30 Haziran 2010 Çarşamba

Josh Shipp G.Saray Cafe Crown'da

Taylor Rochestie transferinin ardından yabancı oyuncu arayışlarını sürdüren G.Saray Cafe Crown'da kadroya katılan ikinci yabancı oyuncu oldukça tanıdık bir isim oldu. Haber dünkü Nilay transferinde olduğu gibi bir kez daha Serdar Abi'ye ait. Geçtiğimiz sezonu Bornova'da geçiren ve 33 maçın tamamında forma giyerek yakaladığı 18.8 sayı - 5.2 ribaund - 2.4 asist - 1.9 top çalma ortalamaları ile Bornova takımının yakaladığı başarıda en önemli pay sahibi olan Shipp, önümüzdeki sezon sarı kırmızılı formayı terletecek. Türkiye'de geçirdiği başarılı sezonun ardından Avrupa'dan da taliplileri vardı Shipp'in. Özellikle İsrail takımlarıyla alakalı haberler çıkıyordu dışarıda. Oyuncuya pek çok teklif var ama biz de takımda tutmak için teklifimizi yapacağız demişti koç Aclan Kavasoğlu. Fakat İzmir'deki ilk sezon performansının ardından Shipp'in seviye atlayacağı aşikardı. Tercihi İstanbul'dan yana olmuş. Transfer dolayısıyla Bornova kulübüne ödenecek olan bonservis ücretinin 180.000 $ civarında olduğunu da ekleyelim bu arada.

Josh Heytvelt de Bosman Statüsüne Geçiyor

Kolej kariyeri sonrası ilk Avrupa deneyimini yaşadığı 2009-10 sezonunda Oyak Renault ile başarılı bir performans ortaya koyan ve Bursa ekibinin kümede kalmasında etkin rol oynayan Heytvelt, bildiğiniz üzere TBL bitince Play-Off'larda oynamak için Virtus Roma'ya transfer olmuştu. Tıpkı G.Saray Cafe Crown'dan Darius Washington gibi.

Washington'u seneye de takımda tutmaya sıcak bakan İtalyan ekibi, Heytvelt konusunda net kararını vermedi. Ancak Heytvelt de boş durmuyor tabii. Bu sırada Bosman statüsüne geçebilmek için işlemlere başlamış. Hollanda ya da Özbekistan vatandaşlığına geçmesi gündemdeymiş. Bosman olursa Roma kadroda tutmak ister mutlaka ama başka talipleri de çıkacaktır kesin.

E.Pilsen EL Pazarlama Ödüllerinde Birinciliğe Aday

Euroleague'de bu yıl dördüncüsü yapılan Pazarlama Ödülleri’nde Efes Pilsen ilk üç aday arasına kaldı. Efes Pilsen ile birlikte Litvanya’nın Zalgiris Kaunas ve Polonya’nın Prokom takımları da birincilik için mücadele edecek. Yarışmanın birincisi ise 8 Temmuz Perşembe günü Barcelona’da yapılacak olan Euroleague kura çekiminde açıklanacak.

Euroleague'in geleneksel hale getirdiği yarışmada takımların seyirci, dağıtım, ürün ve markalaşma kriterleri baz alınıyor. 2009-10 sezonunda her üç kulüp de yaptıkları pazarlama çalışmaları, seyirci artışları, saha içi ve dışı aktiviteleri gibi çalışmalar ile altın, gümüş ve bronz ödül almaya hak kazandılar.

Efes Pilsen sosyal mecraların kullanımı, seyircilere yönelik saha içi aktiviteleri ve yeni teknolojilerin kullanımı ile son üç takım arasına kalırken; Zalgiris markalaşma ve Prokom da Sopot’tan Gydnia’ya taşındıktan sonra sağladığı % 30’luk seyirci artışı konusunda öne çıktı.

Nezih Özbakır TED Kolejliler'de

Geçtiğimiz sezonu Tofaş forması altında maç başına sekiz dakika süre alarak yakaladığı 3.5 sayı - 1.7 ribaund rakamları ile tamamlayan Nezih Özbakır, yeni sezon için Optimum TED Kolejliler ile anlaşmış. Yeni sezonda hedefi TBL'ye yükselmek olan belirleyen Ankara ekibinde geçtiğimiz günlerde de Bora Sancar'ın transfer haberini vermiştik. Önceki yıllarda Ted Kolejliler çatısı altında ikinci ligden birinci lige yükselen kadroda yer almayı başaran Nezih, bu başarısını tekrarlamak için çabalayacak bu sezon.

Yeni Sezonda TBL Maçları Hangi Kanalda?

