21 Ekim 2010 Perşembe

C.Başkanlığı Kupası F.Bahçe'nin (75 - 58)

Bu alanda yeryüzünde parmakla gösterilen oyuncular var iki takımızda da. Yeni hedeflerle, heyecan verici düzeyde Avrupa çapında düşüncelerle göreve gelen iki yeni koç da kenarda. Bu yıldızları yıllar sonra İstanbul'da yarı yarıya tribünle derbide izleme fırsatımız varken biz yine en iyi bildiğimiz işi yapıyoruz. Bugün öğlen Tribündergi'nin videosunu paylaşmıştık, aynı sahneler. Alanlar değişse de istikrarın en sağlam olduğu iş bu zaten ülke topraklarında. Yine sahaya yağan maddeler, kadın basketbol maçında kadını aşağılayan küfürler. Ne denebilir ki bunun üstüne, günlerdir bu maçı muhabbetlerimize meze etmişken hangi heyecanla oturup da iki kelam edilebilir ki maç hakkında? Bu gereksizliklerin yaşanacağı bile bile C.Başkanı'nın gelmeyeceği maçı İstanbul'a alanların payını da vermeden geçmeyelim. Neyi zorluyorsunuz ki, bu ülke insanı adabıyla oturup derbi seyretmeyi istemiyor, istemeyecek de. Futbol dolu bünyelerine ters geliyor bir kere. Tribünlerin Aziz Yıldırım'a küfür etmeye başlamasıyla şu sıralar hayli zor günler geçiren Başkan Adnan Polat'ın salonu terkettiğini de söyleyelim son olarak. Önemliydi.

Herşeyi bir kenara bırakıp yine de parkede oynayanın hakkını vermeye çalışalım biz, yoksa daha kötü hissedeceğim kendimi. Fowles'in 2 sayı - 8 ribaund - 1 asist -2 blokluk ilk çeyrek performansıyla oyuna tutunan G.Saray Medical Park, ikinci periyotla birlikte bir kez daha Muhteşem Üçlü'ye karşı koyamayarak oyundan koptu. Ve sarı lacivert fırtınada bir daha da kendine gelemedi. Devrede 26 sayı - 12 ribaund - 2 asistle oynayan Nevriye - Birsel - Esmeral üçlüsüne karşı sarı kırmızılıların yerli oyunculardan yalnızca iki sayılık bir katkı alabilmesi son beş yılın özeti zaten. Yenilenen yerli rotasyonuyla bunu yok etmeyi planlayan koç Yıldızoğlu da ilk sınavında fena çaktı. Büyük bir heyecanla beklediğimiz Taurasi'nin saha içi isabeti bulamadığı bir devreyi 44-20 önde kapatan F.Bahçe'nin bu ezici oyunuyla farka koştuğu karşılaşma zor şartlar altında da olsa tamamlandı. Ve F.Bahçe, bir ara 30 sayıya kadar dayadığı farkın ardından Ratgeber'li yeni yüzüyle ilk kupasına ulaşmış oldu (75-58). Son iki yılda finalde kaybettikten sonra bugün 18. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı müzesine götüren sarı lacivertliler böylece bu kupada da ezeli rakipleriyle eşitliği yakalamış oldular. Ufak ama önemli bir detay kesinlikle.

9 Yorum Yapılmış:

ozz dedi ki...

Her iki takımın oyuncularını tebrik ediyorum, Taurasi bu kadar çok şutu kaçırmasa fark inanılmaz seviyelerde olurdu galiba.
Maç izlemeyi bilmeyen holiganlar mümkünse maçları izlemeye gelmesin arkadaş, nedir bu kaç kere durdu maç. Futbolu bile izlemeyi beceremeyenlerden basketbolu izlemelerini beklemek ne kadar doğru ki zaten. Maçta baskı kurmayı küfür etmek, kavga çıkarmak ve sahaya yabancı madde atmak olarak bilenlere ne denir?

Selami dedi ki...

Galatasaray taraftarının her maçta olduğu gibi( sadece basket değil voleybol maçlarını da bu şekilde çığırından çıkartıyorlar) bu maçı da terörize edeceklerini bildiğim için annemin bütün ısrarlarına rağmen gitmedim,iyi de yapmışım.Sanırım GS futbol takımının içinde bulunduğu zor durum ve haftasonundaki derbi maçı GS taraftarının tansiyonunun 20-13 olmasına sebep olmuş anlaşılan,gelen GS'liler içerisinde maçla ilgilenen kimse yoktu neredeyse,herkes küfür etmeye ve sahaya bir şeyler fırlatmaya gelmişti,hakemlerin sahayı tamamen boşaltmasından korktum,zira olaylara karışmayan FB taraftarının kupa seromonisini seyretmeye hakkı vardı,haklı olarak sadece GS taraftarını boşalttılar,FB taraftarı kaldı ve son 5 dakika hiçbir olay çıkmadan maç tamamlandı.

