10 Aralık 2010 Cuma

Barcelona - Kötü Oyun - Huzur - Futbol

Deplasmandan çıkarılan galibiyetin, bu yıl Euroleague'de ortaya konan karakterin ve hepsinden önemlisi de sahadaki iyi oyunun etkisiyle Siena maçının benzerini bekledi büyük bir çoğunluk. Ben kafamda acabalarımla salon yoluna düştüm ama galibiyet konusunda da ciddi ümidim vardı.

Ancak maç başlayıp da F.Bahçe Ülker'in hücumda hiçbir şekilde set oynayamamasını, tamamen doğaçlama gitmesini ve savunmada helva gibi dağılmasını görünce galibiyet umutlarımı epey bir törpüledim. Hücum sahasındaki düzen dışı kalışı bir yere kadar anlayabilirim ancak savunmadaki görüntü, bu takımı buraya getiren en ana etkenin bu hale düşüşü, kötüden de kötüydü.

Mirsad'ın mücadele anlamında bu takımın kalbi olduğunu dün her dakika bir kez daha gördük ancak işler tıkandığında yaratıcılık kısmında sazı eline almaya çalışan kişinin bu sezonun en formsuz isimlerinden Emir Preldzic olmasına ne demeli? Tüm takım stop edince ikinci çeyrekte birçok kez penetre ile bir şeyler yaratmaya çalıştı genç Sloven. Bu arada May de siftahını yaptı, formda adamların savunamadığı uzunları formsuz bir May'in savunması zaten beklenemezdi ama hücumda da oldukça durağandı. Gerçi o durağanlık tüm takımda vardı. İlk yarıda fast-break sayımız var mı? Ben hatırlamıyorum (İlk fast-break sayımızı Kaya attı, o da son çeyrekte).

Tüm bu olumsuz tabloya ve ilk yarıda yenen 40 sayıya rağmen, ikinci yarıya istekli başladı takım. Zone yaparken 2,5 dakikada 4 faul hakkını dolduruverdi takım ilginç bir şekilde. Pasqual'in haklı itirazı sonucunda aldığı teknik faul, F.Bahçe Ülker'i yeniden ortak edebilme adına önemli bir noktaydı maç için. Ancak ne alan savunması esnasında rakibi boş döndürdükten sonra, ne de Pasqual'in teknik faulünden sonra farkı bir nebze daha aşağıya çekecek sayıları bulamadı sarı lacivertliler.

Son çeyrek de 3. çeyreğin kopyası gibiydi sanki. Bir yerde ritmi yakalayıp, taraftarı da oyuna dahil ederek ufak bir coşkunluk yakalıyor takım ancak yenen ikili oyun sayıları 'sen ne kadar sayı bulursan bul, farkı kapatamazsın' mesajını açık bir şekilde veriyordu hepimize. Tomas'ın 60-64 iken kaçan bomboş turnikesini Rubio imzalı 5-0'lık seri izleyince bir kez daha düştü sarı lacivert kale. Ancak buna rağmen bir daha toparlayıp geldi takım. Kaya'nın bu maçtaki ilk F.Bahçe Ülker fast-break'ini bulduğu anda fark bir daha 3'e düştü ama gerisi gelmedi. Çünkü istediği her anda sayıya kolayca ulaştı Barcelona.

Barcelona neden Barcelona olduğunu gösterdi herkese. Onca eksiğe rağmen, güçlü oldukları uzun rotasyonunu konuşturdular. Rubio formsuz diye düşünüyorduk, tabiri caizse ölüyü bile dirilttik. Tempo yakalayamadık, savunma yapamadık, hızlı hücuma çıkamadık, adam gibi hücum edemedik. Sonuçta galibiyeti hak etmedik. Dönüş yolunda kafamda maçı düşündüğümde, böylesi kötü bir başlangıça rağmen, böylesi kötü savunmaya rağmen maçı son dakikaya kadar taşıyabilmiş olmanın garip bir huzuru vardı içimde. Ama bunu maçın bitimine 35 saniye kala, fark 5 ve topta bizde iken molada salonu terk eden ya da son hücumda ikili averajı düşünerek top dolandıran Ukic'i anlamayıp 'Ne yapıyor lan bu adam, atsanaaaa' diye kıçını yırtan futbol taraftarları anlamazlar. 'Ömer hiç üçlük sokamadı, kaybettik' der geçerler. Viva futbol!

