10 Eylül 2010 Cuma

F.Bahçe Ülker - Tofaş (Maç İzlenimleri)

Salı günü Düsseldorf ekibiyle oynanan hazırlık maçından sonra sarı lacivertlilerin bugünkü rakibi Tofaş idi. NBA Türkiye dergisinin Ekim sayısında yer alacak olan Neven Spahija röportajımı gerçekleştirmek üzere öğle saatlerinde gittiğim Dereağzı Tesisleri'nden maçı da izleyerek çıktık.


F.Bahçe Ülker maça geçen maçta takıma geç katıldığından ötürü cezalı olan Kinsey'in de içinde bulunduğu Greer - Kinsey - Preldzic - Mirsad - Kaya beşiyle başladı. Tofaş'ta Nihat İziç'in Milli Takım'da olması nedeniyle bayrağı devralan Mustafa Derin'in ilk 5 tercihi ise Lowe - Nichols - İnanç - Ruzic - Onur şeklindeydi. Baştan sona F.Bahçe Ülker üstünlüğünde geçen maçın ilk çeyreği Can Özcan'ın uzun menzilli üçlüğü sayesinde 25-19 bitti. İlk maça nazaran çok daha istekli ve hareketli görünen Kaya'nın güzel oyunuyla 2 dakikada çift hanelere ulaşan fark, iki blok vurup, cepheden iki tane de üçlük gönderen Lavrinovic'in mini resitali ile 16'ya çıktı devre sonunda (50-34). Üçüncü çeyreğin en güzel detayı son 5-6 dakikadaki F.Bahçe Ülker beşiydi (Erbil - Maxim - Kerem - Berkay - Lavrinovic) herhalde. Son çeyreğe ilk 2 çeyrekte olduğu gibi üçüncü çeyrekte de 25 sayı üretip de yakaladığı 75-51'lik skorla giren F.Bahçe Ülker, hiç zorlanmadan ve farkı da koruyarak maçı bitirdi: 92-66.

Greer bugünün kötülerindendi, maçın hemen başında yaptığı hataların ardından koç Spahija tarafından kenara çekilip ikaz edildi ve 1 dakika sonra oyuna girdi. Erbil ondan daha çok süre aldı ve iyi de oynadı. Spahija'nın yeni sezonda sıkça bize izleteceğini düşünüyorum Erbil'i. Düsseldorf maçının en skoreri Maxim biraz daha durgundu skor anlamında, ilk yarıdaki üçlüğü dışında. Bugün şansını iyi değerlendirenlerden biri de Berkay'dı. Aldığı sorumluluk ve sahip olduğu cesaret dikkat çekti, çok hareketliydi, skor da üretti. Kerem de idare etti durumu. Lavrinovic büyük tecrübe, Mirsad hakemlerle çok konuşkan, Kinsey henüz savruk, Emir ise ilk maça göre biraz daha dağınık görüntüsüyle notlarımız arasındaki yerlerini aldılar.

İşin Tofaş cephesine baktığımız zaman ise maç öncesinde konuşulan 'Kondisyon idmanlarının henüz bitmesinden ötürü takımdaki yorgunluk' net bir şekilde belli ediyordu kendini. Tabii bir de uzun rotasyonunun mevcut haliyle (İlkan - Ruzic - Onur) onlar için fazlasıyla yetersiz olduğu. Guard Lowe hareketli, Marques Green'den az biraz uzun, çok tehditkar değil ama yakaladığı zaman skorunu üretiyor. Austin Nichols iyi bir şutör ama hazır değil, yine de yüzdeli oynadı düzgün kalktığı şutlarda. Ruzic bildiğimiz Ruzic, bir takımı kurtaramaz ama iyi bir rol oyuncusu olur. Bu takımda sırıtması da ona ister istemez büyük beklentilerin yüklenmesi. Zira uzun rotasyonu çok zayıf. İnanç, Onur, Can ve G.Saray'ın oyuncusu İlkan oyunu idare eder seviyede oynadılar, ciddi süre bulan ve bu yıl takımın 2. guardı olduğundan sezon içinde de bu ciddi süreleri bulacak olan Fırat'a ise naçizane bir uyarım var: Potaya bak biraz, böylece savunulman biraz daha zor olur.

Yarın Florya'da G.Saray Cafe Crown - Tofaş maçı var saat 14:00'de. İzlemek isteyenlere duyurulur. Nihat İziç de takımın başında olacakmış o maçta, Ataköy - Florya arası kısa nasıl olsa. He unutmadan, F.Bahçe resmi sitesi henüz açıklamasa da Damir Mrsic'in 'Takım menajeri' sıfatıyla göreve başladığını Spahija da belirtti bugünkü röportajda. Merak edenlere.

3 Yorum Yapılmış:

koray dedi ki...

Galatasaray maçına seyirci alınıyor mu ki ?

saLsa dedi ki...

Valla F.Bahçe Ülker maçlarını epey insan seyretti 2 maçtır. G.Saray da oraya giden birini geri çevirmez, oturup maç izlemek adına. Diye düşünüyorum, emin değilim tabii. Dereağzı'nda iyi kötü birkaç oturma yeri var.

saLsa

koray dedi ki...

Anadolu yakasından floryaya gidip eli boş dönmek de var :)o zaman riske girmeyim