27 Eylül 2010 Pazartesi

Koç Gökhan Taştimur'un Kamp Günlüğü

Kariyerinde yedi farklı takımı ikinci ligden birinci lige taşıma başarını göstermesinin ardından geçtiğimiz sezon bu rekorunu Olin Edirne ile sekiz takıma çıkartan ve bu anlamda adını Türk basketboluna yazdırmış isimlerden biri olan Gökhan Taştimur'un bu yıl Edirne'de kurduğu yeni kadro herkes tarafından merak ediliyor. Zira transfer dönemindeki hamlelerle herkesin ilgisini çekmeyi başardılar. Çoğu basketbolsever tarafından göze hoş gelmediği yönüyle eleştirilen bir oyun felsefesine sahip koç Gökhan Taştimur, sadece skorlarını takip edebildiğimiz lige hazırlık sürecini anlattı bizlere. Yaklaşık bir aylık süreçte neler yaşandığını, kafasındaki oyun planını, takımın son halini keyifli bir anlatımla, birinci ağızdan dinlemek için şöyle alalım sizleri.

4 Eylül 2010 da başlayan kamp ve hazırlık maçı maceramız bu akşam oynayacağımız Olympiakos maçıyla sona eriyor. Eğer hazırlık maçlarının yüzeysel olarak üzerinden geçecek olursak; özellikle İtalya bölümünde çok iyi bir dönem geçirdik. Her ne kadar galibiyet ve mağlubiyetleri kendi basketbolumuzu oturtana kadar önemsemesek de önemli takımlara karşı önemli galibiyetler aldık. Fransız Toloune ve Rus Samara Red Wings takımları gibi. Ancak bu dönemde netice hiçbir şekilde önemli değil. Hatta İtalya’daki bu başarılı grafik beni şaşırttı. Çünkü benim takımlarımda bu dönem genelde kendi basketbol düzenimiz oturtma dönemi olduğu için hazırlık maçı neticesini önemsemezdim. Ama o maçları dahi kazandık. Tabii bir diğer gerçek de Can Akın’ın 4 Eylül'den önce 1 aya yakın tedavi görmesi, Erdal Bibo’nun Ağustos sonunda takıma katılması, Predrag Samardzisi’nin Makedon Milli Takımı maçlarından dolayı İtalya seyahatinden hemen önce takıma katılması, Simonas Serapinas’ın 10 gün boyunca bizimle deneme süresi geçirmesi, Tufan Ersöz’ün bu süre içinde fizik tedavi görmesi ve en son olarak da Litvanya Milli Takımı oyuncusu Renaldas Seibutis’in üç gün önce oynadığımız İzmir turnuvasından üç gün önce gelmiş olması aldığımız sonuçlar itibariyle çok yol kat ettiğimizi gösterdi. Şu anda bizim tek üzerinde durduğumuz nokta tabii ki oyun düzenimiz ve saha içindeki oyun disiplinimiz. Kısacası kendi basketbolumuzu ortaya çıkarmak.

