9 Aralık 2010 Perşembe

Fenerbahçe Ülker: 69 - Regal Barcelona: 75 (Son Şampiyon'un İntikamı)

Dönüp dolaşıp lafı basketbol bilincine getireceğim, baştan söylüyorum. Maç öncesi, Palau Blaugrana'da alınmış haklı galibiyetin rahatlığındaki onbinler Sinan Erdem'de de tarihin tekerrür edeceğini rahatça zikredebiliyordu. Grubun finali niteliğindeki maça daha iyi hazırlanmış taraf an itibariyle Euroleague'de tabiri caizse namı yürüyen Barcelona'ydı. Koç Xavi Pasqual'e naçizane saygılarımı sunarım.

Rakibin zayıf noktası olan dış skorer konusuna (ufak hatırlatma: Juan Carlos Navarro, Pete Mickeal ve Gianluca Basile gibi 3 dış skorerden yoksundu Barca) çözümü bulmuş gibiydi Fenerbahçe. Joe Ingles ve oyunda kaldığı sürede Jaka Lakovic pek de etkili olamadı sert savunma karşısında. Ama bu savunma ne hikmetse pota altı için geçerli olmadı. Hava atışından itibaren, ağırlıklı olarak formsuz guard Ricky Rubio'dan servisi alan Barcelona uzunları boyalı alandan maksimum verimi aldılar. Özellikle ilk yarıda bu ligin hala en elit hücumcu uzunlarından olan Erazem Lorbek'i durdurmakta güçlük çektik. Bu etkinliğin getirdiği ribaund üstünlüğü de fazlasıyla göze çarptı. Ribaundlarda Fenerbahçe adına ayakta kalan isim 12 ribaundla Mirsad yine. İlk yarıda hem dağınık hücumuyla hem de istikrarsız savunmasıyla sezon başından itibaren sergilediği görüntüsünden çok uzaktaydı temsilcimiz. Neticesinde soyunma odasına çift haneli bir farkla (28-40) geride gittiler.

İkinci yarıda Ukic'in nihayet devreye girmesi salonu da ayağa kaldırmış oldu, Fenerbahçe maçı ortaya getirdi. Fakat sahneyi Ukic'e bırakmayı düşünmeyen bir oyuncu vardı Barcelona'da. Ricky Rubio takımı adına ipleri eline aldı. Yaptığı asistler ve faul çizgisinden kusursuz oyunuyla takımını ayakta tuttu (maçı da 10 sayı-10 asist'le double-double yaparak bitirdi). Galip gelen Barcelona tecrübesinden çok yararlandı bu maçta. İlk maçtaki mağlubiyet onları etkilemiş ve kenetlemiş gibiydi. Mücadele ve savunmayla istediklerini aldılar İstanbul'dan. Son olarak maçın belki de kırılma anından bahsetmek istiyorum. Mücadele anlamında Nirvana'ya ulaşmış olan maçta Tarence Kinsey'ye çalınan o ucuz faulü, basketbol uğruna saçlarını dökmüş İtalyan hakem Paolo Taurino'ya yakıştıramadım.

F.Bahçe Ülker (69): Roko Ukic 13 (1 ribaund- 5 asist), Mirsad Türkcan 2 (12 ribaund), Ömer Onan 6, Lynn Greer 2 (2 asist), Darjus Lavrinovic 4 (1 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 12 (3 ribaund- 1 asist), Oğuz Savaş 5 (2 ribaund- 1 asist), Tarence Kinsey 10 (5 ribaund- 1 asist), Marko Tomas 11 (1 ribaund), Sean May 4 (3 ribaund), Emir Preldzic (1 ribaund- 1 asist)

Regal FC Barcelona (75): Victor Sada (1 ribaund- 1 asist), Ricky Rubio 10 (4 ribaund- 10 asist), Jaka Lakovic 10 (2 ribaund- 2 asist), Kosta Perovic 2(2 ribaund- 1 asist), Fran Vazquez 11 (9 ribaund), Ivan Garcia 2, Joe Ingles 4 (1 asist), Boniface Ndong 14 (1 ribaund), Terence Morris 9 (7 ribaund- 1 asist), Erazem Lorbek 11 (1 ribaund), Roger Grimau 2 (1 ribaund- 1 asist)

26 Yorum Yapılmış:

aybarsaksu dedi ki...

