20 Eylül 2010 Pazartesi

Cevat Soydaş Turnuvası - Son Gün Notları

15 Eylül Çarşamba günü başlayan turnuvanın son günü olan 18 Eylül Cumartesi sabahı hanımla beraber düştük Bursa yollarına. İlk gün 3 maç, ikinci gün şehir turu, her ikimiz için de iyi plandı kuşkusuz. Cumartesi günü oynanan 5.'lik, 3.'lük ve Final maçlarından gözüme çarpanları not defteri tadında derleyelim bakalım, ligin 6 takımını birer maç da olsa izleme fırsatı bulmak güzel geldi bu arada. Bursa'da ilgisini alakasını esirgemeyen herkese teşekkürler. Kısa notlarla ilgilenenleri şuraya alalım.

Erdemir - Antalya BŞB

Antalya BŞB'de Christopher ve Downey sakatlıkları, Muratcan Güler ise çiçeği burnunda baba olduğu için (Hayırlı olsun) kadroda yoktular. Haliyle Chism'in tek yabancı olarak bulunduğu kadro biraz ortalama altı gözüktü. Gökper 40 dakika sahada kaldı yanılmıyorsam ve beni pozitif anlamda etkiledi açıkçası. Kafasını basketbola vermediği için eleştiriyordum onu, o maçta gördüğüm tablo kafasını basketbola verdiği zaman neler yapabileceğini bir kez daha deneyimletti bana. Takımını forse etti oyunda sürekli. Ahmet Kandemir mevcut kalmadıkça yabancı guardını oyundan çıkartmaz ama Gökper bu formunu sürdürürse formayı alabilir hocasından. Polat takımın abisi rolündeydi, yapabildikleri kısıtlı yine de. Barış Hersek bu takımda sivrilmesi gerektiğinin bilincinde ama biraz savruk, ne yaptığını bilmez durumdaydı. Emre Bayav ileri gitmesi gerekirken geriye gidişte, koç onu uyandırabilmek için epey bir ikaz etti. Chism'i ise beğendim, daha tam hazır değil ama sahada iken farkını koyabiliyor ortaya. Hadi'de hala tık yok, sanki boşa oynuyor gibi. Erdinç ve Şahin de idare etmeye çalıştılar.

Erdemir, kupa finali oynayan kadronun iyi üçlüsü Thomas - Barbour - Hakan'ı yeniden kadroya katarak giriyor sezona. Barbour hazır, Thomas geçen yılı boş geçirdi ama fena durumda değil, Hakan ise kötü. Bu maçtaki görüntü bu. Erkan ve takımın yenisi Altan Erol da hazır göründüler gözüme. Erkan'a bu yıl ciddi sorumluluk biniyor, farkında o da bunun. Altan'ı beğenirim, takıma katacakları önemli, hareketli oyunu fark yaratabiliyor. Emre Ekim ve Oktay Yılmaz bildiğimiz gibi, kendi çizgilerindeler. Eren Beyaz'a koç çok güveniyor, maç içerisinde sık sık kenara çekip azarlaması da hep bu yüzdendi. Guard DeWayne Reed iki alley-hoop bitirdi uçarak ama asıl yapması gereken organizasyon işinde ortalarda yoktu, Ahmet Çakı'yı zorlayabilir bu haliyle.

Tofaş - Aliağa Petkim

Halil Üner'in Aliağa'sı bir önceki gün Oyak Renault'ya 24 sayıdan maç vermişti. Kadro sahaya çıktığında buram buram tecrübe kokan yerlileri, Hüseyin Beşok sakatlığı nedeniyle kenarda olsa da geçen yıllardan yaşanan yerli kıtlığı sorununu kökten ortadan kaldırmış belli ki. Kaan Üner de sakattı, oynamadı. Kadrodaki 3 yabancı ise en merak ettiklerimdi. Aubrey Coleman NCAA sayı kralı apoletiyle geldi ama bence Jerome Randle sezon sonunda ondan daha yüksek bir ortalama elde edecek. Ufacık tefecik, zayıf, ama muazzam bir bilek. İlk yarıda soktuğu şutları çufff sesi eşliğinde izledik. Kendisiyle ilgili en güzel yorum bizim hanımdan geldi: 'E bu ufaklık hiç kaçırmıyor ki'. Coleman şuttan ziyade penetreye dayalı oynuyor, NBA tecrübeli Hunter daha hiç hazır değil ama forma girdiğinde takıma katkı verir. Aliağa'nın en büyük sıkıntısı uzun oyuncuları ofansta hiç kullanmıyor oluşları. Tüm uzunlar dışarı çözülüyorlar, ki içeride alan boşalsın. Hüseyin Beşok dönünce o da bunu yapacak, sonuçta yaş ilerledikçe onun da oyunu dışarı açılmaya başladı. Bir de top kullanma sıkıntısı var tabii. Hem Randle hem de Coleman topu ellerinde tutuyorlar bolca, bazen 22-23 saniye. Tofaş'a da yine ciddi bir farktan verdiler maçı. Son dakikalarda oyuna giren zamanın smaç şampiyonu Ersan bu yıl bir şekilde ileriye götürmeli kariyerini, yoksa kaybolup gidecek. Karşıyakalı taraftarların sevgilisi Volkan Çetintahra ise ciddi ciddi 18-20 dakika süre aldı Halil Üner'den.

