4 Kasım 2010 Perşembe

Regal Barcelona: 61 - F.Bahçe Ülker: 69 (Biri Karakter mi Dedi?)

Tanjevic döneminde Euroleague'in baba takımlarına karşı daha sahaya çıkmadan maç kaybeden, 30-40 fark yemelerine alıştığımız F.Bahçe Ülker'in, Spahija yönetiminde çıkacağı ilk baba maçta skordan önce nasıl bir karakter koyacağını merak ediyordum.

Ve karşımda böyle bir tablo göreceğimi ummuyordum. Ukic'in delici penetreleriyle girdiğimiz oyunun ilk 5 dakikası haddinden fazla tempolu gitti. İlk 5 dakikasında 21 sayı izlediğimiz maçın sonraki 5 dakikasında sadece 6 sayı oldu, 13-14 bitti ilk çeyrek. Lavrinovic'in o alıştığımız dışa çözülmelerinden vazgeçip boyalı alandan oynama isteği ve gereksiz zorlamaları dışında pek bir sıkıntı yoktu görünen.

Yorulan Ukic'in yerine Greer, gereksiz zorlayan Lavrinovic'in yerine de Mirsad sahadaydı. Tribünden izlediği lig maçlarına inat ikinci çeyreğe büyük bir şevkle başlayan Greer, yolladığı isabetli üçlükle farkı 9 sayıya çıkarttı. Kinsey'in defansif enerjisinin de altını çizmek lazım bu arada. Kimse kenarda oturan Ömer Onan'ı aramadı, o derece. Barça moladan 6-0'lık seri ile dönerken, ilk çeyrekte Lavrinovic'e kızdığımız zorlamaları bu kez Oğuz üstlendi. Potadan çok uzakta buluştuğu 4 topu da ya steps ya da isabetsiz şut ile rakibe teslim etti. Eee Bornova'nın 5 görünümlü 4 numaralarına karşı post-up oynamak kolay, karşında Vazquez varken de yapabileceksin bir kısmını. Devreyi 28-32 önde kapattı sarı lacivertliler. 20 dakikanın neredeyse tamamını önde götürmek, herhalde ortaya konabilecek en iyi karakter örneklerinden biriydi. Sadece 28 sayı yemiş olmak da ayrıca bir takdir konusu.

3. çeyrekte işlerin iyi gitmediği her halinden belliydi. Oyunun temposuzluğu, yapılan zorlama hücumlar, yakalanan boş iki üçlüğün girmemesi can sıkıcıydı. Gerçi Barça da skor üretmekte zorlanınca skor üstünlüğünü kaybetmedi F.Bahçe Ülker, ta ki son çeyreğe girmeye 02:25 kalana kadar. Lakovic önce bir turnike, sonra da bulduğu üçlükle farkı 4 sayıya çıkartmayı başardı. Emir Preldzic'in süre biterken yolladığı üçlük, son çeyrekte uykudan uyandırır mıydı acaba takımı? (45-44)

29 dakika 59 saniyede sadece 1 isabetli üçlük bulabilen F.Bahçe Ülker, 3 dakika 1 saniyede 3 isabetli üçlük bulup oyunun kırılmasına izin vermeyip yeniden skor üstünlüğünü eline aldı. Aynı 3 dakikada 4 takım faul hakkını doldurduklarını da söylemek gereken ama kötüğ bir detay olarak. 5 dakika kala 51-54 öndeydi sarı lacivertliler. Vidmar içeride yine o kocaman yüreğini ortaya koyup hücum ribaundları toplarken, Ukic'e üçlük esnasında yapılan faulden çıkartılan 3 sayı ve Tomas'ın araya sıkıştırdığı temiz üçlük rüzgarı bir kez daha bize döndürdü. Son 3 dakikaya 57-60 önde girdik, Ukic'in sayısı ile farkı bu kritik zamanda 5 sayıya da çıkarttık. Bugünün en kötüsü Lavrinovic 0/2 atarak beceremese de, yapılan sağlam savunma sonrasında Tomas'ın bıraktığı yumuşacık top farkı istediğimiz 5 sayı seviyesine yeniden çıkarttı. Aynı Tomas'ın aldığı o muazzam hücum ribaundu ise zaten maçın bittiğini ele güne gösterdi. (61-69)

F.Bahçe Ülker yıllarca ezildiği baba rakiplerden birine karşı Spahija'lı haliyle neler yapacak diye merak ediyorduk. Ortaya bir karakter konsa yetecekti çoğu kişiye ama takım çok çok daha da büyük oynadı. Oğuz ve Lavrinovic dışında kimse sırıtmadı. Ama Mirsad Lavrinovic'den doğan handikapı öyle bir kapattı ki ve Vidmar cesur yürekliliğini öyle bir ortaya koydu ki, o yırtıklar da yamandı. Son Euroleague şampiyonunu, geçen yıl 40 sayı fark yediğimiz rakibi, deplasmanda devirdik, 61 sayıda tutarak, skoru hep önde götürerek devirdik. Kazanılan 2 puan belki de en önemsizi bu maçta kazanılanların yanında. Haydi artık haftaya Sinan Erdem'e beyler, orayı yazın Milli Takım'la alıştığımız haline sokmaya. Siena'yı da devirip 4'te 4 olsun, hayat bayram olsun. Elinize ayağınıza sağlık çocuklar. Not: Kaya Peker maçta hiç süre almadı.

Regal FC Barcelona (61): Victor Sada 4 (4 ribaund), Ricky Rubio, Jaka Lakovic 11 (2 ribaund- 2 asist), Juan Carlos Navarro 12 (4 ribaund- 2 asist), Kosta Perovic (1 ribaund), Fran Vazquez 4 (7 ribaund), Boniface Ndong, Terence Morris 3 (6 ribaund), Erazem Lorbek 10 (5 ribaund- 1 asist), Pete Mickeal 17 (4 ribaund- 2 asist), Roger Grimau

F.Bahçe Ülker (69): Roko Leni Ukic 13 (6 ribaund- 2 asist), Mirsad Türkcan 6 (5 ribaund), Ömer Onan 6 (2 ribaund), Lynn Greer 7 (1 ribaund- 4 asist), Darjus Lavrinovic 3 (6 ribaund- 1 asist), Gasper Vidmar 6 (4 ribaund), Oğuz Savaş 6 (2 ribaund), Tarence Kinsey 2 (1 ribaund), Marko Tomas 12 (6 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 8 (1 ribaund- 1 asist)

59 Yorum Yapılmış:

orkun dedi ki...

"Bu takım haftaya Barcelona'dan en az 100 sayı yer fazlasını bilemem. Kaç sayı atacağını az çok tahmin edebilir herkes."

"Ulkerspor" Hocam, fazlasını, eksiğini, sağını, solunu, hiç bir yerini bilmiyorsun bu işin, bak naptı senin bidonlar? Şimdi yukarıdaki lafı yut bakalım, afiyet olsun!