Yeni sezon öncesinde cevabı merakla beklenen sorulardan biri de TV yayın haklarını hangi kanalın alacağı elbette. Bildiğiniz gibi Spormax'le olan sözleşme bitti ve sezon öncesinde yeni bir ihale yapılacak. Peki kimdir bu işe talip olan kanallar?

Spormax yine istiyor TBL'yi. Sonuçta oturttukları bir düzen var ve bu düzeni kaybetmek niyetinde değiller. Ancak TRT ve NTV de bu kez sağlam bir şekilde istekliler. TRT HD ve HD-EN kanallarını düşünürsek, tıpkı Spormax gibi ellerinde HD olarak yayınlama imkanları da var maçları. Bakalım kazanan kim olacak? Salsabasket özel haberidir.

TBL'de Yabancı Sayısı Kuralı Değişmedi

Dün Lig Kurulu Toplantısı yapıldı ama TBF'nin sitesinde bu konuyla ilgili geçilen haberde net bir bilgi yok. Konuşuldu, görüşüldü, yok şu sunum yapıldı, yok bu fikirler alındı şeklinde geçiştirmek daha cazip gelmiş. Ben resmen açıklanmasa da yabancı sayısının geçen yılki şeklini koruyacağını öğrendim. Takımlar maç içinde yine 2'si Bosman olacak şekilde 3+2 kuralına sadık kalarak kullanabilecekler yabancı oyuncularını. 5 yabancı hakkını kullanan takımlardan alınacak paraların havuzda toplanıp, ligi 3 yabancıyla götüreceğini açıklayan takımlara bölüştürülmesi işlemi de miktarlar aynı kalacak şekilde geçerli.

Kuralda değişime gidilmesini bekleyen birkaç kulüp vardı ama bu yıl için bu değişim gerçekleşmedi. 2011-12 sezonunda ne olacağı ise önümüzdeki sene yapılacak görüşmelerden sonra netleşecek. Şu an için onun ne olacağı belli değil. Salsabasket özel haberidir.

29 Haziran 2010 Salı

Nilay Yiğit Yeniden Beşiktaş'ta

Ceyhun Yıldızoğlu yönetiminde yerli kadrosunda köklü değişikliklere giden ve bu revizyon çalışmalarının ardından oluşacak olan G.Saray Medical Park kadrosunda düşünülmeyen isimlerden biriydi Nilay Yiğit. Geçtiğimiz sezon G.Saray'a transfer olduğunda 'Doğuştan G.Saray'lıyım!' açıklamalarıyla epeyce gündemde kalmıştı hatırlanacağı üzere. G.Saray taraftarı özellikle forumlarda bu transfere ciddi bir tepki göstermiş olsa da Abdi İpekçi'deki maçlarda uzaktan soktuğu üçlüklerin ardından 'Nilay, Nilay, Nilay' seslerini de duymuştuk sezon içinde. Esra Şencebe, Yasemin Horasan ve Melike Bakırcıoğlu transferleri ile yerli kadrosunu revize eden takımlardan Beşiktaş Cola Turka ile anlaşmış Nilay Yiğit. Haber Serdar Abi'den. Fenerbahçe'den Akatlar'a geçtiği ilk dönemde salonda ciddi tepki toplamıştı Nilay, muhtemelen bu ikinci gelişinde de benzer bir tepki görecektir Beşiktaş taraftarından. Üç Büyükler'in üçünde de forma giyen oyunculardan biri olma ünvanını abartan Nilay, ikinci tura da başlamış oldu böylece. Hayırlı olsun diyoruz. Unutmadan bir de 'Doğuştan Kartal'ım' açıklamasını bekliyoruz elbette, en kısa sürede.

Can Akın Olin'de

Ligin yeni ekiplerinden Olin Gençlik'in G.Saray Cafe Crown'dan ayrılan Can Akın ile ilgilendiği ve imzaların atılmasının yakın olduğu haberini vermiştik daha önce. Can Akın transferi bugün resmiyet kazanmış. Yeni sezonda Edirne'de Olin forması ile izleyeceğiz Can'ı. Olin cephesinin ilgilendiği bir diğer isim Murat Kaya'nın durumu ise şu an için netlik kazanmış değil. Bu hafta içerisinde onun da durumu belli olacaktır diye tahmin ediyorum.

Derya Yannier Hacettepe İle Anlaştı

2 sezon önce İTÜ formasıyla Yükselme Grubu'nda kaçırdığı 1. lig biletini bu yıl Olin Gençlik forması giyerek elde eden Derya Yannier, takımı 1. lige çıksa da 2. ligde oynamaya devam edecek. Geçen yıla göre daha iddialı bir takım kurmak isteyen ve oyun kurucu pozisyonu için Can Akın ile görüşen koç Gökhan Taştimur, Derya'yı yeni sezonda planlarına katmamış. Derya da kendisiyle back-up guard olması için ilgilenen birkaç TBL takımına rağmen TB2L temsilcilerinden Hacettepe'yi seçmiş. 1 sezon daha düzenli olarak oynamak istedi demek ki.

