25 Kasım 2010 Perşembe

Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür (Bir Preldzic Yazısı)

Spahija'nın F.Bahçe Ülker'inde işlemekte zorlandığı en göze batan dişli: Emir Preldzic. Sezon başında cebine koyduğu Türk pasaportu ve F.Bahçe Ülker'de her sezon biraz daha üstüne koyarak gelişi ile 2010-11 döneminde en kritik rollerden biri onun olur sanmıştım. Şimdilik yanıldım. Takımın bu yılki kimlik değişimi esnasında kimliğini kaybetmiş kadar oldu Emir.

Geçen yıl, 3. sezonunu geçirdiği F.Bahçe Ülker'de kendi zirvesini yapmış ve doğal olarak bu yıl kendinden beklenen şeyleri bir üst seviyeye taşımış olan genç oyuncunun, umulmadık bir düşüşle bizleri selamlamasını kimse beklemiyordu. Spahija'nın gelişiyle takım içi rollere çekilen ayar, Emir'i fabrika ayarlarına döndürdü. Sezonun daha başı elbette, ancak oynanan 16 resmi maçın kısa özeti bu. Tanjevic'in ona verdiği serbestliği, yetkiyi, direksiyonu törpüledi Hırvat koç. Yaptığında çok da büyük bir yanlış yok açıkçası. Zaten takım olumlu gidişatı da koçu bu yönde eleştirmemize sağlam bir engel. Ancak sıkıntı oyuncu kanadında. Yeni rolünü, sistemin içinde kendisinden istenen yeni şeyleri benimseyemeyen bir profil çizmekte Emir. Çalışkan olması, kolay pes etmemesi ve en önemlisi parke üzerinde aklını kullanabilen bir oyuncu olması onun bu kişisel düşüşü durdurabileceği yönünde umutlanmamı sağlasa da, şimdilik kendisinden herhangi bir reaksiyon göremediğimi belirtmek isterim. Trabzon karşısında geçen yılları hatırlatan küçük bir bölüm sundu bizlere ama ağzımıza çaldığı o yarım parmak bal dışında sesini duyan yok. Dünkü Rytas maçında da yine takımın en yapmaması gereken şeyleri yaptı ilk yarıda. Panik şutlar, rakibe oyunu tempolandırma şansı vermek ve defansif zaafiyet. Takımın ikinci çeyrekte yediği 11-0'lık seri esnasında Greer ile birlikte oyundalardı, kenara geldiler, takım nefes aldı.

Sözün özü; İzlemek istediğimiz, 3 yıldır alıştığımız Emir bu değil. Hele geçen yılki performansının sonrasında Türk Milli Takımı'na layık görülmüş, cebine Türk pasaportunu koyup mevcut değerini en az 1 kat daha arttırmışken, bizlere izlettiği bu tablo pek bir karanlık. Spahija'nın ona güveni yüksek, keza yardımcı koç Ertuğrul hocanın da. Taraftarın ona bakışı da 3 yıl içinde performansıyla doğru orantılı olarak inanılmaz değişti. Taraftarın sevdiği isimlerden. Anlayacağınız zemin müsait. Mirsad'ın bile yedekliği, kenardan gelmeyi, dakikalarının azalmasını kabul ettiği ve bence geçen yıldan çok daha iyi oynadığı bir güven ortamında Emir Preldzic mi toparlan(a)mayacak? En kısa sürede aydınlığı görmek dileğiyle.

11 Yorum Yapılmış:

Okan dedi ki...

Near East (2002-03)
Greenville Groove (2003)
Śląsk Wrocław (2003-04)
Dynamo Moscow (2004-05)
Carpisa Napoli (2005-06)
Milwaukee Bucks (2006-07)
Olympiacos Piraeus (2007-09)
Awards Euroleague Scoring Champ 2004
All-Euroleague Second Team 2004


Şu kariyer yani Lynn Greer, takımdaki rolünü kabullenip elinden gelenin maksimumunu yaparken Emir'in bu kadar afallaması garibime gidiyor.

Serhat Ugur dedi ki...

Bence bu durum daha çok psikolojik. Marko Tomas'ın varlığından çok etkileniyor gibi geliyor bana. Dediğin gibi pes etmeden çalışmaya devam ederse yeniden geçen senenin sonundaki Emir'i izleyebiliriz.

Sarıkaya dedi ki...

"Dev adam olacak" sallaması olmasaydı çok daha anlayışla yaklaşabilirdim kendisine.. Şu an "Allahın sopası yok!" diyorum, sadece.

Miksiyon dedi ki...

Bir sezon ksk ye kiralanarak kendine gelmesi sağlanabilir:p Bizdeki 3 numara açığı daha iyi kapanamazdı heralde 2 yönlü potaya gidebilen bir 3 numara cuk otururdu.