Tofaş tıpkı geçen yıl olduğu gibi beraber hareket etmenin gücüyle bir şeyleri başarmanın peşinde. Onur - Ruzic - İlkan dörtlüsünden kurulu uzun rotasyonu kabul etmeliyiz ki zayıf. Ama Aliağa karşısında bu defoları fazla ortaya çıkmadı, zira rakip içeriyi pek kullanmadı. Takımın en tecrübelisi Jason Rowe oynamadı, Fırat Töz ve Orçun Göllü idare etti oyun kurucu mevkiisini. Fırat daha 4 dakikada Randle karşısında faulleri 3'leyince kenara geldi. Ama yaptığı baskı yer yer kontrolsüz olsa bile takımını ateşlemeyi başardı son çeyrekte. İnanç bu maçta idare etti ama sezon içinde takıma ciddi katkı verecek. Austin Nichols iyi şutör, çıkıp arada maç aldığı olacaktır. Asıl dikkatimi çekenler iki Can'dı. Altıntığ ve Özcan oldukça iyiydiler, özellikle Özcan olan son çeyrekte çok kritik topları soktu. Ruzic ilk yarının sonunda dizinden sakatlanıp sedyeyle kenara geldi ama ikinci yarı sahaya çıkınca önemsiz olduğu anlaşıldı. Onur ve Ruzic boyalı alana tecrübe katıyor, İlkan oyundayken ise ortamdaki enerji biraz artıyor haliyle.

Oyak Renault - Pınar Karşıyaka

İlk 3 günkü maçlardan sonra yapılan 'En hazır takım Karşıyaka' yorumunu ben de yapacağım. Müthiş oturmuş roller. Özellikle ilk yarıdaki oyunu izlemeniz lazımdı. Jovo resmen okul açtı, tek tek insanlara basitten zora tüm pivot hareketlerini öğretti, Furkan çok çok daha bilinçli, Jovo abisini muazzam biçimde tamamlıyor. Çok da iyi anlaştılar. Jovo'yu maksimum efektiflikte kullandı takım, Hakan Demir'in bu işe kafa patlattığı kesin. Holston'daki gelişimi de çok net görüyorsunuz, geçen yıldan epey farklı. Reha 3 numaraya şutlarıyla çok şey katacak, takımın tıkanıp sayıya ihtiyaç duyduğu anlarda ortaya çıkması en olası isim. Birkan ve Alper idare eder moddalardı bu maçta.Osiris Eldridge bence takımın zaıf halkası, orada daha iyi bir 2 numara olsa işler çok daha farklı yöne gidebilir takımda. Ahmet Erdoğan transferi zaten gerçekleştiği zaman da söylediğim gibi çok doğru. Uluğ Kaçaniku bile 4 numarada oynayıp katkı sağladı takımına. Andre Smith'in yerine transfer edilen Omar Sneed de tribündeydi bu arada.

Renault Nedim ve Ufuk Kaçar haricinde tamamen yenilediği rotasyonunu 3 yeni yabancı, Umut Yenice, Alper Özcan ve Kerem Özkan ile süsledi. Bir de genç oyuncular. Kerem bu maçta oynamadı. Gözüm yabancı oyuncuların üzerindeydi. Gibson konusunda kararsızım, değişik bir oyuncu. Hatta Garcia konusunda da. İlk 3 günün DVD'lerinden de seyredeceğim onları. Şu aşamada sanki sadece karmaşa basketbolu oynandığında varlar gibi algıladım. Bireysel becerilerle sayıya gitti hep Bursa ekibi. İkinci yarıda rakip şutları sokamayınca, sürekli olarak oyunu hızlandırdılar. Bu sırada Yücel Platin hep 2 guard olarak sahada idi (Gibson ve Alper). Tay Waller muazzam bir adam ama, net bir şekilde belli ediyor kendisini. Çok beğendim. Nedim, Ufuk, Alper idare ettiler. Keza Alpaslan da. Ufuk Kaçar çok istekli, geçen yıl boşa geçirdiği sezonun ardından bu yıl takıma borçlu olduğunun o da farkında ama bu istek ve farkındalık pozitif etki etmedi saha içine.

6 Yorum Yapılmış:

Miksiyon dedi ki...

Anıl bey sadece birer maçmı izlediniz..

saLsa dedi ki...

@ Miksiyon

Evet sadece son gün maçlarını yerinde izleyebildim. Diğer günlerin ise DVDlerini aldım, evde izleyeceğim.

saLsa

dilemma dedi ki...

bunca işin arasında evlilik yürütmeye çalıştığını görse tayyip sana da 500 altın verirdi salsa.ayrıca güzel analiz eline sağlık:)

Miksiyon dedi ki...

nurcan taylanada 500 altın verilmiş sadece.. oda ağaoğlundan daire ve 1.buçuk trilyon istiyor bence haklı

turgut dedi ki...

furki nasıldı furki?

saLsa dedi ki...

@turgut

Ben çok beğendim, çok cesurdu geçen yıla göre ve çok daha efektifti.

saLsa