29 Aralık 2010 Çarşamba

2010'un Son Derbisi: G.Saray - F.Bahçe

G.Saray Cafe Crown ile F.Bahçe Ülker, 2010'un basketboldaki son derbisinde bu akşam 20.00'da Abdi İpekçi'de karşı karşıya gelecek. Son 6 lig maçını kazanarak bu akşama gelen G.Saray ile son 11 lig maçından 10 galibiyet çıkartan F.Bahçe'nin mücadelesinden çıkacak sonuç 12. haftanın liderini de belirleyecek. Bu sezon başında koç Oktay Mahmuti ile yola çıkarken orta ve uzun vadeli planları olduğunu söyleyen G.Saray cephesi için bugün elde edilecek liderlik aşırı önem taşımıyor elbette. Fakat hem kısa vadede gelinen nokta, hem de play-off'lar açısından bu maçın her iki takım için de net bir 'mesaj maçı' olduğunu ortada. Tanjevic döneminde deplasmanlarda oynadığı derbileri kaybeden(G.Saray'a karşı son 3 deplasman maçı kaybedildi) bir görüntü çizen F.Bahçe Ülker'in Spahija ile yaşadığı akıl devriminin burada da varlık göstermesi açısından da ayrıca önemli bir maç bu. Nitekim aynı dönemde son 3 yıldır kaybettiği Akatlar'da, Iverson'ın ilk maçında, Beşiktaş'ı mağlup etmeyi başarmıştı bu sezon sarı lacivertliler.

Geride kalan 11 maçtan 9 galibiyet çıkartıp, aynı dönemde Eurocup'da da lider olarak gruptan çıkmayı başaran G.Saray Cafe Crown'un istim üstünde olduğu ve ritmli şekilde bu maça geldiğini söylemek lazım. F.Bahçe Ülker, Barca ve Siena galibiyetleriyle Avrupa arenasında sükse yaratarak başladığı sezonda önce talihsiz şekilde Vidmar'ı, ardından da kısa süreliğine Ukic'i kaybederek türbülansa girdi ve bu sekansda biri lig, biri Euroleague olmak üzere 2 mağlubiyet aldı. Başlangıçtaki o ritmin kaybolduğu düşüncesi ve kadro kurulurken giderilemeyen back-up guard sıkıntısı dillendirilmeye başlanırken Ukic'in dönmesiyle birlikte işler yeniden sezon başındaki kıvama döndü. Hırvat guardın elleriyle yönetilen akı(l)cı hücum ve önde yine Ukic'in baskısıyla başlayan savunma aksayan noktaların düzelmesini sağladı F.Bahçe Ülker'de.

G.Saray Cafe Crown'un Rochestie özelinde yaşadığı oyun kurucu problemi ve uzun rotasyonundaki eksikliği sezon başından bu yana herkes tarafından bilinen noktalar. Son beş lig maçında 20 ve üzerinde asist üreten Mahmuti'nin takımı, bu takım oyunuyla beraber bu sorunları kapatmaya çalışsa da, oyuncuların da zaman zaman vurguladığı gibi, yüksek seviyelerde bu eksikliklerin can yakıcı olabildiğini biliyoruz. Nitekim F.Bahçe Ülker, Ukic ile bu noktada bir büyük adım öne çıkıyor. Koç Mahmuti'nin Ukic'i savunmada Rochestie ile eşleştirmeyeceği kesin. Evren ya da Caner kullanılacaktır bu tercihte. Aynı şekilde Kaya-Oğuz-Mirsad ve Lavrinovic dörtlüsüyle birlikte rakibinin zayıf karnı boyalı bölgede de önemli bir zenginliğe sahip sarı lacivertliler. Hepsinden önemlisi ise bu avantajlarını kullanabilecek oyun aklına sahip artık Spahija'nın F.Bahçe Ülker'i.

