4 Kasım 2010 Perşembe

Spartak Moskova: 66 - G.Saray MP: 40 (Farklı Yenilgi)

Son yıllardaki dominasyonunun ardından bu yıl güç yitiren ve belki de ilk kez son iki resmi maçını kaybeden Spartak ile en uygun zamanda karşılaşan G.Saray, Rusya'dan farklı bir mağlubiyet ile ayrıldı. Rusya'dan galibiyet çıkartmak çok kolay değil, bilinen bir gerçek bu. Bu maça kadar son iki yılda Rus takımlarıyla oynadığı 9 maçın altısını kaybetti G.Saray. Eski güçlü Spartak'ın F.Bahçe'nin Avrupa'daki yol kesicisi olduğunu da biliyoruz. Fakat Taurasi-Fowles-Sue Bird üçlüsünü kaybeden bu Spartak'a karşı galibiyet almak eskisi kadar zor değil, bu da çok net şekilde ortada. Geçen yıl öldürülen kulüp sahibi Shabtai'nin ölüm yıldönümünde bu takıma karşı deplasmanda ilk şutunuz Tuğba Palazoğlu'nun üçlüğü oluyorsa şayet, sıkıntı var-Sergen Yalçın mode on- demektir zaten. Koç Ceyhun Yıldızoğlu'nun o bildiğimiz rotasyonu, buna henüz hiç alışamayan oyuncular ve savunmadaki çok çok düşük performans ile verilen hücum ribaundlardı mağlubiyetin nedenleri olarak gözüktü maç boyunca. Geçen yıl Botaş'ta forma giyen Prince'in ürettiği 19 sayı da önemliydi bu arada.

G.Saray'ın yeni sezonda girdiği bu yolun farklı, yorucu ama sonunda başarıya ulaşacak yol olduğunu yazdım, halen de böyle düşünüyorum. Sezonun geri kalan kısmında oynanan iki 'hedef maçından' alınan iki farklı mağlubiyet ve bu maçlardaki düşük performans taraftarı memnun etmiyor elbette. G.Saray basketbolunun nabzını tutan GSBasket'te dün gece belki de ilk kez koç Yıldızoğlu'nun takımdaki varlığı tartışıldı. Normaldir, bu iki mağlubiyetten sonra tartışılacaktır elbette. Fakat G.Saray bu yatırımlarının karşılığını alacaksa sabır da şart, destek de.

2 Yorum Yapılmış:

Selami dedi ki...

İlk yarının tamamını,ikinci yarının da az bir kısmını seyrettim,klasik Ceyhun Yıldızoğlu takımı,savunma yok,aşırı derecede rotasyon uygulayarak takımı çorbaya çevirdi,çizilmiş bir tane set hücumu yok,ya üçlük salla,ya da Agustus'un şahsi becerilerine bel bağla,Fowles için çalışılmış bir tane oyun yok,Fowles takımı sürekleyecek bir oyuncu değil,geçen sene Sue Bird'in yaptığı gibi devamlı olarak beslenmeye ihtiyacı olan bir oyuncu,geçen sene Haydar Kemal Ateş kovulunca adı bir ara Fenerbahçe için geçmişti,olmasın diye dua etmiştim,tamamen overrated bir hoca,büyük takım hocası olarak hiç bir zaman çalışamaz,Milli Takım karnesi daha iyi,fakat orada ortam tabii ki daha değişik,egolar daha az,herkesin rolü belli,bu arada Fenerbahçe hocası Ratgeber de bende şu ana kadar hayalkırıklığı yarattı,daha sonra ayrıntılı olarak yazarım.

Sinan Doğan dedi ki...

Ceyhun hoca bu işi beceremeyeceğini belli ediyor. Çok geç olmadan Cem Akdağ derhal takımın başına getirilmelidir ve onunlar birlikte yabancılarda bir revizyona gidilmelidir. Yoksa bir seneyi daha çöpe atmak durumunda kalacağız...