31 Mayıs 2010 Pazartesi

Dodo'dan Wright ve Örs'le İlgili Basın Açıklaması

Bugün sabah saatlerinde Medical Park Trabzonspor'un Michael Wright transferini ilk kez biz duyurmuştuk, öğlen saatlerinde ise Doğan Hakyemez'in Salsabasket'e özel yaptığı açıklamalarla Aydın Örs işinin de büyük ölçüde bittiği müjdesini vermiştik. Az önce her iki mevzuyu da içeren bir basın açıklaması geldi Dodo'dan:

'Önümüzdeki yıl Beko Basketbol Ligi’nde yer alacak takımımızın başarılı olabilmesi için kadromuza Michael Wright’ı katmış bulunuyoruz. Başkanımız Sayın Saner Ayar ve Yönetim Kurulu'nun vermiş olduğu destekle ve Sponsorumuz Medical Park Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Muharrem Usta’nın katkılarıyla gerçekleştirdiğimiz bu transferlerin ardından, oyun kurucu bölgesine bir takviye daha yapmak istiyoruz. Teknik olarak ülkemizin en değerli antranörlerinden Sayın Aydın Örs ile de önümüzdeki günlerde anlaşacağız. Böylece Trabzon şehrine layık bir basketbol takımını yaratacağız.'

2013'te Avrupa Şampiyonası'nın Statüsü Değişecek

Turgay Demirel'in başkan olamadığı FIBA Avrupa Yönetim Kurulu, Eurobasket 2013'ten itibaren Avrupa Şampiyonası'nın statüsünü değiştirme kararı aldı. Buna göre hali hazırda 16 olan turnuvaya katılan takım sayısı 24'e yükseltilecek. Bu vesileyle de hiçbir anlam yükleyemediğim A ve B kategorileri geyiği de ortadan kalkacak. Ayrıca son dönemde Tanjevic'in de sıkça eleştirdiği '12 kişilik kadro dışına çıkamama' saçmalığı da tarih oluyor. Her koç turnuvaya 14 kişilik kadro ile gidebilecek ve her maçtan 1 saat önce o maçtaki 12 kişilik kadrosunu açıklayacak. Tabii bu son kararın çıkış nedeni takım sayısının %50 artış göstermesi ve buna bağlı olarak yapılacak maç sayısının da artması. Ama öyle ama böyle, doğru yol bulunmuş ya, gerisi fasa fiso.

Spahija İçin Efes de Devrede İddiası

F.Bahçe Ülker'in yeni sezondaki koç adayı Neven Spahija için Efes Pilsen'in de devrede olduğu söyleniyor. Yunan Superbasket sitesine göre sene sonunda Efes Pilsen'den ayrılması yüksek ihtimal olan Ergin Ataman'ın yerine Hırvat koç Neven Spahija düşünülüyormuş. Hatta haberin içeriğinde taraflar arasında bir görüşmenin yapıldığı ve olumlu geçtiği yönünde bir bilgi de var.

Hakyemez: Aydın Örs İle Büyük Ölçüde Anlaştık

Medyada sıkça yer alan 'Trabzonspor ve Aydın Örs' temalı haberlerle ilgili görüşlerini aldığımız Medical Park Trabzonspor Genel Menajeri Doğan Hakyemez'den tüm Trabzonluları sevince boğacak bir açıklama geldi:

'Aydın Örs ile büyük ölçüde anlaştık, kendisi bizden belli bir süre istedi. O süre geçtikten sonra işi resmileştireceğiz. Aydın Örs ile beraber birçok başarı elde etmiş biri olarak yeniden onunla çalışacak olmanın keyfini yaşıyorum. Kendisi Medical Park Trabzonspor'da A Takım ve altyapıdan sorumlu olacağı gibi aynı zamanda Trabzon'da antrenörlük eğitimleri de verip, oyuncu yetiştirmenin yanında antrenör de yetiştirecek. A Takım koçu son 2 yıldır olduğu gibi Alaeddin Yakan olacak.'

Çok ama çok ciddi bir hamle bu. Yapılan tüm transferlerden daha değerli bir hamle. Doğru işler yapılıyor Medical Park Trabzonspor'da. Ancak dedim ya, en doğrusu bu Aydın Örs transferi oldu herhalde. Türk basketbolunun en önemli figürlerinden, en önemli beyinlerinden birini transfer ettiler. Hayırlı olsun Trabzon halkına. Salsabasket özel haberidir.

Biraz Daha Özen TBF (!)

Daha bir kaç gün önce 72-70 biten Fenerbahçe Ülker - Efes Pilsen maçının istatistiklerinde Efes'in sayı toplamını 65 olarak verdi TBF. Biraz önce tbl.org.tr'de dolaşırken de yukarıdaki görüntüyle karşılaştım. Editör sağlam kafayla yazmıyor herhalde bu yazıları. 83-79 biten maç nasıl 83-74 yazılır anlamış değilim. Bir değil, iki değil. Biraz daha dikkat ve özen lütfen.

Efes Pilsen'in 5. Maçtaki Galibiyet Şifreleri

Serinin 5. maçı öncesinde Thornton'dan sonra Kerem Tunçeri'yi de kaybeden Efes Pilsen'de hem genel rotasyon hem de yerli rotasyonu büyük sekteye uğradı. Takımın soğukkanlı ve organizatör 2 adamının yokluğunda Ender'in eline bakacaklardı mecburen. Maçın başında Semih - Shumpert eşleşmesinde Semih'in sürekli olarak dışarı açılarak savunma yapmasının da etkisiyle boş bir boyalı alan buldular karşılarında. Kasun'un oradaki etkinliği sayesinde maça hızlı bir giriş yaptılar. İkinci çeyrekte farkı 11 sayıya kadar çıkarttılarsa da Ömer Onan'ın son saniye üçlüğü ile soyunma odasına sadece 5 sayı farkla gittiler. İkinci yarıda maçta ilk kez geriye düşme hadisesini yaşadılar ama toparlanmayı başardılar. Aynı şekilde son çeyrekte de yine rakiplerine geçilmelerine rağmen hemen durumu düzeltip, momentumu ellerine aldılar. Burada Rakocevic'in hakkını teslim etmek lazım. Belki takım organizasyonu namına bir şey yapmadı ve eline geleni attı ama soktu bu defa. Smith ve Nachbar'ın da katkı verdiği sayılar olmasa o 2 reaksiyonu da gösteremezdi Efes Pilsen. Ender Arslan'ın çok büyük efor sarfedip erkenden yorulması, Kaya'nın ilk 35-36 dakika hiçbir şey yapmaması 4 kişilik yerli rotasyonunu iyiden iyiye baltalarken, son çeyrekte önce Sinan, sonra da üçüncü çeyreğin sonu ve son çeyreğin başında çok kritik 8 sayı kazandıran Ermal 5 faulle kenara geldiler. Ender ve Kaya ile maçı tamamlamak zorundalardı. O ana kadar hiçbir şey yapmayan suratı asık Kaya, iki ribaund çekip bir de ters turnike bırakıp ekstra bir katkı verip takımın kaderine direkt olarak etki etti. E tabii Smith'in aynı saniye içindeki 2 kritik parmak ucu dokunuşu da yine maçın kaderine etki eden detaylardan biriydi.

Sonuç olarak yerli rotasyonu zaten kel kalmış bir takımın, son çeyrekte sadece 2 yerliye kaldığını ve maç içinde kritik 2 yerde geriye düşmesine rağmen ayağa kalkıldığını dikkate alırsak Efes Pilsen'in bu maçı ne denli hak ettiğini bir kez daha anlarız. Sırasıyla Kasun, Ender, Rako, Smith, Nachbar, Ermal ve Kaya skora katkı yapıp takımlarının seriye tutunmasını sağladışar. Kimileri F.Bahçe Ülker'i mağlubiyete rağmen beğenmiş ama benim için serinin en kötü F.Bahçe Ülker'i idi sahadaki. Organizasyondan uzak, dış şutlara bel bağlamış, hatta maçın sonunda Efes Pilsen'in mecburi 4 kısa hamlesine aynı şekilde cevap verip 'Atarak kazanayım' diyen bir takımı beğenmek çok da kolay olmuyor. Ertuğrul hoca da özellikle son çeyrekte doğru tercihleri yapamadı bence. 6. maçta F.Bahçe Ülker'in doğruları yaparak, bazı noktalarda zaafiyet yaşaması kesin rakibini devirmesini bekliyorum. Ama basketbol bu, Efes tuzağına düşürdüğü zaman affetmiyor rakibini. Belki son maça kalır iş, kimbilir.

Michael Wright Trabzonspor'da

Medical Park Trabzonspor'un uzun arayışlarında iki tanıdık isme (Michael Wright ve Charles Gaines) yöneldiğini geçen hafta yazmıştık. Transfer tamamlanmış, tercih Michael Wright'tan yana kullanılmış. 2005-06 sezonunda Beşiktaş Cola Turka forması giyen ve yarı final oynama başarısı gösteren Michael Wright, 2007-09 yılları arasında ise Türk Telekom kadrosundaydı. Yaşadığı diz sakatlığı nedeniyle 2 sezonda epey bir maç kaçırdı ama geçen yıl Polonya'nın Turow takımına transfer oldu ve toplam 35 maçta (Lig + Avrupa) 20 sayı ortalaması yakalayarak eski formunu yakaladı. 1980 doğumlu oyuncunun Salı günü Trabzon'da olması bekleniyor, transferin de 500 bin $ civarı bir rakama bittiğini duydum, ekstra alacağı ücretler hariç. Pota altında ciddi bir güce sahip oldu böylece Trabzon, inşallah Wright'ın sakatlığı nüksetmez de biz de keyifle izleriz onu. Salsabasket özel haberidir.

30 Mayıs 2010 Pazar

Erwin Dudley İçin Beşiktaş ve Banvit Devrede

Telekom'da mevcut oyuncu kadrosunun tamamına yakını boşaltılacak, buna geçen haftaki 'Telekom'da Restorasyon Çalışmaları' başlıklı yazımızda değinmiştik. Hal böyle olunca kadrodaki oyunculara da bolca teklif geliyor. Bunlardan biri de onca uğraş sonrasında 2009-10 sezonunu Türk statüsünde geçiren Erwin Dudley. Ya da yeni adıyla Ersin Dağlı. 2005'ten beri Telekom forması giyen Dudley, hem kişisel performansı hem de taşıdığı Türk pasaportu ile ligimizin en değerli parçalarından biri. Beşiktaş Cola Turka ve Banvit takımlarının kendisiyle ilgilendiklerini ve yeni sezonda kadrolarına katabilmek adına çalışmalara başladıklarını buradan duyuralım. Her iki takıma da ciddi güç katacaktır Dudley. Salsabasket özel haberidir.

