5 Ekim 2010 Salı

Efes Pilsen Uzun Arayışında

Miroslav Raduljica'nın bileğindeki sakatlığı ile alakalı bilgileri Sırp sitelerinden aldık bugüne kadar. Çünkü Efes Pilsen cephesinden doğrulanan bir bilgi olmadı bu. Pazar günü Merter tesislerinde oynanan Olympiakos maçını izleyenler, ayağını yere basmamak için kullandığı bir kalıpla beraber koltuk değnekli Raduljica'yı gördüler. Durumunu soranlara '6 hafta' dedi Sırp oyuncu. Sakatlığın durumuna göre bu sürenin uzama ihtimali de mevcut elbette. Fakat hem kısa hem uzun vadeli planlarını Raduljica üzerinden şekillendiren lacivert beyazlılar, tüm maratonların başlamasına çok kısa bir süre kala uzun oyuncu arayışındalar şimdi. Pazar günü forma giymeyen Kerem Gönlüm'ün de ufak bir sakatlığı varmış bu arada. Perasovic yönetiminde iyi bir hazırlık dönemi geçen Efes Pilsen'in en büyük sıkıntısı uzun rotasyonunda gözüküyor an itibariyle. Raduljica sağlam şekilde dönene kadar durumu idare edecek transferi en kısa sürede yapabilirler umarım.

7 Yorum Yapılmış:

Ahmet Karadag dedi ki...

Bu konu hakkinda efesliler.org forumundaki arkadasimiz Thom Yorke (Gürcay) en güzel yorumu yapmis. Affina siginarak iletisini aynen copy paste yapiyorum:

"Kasun'un gitmesi, gelmesi, vs. önemli değil arkadaşlar.

Bu yönetim 2 sene önce Kasun'u aldığında adamın bir yedeği yoktu. Müzmin sakatımız Kasun sakatlanınca pivotsuz bir EL sezonu geçirdik ve tarihimizde ilk kez EL'de Top-16 göremedik.
Sezon sonunda Ataman'ın "Tek pivotla sezona başlama kararımız hatalıydı" demecini çok net hatırlıyorum. Ama bu ders yetmemiş ki geçen sene de sezon öncesinde yine tek Kasun ile başlayacaktık. Gönlüm ceza alınca sezonun başlamasına kısa süre kala yerli rotasyonu için Kuqo alındı. Baktık olmayacak son dakika transferiyle, sadece EL'de oynayabilecek Santiago alındı. Yine kısa rotasyonu yabancılarla doldurulmuş, yabancı uzuna TBL kadrosunda yer kalmamıştı.

Bu seneye geliyoruz: Aynı hata tekrarlanıyor (demek ki olayın Ataman ile alakası yokmuş!!). Yine tek yabancı pivot ve onu yedekleyebilecek tek bir yerli pivot dahi yok... ve yine tek pivotumuz da sakatlanıyor... ve biz yine sadece EL'de oynayabilecek yeni bir yabancı pivotun muhabbetini yapıyoruz.

Bu yönetim ne yapıyor? Bu adamların aklı nerede?! Bizim gördüğümüzü 3 yıldır göremiyorlar mı? Tuncay Özilhan herhangi bir şirketinde veya bankasında 3 sene sürekli aynı hataları yapan bir yöneticisini şirketinde tutar mı? Bu kadar yatırımın heba olmasına göz yumar mı? Gerektiğinde masaya yumruğunu niye vurmuyor? Wisniewski saçmalığı yerine adam gibi 2. bir pivot niye zamanında alınmadı?

Göz göre göre bizi yine hüsran bekliyor!!"

Söylenecek daha fazla birsey yok aslinda.

Selami dedi ki...

