25 Aralık 2010 Cumartesi

Peki Ümit Avcı Haberi Yapmasaydı?

Gündemin en sıcak maddesi malum Taurasi. Kadın basketbolunu derbiden derbiye hatırlayan ve o 40 dakikanın sonunda da aynı hızla unutan herkes Ümit Avcı'nın haberi patlattığı andan itibaren bu konuyu konuşmakta. Kadın basketbolunu sıkı takip ettiğini düşünen biri olarak, göreceli olduğunu söyleyerek gelebilecek olası yorumlara kapıyı kapatıyor yazar, kendi adıma çok can sıkıcı bir durumun ortasında olduğumuzu söylemem gerekiyor en başta. F.Bahçe'nin şu anki talihsiz ve moral bozucu durumu kadar yeryüzünde bu oyunu en iyi oynayan isimlerden birinin, başarılarla dolu bir kariyere sahip bir oyuncunun geleceği de söz konusu. İki farklı boyutu var olayın. Fakat bu ilgi düzeyinde her iki boyutta da bilgi kirliliğinin yaşanması ise kaçınılmaz bir son. Özellikle futboldaki günlük açıklamalarıyla herkesin gönlünde taht kuran F.Bahçe.org, haberin patlamasının ardından 24 saat kadar sessiz kalarak bu kirliliği daha da arttırdı. Taurasi'nin avukatının Amerika'da yapmış olduğu açıklamanın ardından nihayet resmi ağızlardan da doğrulandı ilk testin pozitif oluşu. Ve ardından da TBF'nin konuyla alakalı açıklaması geldi. Peki bu yapılmasını merakla beklediğimiz açıklamaların sırası normal miydi?

13 Kasım'da Caferağa'da oynanan İstanbul Üniversitesi maçının ardından normal şekilde doping testine giren Diana Taurasi, 11 Aralık'ta yine Caferağa'da oynanan Mersin maçında bilinen herhangi bir sakatlığı olmadığı halde forma giymedi. Ardından 15 Aralık'ta oynanan Macaristan deplasmanında da oynamayan Taurasi, son olarak 18 Aralık'taki Burhaniye deplasmanında da oynatılmadı. Ligde son olarak 4 Aralık'ta, Euroleague'de ise en son 8 Aralık'ta oynadı Taurasi. Bu üç olayı temel alarak TBF'nin, kulübün ve oyuncunun 8- 11 Aralık sürecinde ve en geç 11 Aralık'tan önce olaydan haberdar olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Ümit Avcı'nın haberi ise 22 Aralık'ta patladı. Aradan geçen 11 günün ardından patlayan haber, sessizliği en fazla 24 saat daha öteleyebildi. Ardından beklenen açıklamalar geldi. Önce F.Bahçe.org'dan, ardından da TBF'den.

Peki her defasında süreç böyle mi işliyor? En yakın örnek geçen yıldan Mire Chatman. 21 Ocak 2010'da oynanan maçın ardından (+) çıkan testin sonucu ve Chatman'ın idari tedbirli olarak karşılaşmalardan men edildiği haberi 16 Şubat'ta yayınlandı TBF'nin resmi sitesinde. Hepimiz oradan öğrendik. Daha popüler bir örnek olarak Kerem Gönlüm'ün de aynı şekilde idari tedbirli olarak müsabakalardan men edildiği TBF'den resmi kararla birlikte açıklandı.

Diana Taurasi olayında yaşadığımız süreç ise tersten işledi. Önce Ümit Avcı, Milliyet gazetesinde ortalığı karıştıran haberi yayınladı. Ardından kısa bir sessizlik, Amerika'dan gelen doğrulama ve önce F.Bahçe.org'dan, ardından da TBF'den gelen yazılı açıklamalar. F.Bahçe cephesinden yapılan açıklama olağan olarak B numunesinin beklendiği ve oyuncunun bu konudaki temiz siciline dayanıyor. TBF ise söz konusu maddenin ne olduğu konusunu açığa kavuşturup, nihai karara dek oyuncunun tıpkı diğer örneklerde olduğu gibi idari tedbirli olarak müsabakalara katılmayacağını açıkladı. Ki Taurasi zaten, 11 Aralık'tan bu yana lig karşılaşmalarına katılmıyor. Yapılan bu açıklama yaklaşık 15 gün kadar geciken bir açıklama olarak gözüküyor bu tabloda. Bu 15 günlük süreçteki bekleme nedeni ise bilinmiyor. Diğer olaylarda oyuncunun tedbirli olarak men edildikleri açıklanırken Taurasi, men edilmesine rağmen ne kulüpten ne de TBF'den herhangi bir açıklama yapılmıyor.

