26 Kasım 2010 Cuma

Iverson'dan İlk Röportaj (David Hein)

Beşiktaş Cola Turka'nın dünyaca ünlü yıldızı Allen Iverson, siyah beyazlı formayı giymeye başladıktan sonraki ilk röportajını David Hein'a vermiş. Türkiye için röportaj yasağı konan Iverson'ı elin yabancısı çat diye konuşturabiliyor tabii, onlara yasak yok. :) Gelin hep beraber bakalım, neler neler demiş Allen Iverson.

* Göttingen maçında 18 sayı üretmem benim için iyi. Ancak koçun beni nasıl kullanması gerektiğini, benim sahada neleri iyi yapabileceğimi öğrenmesi için biraz zaman geçmesi gerekecek.

* İlk 3 maçımdan öğrendiğim burada oynanan basketbolun fiziksel farklılığı ve faullü oyun. Sanırım adapte olmam gereken bir şeyler var.

* Fiziksel olarak %100'ümdeyim diyebilirim ve bu konuda tahtaya vurmalıyım. Benim tek derdim kendi ritmimi ve maç ritmini yakalayabilmem.

* F.Bahçe Ülker karşısında 2 sayı attıktan sonra Goettingen maçını 18 sayıyla bitirmem, tamamen daha fazla oynamış olmama bağlı. F.Bahçe Ülker maçında 2. periyot tamamen oturdum, sonra 3. çeyrekte girdim kısa bir süre oynadım ve 4. çeyreğin tamamında yine kenardaydım. Bu benim alışkın olduğum bir şey değil ve böyle olunca ritmimi bulamıyorum. Bugün sahada daha çok kaldım ve oyunun akışına dahil olabildim. Parkede fazla kalabilirsem bu benim için daha iyi olur.

* İstanbul çok güzel. Burada insanlar harika ve çok destekleyici. Herhalde bundan daha iyi bir yere gelemezdim.

* Oyun sistemimiz çok farklı bir şey değil. Zaten Lakers'ın üçgen hücumu dışında basketbolda ne kadar farklı sistem var ki? Herkes hemen hemen aynı şeyleri uyguluyor. Önemli olan farklı takımlara karşı farklı setleri uygulayabilmek. Şu anda takım arkadaşlarım sistemi biliyorlar, ben de bu sisteme dahil olmaya çalışıyorum.

* Maçların NBA'e göre 8 dakika daha kısa olması hissedilir derecede büyük bir fark. Saate baktığımda sanki zaman uçup gitmiş gibi geliyor.

* Buradaki performansımla yeniden NBA'e dönmek gibi bir amacım yok. Bu benim zaten zamanında ulaştığım bir hedefti. NBA'de birçok şey başardım, birçok kişinin yapma şansının dahi olmadığı şeyleri yaptım, NBA kariyerimle gurur duyuyorum. Ancak şu anda tüm kalbimle buradayım. Bu takım bana bir fırsat verdi, bir şans verdi. Ben kalkıp da NBA'e dönme konusunda odaklanırsam, onlara haksızlık etmiş olurum. Benim odaklanmam gereken şey, verebildiğim herşeyi verip bu takımı daha iyi yerlere getirmek. Düşündüğüm gibi giderse, kariyerimi burada bitirmek isterim.

* Kazanmak istiyorum. Ama kişisel anlamda değil, takım olarak kazanmak istiyorum. Ben zaten en üst seviyede kişisel olarak birçok şey başardım. Şu anda tamamen takımımı düşünüyorum. Önüme kontrat geldiğinde kişisel tek bir şey istemedim, tüm maddelerin takım odaklı olmasını istedim. Tek amacım takım olarak kazanmak. Bu nedenlede ilk 3 maçımdan yenilgiyle ayrılmış olmak ağzımda kötü bir tat bıraktı. Ama bu beni daha iyi olmam, fiziksel olarak daha iyi bir seviyeye gelmem ve sistemi öğrenmem adına teşvik ediyor.

* Taraftarlarımız müthiş. Bizi desteklemek için her maça geliyorlar. Benim burada olmam ve bu ligde mücadele etmemden dolayı gösterilen ilgi hoşuma gidiyor. Verebildiğim herşeyi vermek istiyorum onlar için.

* Adapte olmaya çalıştığım şeylerden biri de yemekler. Şu anda otelde kalıyorum ve günde 2-3 kez ızgara tavuk & patates kızartması yiyordum, haliyle sıkıldım. Ama bir Friday's keşfettim ve şimdi oradan yiyorum. Daha iyiyim. :) Eşim gelince (Bu hafta geliyor) daha da iyi olacak işler.

* Kariyerimde kaç yılın daha kaldığı tamamen ailemle alakalı. Karım, çocuklarım, benimle beraber burada olmayı istediği sürece devam ederim. Bir de tabii ki sağlık konusu var. Sağlığım benim oyun kalitemi düşürmediği, sahada yapabildiğim şeyleri engellemediği sürece oynamak isterim. Ama sahada bir şeyler veremiyorsam, takımımın maçları kazanmasını sağlayamıyorsam o zaman da üstelemem. Ne franchisingime, ne taraftarlara, ne de kendime bunu yapmam.

8 Yorum Yapılmış:

Johnny dedi ki...

Helal olsun , ben Iverson'ın bu kadar alçakgönüllü bir adam olduğunu tahmin etmezdim.

Baris dedi ki...

Bu röportaji basket dergis.com 'dan Can İşbakan çevirmiştir. Haberi verirken bunu untmamanızı dilerdim.
Emeğe Saygı....

Sinan Doğan dedi ki...

harika bir röportaj. alçak gönüllü bir adama benziyor. Bir Galatasaraylı olarak Beşiktaş'ta başarılı olmasını canı gönülden istiyorum

Cemal dedi ki...

Iverson kebap , dürüm ve lezzetli ev yemeklerimiz varken hala patates kızartması yiyorsan ağzının tadını bilmiyorsun demektir. Bak Fenerbahçeliyim ama sana nba kariyeriinin hatrına bir kıyak yapar beyti yemeye götürürüm . Bırak fridays leri eminönüne git balık ekmek falan ye :)

onur dedi ki...

Hakkaten o ne biçim otelmiş ki bir dünya yıldızına tavuk+cips vermiş paso? Hadi türk yemeğini geçtim insan bir hamburger yapar, biftek yapar ne bileyim makarna yapar yahu? Sanki pansiyonda kalıyor...

Cakivu dedi ki...

Iverson'dan şu ana kadar basketboluyla olmasa da , tavır ve duruş olarak çok sinyaller geliyor. Umarım en kısa zamanda uyum sorununu atar ve başarılı olur.

Miksiyon dedi ki...

Ksk maçına kadar ülkeyi terketmezse ona burda bir az pişmiş izmir kokoreçi yedirmek farz oldu bıraksın bu dandirik yağlarla yapılan fastfoodları:)))

saLsa dedi ki...

@Barış

Bir tek Can İşbakan mı çevirebiliyor röportajı? Bir tek onun mu İngilizcesi var? O emek vermiş çevirmiş, ben de kendim sabah oturup okuyup çevirdim.Farkındaysan aynılarını falan almadım, kendim çevirdim. Dikkatli bakarsan görürsün farklılıkları.

Kaldı ki Can benim kardeşim, arkadaşım, onun emeklerini burada her zaman linkle, isimle hakkını verdim.. Burada mı vermeyeceğim..

Ama ne yazık ki, bunu oradan almadım, okursan iki yazıyı, gerçekten farklı 2 kişi tarafından çevrildiğini.

Regards. (Bak benim İngilizcem de var)

See you.
Anıl..