8 Eylül 2010 Çarşamba

Celebrity Deathmatch: Karakaş vs. Calipari

Türkiye-Belçika maçının ardından, NTV Latin Amerika derbisinin tekrarını girene kadar vakit geçirmeye çalışıyordum. İlk olarak SportingNews'deki şu habere rastladım. Geçen Nisan ayında da Enes Kanter'in olağan üstü Hoop Summit performansı sonrası, John Calipari'yle daha o zamandan konuşulmaya başlanan eligibility meselesi hakkında bir röportaj koparan ve Coach Cal'e yakın gazeteciler arasında gösterilen Mike DeCourcy'nin klavyesinden çıkmış bir yazıydı. Linke tıkladığınızda göreceğiniz üzere, NCAA'in Enes hakkındaki kararını 10-14 gün içerisinde vereceği yönündeki beklentisini merkeze alıyordu bu yazı Calipari'nin. Sonrasında da Enes'in neden ceza almaması gerektiği konusundaki düşüncelerini maddeliyordu DeCourcy. Lucca Staiger ve Deniz Kılıçlı cezaları sonrasında, Enes'in de burada belli bir süre sahaya çıkmasının engellenmesiyle NCAA için geri dönüşü olmayacak hasarların söz konusu olabileceğinden bahsediyordu. "Calipari çalışmaya başlamış" diye düşündüm.

Meğerse aynı anda başka bir yerde, The New York Times gazetesinin merkezinde Pete Thamel imzalı sıcak bir haber daha geçiliyormuş. Bu habere göre, geçen hafta içerisinde Fenerbahçe Ülker genel menajeri Nedim Karakaş'ın ofisinde yapılan röportajda kendisinden, Enes'in amatör statüsünü tehlikeye sokarak eligibility imkanını elinden alan ödemelerle ilgili belgelerin NCAA'e fakslandığı öğrenilmiş.

Bilindiği gibi bir oyuncunun NCAA'e kabul edilebilmesi için amatörlüğünü kaybetmemiş olması, yani kulübünden oda-yemek gibi zaruri ihtiyaçlarının karşılanması dışında herhangi bir kazanç sağlamaması gerekiyor. Geçtiğimiz seneye kadar devam eden ve yukarıda verilen örneklerdeki Staiger'i bir sezon, Deniz'i ise 20 maç sahalardan uzak tutan 'bire bir cezası' kaldırıldığı için, Enes Fenerbahçe Ülker formasıyla çıktığı dokuz maçın karşılığında herhangi bir cezai yaptırımla yüz yüze değil. Fakat Karakaş ve Fenerbahçe Ülker kulübünden uzun zamandır gelen iddialar doğruysa ve kulübün kontratlı olmayan bu oyuncusuna gereksinimlerinin üzerinde bir ödeme yaptığı belgelerle kanıtlanırsa Enes'in NCAA tarafından amatör kabul edilip Kentucky forması giymesi büyük ölçüde tehlikeye girecek.

Karakaş NY Times haberinde, Enes'in Ankara'daki ailesinin İstanbul'a kulüp tarafından getirildiğini ve üç yıl boyunca kulübün sağladığı bir evde ikamet ettiğini iddia ediyor. Bunun dışında son senesinde de Enes'e başlangıçta 19 bin 800 ve aylık olarak da 6 bin 500 dolarlık ödemeler yapıldığı söyleniyor. Bunları belgeleyecek kayıtların Türkiye Finans Katılım Bankası üzerinden NCAA yönetimine gönderildiğini belirten Karakaş, bu konuda titiz bir yaklaşımla karşılaştıklarını ve kendilerinden ev kiraları hakkında da belge istendiğini söylüyor. Enes ve ailesine kulüp üzerinden yapılan ödemelerin toplamdaysa 100-150 bin doları bulacağını ekliyor.