Daha önce eşi görülmemiş şekilde 'Basınımızda çıkan haberler üzerine aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti hasıl olmuştur.' deniliyor zaten açıklamanın başlangıcında da. Basında haber çıkmasa bu sürece en sonunda müdahil olacak, belki de B numunesinin negatif çıkmasıyla birlikte hiç öğrenemeyecektik. Böyle de bir ihtimal var yani ortada. Ne diyelim, iyi ki bu atlatma haberi yapmış Ümit Avcı. Ellerine sağlık abi.

25 Yorum Yapılmış:

jbck dedi ki...

Fenerbahçe sonucunda çok önemli bir oyuncuyu kaybedebilir ama dağılmaz kimseler fazla heveslenmesin. Bu mevzu ortaya çıkmadan fenerbahçe forumlarında Taurasi başlıkları kapandı, taraftar zaten bir gariplik olduğunu anlamıştı, ama sağolsun fenerbahçe.org ya da fbtv aziz beyin kendi basın organları olduğu için adamakıllı haber alınamadı. Bu ilk yaptıkları hata değil, emin olun sizden ziyade bizi çıldırtıyorlar.

sinan dedi ki...

tam bir çifte standart örneği olsa gerek. Çıkacaksınız geçen 2 yıl önce efes pislen oyuncularının tüm numune sonuçlarını malum kurumdan öğrenip basına vereceksiniz ve takımın hepsi doping yapmıştır diyeceksiniz kendi oyuncuları yaptığı zaman bunun duyulmasına kişinin haklarını zedeleyici vs diyeceksiniz pişkinliğe bak sen bravo. alkışlıyoruz baskebolseverler olarak

mherturk dedi ki...

Bu süreçte herkesde kafa karışıklığı var ve nedeni de süreci bilmemek. Aslında A numunesi sonrası sporcu ve yasaklı madde adının böyle ortalarda olmaması, süreç tamamlanana kadar gizli kalması gerekirdi. Bu konuyla doping ve numune alma ile ilgili süreci blogumda anlattım arzu edenler okuyabilir.
http://sporsakatliklari.blogspot.com

Selami dedi ki...

Biliçli olarak 20 küsur yıldır her türlü spou takip ediyorum,A numunesi + çıkanın B numunesinin - çıktığını hatırlamıyorum,kulübün bu tavrından zaten bütün taraftarlar şikayetçi,fakat Aziz Yıldırım'ın tarzı bu maalesef,bu saatten sonra da düzelmesini beklemiyorum.Ümit Avcı'ya da tebrikler,iyi bir iş çıkardı.

Sarıkaya dedi ki...

Bence Fenerbahçe yönetimi KSK maçından sonra zhir zemberek açıklamalar yapmasaydı Taurasi olayı haber! olmazdı!:-((

Furkan Zengin dedi ki...

Bernard Lagat ve Kristina Şmigun'un B numuneleri negatif çıkmıştı daha önce. Sonuçta ortada bir ihlal varsa bunun cezası verilir, WADA'nın bu konularda affı yoktur.

intuition dedi ki...

"Basında haber çıkmasa bu sürece en sonunda müdahil olacak, belki de B numunesinin negatif çıkmasıyla birlikte hiç öğrenemeyecektik. Böyle de bir ihtimal var yani ortada. Ne diyelim, iyi ki bu atlatma haberi yapmış Ümit Avcı. Ellerine sağlık abi."

Bu ne demek anlamadım. Hayır yani siz herşeyi bilmek zorunda mısınız? Pekala ki bilmeyecektiniz eğer B numunesi negatif çıkarsa. Zira en basitinden bu kıza edilen laflardan kim sorumlu olacak eğer B numunesi negatif çıkarsa? Bir kural varsa o o uygulanır. İnsanları zan altında bırakmaya kimsenin de hakkı yok. Yahu yasaklı madde diyince kurala uyuyorsunuz da açıklama konusunda neden uymuyorsunuz? İçinizdeki paparazzi ruhu mu bastıramıyorsunuz?

onur dedi ki...

Kafa karışıklığı, süreci bilmemek filan yok. Resmen çifte standart var! Bir kulübün elindeki politik gücü kullanarak olayı "mümkün olduğunca" gizlemek istemesi, Federasyonun da prosedürleri uygulamayarak buna alet olması var. Zaten taraftar da olayın bilincinde ki savunmayı bırakıp "bize birşey olmaz bu camia büyüktür" söylemine geçti.

intuition dedi ki...