Antalya Muratcan Güler ve Emre Bayav'la İlgileniyor

Yeni sezonda takımı çalıştırması için Ahmet Kandemir ile anlaşan Antalya BŞB, girmekte geç kaldığı transfer piyasasına 2 yerli isimle merhaba demek üzere. Beşiktaş Cola Turka ile yollarını ayıran Muratcan Güler ve sezon başında sakatlığından ötürü Pınar Karşıyaka kadrosundan çıkmak zorunda kalıp, sezonu Aliağa Petkim'de tamamlayan genç uzun Emre Bayav ile ilgileniyorlar. Koç Kandemir'in isteği üzerine transfer görüşmelerine başlanan 2 oyuncudan Muratcan'la başka takımların da ilgileniyor oluşu işlerini biraz güçleştirse de yakında her iki transferin bittiği haberini de verebiliriz buradan. Salsabasket özel haberidir.

Trabzon'da Salonu Yapacak Sponsorlar Açıklanıyor

Revize edilip, 1 Eylül 2010 tarihine yetiştirilmesi planlanan 19 Mayıs Spor Salonu için Trabzonspor'un anlaştığı sponsor firmalar yavaş yavaş belli oluyor. Salonun iç ve dış boyaması Filli Boya tarafından, soyunma odaları ve idari büroların klima tesisatı ise Klima Plus tarafından yapılacak. Soyunma odalarının büyütülmesi, ön cephe giydirilmesi, 80 adet yeni projektör eklenerek ışıklandırma sisteminin güçlendirilmesi kısa süre içinde açıklanacak bir inşaat firması tarafından yapılacakmış. Ayrıca siparişi verilen skorbord, zemin ve potaların masrafları da şu an görüşmlerin devam ettiği 3 sponsor firmadan biri tarafından karşılanacakmış.

Sevmeyeni çok olabilir belki ama Dodo bu para ve sponsor işlerini sapına kadar beceriyor. Kim ne derse desin.

Dodo'dan Salon Konusunda Basın Toplantısı

Medical Park Trabzonspor'un yeni salon yetişene kadarki sürede maçlarını İstanbul'da oynaması ihtimalinden ve sonra da salonla ilgili kulübün istekleri doğrultusunda bir karar çıkınca bu ihtimalin ortadan kalktığından bahsetmiştik. Doğan Hakyemez bugün bu konuda bir basın toplantısı yaptı ve detayları verdi. Basın toplantısının tam metnine şuradan ulaşabilirsiniz.

Nachbar Efes'te Kaldı Gibi

Daha önce açıklamıştık Nachbar ve Efes Pilsen arasında geçen yıl imzalanan 1+1 yıllık sözleşmenin detaylarını. Şayet Nachbar opsiyonu kullanmak istemez ve çıkışını talep ederse bunun için son tarih 25 Haziran'dı. Nachbar bu hakkını kullanmadı. İşin bir de Efes Pilsen tarafı var, öyle ya Efes de sözleşmeyi uzatmak istemeyebilir. Bunun için de son tarih 30 Haziran. Yani yarın. Şu an için böyle bir şeyi düşünmediklerini öğrendim Efes Pilsen cephesinin. Yarına kadar fikirleri değişmez ise, Nachbar'ın sözleşmesi otomatikman yenilenmiş olacak. Zaten Nachbar'ın da Ergin Ataman gittiği için herhangi bir sıkıntısının kalmadığını biliyorum. İyi bir sezon geçirip geri dönmek istediği NBA'de daha güzel bir kontrat kapabilir. Salsabasket özel haberidir.

Wisniewski Takımın Savunma Parametresini Arttıracak

Efes Pilsen dün Maccabi'nin oyun kurucusu Andrew Wisniewski'yi transfer ettiğini resmen duyurunca hemen aklımıza Kerem & Ender ikilisinden birinin gidebileceği ihtimali gelmişti. Bu merakımızı gidermek için aradığımız Engin Özerhun böyle bir durumun olmadığını, koç Perasovic'in üç oyuncuyu beraber kullanmak istediğini belirtti. Kerem'i 2 numarada da kullanabileceğine inanıyormuş koç Perasovic, ki mantıklıdır. Ama Wisniewski transferinin asıl çıkış noktası elbetteki de takımın savunma parametresini arttırmak. Kendisi 2005-06 sezonunda Almanya'da sayı kralı olmuş olsa da hemen bir sonraki sezon daha sert bir lig olan Hırvatistan'da yılın savunmacısı seçildi. Zaten son dönemde öne çıkan yönü de işin savunma tarafında hep. Hem Kerem'in hem Ender'in veremediği sertliği takıma vermesi isteniyor. Ayrıca genel anlamda düşünüldüğünde Rako, Cenk, Dudley gibi isimlerle iyice yumuşak bir takım konumuna giren Efes Pilsen için işin savunma yönüne eğilmek kaçınılmaz bir gerçek. Gerçi ben hala o pozisyonun biraz şişkin olduğuna inanıyorum. Sinan ve Rako'nun da gerektiğinde top getirebildiği bir ortamda 3 adet saf oyun kurucu fazla gibi. Salsabasket özel.

