23 Ekim 2010 Cumartesi

F.Bahçe Ülker: 96 - Aliağa Petkim: 73 (F.Bahçe Rahat)

Her ne kadar ailemizin yorumcusu Nur Germen, kupada 3'te 3 yaptıklarını unutup, onları 'Kupa maçlarında bence başarılı oldular' diye tarif etse de; Aliağa Petkim TBL'nin bu yıl resmi maçlarda yenilgi yüzü görmemiş iki takımından biri (diğeri de Beşiktaş CT). İzmirli rakibine karşı F.Bahçe Ülker biraz(!) fazla iyi başladı maça. 5 dakika olmadan yakalanan 19-1'lik skor ve tek bir şut kaçırmayış. 4/4 üçlük, bunların 3'ü Ömer Onan'dan (10 sayı) diğeri ise Lavrinovic'ten (7 sayı). Zaten Lavrinovic karşısında yakalamış Hüseyin Beşok'u, kaçırır mı hiç? Sarı lacivertli takımın ilk kaçan şutu Ukic'in bomboş üçlüğüydü ve çeyreğin bitimine 04:52 vardı. Halil Üner'in ön alanda başlattığı pres, maçın gidişatına karşı yapacağı son isyandı, tutmadı desek yalan olur. Biraz beceriksizlik, biraz lakayıtlık derken son 4 buçuk dakikaya tam 7 top kaybı sığdırdı F.Bahçe Ülker. Katkının çoğu Preldzic'ten (3 top kaybı). İlk çeyrek skoru 28-17.

Bismillah diyip 20 farka çıkan maçta ikinci çeyreğin başında 8 sayıya indirmeyi başardı Halil Üner'in Aliağa'sı. Ama sonra Tomas'ın sayıları, Mirsad'ın muazzam mücadelesi ve skor katkısı, Vidmar'ın Rytas maçında aldığı alkışların bir benzerini daha almasını sağlayan gönülden oyunu, Oğuz'un tatlı tatlı bulduğu pota altı basketleri derken yeniden un helvası gibi dağıldı Aliağa. Devre skoru 55-38. 19 sayılı Jerome Randle sahanın en skoreri. Tam Halil hocamın kalemi bir oyuncu. Bu sezon 6-7 maç alsa tek başına (ki alır), yeter, daha ne istesin hocam. Bu arada Tomas'ın Hunter'a vurduğu posterlik bloğa ne demeli? Hakan Şükür Euro 2000'de Belçika'ya attığı unutulmaz kafa golünde ne kadar temiz yükseldiyse, Tomas da bir o kadar temizdi bu blokta. Güme gitti hakemler faul çalınca, inşallah o kare esnasında deklanşöre basabilmiştir ustalar.

Üçüncü çeyrekte gördük ki direksiyon evsahibinde, kontrol evsahibinde. 74-54 biten üçüncü 10 dakikalık dilimde Tomas'ın Hunter üzerinden attığı güzel turnike, aynı maçtan ikinci poster malzemesi olarak notlarımıza düşürdü kendini.

Son çeyrekte, hafta içi gideceği Hırvatistan deplasmanını düşünerek maçı aktif dinlenme modunda bitirmek niyetindeydi F.Bahçe Ülker. Ama Aliağa ön alanda presi bir kez daha deneyip bir kez daha sonuç aldı. Kinsey'in potada seke seke giren üçlüğü dışında sayı yemeden buldukları 11 sayı ile skoru 77-65'e getiren Aliağa, bu andan sonra yanlış isimlerin (Erdem, Hunter) şutlarıyla bitirmeye çalıştığı hücumlardan sayı çıkartamadı, savunmada ribaundları toplayamadı, bir de Lavrinovic'i durduramadı. Skor yeniden fırladı, fark yeniden açıldı. Hatta genç Maxim attı, genç Erbil attı, fark 23 oldu durumu bile var (96-73).

F.Bahçe Ülker'de sakatlığı bulunan ve iki gündür idmanlara çıkmayan Kaya Peker ile yabancı kontenjanına takılan Lynn Greer kadroda yoktular. Maç kadrosundaki 12 kişiden süre alan 11 kişi de skor üretti. Kerem Hotiç dakika almayan tek isim oldu. Aliağa'da ise 30 sayılı Jerome Randle takımının ve sahanın en skoreri.

