22 Ağustos 2010 Pazar

Fantezi Kurmuyorum, O Halde Varım

Dün hep ortaya koyduğumuz 'Oyuncular doğru yerde oynasın' feryadının ne kadar doğru olduğunu deneyimlediğimiz bir maçtı. Yine. Tekrardan.

Maça nasıl başladık? Kerem-Onan-Hidayet-Ersan-Aşık. Zaten sağlık ya da sakatlık problemi olmadığı sürece de bu takımın ideal beşi bu. Herkes oynaması gerektiği yerde ve takımda pozisyonlarının en iyileri de bu isimler.

Ha keza maça bu dizilişle çıkınca Lübnan'ı paramparça ettik. Evet rakip zayıf ama bu dizilişten vazgeçip '1001 fantezi' isimli oyunu sahneye koyunca ilk çeyrekte 11 sayı bulabilen gücü belli Lübnan, ikinci çeyrekte 24 sayıyı sıkıştırıverdi potamıza. Peki o sırada beşimiz nasıldı? Oğuz 4 numarada, Kerem Gönlüm 3 numarada. Hem de rakip 5 oyuncusunu da (uzunlar dahil) dışarı çıkartıp boyalı alanı minimum oranda kullanırken, sayı ihtiyacını üçlüklerle gidermeye çalışırken. Ne Oğuz ne de Kerem Gönlüm dışarı açılmış bir uzunun üçlük atışını engelleyebilecek repertuara sahip oyuncular değiller. Orhun Ene maç sonunda 'Hep böyle oynayacak değiliz ama arada deniyoruz' dese de bunun denenme ihtimali bile bana garip geliyor. Hele ki rakibin anlayışı anlattığım gibiyken. Diğer bir taraftan da şunun şurasında kalmış 5-6 gün, takımda düzen otuurmamış hala 1001 fantezi deneniyor.

Ersan'ın 4 numara oynamak istediğini biraz insan psikolojisinden ve istatistik biliminden anlayan herkes kavrar. Adamın suratı düşüyor, şut yüzdesi yerlerde sürünüyor 3 numaraya geçince. Eskiden bu takımın en ideal 3 numarasıydı kendisi ama aradan geçen yıllar, o dönemde oynadığı takımlardaki rolleri ve fiziki değişimi onun bu takım için ideal bir 4 numara haline gelmesine, 3 numarada katkı veremez duruma düşmesine sebep oldu. 3 numara oynarken şut sokamayan adam, dün 4 numarada iken 5/5 üçlük attı. Tesadüf olmasa gerek.

Dünkü maç çok da ölçü olacak bir maç değildi. Tek sevindirici yanı, alınan 5 yenilginin ardından kazanmayı unutma hastalığına yakalanmış bir takıma ucundan azıcık da olsa bir moral vermesi. Lübnan'da da pek bir numara yok, Baldwin kendine has bir şey koyuyor ortaya ama İzmir grubundan çıkmaları biraz zor gibi. Yine de grupta kendileriyle beraber Yeni Zelanda, Kanada ve Fransa'nın olması onların umutlarını tamamen sıfırlamamaları için uygun bir ortam. İstanbul grubundaki Tunus ve İran'a acımam da bundandır zaten.

Henüz Yorum Yapılmamış