Haberde de belirtildiği gibi, Enes'in Avrupa'ya dönüp herhangi bir kulüple sözleşme imzalaması halinde bunun Fenerbahçe Ülker'e bir getirisi olacak. Fakat Karakaş'ın söz konusu Enes olduğunda harekete geçmek için böyle bir maddi beklentiye ihtiyaç duymayacağını söyleyebiliyoruz. Zira Enes'e yapılan büyük yatırımın ardından, kulübün geleceğinde önemli rol oynaması beklenen böyle bir yeteneği bir hiç karşılığında ellerinden kaçırmak Fenerbahçe Ülker yöneticileri için bir kuyruk acısı halini almıştı. Bugün Karakaş, "NCAA'in oyunun amatörlüğünü korumaya ne kadar önem verdiğini biliyoruz ve biz de onlar gibi hassas davranıyoruz" tarzında bir söylem geliştirse de bu bana çok samimi gelmiyor.

Yine aynı haberde Enes'in danışmanı olarak tanıtılan Max Ergül'ün şu sözleri ise Calipari'nin de Enes'i savunurken üzerinde duracağı argüman olacak muhtemelen: "Ona kulüpten yaptıkları ödeme ABD'deki herhangi bir hazırlık okulunda 30-40 bin dolarlık bir bursla okuyan her öğrenciye verilen zaruri ihtiyaç kredisine tekabül ediyor."

Elbette biz burada üzerinde çok fazla durmadan geçsek de ödenen meblağın miktarı, karar verici komite adına çok önemli. Zira Türkiye ve ABD arasında paranın konvertibilite sorunları ortadan kaldırılıp, Türk eğitim sisteminde ve Türkiye'nin ekonomik şartlarında bu yaşta bir çocuğun gereksinim duyacağı aylık ücretin belirlenmesi gerekiyor her şeyden önce. Enes davasında tamamen farklı bir ülkenin şartları göz önüne alınacak ve bu özel durumda kararın hangi yönde çıkacağını kestirmek pek kolay değil. Fakat şunu söyleyebilirim ki, Enes eğer ilk olarak söz verdiği Washington Huskies ile anlaşmış olsa böyle güçlü iddialar belgelerle kanıtlandığı anda ceza alacak ve büyük ihtimalle de hiç NCAA oynayamadan drafte girmek durumunda kalacaktı. Fakat şu andaki okulu Kentucky Wildcats herkesin eşit olduğu NCAA'de herkesten biraz daha eşit olan bir okul. En tutkulu taraftara sahip olduğu gibi, en kudretli mezunlara da sahip bir okul. Ve bu okulun basketbol takımının başında da Calipari var. Calipari hakkında bizim dilimizde yazılmış en güzel yazılardan biri Murat Murathanoğlu'na ait. Tarafsızlığı sizin takdirinize kalmış fakat okumak ve Coach Cal'i daha iyi tanımak isteyenler için o yazı burada.

Geçen sene Hoop Summit gecesinde, DraftExpress sitesinin sahibi Jonathan Givony'nin Twitter sayfasında yukarıda bahsettiğimiz ödemelerle ilgili verdiği rakamları yarım saat içerisinde silmesiyle başlayan bu gizemli dava, aynı rakamların yeniden ortaya çıkmasıyla bir kez daha kızışmışa benziyor. Türk basketbolunun en etkin kişilerinden Karakaş ile Amerikan kolej basketbolunun belki de en güçlü kişisi Calipari'nin isimlerini başlığa taşıdık. Fakat bu işin esprisi elbette. Hiçbir Türk kulübünün bir mağduriyet içerisine girmesini istememekle birlikte, işlerin Enes Kanter'in lehine sonuçlanmasını ve Türk basketbolunun en büyük umut ışıklarından birinin bir seneyi daha üst düzey basketboldan yoksun geçirmemesini umuyorum.

