28 Kasım 2010 Pazar

Mersin BŞB: 72 - Efes Pilsen: 85 (Efes Mersin'de Zorlandı)

Beko Basketbol Ligi 7. hafta kapanış maçında Mersin BŞB evinde, Avrupa'daki temsilcilerimizden Efes Pilsen'i ağırladı. Mersin'de yeni transfer Alex Scales etkiliyken Efes'te yabancı barajına takılan isim Lawrance Roberts oldu.

Pota altında durdurulamayan bir Hırvat rüzgarı vardı Efes lehine. Nikola Vujcic, vücudunu dinlendirip aklıyla oynadı uzunca bir süre. Özellikle ilk 6 dakikada yaptığı 4 asistle guard arkadaşlarına parmak ısırttı. Ne yazık ki Mete Babaoğlu'na, Vujcic'i az bile olsa savunacak bir uzunu yok elinde. Hele ki Asım'la eşleşmesi gerçekten ilginç pozisyonlar yaratmış olmalı. Igor Rakocevic de skorer oyununa devam etti bu maçta da. İkinci periyotta farkı çift hanelere kadar çıkardı Efes Pilsen. Efes'te 'basketbolun hile kodu' (Maliano'ya selam) Sinan Güler'in faul problemine girmesi önemliydi. Devre skoru 41-50 deplasman ekibi lehine.

3. periyodun ilk dakikasında alev alan Lamont Christmas'ın art arda 3 üçlüğüyle skoru eşitledi Mersin. Bundan sonraki 3 dakikada toplam 4 sayı bulabildi iki takım da. Sonrasında Kerem Gönlüm'le öne geçen Efes Pilsen bir daha Mersin'e yakalanmadı ve maçı kazandı. Trabzon maçından sonra tekrar kendini rotasyona katan Erwin Dudley ve Ender Arslan gerekli katkıyı verdiler. Kerem Tunçeri'nin çok süre almamasına rağmen yine etkili olduğunu söyleyebiliriz. Pota altının mutlak hakimi ise tabii ki Efes Pilsen'di. Kerem-Vujcic ikilisi IQ ve pas kabiliyeti olarak şöyle bir 3 gömlek büyük geldi Mersin'e. Evsahibi son G.Saray Cafe Crown maçındaki gibi mücadele etti ama kalite farkı skoru belirledi.

Mersin BŞB (72): Asım Pars 9 (3 ribaunt – 2 asist), Alex Scales 18 (3 ribaunt – 1 asist), Hakan Köseoğlu (4 asist), Hazer Avcı (1 ribaunt), Dusan Cantekin, Vincent Grier 14 (9 ribaunt – 4 asist), Valentin Pastal, Andrej Stimac 5 (2 ribaunt – 3 asist), Dionte Christmas 22 (4 ribaunt – 1 asist), Mutlu Demir 4 (4 ribaunt)

Efes Pilsen (85): Andrew Wisniewski 5 (4 ribaunt – 2 asist), Igor Rakocevic 10 (1 ribaunt), Kerem Tunçeri 12 (3 ribaunt – 3 asist), Bootsy Thornton 10 (5 ribaunt – 3 asist), Kerem Gönlüm 16 (10 ribaunt – 2 asist), Ender Arslan 4 (1 ribaunt – 2 asist), Nikola Vujcic 19 (5 ribaunt – 7 asist), Bostjan Nachbar 3 (5 ribaunt – 1 asist), Sinan Güler 4, Erwin Dudley 2

7 Yorum Yapılmış:

mehmet dedi ki...

nedim yücel yoktu sakat mıydı

Johnny dedi ki...

Haftanın oyuncusu Kerem Gönlüm...