Aslanlarım benimmmm!!!

Selami dedi ki...

Gaspar Vidmar'a bir daha ağzını açıp laf edene kafa kol gireceğim.

giray15 dedi ki...

Ülkerspor nickli arkadaş,nerdesin?

Dostlukla:)

Kapkankağan dedi ki...

Bu bizim bildiğimiz Regal Barcelona mıydı? Adamlar maç boyunca sadece bir tane set hücumu yaptılar oda sayı oldu. Özellikle son çeyrekte Barca'da önüne gelen topu alıp teke tek oynadı topu kaybetti. Ne bir adam akıllı hücum nede dğru dürüst şut kullanabildiler. Dışardan yanılmıyorsam tek üçlükleri var. Buda bize Barca'nın nasıl bir oyun oynadığının en büyük göstergesi oluyor. FBülker ise iyi mücadele etti son çeyrekte şutlaır girince maçı kazandılar. Tebrik ediyorum FBÜlker'i. Barca böyle oynamaya devam ederse bırakın eurolegue şampiyonluğunu son dörlüye bile kalamaz. Bu seneki favorim Olimpiakos. Son olarak Kaya Peker hakkında bir söz söylemek lazım Allahın sopası yok. Sonu böyle sıfır dakikalar olacak.

willie07 dedi ki...

Buraya sırf ÜLKERSPOR nickli arkadaşa selamlarımı iletmek için yazıyorum.Vidmar'ı iyi izlemiştir umarım.Karşısında avrupanın en iyi pivotları n'dong ve vazquez vardı.Vidmar mükemmel oynadı.

uurinho dedi ki...

@Ülkerspor muhteşem yorumlarını bekliyoruz

murat dedi ki...

Ülkerspor artık yuzun varsa gelde yaz...

Kapkankağan Allah aşkına barcelonadan bahsederken onu oynatmayandanda bahset...

Miksiyon dedi ki...

yahu adam geldı troll nasılda sinirlerinizi bozmuş:))) İyiki iplemeyin dedik:)

Cakivu dedi ki...

Tebrikler Fenerbahçe, maçın ikinci yarısına yetişebildim, basketbol olarak çok iyi olmasada harika mücadele ettik yavaş kadro daha da oturunca takım kendi oyununu da rakibe kabul ettirecektir.

ülkerspor isimli arkadaşın ismini her yere yazıp bence reklamı yapmayalım bence arkadaşlar çünkü kendisi fenerbahçe antipatisi ve gerginlikle beslenen trabzon medical parklı mı gs cafe crownlu mu yoksa sadece basketbolu izleyen bir ülker ürünleri müptelası mı belli değil...

Bu takıma formda bir Cevher çok katkı yapardı 4 numaraya biraz dinamiklik gerekiyor kadro derinliği açısındanda...

dejavu dedi ki...

Kulüp bazında tarihi galibiyetlerden birini almışız, herkes Ülkerspor yazıyor. E zaten ilk postta Orkun kopyaladı geçen gün dediklerini, ötesine gerek var mı?

Keyfini çıkaralım, tadına varalım bu galibiyetin.

Çağlar..

uurinho dedi ki...

@Kapkankağan, madem onlar bildiğimiz Barça değil onları böyle oynamalarına iten sebepleri de yazarsan sevinirim

Kapkankağan dedi ki...

Fbülker iyi oynadı iyi savunma yaptı ama şunu kabul edelim ki Barca'da müthiş kötü oynadı bunu kabul etmek gerekir. Yahu Fb nin iyi oynadı diyelim oynatmadı ama Barca da izleyenler görmüştür doğru dürüst bir set hücumu yapamadılar. Her neyse şöyle böyle sonuç FBülker kazandı. Helal olsun demek lazım.

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Yazılanları okuyorum da Barcelona set hücumu yapamamış (set hücumu nedir bilmiyorum vallaha), yok kötü oynamış. Ya arkadaş o kadar maç yaptılar bizim maça mı denk geldi kötü oynamaları? Parçalamışız işte neyin peşindesiniz ya?

Giray Özkan dedi ki...

Ben ne F.B'nin çok çok iyi olduğuna katılıyorum(Çünkü hücumda vasattı) ne de Barça'nın çok çok kötü olduğuna inanıyorum.Spajiha onları çok iyi tanıyor.Takım da her hafta kenetleniyor.Bence bu sonucun arkası gelecek.Haftaya herkesi Sinan Erdem'e bekliyoruz.

ozan_kartal dedi ki...

ülkerspora selam ederim burdan. Troll olduğunu düşünmüyorum, gayet ciddi ciddi yazdı adam:) O gün elimden geldiğince Vidmar ve Tomas'ın neden bu takım için önemli olduğunu ifade etmeye çalışmıştım. Sağolsunlar yanıltmadılar beni :)

Maça gelecek olursak, bu maçı öncelikle savunmada kazandık. Tabi Preldzic, Mirsad, Tomas'ın üçlükleri ve hücumda en çok sıkıntı çektiğimiz dakikalarda Oğuz'un iki sayılık basketi de çok kritikti. Navarro'yu 12 sayıda, Barcelona'nın 5 pota altı oyuncusunu da toplam 17 sayıda tuttuk. Rubio da sanırım hayatının en kötü maçını oynadı. 0 sayı, 0 rebound ve 0 asist!! Muhtemelen Sada'dan çok daha az sahada kaldı, ki Sada da standartlarının üzerinde bir maç oynamadı. Bu sayede organizasyonlarını tamamen bozarak işi kökünden hallettik aslında. İlk yarı Michael ve ikinci yarı Lakovic sıkıntı yaratabildi birtek ancak onlar da kişisel becerileri oyuncuların, ki o kadarı da çok normal. Kısacası harika bir maç oldu...

Selami dedi ki...

Efes Pilsen'e yenildiğimiz maçtan sonra bu forumda yazdığım yorumda aynen şunu demiştim:'' Yenilgiye hiç üzülmedim,zira takım iyi yolda,çok daha iyi olacak,hocanın takımı nasıl yönlendirdiğini,her oyuncuyu tek tek yanına çağırıp hatalarını anlatıp nasıl oynaması gerektiğini genç takım hocası gibi söylediğini gördükten sonra bu takımdan hiç bir şüphem yok.'' Bu takım daha da iyi olacak,Kaya Peker mutlaka devreye girecek,Emir bugün müthiş katkı verdi,hoca ona değer verecek,fakat Aydın Örs'ün ve Nevan Spahija gibi iki tane karakterin takımı nasıl etkilediğini görünce kaybedilen üç seneye yanmamak mümkün değil,Mahmut Uslu'ya söylüyorum,yatacak yerin yok,neyse dağıldım ben yine,son olarak şunu söyleyeceğim,bu takım taraftarı yanında görmeyi hakediyor,bence her Fenerli bu takımın kombinesini almalı,senelik 100 TL,daha ne olsun ya.

