20 Ekim 2010 Çarşamba

F.Bahçe Ülker: 86 - L.Rytas: 69 (Rahat Açılış)

Turkish Airlines Euroleague'deki ilk sınavını birçok tanıdık ismin (Cemal Nalga, Brad Newley, Bajramovic, hatta bugün oynamasa da yeni transfer El-Amin) forma giydiği Rytas karşısında veren F.Bahçe Ülker, baştan sona önde götürdüğü karşılaşmayı zorlanmadan kazandı ve geçen yıl grup sonuncusu olarak veda ettiği turnuvanın bu sezonki heyecanına galibiyetle başladı. Lavrinovic 21 sayıyla yine takımın en skoreri, onu 17 sayısı ve kocaman yüreği ile Vidmar takip etti.

Lavrinovic daha ilk çeyrekte 11 sayıya ulaşıp (iki üçlüğü var) Bandırma'da yakaladığı formunu Sinan Erdem'e de taşıdığını gösterirken, Ukic ile Tomas'ın da çıkmadan oynayıp hücum setlerinde ve savunma direncinde yaptıkları pozitif katkının da etkisiyle hızlı hücumlarıyla meşhur Rytas'a hoş bir sürpriz yaptı F.Bahçe Ülker. Ofansta setlere sadık kalışları rakiplerinden hızlı hücum sayısı yemelerine engel oldu. Son 2-3 hücumda o sadakatten vazgeçmeleri Rytas'a farkı indirme şansı tanıdı (24-16). Lavrinovic istendiği gibi, Tomas kıpırdamaya başladı ki bu önemli, Vidmar ise tüm iyi niyetine ve çalışkanlığına rağmen yine pota altında beceriksiz.

İkinci çeyrekte takım direksiyonu Greer'e emanetti, fena oynamadı, idare etti en azından. Oğuz Savaş'ın üst üste bulduğu sayılar ile girilen bu çeyreğin ilk yarısında da işler sarı lacivertlilerin istediği gibi gitti. Kısa bir süreliğine Rytas'ın istediği kıvama gelen oyunda devrenin son bölümünde yine F.Bahçe Ülker'i bilinçli hücumdan uzak gördük. Bireysel zorlamalar rakibe kolay sayı şansı da tanıdı. Yoksa çok rahat 20+ farklı bitmesi gereken bir ilk yarıydı (40-27). Ukic yorulunca hiç çekilmiyor, sırf zorlama. 5 asisti var ama saha içi yüzdesi 1/7. F.Bahçe Ülker'in ribaund üstünlüğü de uzak ara. Kaya 7 dakikada 7 ribaund çekerek bu kategorinin lideri.

İlk yarının yüzdesiz Ukic'i yüzdeli (hatta %100), ilk yarının bitiricilik anlamında sıkıntılı ismi Vidmar becerikli (Lavrinovic ve Oğuz'dan sonra o da çift haneli), Lavrinovic üretime devam, Kaya, Oğuz ve Greer da skora destek. Fark oldu 19. Çeyrek sonunda bir kez daha aktif dinlenme modunda F.Bahçe Ülker. Rytas'ta bir şeyler deneniyor ama oyunun ritmi değiştirilemiyor bir türlü. Son çeyrek öncesinde avantaj cepte (62-45). Takımın üçlük deneme sayısı ve yüzdesi dikkat çekici bu arada: 5/8.

Son periyot maçın genelinden de tatsız, tuzsuz başladı. Yetmezmiş gibi bir de sayısız. Bu kısırlıkta farkı 12'ye indiren Rytas'ın hevesi, Vidmar'ın basket faulü ve Kinsey'in salondaki o uykulu havayı dağıtan alley-hoop'u ile bir kez daha kursakta kaldı. Vidmar demişken, bitiriciliğini (bitiremeyişlerini) eleştirdiğimiz gibi, hücum ribaundlarındaki katkısını ve oradaki karıştırıcılığını da övmemiz lazım. Tabii yürekliliğini ve çalışkanlığını da. Bitime 1 buçuk 2 dakika kala nihayet 20 sayı sınırını gören fark, yarım dakikada yakalanan 7-0'lık Rytas serisi ile yine aşağıya indi. Spahija da çıldırıp çekti takımı kenara aldığı mola ile. Ve anında görüntü (86-69).

Salonda 8.500 kişi vardı, geçen yıl bu anlamda sonunculuğu kapan takım için olumlu bir açılış. Ama daha da fazlası lazım, olacaktır. Bu arada Emir Preldzic son dönemde en az süre aldığı maçı oynamış olabilir (04:47 dakika).

