12 Kasım 2010 Cuma

Panathinaikos: 84 - Efes Pilsen: 61 (Atina'nın Yolları Taştan)

Beklentinin genel olarak düşük olduğu bir maçtı Efes maçı. Fenerbahçe Ülker'in gölgesinde kaldıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Ama bunun farkında olmalarını ve bazı şeyler kanıtlamak adına bu maçı boşlamayacaklarını düşünmüştüm. Ne kadar da yanılmışım meğer.

Mike Batiste'le başlıyorum. Geçen hafta Saso Ozbolt'a yaptığı ve sıfat bulmak adına dimağımı zorladığım hareketi nedeniyle bu maçta sivil takılmasını beklerdim. Enteresan bir karara imza atmış Euroleague yönetimi, kocaman alkış gönderiyorum buradan. Ayrıca maça yardım savunmasında en tepe seviyede başlasak da, gittikçe direnç düştü (hatta sonlara doğru sinir bozucu bir hal aldı). İkinci periyotta rüzgarı arkasına alan ev sahibi Panathinaikos devreyi 41-29'la geçti.

Devre sonrası öyle düzensiz, öyle vurdumduymaz oynadı ki Efes, -kendimden yola çıkarak söylüyorum- izleyenlerin sinirlerini bozmuş olmalı. Bir adet düzenli hücum, kötü kullanılmamış 24 saniye hatırlamıyorum. Tabii ki bu rezalette Pana'nın yaptığı baskılı savunmanın etkisi büyük. Ama bu seviyede oynayan bir takım da böyle jöle gibi dağılmamalı dört bir yana. Efes Pilsen için erken konuşmuşuz sanırım. Hala karanlıkta yolunu bulmaya çalışan bedeviler gibi kör topal ilerliyor Lacivert-Beyazlılar. Rakip de evinde makine nizamında oynayınca sonuç utanç verici olabiliyor. Sonlara doğru Mike Batiste uçuş iznini almış olacak kuleden, çok eğlendirdi OAKA'ya gelen taraftarlarını. Koskoca Efes Pilsen bu hallere düşecek takım mıydı?

15 Yorum Yapılmış:

RevoLveR dedi ki...

geçmişte efes yunan deplasmanlarına gittiğinde panayla kafa kafaya oynar maç alır olimpiakosu rahat yenerdi hatta olimpiakosu 110 60 lık bir skorla yendiği maç dün gibi aklımda ama ozamanlar granger marcus brown prkacın langdon gibi elit oyuncular ve karakterli ve dinamik bir yerli rotasyonu vardı bugün ise bitmiş bir rako naptığını kendide bilmeyen nachbar buralar için çok yetersiz olan visinevski gibi yabancıların eline bakıyoruz sinan güler bu seviye için bikaç gömlek altta cenk akyol tam bir facia perasoviçin bu takımın başında ne işi var zaten onu anlamak imkansız bu gruptan çıksın başarıdır efes için

Giray Özkan dedi ki...

Efes Pilsen'de bütçe büyüdükçe başarı düşüyor.Yazık diyorum...

Kapkankağan dedi ki...

Rakoçeviç'in bu takımda işi yok yıldız oyuncu felan değil bu adma ne savunma ne hücum adeta takım oyunu yok ediyor. hemen gönderilmeli bunu defalrca söyledik. Rako ile winsne gönderilip yerine sağlam skorer takımı oynatabilen bir oyun kurucu ve yıldız bir 2 numara alınmalı. görünen köy klavuz istemez.

Utku61 dedi ki...

Vallahi eziyet içinde geçti maç. son periyodu izlemedim. Wicinevski-Robert-Dudley bu lig için iyi tecihler değil. Geçen sene F.Bahçe Solomon hamlesiyle takım adına olumlu bir iş yapmıştı. Efeste şayet Rako için aynı hamleyi yaparsa takım olurlar. Eskiden F.Bahçe maçlarından hiç zevk almazdım bu sene işler farklı oldu. Fener maçları daha heyecanlı geçerken Efes maçları hiç bir şekilde izleyiciyi tatmin etmiyor bence.

Bu akşam bu panayı da Fener dağıtırdı.

Selami dedi ki...