Kapkankağan dedi ki...

@cengizhan
set hücumu dediğim şey top paylaşımını iyi yapabilmek boş oyuncuyu bulana kadar topu anlamlı şekilde dolaştırabilmek!!!!!!
ben bunu demek istedim Barca bu tür bir top dolaşımını hiç yapmadı. Büyük düşüşe geçmişler bu belli. Yani FbÜlker hayatının maçınıda oynasa Barca tek üçlükle maçı bitirecek takım değil. demekki adamlar kötü oynamışlar bunu ister kabullen ister kabullenme. Ancak FBÜlker de iyi yolda bunuda görmek gerek. Keşke Efes'te şu rako belasından kurtulsada daha bir takım olup Fbülker ile üst sıralara tırmansalar inşallah iki takımımızıda son dörttte görürüz. zor ama neden olmasın.

ali dedi ki...

yaw konula alakalı degıl ama:))) bu tofaslı ılkay 4 numaramı 3 numaramı oynuyor bu hafta efes macına gıdıcem:)) ozetlerden baktım spormax de baya ıyı oyuncu olma yolunda ılerıyor cok genc

Okan dedi ki...

Öncelikle Fenerbahçetaraftarı olmaktan dün akşam bir kez daha gurur duydum. Maçı maalesef ancak SMSle takip edebildim, gelen SMSlere göresevinip üzülmemi Almanlar uzun süre kavrayamadı.

Daha sonrasında akşam FBTV üzerinden maçı izledim.

Barcelona kötüydü, Barcelona atamadı demek bir argüman. Evet belliki Barcelona kötüydü ve atamadı. Zaten iyi olsa ve atsa, Fenerbahçe de atsa, daha fazla atan kazanır.

Maçla ilgili Fenerbahçe anlamında hoşuma gidenler:

1) Rakibe göre basketbol oynadık. Dünyada open court/tempolu oyunda Barcelona'yı yenebilecek bir takım yok. Ancak onları sete mecbur edip tempoyu düşürmek zorundasınız, bunu çok iyi yaptı Fenerbahçe. Geri düştüğü anda bile tempoyu kontrol edebildi.

2)Aydın Örs-Neven Spahija ikilisinin etkisi yavaş yavaş hissediliyor. Kimilerinin cinnetli koç diye itham ettiği Spahija, hata yapan oyuncusuna önce hatasını, sonrasında işin doğrusunu anlatıyor. Hata yaptın, otur benche durumu çok fazlaca yok.

3) bu takımın bir lideri varsa o Ömer Onan'dır.Hayatımda bu kadar maç seçmeyen, ve her maça 100% yapabilmek için çıkan başka bir adam görmedim. Kariyerinin zirvesinde şu an, Allah razı olsun.

4) Uyuz olduğum Lynn Greer bile kısıtlı süreler oynayıp verimli olabiliyor! Dün de Ukic'in yorulduğu anlarda devreye girdi.

5)Ukic dün bence FB kariyerinin en iyi maçını oynadı. Sayısı, asisti, ribaundu çok önemli değil. Daha önemlisi top kaybı yapmaması. Bu şu anlama geliyor, Fenerbhçe maçta bulduğu her hücum şansında rakip sahaya gelmiş.

Emeği geçenlere teşekkür ediyorum,

Umuyorumki anlık bir başarı olmayacak, taraftar desteğiyle Sien'yı da boğacağız.

Sevgi ve selamlarımla
1)

Johnny dedi ki...

Final Four adayı iki takımın maçını izledik. Kazanan FBÜ oldu. Başka yoruma gerek yok...

numberonebasket dedi ki...

fenerbahçe ülker'i kutlarım,barca gibi bir dev nasıl yenilirmiş bunu gösterdiler.fbülker sezonun başında yaptığı hamlelerle ben bu işde ciddiyim mesajları verdi. önce aydın örs hocayı genel koordinatörlüğe getirdi sonra nevin.s ile anlaşıldı sonra taşlar birer birer yerine oturduldu.
fbülker m.tomas ve ukiç ,emir p ile anlaşmlarını uzatırsa ilerde avrupa finalini görebiliriz.
ayrıca aldıkları mahalbasiç de ilerde çok iyi oyuncu olacak yaşı genç buda güzel bir yatırım oldu.
fbülker hafyata italyan siena ile sinan erdem de oynayacak bu maçıda alacğına inanıyorum ama seyirci ful doldurmalı bunun için yönetim bu konuda çalışmalı
fbülerin allen ıverson lu maçını dört gözle bekliyorum tabi efes pilsen ile olan maçı nefes kesen maçlar olacak.saygılarımla

Ahmet Karadag dedi ki...

FBÜ gercekten cok iyi oynadi. Özellikle savunmada neredeyse kusursuz oynadilar. Tamam, Barca gecen seneki formundan uzak bir basketbol oynuyor. Ama yine de ilk iki macini kazanmis, bir sürü star oyunculari bünyesinde barindiran EL sampiyonundan bahsediyoruz. Bu takimi 61 sayida tutarak deplasmanda yenmek cok büyük basaridir.
Bu savunma anlayisina bakacak olursak, Aydin hocanin el yazisi okunabiliyor... FBÜ'nün EL de basarisini devamini temenni ediyorum. EL'de bir Efes-FBÜ finali görebilsek, bir de Efes 2. uzatmada attigi bir üclükle bir sayi ile kazansa, tadindan yenmez :)

Sarıkaya dedi ki...

Fenerbahçe'ye yakışan budur.

Romantik Fanatik dedi ki...

Kusura bakmayın ama diğer takım taraftarlarını ezik gördüm biraz. Israrla Fbülker yazmalar, aklınca aşağılamalar. Oysa Regal Barcelona'yı nedense sadece Barca ya da Barcelona şeklinde yazıyorlar.

Arkadaşlar dün akşam Fenerbahçe Barcelona'yı yenmiştir. Ya da isterseniz Fenerbahçe Ülker Regal Barcelona'yı yenmiştir.

İkincisi bu galibiyet Türk spor tarihinin en büyük başarılarından biridir. Barcelona deplasmanında 20 civarında maç yapan Türk takımlarının ilk galibiyetidir bu. O yüzden tüm Türk Spor camiasına kutlu olsun.

serpil dedi ki...

dün takım harika oynadı.. oğuz ve lavrinoviç biraz sırıttı ama olsun.. hepsine helal olsun.. bu arada bu vidmar ı alkışlamaktan ellerimiz şişecek :)

Ahmet Karadag dedi ki...

@Romantik Fanatik
gercekten güzel bir galibiyetti... ama "Türk spor tarihinin en büyük basarilarindan birisi" olarak adlandirkmak, gercek tarihi basarilara yapilan bir saygisizlik olur acikcasi. Ayagimiz yere bassin. Bu cümleyi kullanabilmemiz icin daha cok yol alinmasi gerekir...