Rytas'ta Cemal Nalga'yı ilk çeyrek dışında göremedik hiç. Halbuki hareketli de başlamıştı. Brad Newley bu maçta iyi değildi ama doğru takımda bence. Beşiktaş formasıyla yaptığı sıçramayı burada bir seviye daha yukarı çekebilir, güvenim yüksek ona. Rytas'ın hali kötüydü bugün, El-Amin'in takıma katılması pozitif etki edebileceği gibi negatif sonuçlar da doğurabilir. Hele ki son dönemlerdeki El-Amin'in. Chatman olsa şu takımda?

F.Bahçe Ülker (86): Roko Leni Ukic 11 (2 ribaund- 7 asist), Mirsad Türkcan 2, Ömer Onan 10 (2 ribaund- 2 asist), Lynn Greer 2 (2 ribaund), Darjus Lavrinovic 21 (1 ribaund- 2 asist), Gasper Vidmar 17 (5 ribaund), Kaya Peker 2 (11 ribaund), Oğuz Savaş 10 (2 ribaund- 2 asist), Tarence Kinsey 6 (2 ribaund), Marko Tomas 3 (6 ribaund- 4 asist), Emir Preldzic 2 (1 ribaund)

Lietuvos Rytas (69): Steponas Babrauskas 3 (1 ribaund), Arvydas Siksnius (2 asist), Igor Milosevic 6 (3 ribaund- 5 asist), Milko Bjelica 15 (2 ribaund- 3 asist), Martynas Gecevicius 12 (6 ribaund- 2 asist), Jonas Valanciunas 10 (10 ribaund), Brad Newley 15 (1 ribaund- 3 asist), Arturas Jomantas (1 asist), Cemal Nalga 4 (1 ribaund), Kenan Bajramovic 4 (6 ribaund- 1 asist)

11 Yorum Yapılmış:

Özcan Yüksel dedi ki...

pota altından feneri uzun süredir ilk defa dominant görüyorum. vidmar kariyer gecesini oynayarak kariyer yükseği 17 sayı attı ki bu sayıların çoğu oyunun sıkıştığı dönemlerde geldi. Tomas üst düzey bir oyuncu ve kısa oyuncular arasında gördüğüm en yüksek rebound sezgisine sahip.
Predzic, Tomas, Oğuz, Vidmar hatta Ukic hep bu sene sınıf atlması beklenen oyuncular. Fenerbahçe bu oyuncuların da gelişimi ile defansif sertliğini de devam ettirirse bu sene avrupada iyi işler yapabilir

Her halükarda taraftarın keyif aldığı bir takım var şu anda

orkun dedi ki...

Savunmamız gerçekten sınıf atlamış durumda, ciddiye aldıklarında nefes aldırmıyor, adamı canından bezdiriyorlar.

Bu arada, en son ne yüzdeyle bitti bilmiyorum ama serbest atış son çeyrekte bir ara 17/18'di galiba, olacak iş değil!

Son olarak; "ülkerspor" için özür dileme vakti, Vidmar selamlarını gönderiyor :)

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

"Rytas'ta Cemal Nalga'yı ilk çeyrek dışında göremedik hiç."

kendi formasıyla oynamaya alışık değil ya o yüzden yavaş yavaş ısındırıyorlarmış

Legend dedi ki...

@Cengizhan

HARİKA BİR YORUM YAZMIŞSIN TEBRİKLER...

cemal doğuyu söyle cemal doğruyu söyle senmisin CEMAL ??

Legend dedi ki...

eurolig de ilk maç, Türkiyenin en büyük salonu 8500 kişi geliyor maçı izlemeye hafta içi akşam saatlerindeki bir mücadele için harika bir taraftar topluluğu bence.
ama biraz olsun futbol taraftarlığından uzaklaşmak gerek bence ( en azından basket maçlarında) çünkü pota arkasında bağıran taraftar grubu, top rakipteyken saldır fenerbahçe oleeyy diye tezahürat yapıyor.
son periyot fark 15 bizler inandık sizde inanın bizim için bu maçı alın ... diyorlar.
top rakipteyken ıslıklanmalı diye düşünüyorum.

'yazık FB'ye sinan erdemi dolduramadı' gibi saçma bir laf diyen olmaz umarım şayet olursa da bir yerimle şimdiden başladım gülmeye :)))

aksel dedi ki...

cemalden yeterince faydalanmak istiyorlarsa gs li bir antrenör transferi şart l.ritas'a.

Ulkerspor dedi ki...

Bence tespitlerimizi doğru yapıp daha sonra hüküm vermeliyiz ve tabi ki reçetesini de unutmamız lazım. Vidmar kazara böylesi birkaç maçı var mesela ilk geldiği yıl Türkiye kupası finalindeki Telekom maçı.

Rakibe bakmak lazım ilk başta. Rakibin pota altı çok zayıf ve ondan daha önemlisi vasat bir takım.

