25 Ekim 2010 Pazartesi

Tekerlekli Sandalye Basketbolunda Büyük Skandal!

Başlık bir hayli iddialı ancak aşağıda yazanları okuyunca olana-bitene inanamayacaksınız. Tekerlekli Sandalye Basketbolu'nda Türkiye'nin bu noktalara gelebilmesini sağlamış; Milli Takım'a Avrupa İkinciliği, Galatasaray'a ise Kıtalar Arası Şampiyonluklar, Şampiyonlar Ligi Şampiyonlukları kazandırmış olan sayın Sedat İncesu'dan çok ama çok önemli açıklamalar var. Belki şu an "Amaan tekerlekli sandalyeyse ben okumam" diyeceksiniz ama birazcık zahmet edin, bu ülkede ne gibi pislikler var görün. Bu kadar büyük iğrençliklerin yaşandığı bir ortamda kalıp savaşmaya devam eden Sedat Hoca'ya destek olmayı bir basketbolsever olarak değil, bir insan olarak boynumun borcu biliyorum. Tahminlerinizin çok ötesinde pisliklerle karşılaşacaksınız. "Türk Tekerlekli Sandalye Basketbolunda Haysiyetsizliğin Tarihi" olarak adlandırabileceğimiz yaşananlar ve hocanın bu bağlamda anlattıkları o kadar uzun ki, madde madde veriyorum yaşanan pislikleri.

- Avrupa İkincisi Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımı Dünya Şampiyonası'ndan önceki son kampında kampta fizyoterapist ve sağlık görevlisi olmadığı için 15 gün boyunca idman yapamamış.

- Yine yukarıda bahsi edilen kamptan önce takımdaki oyuncuların sandaleyelerine 20 TL kaynak parası verilmemiş federasyon tarafından. Böyle bir şey bizde değil başka yerde olsa direk yeni sandalye alınır oyunculara, biz de sandalyeler tamir edilmiyor bile.

- A Milli Takım Oyuncuları federasyon ilaç paralarını ödemediği için, ilaç ücretlerini kendi ceplerinden vermek zorunda kalmışlar.

- Genç Milli Takım Kampı esnasında, kadrodaki 17 yaşında olan bir sporcu aynı gün iki kez mide kanaması geçirmiş. Ancak kampta, diğer kamplarda olduğu gibi, herhangi bir sağlık görevlisi bulunmamaktadır. Ölüm noktasına gelen oyuncunun hayatını antrenörleri kurtarmıştır. Bu esnada yetkililer 48 saat süresince telefonlarına bakmamış.

- Sedat İncesu'nun kuyusunu kazmak için 3-5 antrenör bir araya gelip Mili Takım'daki bazı oyuncularla anlaşmışlar. Sonradan bu durumu takım içerisindeki bazı oyuncular gereken yerlere bildirmiş. Sedat Hoca'nın ifadesiyle "İhanete ne Allah razı olur, ne kader, ne de alın teri döken Milli oyuncular."

- Oyuncuların sandalyelerine 20 TL vermeyen adamlar İngiltere'ye gitmiş, normal harcırahla da yetinmeyip sporcularınkinin yüzde elli fazlasını almışlar. Utanıp arlanmadan, İngiltere'den dönüşlerinin bir gün sonrasında ölüme terkettikleri sporcuyla birlikte İtalya'ya uçmuşlar. Genç Milli Takım için (!).

- İtalya'ya gitmişler o kadar masraf edip ama oyuncuların sandalyeleri kırık-dökük. Oyuncular kırık sandalyelerle turnuva oynamak zorunda kalmış. Beyefendiler paraları ceplere indirmeye devam ededursunlar.

- A Milli Takım'daki önemli oyuncuların ikisinin sandalye parasını Sedat Hoca ödemiş, başına gelecekleri bile bile... Gariban oyuncular da sandalye parasının dörtte birini ödemiş. Yeni sandalyeye sahip oyuncuların performansı uçmuş ancak takımın geri kalanı kırık sandalyelerle oynamaya devam etmek zorunda kalmışlar. Öyle bir duruma gelinmiş ki takımın oyun kurucusu Ali Asker'in sandalyesi kaynak tutmamaktaymış. Yine hocanın tabiriyle "Garibim asker itmeye, kurmaya çalışır oyunu; sandalye bir sağa gider, bir sola..."

- Utanmaz-arlanmaz adamın biri varmış federasyonda, başkalarının karılarıyla kafayı bozmuş. Bu adam ağza alınmayacak espiriler yapmış. Hoca uyarmış olmamış, as başkana gitmiş, o hallederiz demiş, yine olmamış ve nihayet... Nihayet bu ar-namus kavramından bihaber, utanmaz adam gitmiş iki milli sporcunun yanına, hem de takım finale doğru adım adım yürürken, ne söylemiş biliyor musunuz? Siz sakatsınız, eşlerinizi tatmin edemezsiniz onlar da sizi boynuzlar sakın evlenmeyin. Yahu bu nasıl bir laftır? Oyuncular ağlayarak gelmişler ve olanı-biteni hocaya anlatmışlar, hoca da asbaşkana gitmiş ama sonuç var mıdır sizce?