Erol Kaya dedi ki...

Fenerbahçe Ülker'in başarısını görmezden gelmek büyük ayıp... Ama tarihi bilgiler vermek gerekirse Djordeviç'li Barcelona'ya 20 sayı fark attığımız ya da Euroleague final-four'unda Barcelona'yı yenip Avrupa 3.sü olduğumuz günler de var spor tarihimizde. Türk spor tarihinin en büyük başarılarından biri demek biraz haksızlık olmuş diye düşünüyorum. Grup maçı olduğu için öyle diyorum. Çeyrek final serisinde Barcelona'yı deplasmanda aldığı böyle bir galibiyetle eleyerek final-foura kalsalardı emin olun ki bu galibiyet 10 sene bile geçse unutulmazdı.

Bu sene hem Fenerbahçe hem de Efesimiz büyük işler yapacak. 90ların sonundaki basketbol ivmesi geri dönüyor sanki.

Erol Kaya dedi ki...

@Ahmet Karadağ
yorumumu yazarken senin yorumunu görmemiştim :) kusura bakma. aynısı olmuş.

Sümüklü Böcek dedi ki...

Union Olimpija da Pana yı yendi bu seneki final Union Olimpija ile Fenerbahçe Ülker arasında olur diye tahmin ediyorum.

Ulkerspor dedi ki...

Öncelikle kısa bir süre önce bir haberin altına yorum olarak ta belirttiğim üzere futbol’da Trabzonspor taraftarıyım. Tüm zamanların gelmiş geçmiş en büyük Trabzonspor’lulardan olan rahmetli Kazım Koyuncu’nun belirttiği gibi ‘’Benim için Trabzonspor bütün yenilmez devleri yenen hayali bir kahramandı. Trabzonsporlu olduğum için kendimle gurur duyuyorum.’’. Trabzonsporluluk şahsım için gurur verici realitedir. Sadece bir basketbol (veya futbol futbol harici herhangi bir takım sporu) takımı taraftarlarına çok daha fazla saygı duyarım fakat bir basketbol taraftarının futbol’da da bir takım tutması gayet normal bir durumdur. Trabzonsporluluk karşılıksız sevginin bir tezahürüdür. Trabzonsporun futbol’daki; monarşik, antidemokrat, vesayetçi, totaliter ve hatta bir o kadar da otoriter malum metropol takımlarına karşı başarıları anlatmakla bitmez ve her zaman mazlumların sesi olmuştur, hakkı, hukuku, adaleti, eşitliği temsil etmiştir/etmektedir, zalimlere karşı durmuştur. Bir direnişin sembolüdür, temennimiz basketbol’da da aynı başarıyı gösterebilmesidir. Dolayısıyla her ne kadar takım hakkında çok fazla bilgi sahibi olmasam da (görsel olarak) Medical Parc Trabzonspor taraftarıyım’da aynı zamanda.

Hiçbir zaman Fenerbahçe Ülker’liyim demedim. Kabul etmekte fayda var bir özeleştiri yapmak anlamında. Ülker’in, çok kötü yönetilen, vicdan sahibi objektif kamuoyunda çok fazla sempatisi olamayan futbol egemen bir kulüple sponsporluk ötesi bir ortaklığa dahil olmasını açıkçası hiçbir zaman tasvip etmedim. Bu şekilde yamalı bir ortaklığın ideal bir sponsorluk örneği oluşturacağını asla düşünmemekteyim. Bu fikrime saygı duyulmadır ve en önemlisi tahammül edilmelidir. Basketbol gibi bir takım sporunda sponsorluk uygulaması tıpkı; Benetton Treviso, Banvit Bandırma, Erdemir Ereğli, Olin Edirne, Unicaja Malaga vb gibi ürün/marka ve şehir isminin beraber anıldığı, aidiyeti olan şehirle özdeşleşmiş, kendine münhasır bir seyirci topluluğu olan, popülist günlük başarılar peşinde koşmayan, yerli yabancı yetenekli genç yıl adaylarına yatırım yaparak kaynak tasarrufu sağlayan, uzun vadeli iddialı takımlar oluşturulmasıdır. Yalnız Türkiye şartlarında bir realite var ki bunu büyük metropollerde gerçekleştirebilmek son derece zordur. Spordan çok sporun dedikodusunun (neredeyse sadece futbolun), takım tutmayı sorgusuz sualsiz teslimiyetvari efendi-köle ilişkisine indirgendiği, sanki bütün suç galip geleninmiş gibi mağlup olan iddialı takımlara göre hükümlerin verildiği bir ülkede çok daha fazla katedilmesi gereken yol mevcuttur.

Ulkerspor dedi ki...

Barcelona maçına gelince, öncelikle belirtmeliyim ki Barcelona’nın söylenildiği üzere kötü oynadığını düşünmemekteyim. İyi oynamasına müsaade edilmemiştir zira Barcelona Barcelona’dır. Neticede bu takım geçen yılın Euro Lig şampiyondur, bu yılın da en büyük favorisidir. Ayrıca 20 maçtır Euro Lig’de kendi sahasında yenilmemiş.

Maç öncesi yorumum samimi bir şekilde herhangi bir art niyet taşımadan belki de birçok kişinin aklından geçtiği fakat telafuz etmekte çekindiği bir gerçeği gayet net renkli ve kemikli bir şekilde belirtmişimdir ve yazdıklarım da bakidir. Maçın 28. dakikasında Barcelona sadece 34 sayı atmış idi. Geri kalan 12 dakika’da bu rakam kadar sayı atmasında hakemlerin son derece katkısı olmuştur (mesela erken dört faul). Şahsıma göre olay normal seyrine göre devam etseydi Barcelona 50-55 sayılarda bile tamamlayabilirdi (aklıma bir ara 90’lı yılların Panathianikos-Olympiakos-AEK-(Kinder) maçları geldi.) Hakikatten Barcelona hücüm etmekte sınıfta kalmıştır. Maçın Barcelona lehine kopmamasında Emir, Mirsad ve Greer’in payı çok büyüktür. Unutmayalım ki Emir çok iyi oynarken Spahija Tomas’ı oyuna dahil etmiştir. Emir çok daha fazla süre almalıdır. Dolayısıyla bu sonuç aşırı derecede bir süprizdir.

Dostlukla

Kapkankağan dedi ki...

@Romantik Fanatik
fanatik kardeşim sen ilk önce geniş kapsamlı ortaklık ve sponsor olma arasındaki farkları öğren.
Barca hiç bir takımla birleşmemiştir. Sadece isim sponsorluğu kullanıyor. Bu nedenden dolayı Barca demek sorun olmaz ama FB, bir sponsorluk değil geniş kapsamlı birliktelik içerisine girmiştir salon-altyapı-oyuncular-isim-organizasyon birleşmesi olayıdır.Bu nedenden FbÜlker takımıdır. FB takımı değildir.
saygılar.