Andrew Wisniewski Efes Pilsen'de

İlk olarak Rakocevic fısıldamıştı haberi, resmi site de daha fazla bekletmeden açıkladı. Andrew Wisniewski yeni sezonda Efes Pilsen forması giyecek. Malum sebep dolayısıyla bir yıllık olarak atılan bu imzayı, Kerem Tunçeri & Ender Arslan ikilisinden birinin takımdan ayrılması olarak da yorumlamak gerekecek sanırım. Ya da bu sezon deneyimlediğimiz altı yabancılı rotasyonun bir parçası olacak Amerikalı oyuncu. Sıradaki hamleler neticesinde görebileceğiz bunu. Yeni koç, yeni sistem ve çoğunluğu yenilenmiş bir kadroyla sezona başlayacak Efes Pilsen'de kadroya katılan ilk yabancı oyuncu Wisniewski oldu böylece.

28 Haziran 2010 Pazartesi

Konyalı Portlandlılar Devam Ediyor

Canım kardeşim Can Kori'nin sahibi olduğu Konyalı Portlandlılar blogu bir dönem bizim de yaşadığımız erişilememe sıkıntısının benzerini yaşıyordu. O dandik dönemde birçok kişi sitenin kapandığını zannetmiş ama yok öyle bir şey. Can domain sıkıntısını çözdü ve aynı adresten yola devam ediyor. 1 yaşını kutlayan Konyalı Portlandlılar sitesine ve Can'a bu vesileyle buradan da nice yaşlara diyelim. Siteye erişmek isteyenler şurayı kullanabilirler.

Rako'dan Al Haberi: Wisniewski Efes'e mi?

Perasovic'in gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdiği Twitter hesabından bugün bir açıklama daha yaptı Igor Rakocevic. Şöyle diyor kendisi: 'I heard roumors Efes wants Wiznizwski...if true, VERY good choice- i really like him as a player'. Yani: 'Efes'in Wisniewski'yi istediği yönünde söylentiler duydum. Eğer doğruysa, çok iyi seçim. Oyuncu olarak gerçekten çok beğeniyorum'. Kendisi Maccabi'nin guardı bildiğiniz üzere. Gerçi çözemiyorum neden bu takım hala guard transfer etmek istiyor ama hayırlısı bakalım. Yani o kadar acil çözüm gerektiren noktalar var ki, 2 tane Milli Takım guardının olduğu bölgeye adam bakmak biraz maymun iştahlılık gibi. Acaba Kerem Tunçeri mi gidecek? Bir ara teklifler olduğu söyleniyordu kendisine. Yoksa TAU zamanından bildiği Kaya'yı istemeyen (öyle dediler, yapılan resmi açıklamaların yalancısıyım) Perasovic, aynı dönemde İspanyol temsilcisine yolu düşen ve beraber çalışma fırsatı bulduğu Ender'i de mi istemedi?

NBA Türkiye - Temmuz 2010 Kapağı

Ara verdiği yayın hayatına yeniden dönen, yine Mete Aktaş önderliğindeki yeni ekibiyle yeni bir başlangıç yapacak olan NBA Türkiye dergisinin 1. sayı görseli yukarıda. 1 Temmuz'da raflardaki yerini alıp memlekette yok olup giden basketbol dergiciliği ateşini yeniden yakacak. İçinde bulunmaktan büyük gurur duyduğum yazar kadrosu şöyle: Yiğiter Uluğ, Mithat Bereket, İbrahim Kutluay, İsmet Badem, Doğan Hakyemez, Mete Aktaş, Ümit Avcı, Alp Ulagay, Caner Eler, Anıl Aksaç, Serdar Gürel, Oğuz Yenihayat, Sedat Koç, Emre Özcan, Ümit Can İlhan, Cem Pekdoğru, Şansal Kulabaş. Kapaktan da göreceğiniz üzere içerik sadece NBA temalı değil. Ben 2009-10 TBL Final Serisi ve Emir Preldzic yazılarımla naçizane bir katkı verdim dergiye. Lebron ve Kobe posterlerinin de hediye olarak verileceği bu dopdolu dergi için geri sayıma başlayabiliriz artık.