Update 05:20 - Yukarıda ismini zikrettiğim Givony'nin Twitter adresinden, olayın patlak vermesi üzerine birkaç güncelleme:

"Fenerbahçe Ülker genel menajeri tarafından NCAA'e gönderildiği iddia edilen banka makbuzları gerçekse, Kanter'in NCAA için uygunluğu kesin olarak ortadan kalkar."

"Avrupa'da Kanter'i almak isteyen bir kulüp olursa FIBA prosedürleri gereğince Fenerbahçe Ülker'e 300 bin dolarlık bir ödeme yapmak zorunda. Fakat 300 binin onlar için dişe dokunur bir meblağ olmadığı ortada. Bu belgelerle ortaya çıkmalarının sebebi işin bir gurur meselesi haline gelmesi ve olanları Kanter'in "düzenbaz" menajeri Max Ergül'ün yanına kar bırakmamak."

"Kanter gidip D-League'de oynayabilir ve orada oynamak için FIBA mektubu gerekmediğinden Fenerbahçe Ülker'e herhangi bir tazminat ödemeden NBA'e gidebilir."

35 Yorum Yapılmış:

Oğuz dedi ki...

Fbülker'in bu sene Ömer'e yaptıklarının yanında bir de Enes'in kariyerini baltalamaya çalışması bir fikir veriyordur umarım bazı fanatik arkadaşlara. Bu tarz yönetimin ne kadar agresif, makyevelist bir tutum içinde olduğunu, kişiler önemli değil, oyuncu kimsenin umrunda değil, sadece fenerbahçe ?! Bu mudur, daha ne kadar geçerli olur bu anlayış.
Hadi diyelim Enes'i Fbülker'e dönmeye mecbur bıraktınız, sonra da ceza kestiniz 6 ay da kadroya almadınız, ee sonra ne olacak, ne hayrını görebilirsiniz o oyuncunun. Maksat dediğimiz olacak, kişisel ego krizleri bunlar !!

wesnley dedi ki...

Givony'nin bahsettiği gurur meselesine kuyruk acısı demek.. Oyuncu menajerine laf soylememek..
Laf arasında Murathanoğlu'na laf sokmak..

Biri samimiyet ve tarafsızlıktan mı bahsetti?

willie07 dedi ki...

Pardon da napsaydı f.ülker? getirsin oyuncuyu yetiştirsin parasını versin sonra şeref yoksunu bir menajer gelsin oyuncunun aklını çelsin alsın adamı amerikaya götürsün.Hep oyuncuların kariyeri önemli değil mi? Kulüplerin hakkı nolacak? Kim koruyacak kulüplerin hakkını? Bırakın da Fenerbahce ülkerde hakkını arasın..

Sheed dedi ki...

@wesnley

"Calipari hakkında bizim dilimizde yazılmış en güzel yazılardan biri Murat Murathanoğlu'na ait. Tarafsızlığı sizin takdirinize kalmış fakat okumak ve Coach Cal'i daha iyi tanımak isteyenler için o yazı burada."

murathanoğlu'na laf sokmak için yazmadım o cümleyi.. bu yazıyı ilk paylaştığımda "ama murathanoğlu çok rererö, hem kişisel ilişkilerinin etkisinde kalarak yazıyor hep" diyenler oldu.. onları baştan savuşturmak içindi o ifade.. ben yazının çok güzel olduğunu söyleyerek girmişim, murathanoğlu yazısını yüceltmişim zaten..

aslan max'a gelince.. onu tanımıyorum, ne iş yapar tam bilmiyorum ve kimseyi söylentiler üzerinden bi fikre varıp da itham edemem burada..

"random fenerli alert" sanırım..

"gurur meselesi"-"kuyruk acısı" uzun şimdi, çıkmam gerekiyor.. başka yorum gelir, cevap yazamam falan diye..

Sheed dedi ki...

@willie07

yani fenerbahçe ülker haklı olabilir, şu anda yaptıkları da spor etiği içerisinde sorumluluklarını yerine getirmekten başka bi şey gibi gözükmüyor.. son paragrafta kişisel dileklerimi paylaştım.. bunun ötesinde söyleyecek bi şeyim yok.. tekrar yazmak gerekirse..