Pana'nın yapmış olduğu yardımlaşmalı baskılı savunma mükemmeldi,hücumda ise çok istikrarsız şut attılar, eski Diamantidis olsaydı 35 fark olurdu,seyretmeyenler için söylüyorum,Efes'in daha fazla ribaunt alması yanıltmasın,pota altı follaş oldu resmen,Pana zaten içeri penetre edip boş adama topu çıkartarak oynayan bir takım,bugün ona bile gerek kalmadı,zira isteyen herkes elini kolunu sallayarak içeri girip turnike attı,Vujcic'in ahı gitmiş vahı kalmış,etrafında bile dönemiyor,bırak zıplamayı,savunma yapmayı,bu vakte kadar boşta olması tesadüf değilmiş,geçen sene Ergin Ataman'ın arkasında durup Rakocevic'i gönderselerdi en azından bu sene için hayırlı bir iş yapmış olurlardı,savunmayı zaten konuşmuyorum,hücumun da içine etti bıraktı,diğer oyuncular da afyon yutmuş gibiydi,sallana sallana maçı tamamladılar,son dakikalarda ki Batiste şovu utanç vericiydi, bu sene Türkiye Ligi'nde bile final oynarlarmı şüpheli, şu Romain Sato FB Ülker'de olsa( Kinsey'in yerine)final-four kesin derim,bugün istikrarlı şut atamadı,ama adam herşeyiyle basketbolcu,fundemantel,kuvvet,atletizm hiç eksiği yok,bu arada Erwin Dudley diye bir oyuncu var kadroda,şimdiye kadar gören oldu mu?

Cemal dedi ki...

Efes için en vahim gözüken durum sert savunma yapıldığında organize olmakta zorlanan panaya (diamantidis tek kalınca organizasyon aksıyor) şov yaptırmış olmak. Rakip inanılmaz organizedir gücü boyunu aşar direnirsin havlu atınca rakip şova bailar ama durum öyle bile değildi. Ender bugün iyi denilebilecek birkaç oyuncudan biriydi daha önceleri 4-5 dakika ortalama ile oynatılması şaka gibi gerçekten.

Robert ve wisnieski ve vujcic ( şu anki hali) efes klasında değil . Rako sistem oyuncusu değil tbldeki vasat takımların getirdiği 50 bin dolarlık skorer amerikalılar gibi oynuyor kalitesini yansıtamıyor . Seneye kalırlar mı bilmem ama kalırlarsa raduljica hariç belki nachbar ve thorton da kalabilir geri kalanın gitmesi lazım .

Yıllardır efes yabancı oyun kurucu alır ama kerem ve enderden iyisini almaz yerli oyun kuruculara garezi var galiba efes teknik ekibinin. Her sene 7 yabancı alıp karman çorman birşey yapıyorlar. Eskiden 5-6 sene üst üste ilk 8 yaparlardı. Şimdi gruptan zar zor çıkıyor yada orada eleniyorlar.Bu kaar büyük bütçeler ancak bu kadar heba edilebilir zaten .

tuna54 dedi ki...

resmen rezaletti.hiçbirşey olmaz bu takımdan.hemen bugun radikal kararlar alınmalı.kimse ne yaptığını bilmiyor.doğru dürüst set yok savunma yok.ikinci sınıf bir hoca ikinci sınıf yabancılar.bu seviyede bu kadar zayıf bir yönetim olamaz.coach resmen kendi intihar etti cenk akyol hamlesiyle.kafa kafaya giden maçta birden cenk akyolu aldı.bizimki sanki caddede piyasa yapıyor.gelen adamaı kaçırdı.mola bile alamadı hoca.elimizden uçtu gitti maç o arada.ne rakoseviçten ne nachbardan bişey olur.boşuna boşune bir yıl beklemeyin hemen bugun gönderin hepsini.ergin hoca rakoyu almakl öyle büyük hata yapmışsınki halen temizlenmiyor.

brutus dedi ki...

rako'nun hala twitter hesabından incilenmemesini neye yormak lazım acaba, sahiden gönderiliyor olabilir mi. ama benim kişisel fikrim efes pilsendeki sorunun rako'dan ibaret olmadığı. dünkü maç özellikle, bir kişinin sorunu değil. tofaş maçında rako çok az süre aldı, kaç sayı bulabildi efes ?? problem ne yazık ki daha derin.. 5 senedir çözülemeyen bir sorun var efeste.. hayırlısı

Luke dedi ki...