E.Pilsen: 83 - F.Bahçe Ülker: 79 (4 Kişilik Yerli Rotasyonuna Rağmen Efes)

Elindeki 4 yerli oyuncusundan Ender - Sinan ikilisini tercih edip, Shumpert'i de 4 numaraya koyarak oyuna başlayan Ergin Ataman, Semih - Shumpert eşleşmesi sayesinde boşalan boyalı alanda Kasun'un ortaya koyduğu etkin ve yüzdeli oyun sayesinde daha maçın 4. dakikasında 13-5'i yakalayıverdi. Ömer Onan ve Vidmar'ın kişisel gayretleriyle bulduğu sayılarla durumu 13-13'e getirip toparlamış gibi gözüken F.Bahçe Ülker, alternatifsiz kalan Ender'i durduramayınca ilk çeyreği 24-17 geride kapattı. Süre biterken gelen Oğuz Savaş imzalı ve yine kişisel gayret içeren basketi farkı 9'dan 7'ye çekti. Kasun 10 sayı - 3 ribaund ile, Ender ise 6 sayı - 2 ribaund - 3 asist ile ilk 10 dakikanın evsahibi taraf için en iyi isimleriydi.

Oyunun her iki yönünde de sancılı görüntü veren F.Bahçe Ülker, ikinci çeyreğe Emir - Mirsad tercihleriyle başladı. Daha ilk çeyrekte faullerini ikileyen Vidmar - Semih ikilisinin yokluğunda Oğuz Savaş defansta olmasa da ofansta mücadeleci bir oyun ortaya koydu. Ve skor önce 26-23'e, sonra da 31-27'ye göz kırptı. Neredeyse oyundan hiç çıkmadan oynayan ve ciddi de bir efor ortaya koyan Ender'i dinlendirme maksatlı kenara alan Ataman, 2 faullü Sinan'ı saldı oyuna. Ama o da daha ilk pozisyonda 3. faulünü alınca, elde kalan 2 yerli isime düştü iş. Kaya ve Ermal'ın aynı anda oyunda olduğu beş, iki formsuz uzun nedeniyle dışarı doğru kaydı hafiften. Ve Rakocevic'in içeriden dışarıdan isabetli oyunuyla fark bir anda çift haneleri gördü. Faul hakkını erken dolduran Efes Pilsen'in bu zaafını bolca faul atarak değerlendiren F.Bahçe Ülker, zaten bu fauller olmasa hiç sayı atamayacaktı herhalde. Devrenin sonunda Ermal'e çalınan hücum faulün arkasından, aynı oyuncuya bir de ucuz teknik faul çalındı, ortam biraz gerildi. Ömer Onan'ın devre biterken yolladığı üçlük potadan geçtiğinde skorbord 46-41'i gösterdi ilk 20 dakikanın skoru olarak. O ana kadar sadece 1 isabetli üçlük (Maçın başında Ukic'le) bulabilen F.Bahçe Ülker, çok kötü oynadığı bir ilk yarıyı fazlaca iyi sayılabilecek bir skorla kapadı. Sinan, Ermal ve Shumpert'ın 3. faullerine ulaştığı Efes Pilsen'de Ender dışındaki yerlilerin (Kaya, Sinan, Ermal) ilk 20 dakikayı sadece 3 sayı ile kapaması ilginç bir detaydı. Özellikle Kaya'nın kafası pek de maçta değil gibiydi. Şayet Rakocevic'in üstün performansı olmasa, bu durum nasıl kamufle edilirdi bilmiyorum.

Sakinlikten uzak hücumlarla başladı ikinci yarı ama buna rağmen ilk 2 dakikada tek bir sayı dahi olmadı. Bu süre içinde Ömer Onan ve Igor Rakocevic arasında her iki oyuncunun da teknik faul almasıyla sonlanan ufak bir gerginlik yaşandığını da belirtelim. Vidmar'ın defansif gayreti ve bulduğu sayının üstüne, Mirsad'dan gelen bir pota altı sayısı, bir de üçlük maçta ilk kez F.Bahçe Ülker üstünlüğünü görmemizi sağladı. 17. dakikada 41-30 olan skor, 24. dakikada 46-48 olarak değişti. Mirsad ve Emir'le iki isabetli üçlük daha bulan sarı lacivertlilere Smith'in uzak mesafeli üçlüğü ve Nachbar'ın basket-faulü ile cevap veren Efes skoru üçüncü çeyreğin bitimine 02:40 kala 54-54'te dengeledi. Ve rakibe geçmekte olan momentumu yeniden kontrol altına aldı. Ermal'in çok kritik (aynı zamanda ekstra) 4 sayısı ve Ender'in bu maç sıkça izlediğimiz turnikelerinden biriyle kapanan üçüncü çeyreğin sonunda 61-58 Efes Pilsen üstünlüğü vardı.

Son çeyreğe çift guardla (Ukic-Greer) giren F.Bahçe Ülker'e karşı, Efes Pilsen beşinde alışkın olmadığımız şekilde 3 yerli (Ermal-Sinan-Ender). Üçüncü çeyreğin sonundaki kritik 4 sayısıyla formayı kapan Ermal, son çeyreğe de basketle başladı ama Efes cephesine kötü haber çok erken geldi. Aynı dakika içinde 2 faul alan Sinan faul sayısını 5'e yükseltti ve maçı erkenden bitirdi. Oğuz'un üst üste bulduğu 4 sayı ile skor üstünlüğünü bir kez daha eline alan (63-64) F.Bahçe Ülker'e bir kez daha Efes cephesinden reaksiyon geldi. Rakocevic ve Smith'in iki kritik üçlüğüyle farkı 6 sayıya çıkarttılar. Ama 'Yoruldum, beni oyundan alın' dediği sırada 5. faulünü alan Ermal'den bir darbe daha geldi Ataman'a. Zira elde kaldı 2 yerli, Ender ve Kaya. Çıkmadan oynamak zorundalar, Dusan ve Ali Işık finaldeki ilk dakikalarını almadıkça. 75-71 olan skoru aynı hücumda aldığı 2 hücum ribaunduna rağmen değiştiremeyen Efes Pilsen, bomboş durumda sol dipten üçlük yollayan Ömer Onan'ın yapamadığını Nachbar'la aynı bölgeden yapınca maçın bitimine 02:23 kala 78-71'i yakaladı. Tam saha baskıya geçen ve önce Kinsey sonra da Ukic ile 2 kritik top çalan sarı lacivertliler bunların ikincisini sayı ile değerlendirip 78-74'e getirdiler skoru. Son top kapma esnasında Ukic'in elinden kendi yarı sahasına düşen topun geri pas olduğu yönündeki itirazlar ise kabul görmedi hakemler tarafından. Efes cephesinde maçtaki ilk sayılarına 39. dakikada ulaşabilen Kaya, Ermal çıktıktan sonra aldığı 2 hücum ribaundu ve bulduğu ters turnike basketiyle çok ama çok değerli bir katkıyı verdi. Charles Smith'in 2 saniye içindeki 2 kritik top teması ise maçın Efes Pilsen'de kalmasını kesinleştirdi. (83-79)

Thornton ve Kerem'in yokluğunda hem genel rotasyonu hem de zaten dar olan yerli rotasyonuna büyük iki darbe alan Efes Pilsen, son çeyrekte önce Sinan'ı sonra da iyi oynayan Ermal'i 5 faulle kaybetmesine rağmen maçı bırakmadı. Rakocevic ve Smith önderliğinde skor üreten Efes Pilsen sahadan galibiyetle ayrıldı ve serinin bitmesine izin vermedi.

Tamam mı Devam mı?

Dördüncü maçın yirmibeşinci dakikasında skorda 57-40 geride iken taraftarı ile birlikte ayağı kalkmayı başaran F.Bahçe Ülker, serinin beşinci maçında Ayhan Şahenk'e konuk oluyor bugün. Geçtiğimiz sezon 2-0 geride gittiği Abdi İpekçi'de üçüncü maçta bir ara 15 sayıya kadar çıkan farktan geri dönerek maçı ve oradan aldığı rüzgarla maç vermeden seriyi kazanmayı başarmıştı Efes Pilsen. Bu kez rüzgar şiddetli şekilde Kadıköy semalarından esmekte. Thornton'ın ardından Kerem Tunçeri'yi de sakatlığa kurban verdi Efes Pilsen ve seri boyunca en çok zorlandıkları nokta olan pota altında da iğnelerle oynayan bir Mario Kasun var. Kaya Peker'in serinin ilk maçından bu yana ortaya koyduğu ruhsuz ve isteksiz oyun da cabası. 'Geçen sene başardık, bu sene de başarabiliriz.' diyor koç Ergin Ataman ama önemli bir fark var geçen yıla göre. Geçen sezon 2-0 geride olarak deplasmana gittiklerinde bir maç kaybetme marjları vardı. Bu kez o marj yok ellerinde ve üstüste üç maç kazanmak zorundalar. F.Bahçe Ülker'e ise alacağı bir galibiyet yetecek.

İki taraf da birbirlerinin elini ezbere biliyor artık. Kerem'in yokluğunda Sinan - C.Smith - Rakocevic üçlüsünü zaman zaman bir numaraya çekebilir ev sahibi takım. Bu anları avantaja çevirmek için bir ön alan baskısı gelecektir diye tahmin ediyorum sarı lacivertlilerden. Ayrıca daralan rotasyonları nedeniyle mevcut isimleri koruyabilmek adına belki uzun süreli bir alan savunması tercihi de gelebilir. Böylece F.Bahçe Ülker'in Ayhan Şahenk'deki dışardan pota dövme sendromunu da tetiklemiş olabilirler ayrıca. Sarı lacivertliler için deplasmanda başarıya ulaşmış reçete hazır şekilde önlerinde duruyor. Serinin ilk maçında muazzam yaptılar bunu. Efes Pilsen ise kaybedecek birşeyi olmadığı için daha agresif, daha konsantre olacaktır. Fakat biliyoruz ki bu tarz maçların psikolojisi oyun içerisinde ciddi dalgalanmalar yaratabiliyor. Kaya ve Kasun'un göstereceği performans ve oyun iştahları ise hepsinden önemli bence Efes Pilsen için.

'Tamam mı Devam mı?' sorusunun cevabını almak için gözlerimiz Ayhan Şahenk'te artık.

Efesliler Koraç Heykelinde Buluştular

Sadece Efesliler değil aslında, Efes Pilsen'in kapatılma ihtimalini protesto eden, başını da Efeslilerin çektiği grup bugün Bahçelievler'deki Koraç Kupası heykelinin önünde toplandı ve bir basın açıklaması yayınladı. Benim de ajandamda bugün 12:00'de orada olmak yazıyordu ancak çıkan birkaç aksilik, günün tamamını berbat etti. Öyle ki maçın başlamasına yarım saat var ve ancak eve girebildim. Maça gitmek falan hak getire. Orada olamadığım için tüm arkadaşlardan özür diliyorum tekrardan. Fotoğrafı da Basket Dergisi sitesinden aldım. Haydi bakalım başlıyor birazdan maç, sıkı maç olsun, keyifli maç olsun. İyi olan kazansın.

