5 Temmuz 2010 Pazartesi

Faruk Akagün'e Merak Edilenleri Sorduk

Türk Telekom takımını koçu Faruk Akagün'e buradaki yorumlarda da sıkça gündeme gelen konuları ve yeni transfer edilen yabancı oyuncuları sorduk. Büyük bir samimiyetle sorularımıza uzun uzadıya cevaplar veren koça herşeyden önce sırf bunun için bile kocaman teşekkürler. Son dönemde Telekom cephesinde merak edilen soruları ve direkt olarak Akagün'ün ağzından bu sorulara verilen cevapları okuyabileceğiniz röportaja şuradan ulaşabilirsiniz.

- 4 yabancı transferini aynı anda duyurdunuz. Schaffartzik'i Avrupa basketbolundan tanıyoruz ama diğer 3 oyuncu (Owens, Gilstrap ve Simpson) çoğu basketbolsever için kapalı kutu. Bizlere biraz tanıtır mısınız bu 3 Amerikalıyı?
Larry Owens'dan başlayalım. 27 yaşında, 2 yıl Belçika'da oynamış, Avrupa tecrübesi var. Geçen yıl NBDL takımlarından Tulsa 66'ers forması giydi ve takımıyla birlikte final oynadı. Bana söylenen şut eksikliğinin olduğuydu ama seyrettiğim son maçlarda eksikliğinin aksine gayet tatmin edici bir şutu olduğunu gördüm. Atletik, penetre edebiliyor, 2-3-4 numaraların hepsini oynayabiliyor oluşu ise onu benim için 'Joker' oyuncu kategorisine sokuyor.

Marquis Gilstrap bu sene IOWA'dan çıktı, taze bir oyuncu. NCAA'den çıkan çaylak oyuncular için Avrupa basketbolu adına bazı dezavantajlardan söz ederler genelde ama ben o sorumluluğu üstleniyorum. Gilstrap'i çok araştırdık, kime sorduysak olumlu yönlerinden bahsettiler hep. Özellikle de atletizmi konusunda. 3 numara oynuyor kendisi. Topu yere vurma konusunda çok iyi olduğunu söyleyemeyiz ama şutu iyi. Ribaund kovalıyor, hücum ribaundu özellikle. Charlotte'da Yaz Ligi'ne hazırlanıyor şu anda.

Son yabancımız da Diamon Simpson. 4 - 4.5 numaraları oynuyor. O da diğer Amerikalılarımız gibi atletik. Geçen yıl NBDL takımlarından D-Fenders forması giydi. Oyun esnasında vücut vücuda teması seven bir oyuncu. Ki bu çok önemlidir bir uzun için. Sırtı dönük oyunu da var, arkasına aldığı rakibini potaya kadar götürebiliyor.

- Amerikalı oyuncuların hepsinin sözleşmelerinde NBA çıkışları var yanılmıyorsam?
Evet şanslarını deneyecekler, eğer ki NBA yapabilirlerse, sözleşmelerindeki çıkış hakkını kullanarak NBA'e gidebilirler.

- Guard bölgesinde Schaffartzik, Mehmet Yağmur, Berent ve genç Uğur ile 4 kişilik bir rotasyon oluştu. Uğur'a güveniyorum dedikten sonra genç oyuncunun belki de hiç süre almamasına yol açacak bu rotasyon çok eleştirildi. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Evet, biz Uğur'a güveniyoruz. Ama geleceğine güveniyoruz. Onun daha 1. ligdeki ilk senesinde damdan düşer gibi ilk 5'te başlaması ya da büyük sorumluluklar alması ne onun için ne de bizim için iyi olmaz. Biz yabancı guardın arkasına 1. lig tecrübesi olan ve fiyatı da makul olan bir yerli guard istedik. Zaten alternatifimiz fazla değildi ve tercihimiz Mehmet Yağmur oldu. Arkasına da 2. ligden ama 1. lig tecrübesi olan Berent'i aldık. Buradaki çıkış noktamız öncelikle 3+2 kuralı. Bazen Schaffartzik'in sahada olamayacağını düşünürsek eldeki rotasyonun zayıf kalmaması için bu bence şarttı. Kaldı ki olası bir uzun süreli sakatlıkta da yine etkiyi azaltmak için bu hamle şarttı. Burası 1. lig, burası kurtlar sofrası. Olası bir kötü gidişte kimse arkasına dönüp de 'Takım kötü gidiyor ama Faruk hoca Uğur'u kadroya almıştı, helal olsun' demez. Ayrıca şu anda Ankara'da takımına küsmüş bir basketbol seyircisi var. Onları salona çekebilmek için maç kazanmamız lazım.