Hiçbir Türk kulübünün bir mağduriyet içerisine girmesini istememekle birlikte, işlerin Enes Kanter'in lehine sonuçlanmasını ve Türk basketbolunun en büyük umut ışıklarından birinin bir seneyi daha üst düzey basketboldan yoksun geçirmemesini umuyorum.

belki ikisinin aynı anda olması mümkün değildir ama hayal kurmak da benim özgürlüğüm..

willie07 dedi ki...

@oğuz

Pardon da napsaydı f.ülker? getirsin oyuncuyu yetiştirsin parasını versin sonra şeref yoksunu bir menajer gelsin oyuncunun aklını çelsin alsın adamı amerikaya götürsün.Hep oyuncuların kariyeri önemli değil mi? Kulüplerin hakkı nolacak? Kim koruyacak kulüplerin hakkını? Bırakın da Fenerbahce ülkerde hakkını arasın..

Oğuz dedi ki...

pardon ama Enes ne yapsaydı, iki sene daha kenarda oturup beklese miydi. çocuk belki de hayatını değiştirecek bir kariyer kararı alıyor, ama kulübün kazancı olmayacağı için baltalanıyor. bu kadar değer verdiğin bir oyuncuya neden basketbolu özletirsin o zaman ? kusura bakmayın ama bu durumda biraz fanatiklikten sıyrılıp objektif düşünmek lazım. Hadi en basit mantıkla, Enes'in yerine koyun kendinizi, fenerbahçe benchi mi NCAA mi ?

willie07 dedi ki...

@ sheed

Size yazmamıştım yanlış anlamayın başta yorum yapan oğuz'a yazdım.İsmini yazmayı unutmuşum.

wesnley dedi ki...

@sheed

kulup/oyuncu ismi farklı olduğunda takınacağın tavrın bu olmayacağını biliyoruz. Savunma argumanlarını sorgulamazdın en azından.
stabil anti-fb'li gibi yazar, ustune samimiyet sorgularsan olacağı bu.

Johnny dedi ki...

Enes'in NCAA'de oynamak gibi bir derdi var mıdır ? yoktur. Bu nedenle NCAA, Enes gibi para hırsı ile uyanık menajerlerin oyuncağı olmuş ve kendisini hülle için kullanmaya niyetli oyunculara mani olur. Enes'e D-League'de başarılar...

willie07 dedi ki...

@oğuz

Olaylardan uzak olduğun çok açık.Fenerbahce ülker enes'i oynatabilmek için vidmar'ı olimpia'ya kiraladı.17 yaşındaki bu çocuğa güvendi.Ne kadar yetenekli olursa olsun sonuçta çok genç henüz çok az kulüp yapar bunu.NCAA'de oynamamak mı fenerbahce ülker benchi mi demişsin? Ne benchi Allahaşkına? kalsaydı eğer enes o sezon maç başına en az 8-10 dkk süre alırdı euroligde ve bunun baskletboluna ne katacağanı bilirsin sanırım.Böyle bakınca ncaa ile karşılaştırmak komik oluyor.Bir de tanjevic gibi genç oyuncularla çalışmayı çok seven bir koç yani.Emin ol bu süreleri alırdı.

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Herkes Fenerbahçe'ye sallasın, arkadan iş çevirsin, Fenerbahçe kendi hakkını arayınca tü kaka. Ne kadar güzel ya? Ayrıca SalsaBasket'ten daha tarafsız yorumlar ve haberler bekliyoruz, her haberde Fenerbahçe'nin kuyruk acısı bilmemnesi diyerek neyi ima ediyorsunuz anlamıyorum. Son bir sözümde işkembeden sallayan arkadaşlara; Keşke sizler de oyuncu bulup yada yetiştirseniz, NBA'e falan gönderseniz de bu sorunları yaşasanız :) Ayrıca Semih Erden'in oyunculuğunu pek beğenmem fakat en azından ADAM olduğunu gösterdi. Yolu açık olsun inşallah, çok dua edicem.

willie07 dedi ki...