Olayın politikayla ne alakası var? Gayet açıktır ki ADAMS protokolü vardır. Hadi onu geçtim zaten şu siteye giden gizlilik ilkesini görebilecektir:

http://www.wada-ama.org/rtecontent/document/code_v3.pdf

"Politik bu bık bık bık" demenden önce şunu okumak gerekir. Azıcık araştıralım böyle şeyleri.

markojaric dedi ki...

@intuition

Tüm samimiyetimle, sizinde samimi cevap vereceğinize inanarak birşey sormak istiyorum...

2 yıl önce (anladığım kadarıyla fblisiniz) başkanınız henüz B numunesi açılmamış Kerem Gönlüm'ün A numunesi sonuçlarını basın toplantısı düzenleyerek tüm kamuoyuna ilk açıklayan kişi olduğunda da yukarıda ki yorumda yazdığınız gibi mi düşünüyordunuz acaba? Başkanınızın içinde paparazzi olduğunumu düşünmüştünüz?
Ki şu anda ne salsa yöneticileri ne de Ümit Avcı Diana'nın doping yaptığını iddiaa etmedi gördüğümüz gibi. Yanlızca A numunesinde bulgunun saptandığını ve B numunesinin beklendiğini söylüyor gördüğünüz ve okuduğunuz gibi yazarlar. Yorumlarda harikalar yaratan arkadaşların düşünceleri de ne Salsa yöneticilerini ne de Ümit Avcı yı bağlamaz diye düşünüyorum.

Bu arada kesin emin olmamakla birlikte geçen yıl Mire Chatman'ın B numunesi de negatif çıkmıştı diye hatırlıyorum. İnşallah Taurasinin B numunesi de negatif çıkarda Fb yönetimi bir kez daha kamuoyu önünde çok zor durumda kalmaz...

intuition dedi ki...

Tüm samimiyetimle söylüyorum aynısını düşündüm. Zira belden aşağı vurulmasını sevmem olayların. Aziz Yıldırım'ı da çok eleştirmişimdir bu konuda.
Bir kural vardır, o da nedir? Doping sonuçları sadece WADA'nın izniyle kesinleşince yayınlanır. Ki dahası bu bilgileri ADAMS'a göre gizli bilgilerdir ve sızdıranların da ciddi bir cezası vardır.


"Wada, Adams bilgilerinin korunmasına yönelik büyük miktarda para cezalarını öngörüyor. ADAMS'taki kayıtlı bilgilerin kötüye kullanımı durumunda, suçu sabit görülen tarafın, 1 milyon dolara kadar para ile cezalandırılmasını da sözleşme hükümleri içinde belirtiliyor. "

Bu kadar önemli bilgiyken bunlar bir kural varsa o uygulanır. Aziz Yıldırım'ı, Ümit Avcı'sı X'i Y'si farketmez...
Kural varsa uyulur, yoksa boşuna konmuş demektir.

avcis dedi ki...

Burada dejavu arkadasimiza getirilen elestiri ,sporcunun olayi (B numunesi gelene kadar)medyadan gizleme hakkinin oldugunu ogrenmeden TBF'yi ve FB'yi zan altinda birakacak yorum yapmasi. Bu hak eger B numunesi negatif cikarsa sporcunun adinin haksiz yere kirletilmemesi icin getirilmis bir hak. Burada asil suclu bu hakki ihlal edip bu bilgiyi zamanindan once basina sizdiran sahisa aittir.Umit Avci haberciliginin geregini yapip yayinlamistir, onu tebrik ederim.

@markojaric

Maalesef siz de dejavu arkadisimiz gibi arastirma yapmadan yorum yapiyorsunuz.
Kerem Gonlum olayi Aziz yildirim tarafindan degil medya tarafindan duyuruluyor.
Kerem Gonlum'un B numunesinin de pozitif ciktigi tarih 3 Eylul 2009
http://salsabasket.blogspot.com/2009/09/kerem-gonlumun-b-numunesi-de-pozitif.html
Farkettiyseniz Aziz Yildirimla ilgili bir yorum yok haberde.