Turgay Demirel - FIBA Savaşı Kızışıyor

Ay ortasında yapılan FIBA Avrupa Başkanlığı seçimini 51 oyun 32'sini alan İzlandalı rakibi Olafur Rafnsson'a kaybemişti Turgay Demirel. TBF'nin sitesinde seçim sonucunun açıklandığı metinde 'FIBA Avrupa Genel Sekreteri Nar Zanolin'in kulislerde Olafur Rafnsson'u desteklemesinin tepki çektiği genel kurulda..' şeklinde bir giriş cümlesi yer alıyordu. İzlandalı rakibine seçimi kaybedişini Nar Zanolin'e bağlamıştı Demirel. Bugün de bu konuyla ilintili olarak bir açıklama geldi. FIBA Avrupa üst yöneticilerinin seçimlerde uyguladığı metotlarla, Avrupa'da bölünme meydana geldiğini, FIBA Avrupa'nın temsilinde ve işleyişinde tahribat yaratıldığını belirten ve üç ana başlık halinde yapılan bu açıklamayı şuradan okuyabilirsiniz. Seçim sonrası ilk kez ses vermiş oldu böylece Turgay Demirel. Açıklamanın altına imza atan on ülke arasında Yunanistan, İsrail, Sırbistan, Rusya gibi ülkeler de yer alıyor. Bakalım bu açıklamanın kulislerdeki yansımaları nasıl olacak?

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Hüseyin Beşok ve Tufan Ersöz KSK'nın Listesinde

Yeni başkanını seçtiğini ve kağıt üstünde bütçesini arttırdığını yazdığımız Pınar Karşıyaka'da transfer listesinin en tepesinde 2 yerli oyuncunun adı yazıyor. 1992-93 ve 1993-94 yılları arasında Karşıyaka formasıyla başlattığı 1. lig kariyerini aynı takımla noktalama şansı olabilir Hüseyin Beşok'un. Sakatlıklar sebebiyle son 3 sezonda sadece 18 maçta forma giyebilen Tufan Ersöz ise son olarak 'Tufan Görünümlü Cemal' skandalından ötürü ceza almıştı. Sahip oldukları genç yerli kadrosunu biraz tecrübelendirmek istiyorlar herhalde. Bakalım geçen yıl elde ettikleri 6.lık başarısını biraz daha yukarı çekebilecekler mi? Salsabasket özel haberidir.

Kerem Tunçeri Ameliyat Oldu

TBL final serisi 4. maçında sağ el bileği kırılan Kerem Tunçeri bugün Kadıköy Acıbadem Hastanesi'nde ameliyat oldu. Başarılı bir operasyon geçiren milli oyuncumuz 3 hafta sonra idmanlarına başlayabilecekmiş. Dünya Şampiyonası için bir sıkıntı yok yani. Geçmiş olsun diyoruz kendisine.

Salsa ve Basketbol Hatay'da Birleşti

Hatay İl Temsilciliği'nin düzenlediği basketbol liginin finaline bizim sitenin isminden ilham alınarak Salsa dansçıları davet edilmiş. Etkinlikle ilgili bilgilendirmeyi İlker Keser yaptı, bize de herkese duyurmak kaldı. Hem alınan ilham için, hem de bilgilendirme için teşekkürler İlker. Etkinliğin tarihi ve programı ile ilgilenenleri şuraya alalım.

Banvit 5 Oyuncusuyla Sözleşme Yeniledi

Banvit performansından memnun olduğu 5 oyuncusuyla sözleşme yeniledi ve kadrosunu büyük ölçüde korudu. Lance Williams, Chuck Davis, Keith Simmons, Barış Ermiş ve Barış Özcan seneye de Banvit formasıyla mücadele edecekler. Bu 5 oyuncu dışında genç isimler İzzet Türkyılmaz, Şafak Edge, Erolcan Çinko, İbrahim Yıldırım ve Yiğitcan Turna da gelecek sezonun kadrosundalar. Genel Menajer Turgay Çataloluk 'Kadromuzu koruduk, umuyorum ki önümüzdeki sezon hem ligde hem de Avrupa'da en az bu yılki kadar başarılı olacağız' diyerek memnuniyetini ve umutlarını dile getirdi.

Hedo Toronto'ya Dönmek İstemiyor

Bir yandan final döneminin finalden bile zor olan not bulma telaşının yarattığı telefon tarafiği, bir yandan Basketbol Panorama derken dün NBA Stüdyo'ya konuk olan Hedo'yu kaçırmışım. Can'ın yazısını gördükten sonra az önce biten tekrarını izledim programın. Geçen yaz Portland mı Toronto mu ikileminde epeyce gündemde kalmıştı Hedo'nun transfer durumu. Pek çoğumuz Portland'ın Hedo'ya daha uygun olacağı konusunda da hemfikirdik aslında. Fakat Hedo'nun tercihi Toronto'dan yana olmuştu. Sezon ortasında sakatlığı nedeniyle forma giymediği karşılaşmanın ardından barda görüntülenince Toronto basını tarafından lince uğratılmıştı adeta Hedo. Kulüp yönetimi de sahip çıkmayınca işin boyutu da farklı bir hal almıştı. Bu olayların iç yüzünün farklı olduğunu anlattı bugün Hidayet. Madem yorgunsun, bu maç oynama sen dedikleri karşılaşmanın ardından takım arkadaşı Bargnani ile gittikleri ve on dakika kaldıkları evine çok yakın olan barda pekçok arkadaşının olduğunu söyledi Hedo. Yönetimin daha sonra maçta bilerek oynamadığı yönünde iddialarda bulunduğunu da ekleyen Hedo, 'Toronto'ya dönmek istemiyorum.' diyerek net bir tavır gösterdi.

Orlando'da final oynama başarısı gösterdiği sezonun ardından Toronto'da mutsuz olduğu, orada bulunmak istemediği her halinden açıkça belli oluyor. Burada da yarım saatlik iki video var, izleyemeyenler için. Takas mı olur, başka bir yol mu bulunur işin o kısmına girmeyeyim ama Toronto'da olması ne Hidayet'e ne de Raptors'a bir fayda sağlamayacak orası kesin. Geçen sezonki başarısının devamında bu sezon tüm istatistik kalemlerinde yarı yarıya keskin bir düşüş gösteren Hidayet için Dünya Şampiyonası 'Ayaktayım!' mesajı vermesi açısından önemli bir sahne olacak. Bu kötünün tek iyi yanı olarak bu gözüküyor şimdilik. 'Son Dünya Şampiyonam olacak.' dediği bu şampiyonada sezon boyunca yaşadıklarının akabinde ekstra motive olacaktır bence Hedo.

Dodo'nun Aydın Örs Hayali Gerçek mi Oluyor?

Doğan Hakyemez'in yakın dostu, yol arkadaşı Aydın Örs ile ilgili kurduğu hayali herkes bilir. Hem bundan önceki takımı Antalya BŞB'de, hem de Aziz Yıldırım'ın teklifi üzerine gündemine aldığı F.Bahçe Ülker'de teknik koordinatör olarak Aydın Örs'ü düşünüyordu. Ancak Örs, her türlü ısrara rağmen teklifleri kabul etmemişti. Şimdi Medical Park Trabzonspor'da işlerin başına geçen Dodo, yine sıkıştırmaya başladı Örs'ü. Bugün Milliyet'te çıkan Ümit Avcı imzalı haberde rüzgarın olumlu yönde estiğine dair bir bilgi var. Gün içinde durumla ilgili detayları öğrenip yazarım. Şayet Örs kabul ederse hem A Takım hem de altyapının başına geçecek, teknik koordinatör olarak staffın en tepesinde yer alacak. Koç olarak ise daha önce de söylediğimiz gibi Aleaddin Yakan görev yapacak.

Banvit Başkanı Özkan Kılıç'tan Sezon Değerlendirmesi

Bu yılın en başarılı takımlarından biri olan, hatta siz Salsabasket okuyucuları tarafından 'Yılın Takımı' ödülüne layık görülen Banvit Basketbol Kulübü'nün Başkanı Özkan Kılıç, yayınladığı basın açıklaması ile geride bıraktığımız 2009-2010 basketbol sezonunu değerlendirdi. Başkan Kılıç, Banvit staffı ve oyuncularından memnun olduğunu belirterek “Önümüzdeki yıl için kadromuzu korumak istiyoruz” dedi. Açıklamanın tam metnine şuradan ulaşabilirsiniz. Yakında Banvit'le ilgili detaylı bir yazı oluşturmak amacındayım. Becerebilirsek güzel olacak. Bakalım.

Karşıyaka'da Bütçe Artışı

Geçtiğimiz sezonun bütçe/başarı parametresinde ilk sıralarda yer alan takımı Pınar Karşıyaka, bu sezon için belirlediği play-off hedefini gerçekleştirip, çeyrek finalin en çekişmeli geçen serisinde Banvit'e mağlup olarak elenmişti. Ocak ayında koç Hakan Demir'le gerçekleştirdiğimiz röportajda 'Ben onlara belli – düşük – bütçenin içinde yine iddialı olabilecek bir takım yaratma sözü vermiştim. Onlar da bana bu düşük bütçenin ödeneceği sözünü vermişlerdi. Dolayısıyla şu anda sorunu çözmüş durumdayız. Ama asıl önemlisi sezonu bitirdikten sonra bu parayı biraz daha büyütüp aynı mali disiplini sağlayabilmek. İşte o zaman gerçekten yol almış oluruz.' cümleleri ile özetlemişti durumu koç. Bu röportajın akabinde Hakan Demir'in Karşıyaka ile üç yıllık yeni bir sözleşmeye imza atması yönetimin de bu fikri benimsediğini hissettirmişti açıkça.

Dün gerçekleştirilen olağanüstü kurulda kulüp başkanlığına Hüseyin Çalışkan seçilirken yeni sezonda basketbol şubesi için ayrılacak olan bütçenin 2,5 Milyon TL olacağı açıklanmış. Geçtiğimiz sezona göre yaklaşık olarak %50'lik bir artış demek bu. Bu rakamın diğer branşlara kanalize edilmeden tamamen parkeye evrilmesi halinde ise daha kaliteli ve daha geniş rotasyona sahip bir Karşıyaka göreceğiz demektir. Önce ilk sekiz, ardından bütçeyi arttırıp mali disiplini aynen koruyarak biraz daha yukarısı. Daha sonra da şampiyonluk demişti Hakan Demir. İkinci adım da atılıyor gibi sanki, hayırlısı olsun.

28 Mayıs 2010 Cuma

Kerem Tunçeri de Sezonu Kapattı

Günümüzün en etkili sosyal medya araçlarından biri malumunuz Twitter. Bu haber de Efes Pilsen koçu Ergin Ataman'ın twitter hesabından. Dün maç sırasında aldığı darbeler neticesinde Kerem Tunçeri'nin sağ elinde kırık oluşmuş. Hangi mücadelede oldu, nasıl oldu bilemiyorum. Bitime on beş dakika kala oluşan 57-40'lık skordan sonra alevlenen Abdi İpekçi'de yaşananlar konusunda hayli kızgın koç. Hakemlere, federasyona ve bu işin olmazsa olmaz kısmı rakibi F.Bahçe Ülker'e. Bu sinirinin bir kısmı da takımına kuşkusuz. Ki bunu da basın toplantısında söylemişti zaten. Sezonu kapatan Thornton gibi Kerem de serinin devamında forma giyemeyecekmiş. Hem Efes Pilsen adına hem de milli takım adına büyük talihsizlik. Sakatlığın detaylarını öğrenebilirsek daha detaylı ve sağlıklı bilgiyi de geçeriz.

Brad Newley Resmen Lietuvos Rytas'ta

Beşiktaş Cola Turka formasıyla başarılı bir sezon geçiren, takımının her daim en formda isimlerinin başında olan Brad Newley son günlerde sıkça dillendirdiğimiz transferini gerçekleştirdi. Geçen hafta şampiyonluğunu ilan eden L.Rytas formasıyla Euroleague'de salınacak, ki sonuna kadar da hak ediyordu bunu zaten. Kaliteli basketbolunu 1 numaralı arenada da gösterecektir. Şüphem yok.