Bu arada cengizhan bey'e katılıyorum.Biz burayı tarafsız diye takip ediyoruz.Kuyrukacısı yanlış bir ifade olmuş.

Oğuz dedi ki...

@willie07
vidmar'ı kiraladıktan sonra Enes'i hangi maçta ne kadar süre oynattı peki Tanjeviç ? dediğin gibi olaylara uzak olsam da uzayda ikamet etmiyorum. görünen köy kılavuz istemez. sadece yönetici egosu. Ömer ve Mirsad'a yapılanları da gördük. ne hakkı aramıştı kulüp o zaman.

neyse buranın daha çok fenerbahçeliler tarafından sahiplenmiş bir blog olduğunu unutmuşum. sizlere iyi tartışmalar..

Oğuz dedi ki...

@ cengizhan
NBA'e oyuncu mu yetiştirsek ? siz beni hangi kulübün taraftarı sandınız bilmiyorum ama, tamamen futbol kafasında olduğunuz aşikar. basketbol işini pek zorlamayın bence.

willie07 dedi ki...

@oğuz

vidmar'ı kiraladıktan sonra oğuz gitmişti zaten.Ben demiyorum sadece oyuncular suçlu yöneticilerin de mutlaka yanlışları olmuştur ama yeter hep oyuncuları mağdur göstermekten vazgeçin.Kulüpleri koruyalım biraz da.

dejavu dedi ki...

@Oğuz;

Yazdığın yorumun iki üstünde Cengizhan da 'Anti-Fenerbahçe' tarzı haberlerimizden dem vurmuş. Sen de yorumunu 'buranın daha çok fenerbahçeliler tarafından sahiplenmiş bir blog olduğunu unutmuşum.' diyerek bitirmişsin. Söyle biz ne yapalım? Bir gün Karşıyakalı, bir gün F.Bahçeli, bir gün G.Saraylıyız..Ne olduğumuzu biz de çözemedik inan..

Çağlar..

HotSauce21 dedi ki...

@cengizhan türkiş

bu konunun üstüne fenerbahçe'ye daçkadan hülle yoluyla getirtilen semih erden örneğini vererek çok güzel bi noktaya temas etmişsin,eline sağlık

dilemma dedi ki...

sabah akşam varsa yoksa nba.o kadar nba aşkı pompalarsanız olacağı bu.sanki cenneti vaadediyorlar.çocukların da aklı karışıyor cenk gibi.nba çok güzel nba çok süper.adam ülkesini unutuyor.la clippersa kafa yorduğunuz kadar biraz da türk basketboluna kafa yorsanız ey şanlı ntv yorumcuları.

gebcıty dedi ki...

@hotsauce21

tebrikler hocam tam ben yazacaktım semih erden muhabbetini sen yazmışsın.

@dilemma

aynen katılıyorum. nba evet iyi hoş ama bu çocuklar daha a takımlara yeni adım atar atmaz menajerler tarafından yenip yutuluyor. enes bence avrupa'da kalsa çok daha efektif bir uzun olacaktı. şimdi 3 numara dahi oynamayı düşündüğünü söylemişti bir röportajında. ortada ersan gibi bir örnek var barcelona'da geçirdiği sürenin ona neler kattığını herkes biliyor. bence enes ve ailesi -ki babasının profesör olduğunuda biliyoruz- güzel bir şekilde kandırıldı. işin türk basketboluna zarar vermeden çözülmsi bir basketbol sever olarak tek isteğim. sağlıklı bir federasyonumuz olsa işe el atması istenebilir ama onlarında ne durumda olduğu aşikar maalesef.