F.Bahçe Ülker (96): Roko Leni Ukic 2 (1 ribaund-4 asist), Erbil Eroğlu 2 , Mirsad Türkcan 8 (5 ribaund-1 asist), Ömer Onan 14 (1 ribaund-3 asist), Darjus Lavrinovic 12 (7 ribaund-1 asist), Gasper Vidmar 9 (1 ribaund-1 asist), Oğuz Savaş 12 (4 ribaund-2 asist), Tarence Kinsey 15 (2 ribaund-1 asist), Can Mutaf 4 (2 ribaund), Marko Tomas 16 (5 ribaund-2 asist), Emir Preldzic 2 (3 ribaund-2 asist)

Aliağa Petkim (73): Erdem Türetken (3 ribaund), Polat Kaya 4 (2 ribaund), Ersan Özseven (1 ribaund), Levent Bilgin (3 ribaund), Barış Güney 2 (1 asist), Hüseyin Beşok 2 (2 ribaund), Aubrey Coleman 8 (2 ribaund-2 asist), Önder Külçebaş 2 (1 ribaund), Jerome Randle 30 (2 asist), Kaan Üner 9 (2 ribaund-2 asist), Brandon Hunter 16 (6 ribaund-1 asist), İlkay Okay

7 Yorum Yapılmış:

Cemal dedi ki...

19-1 lik maç başında ohannes dedim bir an noluyo . Takım gayet iyi ancak ukic sahada olmadığında topu karşıya taşımakta ve oyun kurmakta çok zorlanıyoruz.Mücadelemiz ve savunmamız çok iyi ancak biz de bazen çok basit hatalar yapıyoruz. Barcelona Siena affetmez bunları dikkat etmek lazım .

jezfes dedi ki...

nolcek bu preldzic'in hali?

Selami dedi ki...

Maç için bir şey yazmayacağım,fakat sahada skandal bir hakem üçlüsü vardı,Aliağa'nın yağtığı preste,Aliağa'lı oyuncuların yaptığı her 3 faulden sadece birini çalmaları inanılır gibi değildi,Fb Ülker'li oyuncular bir ara resmen dayak yediler,özellikle bayan hakemimiz Özlem Hanım içindeki bütün Fenerbahçe kinini kustu,Tomas'ın muhteşem bloğuna çaldığı faul ve Emir'e çaldığı teknik faul çıldırtan cinstendi,maçı dengelemek için elinden geleni yaptı,fakat başaramadı.Federasyon bayan hakemlerini destekliyor,eyvallah,fakat Özlem Hnm bu desteğin karşılığını veremiyor.

fuat dedi ki...

@ selami
özlem'in fenerbahçe kinini kendisinden başka kimse bilemez ayrı konu da, kamera teknik faul öncesi tam preldzic'un üzerindeydi ve malum küfürleri savurdu kendi dilinde. haketti yani...

Selami dedi ki...

@ fuat

1:Sırpça biliyor musun?
2:Bildiğini düşünelim,dudak okuma uzmanı mısın?
3:Eğer Özlem Hnm Emir'in küfrettiğini anlasaydı,teknik faul değil,oyundan ihraç etmesi gerekirdi.
4:Özlem Hnm, teknil faulü söyledikleri için değil,Emir yerdeyken ellerini parkeye vurduğu için verdi.
5: Bu tür pozisyonlar maç içerisinde 50 kere olur,her defasında teknik faul çalınsa maç bitmez.

Giray Özkan dedi ki...

@ selami maçtaydım ve hakemlerin F.B konusunda gayet standartsız çaldığını gördüm.Aliağa pota altında Tomas'ın bloguna faul çalan hakem üçlüsü,Aliağa presinde ki faulleri görmezden geldi.Ve tarafsızlığını(!) kanıtladı.Benim anlamadığım şeylar şunlar:
Bu hakemler nasıl buralara kadar gelebiliyor?Temiz blok ile faul,sportmenlik dışı faul ile normal faul arasında ki ayrımı yapamadan nasıl 1. sınıf bir maça çıkıyor????Ve bizim göz zevkimizi neden bozuyor??????

Bapsteba dedi ki...

Maçı Sinan Erdem Spor Salonun'da izledim.İzlenimlerim şöyle:

1-Ukiç ve Preldzic halâ formsuzlar.
2-Fb'nin geçen seneye göre en büyük eksikliği blok gücünün büyük öçüde azalmış olması.Çok kısa oyuncular bile içeriyi zorlayabiliyor.
3-Coach Spahija takımına çok hakim.Her periyod sonunda istatiktik kağıdını uzun uzun incelemesi ve 3 genç oyuncuyu kadroya alması ve şans vermesiyle gönlümü kazandı.Erbil Eroğlu ve Can M.Mutaf gayet iyi kumaşa sahip ve gelecekte A Milli Takım seviyesi için ümit veren gençler.
4-Marko Tomas ve T.Kinsey bu takımın mücadeleci yüzünün en önemli baş karakterleri olacaklar.Ömer Onan'dan bahsetmeye gerek yok,her zaman bildiğiniz gibi.
5-Euroleague ilk turunu bu kadro en kötü 3.sırada bitirir fakat ikinci tur grupları için mutlaka L.Greer'ın yerine daha efektif bir transfer yapmak gerekiyor.