Gerçekten de Wisniewski transferinin niye yapıldığını anlayabilen birisi var mı acaba? 2 yıldır içeride bu kadar sorun yaşanırken bütün yabancı haklarını kısa oyunculardan kullanırken Ergin Ataman'ın dış oyuncu ağırlıklı oyun sistemine suç bulunmuştu,bu sene yine aynı senaryo,üstelik Kaya Peker gitmiş,artı Raduljica gelecek vadeden bir oyuncu olabilir,fakat Sırp Milli Takımın'da Perovic gibi son derece sıradan bir oyuncuyu dahi kesemezken bütün yatırımı bu adamın üstüne yapmaları anlaşılır gibi değil.

Kapkankağan dedi ki...

aslında efes'in guard alması kötü bir durum değil bir takım guardı kadar oynar bence. Ha pota altıda güçlü olmalı tabi bence Igor Rakocevic gitmeliydi yerine daha winsniewski yerine daha üst düzey bir guard alınmalıydı reko dan açılan boşluğuda ayakları çabuk bir 5 numara alınmalıydı. sinan-kerem-ender ve alınacak üst düzey bir guard ile reko nun boşluğu anlaşılmazdı bile.

HotSauce21 dedi ki...

üstteki yorumda katıldığım yer de var katılmadığım yerde. bana göre yabancı transferi fark yaratmak için yapılmalı, rol oyuncusu kıvamındaki isimlerle kadroyu şişirmek gayet mantıksız bir hareket. efes'in yabancı oyun kurucuya kesinlikle ihtiyacı var, ama bu isim wisniewski mi olmalıydı işte o tartışılır. çok daha fazla fark yaratabilecek bi isimle o bölge takviye edilip giden isim kesinlikle thornton olmalıydı. daha öncede sölediğim gibi hücumda post-up'ı dışında istikrarlı bir silahı olmayan ve sırf savunması üst düzey diye bu takımda tutulan thornton sebebiyle hem kısa kadrosu iyice şişkinlik yaratmakta ve süre alsa belkide aynı katkıyı verecek sinan'ın önü kesilmekte hemde bahsedildiği gibi 3 sezondur yapılan yedek pivotsuz oynama hastalığı iyiden iyiye kangrene dönüşmektedir.

Sarıkaya dedi ki...

Şu an Avrupa'da herhangi bir takımın 5 numara konusunda sorun yaşamaması çok zor. NBA 30 takıma çıktığından beri, iki top sektiren ve fakat boyu 2.10'un üzerindeki her basketbolcu bi' kere NBA'e uğramadan edemiyor. Avrupada'ki takımlar da, ya çok gençlere ya da ununu elemiş de duvara asmışlara kalıyor. Günümüz şartlarında, Radulica gibi bi' 5 numaraya uzun vadeli yatırım yapmaktan başka pek fazla bir seçenek yok Sakatlık konusunda ise, henüz tıp çaresiz!:-((

"Tuncay Özilhan herhangi bir şirketinde veya bankasında 3 sene sürekli aynı hataları yapan bir yöneticisini şirketinde tutar mı?" lafına ise buyrun, CV'lerinizi direk veya head hunter aracılığı ile gönderin derim.

Johnny dedi ki...

@Sarıkaya

NBA'e giden olduğu gibi dönen de var. Sonuçta 30 takım ve her takımda 15 oyuncu var. Elbette bir sirkülasyon olacak. Pecherov gibi bir oyuncu bulmak çok mu zor ?

Gurcay dedi ki...

Ahmet Karadag beni onore etmiş. Sağolsun...

Günümüz basketbolunda 4 numaralar çok ön plana çıktı ama 1 ve 5 lerin önemi hiçbir zaman azalmadı. 4-5 yıldır Efes Pilsen 1 ve 5 transferlerinde sürekli karavana atıyor. Ama ondan önemlisi sezona hep tek pivotla başlanıyor. Bu sene Oğuz transfer edilmeden Kuqo'yu gönderen (dereyi görmeden paçayı sıvayan) yöneticilerimize selam olsun.
Wisniewski transferine "saçmalık" demem de adamın Kerem'den daha iyi olmamasıdır. Yoksa Teodosic alındı da laf mı ettik? ;)