Evet Kinsey'e o faul fark 1'e inebilirdi ama Fenerbahçe'nin hangi ikiliyi olursa olsun pick and roll savunmasını hiç yapamaması kesin galip gelirdi dememiz önünde ciddi bir engel olurdu.

Bilim dedi ki...

Uzun bir aradan sonra ilk kez maça gittim. Sinan Erdem'e ise ilk kez gitmiş oldum. Salon gerçekten güzel. Seyirci ile saha arasında bir bölüm olmaması da bence çok doğru ve seyir zevkini arttırıyor.

Maça Barselona tam saha baskı ve iyi bir savunmayla başladı. Zor basket yiyip, kolay basket attılar. Özellikle maçın başında potaya yakın noktalardan çok kolay sayılar buldular. Bana göre Oğuz daha erken oyuna girmeliydi. Oğuz girdikten sonra hücümda da sayılar ve pozisyonlar buldu. Ama maçın tamamında barselona çok daha iyi oynayıp kolay sayılar buldu.

Fener Lavrunoviç, Mirsad ve Ömerden üçlük katkısı hiç alamadı.

Ayrıca bu kadar seyirci ve gürültü bence barselona üzerinde etkili olacağına, sanki Fenerbahçe'nin oynamasını etkiledi. Fener'in yeni transferide pek göz doldurmadı. İlk maçı formsuz vs olabilir. Ancak Fener'in bence 5 numarada eksiği var. Bu transfer ise 4 numara.

Eve geldiğimde kulaklarımın ağrıdığını hissettim. Hoperlörlerin sesi bu kadar açılması bir zorunluluk yada faydalı bir şeymi? Yanımdaki arkadaşlarımla 2 kelime bile konuşamadık. Sesimizi duyamıyorduk. Çok saçma ve gereksiz bir uygulama. Daha önceki bir turnuvada da böyle bir sorun yaşamıştım. Çocuklarını getirmeyi düşünen arkadaşlar bu gürültüden sonra iyiki getirmemişiz diye düşündü.

jbck dedi ki...

Canları sağolsun. 40 sayı farklardan ikili averajda üstün olan takıma döndüler bir sene içinde. Büyük takım olmak farklı, eksik de olsa, tecrübesi yetiyor.

tuna54 dedi ki...

barcelona maça o kadar hakimdi ki sonuna kadar haketti maçı.fenerbahçenin birkaç oyuncunun bireysel katkısıyla maçı kazanmasını beklemek çok hayalcilik olurdu sanırım.maçı son pozisyonda hakeme bağlamakta hiç olmamış.

sinan dedi ki...

beklenen sonuçtu diyebilirim. Zira geçen maç Barca çok etkisiz oynamıştı bu sefer çok sıkı savunma yaptılar zaten Barca'yı şampiyon yapan olgu sert ve uzun süreli disiplinli savunmaları. Bu maçtan sonra FBÜ 3. olarak çıkacaktır. Ama 30 sayı farklardan bu günlerede gelmek hoş.

Giray Özkan dedi ki...

Ben salondaydım ve felaket bir hakem üçlüsü gördüm.Kaya topu almadan 5 sn saymaya başlayan,bizim bençten mola işareti gelmeden bize mola çalan garabetlikteki hakemler Tomas'ın 3lüğünde ki faulü çalmazken aynı hareket Barça lehine Lakovic'e yapıldığında çaldı.Keza N'Dong'un pivot ayağını kaldırıp yaptığı hatalı yürümeleri de çalmayan hakemler benzerini Mirsad yaptığında düdüğü çalmakta sakınca görmediler.Bütün bunların farkın iyice kapanacağı döneme yansımasıda ilginçti.Bunları gördükten sonra da aklıma ULEB bir İspanyol organizasyonudur gerçeği geldi.Maalesef çok profesyonelce doğrandık...

