29 Aralık 2010 Çarşamba

G.Saray C.C: 67 - F:Bahçe Ülker: 56 (Yeni Lider G.Saray)

12. haftanın kapanış maçında, 2010'un son derbisinde karşılaşan iki ezeli rakibin mücadelesinde kazanan taraf final periyodunun ilk 7.30'luk diliminde rakibine basket izni vermeyen G.Saray Cafe Crown oldu. 25-12'lik son çeyrek skoruyla 67-56'lık galibiyete uzanan ev sahibi takım, bu galibiyetle birlikte arka arkaya 7. galibiyetini alırken toplamda elde ettiği 10. galibiyetle de liderlik koltuğuna oturmayı başardı. Liderlikten daha mühim olanı ise kesinlikle Oktay Mahmuti'nin Florya'da başlattığı basketbol devrimi. Henüz çok genç bir takım olmalarına rağmen 12. hafta sonunda bu önemli savunma galibiyetiyle liderlik koltuğuna oturdu sarı kırmızılılar.

Rochestie-Shipp-Caner-Rancik-Kuqo klasikleşmiş beşiyle maça başlayan G.Saray Cafe Crown'a karşılık koç Spahija'nın ilk beş tercihi Ukic-Ömer-Emir-Lavrinovic-Kaya şeklindeydi. Ukic'in Rochestie'e sağladığı üstünlükle maça hızlı giren taraf F.Bahçe Ülker oldu ve kısır başlayan maçta Ömer Onan'ın 8 dakikadaki 8 sayısı skorbordda 15-5'i görmemizi sağladı. Bu anda ilk hamlesini yapan koç Mahmuti, Rancik'in tek uzun olduğu 4 kısalı sisteme dönerek ön alanda baskıya başladı. Ve son 57 saniyeye kadar yalnızca 5 sayı üretebilen G.Saray, bu sekansda yakaladığı 7-0'lık seriyle periyot sonunda oyunu dengeledi (12-15). İlk periyotun en önemli notu Marko Tomas'ın Andric'e yapmış olduğu iki muazzam bloktu. İlk rüzgarı bu hamleyle dindirmeyi başaran G.Saray, 2.çeyrekte Shumpert'ın 4 numarada yarattığı eşleşme problemini skorborda 9 sayı olarak yazdırınca maçta ilk kez öne geçmeyi ve kontrolü ele almayı başardı. Bu dönemde Ukic'in kenarda olduğunu ve Greer'in direksiyonda olduğunu da söylemekte fayda var. Düzeni bozulan F.Bahçe'ye karşı Tutku ile burayı çok iyi işledi G.Saray. Shumpert'ı durduramayan Spahija, bu sezon Emir'i ilk kez 4 numaraya çekti devre sonunda. Tanjevic'in sık kullandığı ama Spahija'nın hiç tercih etmediği bir tabloydu bu. Shumpert'ı savunamayan F.Bahçe, hücumda ise Oğuz ve Ukic ile rakibinin zayıf karnına saldırarak devreye 29-27 önde girmeyi başardı. Oğuz'un boyalı bölgeden çıkardığı 8 sayının yanı sıra G.Saray uzunlarına sırayla faul problemine sokması da önemliydi.

İki takımın da hücumda yanlış tercihler yaptığı ama savunma sertliğini mümkün mertebe üst seviyede tutmaya çalıştığı 3.çeyrek karşılıklı basketlerle geçildi. Bu periyodun son 1 dakikasına girdiğimizde liderlik 6 kere el değiştirmiş ve aynı dönemde 2 kez de beraberlik anına tanıklık etmiştik. Bu çekişmeli döneme 7-0'lık bir seri sıkıştıran F.Bahçe, başlangıcın ardından ilk kez farkı açmak üzereyken Greer'in faul hakları olmasına rağmen periyot sonunda faul yapmamasını cezalandıran Tutku, yolladığı son saniye üçlüğüyle final öncesinde heyecanı yeniden had safhaya çekti (42-44). Bu 10 dakikada G.Saray'ın tam 3 kez son saniye üçlüğü bulması da onları maçta tutan bir diğer faktör oldu. Koç Spahija da periyot arasında hayli kızgındı Greer'e. Devre sonunda olduğu gibi uzunlardaki faul problemi de devam ediyordu final öncesinde G.Saray'da. Üstelik bu periyodu takım düzenlerini inkar edercesine 0 asistle geçmeleri de önemli bir not. Buna karşılık F.Bahçe Ülker, 2. kez vurup geçme şansını kullanamadı, bu da kritikti.