Özcan Yüksel dedi ki...

tanjevic enes gitmeden önce enesle başbaşa görüşmüş ve euroleague'de önemli süreler vereceğini belirtmişti ancak enes önce evet demiş olsa da daha sonra kimseye haber vermeden gitmiştir. bilmeyenler için ufak bir hatırtlatma olsun

willie07 dedi ki...

Umarım enes ncaa'de oynayamaz ve avrupaya geri döner.Bunu enes'in iyiliği için söylüyorum.Oyununu daha çok geliştirecek ve nba'ye çok iyi şekilde adım atacaktır.

Legend dedi ki...

@willie07

katılıyorum ..
inşallah enesin ncaa yolu kapanır.
döner avrupada oynar. hatta FB ÜLKERde oynasa keşke. vidmara tahammül edeceğimize enesi izleriz.
kendi evladımız...

Legend

Osman dedi ki...

Bu saatten sonra tillahı gelse Enes'e FB forması giydiremez. İsteğen istediğini desin. Enes Kanter 9.5 ay sonra NBA Draftı'nda ilk 10 içinde seçilecek ve NBA kariyerine başlayacak.

yugoslavtipiforvet dedi ki...

bu söylediğim belki doğru değildir,büyük ihtimalle sadece bir dedikodudur.o yüzden yazmam doğru mudur bilmiyorum.eğer doğru değilse hiç yayınlama sheed...
ancak beşiktaş kulübünde genç takım forması giymiş yakın bir arkadaşım hep Enes in ailesine Florya da milyonluk bir ev tuttuğundan bahsederdi.vay be 17 yaşında çocuk neler yapıyor diye anlatırdı(muhabbet 2009 da mvp olduğu şampiyonadan sonra gelişmişti.enes'in ncaa'e gitme durumuyla ilgili haberler daha yayımlanmamıştı.)
yani karakaş ın dedikleri de bunla birleşince;enes in kulüpten para almış olma ihtimali yüksek gözüküyor ama bu sadece bir altyapı dedikodusu da olabilir.ben sadece bunu ileteyim dedim

yugoslavtipiforvet dedi ki...

bu arada tanjevic kötüdür falan diyoruz ama şu da bir gerçektir ki Enes'e euroleague'de çok önemli süreler verirdi.beşiktaş maçında onu 26 daika sahada tutması buna çok iyi bir örnektir(2009 yılındaki maçı hatırlayanınız vardır)

Chemedya dedi ki...

Sheed kuyruk acısı derken neyi kastettin anlamadım ancak az önce konuştuğum Nedim Karakaş aman kötü birşey yazıp çocuğa zarar vermeyin dedi. Sen sanırım Fenerbahçe'nin büyüklüğü ve bu tarz şeylere tenezzül etmeyeceği konusunda pek fikir sahibi değilsin. Çok çirkin olmuş. Anıl'ın burada tarafsızca yaptığı binayı bu tarz çirkin ifadelerle yıkmayın lütfen. özür dileyip o ifadeyi değiştirmeni bekliyorum...

arif dedi ki...

Kuyruk acısı ne demek yahu ne kadar seviyesiz bir yazı bu, o kadar yatırım yaptığın çocuk basıp gidiyor sende samimiyet sorguluyorsun.

Sheed dedi ki...

yugoslavtipiforvet,

yorumlarla ben ilgilenmiyorum, anıl ya da çağlar yayınlamıştır..

diğerleri,

yorumlarla gerçekten ilgilenmiyorum.. gerçi kerem abi'nin mesajını okuyup bayağı tebessüm ettim.. demek ki arada sırada bakmak gerekiyormuş..

konu hakkında yeni bi yazı yazabilirim bu kadar patırtı kopardıysa, fakat ondan önce şunu biraz daha açalım sevgili wesnley..