sinan dedi ki...

maçı Barca hakemle aldı demek fanatiklikten başka birşey değil.
hakemler tabiki ufak tefek hatalar yapacaktır. FBÜ sahasında taraftarı ile zaten gereken baskıyı yapmıştır. Pasquel teknik faul bile almıştır. Sonrası son pozisyonlarda malum Kinsey'e çalınan faul ve hemen sonra yanılmıyorsam Kaya hakemin üzerine yürüdü o harekete bir çok hakem teknik faul çalardı ama hakem seyircinin baskısıyla çalmadı. Yani kısaca Barca iyi oynadı kazandı. Önceki maçıda FBÜ iyi oynayıp kazanmıştı.

Giray Özkan dedi ki...

@sinan ben salondaydım ve bu maça ait düdüklerde ki hakem standartın ne olduğunu,ne olmadığını çok iyi gördüm.Xavi'ye teknik faul çalan hakemin devamını getirdiği zaman neden diskalifiye etmediğini de ayrıca sormam gerektiğini hatırlattığın için teşekkür ederim.Kaya orada haklıydı.Hakemler Kaya'nın haklılığı nedeniyle teknik faul düdüğünü çalamadı.20 seneden beri seyrettiğim 300-400 civarında ki maçın birikimleriyle neyin ne olduğunu ayırt edebiliyorum.Dolayısıyla yorumunu Fenerbahçe Ülker yazmaya çekinen diğer takım taraftarlarının nafile bir çabası olarak görüyorum...

sinan dedi ki...

@giray özkan

bende senin epeyce bir yanlı davrandığını görebiliyorum. ayrıca ben herhang bir takım tutmuyorum iyi bir basketbol seyircisiyim.
neyse FBÜ bundan sonra önünü daha net görecektir. FBÜ iyi takım bu sene zevkle izliyoruz.

koray dedi ki...

Poziyonda faul Kinsey'e çalındı topu kapmak için kendini yere atan Kaya o hengamede poziyonu süzerek haklı bir itirazda bulundu.Doğru aslında poziyona en yakın Kaya idi.

Hakemler itirazın niteliğine ve/veya niceliğine göre değil de itirazın haklılığına göre teknik faul düdüğü çalıyor yada çalmıyormuş demek.

Yani hakem doğru karar verdiğini düşündüğünde itiraz gelirse teknik faul ama Hakem(ler) biz yanlış karar verdik (yanlış olduğunu biliyoruz ama verdik işte heyecan olsun) oyuncu haklı aslanlar gibi itiraz eder diye düşündüklerinde teknik faul çalmıyorlar demek ki.

20 yıllık ve 300-400 maçlık birikimden, armut piş ağzıma düş misalı kaptık işin püf noktasını.

Cemal dedi ki...

Ben de başlığa takıldım. İspanyadaki As gazetesinin başlığı gibi olmuş .

rüzgar dedi ki...

F.ÜLKERin pes etmeyen oyun tarzı benim hoşuma gitti..geçen sene bu takımdan içerde dışarda fark yemiştik..herşeye rağmen ikili averajda da barcayı altımıza aldık..haftaya oynayacağımız monte.siena maçı tam final havasında geçecek..bu arada LAVRİNOVİÇ ve EMİR PRELDZİÇ tam anlamıyla felaket oynuyorlar...hele LAVRİNOVİÇte gözle görülür iyileşme hiç yok..aklı devamlı üçlük atma sevdasında?KAYA PEKER iyi maç çıkardı..

Cemal dedi ki...

Tabiii ki mağlubiyeti tamamen hakeme bağlamamak lazım ama kritik anlarda yapılan hatalar da çok can yakabiliyor. Nedense sadece türk takımları kendi evindeyken bile hakemerden balta yiyor. Zaten deplasmanda hiç kollandığımızı görmedim bari evimizde düdükleri ortada çalın

Emre dedi ki...

FBÜ'nün Barca ile başa baş oynar hale geldiği şu noktaya diğer takımlarımız sadece imrenmeyi bırakıp, atılan doğru adımları analiz ederek onlar da gelebilirler. Gelmelidirler zira şu anda FBÜ'yü zorlayarak onu Euroleague'e hazır halde tutacak rakiplerinin olmaması Türk basketbolunda geriye gidişi başlatır.