Final periyodunun ilk F.Bahçe hücumunda Ömer Onan'a Haluk tarafından yapılan müdahaleye düdük çıkmamasının ardından Shipp'in hızlı hücumdaki basketiyle skor 44-44'de eşitlenirken yoğun şekilde itiraz eden ve pota altına giden Spahija'ya teknik faul kararı geldi. Yorumlarda uyarı gelince pozisyonu tekrar izledim, kaçırmışım ben o kısmı. Naçizane faul olduğunu düşünüyorum orada. Ardından Spahija'nın aldığı teknik faul ise, koçun da maç sonunda kabul ettiği gibi, net şekilde doğru karardı. Bu anı 4-0'lık seriyle geçen G.Saray, rüzgarı arkasına almayı başarırken salonda da beklenen kıvılcım çakılmış oldu. Ardından gelen zorlama F.Bahçe hücumuyla birlikte ipler iyice ev sahibinin eline geçti. Taraftarı arkasına alarak ritmlenen G.Saray, bu periyodun ilk 7.30'unda saha içi isabete izin vermeden yakaladığı 17-5'lik seriyle, hatta 3.çeyrek sonuna da katarsak 20-5'lik seriyle, galibiyete uzandı. Kapıyı sert şekilde kapatan isim ise bitime 2.50 kala yolladığı üçlükle Shumpert oldu.

Maçın hemen başında Ermal ile başlayan uzunların faul problemi G.Saray'da maç boyunca devam ederken kenardan gelen, Kuqo deyişiyle, Tutku 'Nash' Açık 12 sayı- 7 şık asist - 6 ribaund ile maçın öyküsünü yazan isimlerden biri oldu. İlk 5 başlayan Rochestie, 0-5 ile 0 sayı-1 asist-1 top kaybıyla tamamladı maçı. Takımın özgür ismi Shumpert, 16 sayı ile takımın en skoreri olurken F.Bahçe'yi takım halinde 56 sayıda tutmaları maçın kilidiydi kesinlikle. F.Bahçe Ülker cephesinde ise Ukic'in kenara geldiği anlarda yaşanan sorun, koça çalınan teknik faulle başlayan finalde ayakta kalan bir ismin olamaması, ev sahibinin 13 kere gelebildiği çizgiden yakalanan 15/27'lik serbest atış yüzdesi ve G.Saray'ın maçı isteyen hevesli direnişine cevap verememeleri onlar adına maçın dikkat çeken notlarıydı. Burada kaybedilen maçın sene sonu için çok büyük anlamlar taşımadığı kesin fakat Euroleague-TOP 16 öncesi hamle sırası geldi de geçiyor bence. Üstelik her takım açıklarını yamamak için iyi kötü bir hamle yapıyor şu sıralarda. Zira orada telafi şansı pek yok. F.Bahçe Ülker'in sorunlarını bir kez daha net olarak gördük bugün.

Maç sonunda iki koçun önce rakibini tebrik ederek başladığı maç sonu konuşmaları ve sağduyulu, özeleştirili açıklamaları da bir o kadar önemliydi. Bu zevkli, çekişmeli mücadeleye, uzun zamandır rafa kaldırılan ezeli rekabet geleneğine de yakışan türdendi. Son olarak alkışlar iki koça gitsin.