Aziz Yildirim'in olaya dahil olmasi ise en erken 21 Eylul 2009.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12523889&yazarid=174Bahsettiginiz basin toplantisi ise
29 Eylul 2009, isin ilginci Aziz Yildirim basin toplantisinda yok.
http://www.milliyet.com.tr/-organize-doping--bombasi-/spor/sondakikaarsiv/13.06.2010/1144396/default.htm

Bir hata yaptiysam affedin.

onur dedi ki...

@intuition

İşte ben de aynen bunu tanımlıyorum zaten "çifte standart" kelimesi ile: olay Chatman olunca, Kerem Gönlüm olunca TBF & otorite olmayan sivil kişiler (evet Aziz Yıldırım da dahildir bu gruba) ortaya çıkıp konuşuyor, basın toplantısı yapıyor; taraftar da alkışlıyor.

Aynı olay kendisinin başına gelince "prosedür, gizlilik, gak guk" ediyor. YALAN MI?

Efes kulübü başkanının da Aziz Yıldırım kadar "politik" gücü olsa idi aynen şimdi olduğu gibi basın pusar, TBF sesini çıkarmazdı. YALAN MI?

Demek ki neymiş, politik güç de varmış, çifte standart da. Ha doğrusu açıklanmamasıdır elbette ancak FB kulübü ve başkanı dahil olayın tarafı olan olmayan kimsenin umursadığı şey de değildir prosedürler, uygulamalar. Gücü olan işine geldiği gibi yorumlar o kadar. NOKTA

futbas dedi ki...

geçen senelerde insan haklarını hiçe sayanlar bu sene insan haklarını savunur oldular.Allah büyük başka söylenecek birşey yok

thunderbird dedi ki...

geçtiğimiz yıllarda doping diye yeri göğü inletenlerin kendi oyuncularının doping sonucunu örtbas etme çabalarını göstermesi açısından bile güzel bir haber

Oğuz dedi ki...

Hala neyi tartışıyoruz olay bu kadar açıkken. Efes ve BJK örneğinde anında federasyon sitesinden A numunesi sonuçlarını duyurulurken nerdeydi bu gizlilik maddesi savunucuları. Neden bu kadar aleni iken hala Fb'nin bu konularda kayırıldığını kabul etmemek?? daha ne kadar açık bir örnek lazım sizlere arkadaşlar..hatta Efes olayında skandal bir adım daha öteye gitmiş, resmi olarak sonucu doping sayılmayan Kasun'un sonucu bile sızdırılmıştı Aziz beyin avuçlarına. O zaman neden kimsenin aklına gelmedi bu gizlilik ilkesi. ortada çirkin gelişmeler var. ama bunlar yeni değil. senelerdir böyle. ama bu saçmalıklar lehinize iken ağzınızı açmayıp, saldıran tarafta cephe alırken, bu örnekte savunmaya geçmek sahiden çok anlamsız.

Bilge dedi ki...

Bu olay bugün tüm ABD basınında yer alıyor

Bilge dedi ki...

Bu olay bugün tüm Amerikan basınında haber..Taurasi kendine ABD'nin en ünlü spor avukatını tutmuş. adam sürecin şüpheli olduğunu ve sızdırılması nedeniyle haklarını arayacaklarını söylüyor..Taurasi kendi batacak belki ama giderken de epey bir tazminat toplayacaktır.

Kando dedi ki...

Aziz Yıldırım kadar taş düşsün kafanıza be. Haberi okusanız yeter kim ne zaman neyi açıklamış öğrenirsiniz.FB Kerem Gönlümle alakalı avrupa şampiyonası bitene kadar açıklama yapmamıştı.Hayal dünyanızda yaşamayın artık.
Kafanız kullanın azıcık , Sarıkaya ne kadar güzel bir noktaya değinmiş bakın. Varsa bir pislik oradadır.

markojaric dedi ki...

@avcis

Haklısın, olay iyice açığa çıktığında 29 eylülde başkan ve şekip mosturoğlu ortak basın toplantısı yapıp Efesi organize doping yapmakla, Keremide bilinçli doping kullanmakla suçluyorlar.

Ancak şimdi bulamadım belkide yanlış hatırlıyorumdur (eğer öyleyse kusura bakmayın) bu Kerem Gönlüm olayında önce aziz yıldırım o dönemde futbol takımıda kötü gittiği için çok kapsamlı bir basın açıklaması düzenlemişti fbtv de. Herkes istifa bekliyordu ama gündem bir anda bu efes olayına kaymıştı. Çünkü o toplantıda aziz yıldırım aleni bir şekilde basketbol federasyonunu hiçbir isim ve maç bilgisi vermeden bir olay hakkında açıklama yapmaya davet ediyor, hatta açıklanmazsa ben açıklarım gibisinden tehdit ediyordu. O hafta içinde de TBF resmi sitesinden Kerem Gönlümün A numunesinde doping saptandığını açıklamıştı...

