20 Kasım 2010 Cumartesi

G.Saray CC: 85 - Mersin BŞB: 76 (G.Saray Zorlandı)

Hollanda yorgunu G.Saray Cafe Crown, karşısında beklediğinden daha diri bir Mersin BŞB bulduğu maçta zorlansa da 85-76'lık skorla galibiyete uzandı ve Abdi İpekçi'deki yenilmezliğini sürdürdü. Buna karşılık geçen hafta ilk galibiyetini alan Mersin ekibinin ortaya koyduğu mücadele ve son ana kadar oyunun için kalışları onları gelecek adına umutlandırdı.

Genç oyuncusu Göksenin'le rakip takımın alternatifsizlik nedeniyle yumuşak karnı olan oyun kurucu bölgesine baskı yapmayı kurgulamış Mahmuti. Maça da bu şekilde başladılar ama Mete Babaoğlu'nun ilk beşinde Hakan Köseoğlu yerine Vincent Grier o bölgede olunca biraz şaşırdılar. (Çeyreğin ortasında oyuna girdi Hakan). İki takımın da hücumda hareketsiz, statik ve üretkenlikten uzak olduğu ilk çeyreği 19-15 önde kapattı G.Saray Cafe Crown. Mersin'de 15 sayının 7'si faul çizgisinden geldi ve Alex Scales'in el üstünden bulduğu iki basket dışında çok da ekstra bir şey yoktu. Hücumdaki kısırlıklarının tek çözümünü Scales olarak görmemeleri gerektiğini ve benchte oturan Christmas'ın da bu düzende sorumluluk alması, şut kullanması gerektiğini düşünüyorum.

Nitekim 2. çeyrekte Christmas ses vermeye başladı. Bulduğu sayılar ve şut tehdidi ile takımının rakip yarı sahadaki oyununu toparlamasına direkt etki etti. Skora Scales, Asım ve Nedim dışında da el veren birisi olmalı zaten. Oyunun bu bölümünde iki taraf da vitesi yükseltti, böylece ilk çeyrekteki görüntünün aksine her hücumda sayının bulunduğu bir maç izlemeye başladık. 41-36'yı yakalayan evsahibine Christmas ve Nedim'in sayılarıyla reaksiyon gösteren Mersin BŞB, devre sonunda 42-42'yi yakaladı. Rochestie 20 dakikaya sığdırdığı 9 sayıyla sahanın en skoreri oldu belki ama benden yine geçer not alamadı. Zirve hedefi olan bir takımın guardı olacak kadar iyi bir oyun kurucu değil çünkü. Sadece iyi atıcı olmakla ancak ve ancak orta sıra takımlarının guard koltuğuna oturabilir bence. Bugün Tutku'nun kadroda olmasına rağmen hiç süre almaması, takımın o penetreler sayesinde yakaladığı iç-dış çeşitliliğinden biraz uzak kalmasını sağladı.

İlk yarıdaki mücadelenin verdiği cesaretle biraz daha gözü kara ve inanmış başladı Mersin ikinci yarıya. Asım ve Christmas'ın elinden bulduğu sayılar, bir anda 44-49 ile 5 sayı öne fırlattı güney ekibini. 3,5 dakikada tempoyu düşürerek yakaladıkları 7-2'lik seri değerliydi kuşkusuz. Ancak bu andan sonra ofanstaki hatalar, yanlış tercihler nedeniyle 1 dakika içinde yıkıldı kaleleri ve geriye düştüler. Sarı kırmızılılar 12-0'lık seri yakalayarak, oyunun olmasa da skorun kontrolünü yeniden ele aldılar ve final periyoduna 60-57 önde girdiler.