G.Saray Cafe Crown (67): Joshua Shipp 11 (8 ribaund), Caner Topaloğlu 2 (1 ribaund), Preston Shumpert 16 (4 ribaund-1 asist), Taylor Rocheste (2 ribaund- 1 asist), Tutku Açık 12 (6 ribaund- 7 asist), Luksa Andric 5 (2 ribaund), Radoslav Rancik 11 (3 ribaund- 2 asist), Haluk Yıldırım (1 ribaund- 1 asist), Evren Büker 5 (3 ribaund), Sertaç Şanlı, Ermal Kurtoğlu 5 (4 ribaund)

F.Bahçe Ülker (56): Roko Ukic 8 (1 ribaund- 3 asist), Mirsad Türkcan 3 (3 ribaund), Ömer Onan 16 (2 ribaund- 1 asist), Lynn Greer (1 ribaund), Darjus Lavrinovic 1 (7 ribaund- 2 asist), Kaya Peker 6 (9 ribaund), Oğuz Savaş 14 (4 ribaund- 1 asist), Tarence Kinsey 2 (5 ribaund- 1 asist), Marko Tomas 3 (3 ribaund), Emir Preldzic 3 (1 ribaund- 1 asist)

26 Yorum Yapılmış:

talen dedi ki...

İtirazlar orada Shipp'in Ömer'in elindeki topa yaptığı müdahaleye değildi. Shipp müdahale etmeden hemen önce Haluk'un açtığı sağ kolu Ömer'in yüzüne geliyordu. Sürekli Spajiha ve Ömer'in yüzünü işaret ederek itiraz etmesi o yüzdendi. Maçın da kırılma anı oldu. Spajiha'nın aldığı teknik faul ve sonraki hücumda Ömer'in hırsla içeri girip kaybettiği top dengeyi bozdu.

lions dedi ki...

guzel özet olmuş eline sağlık...biizm aslanlar iyi savaştı sıradan bir galibiyet değil ülker gerçekten iyi takım euro ligde top 16 ya kalacak kadar iyi hemde biz finale cıksakda şampiyonluk şansımız cok az final serisi için hala yterli değiliz seride böyle 2 maç oynamak imkansız cunkü üst üste

RevoLveR dedi ki...

oktay mahmutiyi ayakta alkışlamak gerek bu kadar kısa zamanda bu savunma gerçekten takdire şayan tutku ve evren ukicle toması denize döktü desek yeridir spahianın neden o kadar çıldırdığını da anlamak güç hakemler gayet ortada maç yönetti hakeden taraf kazandı gs iyi bir uzun ve bu sene gelen 1 numaranın yerine sağlam bir guard takviyesiyle eurolig takımı olur oktay mahmutiyle

Kando dedi ki...

Yanlış yere bakmışsınız , Shippin müdahalesine değil o pozisyonda o kadar itiraz . Haluk Ömerin kafasına vuruyor orada elinin tersiyle.

osmanylmz dedi ki...

bir galatasaray taraftarı olarak tabiki sevinçliyim ama şunu söylemek gerekir takıma ender gelmesi taylor gitmeli ve pota altına oyuncu gelmeli yoksa tek maç tamam ama uzun seride iş zor. Bide bu işin deplasmanı var. Ama asıl önemli nokta Lig sonunda Galatasaray Fenerbahçe finali olursaki gözüken o yada playoffta karşılaşırsalar ev sahibi takım kim olursa olsun maçları kazanmak zorunda aksi takdirde iddia ediyorum olacakların önüne kimse geçemez. Maçlara giden her iki takım taraftarıda birbirine inanılmaz bilenmiş oluyor. En ufak itirazda ortalık toz duman sanki düşman bunlar. Seyircimiz maçta Fenerbahçe çocukları o. ç. diyor ama unutuyor kardeşi,babası belki eşi fenerbahçeli kime küfrediyorsun bu kin oldukça kim yenmiş yenilmiş önemli değil.

tuna54 dedi ki...

cidden çok güzel bir özet olmuş maç yazısı..ellerinize sağlık.maça gelince hakeden kazandı.gerisi boştur.

Selami dedi ki...

@ dejavu

Güzel yazı olmuş,ben de bazı eklemeler yapayım.