Selda dedi ki...

hic biryerde dikis tutmayan, aniden mersine gelen koseoglu hakan bu macta oynadımı? goreniniz oldu mu?
11 dk neredeydi mutlu demir?
allahtan dusuk bir ucluk yuzdesıyle oynamıs efes.
bu hafta tavla turnuvasına katılmayı tercih ettim mersin efes maci yerine.
gardi ve pivotu sayı yapmayan basket takımlarını oldum olası sevmemisimdir aslında.
fakat caylak yılbasinin 9da 5 sutu nasıl soktugunu gormek ısterdım aslında.

engin Karsiyakali dedi ki...

3.perdiyod başı mersının yabancı ust uste 3 luk soktu,ondan sonra seyırcınınde destegıyle mersın zorladı,sonradan hakan koseoglu girdi oyuna ıvme efese dondu
cok guzel mactı...

Emren dedi ki...

nedim yücel sakattı,tribünden seyretti maçı...Mersin rotasyonda 9 oyuncusunu kullanmasına rağmen sadece 6 oyuncu sayı üretebildi...Efesinyorgun olduğu maça konsantre olmadığı çok belliydi...Hakan Köseoğlu bence Mersin için çok önemli ,takıma katkısı ve takımı yönetişi takımın havasını değiştirdi...Efes'in bugün yaptığı tek şey Kerem Tunçeri'nin artık koşullu refleks olarak yaptığı sağa fake yapıp sola kaçıp Vujçiç'le yaptığı ikili oyunlardı...Eğer pota altında blok yapabilecek rahmetli Conrad Mcrae tarzı agresif bir oyuncu olsaydı Efes maçı kazanamazdı...Keşke Tv den yayınlansaydı da hafatanın en güzel maçlarından birini tüm basketbolsever izlemiş olurdu...

Luke dedi ki...

Bir taraftar olarak, Efes Pilsen maçlarının televizyondan yayımlanmamasının gerekçelerini anlayabiliyorum. Sonuçta şehirlerindeki maça dahi tenezzül etmeyen bir taraftar grubuna sahipler ve 'rating' anlamında sınıfta kalıyorlar. Ancak, bir de olayın diğer yönü var. Efes Pilsen sadece İstanbullu taraftarlara sahip olan bir takım değil, ki bu, Anadolu'daki maçlarının dolu tribünlere oynamasından anlaşılıyor. Bu anlamda, tıpkı BJKCC, FBÜ ve GSCC maçlarının (deplasman ayrımı yapılmadan) istisnasız yayımlanması gibi, Efes Pilsen maçlarının da, basketbol sahalarını dolduran (en azından Anadolu'da oturan) taraftarları için yayımlanması gerektiğini düşünüyorum. Eğer yayıncı kuruluş bile bu maçları yayımlamaya tenezzül etmiyorsa; Efes Pilsen takımı yarın bir gün kapatılırken, nasıl bu takımın haklarını savunacaklar? Efes Pilsen'in arkasında, basketbol ailesinin önemli bir ferdi olarak nasıl durabilecekler? Bu karmaşanın çözümü, bana göre, Efes Pilsen'i yalnızca İstanbul'da konuşlanmış bir (şehir) takım(ı) olarak görmemekten ve hatta gerekirse, bu kritik dönemeçte, bu maçları yayımlamak konusunda (Efes Pilsen'in arkasında durmak adına) pozitif ayrımcılık uygulamaktan geçiyor.

Sarıkaya dedi ki...

Aslında burada LUKE'e teşekkür etmem lazım. "Tenezzül etmeyen!" de olsa "Bir taraftar grubuna sahipler" diyerek, yiğidi öldürmüş ama hakkımızı vermiş!:-))..

Geçen maçta liseden kardeşim İhsan Bayülgen ile karşılaştığımızda, "Abi seni Efes'de daha üst düzey görevlerde görmek isterim!" demişti.. Aldığı yanıt, "Taraftarım ya! Bundan daha üst düzeyi ne olabilir ki" oldu..

Önerim şu ; Efes maçları İstanbul'a yayınlanmasın, Anadolu, Trakya, Balkanlar ve Ortadoğu'ya yayınlansın!.. Ciddiyim..