Erdal Bibo Boşta

Efes altyapısından çıktıktan sonra sırasıyla Efes Pilsen (4 yıl), Türk Telekom (2 yıl), F.Bahçe (5 yıl), Mersin BŞB (yarım sezon), Beşiktaş Cola Turka (yarım sezon), TTNet Beykoz (1 yıl) ve Erdemir (2 yıl) formalarını giyen, 15 senedir 1. ligde oynayan, ligin en tecrübeli forvetlerinden Erdal Bibo bu yıl bütçede küçülmeye giden Erdemir ile anlaşamadı ve şu anda boşta. O bölgeye adam arayanların ilgisini çekecektir mutlaka. Salsabasket özel haberidir.

Oyak Renault Alper Özcan İle Anlaştı

Bursa ekibinin yerli bir back-up guard aradığını belirtmiştik hatırlarsanız. Geçen sezonu Daçka'da geçiren 1989 doğumlu Alper Özcan ile 3 yıllığına anlaşmışlar, imza bugün atılacakmış bir aksilik çıkmaz ise. Alper'i TED Kolejliler'le düşerkenki sezonda son maçlarda çok pozitif bulmuştum. Son 2 sezondur gittiği takımla küme düşüyor ama dakika da alamıyordu pek. Bu yıl Ahmet Erdoğan'dan boşalan bölgede ciddi süreler alacak ve takımına katkı sağlayacaktır bence. Ayrıca Oyak Renault, Yeşimspor'dan da 2 transfer yaptı. 91 doğumlu Semih Yalçınkaya ve 92 doğumlu Oğuzhan Şan ile 5'er yıllık kontratlar yapılmış. Geleceğe yatırım ve bir sonraki sezon bittiğinde elde 7-8 oyuncu bulunması açısından önemli bir hamle. Semih 4-5 pozisyonlarında, Oğuzhan ise 2-3 pozisyonlarında oynuyormuş.

Bu 3 isim ile anlaşarak yerli transferini noktalayan Oyak Renault'da 1-2-4 numaralara alınacak 3 yabancıyla da kadronun son makyajı yapılmış olacak. Salsabasket özel haberidir.

27 Haziran 2010 Pazar

Trabzonspor'un İstanbul Resti Karşılık Gördü

Hafta içi Medical Park Trabzonspor'un İstanbul'a taşınma ihtimali üzerine bir şeyler karalamıştık. Sonunda kulübün istediği gibi sonuçlandı olay. Sponsorlar aracılığıyla yenilenecek olan 19 Mayıs Spor Salonu'nun modernizasyon işi bir an önce sonuçlanacak. Takım yeni salon bitene kadar burada, sonra 7500 kişilik yeni salonunda oynayacak maçlarını. Bunun için 'İstanbul' resti gerekliydi belki, gereği de yapılmış oldu. Mantıklı olan, olması gereken de buydu zaten.

Raduljica Transferinde İkinci Perde

Efes Pilsen'in Raduljica girişiminde akibeti olmayan bir 150.000 €'nun varlığından bahsetmiştik daha önce. Bu kez Raduljica'nın formasını giydiği FMP takımının başkanı Nebojsa Covic'in açıklamaları yer alıyor Sırp basınında. Oyuncunun kulübüyle üç yıllık sözleşmesi olduğunu söyleyerek söze başlayan Covic, Raduljica'nın menajerinin belli olduğunu, Efes Pilsen ile transfer konusunda görüşebileceklerini fakat şu ana kadar direkt olarak Efes Pilsen kulübünden gelmiş bir başvurunun olmadığını söylüyor. Avrupa piyasasında isteklisi epeyce fazla olan Raduljica için mevcut tek temasın İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv tarafından yapılmış olduğunu da açıklamış Covic. Bu tarz bir girişim olacaksa şayet bu girişimin kulüp aracılığıyla ya da resmi menajerleri Zoran Ivanovic ve ortağı Cicic kanalıyla yapılması gerektiğini de ekliyor Sırp başkan. Efes Pilsen cephesinden konuyla alakalı bir açıklama gelmemesi ile birlikte bu transfer konusu ülkemizde pek yankı uyandırmamış olsa da Sırbistan'da gündemin sıcak maddelerinden biri. Gelişmeleri takip etmekte fayda var, bu noktadan sonra bakalım nasıl bir yol izleyecek Efes Pilsen.