Trabzonspor'da Uzun Oyuncu İçin Tanıdık Adaylar

Uzun oyuncu arayışlarına yabancı oyuncu piyasasında devam eden Medical Park Trabzonspor'un gündeminde 2 tanıdık isim var. Beşiktaş ve Telekom formalarıyla 3 sezon Türkiye'de oynayan Michael Wright ve 2007-08 sezonunda G.Saray forması giyen Charles Gaines. Wright büyük darbe yediği diz sakatlığından şimdilik kurtulmuş gibi. Bu yıl Turow takımıyla lig ve Avrupa'da toplam 35 maça çıktı, ortalaması 20 sayı civarında maç başı. Gaines ise Çin'de takılıyordu malum, hatta şöyle bir 'Osmanlı tokadı' vakası ile bu yıl Salsabasket gündemine de girmişti yine. Listedeki isimler sadece bu iki oyuncuyla sınırlı değildir elbette ama bu iki oyuncuyla da dirsek temasında olunduğunu bilmek şu an için yeterli olacaktır. Salsabasket özel haberidir.

Kadınlarda İmzalar Atıldı

G.Saray'da Medical Park ile olan sponsorluk anlaşmasının, F.Bahçe'de ise Ratgeber, Matovic ve Şaziye'nin imzaları atıldı. İki takımımız da gümbür gümbür geliyorlar. Bu sene bütçeyi küçülterek yola devam edecek Mersin'i birkaç adım gerilerine koyarsak bu sezonun bu iki takım arasında geçeceğini söylemek çok da zor değil. Almazlar aralarına kimseyi. Bu arada Ratgeber yeni sezonda Final-4'un İstanbul'da düzenlenme ihtimalinden söz etmiş, olursa pek bir güzel olur.

Preldzic Yaktı, Greer Alevlendirdi

25. dakikada 57-40'lık skorla tam 17 sayı geriye düşen F.Bahçe Ülker, mola dönüşü Ukic - Ömer Onan ikilisi ile ön alanda başlayan presi alan savunması ile destekleyerek bir anda maçın ritmini değiştirmeyi başardı. Maçın başındaki futbol odaklı protestodan dolayı sessiz kalan tribünlerin de işin içine girmesiyle maç birden canlanmaya başladı. Final periyoduna 62-54 ile sekiz sayı geride giren sarı lacivertlilerde, periyodun başında 75 saniyede bulduğu dokuz sayı ile Emir Preldzic hemen devamında ise bitime yedi dakika kala Ukic'in dörtlemesi ile oyuna giren Lynn Greer serinin ve hatta belki senenin kaderini çizen isimler oldular. Son on dakikada 4/6 ikilik, 3/3 üçlük, 6/7 serbest atış isabeti ile tam 23 sayı üreten bu ikili performansları ile tek başlarına Efes Pilsen'in toplam skoruna altı fark attılar. Son çeyreğe gelirken toplam dört sayısı bulunan bu ikili final periyodundaki bu oyunun ardından maçı 27 sayı ile tamamladılar. Emir'in sol forvette bekleyen Ömer Onan'a yaptığı servis, Greer'in çok kritik anlardaki bir top çalması ve kaçırdığı tek serbest atışın ribaundunu alması da sayı hanesine yazılmasa da bu ikilinin ekstra oyunları olarak öne çıkan detaylardı.

Emir'in sarı lacivert forma altında gösterdiği gelişime tanıklık ediyoruz ve zor anlarda sorumluluk almaktan kaçınmamasına da aşinayız ama Greer'ın performansı F.Bahçe Ülker kariyerindeki en iyi performanslardan biriydi. Belki de en iyisi. Bu ikilinin muazzam hücumunun yanı sıra Vidmar'ın boyalı bölgede başlattığı sertlik, Ömer Onan - Ukic ekürisinin ön sahadaki yıldırıcı baskısı ve Mirsad'ın salonu havaya sokması son on beş dakikadaki yangını başlatan kıvılcımlar oldu. F.Bahçe Ülker 17 sayılık farkı kapatıp, 72-71'de öne geçtiğinde ise ortalık alev alevdi. Efes Pilsen'li oyuncuların bu baskıya karşı sinmeleri ve cevap verememeleri ise ayrı bir yazı konusu olmayı hakediyor kesinlikle.

Banvit'ten Bir Basketbol Sahası Daha

Bandırma'da güzel işler olmaya devam ediyor. Bundan önce 4 tane basketbol sahası açıp, bu sahalara Aydın Örs, Önder Seden, İsmet Badem ve Özcan Mutlugil'in isimlerini veren Banvit, 5. basketbol sahasını da açtı. Mehmet Baturalp'in adının verildiği 'Mehmet Baturalp Açık Basketbol Sahası' Balıkesir Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi kampüsünde yer almakta ve nizami ölçüleriyle dikkat çekmekte. Kalabalık bir açılışla hizmete sunulan basketbol sahası tüm Bandırma'ya hayırlı olsun. Banvit'e de bir kez daha kocaman teşekkürler olsun.

27 Mayıs 2010 Perşembe

F.Bahçe Ülker: 85 - E.Pilsen: 79 (Taraftar Uyandı, Emir - Greer Maçı Aldı)

Final serisinde geride bıraktığımız üç karşılaşmanın da kendi içerisinde farklı senaryoları vardı. Bugün ise bambaşka, arşivlik bir senaryo izledik. Üçüncü maçta Kaya'nın isteksiz ve heyecansız oyununun ardından Kasun'u ilk beşe çekerek yine dört kısa ile başladı Efes Pilsen. Kaybettikleri iki karşılaşmada F.Bahçe Ülker'in maç başında yarattığı fırtınaya direnememelerini kritik nokta olarak görmüş olacak ki Ergin Ataman, Sinan'ı Ukic'in başına dikti henüz ilk hücumda. Abdi İpekçi'yi dolduran Fenerbahçe'li taraftarlar da dün yaşanan gözaltılar nedeniyle yönetimi protesto ederek başlayınca karşılaşmaya, ekmeğine yağ sürülmüş oldu lacivert beyazlıların. Dört kısa ile dört hücum ribaundu çektikleri çeyreği Sinan Güler'in 4 sayı - 2 hücum ribaundu - 1 asistlik muazzam oyunu ile 19-17 önde kapattılar. Ki Sinan savunmada Ukic'i devre dışı bırakırken yaptı bunları. F.Bahçe Ülker cephesinde ise serinin en formda ismi Vidmar haricinde maça girebilen oyuncu yoktu. Henüz ilk çeyrekte Ukic, Mirsad ve Vidmar'ın ikişer faul almış olması da kötü haberdi onlar için.

Dört kısa ve Sinan'ın baskılı savunması ile bu kez oyuna tutunmayı başaran Efes Pilsen, Sinan'ın organizatörlüğünde tüm hücum silahları teker teker ateşlemeye başladı. Hakem üçlüsünün tartışılacak ve ortamı gerecek kararlarıyla da birlikte oyundan soyutlanan rakibi karşısında rüzgar iyiden iyiye Efes Pilsen cephesinden işlemeye başladı. 23-23 berabere geçilen onüçüncü dakikanın ardından yayın gerisinden dört farklı oyuncusunun elinden 4/5 ile 12 sayı çıkardı konuk takım. Devre sonunda bu rakam 6/12 idi. Bütün sistem o kadar muntazamdı ki bütün seri boyunca sessiz kalan Shumpert, henüz ilk yarı bitmeden serideki en yüksek skoruna ulaşmıştı bile (8sayı). Tam altı farklı oyuncundan en az üç sayı olmak üzere skor katkısı almayı başardı bu devrede Efes Pilsen. Bir önceki maç yalnızca beş ikilik isabeti bulabilmişken bugün devrede bu rakamın sekiz olması ve dışardan da 6/12 ile hücum ederken tam 11 kez serbest atış çizgisine gidebilmeleri de oyunu dengeli oynadıklarının bir göstergesiydi zaten.

42-32 geride girdiği soyunma odasından Rasim Başak ile döndü koç Ertuğrul Erdoğan. Devreyi 8 sayı - 2ribaund - 2 asist ile tamamlayan Shumpert'ın üstünlüğü bitirmek için bu seride ilk kez tercih edildi Rasim. Çoğu zaman bana itici gelen tavırlarıyla taraftarı da ateşleyebilecek olması önemli bir artıydı. İlk dakikadaki basket faulü ile bunu da başardı aslında Rasim, ortalığı kızıştırdı ama bu saman alevinin üstüne suyu hemen döktü Efes Pilsen. Ve bu seride hiç olmadığı kadar paylaşımcı, akıllı, yüzdeli hücumuna devam etti. Tüm çarkları hızlı şekilde döndürmeyi başardıklarında, yirmi beşinci dakika 57-40 Efes Pilsen üstünlüğü ile geçildi. Farkın 20 kapısına dayanmasına karşın molayı tercih etmeyen Ertuğrul Erdoğan'a televizyon molası yardıma yetişti bu dakikada. Son oniki dakikanın skoru 34-17 idi.

Kazanamadığı taktirde serinin 3-1'e taşınacak olması Efes Pilsen'i daha konsantre ve daha saldırgan yapıyordu fakat F.Bahçe Ülker'li oyuncular henüz sahaya gelmemiş gibilerdi bu dakikaya kadar. Moladan tam saha baskı ve 2-3 alan savunması ile döndü sarı lacivertliler.Bu savunmaya sudan çıkmış balık reaksiyonu veren Efes'e cezayı bir dakikada yakaladığı 6-0'lık seri ile kesti F.Bahçe Ülker. İlk kez canlılık belirtisi veren oyuncular, maçın başından itibaren uyuyan taraftarlarını da uyandırmış oldular ve parkeyi resmen kaosa sürüklediler. Bu andan itibaren dakikalar geçtikçe büyüyen bir sarı lacivert kasırgaya şahit olduk. Çeyrek sonuna kadar sadece Nachbar'ın sol forvetten bir üçlüğüne izin veren ev sahibi takım, 62-54 ile farkı tek haneye kadar çekmeyi başardı. Bu sekansda Vidmar'ın Rakocevic'e yaptığı blok da harikaydı. Son çeyreğe yalnızca iki sayı ile gelen Emir Preldzic'in Nachbar ile olan eşleşmesinde 75 saniyede ürettiği 9 sayı ile skor 63-66'a taşınırken fırtına akıl almaz ve karşısında durulmaz boyutlara ulaşmıştı bile.

Smith'in üçlüğü ve Nachbar'ın basket faulü ile gelen üç sayılık oyunları yalnızca suni teneffüs etkisi yarattı Efes Pilsen için. Direnişi sağlayan sert savunmanın bir getirisi olan faul sayılarındaki artış ise F.Bahçe Ülker'i zorlamaya başlamıştı bu son dakikalarda. En sıcak isim Preldzic elindeki kanama sebebiyle kenara gittiğinde Ukic'in yokları oynadığı bir günde Greer çıktı sahneye. Önce basket faulü, ardından üçlüğü yolladı ve 72-71'de ilk kez öne geçirmeyi başardı takımı bitime beş dakika kala. Bu dakikadan sonra rakibinin kendisini geçmesine bir daha izin vermedi ev sahibi takım. Emir Preldzic'in 75 saniyedeki 9 sayısına, yedi dakikada 12 sayı ile destek verdi Greer. F.Bahçe Ülker kariyerindeki en etkili performanstı bu kesinlikle. Bu ikilinin son çeyrekte ürettiği 23 sayıya karşılık Efes'in takım halinde 17 sayıda kalışı ise herşeyi özetliyor aslında.

