24 Aralık 2010 Cuma

Oyak Renault: 72 - Galatasaray CC: 90 (Galatasaray Otomatiğe Aldı)

Haftanın açılış maçı, gidişatı kurtarmaya çalışan Renault günden güne sistemini oturtan Mahmuti'nin Galatasaray'ını ağırlıyor. İki tarafın da seyircisi salona teşrif etmişler, basketbol için mükemmel bir ortam...

Senelerce o potada vurduğu müthiş bloklarla hatırladığım Evren Büker ilk pozisyonda Tay Waller'ın poster kurbanı oldu hızlı hücumda. Bu pozisyon hem bana geçmişten kesitler sundu, hem de ilk pozisyon olması nedeniyle beklentileri artırmıştı maçta. Renault'da her zamanki gibi hücum sistemi aynı; bire bir yetenekler skor üretir. Galatasaray'da ise hücum düzenli ve genelde pota altından sonuca gitmeye dayalıydı. Neticesinde (yanılmıyorsam), ilk 16 sayı Rancik-Kuqo ikilisinden geldi. Galatasaray'da yardım savunması en üst seviyedeyken, bireysel savunma bu seviyeye çıkamadı genelde. Allah'a emanet oynayan Renault bu fırsatı pek de değerlendiremedi.

Cimbom'da rotasyon başladıkça oyun daha da hareketlendi. Bir yandan Haluk Yıldırım yıllanmış şarap misali katkısını verirken, bir yandan Luksa Andric'in önünde rotasyona giren genç oyuncu Sertaç Şanlı bu şansı iyi değerlendirmek için çabaladı. Yine Preston Shumpert'ın miss-match avantajından yararlanmak istedi koç Oktay Mahmuti. Fakat bu sefer karşısında ayakları çabuk, hızlı ve atletik bir oyuncu olan James Mays vardı. Hücumda Sarı-Kırmızılılar'a sorun yaratsa da, savunmada Shumpert'a kadar çıkamadı ve işini kolaylaştırdı. Bu beşin bir diğer özelliği de muazzam 'transition offense' yapabiliyor olması. Hızlı hücumu durdurup, seri halinde yapılan en az 4 pas sonucu gelen basketler gerçekten enfesti. Renault'da ise haftalardır yabancı tekelinde olan skor yüküne yardımcı olacak yerli isim Umut Yenice sonunda kendini göstermiş oldu. Mays'le beraber takımı taşımakta karalıydı. Fakat devreyi 34-45 geride kapatmayı engelleyemediler.

İkinci yarıda gittikçe açılan farkı değil de, Renault'nun tıkanan hücumunu Johnny Gibson'ın bütün ikinci devre boyunca kenarda oturmasına bağlayabilirim. Cimbom'un da sabit ve iyi oyunuyla fark 20'ye yaklaşmıştı. Sonrasındaki hafif bir gevşeme, vidaların sıkılmasıyla ortadan kaldırıldı. Yoksa art arda gelen iki üçlük maçı tekrar ortaya getirebilirdi. Üçüncü çeyrek sonlarına doğru direnç göstermeye yeltenen Renault'nun hevesi, periyodun sonunda Tutku'nun bulduğu şut isabetiyle kırıldı. Son periyotta dönülen 4 kısalı beş ve sergilenen iyi oyun maçı son periyodun ortalarına doğru bitirmiş oldu.

Sertaç Şanlı'nın performansı sevindirici Galatasaray ve Türk basketbolu açısından. Haftaya çıkacağı final niteliğindeki Fenerbahçe Ülker maçı öncesi moral depolamış oldular. Renault ise freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor. Johnny Gibson'ın ikinci yarıyı benchte geçirmesi soru işaretleri oluşturdu. Umut Yenice'nin insiyatif alıyor olması da iyi. Fakat çok daha fazlası gerek Bursa ekibi için.

Oyak Renault (72): Serkan İnan 2, Alper Özcan 2 (2 ribaund-1 asist), Tufan Önen 11 (5 ribaund-4 asist), Jonathan Gibson 2 (2 asist), Antabia Waller 14 (3 ribaund-2 asist), James Mays 17 (6 ribaund), Kerem Özkan 7 (6 ribaund), Umut Yenice 17 (2 asist)

Galatasaray Cafe Crown (90): Joshua Shipp 6 (3 ribaund-4 asist), Hüseyin Köksal 2 (1 ribaund), Caner Topaloğlu 6 (1 asist), Preston Shumpert 14 (2 ribaund-4 asist), Taylor Rocheste 10 (1 asist), Tutku Açık 5 (2 asist), Luksa Andric 14 (4 ribaund), radoslav Rancik 9 (4 ribaund), Haluk Yıldırım 6 (3 ribaund-4 asist), Evren Büker 5 (3 ribaund-4 asist), Sertaç Şanlı 4, Ermal Kurtoğlu 9 (4 ribaund-2 asist)

2 Yorum Yapılmış:

Selami dedi ki...

maçı seyretmedim,ama GSCC bu ivmeyle devam ederse final oynar gibi,Abdi İpekçi'de ki maçın favorisi de bence GSCC. Düşünsenize FB Ülker-GSCC finali 80'li yıllardan sonra ilk kez olacak,inşallah olur.

Sinan Doğan dedi ki...

yillar sonra bu kadar heyecan verici bir takima sahip olmak çok güzel. Murat Özyer arka arkaya iki yil çok çok iyi kadrolari harcayarak kulubun yatirimini bosa cikarmisti ancak Oktay Hoca her anlamda herkese güven veriyor. Fenerbahce maçi son yillarin en önemli maçlarindan biri kivamına geldi...