İlk çeyreğin sonu,üçüncü çeyreğin sonu ve dördüncü çeyreğin başında oyunda Greer varken takım resmen çöktü,ama hata onda değil,onu takımda tutan Örs-Spahija ikilisinde,bunu daha önce ayrıntısıyla defalarca yazdım,tekrarlamayacağım.

Üçüncü çeyrekte FB Ülker defalarca kez maçı 10 sayının üstüne çıkartıp vurup geçme şansını kullanamadı,başrolde de Kinsey vardı,hücümda o kadar berbat tercihler kullandı,hoca 3.çeyreğin neredeyse tamamında tahammül etti,inanılır değil.

Bu iki oyuncu bu takımın,bu düzeylerin adamları değil,Örs-Spahija ikilisi bu kararlarında resmen çuvalladılar.

Marko Tomas'ı tanıyabilen var mı,ya Darius'u? Takım Türk oyuncuların sırtında yürüyor,hoca Tomas'a daha fazla iltimas geçmeyi bırakmalı,Emir'i kazanmak için birşeyler yapmalı.Sadece 2-3 hücum Emir'i 4 numaraya çekip Shumpert'i tutmayı akıl etti,inanılır gibi değil,oyun dengedeyken yaptığı psikopatlıklar yüzünden takım oyundan koptu,Aydın Örs derhal hocayı en sert şekilde uyarmalı,ne olursa olsun Fenerbahçe'nin hocası bu kadar sorumsuzca davranamaz.Faul yüzdemiz inanılır gibi değil,resmen sırf bu istatistikte maçı verdik.

Oktay Hoca Spahija'yı,Tutku'da Ukiç'i ezdi geçti,Oktay Hoca'ya helal olsun,kendisini çok severim,keşke bizim hocamız olsaydı.

Pazartesi Efes Pilsen maçından da hiç ümidim yok,Efes çok iyi toparlandı bu aralar,bu oyun kurucu ve forvet sıkıntısıyla işimiz çok zor.

Cakivu dedi ki...

galatasaraya tebrikler, osman yılmaz a medeni yorum için ayrıca tebrikler tüm dediklerine katılıyorum, lions senin takımın bu akşam Fenerbahçe Ülker ile oynadı Fenerbahçe spor klübünün erkek basketbol şubesidir kendileri...

maçı izleyemediğim için tam yorum yapamıcam ama gs zaten oktay mahmudi ile doğruları yapıyor, kendinlerine tekrar tebrikler, fb efes gs banvit dörtlüsüne başka takımlarında katılıp rekabeti renklendirmelerini umuyorum...

Özcan Yüksel dedi ki...

Fenerli olarak Galatasaarayı tebrik ediyorum. Çok üst düzey savunmanın olduğu basketbol vardı hücum organizasyonlarını iki takım için beğenmesem de savunma kısmı maç boyu Euroleague düzeyindeydi.
Spahija'nın kafasında enteresan bir sistem var. Biraz İspanyada oynattığı sisteme kaçıyor alışık olmadığımız bir sistem ancak doğrularının çokluğu gibi kısa vadede yanlışlarından da bazılarını gösterebiliyor sistem. Zira koç faktörleri kesinlikle maçın GS'ye gitmesinde belirleyici oldu.
Zamanla Spahija sistemini daha da iyi oturtacak be Fenerbahçe açısından daha iyi olacaktır. Sonuçta 1 maç kaybedildi diye bakmak gerekiyor en azından üst düzey mücadelenin yapıldığı Türkiyede bu sezon 5. maçımızı oynadık. Bunlar top 16 için bize çok olumlu katkı yapacaktır. GS güzel oynadı ancak finale çıkabileceklerini zannetmiyorum yarı finalden ötesi süpriz olur

Koray Özdemir dedi ki...