25. dakikasını deplasmanda 57-40 önde geçtiği bir maçı kaybettikten sonra ayağa kalkıp kalan üç maçı üstüste kazanmak zorunda Efes Pilsen. Son onbeş dakikanın skoru 45-22 F.Bahçe Ülker lehine. Fırtınanın boyutu akılalmaz gerçekten. 'Geçen sene final serisini 2-0'dan çevirdik, bu sene de 3-1'den çeviririz. Şampiyon biz olacağız.' demiş Ergin Ataman, basın toplantısında. Bu psikolojiden kurtulmaları ve şampiyonluğa olan isteklerini ilk yirmibeş dakikada 40 sayı atmışken son onbeş dakikada 45 sayı atarak gösteren bir rakibe karşı ayağa kalkabilmeleri Ergin Ataman'ın sandığı kadar kolay olmayacaktır gibi geliyor bana. Beşinci maç pazar günü Ayhan Şahenk'te. Günün en kötü performansı ise açık ara hakemlere aitti, onu da ekleyelim unutmadan.

F.bahçe Ülker (85): Roko Ukic 8 (1 ribaund- 1 asist), Mirsad Türkcan 9 (7 ribaund), Ömer Onan 11 (1 ribaund- 1 asist), Rasim Başak 3, Semih Erden 6 (1 ribaund), Gasper Vidmar 10 (3 ribaund- 1 asist), Lynn Greer 14 (1 ribaund- 3 asist), Oğuz Savaş 9 (2 ribaund), Tarence Kinsey 2 (8 ribaund- 6 asist), Emirl Preldzic 13 (2 ribaund- 2 asist)

Efes Pilsen (79): Mario Kasun 13 (3 ribaund), Charles Smith 16 (10 ribaund- 1 asist), Igor Rakocevic 5 (1 ribaund- 3 asist), Preston Shumpert 10 (4 ribaund- 3 asist), Kerem Tunçeri 8 (4 asist), Kaya Peker 5 (1 ribaund), Bostjan Nachbar 11, Sinan Güler 10 (4 ribaund- 4 asist), Ender Aslan 1 (1 ribaund- 3 asist)

Hoşgeldin G.Saray Medical Park

G.Saray Spor Kulübü anlaşmalı sağlık kuruluşunu değiştirdi, artık Acıbadem ile değil Medical Park ile çalışacaklar. Yarın saat 10:30'da resmi imzalar atılacakmış. Yalnız anlaşma sadece bununla da sınırlı değil, Medical Park hem kadın basketbol takımına hem de kadın voleybol takımına ana sponsor oluyor. Artık G.Saray'ın kadınları hem basket hem de voleybolda 'G.Saray Medical Park' adıyla yarışacaklar. Gazetelere bulunmaz nimet. Voleybolda ezeli rekabetin aynı zamanda sağlık kuruluşları arasında da bir rekabet teşkil ettiği detayını bolca kullanırlar artık. Bir de insan düşünmüyor değil, Trabzon'a sponsor olurken 'Medical Park Trabzonspor', G.Saray'a sponsor olurken 'G.Saray Medical Park'. Türk insanı detaycıdır. Zaten hali hazırda Trabzonspor forumlarında sıkça konuşulan bu konu, bugünden sonra iyice alevlenecektir.

James White Boşta

2007-08 sezonunda F.Bahçe Ülker forması giyen ve sarı lacivertli forma ile şampiyonluk sevinci yaşayan James White, 1 yıllık NBDL tecrübesinin ardından bu sezon için Rusya'nın St. Petersburg takımıyla anlaşmıştı. Sezonu maç başına 14.8 sayı - 3.7 ribaund ortalamalarıyla kapatan White, artık bir klasik haline getirdiği üzere Rusya'da da smaç şampiyonu oldu. Son olarak Nisan ayında Rus ligindeki en iyi 5 oyuncu arasına seçilen oyuncu, kontratı bittiği için boşta. Ara ara tecrübe yaşadığı NBA'i yine bir yoklayacakmış ama olmazsa da Avrupa'dan kendisine gelen birçok teklifin arasından bir tercih yapacakmış. Keyifli adamdı vesselam.

Laszlo Ratgeber Fenerbahçe'de (Resmi Açıklama)

Bu ay başında final serisi oynanırken ismi anılmıştı ilk olarak. Daha sonra Caferağa'da maç izlerken gördük kendisini. Biraz gecikmeli de olsa bugün resmi açıklama geldi Fenerbahçe kanadından. Laszlo Ratgeber yeni sezonda Fenerbahçe takımının başında yer alacak. Eli de dolu olarak geliyor üstelik Macar koç. Avrupa'nın yüzü dönük iyi şutu olan uzunlarından Ivana Matovic ve yaşı ilerlemiş olmasına karşın Türk kadın basketbolunun en önemli oyuncularından Şaziye İvegin de yeni sezonda Fenerbahçe forması giyecekler. Ahmet Dedehayır'ın tartışılan politikaları neticesinde yakın geçmişte Galatasaray forması da giymişti Şaziye hatırlanacağı üzere. Benchden gelerek, birinci skor opsiyonu olmadığını kabulleneceği bir sistemde iyi işler yapabilir. Kadın basketbolundaki Türkiye atağı devam ediyor, ardı arkası kesilmesin diyoruz biz de. :)

Bir Serhat Çetin Vardı, Ne Oldu?

Bir Serhat Çetin vardı ne oldu, ne bitti, oyunculuğu ne alemde? Hatırlayanınız, merak edeniniz var mı? Tanjevic'in yarım yamalak verdiği dakikalarla, o dakikalarda da işin sadece savunma kısmına eğilmesi tembihlenerek basketbol yönünden körelen bu potansiyelli genç 1 aydır Almanya'da idi. Sezon boyunca kendisine sıkıntı yaratan belinden ameliyat olmak ve bu illetten tamamen kurtulmak niyetindeydi. Gitti, doktorlar ameliyata gerek görmediler, sağlam bir tedavi ile bu iş olur dediler ve oldu. Dün yurda dönen Serhat, artık sağlığına kavuşmuş durumda. Sözleşmesi bu yıl bitiyor. Bu kafada giden bir F.Bahçe Ülker basketbol şubesinde kalır mı? Bana göre kalmamalı. Ben onu savunmacı Serhat olarak değil, savunma da yapabilen ama asıl işi ofansta takımını sürükleyen, liderlik eden, basketbolun her türlü doğrusunu uygulayabilen Serhat olarak biliyorum, öyle de görmek istiyorum. Tepe ikili dışında herkesin kapısı açık ona. Kulağıma gelen teklifler de bunu doğruluyor zaten. Beşiktaş CT, G.Saray CC, Telekom, Banvit.. Uzar gider bu liste. Git oyna kardeşim, kendini ve basketbolunu özlettirdin zaten yeteri kadar. He ama yeni koç derse ki ben Serhat'ı oynatırım (ki diyebilir), etinden, sütünden, tüm bildiklerinden faydalanırım, tabanca gibi oyuncu olur yeniden.. Orasını da bilemem. Salsabasket özel.

Biz Hiç Düşünmemiştik Zaten

'Artık NBA'yi düşünmüyorum açıkçası. Avrupa'da kariyerimi sürdürmek istiyorum. Geçtiğimiz sezonlarda NBA'e gitme ihtimalim daha yüksekti. Çünkü yeni seçilmiştim. Bundan sonra pek düşünmüyorum.'

Yıllardır bir türlü patlayamayan yıldızımız Cenk Akyol'a ait bu açıklamalar.
Bilindiği üzere bir dönem gündemi epeyce meşgul etmişti Cenk'in NBA durumu. Hatta bir ara Atlanta'da yaz kampına da gitmişti deneme amaçlı. Sezon başında talihsiz şekilde sağ el tarak kemiğini kırmasına karşın durumu toparlayarak, gözlerden uzak iyi bir sezon geçirdi İtalya'da. Gerçek dünyaya da döndüğüne göre 2010 kadrosuna yazılması gereken isimlerden biridir artık Cenk.

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Basketbol Panorama'da Final Analizi

Normal sezon boyunca her Pazar akşamı SkyTürk ekranlarında yer alan Basketbol Panorama, final serisi boyunca genişletilmiş kadrosu ile keyifli işlere imza atıyor Gürkan Kağan Öztürk moderatörlüğünde. Nur Germen ve Nejat Sayman'ın yorumları ile katıldığı programda koç Murat Özyer videolu teknik analizleri ile yer alırken Ufuk Akyüz de tartışmalı pozisyonların hakem penceresinden görülmesini sağlıyor. İki ayrı cepheden renklere gönül verenlerin programa dahil edilmesi ise işin en zevkli yanı oldu bence. Pınar İlik'in başını çektiği Efes Pilsen grubu ile Marko İlker'in liderlik ettiği Fenerbahçe taraftarları arasında keyifli diyaloglar yaşanıyor. Program bu akşam saat 20.00'da SkyTürk'de.

Telekom'da Restorasyon Çalışması

Türk Telekom'la ilgili haberler düşmeye başladı basına. Herkesin genel kanısı Telekom'un küçülmeye gideceği yönünde ama işin aslı öyle değil pek. Evet bütçe düşecek ama ufak bir yenilenme, ufak bir restorasyon diyelim biz buna.

Hatırlarsanız geçen yılın başında oyuncuların bol sıfırlı kontratlarından duyulan bir rahatsızlık vardı. Ama kontratların çoğu devam ettiği için hiçbirine dokunulamadı. Şimdi bu yıl oyuncuların kontratları bitmiş durumda. Serkan Erdoğan zaten sezon ortasında gitti. Şimdi Hüseyin Beşok ile Tutku Açık gibi iki yüksek kontratlı oyuncunun da takımdan ayrılma durumları söz konusu. Hal böyle olunca otomatikman bütçe de epey bir düşmüş oluyor zaten kendiliğinden. Biten kontratların getirdiği el rahatlığıyla da fırsatını bulmuşken güzel bir restorasyon yapılması planlanıyor.

Yabancılarla ilgili karar ne olur bilinmez. Ricky Davis çıkmış 'Avrupa'da devam etmek istiyorum' demiş. Ama devam edeceği takım Telekom olmaz diye düşünüyorum. Lang, Mallet, Wilson, Jeretin gibi isimlerin de akıbetleri belli değil. Keza yerli oyuncu kadrosundan da epey bir giden olacak. 'Temizlik' mi dersiniz, 'Restorasyon' mu dersiniz, ne derseniz artık. Hatalardan ders almışlarsa şayet, ortaya güzel bir şeyler koymaları gerek zaten. Yoksa tekrar tekrar aynı hatalar yapılacaksa, ne anladım ben o hataya düşmekten. Değil mi ama?

