8 Aralık 2010 Çarşamba

A.J. Milano: 84 - Efes Pilsen: 70 (Deplasman Fobisi Devam Ediyor)

Sinan Erdem'de oynadığı 4 maçı kazanmasına rağmen deplasmanları bütünüyle pas geçen Efes Pilsen, maç öncesinde CSKA'nın Valencia'yı mağlup etmesiyle birlikte daha da anlam kazanan bir deplasmandan yine eli boş dönüyor. Rakocevic'in sakatlığı nedeniyle forma giymediği karşılaşmada yakın skorlarla geçen devrenin ardından 2. yarının başında yakaladığı 8-0'lık seriyle maçta ilk kez 4 sayılık bir avantaj yakalayan lacivert beyazlılar, o andan itibaren şalteri kapattılar adeta. Kalan 18 dakikanın skoru 47-29 ev sahibi lehine oluştu ve Maciulis-Pecherov-Petravicius üçlüsünden yoksun oynayan Milano, çok rahat bir galibiyet elde etti. Bu galibiyet aynı zamanda Efes Pilsen'in dördüncü deplasmanından da mağlubiyetle ayrılması anlamına geliyor ki isim ayırt etmeksizin takım halinde ortaya konan oyunla galibiyet mümkün gözükmüyordu.

Bir Efes Pilsen klasiği olarak 24 sayı-3 ribaund-5 asistlik oyunuyla haftanın MVP'si için ciddi bir aday konumuna getirilen Hawkins'in yanı sıra Mancinelli'nin 12 sayı-8 asisti maçta dengeyi bozan unsurlardan biri oldu. Ribaundlarda sıkıntı yaşanılan günde Mocca-Spiegel ikilisine karşı sınıfta kalan uzun performansı da doğrudan neticeyi belirledi aslında. Bu ikili karşısında düşülen durum genel tabloda çok daha can sıkıcı kuşkusuz. -Bu noktada takımın kuruluşuna ve Engin Özerhun'a da ayrıca değinmek gerekir.- Grubun en kritik anında toplamda yenilen 84 sayının ardından Rakocevic'siz bir Efes Pilsen'in maç kazanması da hiç olası değil zaten. Savunmanın sınıfta kaldığı günde sezon başından bu yana en çok eleştirilen isim olan Wisniewski'nin 12 sayı-4 top kaybı - 0 asistlik oyunu ve gölge savunma anlayışı ise bu eleştirileri körükleyecek gibi gözüküyor. Çok çok kötü bir maç çıkardı o da. Maçın başında bunu belli etmiş iken 30 dakika süre alması ise koçun tercihi elbette. Ve o da tartışılacaktır mutlaka.

Hafta sonunda alınan Telekom yenilgisinin ardından bugün İtalya deplasmanındaki bu farklı mağlubiyet kadar can sıkıcı olan kısım ise ortaya konan, daha doğrusu konamayan oyun. Hücumdaki statik anlayış, savunmadaki düşük direnç, her ne kadar takıma negatif etkisinin daha fazla olduğunu düşünsem de ligin sayı kralı olan bir isim, Rakocevic'in yokluğu ve 40 dakikada yapılan 19 top kaybı bileşkesinde İtalya'dan 14 sayılık bir mağlubiyetle dönüyor Efes Pilsen.Şu mağlubiyet zaten başlı başına bir olay iken, ilk maçtaki 8 sayılık avantajı da kaybetmemiz de ayrıca kötü oldu tabii. Haftaya Sinan Erdem'de Panathinaikos maçı, ardından da Rusya deplasmanı var. Hafta sonunda da Bandırma'ya gidecekler. Zor bir süreç onlar için. Ayağa kalkabilecekler mi, merak ediyorum.

A.J. Milano (84): Stefeno Mancinelli 12 (3 ribaund – 8 asist), Marco Mordente 2 (3 ribaund), Morris Finley 12 (3 ribaund – 4 asist), Ibrahim Jaaber 11 (3 ribaund), Mason Rocca 13 (5 ribaund), Nicolo Melli 2 (1 ribaund), Tomas Van Den Spiegel 8 (4 ribaund), David Hawkins 24 (3 ribaund – 5 asist)

Efes Pilsen (70): Andrew Wisniewski 12, Edward Roberts 3 (2 ribaund), Kerem Tunçeri 13 (3 ribaund – 4 asist), Marvis Thornton 3 (1 ribaund), Kerem Gönlüm 11 (7 ribaund – 1 asist), Ender Arslan 1 (1 asist), Nikola Vujcic 2 (3 ribaund – 1 asist), Bostjan Nachbar 20 (3 ribaund), Sinan Güler 5 (2 ribaund – 1 asist)

15 Yorum Yapılmış:

Tayfun Yurdagül dedi ki...