http://img525.imageshack.us/img525/1783/antu1.jpg +
http://img442.imageshack.us/img442/7861/antu2.jpg +
http://img259.imageshack.us/img259/2642/antu3.jpg +
http://img291.imageshack.us/img291/965/antu4.jpg +
http://img525.imageshack.us/img525/4423/antu5.jpg +
http://img684.imageshack.us/img684/3971/antu6.jpg +
http://img411.imageshack.us/img411/7114/antu8.jpg +
http://img413.imageshack.us/img413/8847/antu9.jpg +
http://img263.imageshack.us/...g263/2328/antu88.jpg +
http://img695.imageshack.us/...g695/1605/antu99.jpg +

futbas dedi ki...

bir uzun ve oyun kurucu ile ligin en büyük favorisi oluruz.takım olarak iyi oynuyoruz.rakiplerimiz ise birkaç oyuncunun eline bakıyor.

Retilozom dedi ki...

öncelikle maçı çok güzel özetlemişsin, teşekkür ediyorum, ama abdi ipekçi de ki o kadar taraftara rağmen hiç bir olay çıkmamış olmaması durumuna değinmemene şaşırdım :S

koray dedi ki...

Spahija normalde de kontrolu kaybetmeye eğlimli bir koç mu FB bir kez zor duruma düştü hemen dağıldı.Yoksa bu maça özel bir durum mu idi ?

ali dedi ki...

sımdı hesas ıs seneye gs nın kadrosunu korumakta eldekı yabancılardan menuunsa eger degıstırmemekte buyuk cogunlugunu bıraz gs kadro ıstıkrarı yasamaması lazım cunku kadrodakı oyuncular cok tecrubelı en buyuk sansı ermal tutku haluk gıbı tecrubelı turklerı olması sanırım tofasta oynayan bugun mukenmel oynayan ılkan da gs nın oyuncusu oraya kırarık gıtmıs seneye 2,3 gencle gs takvıye edılrse ıyı bır takım olur

sinan dedi ki...

@koray özdemir bunlar bu akşam yazılanlar mı?

Sinan Doğan dedi ki...

Salonun tamamen dolması ve 3 bin kişi kadarınında dışarda kalması çok önemli. Bu Galatasaray Basketbol tarihinde rastlanmamış bir durumdu. Taraftara ve takıma helal olsun...

Dombili dedi ki...

GS iyi oynadı, FB kötü oynadı,hak eden kazandı bence. Hakemler berbattı, ama hangi maçta değiller ki? Hakem konusuna girmek abesle iştigal. FB 2 aydır tam kadro olamıyor bir türlü,olsa da devamlı sakat sakat oynuyor oyuncular, zorlu maçların üstüste gelmesi yıpratıcı oluyor haliyle, ama bu bence bir şans, bu halde bu maçlara çıkmak takımı daha da kuvvetlendirir eğer o yönde kanalize olursak. U17 futbol maçındaki rezillik biraz insanların aklını başına getirmiş herhalde, maçta olay çıkmamış gözüküyor, öyleyse bir tebrik de GS taraftarına.

evren dedi ki...

gs çok iyi savunma yaptı çok iyi savaştı ama öylebir oyun kurucu bir uzunla bir üst seviyeye çıkmak okadar kolay olmaz. tek maç kaznaırsınız en büyük rakibinize karşı ama iş seri noktasına gelince bukadar kolay olmaz. oktay mahmudi bukadar çok ümit milli oyuncuyu boşna almadı geleği planlıyor bugünü değil. bugün başarı gelirse final gelirse eurocupta herşey yolunda giderse sadece mucize olur bana göre

onur dedi ki...

@ Koray

Üç-beş "gerizekalı" ne yazışmış bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Elalemin ağzı torba değil ki büzesin! Banyoda yapacaklarına klavyeye boşalıyorlar işte...

@ Ortaya

Bu Tutku Telekom yıllarında da böyle oynadı ise kendisini yıllardır Milli Takım kadrosuna almayan Tanjeviç'in kafasına benim kadar taş düşsün...

Sarıkaya dedi ki...