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Barcelona sitesi falan başlık atsa bu kadar atardı :)

HotSauce21 dedi ki...

bende dün maçtaydım. rubio açık alanda inanılmaz bir oyuncu. top kaybı yapıyor diye düşünülebilecek pozisyonları bile bu topu neresinden çıkarttı dedirten asistleriyle süsledi. istatistiklerde 10 asiste yazılmış ama çok daha fazlasını gördüm diye düşünüyorum. yalnız savunmasıda oldukça etkiliydi, kolay adam eksiltebilen ukiç'e hemen hiç birebirde geçiş izni vermemesi yine fenerbahçe ne zaman pick&roll oynamaya çalışsa barça uzunları çok ii show up yaparak fenerbahçe kısalarını nerdeyse orta sahaya kadar püskürttüler. rubio'nun özellikle uzun mesafeli şut konusunda büyük sıkıntısı var çok belli ama saha görüşüyle tüm defektlerini rahatça kapatabiliyor. fenerbahçenin savunmadaki en büyük problemi ise kendisinin hücumda yapamadığı pick&roll oyununda rakibine çok kolay sayılar bulma şansı vermesiydi. sebepleri de oğuz,lavri ve may gibi show up tan sonra geriye dönmeyi beceremeyen uzunları olmasıydı maalesef. ikinci yarının başındaki ilk 5 dakika çok önemli olacak diye düşünüyordumki bu dönemde fenerbahçeden güzel bir atak gelsede rakibini yakalama şansı bulduğu 1-2 pozisyonda mirsad'ın pota altında bomboş kaçırması gibi çok kolay pozisyonları harcayarak maçı kendi elleriyle teslim ettiler.

son bir sözde seyirciye. salonu 15000 değil 35000 kişide doldursak maçı izleyenler bilinçli olmadıkça kuru gürültü çıkartılan ses ne rakibi ne de hakemleri etkiler. maçın başından sonuna kadar kulakları sağır eden sesin etkili değil doğru yerlerde yapılacak toplu reaksiyonların çok daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. maçın sonlarında maçın gittiğini anlayan fenerbahçe deplasmandaki 8 sayılık avantajı korumanın peşindeydi, ama oturduğum alanda çevremde bulunan 50 kişi,salonda da olayı bilen bir avuç insan dışında tüm kuru kalabalık tek bir ağızdan son hücumda top kimin eline gelirse "at,lan niye atmıosun" tarzı tepkiler vermekle meşguldü. keşke video çekimi yapsaydım, bilinçsizliğin vücut bulduğu an diye youtube'da tıklama rekoru kırardı.

numberonebasket dedi ki...

emre
Çok doğru söylemişsin EFES De kapanırsa zaman kötü,bir arkadaşımızda uleb ispanyol takımlarını koruyor demiş buda çok doğru,uleb'in güvenilirliği artık tartışmalıdır hatta uleb yetkililerine bu sorulmalıdır.uleb'e katılım yapan ülkelerle bu konular konuşulmalıdır ,hatta gerekirse uleb yerine başka isim adı altında yeni bir lig oluşturulmalıdır bu hakem üçlüsünü türk takımları istemesin,ağırlıklarını ortaya koysunlar yoksa birçok takımımızı yakarlar..
fbülker içerden yıkıldı barcanın uzunlarının ürettiği sayılara bakalım:ndong 14,lorbek 11,fran 11,morris 9 kosta 2 ettimi 47 sayı ,peki fbülkere bakalım mirsad 3,oğuz 5,lavrinoviç 4 ,kaya 12,may 4 ettimi 28 sayı ,barca içerden işi çözmüş ve fbülkeri nasıl durduracağını iyi analiz etmiş keşke navarro ve mickeal olsaydı o zaman takım oyunuoynamazlardı ama "TAKIM OYUNU" oynayan her takım tehlikelidir.

evren dedi ki...