Bu ay sonuna kadar birkaç şey daha netleşecektir başkentte. Ama öyle G.Saray ile birleşmek falan söz konusu bile değil şu anda. Salsabasket özel haberidir.

Washington ve Heytvelt İçin Sezon Bitti

TBL'de normal sezonun bitmesinin ardından Lottomatica Roma takımıyla anlaşan Darius Washington ve Josh Heytvelt için sezon dün oynanan maçla bitti. Roma, Pepsi Caserta takımına 3-0'la boyun eğdi ve elendi. Kısa süreli Roma maceralarındaki performanslar çok da iç açıcı değil elbette. D-Wash 5 maçta forma giydi, sırasıyla 0, 7, 0, 12, 6 sayı üretebildi, maç başına ortalama 13.4 dakika sahada kalarak. Heytvelt ise Play-Off serisinin son 2 maçına yetişebildi, o da 5.5 dakika ortalama ile sahada kalıp toplam 2 sayı attı, 5 de ribaund aldı. Yeni sezon için akıbetleri ne olur, Roma'da kalırlar mı bilinmez. D-Wash ilk başta epey bir tepkisini çektiği sarı kırmızılı taraftarların sevgilisi haline gelmeyi başardı sezon içi performansıyla. Dönmesi için forumlarda ciddi bir sinerji yaratılmış durumda. Heytvelt'in ise ilk çaylak sezonunda ortaya koyduğu sağlam performans onu Renault kalibresinin epey bir üstüne attı. Daha üst seviye takımlarda izletecektir kendisini. Bu arada Roma'yı eleyen Pepsi Caserta'nın (normal sezonu da ikinci sırada bitirdiler) seneye Euroleague'de mücadele edeceğini de belirtelim dip not olarak.

Antalya BŞB, Antalyaspor'a Devredildi

Beklenen oldu ve devir gerçekleşti. Resmi imzalar önümüzdeki hafta atılacakmış. Mevcut borçlar belediyede kalmış, takım sıfır borçla Antalyaspor'a devredilmiş. Hayırlısı olsun. Edit: İmzalar bugün atılıyormuş.

Efes'ten Koca 40 Dakikada 5 İkilik İsabeti

Dün iç dış dengesi namına hiçbir şey yoktu Efes Pilsen'de. Hem de serinin ikinci maçında rakibinin tam da bu dengesini bozarak alt etmişken. İlk 11 dakikada ortaya konan çift yönlü berbat basketbolun ardından, devre sonuna doğru defans toparlandı ama ofans aynı kaldı. Kerem'in yolladığı iki üçlük olmasa, savunmayı oturtmasına rağmen ilk çeyrektekinden daha farklı bir skorla gideceklerdi soyunma odasına. İkinci yarıda defansın yanına ofans da eklendi bu kez. Smith, Rako, Kerem, Shumpert derken herkes yollamaya başladı üçlükleri. Kısır ikinci çeyrekte sabit kalan fark bu kez kapandı, sonrasında skor üstünlüğü de ele alındı. Ama son topta Mirsad Ender'i bloklayınca onca iyi yüzde de havada kaldı. Yalnız bir detay var ki ben Efes Pilsen'i hiç böyle gördüğümü hatırlamıyorum. 40 dakikada sadece 5 ikilik isabeti bulabilen bir takımın maçı kazanabilmesi için ya maçın 50'lerde falan bitmesi lazım, ya da yağmur gibi üçlük atması lazım. Efes Pilsen ikincisini yaparak güzel bir basketbol mucizesine imza atacaktı ancak Ukic kritik sayıları, Mirsad da kritik bloğuyla buna izin vermediler. Belki de basketbolun doğrucu tanrıları istemediler bu galibiyeti, önce iç-dış dengeni kur sonra karşıma gel dediler. Kimbilir?

Bir de herkesin sıkça dillendirdiği üzere son hücumda sahada neden Kerem'in değil de Ender'in olduğu, Ukic'i tutabildiğini gösteren Sinan yerine neden ısrarla Ender'in Ukic'i savunduğu, neden son hücumda topun alev alev yanan Smith'e değmediği gibi sorular var ki: Oralar iyice bulanık. Ancak asıl dikkat edilmesi gereken üst paragrafta da yazdığım üzere bozulan (hatta bırakın bozulmayı, hiç kalmayan) iç-dış dengesidir.

Düşününce şaka gibi.. Rako'nun ilk çeyrekte aldırdığı basket-faul, Sinan'ın üçüncü çeyrekte geri dönüş esnasındaki turnikesi, Smith'in maçı 68-68'de dengeleyen smacı, Kasun'la Kaya'nın da iki basketi şeklinde koca 40 dakikadaki Efes imzalı ikiliklerin tamamını hemencecik sayabiliyorsunuz. Acı bir durum.

Efesliler Koraç Heykelinde Toplanıyorlar

Yasa tasarısı, kulübün kapanma ihtimali, yapılan açıklamalar derken Efesli arkadaşlardan bir reaksiyon geldi, gelmesi de gerekliydi zaten. Bu Pazar (30 Mayıs) saat 12:00'de Bahçelievler'deki Koraç Kupası heykelinin önünde toplanıyor Efes Pilsen'in kapanma ihtimaline karşı gelen basketbolseverler. Ben duyurusunu yapayım, hatta eğer ki o gün planlanmış işimde bir aksilik olursa benim de orada olacağımı da ekleyeyim. Organizasyonla ilgili oluşturulan Facebook grubu da şurada. İlgilerinize, bilgilerinize.

90+5'de Gelen Siftah: Lynn Greer

Sezon başında büyük umutlarla transfer edilen Lynn Greer kritik final serisinin ilk 2 maçında 0 (yazıyla sıfır) sayıda kalmıştı, ilk sayılarına kavuşması serinin 3. maçının 15. dakikasına yani totalde 95. dakikaya denk düştü. Faul çizgisine gelen skorer oyuncu, bulduğu isabetlerle siftahı yaptı, maçı ise hemen ardından bıraktığı boş turnikeyi de üstüne ekleyip 4 sayıyla tamamladı.

Spahija'nın Üç Taliplisi

Valencia'daki görevinden ayrılan Hırvat koç Neven Spahija'nın F.Bahçe Ülker'in yeni sezondaki koçu olma ihtimali üzerine konuşmuştuk. Görevden ayrılırken yaptığı basın toplantısında Valencia'yı Eurocup şampiyonu ünvanıyla Euroleague'e taşıdığını söyleyen koç, üst kademede yer alan iki takımdan teklif aldığını da eklemiş. Euroleague'den iki taliplisi var yani koçun. İlker'in(Marko) burada yakaladığı habere göre ise taliplilerin sayısı üç: Panathinaikos, CSKA ve F.Bahçe Ülker. Spahija'nın önümüzdeki sezon Euroleague arenasında yer alacağı kesin ama Yunanistan - Rusya - Türkiye üçgeninin hangi köşesinde olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

25 Mayıs 2010 Salı

F.Bahçe Ülker: 72 - E.Pilsen: 70 (Smith Direndi, Mirsad Bitirdi)

Maçtan önce SkyTürk'le yaptığım telefon bağlantısında F.Bahçe Ülker'in klasik iç saha maçı taktiği olmasından mütevellit oyunu olabildiğince hızlandırma taraftarı olacağını belirtmiştim. Ki öyle de oldu. Maçın ilk dakikasından itibaren iştahını ve galibiyet isteğini açıkça ortaya koyan F.Bahçe Ülker 2.5 dakikada 9-0'ı yakaladı. Smith ve Rakocevic'in kişisel gayretleri ile üretilen penetre arkası basketlerle oyuna tutunmaya çalışan Efes Pilsen skoru 15-10 yaparak biraz toparlar gibi olduysa da içinde Vidmar'ın bile (bir uzun pas, bir parmak ucu turnikesi) bulunduğu sarı lacivert bir kasırga izledik. Serinin ilk maçına benzer bir şekilde daha ilk çeyrekten çılgın bir fark yakalamayı başardı F.Bahçe Ülker. Ender'in şans üçlüğü olmasa 15 sayıyla bitecek ilk çeyrek, 27-15 sonlandı. Efes Pilsen'de Nachbar'ın Oğuz'a vurduğu blok dışında hiçbir reaksiyon göstermeyen Efes savunması, sarı lacivertli rakiplerinin her penetresini içeriye buyur ederek kendilerini destekleyenleri hayli şaşırttı.

İkinci çeyreğe de Emir ve Oğuz ile hızlı girdi F.Bahçe Ülker. Durmayacak gibiydiler ama durdular. Maçın 11. dakikasında elde ettikleri 31-15'lik skorun üstüne devreye kadar pek bir şey koyamadılar. Efes Pilsen savunmada durumu toparlamayı başarsa da, ofansta isabet bulma konusunda sıkıntı çekmeye devam edince maç iki taraf için de kısır bir hale geçti. Kerem Tunçeri'nin iki isabetli üçlüğüyle skor üretimi sağlayan Efes Pilsen devreyi 38-27 geride kapatırken, iyi savunma yaptığı 9 dakikalık dilimin karşılığını alamadı. Diğer bir yandan bakarsak da F.Bahçe Ülker hızını kestirmese rakibine, daha ilk yarıdan maçı cebine koyup gidecekti, onlar da onu beceremedi. 11. dakikadan sonra sadece 7 sayı bulabildiler.

Maçın ikinci çeyreğinde farkı kapatma fırsatını tepen Efes Pilsen Kerem Tunçeri'nin üçlüğüyle girdiği üçüncü çeyrekte savunmadaki başarısının yanına şut sokma lüksünü de ekleyince şok bir karşı baskın yaptı F.Bahçe Ülker'e. Son çeyreğe girilmesine 01:30 kala Shumpert'in üçlüğü potadan geçtiğinde skro tabelasında 50-51 ile bu maçta ilk kez Efes üstünlüğü vardı. Bu üçlük Efes Pilsen'in bu çeyrekte bulduğu 5. isabetli üçlüktü. Kerem - Sinan - Rako - Shumpert - Kasun ile o an için doğru beşi yakalayan Ataman, karşısında Ukic - Ömer Onan - Kinsey üçlüsünü (bu serinin en etkili üçlüsü) bir araya getirmekte geç kalan Ertuğrul hocayı yakalayınca affetmedi tabii. Üçüncü çeyrek 53-55 Efes Pilsen üstünlüğüyle kapandı. Bu çeyreğin şöyle de bir özelliği vardı ayrıca: Greer tam 95 dakika sonra bu serideki ilk sayılarına, ha keza Rakocevic de bu serideki ilk isabetli üçlüğüne bu çeyrekte kavuştular.

Son çeyreğin ilk 5 dakikasını izleyemedim ev değişikliği nedeniyle, misafirlik kapısından geçip kanalı açtığımda skor 65-60 F.Bahçe Ülker üstünlüğünü işaret ediyordu, bitime de 5 dakika falan vardı. Smith'in resitaline yetişmişim tam. Peşpeşe bulduğu 8 sayıyla skoru 68-68'te dengeleyen tecrübeli oyuncu maçtaki 25. sayısına ulaştı. Rakocevic'in faulleriyle 01:28 kala 69-70 öne geçen Efes Pilsen, aynı oyuncunun elinden kritik bir top kaybetti, Ukic'in iki penetresinden çıkarttığı 3 sayıyla da 72-70 geriye düştü ve 12 saniye kala son topu elinde buldu. Switch edemeyen Mirsad'ı teke tekte karşısında bulan Ender Arslan kolay bir şekilde Mirsad'ı geçip o an için tamamen dışarıya kanalize olan ve boyalı alan savunmasını unutan F.Bahçe Ülker savunmasının içinden geçip bomboş bir turnikeyi bırakacakken arkadan yetişen Mirsad'ın bloğuna maruz kaldı, maç da evsahibinde kaldı.