- Peki Schaffartzik için ne diyeceksiniz? İyi bir atıcı kendisi.
Schaffartzik'in atıcılığından ziyade ondaki yüreğe, oyun kuruculuk yeteneğine ve savunma kısmındaki arzusuna güvendik. Amerikalı bir guarda göre çok daha organizatör bir isim ve benim de o pozisyondaki isteğim bu yöndeydi.

- Rasim Başak konusu var bir de. Sempatik bir takım olacağız dedikten sonra belki de TBL'de en antipatik bulunan isimlerden Rasim Başak'ı transfer etmeniz epeyce ironik bulundu. Bu konuda neler söylersiniz?
Şimdi biz sempatik takım olacağız derken, sahada herkese gülücükler saçan, tribündekilere öpücükler yollayan bir takım olacağız dememiştik. Tribündeki seyirci kime sempati duyar? Çalışan, galibiyet için yerden yere atlayan, mücadele eden takıma sempati duyar. Rasim'de de bu özellikler fazlasıyla var. Ben Rasim'i bu ülkeye getiren adamım. Onun bana büyük bir saygısı var ve burada bizim istediğimiz tarzda bir oyuncu olacaktır. F.Bahçe Ülker'de büyük bir seyirci kitlesine arkasına alarak oynadı. Orada ekstra bir coşkuya kapılabiliyor insan. Bunu da düşünmek lazım Rasim hakkında konuşurken. Kendisi artık Telekom'un oyuncusu ve bizim çizgilerimiz içinde bize fazlasıyla yararlı olacaktır.

- Sertaç Şanlı'nın durumu nedir? G.Saray Cafe Crown'un oyuncuyu transfer ettiği bilgisi gelmişti, ki biz de yazdık bunu, ama sonra iş bir türlü resmiyet kazanmadı. Sizin de Sertaç hakkındaki pozitif fikirlerinizi bildiğimizden, görüşlerinizi merak ediyorum.
Benim bu süreçte en çok üzüldüğüm şey bazı yayın organlarında 'Faruk Akagün Sertaç'ı A Takım kadrosuna almadığı için..' şeklinde başlayan cümleler okumam oldu. Ben Telekom'da göreve başladığımdan beri söylüyorum: 'Hem Sertaç hem de Uğur, beraber çalışmaktan büyük heyecan duyduğum iki genç yetenek'. Ama insanlar bunu yok sayıp, kendi kafalarından hayali bir senaryo üretiyorlar. Bu da beni üzüyor tabii. Şu an için Sertaç Şanlı Telekom'un sözleşmeli oyuncusudur ve aksi bir durum olana kadar da bu böyledir. Genç oyuncuların kafalarını bulandırmak kendi basketbolumuzu sabote etmektir. Hem yöneticiler, hem oyuncu menajerleri hem de oyuncular bu konuda etik olmak zorundalar. Yoksa basketbolu hiçbir şekilde geliştiremeyiz. Kafası karışık bir oyuncudan kimseye hayır gelmez. Ben şahsen kafası karışık bir genç yerine, kendini tamamen basketbola adamış ama 40 yaşında olan bir adamı sahaya sürmeyi yeğlerim. Salsabasket özel haberidir.

2 Yorum Yapılmış:

Cakivu dedi ki...

ya gerçekten inanmıyorum sayın faruk beye önce şunu belirteyim, 2 sene michigan da yaşamış biri olarak nba i salondan izlememi sağlamış yerdir detroit zira auburn hillse 30 dk mesafede yaşıyordum ve hep sempatiyle bakarım pistonsa ama türk telekom un koçunun basın toplantılarına pistons giysileriyle çıkmasına bir türlü mana veremiyorum, gerçekten aklım almıyor, yok türk telekom armalı tşirt efesin koçuda orlando tşirtü giysin fenerin kide lakers, ufak ama önemli detaylar bence, hem sportif hem de temsili açıdan...

devrim umut dedi ki...

TBFnin 12 kisilik kadroda en az iki yerli 20 yas alti oyuncu bulundurma zorunlulugu getirmesi gerek.