Son çeyrekte kora kor ve kafa kafaya bir mücadele vardı sahada yine. Ama G.Saray skordaki kontrolü hiç kaybetmeden maçın sonunu getirmeyi başardı (85-76). Bugünün en isteklisi Ermal Kuqo'ydu bence. Mersin BŞB'nin son dakikaya kadar oyuna tutunması onlara galibiyet için yeterli olmadı belki ama gelecek için umut verdi. En azından bana. Nedim'in kariyerindeki en efektif sezonunu yaşadığı, Asım'ın ilerleyen yaşına rağmen sağlam mücadelesi (Mutlu sayesinde artık dinlenebiliyor da maç içinde), Hakan'ın tek başına kaldığı guard koltuğunda performansının giderek yükselmesi, Scales'in bu takımı sürükleme ihtimalinin fazlalığı, Christmas'ın şayet güven duyulur ve doğru roller biçilirse verim sağlayabileceği gibi detaylar önemli onlar için. Takım ritmini bulma yolunda ilerlerken, tek sıkıntıları önlerindeki zor fikstür. Kazanabilecekleri maçları kaybettiler, şimdi birbirinden zor maçlar oynayacaklar 4 hafta boyunca (Efes, Trabzon, Telekom, Banvit).

G.Saray Cafe Crown (85): Josh Shipp 12 (2 ribaund), Melih Mahmutoğlu 2 (1 ribaund- 1 asist), Göksenin Köksal 2 (2 ribaund- 1 asist), Caner Topaloğlu 6 (1 ribaund- 3 asist), Preston Shumpert 8 (1 ribaund-3 asist), Taylor Rochestie 13 (6 ribaund-5 asist), Luksa Andric 12 (2 ribaund-4 asist), Radoslav Rancik 10 (9 ribaund-1 asist), Haluk Yıldırım (1 asist) , Evren Büker 8 (2 ribaund-2 asist), Ermal Kuqo 12 (4 ribaund),

Mersin BŞB (76): Asım Pars 14 (6 ribaund-1 assit), Nedim Yücel 14 (3 ribaund), Alex Scales 17 (2 ribaund-1 asist), Hakan Köseoğlu 6 (4 ribaund-7 asist), Vincent Grier 3 (3 ribaund- 1 asist), Andrej Stimac 2 (3 ribaund), Dionte Christmas 18 (4 ribaund-3 asist), Mutlu Demir 2

4 Yorum Yapılmış:

Kapkankağan dedi ki...

GS nin hem bayanlarda hem erkeklerde yabancı oyuncu seçimlerinin büyük bölümü yanlış. Bence büyük hedeflerle yola çıkan GS de Rochestie-shipp-aldriç-vasat oyuncular. Kadınlardada Fowles hariç bütün yabancılar ya sakatlıktan çıkmış bitik yada vasat oyuncular o yüzden bunlar verim veremezler.

Selda dedi ki...

mersinin gecmis maclarına bakacak olursak yine de en diri ve canli maciydi GS maci. caylak olan ve pişmesini bekleyinceye kadar dibi tutacak olan christmas in 26 dk gibi uzun sure alması,hakan gibi bageti kırılmıs maestro sefiniz olmasi sebebiyle mersin ancak tesaduflerle mac kazanır.
3 4 periyotlarda GSda elini kolunu sallayan turnike birakti. one on one oyunda mersin tel tel dokuldu. ve bunun farkına cok gec varildi. alex bu takıma faydalı olacagı kesin. el ustunden atısları ve isabet oranı cok iyi. yılbasi ise %24 ile debeleniyor...

aysenur dedi ki...

stimac ve hakan mersin e,caner ve gökseninde GS ye hiç olmamıs

efendi42 dedi ki...

bence mersin cok kotu oynamadi.. alex scales gercekten cok iyi oyuncu, gelecek haftalarda bunu bizlere gostercek

yeni transfer mutlu pek oynamadi, bence yanlis tercih, gercekten cok kaliteli oyuncu bence 15/ 20dakika da cok iyi isler yapar, gecen sene oyak renault da cok iyi performans cikardi..
daha iyi kulanlimasi gerek