30 Yorum Yapılmış:

cemcomu dedi ki...

Viva futbol diyenler cemcomu bunu beyendi

Okechukwu dedi ki...

bitime 35 sn kala kenardan top çıkarıyoruz, fark 5 sayı ve maçın en azından uzaması ciddi ciddi ihtimal dahilindeyken, maçı anlatan kosova ve yorumcu bayülken ikili averaj hesapları yapıyordu. taraftar molada çıkmış çok mu?

brutus dedi ki...

fener gol gol goool..

willie07 dedi ki...

Potaaltında ezdiler resmen.Pick&roll savunmasını hiç yapamadık.Rubio madeni buldu ordan sürekli ordan oynadı.Çok iyi besledi uzunları.Birkaç kez yaklaştık skor olarak ama iyi savunma yapamayınca gerisi gelmiyor işte.Barcelona gibi takımlara karşı maçın başında çok geri düşersen sonra yakalamak çok zor olur kendi sahanda oynasan bile.Artık önümüze bakmamız gerek.Grubu 2. bitirebilirsek de gayet iyi sonuç olur.

brutus dedi ki...

bu ülkede futbol taraftarının basket maçına gitmesini "renk aşkı" ile açıklayanlar olacaktır. ama gerçekci insanlar o spor dalına tutkunlarsa giderler maçlara. zaten iki konu var ki hiç değişmicek,
* 3 büyüklerin basket maçında, basketbol forması giyen olmaz, herkete futbol forması
* tezahüratlar bile futbol takımının tezahüratları.

basketbol seyircisi bu ülkede olamıyor ne yazık ki. yakında futbol ligi copy-paste ile basketbol ligine de taşınır, hem müessese kulüplerinden nefret edenlere hem de futbol taraftarına gün doğar. malum, yeşil sahada olmazsa, parkelerde intikam alır..

Sarıkaya dedi ki...

Salsacığım çok elitist bi' yazı olmuş!:-)) Ben şahsen adıma, Sinan Erdem'in yolunu bulamamış fitbol formalı kardeşlerimize yardımcı olmaya çalışıyorum da yardımcı ol yardımcı ol bitmiyorlar! Valla ilk karşılaştığımda yine Acun'un bi' halı saha akrasiyonu var zannetmiştim!:-))

noir34 dedi ki...

Bütün 3 büyük taraftarı için geçerli bir durum. Gerçi FBÜ bence bu konuda çok yol aldı ve ileride salonları olduğunda basketbol seyircisini yaratabilecek bir kıvama geldiler. Çok negatif olmamak lazım, futbol bu ülkenin gerçeği ama iyi bir organizasyon ile ileride basketbol seyircisi anlamında da bir enerji yaratabilir FBÜ.

RevoLveR dedi ki...

siena maçına giden o salonu dar eden de o futbol taraftarıydı geçen hafta cibona gibi adı küçük bi maça o salonu hınca hınç dolduran da ve her yerde övgüyle söz edilenler de o futbol taraftarlarıydı mağubiyetten sonra veya futbol seyrcisinin basketboldan anlamamasından dolayı onları hor görüp küçümsemek doğru değil dün o salonda en az 10 bin futbol seyircisi vardı

HotSauce21 dedi ki...