Johnny dedi ki...

@Sümüklü Böcek

Sana katılıyorum. TBL'de de FBÜ-Antalya finalini bekliyorum.

Cakivu dedi ki...

Ahmet Karadağ ve Erol Kaya, sizlere katılıyorum, ayakları yere basmalıyız bu her zaman için gerekli olan bişey. Bunun daha önce çok örneklerini gördük, gaz başlayıp gazı erken bitenleri o yüzden hem Fener hem Efes her maçını tam konsantre oynamalıdır ki en iyi şekilde kalalım bir sonraki evreye...

ülkerspor ve kapkağan isimli arkadaşlar aynı ekolden kendilerine sayfalarca yazı yazılır ama özetle:
@ülkerspor
fenerbahçe bir spor kulübüdür, basketbol ise bu klüpte 20 li yıllarda başlamıştır, peki sen hangi bilgi ya da bilgisizlikle fenerbahçeye futbol klübü diyebiliyorsun? basketbol tarihi bir araştır bakalım euroligin ilk senelerinde 60 larda türkiyeyi ilk kimler temsil etmiş?
@kapkağan
ülkerspor kapanmıştır, fenerbahçe ülker in arması fenerbahçe armasıdır, rengi sarı laciverttir, ülkerspor takımında sözleşmesi biten oyunculara fenera katılmış, altyapıdan da fenerbahçe ülker için olanlar fenerbahçe ülkere aktarılmış geri kalanlar alpellada kalmıştır, ülker klüp tüzel kişiliği alpellaya ordan da trabzona geçmiş ve kapanmıştır, fenerbahçe ülker 2006 da değil 1907 de kurulmuştur...

HotSauce21 dedi ki...

ya serhat, evren'i fenerbahçe ayarttı diyen cimbomlular vardı asıl onlara noldu?

laylaylom maddi manevi

Cevad Zort dedi ki...

euroleague zevklendi

Fener Barcelonayı ispanyada yendi
CSKA nın şu haline bakın , Valencia maçı özet görüntülerini izlediniz mi? Valencia ters smaçlar falan vuruyordu smodis in üstünden
Olimpija Pana yı da yendi dün
Bamberg Geçen hafta Olympiakos u yendi

türk takımları uzun süredir barca cska pana ayarında takımları yenemiyordu iyi oldu bu

murat dedi ki...

ÜLKERSPOR...

Konuştukça batıyorsun sen evdeki bidonlara turşu kur bence...

tamfener dedi ki...

selam, bu ülkerspor rumuzlu arkadaşı kimlik sorunu yaşar gördüm ama maçla ilgili yazdıkları bu kez daha tutarlı:) fenerbahçe ülkerin galibiyetinibarcelona'nın kötü gününde oluşuna bağlamak sanırım en hafif tabiriyle çekememezliktir:) barcelona sdc kötü gününde yakalamak suretiyle yenilebilecek bir takım değildir,yenilmediği uzun süre boyunca her maçını süper oynamadığı halde hepsini kazanmıştır,basketbol rakibe yapılan inatçı savunmayla onu kötü oynamaya mahkum edebileceğiniz ve buna mukabil top size geçtiğinde de yenmek için rakibinizden daha çok sayı atmanız gereken yani hücumda da savunmadaki kaliteyi göstermeniz gereken bir spordur, lütfen futbol kültürüyle sırf bok atmak için sallamayınız :) ayrıca bu galibiyet ucunda kupa alınmasa da çok önemlidir... mesela bence manu'yu sahasında 40 yıl sonra yenmekten çok daha net bir üstünlükle alınmış bir galibiyettir.. teşekkürler emeği geçen herkes..

Ulkerspor dedi ki...

Efendi, futbol egemen bir kulüp ile futbol kulübü arasındaki beyan arasında gece ile gündüz kadar fark var. Madem futbol egemen spor kulübü değilse, futbola yapılan yatırımlarla diğer şubelere yapılan yatırımları mukayese etmek konunun özünün anlaşılması için yeterlidir. Futbol egemen spor kulüpleri zikredildiklerinde acaba kaç kişinin aklına ilk seferde voleybol şubesi gelmektedir? Daha önce de belirttiğim üzere maalesef bu ülkede çeşitliliği olan bir spor kültürü bulunmamaktadır. Spordan çok sporun dedikodusunun (daha ziyade futbolun) egemen olduğu bir ülke’de kat edilmesi gereken çok yol vardır. Mevcut durum hakkında gerçekleri söylemek sureti ile tahlilini yaptım. Heyhat, bu derece eleştiriye tahammülsüzlükle, sürü psikolojisiyle hareket edip, gerçeği eğip bükmeye kalkarak bir o kadar da manipüle ederek sorgusuz sualsiz sözde avukatlık yapmaya çalışan ve bunu gerçekleştirirken sadece muhatabına sözlü tacizlerde bulunarak kendisini yüceltmeye çalışan bir şahıs aslında kendisinin seviyesizliğini perçinleştirir. Her bilgi bir fikirdir, paylaşıldıkça anlam ifade eder. Ortaya atılan her fikrin mutlaka sebepleri-sonuçları söylenerek reçetesi de belirtilmelidir, aksi durumda bir anlam ifade etmez.

Ülker, geçtiğimiz yıllarda armudun sapı üzümü çöpü misali etin kemiksiz tarafının tamamını Fenerbahçe’ye verdi. Kaburga kemiklerini de tıpkı sus payı olarak diğer iki takıma teslim etti. Usul olarak da yanlış bir uygulamaydı fakat ses çıkaran çok insan olmayınca kaynadı gitti. Sponsorluk bir şehirle ve o şehrin takımıyla özdeşleşmelidir.

Dostlukla

serpil dedi ki...

fenerbahçe ülker in kazandığı her kupa fenerbahçe müzesinde olacaktır.. yarın ülker le anlaşma bitse bile o kupalar yine orada olacaktır.. ülker e sağladığı katkıdan dolayı teşekkür ediyoruz..

ozz dedi ki...

@ülkerspor

"Ülker, geçtiğimiz yıllarda armudun sapı üzümü çöpü misali etin kemiksiz tarafının tamamını Fenerbahçe’ye verdi. "

geçtiğimiz günlerdeki bidon laflarını bir kenara ittik diyelim.

Fenerbahçe yayın havuzundan ayrılmadan öncesi ve sonrasında klüplerin elde ettiği gelirlerle ilgili en son digitürk ihalesinde bir sürü yazı yazılmıştı.

Fenerium satışları, stad gelirleri ve diğer ürünlerden gelen gelirler ortada.

Geçen yıl Spormax sadece Fenerbahçenin eurolig maçlarını kendi kanalından Efesin maç ise skyturkten yayınlandı.