Maçtaydım. Araziye uysunlar diye bizim çocuklara GS Basketbol okulu formalarını giydirmiştik, çölde penguenler gibi kaldılar!:-)) Taraftar "Ne Ülker, ne Efes ne de Telekom!" diyordu, genelde giydikleri formaların üzerinde Telekom yazıyordu!. Sırtında Ülker yazanları hiç saymıyorum!..Nasıl yani?:-))

Böyle maça, 8 saniyeyi bile saymaktan aciz Kenerman'ın atanması cinayetti!:-(( Neyse, ufak tefek provokasyonlar dışında pek bi' maktulluk durum olmadı.

Koro halinde edilen küfürler de kafiyeye uyması içindi herhalde!:-(( Neydi?.. "Küfür kültürdür!"!:-((

Nasıl olsa Sinan Erdem eve yakın. 2. yarıdaki maçtan da bi' şeyler sızındırtırım artık NATO gözlemcisi olarak!:-))

Koray Özdemir dedi ki...

Antu'da yazılanları sonra tekrar okudum da mantıksız geldi. Ben salondaydım, hiçbir şey görmedim. Çok kişiye sordum. Kimse de bir şey görmemiş. Galatasaray Sözlük'te genel olarak yalanlanmış olaylar. Yani mesele muhtemelen yalan. Sitenin niye böyle bir şey yaptığını anlayamadım.

Maça gelirsek, Galatasaray'ın kazanmasına çok sevindim, bir Galatasaraylı olarak. Ama esas sevindiğim nokta şu: Galatasaray'la Fenerbahçe basketbolda zirveye oynarsa Türkiye'de basketbolun kaderi değişir.

@ ONUR

Benim bildiğim kadarıyla Milli Takım ne zaman önemli bir turnuvaya katılacak olsa Tutku'nun bir sakatlığı oluyordu. Geçen yıl olduğu gibi. Talihsiz kesişmeler olmuş bu konuda :)

Bilge dedi ki...

Maçı hak eden kazandı, hakemler ve oyuncular genel olarak iyi niyetliydi, GS'yi tebrik ederim.
Biri ölmeyince kimseye olay çıkmış gibi gelmiyor ama, küfür ve ses bombası işin zevkini kaçırdı. Maçı GS kazanamasa şüphesiz ki bişeyler daha patlayacaktı. Şimdi çocuklarını futbol yerine basket maçına götürmeyi düşünen binlerce anne-baba en iyisi evde oturalım diyecekler. Bu açıdan büyük fırsat kaçtı, özellikle GS için.
Bu arada Sean May'e ne oldu bilen var mı? Aslında tam onun maçıydı ama gönderildi galiba. Fener artık çok yoruldu özellikle sinirsel olarak.

dejavu dedi ki...

@Bilge;

Yabancı sınırına takılıyor Sean May.

koray dedi ki...

Küfür nispeten daha azdı ama hala iştirak eden çok kişi var malesef ama sahaya birşeyler atma konusu oldukça münferitti ve atanlara çoğunluk ciddi tepki gösterdi.Herşey asla tozpembe değil ama bir düzelme var bizim adımıza ki zaten bir anda herşey değişmezdi.

Utku61 dedi ki...

Maç zevkli ve heyecanlı geçti. TV başından ne zamandır böyle bir maç izlememiştik. G.Saray'da uzun yıllardan sonra ligde liderliği yakaladı. Oktay Hocaya Efesten beri sempatim vardır. Ama tercih edilen yabancıları gözden geçirirseler ligde final oynamamaları içten bile değil. Andric&Shumpert&Rancik bunların yanına daha kaliteli ve hedefe gitmelerini sağlayacak yabancılar alınmalı bence..

serpil dedi ki...

maçı izlemedim ama gs cafe crown u tebrik ederim.. takım hem fiziksel hem mental olarak yorgun. gs de çok iyi bu sene.. keşke ligdeki her maç bu kadar zorlu geçse, kalite yükselse.. iki takıma da avrupa maçlarında başarılar.. bu arada olay çıkmaması beni şaşırttı ne yalan söyleyeyim :)