bu arada salonun yeri için kolay denilio ama muazzam belediyecilerimiz yine harika bir iş başarıp insanları gecenin bi vakti toplu ulaşım araçlarına en az 1 km yürütmeyi düşünüp tasarlayıp başarmışlar. yolun karşısına geçecek üstgeçit ters istikamette, ince uzun yoldan millet sıkış tepiş ilerlio, sonrada metroya metrobüse bin binebilirsen. diğer mesajdada belirtmiştim, son saniyelerde ikili averaj hesapları varken niye atmıosun diye anıranlarla son dakikalar içindeki molada arkasını dönüp salonu terkeden taraftar güruhu maç boyunca istediği kadar bi tarafını yırtsın takım iyi giderken salonda olacak kuru kalabalıktan başka bişey değildir bana göre.

berk dedi ki...

Bazen çok ciddi düşünüyorum futbol seyircisini soğutmak mı gerekiyor basketbol maçlarına gitmelerini önlemek için.

Bir tarafta futbol seyircisi ile dolu Sinan Erdem, öbür tarafta basketbol seyircisi ile boş Akatlar.

Sanırım, onlara katlanıp, öğretmek gerekiyor bişeyleri

Murat dedi ki...

Bu ülkede basketbol seyircisi de var. Biraz Anadolu'ya bakalım görürüz.

Bilge dedi ki...

ben futbolcu seyircisinin gelmesinden memnunum. preldziç'in bıkkınlık veren potaya değmeyen garip hareketlerinden sonra o "malum" sesi çıkararak duygularıma tercüman oldular!
Bu maçta FB'nin yüksek skor yüzünden bugüne dek göze batmayan bir zaafı ortaya çıktı. Takımda gerçek bir 2 numara, keskin şutörün olmayışı. Barca herkesi tutuklaştırmayı başarıyor, panzehirleri ise 3'lük sokmak. Özellikle ikinci periyodda sokulacak tek bir üçlük maçı değiştirebilirdi.
Sözün özü: Preldziç bu takıma uymuyor, kendisine de bir faydası yok böyle oynamanın. Bir süre gitmeli ve yerine futbol tabiriyle "top eline yakışan" bir 2 numara gelmeli..Yoksa final -four zor. Bu arada Sean May en zor yerden başlamasına rağmen iyi sinyaller verdi. Ribaund içgüdüleri hızı ve hücumu gayet iyi görünüyor.

Taner dedi ki...

Ben niyetinizi anlamıyorum, ne demek yani futbol seyircisi? Böyle ayırımlara ne gerek var, taraftar taraftardır, Fenerbahçe tekdir, basketbol-futbol taraftarı diye ayırmak kime ne fayda getirir? Avrupa Şampiyonu olmuş, dün bizimle dişe diş bir mücadele sonucu galip gelen Barcelona'nın ayrı bir basketbol seyircisi mi var sanki? Onların maçında da taraftarlar futbol forması giyiyor, hem giysinler bunun sakıncası nedir? Yunanistan'da, Fransa'da, İtalya'da farklı bir uygulama mı var? Futbol taraftarlarını neden bu kadar küçümsüyorsunuz anlamak mümkün değil! Sanırım siz futbol nedir anlamayan, sadece NBA ve Amerikan futbolu izleyen taraftarları istiyorsunuz ama Avrupada zor be güzelim..

Ulkerspor dedi ki...

Daha önce de söylediğim üzere grubu üçüncü sırada bitirler, iknci turda gruptan çıkmaları imkansız. İki süpriz (tesadüf değil süpriz) galibiyet almaları birçok insanı gereksiz yere fazlaca heyecalandırsa da olacağı da buydu.

Barcelona ilk maçta oyunun belli başlı bazı bölümleri hariç çok temposuz oynamıştı (veyahut tempolu oynamasına müsaaede edilmemişti)fakat bu maçta Barcelona gibi oynadı.

koray dedi ki...

FBÜ'nin bu seneki kadrosu ile Siena'nın mevcut kadrsonu kendi evinde yenmesi süpriz mi ?

evren dedi ki...