Öncelikle Efes Pilsen yenilmiş olsa bile, bu kadar az bir yazı ile karşılanabilecek ne yaptı bilemiyorum; kadroların attığı skorlar bile yazılmamış örneğin. Geçen haftaki maç yazısı da benzer uzunluktaydı. Türkiye'nin en iyi basketbol sitesinde bile bu tutuma maruz kalmak Efes açısından düşündürücü..
Maça gelirsek, yine aynı tas aynı tamam. Vujcic, Roberts ve Dudley'den toplamda alınan '0' sayılık katkı ve toplamda pota altından atılabilen 10 sayı! Raduljica gelince bu rakam kaça çıkacak da Efes Pilsen bir final four takımı olacak? Kerem Tunçeri'den yine '0' sayı; Thornton'dan 2 sayı; Cenk'ten '0' sayı; Sinan'dan 3 sayı! Bu oyunculara bir senede ödenen paranın 10 milyon euro'dan fazla olduğunun farkında mısınız? Rakocevic olayına da kısaca değinmek lazım belki; zira kendisi üç yıl için 5.5 milyon euroyu cebe indirip serbest atışlarına bile çalışmama, top hakimiyetini en azından bir seviye dahi olsun geliştirmeme ve hiçbir şekilde gidişatı umursamama gibi alışkanlıklarına (!) devam ediyor. Bizler de Ataman'ın suçlu olduğunu biliyorduk ama bu sene de aynı Rakocevic'i görmek, suçun sadece Ataman'dan kaynaklanmadığını göstermiş oldu.
Bir kez daha yanlış başlanan bir yapılanma ve bir kez daha çöpe atılacak bir sezon. Savunma yapmayan ve bir günü diğerine uymayan oyuncularla Euroleague'de fiyasko! Ve elbette Engin Özerhun hala takımın başında...

brutus dedi ki...

@Luke

polemik yaratmak istemiyorum ama bir şey hatırlatmak istedim, burası öncelikli olarak fb blogu.. daha önce de çoğu kez örneğini gördük bunun. şimdi bir sürü insan itiraz edecek, fb aleyhine de yazılar var diyecek. ama olur o kadar, efes pilsen'in forumunda da başka hiçbir yerde olmayan kadar eleştiriler oluyor takıma. ama sonuçta orası efes pilsen platformu. buranın fb platformu olduğu gibi.

Miksiyon dedi ki...

Bu canlı olmaktan(hayvan demiyorum dikkatinizi çekerim) nasibini alamamış batiste nasıl oluyorda bu maçta forma giyiyor ve buna diğer takımlar sessiz kalıyor anlamış değilim ben olsam takımı yuroligden çekerim diğer takımlarla ortaklaşa şekilde irtibata geçerek. bu ne yüzsüzlüktür ne aymazlıktır yeter artık bu yunan eziyeti avrupa ve dünya basketbolunda kimse bir dur demiyecekmi bunlara??
Yada pana istanbula gelecek zeytin dalıda uzatırız gelince o ayrı!

dejavu dedi ki...

brutus;

Ben ve Alperen G.Saraylıyız, Anıl F.Bahçeli, Cem Beşiktaşlı, sanıyorum Bob da Beşiktaşlı ve inan Umut hangi takımlı bilmiyorum. Anıl'ın da bildiğini zannetmiyorum, dahası gerçekten sevdiği bir takım var mı, onu da bilmiyorum. Ve evet biz Fenerbahçe bloguyuz.

Rahatsız oluyorsan eğer girmezsin, okumazsın ve yorum yapmazsın. Bu kadar basit.

Çağlar..

tuna54 dedi ki...

cevap pek hoş olmamış bence.bu kadar haber olan bu kadar nam salmış bir siteyi kısa bir eleştiri yapıldı diye okumazsın yorum yapmazsın diye kestirip atmak hiç olmamış.efes pilsen bloglarına bir bakın kaç kişi giriyor veya bu siteye benzeyen bir tarafı varmı.ben aylardır izlerim bu siteyi inanın fenerbahçe blogu olduğunu şimdi öğrendim.

Luke dedi ki...

dejavu'nun yaptığı Salsabasket.org blogunun FÜlker'e ait olduğu açıklamasını ironik bir yorum olarak alıyorum. Kaldı ki öyle olsa bile ne bu siteye giriş sıklığım ne de yazıları ciddiye alma durumumda bir değişiklik olacaktır. Benim yapmak istediğim anlamsız bir tartışma yaratmak değil, Efes Pilsen'in 'bir basketbol blogu'nda bile istenilen yeri alamayacak kadar kötü bir hale düştüğünü göstermeye çalışmaktı. Ntvspor'un fenerbahçeliliği bile beni (artık) rahatsız etmezken, her takımdan haber veren salsabasket'in taraf tutması çok umurumda olmaz açıkçası. Yanıtlar için teşekkür ederim. Umarım kötü bir tartışma ortamına vesile olmamışımdır.

Bob dedi ki...

@Luke

yazıyı ben yazdım, ama emin ol hiçbir heves yoktu içimde. sadece yazmak için yazdım. çünkü sahada öyle bir (takım demeye dilim varmıyor) topluluk vardı ki, fena sinirim bozuldu. Ben burdan ne söylesem havada kalacak. Sayın Özerhun'a sallasam haddime değil, Coach Perasovic'e sallasam da haddime değil, aynı şey Igor için de geçerli. Burda daha çok yorumu size bırakmaya çalışıyoruz tarafsızlık adına.