26 Haziran 2010 Cumartesi

Sertaç Şanlı Transferinde Son Durum

Hafta içinde Melih Mahmutoğlu ile birlikte G.Saray Cafe Crown'a transfer olduğu haberini verdiğimiz Sertaç Şanlı'nın durumunda şu an için beklenmedik gelişmeler var. Melih Mahmutoğlu isminin resmi sitede açıklanmasına karşın Sertaç ile alakalı henüz resmi bir açıklamanın olmayışı son günlerde herkesin merak ettiği bir konu haline gelmişti. Rasim Başak, Adem Ören, Ümit Türkoğlu, Orhan Hacıyeva ve alınacak muhtemel ikinci yabancının ardından Sertaç'ın bu rotasyonun en tecrübesiz halkası olarak istediği süreleri alamayacağı aşikar. Fakat şu anda Amerika'da bulunan koç Faruk Akagün de geldiği günden bu yana Sertaç ismini düşürmüyor ağzından. Belli ki koçun kafasındaki takım profilinde Sertaç'a düşecek görevler var. Oyuncunun şu anda üç yıllık sözleşmesinin olması, koçun onu takımda görmek isteyişi bu aşamada Telekom cephesinin artıları olarak gözükürken Sertaç'ın bahsettiğim rotasyonda süre şansının az olduğunu düşünerek, gelişimini daha fazla süre alabileceği bir takımda sürdürmek isteyişi de olayın ikinci boyutu olarak duruyor ortada. Oyuncu ayrılmak istiyor, kulüp ise kalmasından yana. Önümüzdeki günlerde Sertaç'ın ve kulübünün kararı ne yönde olacak, bekleyip göreceğiz.

F.Bahçe Ülker'den Kaya Peker Açıklaması

Kaya Peker'in Fenerbahçe Ülker'e transfer olmasının ardından final serisindeki küskün, isteksiz oyunu bir kez daha gündeme gelmişti. Başka bir isim olsa belki bu kadar konuşulmayabilirdi bu senaryo fakat söz konusu ismin Kaya olması hemen hemen herkesi bu minvalde düşüncelere sevketti. Beşiktaş Cola Turka kariyerinin sonlarında da bugünküne benzer sahnelerin yaşanması temel etkendi elbette bu dedikodularda. Bugün HaberTürk gazetesinde 'Korkunç Şüphe' başlığı ile yayınlanan ve Kaya Peker ile F.Bahçe Ülker'in final maçları esnasında görüştüğü, anlaştığı yönündeki haber F.Bahçe resmi sitesinden sert bir dille yalanlandı. 'Kulübümüzün Kaya Peker'in Efes Pilsen ile sözleşmesi devam ederken kendisi ile anlaşması gibi bir durum söz konusu değildir ve olamaz. Kaldı ki Kaya Peker ile çok kısa bir süre önce mutabakata varılmış bunun ardından da oyuncu yurtdısına cıkmıstır. Bu sebeple ile kulübümüz ile sporcu arasındaki sözleşme faks aracılığı ile imzalanmıştır. Basketbol Federasyonu'na teslim edilecek sözleşme oyuncunun Türkiye'ye dönmesinin ardından imzalanacaktır.' denilen açıklamanın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Turgut Atakol'da Şampiyonuz

Turgut Atakol turnuvasında oynadığı dört maçı da kazanan Ümit Milli Takımımız bugün finalde turnuvanın diğer namağlup takımı Hırvatistan ile karşılaştı. Maçın altıncı dakikasında günün başarılı ismi Melih Mahmutoğlu'nun üçlüğü ile 12-11 öne geçen takımımız, bu dakikadan sonra skorda hiç geriye düşmedi. İlk çeyreği 23-20, devreyi de 43-35 önde kapatan milliler, üçüncü çeyrekte sertleşen savunması ile birlikte maçı koparmayı başardı. Üçüncü çeyreğin dokuz dakikalık diliminde 26-13'lük seri yakalayan takımımız, farkı da 21 sayıya kadar çıkarmayı başardı ve kapıyı kapattı. Bu sekansda gösterilen takım savunması önemliydi ve farkı yaratan temel unsurdu aynı zamanda. Final maçının üç Türk hakemle yönetilmesine maçın başından itibaren tepki gösteren ve dakikalar geçtikçe tepkinin dozajını arttıran Hırvatistan ekibinin bu serinin oluşmasındaki katkısı da yadsınamaz elbette. Oyuna müdahale etmedikleri gibi parkedeki oyuncuların konsantrasyonlarını da fazlasıyla bozdular diye düşünüyorum. Her ne kadar itirazlarının büyük kısmında haklı olsalar da.