Bu dönemde en keyif aldığım nokta ise bu kadar kısa sürede yukarıda saydığım oyuncuların birbirlerine uyum sağlamaları, birbirlerine saygı duymaları ve paylaşmaları. Buradaki en büyük emeklerden biri de tabii ki takım kaptanı olarak Ege Taşpınar’ın tecrübesi ve koyduğu tüm katkıdır. 15 gün boyunca teknik ekip olarak tatile çıksak dahi eminim ki 15 gün sonra döndüğümüzde kendi basketbolumuz biz olmasak dahi ivme kazanır. Ege ile birlikte bu yıl da devam etmek benim için en büyük şans diye düşünüyorum. En son İzmir’de oynadığımız turnuvadaki neticeler aslında İtalya’da beklediğimiz geç kalmış neticelerdi. Oyunculara hazırlık maçlarında her zaman şunu söylemişimdir; adı üzerinde HAZIRLIK! Bunun dışına çıkma düşüncesine girerlerse maçtan sonra internetten puan tablosuna bakmalarını isterim. Galibiyet ya da mağlubiyet neyi değiştirmiş diye. Herhangi bir değişiklik olmadığını görünce hazırlık maçlarını hazırlık maçları gibi oynarız. Bu da zaten bizi amaca ulaştırır. Zaman zaman kendi basketbolumuzu inşa döneminde alınan mağlubiyetlerden sonra, örneğin İzmir, neredeyse sert ve iyi savunma yapmanın kötü bir alışkanlık olduğunu söylemeye çalışırlar. Bununla birlikte neden tempoyu düşürüyor, neden fastbreak attırmıyor diyenler olur. Ben bunları saygıyla karşılarım. Ama eğer ben yeni oyuncularımdan hızlı hücum etmemelerini isteyeceksem neden Can Akın gibi açık saha da çok etkili bir guard alayım? Neden Avrupa basketbolunun ciddi potansiyel olarak gördüğü yerinde duramayan Renaldas Seibutis’i transfer edeyim. Ama tabii ki onu transfer etmemdeki en büyük nedenlerden biri de Dünya Şampiyonası 3.'lük maçında Teodosic’i savunmak için sahaya ilk 5 çıkması. Oyunun her iki yönünde oynayabilen, hem fastbreak'e koşup hem iyi savunma yapan çok oyuncu bulamazsınız. Şu anki hazırlık döneminde her şeyi bir anda isteyemiyorsunuz.

Yapım itibariyle iyi müdafaa yapısı olan bir antrenör olduğumdan bugünkü dönemde fizik kondisyonun hem hücum hem de müdafaaya yetmeyeceği için müdafaa programını ön planda tutuyoruz. Rakip takımların oyuncularının bireysel özelliklerine minimum önlem almayı seven bir antrenörüm. Biz tamamen kendi takım müdafaamızı yapılandırıyoruz. Bu süreçte de zaferler hasar istiyor. Kendi basketbolumuz içinde az hata yaparak oynamak ve bir basketbol takımı hüviyetinde olmak tek çabamız. Yoksa 24 yaşına olan Predrag Samardziski’nin yerine 2 metre civarında, atletik yönü iyi olan, seyircinin gözüne çok hoş gelebilecek veya yine 24 yaşındaki Renaldas Seibutis’in yerine orta sahayı geçtikten sonra çembere her yerden sokacak yabancı oyuncular getirebilirdik. Üstelik daha da ucuz olurlardı. Ben hafta sonu geldiğinde, oyuncuların performansları yerine kendi basketbolumuzun sergilenmesini istiyorum. Bunda da tek ihtiyacımız bu konuda sabır göstermektir. Normalde 1. Lige yeni çıkan bir takımın hedefi ilk senesinde alabileceği kadar galibiyet alıp ligde kalmaktır. Ama benim böyle bir yorum yapmam kendimi koruma altına almaya çalışmam benim yapıma uygun değildir. Zaten kulübümüzün sponsoru Edirne Yağ Sanayii Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Sayın Edip Ağaoğulları da böyle bir yoruma izin vermez. Bizim hedefimiz 2010-2011 sezonunda gidebildiğimiz en iyi yere kadar gidebilmektir. Tabii ki 10. haftayı bitirdiğimizde bizim 1 veya 2 galibiyetimiz varsa bu anlattıklarım geçerliliğini kaybeder. Tek ricam benim iddialı yapımdan dolayı gerek mütevazı bütçesiyle, gerekse de 3 yıl önce bölgesel Ligde oynayan, ilk defa 1. Lig kıyafetini giyen kulübümüzün heyecanlı olması; sezon başındaki iş kazalarında bu konuda kimsenin panik yapmamasıdır.

Şu anki kadromuzun başında bulunmak beni çok onurlandırıyor ve ayrıca sorumluluğumu da arttırıyor. Her biri gerçek dava adamı olan 14 sporcumuz var. Bizi seyretmek emin olun ki herkese zevk verecektir. Bu akşam ki oynayacağımız Olympiakos maçı 3 yıl önce Bölgesel Lig'de oynayan bir kulübün kısa süre de nerelere geldiğinin net göstergesidir. Bu hazırlık maçı kulübümüze prestij kazandıracaktır.

Henüz Yorum Yapılmamış