- Bu ar-namus kavramından bihaber zat, federasyonun her kampına gidermiş. Ama öyle bir gidermiş ki, akşam takımla beraber otobüse biner, sabah kahvaltısını yapıp biletini alıp geri dönermiş. Minimum iki yol parası, üç günlük harcırah da cebine kalırmış.

- Birmingham'da takım turnuva esnasında savaşmaktaymış. Yönetici beyefendilerse Londra'da alış-veriş, gezme, eğlenme sefasındalarmış. Takımın en değerli oyuncusu lobide acı çekerken bir tane yetkili yokmuş yanında. Sedat Hoca ambulans da getirtememiş, oyuncuyu taksiyle hastahaneye götürmek zorunda kalmış.

- Kampa bir masör bile gelmemiş, oyuncuların kasları taş tutmuş. Hoca bari bir masör gelsin, en olmadı psikolojik olarak rahatlasın sporcular demiş, o da yapılmamış. Sonrasında yetkilinin söylediklerini söylemekten ben utanıyorum ama o adam bu lafı etmekten utanmamışsa da yapacağım bir şey yok. Demiş ki değerli yetkili, bir masör bir de fizyoterapist yollayalım ikisini de fizyoterapist olarak tanıtalım ve bakalım oyuncuların gerçekten ihyitaçları var mı yoksa yalan mı söylüyorlar. Muazzam plan vallahi, tebrikler.

Hasılı, durumlar bu şekilde. Yazılacak bir kısım şeyleri yarına sakladık. Merak eden takipçilerimiz Sedat İncesu'nun facebook hesabına bakabilir. Bizim sizlerden istediğimiz bu yaşananlara kayıtsız kalmamanız, bunları bir yerlerde bir şekilde duyurmanız, konuyla ilgisi olmayan bir adama bile neler olmuş neler milli takım kampında diyerek kamuoyu oluşturmanız. Bizi bir şekilde takip eden değerli basın mensupları varsa aramızda, lütfen onlar da ellerindeki imkanları kullansınlar. Bu gibi insanlardan kurtulmamız gerekiyor bu ülkede. Bu noktada gayretlerinizi esirgemeyiniz.

21 Yorum Yapılmış:

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Hala bu ülkeden umudunuz var mı demek istiyorum. Hakikaten buralardan defolup gitmek istiyorum. Herkesle de bu haberi paylaşacağım. Lanet olsun böyle insanlara!

maranda dedi ki...

vallahi midem bulandı akşam akşam...

N.Hakan dedi ki...

Sedat Hoca ile Ankaragücü'nde kısa da olsa birlikteydik, antrenmanıma çıkmışlığı vardır. Çok fazla antrenör tanıdığım söylenemezse de beyefendiliğiyle dikkat çeken birisiydi. Söylediklerinde en ufak bir abartı olduğunu dahi sanmıyorum, Türkiyemiz'in haline tekrar tekrar üzülmekten fazlası da elimden gelmiyor...

Haydi Sedat Hoca'yı geçtim, engelli bir branşın federasyonunda dahi kendi çıkarlarını gözeten, engelli arkadaşların bırakın haklarını kollamayı, onlara hakaret eden tipleri de Allah ıslah etsin.

Özcan Yüksel dedi ki...

Bu yorumun içine siyaset bulaştırmadan yazmak istiyorum ancak oldukça zor be arkadaş. Ben bir avukatım bu bahsi geçen şahıslar TCK'nun sayılı maddelerini zimmetten tutun da görevi kötüye kullanma, hakaret gibi suçları defalarca işlemiş durumdalar. Ancak denetim mekanizması yok işte. Yazıklar olsun bu haberi yazdığın için de teşekkürler

Miksiyon dedi ki...

Allah kahretsin bunları ne diyeyim! Ne ülkeyiz dimi büyüğüz dimi 1.5milyon tl veririz gerekirse oyuncularımıza ama kaynak parası yok! Yazılacak çok şey var ama nafile...

Adem dedi ki...

Maddi Manevi....

Selami dedi ki...

Şu anda düşündüklerimi yazsam mahkeme siteyi kapatır,bu ülkenin klasik durumu,ne ileri ne geri,34 yaşındayım,hep aynı muhabbet,ne demişler,her millet hak edildiği şekilde yönetilir,bari 1,5 milyon TL ödül alacak oyuncular şu yazıyı okusunlarda,hiç olmazsa paranın küçük bir bölümüyle şu çocukların malzeme ihtiyaçlarını karşılasınlar.

ersin bardakçı dedi ki...

Midem bulandı, iğrenç tek kelimeyle.

Alperen dedi ki...

Yazıda da belirttiğim gibi, o mazlumların sesini duyurmak için elinizden geleni yapınız. Hepinize sonsuz teşekkürler...

KEREM dedi ki...

