26 Eylül 2010 Pazar

Türk Telekom: 62 - F.Bahçe Ülker: 72

Spahija'nın özel isteğiyle çalışmalarını Ankara'da sürdüren F.Bahçe Ülker, dün akşam Ankara Arena'da Türk Telekom ile bir hazırlık maçı oynadı. İki gündür üstüste hazırlık maçları oynayan Telekom'un bu maç için Hacettepe Turnuvası'nın son günündeki Hacettepe maçından feragat ettiğini söyleyelim. Doğrusu da buydu zaten. F.Bahçe Ülker gibi bir rakip Ankara'ya gelmiş iken kaçırmak istemediler bu fırsatı. İlk çeyreği 23-16 geride kapatan sarı lacivertliler, soyunma odasına 38-37 önde girmeyi başardıktan sonra ikinci yarıdaki savunma performansıyla galibiyete ulaştı. Detaylar için şöyle alalım sizi.

Sakatlıkları bulunan Mirsad Türkcan, Roko Ukic ve Marko Tomas'ın kenardan izlediği karşılaşmada Telekom kanadında da Yunus Çankaya, Berent ve Adem Ören forma giymedi. Yunus ve Berent formalı olarak benchdeydi. Mehmet Yağmur -Gilstrap - Larry Owens - Rasim Başak - Wesson beşiyle sahaya çıkan Telekom'a karşılık Spahija'nın beşi Emir Preldzic - Kinsey - Ömer - Kaya - Vidmar şeklindeydi. İki tarafın da tutuk başladığı karşılaşmada Vidmar, Wesson'ı savunmakta zorlandı ve ilk çeyrekte üç faul alarak kenara gitti. Koç Spahija'yı da kızdırdı açıkçası. Maç boyunca sakin olan ve maçı oturarak takip eden koçun ender ayağa kalktığı anlardan biriydi Vidmar'ın benche hareketlenişi. Ömer Onan ve Lavrinovic'in dışardan bulduğu sayılara üç yabancısıyla karşılık veren Telekom, çeyrek sonunda yakaladığı seriyle öne fırladı ve çeyreği 23-16 önde tamamladı. Hareketli oyunuyla dikkat çeken Owens 7, Wesson da 5 sayıyla kapattı çeyereği.

İkinci çeyrekle birlikte sertleşmeye başladı F.Bahçe Ülker savunması. Kaya Peker - Lavrinovic ikilisi boyalı bölgeyi iyi kapattılar. Şans bulan genç isimlerden Erbil Eroğlu da dışardaki savunmasıyla önemli bir destek verdi bu müdafaaya. Bir de üçlük yolladı genç Erbil ve 35-32'de ilk kez öne geçti F.Bahçe Ülker. Ömer Onan'ın parkedeki koçluğuyla ve takımı iyi yönlendirmesiyle beraber soyunma odasına da 38-37 önde girmeyi başardılar. Bu çeyrekte Telekom'da ayakta kalabilen tek isim Mehmet Yağmur oldu ama katı savunmaya karşı hücum etmekte oldukça zorlandılar. Maçın büyük bölümünde alan savunması yapmayı tercih eden ev sahibine karşı devre sonunda Lavrinovic 8, Ömer - Kinsey - Emir üçlüsü de 7'şer sayıya ulaşmıştı bile.

Soyunma odasından istekli dönen taraf F.Bahçe Ülker oldu. Maç boyunca savunmanın daha sert yapılmasını isteyen koç Spahija'nın içerde neler söylediğini tahmin etmek zor değil. Ciddi anlamda kaliteli bir savunma yaptı F.Bahçe Ülker. Öyle ki, üçüncü çeyrekte tam 4 kez 24 saniyeye hücum edemediler. 2 kez de tam düdükten önce elden çıkardılar topu. Çeyreğin ilk altı buçuk dakikasında sayı bulamayan ev sahibine karşılık F.Bahçe Ülker de hücumda istediği ritmi yakalayamadı bir türlü. Bu nedenle söz konusu sekansı çok daha farklı geçme şansı kaybettiler fakat bu savunma isteği memnun ediciydi kesinlikle. Maxim Mutaf'ın yay gerisinden üç denemesinde isabet bulamadığını da ekleyelim bu çeyrekte. Çeyrek sonunda topu kapıp, fast-break'i bitirerek biraz olsun morallendi o da. 3'ü serbest atış çizgisinden olmak üzere yalnızca 7 sayı yiyen F.Bahçe Ülker savunması final periyoduna 52-44 önde girmeyi başardı. İlk on dakikadaki 23 sayının ardından, 20 dakikada yenen toplam skor sadece 19 idi.