Bu sonuç tamamen skandal rakibin 3 uzun ve kritik adamı sakatken yenilmek hemde ilk maçtaki 8 sayılık farkı bile koruyamamak...Bu sene Efes'ten bir beklentim olmaması gerektiğini daha iyi anladım son Telekom ve Milano maçları ile...

engin Karsiyakali dedi ki...

Bu gidişle devletten önce kendi kapatcak klübü tuncay özilhan,
ben bile küçük basketbol bilgimle wişne den birsey olmıyacagını anladım,endere daha fazla süre vermeliydi,ender oynadiğı süre içinde iyi mücadele etti yerdeki toplara atladı, ayrıca geçen sene italya başarılı bi sezon geçiren cenk akyol'a rakonun olmadığı bi maçta süre verilmesi gerekti bu kadar cok ribond verilen maçta Erwin Dudley denenmeliydi...
ilk yarıda bir dönem sahada 4 yerli oyuncuyla oynayan 5 iyi işler yaptı bence daha uzun süre oynamalıydı o beşle antr peras..
panathinaikos dişinda eh işte olan şu takımlar içinden çıkamazsak yazık olur...

sinan dedi ki...

yönetim böyle sonuçları zaten arzu ediyor galiba herkes kapanmaya razı anladığım kadarıyla..Tuncay Özilhan böyle istiyor.

ali dedi ki...

ender keremler sınan gıbı kalıtelı mıllı turklerı olan efesın yabancıları aynı kalıtede degıl wısnede bu kadar ısrar edılmesını anlıyamadım efes eskıden kalıtelı yabancıları olan ve ulkenın en ıyı yerlılerıne sahıp takımdı ama aynı seylerı sımdı soylemek munkun degıl

Selami dedi ki...

@ dejavu

-Bu noktada takımın kuruluşuna ve Engin Özerhun'a da ayrıca değinmek gerekir.-

Kilit cümle bu,Engin Özerhun Efes Pilsen'in ''Mahmut Uslu'' sudur,Aziz Yıldırım hatasını anladı,neşteri vurdu,takım 180 derece döndü,Tuncay Bey neyi bekliyor anlamadım gitti.

markojaric dedi ki...

Maçın Özeti:

Takımın yedek guardı (roko yok diye bugün 5 başladı) Kerem Tunçeri Efe adına maçın en skoreri, en çok asist yapanı ve en çok ribaund alan ikinci oyuncusu.(32')

As guard Vişne çürüğü 12 sayı dışında 0 ribaunt 0 asist buna rağmen 28' almış ve Ender'in geçen maç sonundaki haykırışı...

Bu vişne çürüğünde ben dahil hiç bir dışardan bakanın göremediği ne var biri çıkıp anlatsın allah aşkına...

fdlmania dedi ki...

Wisniewski'yi Chris Paul zanneden bir koç tarafından yönetiliyo Efes Pilsen..Yazık oldu bu seneye de..

Luke dedi ki...

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar herkesin kalbinde yer eden mücadeleci, atılımcı ve dürüst bir Efes Pilsen takımı varmış. Herkes onun maçlarına gider, yaptıklarını över, sonsuza dek var olmasını dilermiş. Günlerden bir gün, bu güzel takımı yaratan 'patron'un başına bir taş düşmüş. Engin Özerhun isimli bir şahsa, bu güzelim takımın geleceğini teslim etme kararı almış. İşte bu talihsiz olaydan sonra, bu harika takımın beli bir türlü doğrulamamış. Bu sezona da Özerhun'un iddialı açıklamaları ile girilmiş, ama bugünkü Milano maçı da göstermiş ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacakmış.
Bugünün özelinde: Sene başında her pozisyonda yere düşen takım arkadaşına el veren, atılan her basketten sonra birbirini tebrik eden takımdan eser kalmamış. Perasoviç'in "önde baskı" saplantısının yerini, önde üç siluet, ortada iki şaşkın ve geride de sıfır savunmacı anlayışı almış. Vujçiç, Roberts ve Kerem Gönlüm'den oluşan pota altı oyuncularının ayaklarına pranga vurulmuş, rebound almaları yasaklanmış. Nachbar, Efes Pilsen'e geldiği için olsa gerek, üç numara oynamayı da unutmuş. Perasoviç'in gözleri a'ma, dimağı asmende, basketbol bilgisi paderhava kalmış. Rakoçeviç'in yokluğunun daha karambol bir hale getirebileceği tek takım Efes Pilsen haline gelmiş. Onu destekleyenlerin hali zaten harapmış.