Medyada yer alan bir sürü kişi Fenerbahçe taraftarı, sempatizanı, ya da düşmanı rollerini kendilerine biçerek yer alırlar.

Medyamız gibi bir çok Galatasaray ve Beşiktaş taraftarı da şöyle bir uygulama içinde: Fenerbahçe herhangi bir takıma yenildiğinde birçok GSli ve BJKli sosyal ağlarda Fenerbahçe yenildi nidaları atarlar. Fenerbahçelilerde genellikle diğer takımla kendisi oynadığında ve yendiğinde sosyal ağda yerini alır.

Bu son bir kaç paragrafta da görüleceği üzre Fenerbahçe sosyal ve ekonomik anlamda ülke üzerinde bir güçtür. Siz bir marka olsanız hangisinin ismi ile piyasada olmak istersiniz. Kimin ürünleri her sonuçta satılıyor? Kimin kombineleri her sonuçta satılıyor? (Keşke basketbol taraftarları futbola gösterdikleri ilgiyi basketbola da gösterseler)

Utku61 dedi ki...

Çok güzel bir galibiyet oldu. Maçı izleyemedim ama Barca gibi takımı da yenmek skordanda anlaşılacağı gibi Savunmayla yenmek kolay bir iş değil. Üstelik de deplasmanda.

dilemma dedi ki...

oğuz savunmada ayaklarını çekemediği için zaten takıma faydalı değil onu hücumda sayı üretsin diye oynatıyorlar ama hep geresiz pivot hareketleri yapıyor ve 2 senedir hep aynı şekilde steps yapıyor.rakibin içinden geçmeye çalışıyor resmen.potaaltına girmiş hala sağa sola dönmeye çalışıyor.dönüp atacaksın artık orda düşünmeden.vidmar çok daha faydalı bence kontratını hemen uzatsın fenerbahçe.ayrıca navarro'nun da faul aldırmak için yaptığı hareketlere de sinir oluyorum.

Cemal dedi ki...

Ülkerspor bundan önceki yorumlarda pek bir sert pek bir agrasifdin. Bakıyorum da Fenerbahçe seni muma döndürüvermiş :) İçindeki Fenerbahçe nefreti ile atıp tutarsan bu hallere düşersin işte. Senin bidonları izledin mi tomasla vidmarı neler yaptılar dün akşam.Basketboldan ne kadar anladığının tipik bir örneğiydi dün gece . Gerçi ben senin nefretin yüzünden sağlıklı düşünemediğini bu nedenle normal bir halde duysan kendinin bile güleceğin yorumları yapmayacağını düşünüyorum.Bu arada EL de ne işi var dediğin olimpija da panayı devirip 3te 3 yaptı. Bir günde bu kadar darbe de olmaz ki canım.

Son olarak sponsorluk konusuna değineyim . Ülker ya da başka bir firmayı düşünürsek bu şirketlerin başındakiler fenerli galatasaraylıdan önce birer iş adamıdır. Olaya duygusal değil ekonomik bakarlar. Öyle olmasaydı beşiktaşlı tuncay özilhan çoktan yağdırmıştı beşiktaşa. Bir şirket sponsor olurken getireceği kazanca bakar hitap edeceği halk kesimine bakar.Bu alanda kıytırık anketler haricinde her yol fenerbahçeye çıkar. Hani senin sevdiceğin trabzonun bize biletleri 100tlden satarken galatasaraya 40dan satıyor. Arz- talep meselesi işte.Pek çok şehirde böyledir bu herkes de bilir güneşe gözlerini kapayanlar haricinde. Galatasaray ve beşiktaş üç kuruşa sponsorluğu kabul ederken düşüneceklerdi bunu kimse silah dayamadı kafalarına. Ülker sadece sponsoru değil fenerbahçenin ortak bir salon hatta salondan çok öte bir şey yapılıyor. Ülkerspor efes karşısında 15-20 yılda 4 şampiyonluk alabilmişken Fenerbahçe ülker 4 senede 3 şampiyonluk kazanmıştır. Kazan-kazan üzerine kurulmuş bir ortaklıkdır alan da veren de razıdır çekemeyenler haricinde herkes memnundur . Umarım anlatabilmişimdir.
Ülkerin flores adlı ürününün tavsiye ediyorum sana hem ülkersporuna katkın olur hem de hazımsızlık problemlerini aşmada yardımcı olur.

Maçanın Papazı dedi ki...

sevgili ts lu ülkerspor kardeşim , fb ye olan bakış açının bu ülker sponsorluğu konusundaki görüşlerini etkilediğini düşünüyorum ,idealist bir düşünce değil seninki , ha sponsorluk ha ortaklık , sonuçta regal barcelona medikalpark trabzon oluyor , yani en değerli şey isim hakkının önüne o firma ismi gelebiliyor , ts gs forumlarında bizde şu firmayla aynı fb nin ülker le yaptığı birleşmeyi yapalım diyen yazılar çok okudum , yani sen de yap ! fb niye yaptı ülker niye yaptı demek yerine sende yap ,yani fb nin salon yapması bu başlarıları elde edecek transferler yapması türk basketbolunun aleyhine mi ? üstelik sponsorluk veya ortaklık nasıl olsa tüm klüplere gelecek ülker fb ye kıyak geçmişse diğer takımlar niye bu duruma isyan etmiyor biz büyüğüz bize sponsor mu yok demiyor ? xxx trabzon salonunu yapsın avrupa da zaferler kazansın türk basketbolu gelişsin bu kötü mü olur bunun kölelikle ne alakası var ? ama mesele bu değil ,ülker fb nin kaşını gözünü sevdiği için fb ye geniş kapsamlı sponsor olmuyor ,fb nin popülerliğinden gücünden yararlanıyor bu ülkerspor dan fb ye aktarılan gerek oyuncu gerekse euroleauge hakların dan fersah fersah büyük bir katkıdır , burada fb maddi olarak oyuncu euroleauge salon kazanıyorsa ülker bunların 100 misli bir manevi prestif kazanıyor fenerbahçe gibi bir camiyaya sponsor olarak , fb ülker , fenerbahçe erkek basketbol şubesidir , o yüzden 4 şampiyonluğu vardır , kazanılan kupalar Fenerbahçe klübünündür ,bu tescillidir , sen firmalar şehirlere maal olmalı gibi birşey diyorsun ama trabzon 250 bin kişi peki ya istanbul ? fb nin sadece istanbulda 6-7 milyon taraftarı var , fb bjk gs o kadar büyük camiyalar ki bunlar ülkemizin bir çok şehirden çok çok büyük bir ekonomiik sosyal değer yaratabilirler , fb ülker dün barcelona yı yendi hemde regal barcelona yı buna sevinmek yerine fb nin armasına duyulan öfkeden kaynaklı çocuksu direnişlere ne gerek var , gs lı bjk lı ts li sevinsin bu zafer türk basketbolunun , dün marca ve as gazatelerini okudum hepsi türkler barca yı yendi diyor , kimse fenerbahçe yi ülker i sponsorluğu ortaklığı köleliği konuşmuyor ,artık iç ön kesmeleri bırakalım hep beraber avrupa yı domine edelim ,yunanlı 10 kere avrupa şampiyonu olmuş ben 1 kez olamamışım , biz onlarla mücadele edeceğimize içimizde ön kesiyoruz ,yazık !