Sedat Hoca'yı Galatasaray'da göreve başladığından beri tanıyorum. Hem ondan hem de yakın çevresinden (takım anlamında) birçok sorun işittim, bunlar zaman zaman forumlarda dile getirildi, sağolsun gazeteci Yavuz Kocaömer de köşesinde sık sık bu sporun yaşadığı sorunları dile getirdi ama yüzeysel olarak kaldı çoğu zaman. Şöyle düşünün ki önemli sponsor gelirleri elde eden Galatasaray'da dahi onlarca sorunla boğuşuldu, mücadele edildi. Demem o ki en rahat yerde bile ciddi rahatsızlıklar vardı bu sporda.

Hele hele maddi imkanszılıklarla bu sporu yapmaya çalışanların neler çektiklerini duyduğumda çok üzülmüştüm.

Lakin en ufak başarıda bu insanların daha doğrusu bu başarının nsaıl sahiplenildiğini de çok gördüm. Sanırsınız ki bu spora feci bir destek var, paralar havada uçuşuyor, herkes destek oluyor, tam bir sosyal mekanizma işliyor.

Bu sorunları çok duydum ama bu kadarını hem de bir sosyal paylaşım sitesinden, hocanın hesabından duymak beni resmen yaraladı. Demek ki bu insanların dayanma gücü kalmamış artık.

Çok üzgünüm gerçekten, birkaçını tanıdığım milli sporcular için de üzgünüm, Avrupa ile karşılaştırılmayacak haklara sahip olan engelli vatandaşlarımız için de üzgünüm.

Son olarak bu yaşananlar bu sporla sınırlı dğeil, bunu hepimiz biliyoruz. Memur, işçi olarak çalışanından sporcusuna kadar bütün engellilere yaptığımız ayıp bizim bu.

Ahmet Karadag dedi ki...

deve ne demis? "nerem dogru ki?"

Kapkankağan dedi ki...

Gerçektende Yazıklar olsun bu tekerlekli basketbolu yöneten kimdir!!!! ne iş yapar bu malum adı geçen ahlaksız şahısa yaptıkalrının hesabını ödetecek bir allahın kulu yok mu??? Bu ülkede tekerleksiz basketçiler paraya para demiyor iken bu adamların nerdeyse asgari ücretle basketbol oynamaları tam bir komedi!!
onları yöneten insanlktan namını almamış sülüklerin orada ne işi odluğuda çook büyük ayıp ne yazıkki son yıllar siyasi torpille!! oralara gelip nemalanan insan gibi görünen yaratıklar piyasada çoğalmaya başladı.

Sinan Doğan dedi ki...

Sedat Hocayı tanırım, hayatımda gördüğüm en dobra ve en dürüst adamlardan biridir. Anlattıklarında en ufak bir abartma yoktur. Umarım Sedat Hoca pes edip meydanı çakallara bırakmaz...

Cakivu dedi ki...

gerçekten yazık, bana hiç inanılmaz gelmiyor bu olaylar, futbol federasyonunda da ve klüplerimizde de büyük paralar dönüyor, bunlardan nemalanan asalaklar çokça, bu örnekte olduğu gibi insanların ar damarı çatlamış malesef ve her yaptıklarını kendilerine kar görüyorlar, bu şahıslar her kimse deşifre edilmeli diye düşünüyorum...

HotSauce21 dedi ki...

türkiye dışında bu tip şeyler olmuş olsa insan okurken şaşırır ama biz şaşırmıyoruz maalesef. derin siyesete giriş olacak ondan kısa kesmekte fayda var. bu arada madem bu kadar yazdınız adlarınıda yazsaydınız keşke şu terbiyesizlerin bilinseydi kimler oldukları...

basketçi dedi ki...

offffffff resmen canım sıkıldı
''maddi manevi'' her türlü desteği katkıyı hak eden bu sporcular çok daha iyi yöneticileri hak ediyorlar
her zaman söylediğim bir söz var
bizim ülkemizde sporcunun antrenörün kondisyonerin hatta malzemecinin en iyisi var
bizim ülkemizde olmayan tek şey yönetici!!!

Berk KILIC dedi ki...

Sadece bu yazıyı paylaşmak yeterli olmayacaktır. Eğer gerçekten orada yazanların gerçeklik payı bile varsa(ki siyasetin bu denli federasyonlara bulaştığını bildiğimiz bir ortamda hiç şaşırtıcı değil) en sert şekilde tepki göstermek gerekiyor.

Eğer bu haberlerin kaynağı ile ilgili ve tepkimizi iletebileceğimiz makamlarla ilgili bilgi verebilirsen bizler de toplu mailler yoluyla en azından tepkimizi belirtip, bir kamuoyu oluştuğunu gösterebiliriz.

es dedi ki...

İnanamıyorum gerçekten, terbiyesizlikten daha öte birşey bu.
Allah belalarını versin.

naovish dedi ki...

Hem radyo da hem de sabah televizyon da bu konuya kesinlikle değineceğim.

haluk dedi ki...

Sesini duyurmussun helal olsun. Milliyet anasayfada var.

giray15 dedi ki...

Olay sayende Milliyet'e taşınmış.Umarım peşini bırakmazlar ve soumlular cezasız kalmaz.