"kulup/oyuncu ismi farklı olduğunda takınacağın tavrın bu olmayacağını biliyoruz. savunma argumanlarını sorgulamazdın en azından.
stabil anti-fb'li gibi yazar, ustune samimiyet sorgularsan olacağı bu."

batug.com'a yazdığım efes pilsen ve nba yazıları var, nba türkiye dergisine de fenerbahçe ülker ile ilgili sadece lavrinovic profili yazdım.. neyi nereden biliyorsun biraderim, çok yakın bi takipçimsen haberim olsun yani.. aman!

ki efes pilsen yazarı olarak kerem gönlüm hadisesinde onların da samimiyetini sorgulamışlığım var, aynen şu cümlelerle:

Gönlüm konusuna ise çok fazla değinmek istemiyorum, çünkü çok az şey biliyorum. Ancak Fenerbahçe Ülker kulübü adına yapılan açıklama ne kadar nahoş olsa da, Kasun’un kanında aynı maddenin bulunması birçok soru işaretine zemin hazırlıyor ve bir müessese olarak Türk sporunda önemli bir misyonu üstlenip, yıllardır bunun hakkını veren Efes Pilsen kulübünün bu soru işaretlerini ortadan kaldırmak için bir şeyler yapması gerekir. Bugünkü tavırsa ‘soğukkanlılık’ kelimesiyle meşru gösterilebilecek bir tavır değil. Umarım değişir.

batug.com, 13 ekim '09

Sheed dedi ki...

chemedya ve arif,

uygulamalı türkçe dersleri için girmemiştim bloga ama yine de bi bakalım:

kuyruk acısı

a. Hınç, alınacak öç: "Bu kuyruk acısıyla kendilerini müdafaaya kalkıştılar." - A. H. Çelebi

- tdk.gov.tr

fenerbahçe ülker yönetiminin enes kanter'in menajerine karşı hıncı, ondan alınacak öcü var.. gözüken bu.. givony aynı şeyi söyleyip erdemli oluyor, ben 'pride' kelimesini işin içine katmayınca fenerbahçe düşmanı oluyorum.. harikasınız..

chemedya,

burada benim imzamla yayınlanmış yazılar yalnızca ve yalnızca beni bağlar, anıl'ı değil..

basketçi dedi ki...

bu nedim karakaş'ı oldum olası sevmem zaten
bunlar kendilerini ülke basketbolunun önünde görüyorlar
efendim dopingli oyuncuyu yeniden milli takıma almayın
bizim oynatmadığımız kadromuza almadığımız uzun oyuncuyu milli takıma almayın
kendisini yetiştirmeye çalışan bizde oynamak istemeyen genç oyuncuyu sakın ha ncaa'lere almayın

Osman dedi ki...

@yugoslavtipiforvet

sözüm sana değil ama sana bu şehir efsanesini anlatan arkadaşına. eğer burası ekşisözlük olsaydı arkadaşının sallamasyonu
"g..ünden sallamanın en güzel örneği" başlığına çok güzel malzeme olurdu doğrusu.

ESKENES dedi ki...

Sevgili pekdoğru yazılarınızda sürekli olarak Wildcats lehine bir pozitif ayrımcılık seziyoruz. Biz, Volunteers taraftarları olarak yazılarınızdaki bu tutumdan aşırı derecede rahatsızız ve sizi daha yansız yorumlar yapmaya davet ediyoruz. Bu ne yahu sabır sabır bi yere kadar, demesem çatlardım ;)

Ihsahn dedi ki...

Şu mübarek bayram gününde Enes, Nedim amcasını arasın da barışsınlar. Burada biz yeteri kadar kavga ediyoruz zaten onların yerine. Ayrıca Nedim Amca çocuğu kırmayın diye haber göndermiş. Aman arkadaşlar lütfen dinleyelim.

cCc Nedim Reyiz cCc

Sheed dedi ki...

eskenes,

kentucky'den hiç hoşlanmam aksine, zaten okulla ilişiği olmayan herkes için geçerli galiba bu :) yolumuz UCLA yolu!