Serinin uzak ara en güzel maçını izledik bugün. 11 dakikada çılgın bir kasırgaya dönüşen F.Bahçe Ülker'i Charles Smith önderliğindeki direnişle durduran, sonra da öne geçen Efes Pilsen geçen yıl yaptığı 15 farktan gelip maç alma travmasını bir kez daha yaşatacaktı rakibine ama dedim ya Mirsad son sözü söyledi, böyle bitsin dedi. Seride 2-1 öne geçti F.Bahçe Ülker. Thornton'un sezonu kapattığı haberiyle sarsılan Efes'te Charles Smith bugün çok çok ekstra efor sarfedip, çok çok ekstra oynayıp onu pek aratmadı ama maçın kaybedildiğini düşününce de ekstradan yorulduğuyla kaldı. 4. maç Perşembe günü aynı yerde aynı saatte.


F.Bahçe Ülker (72): Roko Ukic 10 (1 ribaund-3 asist), Mirsad Türkcan 10 (7 ribaund- 2 asist), Ömer Onan 8 (1 ribaund- 1 asist), Semih Erden 2 (2 ribaund), Gasper Vidmar 14 (3 ribaund), Lynn Greer 4, Oğuz Savaş 8 (2 ribaund), Tarence Kinsey 11 (6 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 5 (3 ribaund)

Efes Pilsen (70): Mario Kasun 2, Charles Smith 25 (4 ribaund), Igor Rakocevic 16 (3 ribaund), Preston Shumpert 6 (3 ribaund), Kerem Tunçeri 12 (1 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 4 (2 ribaund), Bostjan Nachbar, Ermal Kurtoğlu, Sinan Güler 2 (2 ribaund- 4 asist), Ender Aslan 3 (2 ribaund)

Hakan Köseoğlu'nu Kim Kapacak?

Son 3 sezonda 3 farklı takımla (Kepez, KSK, Erdemir) ligin asist kralı olmayı başaran Hakan Köseoğlu'na yeni sezon için yeni teklifler gelmeye başladı. İzmir'de Aliağa Petkim yetkilileriyle masaya oturan Hakan Köseoğlu, o görüşmeden çok da olumlu ayrılmamış. Kendisini isteyen bir diğer takım olan Mersin BŞB ise bu transferde birçok açıdan daha şanslı. Mete Babaoğlu faktörü, Hakan Köseoğlu için yadsınamaz bir detay. Araları çok iyi. Mevcut tabloda görünen Hakan Köseoğlu'nu Mersin taraflarında izleyeceğimiz. Ama bekleyip görmek lazım. Mersin cephesinde de bir bütçe küçülmesi olacak bu yıl. Hem erkek hem de kadın takımında. Salsabasket özel haberidir.

Ersin Görkem Trabzonspor'da (Resmi Açıklama)

Geçen hafta bugün yazmıştık 'Ersin Görkem de Trabzonspor'da' haberini. Ersin Görkem'in Kepez'le olan sözleşmesinin fesh edilmesi beklendi geçen bir haftalık süreçte. Bugün Trabzonspor resmi sitesinden yapılan açıklamayla da bu haber kağıt üzerinde resmiyete kavuşmuş oldu. Önce Evren Büker, şimdi de Ersin Görkem. İlk sezonunda ligin iddialı takımları arasında yer alacağını göstermiş oldu böylece Trabzon cephesi. Kontak halinde bulunulan birkaç yerli oyuncu daha var, henüz kapatılmamış yerli transferi penceresi.

Bootsy Thornton Sezonu Kapattı

Efes Pilsen'e final serisinin üçüncü maçı öncesinde kötü haber. NTVSpor'a telefonla bağlanan Ergin Ataman'ın söylediğine göre Bootsy Thornton sezonu kapatmış. Ergin Ataman'ın sistemi için önemli bir parça Thornton. Şimdi sezon içinde sadece 2 maçta kadroda olmayan Thornton'dan yoksun çıkacaklar serinin kalan maçlarına. Belki her şerden bir hayır doğar mantığı çalışır bu durum için, ancak statik mantıkta Efes çarklarının bu haberden olumsuz etkileneceği çok açık.

G.Saray Basketbol Şubesi İçin Kritik Gün

G.Saray'da bugün yönetim kurulu toplantısı var ve basketbol şubesi için de mevcut durumdaki bulanıklığı giderecek kararların alınması bekleniyor. 29 Nisan'da çoğu sarı kırmızılı taraftar için 'Müjde' niteliği taşıyan bir haberle Cem Akdağ'a resmi teklifin iletildiğini ve başarılı koçun da bu teklifi kabul ettiğini yazmıştım. Ancak aynı yazının son paragrafındaki 'Bütçe artarsa' opsiyonu ve o opsiyonun getirisi olarak Cem Akdağ'dan vazgeçilme ihtimali yeniden hortladı. Kulislerde ciddi şekilde Ergin Ataman'ın adı dolanıyor yine yeni yeniden. Bugünkü yönetim kurulu toplantısının ardından bir şeylerin netleşmesini bekliyor herkes. Şimdilik kulislerdeki mevzu şu: Bütçe artarsa Ataman gelecek, yok artmaz ise Cem Akdağ kalacak.

Bu Cem Akdağ'a yapılan büyük bir haksızlık olur, şayet kulislerde gezinen bu haberler doğruysa. Sen sezon bitince teklifini ilet, koç 'Elbette' desin. Ama sen 1 aydır adamın önüne sözleşme koyma. Sonra da 'Bütçe arttı, yeni koçumuz Ataman' de. Yok ya! Cem Akdağ bu takıma o zor zamanında aslanlar gibi top oynattıysa, büyümüş bütçeyle de oynatır. Kimsenin şüphesi olmasın.

TBL Transfer Dosyası (2010-11)

Aliağa Petkim
Gelenler: Erdem Türetken (Kepez Bld), Levent Bilgin (Kepez Bld), Barış Güney (Kepez Bld), Polat Kaya (Darüşşafaka CT), Önder Külçebaş (Antalya BŞB), Aubrey Coleman (Houston Cougars), Jerome Randle (California Golden Bears), Hüseyin Beşok (Türk Telekom), Volkan Çetintahra (Akçakoca Poyraz), Brandon Hunter (Hapoel Jerusalem), Ersan Özseven (Tenis Eskrim Dağcılık)
Gidenler: Berkay Sahillioğlu, Hazer Avcı, Ceyhun Altay, Quinton Hosley, Reha Öz, Jack McClinton, Vladan Vukosavljevic, Lorenzo Gordon, Emre Bayav

Antalya BŞB
Gelenler:
Ahmet Kandemir (Koç), Muratcan Güler (Beşiktaş Cola Turka), Hadi Doğan (TED Kolejliler), Erdinç Balto (Türk Telekom), Şahin Ekmen (Pamukkale), Gökper Gen (Kepez Bld), Wayne Chism (Tennessee), Emre Bayav (Aliağa Petkim), Barış Hersek (Banvit), Patrick Christopher (California Golden Bears), Devon Downey (South Carolina), Polat Kocaoğlu (G.Saray Cafe Crown), J.P. Prince (Tennessee)
Gidenler: Altar Tunçkol, Umut Yenice, Önder Külçebaş, Oktay Yılmaz, Aaron Jackson, Brian Greene, Dj Thompson, Patrick Femerling

Banvit
Gelenler:
Bora Hun Paçun (Darüşşafaka CT), Mutlu Akpınar (Türk Telekom), Antonio Graves (Hapoel Holon), Vladimir Golubovic (Caja Laboral)
Gidenler: Goran Cakic, Barış Hersek, Yunus Çankaya, Ufuk Gürgen

Beşiktaş Cola Turka
Gelenler:
Cüneyt Erden (Bornova Bld), Serhat Çetin (F.Bahçe Ülker), Bekir Yarangüme (Türk Telekom), Mustafa Abi (İTÜ), A.J. Ogilvy (Vanderbilt), Michal Ignerski (Lagun Aro)
Gidenler: Brad Newley, Engin Atsür, Haluk Yıldırım, Muratcan Güler, Adem Ören, Kerem Özkan, Kevin Fletcher, Arın Soğancıoğlu

Bornova Belediyesi
Gelenler: Ümit Sonkol (Türk Telekom), Soner Şentürk (Bornova Bld), Şerafettin Birgen (FMV Işıkspor), Pertev Öngüner (Türk Telekom), Michael Roll (UCLA), Murat Kaya (G.Saray Cafe Crown), Zvonko Buljan (Texas Christian), Torin Francis (AEK)
Gidenler: Josh Shipp, Yalçın Azizmahmutoğulları, Cüneyt Erden, Kedrick Brown, Umut Durmuş, Şahin Ekmen, Can Terzioğlu, Buğra Dağ, Frank Elegar, Tomas Nagys

Efes Pilsen
Gelenler:
Velimir Perasovic (Koç), Erwin Dudley (Türk Telekom), Cenk Akyol (Air Avellino), Andrew Wisniewski (Maccabi Electra), Miroslav Raduljica (FMP Zeleznik), Lawrence Roberts (Partizan)
Gidenler: Ergin Ataman, Ermal Kuqo, Kaya Peker, Charles Smith, Mario Kasun, Preston Shumpert, Dusan Cantekin (Kiralık)

Erdemir
Gelenler:
Altan Erol (Mersin BŞB), Oktay Yılmaz (Antalya BŞB), Hakan Demirel (Darüşşafaka CT), Eren Beyaz (G.Saray Cafe Crown), Arın Soğancıoğlu (Beşiktaş Cola Turka), Antwain Barbour (Bruesa), James Thomas (Teramo), Melih Sevda (Tofaş), Berent Kavaklıoğlu (Türk Telekom)
Gidenler: Leon Williams, Alex Gordon, Hakan Köseoğlu, Mohammed Kone, Ümit Türkoğlu, Nate Funk, Erdal Bibo, Erhan Yetim

F.Bahçe Ülker
Gelenler: Aydın Örs (Koordinatör), Neven Spahija (Koç), Engin Atsür (Beşiktaş Cola Turka), Marko Tomas (Cibona Zagreb), Kaya Peker (Efes Pilsen), Darius Lavrinovic (Real Madrid), Rasid Mahalbasic (Worthersee Piraten)
Gidenler: Bogdan Tanjevic, Rasim Başak, Serhat Çetin, Ömer Aşık, Semih Erden

G.Saray Cafe Crown
Gelenler: Oktay Mahmuti (Koç), Ermal Kuqo (Efes Pilsen), Tutku Açık (Türk Telekom), Melih Mahmutoğlu (Darüşşafaka CT), Taylor Rochestie (Göttingen), Haluk Yıldırım (Beşiktaş Cola Turka), Josh Shipp (Bornova Bld), Luksa Andric (Cibona Zagreb), Preston Shumpert (Efes Pilsen), Sertaç Şanlı (Genç Telekom), Evren Büker (Medical Park Trabzonspor)
Gidenler: Simas Jasaitis, Evren Büker, Can Akın, Polat Kocaoğlu, Darius Washington, Mike Wilkinson, Tufan Ersöz, Eren Beyaz, Alican Güney