ülkerspor geri döndü:) siena kendi sahasında asla yenilmeyecek bir takım değil. yendiğin anda grupta lidersin işte çok zor değil. ayrıca bu sene hiçbir takım ligi domine edebilcek kapasitede değil ne pana ne barca ne olimpiakos. o yüzden her sonuç olur. engin nezaman döneceği netleştiki top 16 da olucakmı?

HotSauce21 dedi ki...

@ Taner

evet barcelona'nın basket maçlarına gidenler de elbette futbol maçlarına gidiyordur ama bizim bahsettiğimiz olay bilinçli seyirci profili. körü körüne maç boyunca aynı tempoda "lay lay lom maddi manevi" yapmak değil, hakemin aleyhteki en ufak düdüğünde o düdüğü çaldığına pişman etmek, ikili averaj durumu varsa bunu bilip son topu bilerek atmayan kendi oyuncuna ana avrat küfretmek değil, top rakibin sıcak oyuncusundayken kulakları sağır edip konsantrasyonunu bozmak. neyse maç öncesi gördüğümüz gibi salon dışında apaçi taraftar takımı kapmış beleş biletleri kapıları zorluodu, devrede salona davulda geldi, zurnada gelseydi güzel göbek atarlardı...

sinan dedi ki...

Türkiye'de spor kültürümü var? kesinlikle yoktur eğer bu futbol odaklı sözde spor kulübü taraftarlarını salonlardan uzaklaştırırsanız 16 bin kişilik salon asla dolmaz. Ne yazıkki buda vahim durumun en kötü görünür gerçeği. Ancak ben diyorum ki 16 bin kişi geleceğine 3-4 bin gerçek basketbol seyircisi gelsin eminim onlardan daha çok etkili olacaklardır.

Ulkerspor dedi ki...

Siena'yı deplasmanda yenmek bu takım için hayal ötesi bir şey, ütopya desek daha doğru olur. İnsanlara hayal satmadan bulutların üzerinden ayakları yere indirerek doğru tespitler yapmak lazım.

Bu takım pota altında resmen ezildi, öve öve bitirelemeyen pota altı üstünlüğüne ne oldu?

Konu başlığındn yola çıkarsak futbol seyircisi de olsa isteyen basketbol maçına gider/gidebililir. Asıl sorgulanması gereken kulübün pota arkasına bedava almış oldukları (bu forum ortamında bir katılımcı belirtmişti, 2500 civarı) sadece kara gürülti çıkaran futbol seyiricisi. Ayrıca yayıncı kuruluş neredeyse her basket sonrası futbol takımının oyuncularını göstererek basketbol maçında bile futbola illiyet bağı kurmaları çok seviyesizlik ürünü.

Cemal dedi ki...

Vayy ülkerspor gelmiş :) E bayadır kazanıyorduk gelecek yüzü yoktu tabi . İkinci turda gruptan çıkınca da buralara gel kazanınca kaçmak yok tamam mı. Senin trabzonuna da biraz fazla fark attık kusura bakmazsın artık

Cemal dedi ki...

Arma sevdasına maç ayırt etmeden gidenler niye küçümseniyor. Biz basketbol seyircisini de gördük elinden davulları alınınca küsüp gittiler.

solo dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
fdlmania dedi ki...

Ömer Onan hücumda çok yetersiz,saf bir 2 numara lazım bu takıma..

Ahmet Karadag dedi ki...

Bence her türlü olmusuzluklara ragmen salona seyirci gelmesi önemli. Zaten Türkiye'de totalde 15 bin basketbol seyircisi yoktur. Herhalde bu tespitimin abartili oldugunu iddia edecek olan birisi cikmaz. O yüzden FBÜ'nün salonunu basketbol seyircisi doldurmasi beklemek dogru degil. Ama o gelen 15 bin kisinin icinde bir kisinin bile bu spora daha cok ilgi duyarak, bu konu ile daha cok ilgilenmeye baslarsa, basari yakalanmis sayilir. Netice itibari ile hic birimiz basketbol seyircisi olarak dogmadik. Ancak yine de foul atislari sayisinda pota arkasinda sirtini dönüp mars söyleyen seyirciler tuhafima gitmiyor da degil...