2010 model yeni G.Saray Cafe Crown'da en büyük değişiklik ise şüphesiz oyunun savunma alanında yaşandı. Dakikadan ve skordan bağımsız olarak her an çok sert savunma yapan G.Saray, kaybettiği 2 lig maçında 77 ve 78 sayı yerken geri kalan 9 maçta ortalama 65.8 sayıya izin verdi. İkili ve hatta zaman zaman üçlü sıkıştırmalar, çok yükseğe çıkan show-up'larla birlikte rakiplerini de genellikle 50-65 aralığında tutmayı başardı. F.Bahçe Ülker'in aynı dönemde Barcelona'dan deplasmanda yalnızca 61, Siena'dan ise Sinan Erdem'de 68 sayı yemesi de Euroleague'de işin savunma boyutunda zaman zaman tarifi zor noktalara çıktığını gösteren rakamlar. Bu verilerle ve sezon başından bu yana izlediğimiz takımlarla beraber, bugün sahada kemik seslerinin duyulacağı bir mücadele olacağı kesin. İşin savunma boyutuna büyük önem veren iki takımın maçında savunmaların kazanananı belirleyeceği de bir o kadar ortada. Fakat bu sert savunmalara karşı hücum etmekte rakibine nazaran daha tecrübeli bir F.Bahçe Ülker olacak parkede. Bu da maçın önemli ve sonucu doğrudan etkileyecek detaylarından biri bana kalırsa. G.Saray'ın Shumpert'ı dört numaraya çekerek yaratacağı ters eşleşmeden çıkarabileceği sayılar da mühim. Zira kaybedilen Efes Pilsen maçında sayı üretememişti Shumpert. Her zaman için cepte duran silahlardan biri de bu G.Saray için.

Yaklaşık 1 ay kadar önce Abdi İpekçi'de oynanan G.Saray C.C-Banvit maçında bir G.Saray taraftarına küfreden ve daha sonra da kulüp yöneticilerini arayarak bu konuda özür dileyen Engin Kennerman'ın bugünkü derbiye başhakem olarak atanması iki taraf için de nahoş sonuçlar doğurabilecek bir tercih. Gündemdeki u-17 maçı, 'Sporda Şiddet' yasası derken 2010'un sonunda, son derbisinde maç sonunda sadece parke üzerindekileri konuşmayı becerebiliriz umarım.

Biri Euroleague'de, diğeri Eurocup'da yoluna dolu dizgin devam eden ve bunu başarırken de bir kişiye bağlı olmadan takım oyununu mükemmele yakın oynayan iki ekibin, (her iki organizasyonda da sayı, asist, ribaund listelerinde takım arkadaşlarından ayrılan bir isim yok) iki ezeli rakibin mücadelesi için saatlerimizi 20.00'a ayarlıyoruz. Liderlik mücadelesi, yılın son derbisi, bu sezon basketbolda atağa geçen G.Saray'ın evindeki ilk önemli maçı, biletlerin bir gün önceden tükenmesi, geçen sezon uzatmada kaybettiği Banvit maçından bu yana Abdi İpekçi'de maç kaybetmiyor oluşu, Spahija ile Akatlar fobisini bitiren F.Bahçe'nin 3 sezondur kazanamadığı deplasmanda bir seriyi daha noktalamak istemesi.. Keyifli maç olacak akşam, keyfini çıkartalım.

5 Yorum Yapılmış:

Selami dedi ki...

GSCC çok formda,bence burun farkıyla önde,FB Ülker'de Darius'un göstereceği performans çok önemli,Andric ile gerçekleşecek muhtemel bir eşleşmede avantajı var,Cholet maçında olduğu gibi içeriden oynarsa dengeler değişebilir.

Bilge dedi ki...

Küfürden, şiddetten ve cinnetten uzak kaliteli bir maç olursa, Türkiye'de basketbola olan ilginin futbolu geçmesi yolunda bir dönüm noktası olacaktır bu karşılaşma.

aksel dedi ki...

işte spor budur.bu iki takım her branşta final oynasa keşke.tabi küfür ve şiddeten uzak.

Tayfun Yurdagül dedi ki...

Umarım yarın sadece basketboldaki güzelliklerin konuşulduğu bir maç olur.Sezonun en güzel maçlarından biri olmaya aday görünüyor.GS yenmeliyim diyerek geriye düştüğü anlarda stres yapmaz ise kazanacağını düşünüyorum.

brutus dedi ki...

tek bir koşulda olay çıkmaz diye düşünüyorum, o da taraflardan birinin maçı erken koparması.. aksi halde klasik sahneleri izleriz yine. bu iki takım final oynarsa, asıl olay orda patlar. efes serisinde apdi ipekçide fenerli taraftarların yaptığı, yine abdi ipekçi de gs li taraftarların fb maçında çıkardığı olaylar olası gs-fb final serisinin epey olaylı olacağını gösterir..