Kapkankağan dedi ki...

@Cakivu
söylediklerine sen inanıyorsan sorun yok.

Cakivu dedi ki...

kapkağan ispanyolların as gazetesi de, tbf, fiba da dediklerime inanıyor sorun yok di mi?

eğer izin verilirse şu linke bak istersen ispanyolların ünlü spor gazetesi as dan:

http://www.as.com/baloncesto/articulo/fenerbahce-gana-regal-barca-roko/dasbal/20101105dasdaibal_3/Tes

Kapkankağan dedi ki...

@Cemal
sen hangi marka gözlük kullanıyorsun?

Kapkankağan dedi ki...

@Cakive
Ülker, Alpella ile hakkını kullandı diyorsun sana soruyorum neden ülker'in alt yapısı ve üst yapıdaki elle tutulur kaliteli oyuncuları Alpella takımına değilde FB ye geçti bunun yanıtını verir misin???

Özcan Yüksel dedi ki...

Fenerbahçe uzun zaman hafızalarda yer edecek bir galibiyet elde etti helal olsun muhteşem bir maç oldu seyir zevki çok güzeldi. 12 dev adamdan sonra ilk defa böyle fanatikçe ve sevinerek maç izledim.

Ülker - Fener olayını da 2 taraflı düşünün ÜLker epey yatırım yapıyordu baskete o parayı belki daha azını sponsorlıukta değerlendirip güçlü bir reklam yapmış oldu. Bu işler elbette iki taraflı art niyetli bakmaya gerek yok

Cemal dedi ki...

Kapkankağan hangi dediğim yanlışmış. Açıklarsan tartışırız probelm yok bende gözlerimiz iyi gözlüğe ihtiyacımız yok çok şükür. Barca kötü oynadı ondan fnerbahçe ülker kazandı diyenlerde bir sorun olmasın sakın.

Kapkankağan dedi ki...

@cemal
her yol fb ye çıkar diyen sen diyen insan mutlaka bir marka gözlük kullanıyordur diye düşünüyorum.

Diğer yandan FBÜlker yenmiştir. söke söke helal olsun diyorum. İyi mücadele etmiştir takımımız. Ama R.Barca'da çok kötü bir maç çıkarmıştır. Sonuca bakmak gerek sonuç 3te3 hemde deplasmanda Barca galibiyeti. Ancak ben yinede FB nin pota altında çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Barca maçında Hepimizin burun kıvırdığı FBÜlker'in bile göndereyim mi göndermeyeyim mi diye ikilemde kaldığı Vidmar harikalar yaratmıştır. Pota altındaki sertliği ve ribaund eksikliğini kapattı. Umarım bu oyunu tek maçlık kalmaz.
saygılar..
Kapkan

Cemal dedi ki...

Ben sana sözümü bir noktaya dayandırarak söylüyorum sen gözlük gibi çocuksu laflara giriyorsun. Medyada en çok adı geçen klüp, spor programlarında en çok konuşulan klüp, her deplasmanda en pahalı biletin satıldığı klüp Fenerbahçedir ki bunlar tesadüfi şeyler değildir bir sebebi vardır. Ayrıca taraftarın klübüne maddi destek verme noktasında lisanslı ürünler ve kombine kartlarda rakiplerine uzak ara yapmıştır. Fenercell ve taraftar kart gibi noktalara da aynı şekildedir. İster kabullen ister kabullenme bu ülkede klübüne en çok sahip çıkan taraftar Fenerbahçe taraftarıdır. Ülker de sonuçta reklam amaçlı sponsor oluyorsa seçilecek takımın taraftar profiline bakması ve Fenerbahçeyi seçmesi normaldir. Nasılki Fenerbahçe Galatasaray popülaritede rakiplerden üstündür tek bir tane seçilecekse bu Fenerbahçe olur. Bu üç-beş bin kişilik herkese açık kıytırık anketler değil izlenme, takip edilme gibi veriler ve taraftarların klübe yaptığı harcamalardan anlaşılır. Şimdi sen söyle argümanlarını da birde senin gözlüğünü görelim. Taşı atıp kaçmak yok :)

Pota altında müthiş değiliz bunun farkındayım ancak barcelona da dahil hiçbir takımın bizi pota altında kolay kolay ezebileceğini düşünmüyorum. Oğuz yerine semih veya ömerden biri olsa daha etkili olurduk orası da bir gerçek. Seneye mirsad gidince ki gidecek kendisi bırakacağını söylemişti atletik bir 4 numara da çaktık mı baya baya sağlam bir pota altımız olur.
Vidmara burun kıvıran gitsin kumda oynasın(bu şaka :D )batur abinin deyimiyle tank gibi kerata adam daha ne yapacak tam bir görev adamı işte. F4 için bizim en büyük handikapımız kaliteli yerli sayısı. F4 oynayan yunan ve ispanyol takımlarının çok sayıda yerli kaliteli oyuncuları var bizde ise iyiler nbae gidiyor maalesef ömer gibi kerem gibi iki üç tane var o da haliyle yetmiyor.Yoksa bizim meselemiz vidmar değil her takıma lazım bir görev adamı kendisi

bonzo dedi ki...

Kendini fenerbahçeli kabul eden tüm arkadaşlarıma sesleniyorum. Malum provokatörlerle şu ülker-feberbahçe tartışmasını artık yapmasanız.. Herkes neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor inanın. Biz kendimizi nereye ait hissediyorsak odur.Biz fenerbehçeliyiz, ülker'i de stratejik bir ortak olarak görmüyor muyuz? Olay budur.. Konuyu saptıranlara kızmayın acıyın bence. Neden bu seviyelerde olamadıklarını düşünerek, kıskanıyor ve saldırıyorlar arkadaşlar..Gönlünüzü ferah tutun:-)

Cakivu dedi ki...

@kapkan

doğuş balbay olsun can mutaf olsun şu an alt yapıda çoğu kalan oyuncu daha eskiden kalma, ülkerden gelenlerin en iyisi enes kanterdi o da uçtu gitti. birkan batuk kafkaf da, ülkerin fenere katkısı maddidir, organizasyon fenerbahçenindir... kadıköyün suyundan mıdır bilinmez ama iyi basketçiler çıkar buradan keza efes de aslında kadıköy orijinlidir...

mesela bir erbil eroğlu var nerdeyse 10 senedir fenerde tıpkı can mutaf gibi istersen fenerbahçe resmi sitesinden altyapı takımlarını ve oyuncularını görüntüle 2006 girişli yok gibi bişey...