Son çeyrekte rahat bir oyunla, Greer - Maxim - Ömer - Lavrinovic - Oğuz beşini uzunca süre sahada tutarak, 72-62 galip ayrıldı salondan F.Bahçe Ülker. Son beş dakikadaki savunmaların göstermelik olduğunu söylemek lazım bu noktada. Sık sık serbest atış çizgisine gitti Telekom bu dönemde. Sarı lacivertlilerde oyuna girip skor üretemeyen tek isim, genç transfer Mahalbasic oldu. İki yarıda da forma şansı buldu ama yorum yapmamıza yetecek kadar izleyemedik onu. Muhtemelen kiralanacaktır genç oyuncu. Lavrinovic şu haliyle bile oldukça hazır gözüktü. 13 sayısıyla takımının en skoreri oldu. Kaya Peker, tutuk başladı ve öyle de devam etti maça. Oğuz, verdiği kiloların etkisiyle hareketlenmiş durumda. Ömer ve Semih'in ayrılmasının ardından takım içindeki rolü değişecek haliyle. Özellikle 3+2 kuralıyla oynadığımız ligimizde. Neler yapabileceğini biliyoruz, önemli bir sezon onun için. Greer, bildiğimiz gibi. Savunması halen toz şeker kıvamında. Vidmar, ilk geldiği sezondaki maçlarından birini oynadı dün. Çok çabuk faul problemine girdi. Bu sorunu yavaş yavaş aşmaya başladığını düşünüyorduk oysa ki. Preldzic yine her işi yapan performanslarından birini izletti dün. Ters eşleşmeyi yakaladığında sırtı dönük oyununu oynayabilen Preldzic'in aynı oyunu Wesson'a karşı yapmaya çalışması da maçın ilginç görüntülerinden biriydi.

Türk Telekom ise üstüste üçüncü hazırlık maçını oynadı dün. Koç Faruk Akagün, rotasyonu çok geniş tutsa da oyuncuların yorgun hali gözlerden kaçmadı. Buna rağmen Berent, hiç süre almadı. Başka bir takıma geçeceği söylentisi var, şimdilik söylenti olarak dursun burada. Yabancı tercihlerinden Gilstrap, hayalkırıklığı yaratmaya devam ediyor. Diğer iki Amerikalı da çok nitelikli oyuncular değiller belki ama Gilstrap sırıtıyor parkede. Önümüzdeki günlerde takımdan ayrılış haberini yapabiliriz diye tahmin ediyorum. 2010 model Telekom, İhsan Bayülken'in deyimiyle tam 'iki ucu keskin bir bıçak' kıvamında. İlerleyen günler neler gösterecek onlar için, bekleyip göreceğiz hep birlikte.

Türk Telekom (62): Z. Wesson 9, Heiko Schaffartzik 4, Orhan Hacıyeva 7, Rasim Başak 2, Mehmet Yağmur 12, Marquis Gilstrap 2, Larry Owens 12, Diamon Simpson 13, Uğur Öğüt 1

F.Bahçe Ülker (72): Ömer Onan 10, Lynn Greer 4 sayı, Darius Lavrinovic 13 sayı, Gasper Vidmar 2, Kaya Peker 4, Erbil Eroğlu 3, Can Maxim Mutaf 7, Rasid Mahalbasic, Oğuz Savaş 8, T. Kinsey 9, Emir Preldzic 12

1 Yorum Var:

Gündüz Feneri dedi ki...

bu maçları bile ayrıntılarıyla vererek çok büyük iş yapıyorsunuz. emeği geçen herkesi tebrik ediyorum naçizane.

fener'e gelince; ukic ve tomas'ın katılımıyla inanılmaz bir takım ortaya çıkacak. efes'in en iyi zamanları dâhil böylesine kaliteli bir kadroyu kolay kolay hatırlayamayız bence. spahija faktörünü de düşününce, mirsad'ın belirttiği final four hiç de uzak bir ihtimal değil. ama ilk yıl için çeyrek finalde çok güçlü bir takıma elenmek de başarı sayılmalı. ama çeyrek final oynayamamak hayal kırıklığı olur bence.

ligde ise rakipsiz durumda fenerbahçe.