29 Eylül 2010 Çarşamba

ABD-Türkiye Hattı #1

Medya günü curcunasından bizimkilerin hesabına da düşenler var... Mehmet Okur aşil sakatlığı nedeniyle biraz daha gözlerden uzakta elbette. Rehabilitasyon sürecinde olan Mehmet için net bir geri dönüş programı koymadı Jazz henüz, zaten genelde bu konulara temkinli yaklaşmasıyla ünlü bir organizasyondur. All-Star öncesi oynamaya başlayabileceğini duyuyor, Aralık-Ocak tahminleri alıyoruz ama. Umarız çok bir şey kaybetmeden döner, zira belli bir yaşı geride bırakmış uzun oyuncular için zor sakatlık.

Utah hakkında tüm güncellemelerden haberim olsun istiyorsanız Brian Smith iyi adam, buradan takip edilebilir.

Bu arada Mehmet'in ESPN'in yapmış olduğu geniş çaplı anketler sonucunda, Utah Jazz tarihinin en iyi 5 numarası seçildiğini hatırlatalım. Eski haber gerçi. Çok zorlu rakipleri yoktu ama ben yine de Mark Eaton'a verdim. Zaten 15-18 yaş ergenleri iyi çalışıyor sanırım, birçok efsaneye ayıp edilmiş...

Bunlar da Hidayet Türkoğlu'nun medya gününden açıklamaları. Toronto'da geçen kötü sezonun ardından birçok Phoenix taraftarının bu yeni isme ve kontratına şüpheli bakmakta olduğunu belirtelim. Yine birçoklarına göre, Hidayet'in bu yaza kadar menajerliğini yapan Lon Babby'nin Phoenix'te basketbol operasyonlarının başına getirilmesiyle bu imzanın aynı günlere denk gelmesi tesadüften fazlası.

"Şikayet edecek bir şeyim yok, burayı çok sevdim. Sabahları kazakla uyanmaktansa, yataktan şimdiki gibi atlet-şort kalkmayı yeğlerim."

"İnsanların benim buraya da topu elinde isteyen adam olarak geldiğimi ve problemler yaratacağımı düşünmesini istemiyorum. Burada liderimiz Steve [Nash] olacak ve ne olursa olsun şov onun şovu."

"Nash bu ligde yıllardır mükemmel oynuyor ve ben de çok yönlü oyunum ve bu kalıbımla kendi şutumu yaratmaya, arkadaşlarıma da pozisyon hazırlamaya çalışacağım. Steve'in işini biraz olsun kolaylaştırabilmeyi umuyorum."

"Tam olarak hangi durumlarda takıma yardımcı olabileceğimi biliyorum. Geçmişte yaptığım gibi burada da 'işleri yoluna koyan' parçalardan biri haline gelebilirim. Diğerlerine kolay atış şansları yaratabilirim. Sahada doğru şekilde yer alırsam, iyi şeyler yapabileceğime inancım tam."