1 pozisyonla maç nasıl kazanılır1 hoca risk alıp maçı nasıl alır: sanırım 1,30 var maçın bitmesine fark 3 sayı son iki hücümda sürekli ukiç rubio ezip geçiyor oanda ne olduğunu anlamadığımız şekilde pasqual rubioyu yanına alıyor ve sadayı ukice veriyor. şaşkınlık yada sadanın çok iyi savunması ile o hucumda hiçbirşey yapamayıp maçı veriyoruz.

ali dedi ki...

basarılı sonuclar geldıgı ıcın beklentılerde normal olarak artmakta takımın sıstemı ve oyun anlayısı gecmıs donemlerdekınden hem daha ıyı hemde daha ıyı sahaya yansıtıyorlar ama unutmıyalımkı gurubunda lıder olup top 16 tıda sonuncu olan cok takımlar gorduk top 16 takımların bırbırne guc olarak deng oldugu yakın oldugu gruplar kendı evınızde alcagınız bır yenılgıle bıle ılk mactan sansınızın bıraz daha azaldıgı grublar o yuzden fb nın bu oyun sıstemındekı ve oyunculardakı formu hemen sampıyonluk sarkılarına yol acamsın hem bu takımın uzerınde olumsuz hava yaratır

Cakivu dedi ki...

Kombinem olmasına rağmen ilk defa euroleague maçına gidebildim, giderken metrobüs rahat sayılırdı ama dönüş yolculuğu biraz çileli oldu. Salon NBA salonu gibi ama çıkışlarda gene kocaman kocaman kuyruklar, tıkışmalar, biz bu konuda neyi yanlış yapıyoruz acaba?

Maç atmosferi çok güzeldi, futbol taraftarı denen topluluk maçtan biraz kopuk olsada genel olarak atmosfer iyiydi. Hotsauce'a katılıyorum kalabalık daha iyi organize edilebilir, insanlar yerinden kalkmadan da çok iyi bir ortam oluşturulabilir.

Maç başlığına da takılmamak lazım. Gerçi bana göre Barca fenerden intikam almak için sahaya çıkmadı ama bunu bir başkası böyle yorumlayabilir de, önyargılı olmamak lazım keza Barcelona için çok çok önemli bir maçtı.

Barcelona savunması yine Hotsauce un değindiği üzere hem fenerbahçenin pas trafiğini iyi kesti hem de topun içeriye indirilmesini iyi oranda engelledi. Barcelona'nın şut yüzdesi de çok iyiydi serbest atış kaçırmadılar galiba.

Şunu da belirtmek lazım, Lavrinovic içerde çok yumuşak kalıyor, tam hazır olmaya Sean May bile elinden geldiği kadar zorlamaya çalıştı pota altını. Bir de maç içinde Ukiç ve Ömer Onan çok az dinlendiriliyor. Takım setli oyunlarda Ukiç ile etkili olabiliyor zaten Ukiç saha da olmadığı zaman iyi savunma yapalım da hızlı hücumla sayı bulalım diye ümit ediyorum.

Kinsey açık alanda çok iyi ama dün gece brikaç topta çok kritik pas hataları veya yanlış kararlar verdi. Preldzic maça motive olmuş gibiydi ama eli hep soğuk gözüktü. Top kullanmaya da çekiniyor gibi artık. Bu psikolojiden bir an önce kurtulması lazım.

ve Mirsad, bir pozisyonda iki oyuncunun arasında resmen havada uzayarak çekti topu, yaşı ilerlesede havatopu sezisi ve becerisi çok iyiydi ama takım dün gece özellikle hücumda tutuktu.

Savunmada (özellikle pota altında) 1. çeyrek felaket bir görüntü sergilensede maç içinde savunma fena değildi bence ama kısa sürelide olsa lakovic oyundayken yapılan alan savunması kötü bir seçimdi.

Bu kadar olumsuzluğa rağmen maçtan hiç kopmayan bir fenerbahçe vardı, bu beni fazlasıyla memnun etti.

ercan dedi ki...