Medical Park Trabzonspor
Gelenler: Ersin Görkem (Kepez Bld), Derrick Obasohan (Toulon), Michael Wright (Turow), Mutlu Demir (Oyak Renault), Aleksander Rasic (Partizan), Alvin Snow (Helios Domzale)
Gidenler: Eddy Fobbs, Ramazan Öksüz, Umut Tınay, Kerem Öztoprak, Orçun Tunca, Melih Kabakçı, Fırat Aydemir, Volkan İncekara

Mersin BŞB
Gelenler: Valentin Pastal (Pınar Karşıyaka), Hazer Avcı (Aliağa Petkim), Aubrey Reese (D.Bank Skyliners), Orhun Güngören (Pınar Karşıyaka), Dionte Christmas (Hapoel Afula), Dusan Cantekin (Efes Pilsen), Andrey Kislitsin (Darüşşafaka CT), Andrej Stimac (KK Zagreb)
Gidenler: Altan Erol, İnanç Koç, Onur Aydın, Goran Nikolic, Burak Yönder, Dominic James, Jimmy Baron

Olin Edirne
Gelenler: Can Akın (G.Saray Cafe Crown), Seth Doliboa (D.Bank Skyliners), Tufan Ersöz (G.Saray Cafe Crown), Vidas Ginevicius (Lietuvos Rytas), Alican Güney (G.Saray Cafe Crown), Predrag Samardziski (Zeleznik), Erdal Bibo (Erdemir), Renaldas Seibutis (Bizkaia Bilbao)
Gidenler: Derya Yannier, Engin Algın, Serhan Kavut

Oyak Renault
Gelenler: Umut Yenice (Antalya BŞB), Kerem Özkan (Beşiktaş Cola Turka), Alper Özcan (Darüşşafaka CT), Semih Yalçınkaya (Yeşimspor), Oğuzhan Şan (Yeşimspor) Jonathan Gibson (New Mexico State), Charles Garcia (Seattle), Tay Waller (Auburn)
Gidenler: Mutlu Demir, Josh Heytvelt, Olumuyiwa Famutimi, Alex Scales, Ahmet Erdoğan

Pınar Karşıyaka
Gelenler: Ahmet Erdoğan (Oyak Renault), Jovo Stanojevic (Al-Kuwait), Osiris Eldridge (Illinois State), Uluğ Kaçaniku (Darüşşafaka CT), Reha Öz (Aliağa Petkim), Omar Sneed (Ironi Ashkelon)
Gidenler: Valentin Pastal, K'Zell Wesson, Ryan Toolson, Orhun Güngören (Kiralık)

Tofaş
Gelenler: İnanç Koç (Mersin BŞB), Onur Aydın (Mersin BŞB), Selim Saygın (Almaty), Jason Rowe (Sassari), Austin Nichols (Orleans), Tomislav Ruzic (Zadar), Can Özcan (Darüşşafaka CT)
Gidenler: Sean Denison, Marko Kolaric, Lamar Butler, Brandon Bowman, Nezih Özbakır, Mehmet Yağmur, Cihad Şahin, Melih Sevda

Türk Telekom
Gelenler: Faruk Akagün (Koç), Ümit Türkoğlu (Erdemir), Yunus Çankaya (Banvit), Ceyhun Altay (Aliağa Petkim), Orhan Hacıyeva (Darüşşafaka CT), Adem Ören (Beşiktaş Cola Turka), Can Uğur Öğüt (Genç Telekom), Rasim Başak (F.Bahçe Ülker), Mehmet Yağmur (Tofaş), Heiko Schaffartzik (Braunschweig), Larry Owens (Tulsa 66'ers), Marquis Gilstrap (NCAA Iowa State), Diamon Simpson (L.A. D-Fenders), K'Zell Wesson (Pınar Karşıyaka), Aleksandr Rindin (Turow), Fatih Solak (G.Saray Cafe Crown), Greg Stiemsma, Tony Gaffney, Sani Becirovic
Gidenler: Ricky Davis, Tutku Açık, Hüseyin Beşok, Bekir Yarangüme, Erwin Dudley, Kris Lang, Lamayn Wilson, Demond Mallet, Ümit Sonkol, Soner Şentürk, Goran Jeretin, Mutlu Akpınar, Pertev Öngüner, Erdinç Balto, Sertaç Şanlı, Berent Kavaklıoğlu

Asım Pars'a Bir Kanca da G.Saray'dan

Geçen hafta Medical Park Trabzonspor'un Asım Pars ile ilgilendiğini yazmıştık. Ancak öğrendik ki tecrübeli uzunla ilgilenen tek takım onlar değilmiş, G.Saray Cafe Crown da yeni sezonda Asım Pars'ı kadrosunda görmek istiyormuş ve oyuncunun menajerine tekliflerini iletmişler. İlgi & Bilgi. Salsabasket özel haberidir.

Erdemir Kepenk İndirmesin

Efes Pilsen varken insanların kaçının ilgisini çeker bilemiyorum ama bir ilçeyi basketbola, hatta spora bağlama konusunda birinci dereceden etkin rol oynayan bir takımın da kepenk indirip indirmeme durumu söz konusu şu sıralar. Olmayacağını düşünüyorum ama yine de ihtimalinin varlığı bile yeteri kadar üzücü.

Erdemir kulübünü son dönemden yakınen tanırsınız. 2008'de yeniden çıktıkları 1. ligde, işler kötü giderken sezon ortasında göreve getirilen genç koç Ahmet Çakı'nın usta dokunuşlarıyla hem kupa finali oynamış hem de o rüzgarla ligde kalmışlardı. 2009-10 sezonunda Ahmet Çakı ve ekibini daha da zorlu bir görev bekliyordu. Zira yarısında aldıkları ve o durum için mucize sayılabilecek bir başarı hikayesinin ardından yeni sezondaki bütçe 2008-09 sezonundakinin (3.5 M $) yarısından bile aza (1.5 M $) düşürülmüştü. Takmadılar fazla kafaya, imkanlar dahilinde iyi bir kadro kurdular, işlerine baktılar, ilk 13 maçta 8 galibiyet alıp ligde beşinciliğe kadar yükseldiler, ama sonrasında yaşanan performans ve konsantrasyon düşüklüğü ile ligi 13 galibiyetle bitirebildiler. Yine de ilk 8 içinde kalmayı başarıp kulüp tarihinde ilk kez Play-Off oynama başarısını gösterdiler.

Ne acı ki bütçe aşağıya giderken, başarının yukarı gitmesi bile tatmin edememiş bazı kimseleri. OYAK grubunun basketbola çok da sıcak bakmıyor oluşu nedeniyle Erdemir kulübünün kepenk indirme durumu bile varmış. Erdemir Genel Müdürü Oğuz Özgen (ki kendisi yaklaşık 30 yıldır Erdemir fabrikasının binbir farklı kademesinde çalışmış gerçek bir Erdemirlidir) tüm gücüyle bunun aksi için uğraşmaktaymış. Bu hafta içinde yapılacak toplantıların ardından ne olacağı ve şayet devam edilirse -biraz daha küçülmesi kesin- bütçenin ne olacağı soruları da netlik kazanacakmış.

Oğuz Özgen'in gücüne güveniyor herkes. Elbette biz de. Erdemir seneye de bu ligde olacaktır. Ama düşük bütçeyle, ama aynı bütçeyle. Fark yapmaz. Basketbolu yeni yeni öğreniyor olsa da heves konusunda hiçbir eksiği olmayan, hatta çoğu şehre, çoğu ilçeye göre iştah fazlası bulunan Erdemir seyircisi de bayraklarıyla, formalarıyla o sıcacık salondaki yerini alacaktır yine. Salsabasket özel.

Rytas Şampiyon, Newley Beklemede

Brad Newley'in Rytas ile olan flörtünden bahsetmiştik dün. Final serisinin yedinci ve son maçında rakibini evinde Milko Bjelica'nın 24 sayısı ile 80-71 geçmeyi başaran Rytas, Lityanya şampiyonu oldu. Böylece Euroleague'e de doğrudan katılma hakkı elde ettiler. Burada geçirdiği iyi sezonun ardından Avrupa'nın en üst arenasında gözükmek isteyecektir diye tahmin ediyorum Avustralyalı oyuncu. Hem memleketlisi Baynes de orada.

Dixon'a Edirne'li Hayat Arkadaşı

Gökhan Taştimur yönetiminde Beko Basketbol Ligi'ne yükselen Olin Gençlik'in Amerikalı'sı Lee Dixon, dörtlü finallerin Yozgat ayağında sakatlanarak takımını yalnız bırakmıştı hatırlanacağı üzere. Bu eksikliğe rağmen Hacettepe Üniversitesi'ni geride bırakarak birinci lige yükselen Olin'de, tüm maçları benchden büyük bir heyecan ile takip eden ve final maçından sonra en fazla sevinen isimlerden biri olan Dixon, bu günlerde Edirne/Keşan'lı bir bayan ile hayatını birleştirmek üzereymiş. 29 Mayıs'da Amerika'da yapılacak düğünün ardından yeniden Türkiye'ye dönecekmiş çift. Önümüzdeki sene Olin kadrosunda tutulmak istenen isimlerden biri olan Dixon'ın, uzun yıllardır ülkemizde forma giymesinin ardından Türk vatandaşlığına geçirilmesi için de birtakım çalışmalar varmış ayrıca. Gökhan Taştimur'un sevdiği oyunculardan biri olan Dixon, kuvvetle muhtemel önümüzdeki sezonu Türkiye'de açacak. Amerika-Edirne birlikteliğine mutluluklar dileğimizi ileterek kapatalım bugün dükkanı. Foto: Uzunköprü Hür Gazetesi

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Efes Pilsen'den 61-16 Açıklaması

Final serisinin ikinci maçından önce skorbordda yapılan denemelerin sonuncusu 61-16 şeklinde olmuş ve bir süre de bu şekilde kalmış. Futboldaki travmayı hatırlattığından ötürü de tepki çekmiş. Bugün gazetelerden öğrendim ben de. Başarısızlığı hazmedebilmek, başarısızlık sonrası gelebilecek ufak takılmalara ya da iğnelemeleri hazmedebilmek önemlidir diye düşünürüm hep. Sen kalkıp o konuma düşüyorsan, geçilecek makaraları da kaldıracaksın. Hala 61 ve 16'nın yanyana gelmesini hazmedemeyen F.Bahçeliler varsa bu onların sorunudur ancak Efes Pilsen'in kalkıp da bu konuda resmi bir açıklama yayınlamasına ne demeli? Çok güldüm akşam akşam, ne gerek var ki böyle bir şeye? Buyrun açıklamanın tam metni şurada. Bir de şu cümleye özellikle güldüm: '22.05.2010 tarihinde Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker takımları arasında oynanan Play-off müsabakası öncesinde skorbordda basketbol ile ilgisi olmayan bazı rakamların yer aldığını bugün basın yoluyla öğrenmiş bulunuyoruz'.