17 Eylül 2010 Cuma

G.Saray Cafe Crown: 79 - Medical Park Trabzonspor: 62

Şirkette fazlasıyla yoğun bir günü geride bırakmışken, hem haftanın bitişini kutlamak hem de 2 gündür yabancı rakiplerle oynayan iki takımın birbirleri karşısında ne yapacağını görmek adına hevesli bir biçimde kuruldum TV başına. Evet Trabzon'da neredeyse muhtemel ilk 5'in %80'i kadroda yok, evet G.Saray'da da sakatlar var ve evet takımlar henüz hazır değil. Ancak tüm bunların ışığında beklediğim seviyenin dahi çok altındaydı sahadaki oyun. Burada aslan payını Trabzon'un kadrosundaki eksiklere veriyorum. Maçı 79-62 kazanan G.Saray Cafe Crown, Rixos Cup'ta 3'te 3 yaparak şampiyonluğa uzandı.

G.Saray ilk çeyrekte eline geçirdiği skor üstünlüğünü maç sonuna kadar götürdü, zaten öldürücü darbeyi de ilk 7,5 dakikasında sadece 4 sayı yedikleri üçüncü çeyrekte vurdular. İlk yarının son topunda Caner'in attığı uzun mesafeli üçlüğe sinirlenen Oktay Mahmuti'nin devre arasında takımını ikaz etmiş olması kuvvetle muhtemel. Benim dikkatimi çeken detay Taylor Rochestie & Tutku Açık ikilisinden oluşan has guard rotasyonunun savunmadaki yumuşaklıkları. Üst seviye başarılar hedefleniyorsa -ki hedefleniyor- oradan savunma anlamında çok çok çok daha fazla verim alması gerekir G.Saray'ın. Şu aşamada bu ikili işin defansif kısmını -tabiatlarında da olmamasından ötürü- pek yapabilecekmiş gibi gözükmediler. Orta ve düşük seviyede sıkıntı yaratmaz ancak dediğim gibi üst seviyede Mahmuti'yi kanser eder. 2-3-4-5 numaralarda savunma anlamında işi daha kolay koçun, çünkü bir şekilde savunma terbiyesi almış isimler var elinde. Ben özellikle Andric - Kuqo - Rancik ve hatta 4 numarada da kullanılan Shumpert'tan oluşan uzun rotasyonunu çok dengeli ve zengin buldum. Oktay Mahmuti'nin savunmada ikili sıkıştırmalara çok çalıştırdığı ve dikkat çektiği hemen belli etti kendini, ki sever zaten bunu yapmayı. Guard rotasyonunun savunma tarafı hariç sinyaller gayet iyiydi bence sarı kırmızılı takımda.

Trabzonspor ise guardını henüz bulamaması ve Wright & Jamison ikilisinin sakat olmasıyla uğraşırken bir de Evren'in takımdan ayrılması geldi, tuz biber oldu duruma. Bugünkü Trabzon'u yorumlamaya pek gerek yok, zira Trabzon bu değil. Mutlu'nun gayreti pozitifti, onu söyleyebilirim. Yetenek anlamında çok iyi olmayışı, bazı boyundan büyük işlere kalkıştığında onu zorluyor olsa da isteği iyi seviyede idi. Derrick Obasohan belli ediyor kendini, ritmini yakaladığında iyi işler yapacak. Özellikle iç saha maçlarında büyük katkı verir diye düşünüyorum. Bir de aklıma gelmişken, ne olacak bu Caner Öner'in hali? Kaç sene önce Alpella ile ilk TBL deneyimini yaşadığı sezonda, ligin en dikkat çeken isimlerinden biri olmuş ve Ömer Aşık ile birlikte o Alpella'yı taşıyan yerli omurgayı oluşturmuştu. Biz gelişir diye beklerken, her yıl biraz daha geriye gitmekte. En iyisini kendi bilir ama benim gördüğüm şey, gittiği yolun yol olmadığı. Trabzon'u tam kadroyken izleyip analiz etmek lazım, Ersin bile kötü durumda şu anda takımda. Bugün hücumda özellikle 3. çeyrekte ciddi anlamda kabız oldular, hiçbir şey üretemediler bununla paralel olarak.

1 Yorum Var:

Giray dedi ki...

Ersin'in piyasası var ;)