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

mesajım niye yayınlanmadı demiyorum artık bu sitenin ana fikrini anladım herkesle aynı şekilde anti fenerbahçe yolunda gidiyorsunuz en azından o konuda farklı olmanızı diliyordum canınız sağ olsun bizi kim takar :)

dejavu dedi ki...

@Cengizhan;

İkili diyalog yaratmayacak şekilde, kimseye laf atmadan düşündüklerini yazarsan gördüğün üzere herkesin mesajı rahatlıkla yayınlanıyor. Günde ortalama 10 bin kişinin girdiği sitede yorum noktasında sıkıntı yaşayan tek kişi sen olduğuna göre hatanın bizde olmadığını düşünüyorum. Yanılıyor muyum? Dünkü ve bugünkü yorumlarını ben yayınlamadım, çünkü o posta verilecek cevaplarla gereksiz, basketbol dışı bir tartışma yaşanacağını düşündüm. Site sahibi olarak buna hakkım var değil mi, bu konuda da hemfikiriz sanırım.

Ne yazdığını biliyorsun zaten, dün Cemal Nalga konusu bugün de 'ıngaa diye ağlayanlar' teman. Açık açık söylüyorum ki, tekrarını yapmayalım bu konuşmanın, üslubuyla yazılan her post bu sitede yayınlanır. Üslubunu uygun görmediğim haftada taş çatlasa 1-2 postu yayınlamıyorum, ne şans ki onların tamamı da sana ait. Sorunu kendinde aramalısın dostum.

Sevgiler,
Çağlar..

sıradan biri dedi ki...

emir çok yetenekli, dilerim çabuk toparlar

Yusuf dedi ki...

Emir çok istekli,çok çalışkan ama kesinlikle istikrarı yok.Çok panik zamansız,garip penetre ve şutları var.
Boş bir şutu atarken tatmam bu girdi diyemiyorum.
bence biraz kuvvetlenip ve bir kaç ayak hareketi geliştirerek az da olsa bir bodiroga tarzı yaratabilir kendine.bilekler ve boyu müsait çünkü.

Gündüz Feneri dedi ki...

emir çok istekli, hevesli, çalışkan ve hırslı bir oyuncu. dolayısıyla bir taraftar olarak onu sevmememiz mümkün değil. ama ben kendisine tanjevic döneminde yüklenen rolün ve sorumluluğun inanılmaz derecede "fazla" olduğunu düşünüyorum. ve aynı şekilde altından kalkamadığını da.. geçen yıl greer takımdayken bile her maçta bütün kritik topları onun kullanmasına hiçbir anlam veremiyordum, neyse ki spahija ile bu durum değişti.

ama emir'in iyi bir oyuncu olması için berbat seviyesinden bile düşük olan savunmasını mutlaka geliştirmesi gerekiyor. 93-94 sezonundan sonra naumoski'yi bile savunabilen bir oyuncuya evrilmesini örnek alması lâzım. o tutarken mejia 29 sayı attı ama bu durumda onun kepaze savunması kadar spahija'nın da suçu vardı. ömer faul problemi nedeniyle kenardayken tomas formsuz diye maç sonuna kadar oturtup mejia'yı (bazı zamanlar kinsey hariç) preldzic ile savunmak nasıl bir şuursuzluktur? nitekim 29 sayı attı ve fener'i tek başına yendi mejia..

sözün özü, emir önce savunmasını geliştirecek; sonra rol oyuncusu olmayı kabul edecek. gönlümüzdeki yeri hiçbir şekilde değişmez merak etmesin; 10 dk. da oynasa bu böyledir..

numberonebasket dedi ki...

madeni maden mühendisi işler,emiride emirin dilinden anlayan işler tanjeviç onu nasıl kullanacağını biliyordu.sphaija onu fazla kullanmıyor vatandaşı toması daha çok kullanıyor aynı şekilde perada wişneyi nkullanıyor enderi değil herkesin bir yoğurt yiyişi var ama emir kaliteli ve yetenkli bir oyuncu dilinden anlarsan verim alırsın küstürürsen verim alamazsın olay bu.

Bilge dedi ki...

Emir bir türlü "genç yetenek" psikolojisinden sıyrılıp "basketbolcu" olamadı.
Kendisiyle aynı durumdaki Vidmar bir süre bu ortamdan uzaklaşıp kimliğini bularak geri geldi.
Bence Emir için de şu an bu gerekli. Bir süre iyi bir ligde orta kalite bir takımda lider görevi üstlenirse patlamayı yapacaktır.
Fenerbahçe'de onun yerine Sinan Güler tarzı ego sorunlarını aşmış bir "nöbetçi kurtarıcı" bulursa şampiyonluk şansı çok artar. Yerli böyle müsait bir oyuncu var mı bilmiyorum ama yabancı çok var.