Ulkerspor dedi ki...

Madem konu idealizmden açılmış ki sportif cenahından birkaç kelam etmekte fayda var. Her fert idealist olmalıdır ve bu duruşunu spora da yansıtmalıdır. Çoğu zaman idealizm ile realizm çatışır fakat sen elinden geldiği ölçüde fikri mücadeleni sürdür, asıl olan vakıa budur.

Efendi, bu ülkede 80 milyona yakın nüfus var. Bu nüfusun önemli bir kısmı Marmara bölgesinin metropollerinde iskan halde. Sadece Kocaeli şehrinde 8.000 ‘e yakın irili ufaklı fabrika mevcut. Futbol’da Bursaspor şampiyon oldu diyorlar, efendi neymiş Anadolu devrimi imiş. Neticede şampiyonluk Marmara’nın karşı kıyısına geçti o kadar. Bursa ile bütün Marmara metropolleri neredeyse birleşmiş durumda. Yıllardır belli bölgeler ağırlıklı bu mevcut politikaların bölgeler arasında nasıl adaletsiz bir sosyo-ekonomik bir realite oluşturduğu da bir vakıa. Marmara’nın bir çekim merkezi olduğu tarihsel bir gerçek fakat bu kadarı da fazla. Çin’in 1,5 milyar nüfusu var en kalabalık metropolünun nüfusu 25 milyon. Almanya’nın 100 milyon nüfusu var fakat en kalabalık şehri 5 milyon nüfuslu. Endüstri, spor sanat vb dağılım bölgeler ve dolayısıyla da şehirlere yayılmış durumda. Şimdi konumuzun anlam ve önemine teşbihlersek basketbolun yapısına da bakmakta fayda var özellikle de futbol egemen kulüplere.

Benetton dünya üzerinde çok tanınan bir marka fakat yatırımını neredeyse kasaba niteliğindeki bir şehre yapmış. Acaba neden Roma’yı seçmemiş? Siena’da küçük bir şehir? Mesela Ülker Kayseri modeli olsa diğer şehrin insanları bu ürünler Kayseri’lilerindir mi diyecekler? Tabi ki büyük metropollerde bu tür sponsorluk uygulamalarını gerçekleştirmenin daha bir çekiciliği mevcut fakat bu geçmiş yıllarda denendi, tutmuyor. Bu ülkenin metropollerinde futbol harici yerleşik takım sporu taraftarlığı kültürü çok az. Anadolu da çok mu var yok ama en azından takımın cazibesiyle kendi taraftar kitlesi oluşturulabilir. Bu metodun başarı şansı çok daha fazla yüksek.

Ülker’in Fenerbahçe ile reklam olayına gelince bu konu üzerine olan beyanlar çok enteresan. Ülker reklam harcamaları Fenerbahçe basketbol takımına yaptığı sponsorluğun tahminim en 20-30 katı olsa gerek. Ülker’in reklam vermediği televizyon/gazete/dergi/radyo benzeri yazılı veya sözlü yayın organı acaba mevcut mudur? Ben bu suni ortaklığı bir sponsorluk olarak değil de Fenerbahçe’ye verilen bir haraç olarak değerlendirmekteyim.

Ulkerspor dedi ki...

Efendi, belki duymuşsunuzdur Barcelona futbol takımının 450 milyon dolar borcu varmış. Valencia’nın da 400 milyon dolar. Avrupa sportif arenasında bu takımların başarılarını ve ekollerini anlatmaya gerek yok zannedersem. Pekala Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın veya Galatasaray’ın 200 milyon dolarlar seviyesinde borcu nasıl olabilir? Bu örnek bu tür futbol egemen kulüplerin nasıl berbat yönetildiklerini anlatan gayet net bir örnektir. Futbol egemen kulüplerle yapılacak suni ortaklıklarla ülke basketbolünü ileriye taşıyabilmek mümkün değildir. Neticede bu tür kulüplerde futbol harici branşlar birer dolgu malzemesidir. Küçük olsun benim olsun, benim kontrolümde olsun da ne olursa olsun!!!

Bir takım sporunu tüm ülkede yaygınlaştırmanın birinci kuralı ülke geneline yaygınlaşacak tesisleşmedir. Bakınız İspanya basketbol liginin takımları neredeyse tamamı farklı şehirlerde yerleşiktir. Gelirleri adil şekilde dağıtılıp ligin kalitesi yükseltilirse ligdeki iddialı takım sayısı artar işte o zaman liginizin üst düzey kalitesinden bahsedebilirsiniz. Maalesef ülkemizde sportif bir adalet (ekonomik/sosyolojik) olmadığı için bazı tiranik futbol egemen takımlar türemiştir. Bu gibi takımlar hep bana hep bana diyerek diğerlerini tahakküm altına almışlardır. Haksızlıklar hakem kararlarından, medya’dan, organizasyonlarına kadar her alana yansıdığı için diğerlerine nefes almak zorlaştırılmıştır. İşte bu fotoğraf sonucunda Fenerbahçe gibi takımlar (Trabzon hariç (kısmen Bursa)) Anadolu’da bir şehre gittiklerinde insanlar efendisi gelmiş köleler gibi sevinmektedirler. İşte bu statükocu haksız durumu müdafaa edip devamını talep etmek de vesayetçiliktir.

Dostlukla

Kapkankağan dedi ki...

@cemal
her yol Fb ye çıkar demekle söylediklerinin hiç bir ilgisi yok!
Fb taraftarının bir kısmının bilinçli olup takımına sahip çıkması ayrı kıytırık anketlere siz bakmayın demek ayrı!!
sen gir facebooka bak bakalımda üye farkını gör.
Neden diğer takımlar FB den daha az sponsor geliri kazanıyor diye birşeyde yok basketbolda FB-ÜLKER ortaklığı dışında bir sponsor kazancı yok eksiği var. bunu araştırınca sende öğreneceksin.

@Cakivu
Benim sorduğum soru bu değildi. Mesele Ülker'in iyi oyuncular Fb ye aktaramaması değil alt ve üst yapısını devretmesi burdan şu oyuncu çıkmış bu oyuncu gelmiş önemli değil yapılan eylem nedir ona bakalım.
saygılar.
Kapkan

Cakivu dedi ki...

Kapkağan, ülkerin alt yapısı üst yapısı ya da herhangi bir yapısı fenere geçmedi dediğim gibi altyapıdan birkaç oyuncu ve a takımdan sözleşmesi bitenler fenere geldi ama tam maddi güç desteği ülkerden geldi, fenerbahçe basketbol şubesinde çalışan herkesin maaşını fener önder ülker değil, ülker sadece destek verir ve tabii ismiylede ordadır ki bu çok büyük bir reklamdır kendileri için...