Yani Hidayet'te moraller gayet iyi. Benim görüşüm nedir? Geçen sene özelinde Hidayet-Toronto evliliğinin sonu ilk günden belli evliliklerden biri olduğunu batug.com için hazırlanan sezon öncesi değerlendirme ekinde de yazmıştım, takip edenler bilecektir. (Tık!) Fakat bu son hızla tünelin ucuna doğru sürüklenen evlilikte Hidayet görevini tam anlamıyla yerine getirdi mi? Ya da Bryan Colangelo bir sabah kuşağı programına katılıp "Hidayet kocalık görevini yerine getirmiyor, her türlü doktora gittik çözüm yok" dese çok mu ileri gitmiş olacak? Aslında Colangelo'nun ve genel olarak Raptors organizasyonunun pek bir şey söylemeye hakkı yok bana kalırsa. Bir oyuncuya beklentileri karşılamayacağı başından beri açık olan bir düzende, kotarması mümkün olmayan bir rol biçersen ve bunu yaparken oyuncuyu belki de hiçbir zaman hak etmeyeceği bir kontratla ihya ederek her an aslanların önüne atma potansiyelini de promosyon olarak sunarsan bunlar başına gelecektir. Ama Hidayet'in de başlangıçta bu tecrübenin kariyeri için büyük bir geri adım olacağını tahmin edecek kadar zekası da var, bu ligde geçirdiği zaman da bunu görmesi için yeter bir zaman. Profesyonellerin dünyasında da paradan feragat etmek bir opsiyon, hatta bazı durumlarda profesyonellik çerçevesinde de en mantıklı opsiyon. (Udonis Haslem'in bu yazki tercihi örnekse. Belki Miami ile yaptığı kontratın iki mislini koparabileceği takımlar vardı piyasada. Ancak burada bu çekirdekle kazanacağı bir şampiyonluk, onun formasının kirişlerdeki yerini perçinleyecek ve takım tarihindeki en iyiler arasında ismini silinmez yapacak. Bunun emeklilik sonrası aynı paralelde maddi dönüşleri olacağı da aşikar.)

Peki Phoenix doğru takım mı? Doğru takım olmaya Toronto'dan daha yakın ama halen idealden oldukça uzak. Stan Van Gundy'nin sisteminin Hidayet gibi -onun kullandığı sözcükle- facilitator bir oyuncuyu fazlasıyla yücelttiğini kendisi de defalarca belirtti. İdeal orasıydı sanırım... Ama şartlar gelişmedi ve Vince Carter tercihi yapıldı. Bugünse Hidayet'in ancak second-unit ile birlikteyken topa hükmetmesi mümkün olabilir. Bugün Alvin Gentry'nin ilk beş planlarında olduğunu düşünecek olursak, yedeklerle birlikte çok dikkate değer bir süre almayacak. Fakat Toronto'ya nazaran çok farklı ve akıcı bir hücum yapısı içinde olan Phoenix'in, Amare Stoudemire'ın gidişiyle muhtemelen dönülecek kısa beşinde çok da faydalı olabilir Hidayet. Bu hücumun neye benzeyeceği konusunda geçen seneden bazı veriler elimizde olsa da, Amare-Lopez değişikliği ve 4 numaraya Hidayet'in geçmesiyle birlikte kartlar hayli karışmış olacak. Bu yüzden hazırlık maçlarında takımı sahada gördükten sonra konuşmak muhtemelen daha sağlıklı olacak. Ama her şeyden önce laboratuarda Jay Triano yerine Gentry'nin olması dünya üzerindeki her oyuncu için hayırlı bir değişikliktir. Hidayet de bunlardan biri...

In other news...

Patlak veren Eric Bledsoe hadisesini yazacaktım, dava düştü biz yazana kadar. "John Calipari haberini atladı bu site, çünkü Fenerbahçe düşmanı" diyenler olabilir, kendilerine selamlar... Haberin ayrıntıları güzel insan İsmail Şenol'un blogunda var. Tık!

Quincy Douby'nin sonunu yazacaktım, burada ekipten birileri yazmıştı ama sanırım. Oturduk, yeni bir başlangıç yapacaksın diye 4500 karakterlik yazı aşk ettik. Sana da yazıklar olsun Q-Dub, eşek sıpası!

"Free Enes" çılgınlığını da ilk günden beri takip ediyoruz, geçen seneki "John Wall Dance" efsanesini bile geride bırakabilir.

Sansüre karşı link bu, Rick Pitino ve Undertaker göndermeleri güzel: http://www.youtube.com/watch?v=XFXzZt3O6Cw



"Our ENES is bigger than yours!"

2 Yorum Yapılmış:

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Ne Enesmiş arkadaş ya

Ihsahn dedi ki...

Burada kalsa muhtemelen kendisine hiçbir şans verilmeyecek bir oyuncuya verilen değer şaşırtıcı. İmkanı olan gitsin artık.