Efendi neymiş geçen yıl final serisinin en değerli oyuncularındanmış. Yıllardır Semih ve Ömer için neden böylesi övücü sözler fazlaca duyamıyoruz. Vidmar asla euro lig uzunu değil ve hiçbir zamanda olamayacak.

Vidmar takıma dahil olduğu yılın ilk maçında (Türkiye kupası eleme maçları) yorumcu ''bu takımın oyuncusu değil, Ömer Aşık tercih edilseydi daha iyi olurdu.'' demişti. Daha sonra aynı yorumcu ''zaman geçse biraz daha iyi oynar hepsi o kadar çünkü yetenekleri çok kısıtlı' dedi aynı yorumcu. Vidmar basketbol fukarası bir kazma. Böylesi bidon oyunculara olduğundan fazla değer vermeleyim.

Özcan Yüksel dedi ki...

vidmar çok yetenekli olmasa da bu kadar ağır eleştirileri haketmiyor bence. Tamam ilk 5 euroleague uzunu olmasa da savunmada önemli işler yapabilen rebound kovalayabilen en azından takıma sertlik kazandıran bir uzun.

Bu sene izlediğim her haliyle Fenerbahçede forma şansı bulur. Skordan ziyade işin görünmeyen taraflarında yaptıklarıyla katkı sağlar. Örneğin bu maçta rakip uzunu her itiş kakışta potadan uzak tutup olası guardların driplinglerini engelledi. 17 sayıdan ziyade savunmada sürekli hareketli ve agresif oluşu daha yararlıydı. 17 sayı her maç atmıyor ama savunmada bunları her maç yapıyor

Selami dedi ki...

Biraz önce maçtan geldim,maçta yaklaşık 8000 kişi vardı,ilk maç için gayet iyiydi,Barcelona maçında tamamen doldurabiliriz.Takım kesinlikle iyi yolda,bunu Efes maçından sonra da yazmıştım,gene yazıyorum.Bu takımda savunma gayreti göstermeyen,disiplin dışı oynayan oyuncular bu sene fazla forma yüzü göremeyecekler,orası belli oldu ( Emir,Mirsad).Lavrinovic yeni ısınıyor,faul yapma alışkanlığını azaltırsa daha iyi olacak,Kaya Peker hem savunmada hem de ribauntlarda çok iyiydi,hücum da arkasından gelecektir,Ömer her zamanki gibi,Kinsey savruk,takımda kalmaması gerekirdi,fakat kalın bir sözleşmesi var,Oğuz ilk yarı iyiydi,ikinci yarı düştü,fakat yerini Vidmar diye bir adam doldurdu,kariyer maçını oynadı belki de.Zaten savunması kaya gibi,hücumda ikinci yarı şov yaptı.Çocuk 2 yıl boyunca Tanjeviç'in şamar oğlanına dönmesi sonucu kendisine olan bütün güvenini kaybetmesi sonucu,saç baş yolduruyordu,Olimpia'da rehabilitasyon sürecinden geçtikten sonra geçen seneki şampiyonlukta ciddi katkısı vardı( Ertuğrul Hoca'nın takımın başında olmasının da katkısıyla).Bu sezona da çok iyi başladı,bugün inanılmaz oynadı,her maç böyle olmaz,ama istikrarı yakalar diyorum,Marko 3 sayı attı,fakat savunma üstadı,asist,ribaunt gibi diğer unsurlarda çok iyi,takıma alışınca hücümda ritim bulacaktır,salsanın dediği gibi Ukiç yorulunca hem saçmalıyor,oyundan çıkınca da takımın oyunu düşüyor,Greer sahada ruh gibiydi,62 yaşındaki annemle maça gittik,o bile '' Bu adamı topla ben bile geçerim '' dedi.Durumu bu kadar kötü,fizik açıdan sıfır,bu ligde oynaması imkansız,zaten hocada fazla dayanamadı.Bu Greer'i görünce Hakan Köseoğlu ile ilgili aşağıda yapılan habere yazılan yorumlara şaşmamak mümkün değil.

Johnny dedi ki...

Vidmar'a helal olsun bazılarını mosmor etmeye devam ediyor...

Osman Kenobi dedi ki...

Bence Fenerbahçe pota altı Eurolig'e göre daha "hafif siklet" bir rakibe karşı oynadı ve başarısı biraz da buradan geliyor. Vidmar'ın topu yere vurma hastalığı halen devam ediyor diğer maçlarda bu kadar rahat etmeyecektir diye düşünüyorum.

Oyun kurucu eksikliği Ukiç in yorulduğu zamanlarda çok sırıttı. Rakipler bunu da dikkate alacaktır önümüzdeki maçlarda. İlk 2 ye zor diye bakıyorum ama olursak tadından yenmez. Geçen yıllardaki gibi kötü sürprizler yaşamayız inşallah tempo yoğunlaşınca.