Son çeyrekte skoru koruma güdüsüyle hareket eden milliler, sahadan 86-79'luk skorla galip ayrılarak turnuvayı şampiyon olarak kapattılar. 4/4 ikilik, 5/10 üçlükle 25 sayı üreten çiçeği burnunda G.Saray'lı Melih Mahmutoğlu takımımızın en skoreri olurken, Furkan Aldemir 15 sayı - 13 ribaund ile double double'a imza atan tek oyuncumuz oldu. Aynı zamanda turnuvanın MVP ödülünü de kazandı Furkan. Tam dokuz oyuncunun skor, sekiz oyuncunun asist katkısı verdiği takımımızda kaptan İbrahim Yıldırım'ın 14 sayı - 5 asist - 4 ribaundu da not düşülmesi gereken bir diğer detay. İbrahim'in kenara geldiği anlarda top getirmekte ve oyun kurmakta zorlanmamız ise 8 Temmuz'da Hırvatistan'da başlayacak Avrupa Şampiyonası öncesinde üzerinde durmamız gereken temel nokta olarak gözüküyor şu aşamada. Furkan - İlkan - Sertaç - Dusan üzerinden şekillenen uzun rotasyonumuz, Birkan'ın enerjisi ve bu sezon kazandığı tecrübesi, Melih'in zaman zaman ayar çekilmesi gerekse de keskin şutörlüğü ve İbrahim'in organizatörlüğünde umut ve heyecan veren bir ekibe sahibiz. Bu takıma kenardan gelen Can Maxim, Göksenin Köksal gibi isimlerin vereceği ekstra katkılar ve Furkan'sız beşin boyalı bölgedeki etkinliği doğrultusunda Hırvatistan'da madalyaya ulaşma şansımız artacaktır.

Üniversite sınavı için İstanbul'a giden Volkan İncekara ile henüz sakatlığını tam olarak atlatamayan Deniz Kılıçlı'nın da bugünkü maçta forma giyemediğini ekleyelim. Şu anda Ankara'da kampta bulunan Milli takımımıza teşekkür ve tebriklerimizi iletip, devamının Hırvatistan'da olmasını dileyerek de kapatalım postumuzu.

Cenk Akyol Efes Pilsen'de

Cenk Akyol yuvaya dönüş hazırlığında demiştik dün. İmzalar yakın zaman içerisinde atılabilir diye de eklemiştik. Az önce konuyla alakalı resmi açıklama geldi Efes Pilsen kanadından. Geçtiğimiz sezonu Air Avellino forması ile İtalya'da geçiren Cenk, 11.8 sayı, 2.6 ribaund ve 1 asist ortalamaları tutturmuştu. İtalya'da yaşadığı bu tecrübenin ve gösterdiği iyi performansın ardından milli takım kadrosuna da seçilen 1987 doğumlu genç oyuncu ile iki yıllık sözleşme imzalanmış.

Antalya BŞB'nin Yeni Koçu Ahmet Kandemir Oldu

Perşembe günü yapılan görüşmelerden sonuç çıkmamıştı ama az önce öğrendim iş bitmiş, 1 yıllık anlaşma sağlanmış. Geçen sezon Mersin BŞB'den ayrıldıktan sonra sezonun son kısmını evinden izleyen Ahmet Kandemir yeni sezonda Antalya BŞB'nin koçu olacak. Hem koça hem de takıma hayırlı olsun diyor, başarılar diliyoruz. Salsabasket özel haberidir.

Aklın Yolu Bir: 'Efes' Formülü

Dün Hürriyet gazetesinde çıkan habere göre Tuncay Özilhan şöyle diyor: 'Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) hazırladığı sponsorluk yönetmeliği çıkarsa, Efes Pilsen kulübünü kapatacağız. Ancak uygulamanın yumuşatılması ve bir orta yol bulunması için biz de çaba sarfediyoruz. Gerekirse kulübün logosundan Pilsen’i çıkarabileceğimizi teklif ettik. Sadece Efes kalabilir. Uzlaşma sağlanması için çalışıyoruz'

Çok olmuştu söyleyeli, çok büyük bir değişiklik olmazdı Efes Pilsen'in adının 'Efes' ya da 'Efesspor' olması. Özilhan kanadından bu minvalde bir açıklama gelmiş olması sevindirici. En azından opsiyon olarak düşünüldüğünü görmek güzel. Tabii burada hükümet kanadının tutumu da önemli. Bu tarz bir öneri karşısında gösterecekleri tutum merak konusu. Esas amaç üzüm yemekten ziyade bağcıyı dövmekse onu da görmüş olacağız.

Bora Sancar TED Kolejliler'de

Geçen sezona Kepez'de başlayıp İTÜ formasıyla kapatan Bora Sancar, yeni sezonda hedefi TBL'ye yükselmek olan Optimum TED Kolejliler ile anlaştı. Resmi sözleşme dün imzalanmış. Ankara ekibinde transferler devam edecekmiş.

