şartın yerli bir çekirdek kadro olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde 13 sene sonra takımda iki sezon üstüste forma giyecek ilk yabancı oyuncunun bu sezon Radoslav Rancik olması da tesadüf değil elbette. Üstüste doğru hamleler geliyor sarı kırmızılılardan.

Dün resmi site aracılığıyla yapılan 'Engin Atsür ile anlaşamadık.' açıklaması etrafta dolaşan dedikoduları sonlandırmak adına yapılan bir açıklamaydı. Sarı kırmızıya gönül verenleri muhtemelen üzmüştür bu açıklama fakat G.Saray Cafe Crown yöneticilerinin uzun zaman sonra yerli piyasasından kalifiye isimlere yönelmesi oldukça sevindirici bir gelişme onlar adına. Engin Atsür olmadı belki ama bu istek devam ettiği sürece o pastadan kendileri için yeterli olacak payı alacakları kanısındayım. Cafe Crown sponsorluğu sonrasında oyunculara ödemeler konusunda önemli aşama kaydedip, bu konuyu kökten halleden G.Saray yönetimi; uzunca bir uyku döneminin ardından yavaş yavaş ses veriyor gibi artık. Bu uyanış sadece G.Saray taraftarları için değil gün geçtikçe iki takımın dominasyonunun arttığı ligimiz için de önemli bir gelişme olur diye düşünüyorum naçizane.

2 Yorum Yapılmış:

brk dedi ki...

peki salsa türk rotasyonunu için sence kimi alabilir galarasaray? sonuç olarak sadece ermal yetmez hepimiz bunu biliyoruz...

CaRtMaNtR dedi ki...

Hazır Fenerbahçe'de istenmeyen adam olmuşken Ömer Aşık içinde bir denemede bulunabilme durumu var mıdır acaba