Bu sezonun masalı da böyle sona ermiş.

rüzgar dedi ki...

geçen sene rakoçeviç bu takımda istenmeyen adam değil miydi?takımın ahengini bozan bu adam değilmiydi?ergin atamanlada kavga etmedimi?şaka gibi bakarmısın?ergin ataman out_rakoçeviç in?bu arada efes pilsende oyun kurucu mevkisi yetersiz..gerçektende öle..

numberonebasket dedi ki...

efes pilsen eskiden aldığı galibeyetlerle ona efes klasiği deniliyordu.şimdi ise deplaman malubiyti yüzünden ve aldığı sonuçlardan dolayı "efes klasiği deniliyor"
efes pilsen tpdk kanunu yüzünden gerçek kadrosunu kuramadı,hatta jasmin repesa ile anlaşılmıştı benentton müsaade etmedi,efes pilsen pilsen kelimesini atıp EFES İSTANBUL olarak devm edebilir inşllah tuncay özilhan kulübü kapatmazda devam eder türk basketbolu kazanaır .aksi takdirde türk basketbolu çöker.futbol kulübleri ancak 2 milyon dolarlarla içi geçmiş oyuncularaı alarak sadece show yapılmaz futbol en öndedir ve futbolla kalkar futbolla yatarlar geçen bjk turkanın durumunu gördük oyuncularına para bile vermediler ilerdede öğle olacak.
efes baştan aydın örs teknik koordinatörülüğüne getirecekti buhamleleri yapmadı ama geç kalmış değiller eğer ilk 16 ya kalırlarsa bazı hamleler yapabilirler.seneye daha iyi kadro ve geleceğe dönük yerli türk ve yabancı oyuncular alabilirler.o zaman efsane geri döner
Bunu şimdi fbülker yapıyor emir,mahalbasiç,vidmar,oğuz uzun mukavelelerle takıma kazndırıldı aydn örs genel koordinatörülüğe getirildi.efes erman kunterin tazminatını yatırıp uzun mukavele yapıp takımı yeniden yapılandırmalı,ender,cenk,keremler,sinan kalmalı ,şafak edge,birkan,furkan,enesler takıma kazandırılmalı..oktay hoca şimdi bunu gs ye uygulayacak gs artık finali oynayan takım olacak
efes geçkalmış değil herşey onların elinde ayrıva engin özorhuna da güle güle denilmelieskiden pano natpf vardı efes şaha kalkmıştı avrupa kulübleri efesle eşleşmemek için dua ediyordu.NERDE KALDI O GÜNLER.

Johnny dedi ki...

"Rakocevic'siz beş kazandı" başlıkları tarihe karıştı :) Özilhan radikal değişiklikler yapmazsa bu takımı hiçbir kuvvet düze çıkaramaz.

Gurcay dedi ki...

Olay deplasman fobisinin çok ötesinde. Bu kadar zayıf ve eksik bir takıma yenilinmez. Efes Pilsen takım değil ve işin komik tarafı sezon başı daha bir takım gibi oynuyorduk. İlerisi için umutluyduk. Bu şekilde geriye gidiş hayır değil. Mutlaka takım içinde bazı problemler var. Ender'in isyanı bunun başka bir göstergesiydi.

HotSauce21 dedi ki...

ama ender yere atladı diyen arkadaşlar olmuş ki kendilerine başka ne yapabildi demek istiyorum... (ama roshestie diye gelmeyin lütfen)

olayın özü oyunu çift taraflı oynayabilen kapasitede isimleri özellikle yabancılar anlamında alamamış olması efes'in. rako zaten savunmada bitik hücumda yeri gelio sazı eline alıo yeri gelio takımın tüm hücum trafiğini tıkıyo, nachbar desen rako gibi ne mücadele gücü var nede arzusu. hücumda ceza şutlarını kesmek dışında oyuna efektif bir katkısı yok maalesef. thornton'la ilgili yorumumu çok önceden yapmıştım, savunma anlamında sertlik getiriyor olsada hücumda eline asla güvenilmeyecek oyunculardan. wisne ile ilgili zaten yoruma gerek yok, biraz roberts çift yönlü oyun ortaya koysada o seviyelerin adamı olmadığı aşikar. daha fazla uzatmayada gerek yok zaten. olay kesinlikle ya oyunu çift taraflı oynayamayan yada posası çıkmış eski yıldız oyuncuları alarak başarı aramaktan mütevellit.

Sarıkaya dedi ki...

Hayret, Özerhun "Kafalar Banvit maçındaydı!" türü bi' açıklama yapmamış!:-)) Malumun ilanından öte bi' şey söylemiş olurdu böylece!:-((

@ Gurcay : Kondüsyoner Perasoviç işgal ettiği koçluk makamından kondüsyonerliğe terfi! ettirilecek mi, ettirilmeyecek mi? That's the question!

Orkestra şefinin, mutfak şefi bile olamadığını görmek için nota bilmeye gerek var mı?.. Bi' soru daha!

Kardoyu takım haline getirebilecek tek bir şahsiyet vardır, o da koçtur, diyorum. Ve de ekliyorum, yanılıyorsam, arkadaşlar düzeltme haklarını sonuna kadar kullanacaktır!.

sinan dedi ki...

BU TAKIMDA OYUNCU SORUNU DEĞİL YÖNETİM SORUNU VAR.