1 Kasım 2010 Pazartesi

Antalya BŞB 3/3, Ama Maaşlar 1/4 Bile Değil

Transfer döneminin koçu en son belli olan takımıydılar, aynı şekilde transfere başladıkları zaman da piyasada pek kimse kalmamıştı. Mevcut seçeneklerle, genç, gelişime açık bir ekip kurdular. 31 yaşındaki Polat Kocaoğlu ve 30 yaşındaki Muratcan Güler'i saymaz isek takımın en yaşlısı 24 yaşındaki Hadi Doğan. 22-23 civarında bir yaş ortalamasına sahipler. 3 rookie yabancıları ve genç kadrolarıyla, kimilerine (hatta kendi koçlarına) göre küme düşmenin 1 numaralı adayı olarak girdiler sezona.

Lig maratonundan önce kupada 3'te 0 çekilmesi, Wayne Chism gibi uzun rotasyonu için önemli roller taşıyan bir oyuncunun sözleşme iptalini gerektirecek ciddiyette sakatlanması, Downey'e alternatif olarak getirilen JP Prince'in bu sakatlık sonrası mecburen takımda kalması ve takımın uzun rotasyonunun tamamen yerlilere teslim edilmiş olması onlar için negatif detaylardı.

Ancak öyle bir giriş yaptılar ki lige, herkesin ağzı açık kaldı. Ligin açılış maçında Efes Pilsen'i deplasmanda devirerek sezonun ilk sürprizini gerçekleştirdiler, 2. hafta evlerinde konuk ettikleri Mersin BŞB'yi son 8 dakikada 8-9 sayı farktan gelerek farklı bir şekilde yendiler ve son vukuatları da Cuma günü Türk Telekom deplasmanında maçın büyük bir kısmını önde götürerek çıkarttıkları değerli galibiyet oldu. Şu anda F.Bahçe Ülker ile birlikte ligin iki namağlup takımından biri konumundalar. Hem koç Ahmet Kandemir'i, hem ekibini, hem de genç kadroyu bu kısmi başarılarından ötürü tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum.

Peki tüm bu güzellikler yaşanırken, kadrodaki oyuncuların 4 aydır tek bir tam maaş bile alamadıklarını söylesem ne dersiniz bana? Eminim ki şaşırmazsınız ama bu durumdan muzdarip takımların hala ortaya bir şey koyamadıkları bir ortamda bu çocukların yürekli oyunlarını ve aldıkları galibiyetleri de bir zahmet ekstra ekstra alkışlarsınız, bundan da eminim. Bu hafta içinde (belki de bugün) oyunculara bir ödeme yapılacakmış duyduğuma göre. Bir zahmet.

4 Yorum Yapılmış:

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Bir Antalyalı olarak hepsinin alından öpüyorum. "Bir zahmet" lafı yeterli zaten şu yazılanlara. 4 ay nedir ya?

orbayy dedi ki...

büyükşehir belediyenin takımında bu oluyosa artık ne diyim..

mert dedi ki...

önce geçen seneki oyuncuların paralarını ödesinlerde sıra bu senekilere gelsin...zaten onlara almaya başlayınca parada ödeyemezler yabancılar kaçar türkler çabalar tipik türkiye basketbol ligi fedarasyon bi şu işi çözemedi banka teminatı göstermeyeni almsın lige

Murat POLAT dedi ki...

Oyuncuların hepsi koçları Ahmet Kandemir ile birlikte gösterdikleri yürekli mücadeleden dolayı kutlanması ve Antalya şehri tarafından gerekli destek verilerek onurlandırılmalı, bu yokluk içinde gösterdikleri özveri azımsanamaz, buna söylenecek bir şey yok. Ancak pek çok kulüp gibi, Antalya BŞB'nin de vaat edilen ücretleri ödeme hususunda sıkıntıya düşmüş olması affedilebilir bir durum değil. Burada alın terleriyle emek sarfeden insanlar, bir nev'i modern gladyatör gibi günümüzde tribüne gelenleri eğlendirerek, bu işten ekmek yemeye, ailelerini geçindirmeye çabalıyorlar. Onları alkışlarken sormak lazım kendimize, herhangi bir şirkette çalışıyor olan birisi maaşını 1-2 ay alamasa o şirkette 1 dk durur mu yada o kulübün idarecisi belediyeden maaşını 1 ay alamasa sendikasına komaz mı hemen? Anlamadığım bir başka nokta da, basketbolumuz bu kadar gelişti diyoruz, neden hala biz antrenörler yada oyuncular bir sendika kurup tek çatı, tek amaç, tek hedef doğrultusunda birleşmez? Birbirimizin altını oymaya bu kadar mı alıştık acaba?