Maça gelirsek Ceyhun Yıldızoğlu'nun bol oyuncu değiştirme alışkanlığı ters tepti,Agustus gibi attıkça ısınan bir oyuncuyu 5 dakikadan fazla oyunda göremedik,o kadar abarttı ki takım çorbaya döndü,düzen oturtamadılar,savunma felaketti,Fowles'a rağmen pota altı yol geçen hanına döndü,hücumda set oyununu neredeyse hiç seyredemedik,eline gelen oyuncu topu salladı.FB ise muhteşem üçlüsü+ Penny ile mükemmele yakın oynadı,savunmada rakibe nefes aldırmadı,Taurasi berbat oynamasına rağmen 3.çeyrek sonu 30 sayıydı,Anna Vajda ayak bileğindeki sakatlığından dolayı oynamadı,haftaya Euroleague başlıyor,haydi hayırlısı,her iki takıma da başarılar,fakat GS niye bütün yabancılarını Amerikalı olarak seçmiş anlayamadım,hepsini Avrupa'da oynatamayacak,bu büyük bir hata bence.

Sinan Doğan dedi ki...

Herşey çok güzel başlamıştı Galatasaray tribünü 5/4 oranında doluydu ve Fenerbahçe'ye karşı ezici bir üstünlük kurulmuştu, maçın başlarında da iyi bir destek vardı ama farkın açılması ve oyunun kopmasıyla birlikte yine kendine hakim olamayanların yüzünden en azından tribün olarak hafızalarımızda güzel bir gün olarak kalabilecek bu maç katledilmiş oldu. Fenerbahçe taraftarıda sayıca daha az olmasına karşın iyi destek verdi takımına. Oyuna gelirsek Ceyhun Yıldızoğlu'nun saçmalıklarını izledik maç boyunca, sürekli oyuncu değiştirerek ne yapmaya çalıştı bilmiyorum ama şu var tecrübesizliği ve acemiliği gözlerden kaçmıyor şu takıma derhal birisi Cem Akdağ'ı getirse çok sevinirim. 2.periyotta oyundan tamamen düşen Galatasaray maçı orada kaybetmiş oldu. Ezeli rakibimiz Fenerbahçe'yi kupayı kazanmasından ötürü tebrik ediyorum...

Sarıkaya dedi ki...

"Futbol dolu bünyelerine ters geliyor bir kere." sorunsalına tersten yaklaşmak istiyorum. Bi' basketbolsever için futbolda, basketbolda olmayan ne var? Var da ben mi bilmiyorum?

Bu biraz "Kapitalizm insanın insanı sömürmesidir. Komünizm ise tam tersi!" lafına benzedi ama hadi neyse!:-))

serpil dedi ki...

peny+nevriye+birsel farkı yarattı.. bu sene avrupa da çok güzel başarılar olacak buna inanıyorum.. gs daha oturmadı ama yerlileri biraz daha kalitelerini göstermeli..

Cakivu dedi ki...

maçı canlı değil tekrarını izledim, fenerin yabancıları da devreye gelince çok iyi takım olacak, hatta en üst düzey olacak diyebilirim ama gs maçlarında fowlesın çok büyük sorun olacağını düşünüyorum, tek başına maç alamayabilir ama pota altında tam bir canavar kendisi...

basket maçındaki olaylara değinmekten sıkıldım artık dün gs yaptı ö kaka da demicem fenerlilerde yapıyor yeri gelince beşiktaşlısıda bunu bilinçle aşabiliriz ve tribünlere giderek, dün iş çıkışı caferağada fener-ibb altyapı maçı, özlemişim o atmosferi o kadar hoşuma gittiki sadece basketbol izliyorsunuz...

murat dedi ki...

Cakivu

Tek basşına fowles maç falan alamaz
...Dünki atış yuzdesıne baksana Nevriye karşısında nasıl zorlandı savunmada bunları yazmazsınız ama...Bir Taurasi var orda tek başına maç alacak başkası yok...Sallamayalım...

Selami dedi ki...

@ Murat

Nevriye yaşı ve fiziği itibariyle Fowles ile tek başına başa çıkamaz,zaten öyle bir şeye gerek yok,Matovic ve Nevlin değişerek tuttular,etkisiz eleman haline getirdiler,istatistiklere bakarsan şut yüzdesinin düşük olduğunu ve bir sürü top kaybı yaptığını göreceksin.Fowles tek başına bir yıldız değil,yanında çok iyi bir oyun kurucunun olması gerekli,fakat Işıl üstüste geçirdiği çok ağır iki sakatlık sonrası haklı olarak hazır değil,Işıl kendini bulursa Fowles'in performansı artar.
Bir de Taurasi dışında tek başına maç alacak kimse yok demişsin,sana Penny Taylor ve geçen sene final serisi son maç dersem birşeyler çağrıştırır mı acaba?

Cakivu dedi ki...

sallamaylım evet, tekrar ve dikkatli okursanız, ben zaten fowles "tek başına alamayabilir" demişim, boşu boşuna sallamayalımlı cümle kurma çabalarına girmezsiniz...