Giray Özkan dedi ki...

Bir Partizan veya bir Pana deplasmanı ile bizim deplasman Euroleague'de ki x bir takım için bir değil.Çünkü onların kendi basketbol seyircisi ve basketbol kültürü oluşmuş.Bizde ise oluşmaya çalışıyor.Fakat basketbol maalesef sadece başarı anında hatırlanıyor.Bugün oynanan TB2L maçında ki seyirci sayısı sanırım 2. amatör küme futbol maçlarından daha azdır.Durum maalesef bu.Ve bu durumda o kültürün oluşması kaplumbağa hızıyla oluyor...

Emre Akduman dedi ki...

Ne kadar çabuk coşup,ne kadar çabuk yerin dibine sokma meraklısı olduğumuzu bir kez daha gördük.
Oynadığımız takım son Avrupa şampiyonu Barcelona ve kötü oynadığımız bir günde herşeye rağmen kafa kafaya getirdiğimiz bir maçı kaybettik.Abartıp neredeyse gruptan çıkamaz diyecek arkadaşlar olacak.Pes doğrusu..

Tolga dedi ki...

Her hafta çoğu onca yolu tepip (bkz. maç sonrası metrobüsler)kazanan takımlarını seyretmeye gelen seyirci futbol seyircisi olsa da saygıyı hak ediyor. Sinan Erdem'im tıka basa dolmasından böbürlenip seyirci profilinin yetersizliğinden dem vurmak en hafif tabiriyle haksızlık değil de nedir?

...S.f.R... dedi ki...

@Emre Akduman a kesinlikle katılıyorum hücumda ve savunmada kötü olduğumuz bir maçı kaybettik hepsi bu, bu kadar büyütmenin bir anlamı yok. Ayrıca Seyircinin bilinçli olması tabii ki önemli ancak sadece basketbol seyircisi gelsin demekte saçmalıktan başka bir şey değil bjk nin voleybol maçını da sadece bilinçli voleybol seyircisi geldiği için mi biletli olarak sadece 2 kişi izledi?? Geçen sene Tanjevic yüzünden 300-400 kişiye oynagımız maçları da biliyorum. Bu sene 16 bin seyirci ortalamasıyla oynamamız bence inanaılmaz bir olay Futbol,basketbol,voleybol,boks vs. taraftarı olması farketmez önemli olan o renklere gönül verip takımını dasteklemeye gelmelidir. Umarım Taraftarlarımız bu desteği hiç bir zaman kesmezler.

sinan dedi ki...

@Cemal
o küsenler basketbol taraftarı olanlar. Onlar basketbol izlemeyi bıraktıklarını sanmıyorum. Zaten insanların anlayamadığı nokta taraftarlık değilde basketbolsever kitlenin büyümesi gerektiği.

aksel dedi ki...

basketboldan fazla anlamasa bile takımına desteğe gelmiş adamı basketboldan anlayıpta maça gelmeye tenezül etmeyen adama tercih ederim.

orda patlatılan her el her boğaz takdire şayandır.dikkat bu adamların çoğu futbol-basketbol-voleybol üçlemesinde gidip desteğini esirgemiyor.

ayrıca maçlara gelmeden ''basketbol kültürü'' denen şeyi nasıl öğrenecek adamlar..her şey zamanlar beyler.

daha geçenlerde DÜNYA 2. si ülkenin salonları boş diye ağlanıyordu bu forumda..boşa sallamayı bırakında ülke şartlarını göz önünde bulundurun.değişim istersin de bu kadar da yüzsüz olmayın her şey zamanla...