Şimdi bu açıklamaya aziz yıldırım neden olmadı demek de hoş olmaz diye düşünüyorum yani.

-Ki bende bir hata yapıyorsam affetmeyin o allaha mahsusta, :))) mazur görün artık. Çünkü bu tür olaylar maalesef her zaman gerek medya gerek kamuoyu nezdinde hep bilgi kirliliğine neden oluyor. Kafalar karışıyor...

Sonuç itibari ile o dönemde ne fener kulübü, ne efes kulübü nede herhangi bir kimse B numunesi sonuçlanmadan A numunesinin, üstelik federasyonun RESMİ sitesinden açıklanmasına gizlilik ilkesi var neden açıkladınız demedi.

Sanırım şu anda herkesin fener kulübüne kızgınlığı kendi canı yandığı zaman kurallara önem vermesinden kaynaklanıyor. Bunda hem fikir olmalıyız düye düşünüyorum...

Saygılar...

Gündüz Feneri dedi ki...

ukalalık gibi algılanmasın ama başlıktaki ifadenin kullanılış şekli "paki YA ümit avcı haberi yamasaydı?" olmalıdır. "ya" konulmazsa, cümle orada bitmez, bir devamı olur zira.. "peki ümit avcı haberi yapmasaydı, O ZAMAN NE OLACAKTI?" gibi mesela... bu hâliyle vermek istediğini veremeyen bir ifade oluyor çünkü. ilgilerinize..

not: konuyla ilgili ise bir yorum yapamıyorum. b numunesinin negatif çıkmasını umuyorum sadece. kadın basketbolunun gelmiş geçmiş en büyük oyuncusundan bahsediyoruz ne de olsa.. merakla bekliyoruz neticeyi..

Bilge dedi ki...

Bu olay, basketbolumuzdaki pek çok çarpıklığı ortaya çıkaracak özellikle kulüpler bazında..
Ama basın da bundan azade değil..
Ümit Avcı'ya da sorulması gereken bir soru var.
Efes doping olayı ve Cemal Nalga olaylarını bildiği halde haber yaptı mı yapmadı mı?
Yoksa olayı bizler gibi gazetelerden mi öğrendi.
Bu sorunun da cevabı önemli basının duruşu açısından.

Dombili dedi ki...

Olayların takım adına göre çarpıtılması dünyada da var da, burada artık sınırı kalmamış bu işin :D

İt ürür,kervan yürür. Bu takım Türkiye şampiyonu da olacaktır, Avrupa şampiyonu da. Zira bu sene karşımızda en azından Taurasi olmayacak.

Taurasi'de doping varsa Fenerbahçe'den kovulacaktır, kovulmazsa Efes olalım GS olalım.

Özgür Çelebican dedi ki...

@markojaric
Israrla bir iddiada bulunuyorsan bir zahmet de kaynak buluver. Aziz Yıldırım'ın yaptığı tüm açıklamalar gazetelerde internette yayınlanıyor. Konu Aziz Yıldırım ya da Fenerbahçe olunca sallamak veya uydurmak serbest diye düşünmüyorsan tabi.
Hayır işin komik yanı tarihler de bir türlü tutmuyor. Kerem'in A numunesini öğrendiğimiz tarih 12 Ağustos 2009. Yani 2009-10 futbol sezonu yeni başlamış. B numunesinin açıklandığı tarih 3 Eylül 2009. Bu arada Fenerbahçe futbolda ligde 4 maçta 4 galibiyet almış, UEFA'da gruplara kalmış. Fenerbahçe gibi günü gününe yaşayan bir camiada hangi futbol başarısızlığından söz ediyorsun.
WADA A numunesinin gizliliğini istiyorsa tutarsızlık gösteriyor. Oyuncuyu A numunesinin sonucuna göre tedbirli olarak oynattırmayacaksın ama bunun sebebini açıklamayacaksın. Kimse de merak etmeyecek niye oynamıyor diye. Pek mümkün değil.

Sarıkaya dedi ki...

Valla bence uygulanan pozitif cinsel ayrımcılık. Taurasi'ye gelince WADA ilkeleri, Kasun'a gelince "ner'den girmiş!" ilkesi!:-(( Kasun'u anası kız doğursaymış keşke!:-))