@ bob
kinsey e faulu çalan hakem 2 no lu hakemdi ve maçın başından sonuna kadar her pozisyonda ince ince barcelona'ya çalıştı + siena'ya.
kendisi italyandır aynı zamanda.
zaten grupta çekiştiğiniz bir ülkenin takımıyla aynı milliyetten bir hakemin maça tayin edilmesi euroleague yönetiminin ne kadar ince düşündüğünün kanıtıdır.

Cakivu dedi ki...

Bu arada hakemler demişken evet birkaç pozisyonda kolay fauller çalındı gibi bazılarıda kritikti ama yinede bu maçın sonucu hakemler belirledi dersek aynen olin edirneli arkadaşların geçen oynadıkları fener maçında ki durumuna düşeriz. Gerçi fener bugün maç içinde farkı 2 sayıya kadar indirdi ama hiç öne geçemedi. Hakemden önce bin tane etken var.

tuna54 dedi ki...

hakem konusuna bu kadar takılmak cidden çok anlamsız.hepimiz izledik maçı hakeme gelene kadar bin tane etken var.hakemler hiçte fena değildi.pasquala teknik faul en kiritik yerde verildi.değerlendiremedi fenerbahçe.futbol seyircisini eleştiriyoruz ama koca maçı hakeme bağlayan mantıkta aynı bence.''@Kaya orada haklıydı.Hakemler Kaya'nın haklılığı nedeniyle teknik faul düdüğünü çalamadı.20 seneden beri seyrettiğim 300-400 civarında ki maçın birikimleriyle neyin ne olduğunu ayırt edebiliyorum cümleside ''tarihi bir yorum olmuş açıkcası.

Bob dedi ki...

yazdığım maç sonucunu hakeme bağlamak değildi asla, sadece maçın kırılma noktasında mücadelenin tavan yaptığı bir bölümdeki ucuz fauldü bence. ayrıca hakem üçlüsü numara sırasına göre yazılmıyor sanırım resmi sitede, yoksa 2 numara yunan hakem christodoulou olmalı diye düşündüm.

Bilge dedi ki...

Her açıdan zevkli ve öğretici bir maç oldu.
Bu maçın sonucundaki teşhis çok basit:
1) FB'nin final four şansı var
2) Zayıf halkalar: Pota altı savunması, Preldziç, Ukiç'in yalnızlığı.
Çözüm: Yerli savunmacı bir pota altı (Fatih solak bile olabilir)+Preldziç'in yerine guard forvet karışımı set olmadan hücum yaratabilen, McCalebb tarzı bir oyuncu gelişi.
Tabii hocalarımız bundan çok daha ilerisini düşünmüştür, biz de kafamızın aldığı kadarıyla zevk almak için böyle şeyler yazıyoruz.

Giray Özkan dedi ki...

Benimle inceden inceye dalga geçen herkes bilsin ki salonda seyrettiğim 300-400 civarında ki maçta gördüğüm hakemlerden neyin ne olduğunu,hakemlerin niyetinin ne olduğunu çok iyi süzebiliyorum.Hakem eğer art niyetli değilse aynı harekete iki farklı düdük çalmaz.@tuna 54 biraz Doğan Hakyemez'in anılarını okuyun. FİBA'nın Efes Pilsen ve milli takımımıza nerelerde ne yaptığını ve FIBA temsilcilerinin hangi organizasyonlarda yüzüne karşı neler söylediğini iyice öğrenin.İsmet Badem'den FIBA'nın hangi kulüplere neden özür mektubu yolladığını okuyun.O zaman belki ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.Maça gelince bende çok kötü başladığımızı gördüm.Fakat hakemler standart dışı düdüklerle yaklaşmamıza hiç izin vermediler.Pota altında da problemimiz var.Fakat hiç bir problemimiz hakemlere Barça lehine düdük çalma hakkı tanımıyor.Son sözümde seyirciye.Allah aşkına futboldan kopup gelmeyin.Salonda basketbolu bilen seyirci sayısı fazla olsun.Son topta Kinsey 6 sayılık farkın açılmaması için dribbling yaparken neden atmıyorsun? diye küfredenlerden basketbol seyircisi olmaz...