D-Wash'ın Sakatlığının Perde Arkası

'Bize sakat olduğu ve oynayamayacağı söylendi. Üç maçımız kaldığı için bu maçta riske etmek istemiyorduk. Fakat kendisini ısrarla iyi hissettiğini söylüyordu. Çok büyük bir tesadüf eseri, kondisyonerimiz Semih Eroğlu başka bir doktora gidilmesini sağlamış. Masörümüz de o doktora gidip, Mr’ı göstermiş. Doktor, bu sakatlığın Darius’un oynamasında mani olmayacağını ve sakatlığında da artma ihtimali olmadığını söylemiş. Neticede Darius’ta isteyince oynatmaya karar verdim. Şimdi düşünüyorum da Darius'u oynatmasaydım ve böyle bir hata yüzünden küme düşseydik, derdimizi kimseye anlatamazdık. Bu arada Darius’un Telekom maçında oynamaması ve dokuz gün boyunca antrenman yapmaması durumu daha da vahim hale getiriyor.'

G.Saray Cafe Crown için oldukça kritik bir hal alan ligin son dönemecinde D-Wash'ın önce sezonu kapattığı haberinin gelmesi, ardından Beşiktaş Cola Turka maçında bir şekilde sahada yer alıp maçı kazandıran isim oluşu o dönemde epeyce konuşulmuştu. Aşil tendonundan sakatlandığı ve sezonu kapattığı söylenen D-Wash'ın sahaya çıkıp maçı kazandıran adam oluşundaki süreci ntvspor.net'teki röportajda Gökçe'ye bu cümlelerle anlatmış koç Cem Akdağ. Bilindiği üzere sicili epeyce kabarık olan G.Saray futbol takımının sağlık ekibi üzerinden dönen geyiklerin haddi hesabı yoktur. Fakat en kritik anda yapılan bu akıl almaz hata futboldakinden çok ayrı bir boyutta değerlendirilmeli kesinlikle. Yeni sezonda Medical Park sponsorluğu bir çare olabilir belki onlar için.

25 Haziran 2010 Cuma

Hakan Demirel Yeniden Erdemir'de

Bu yılki bütçesini 1.2 M $ olarak belirleyen ve transferde rakiplerine göre biraz daha geç kalan Erdemir, oyun kurucu pozisyonu için eski oyuncusu Hakan Demirel ile anlaştı. 2 yıl önce Erdemir formasıyla yakaladığı çıkışı, geçen yıl Daçka'da hem sakatlık hem de idari problemler nedeniyle yerin altına gömen Hakan için yeniden çıkış vakti. Kariyerine suni teneffüs niyetine gelmiş Ereğli ve Ahmet Çakı ile tekrardan yolları kesişti. Hayırlısı olur inşallah iki taraf için de. Erdemir'de Hakan Demirel'in yanına bir yerli back-up guard daha alınıp o bölgenin tamamen Türklere teslim edileceğini belirterek bitirelim postumuzu. Salsabasket özel haberidir.

Cenk Akyol Yuvaya Dönüş Hazırlığında

Geçen sezonu Air Avellino takımına transfer olarak İtalya'da geçiren ve iyi geçirdiği sezonun ardından da Milli Takım aday kadrosuna yeniden çağrılarak ödüllendirilen Cenk Akyol, yuvaya dönüş hazırlığında. Altyapısından yetiştiği Efes Pilsen'in yeniden kadroya katmak istediği genç şutör bu teklife sıcak bakıyormuş ve taraflar yakın gelecekte resmi anlaşmayı imzalayabilirlermiş. Salsabasket özel haberidir.

Mehmet Yağmur da Telekom'da

Kadro revizyon çalışmalarını abartıp kadroyu silbaştan yaptığı için transferin en hareketli takımı olarak gözüken Türk Telekom, son günlerde Tofaş'tan ayrılan Mehmet Yağmur'la dirsek teması halindeydi. Bugün iki yıllık sözleşmeye imza atmış genç oyuncu. Berent Kavaklıoğlu'nun ardından kadroya katılan ikinci oyuncu kurucu olan Mehmet Yağmur'un yanına bir de yabancı bir numara geleceğini söylemişti koç Faruk Akagün. Sezon içerisinde süre dağılımı nasıl olacak hep beraber göreceğiz fakat potansiyelli bu yerli oyuncuların yanına eklenecek yabancı oyuncular kimler olacak, bu sorunun cevabı çok daha önemli şu aşamada.

Efes'te Shumpert, Kasun ve Smith İle Yollar Ayrıldı

Efes Pilsen mevcut yabancılarından Preston Shumpert, Mario Kasun ve Charles Smith ile kesin olarak yollarını ayırdı. Bostjan Nachbar konusunda ise şöyle bir durum var: Bugün Nachbar'ın opsiyonu için son gün. Ama Nachbar için. Kulübün opsiyonu kullanmak için son günü 30 Haziran. Şu anki durum ve iki taraf arasında yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum yokmuş ve Nachbar önümüzdeki yıl da Efes Pilsen'de kalacak gibiymiş. Ama son anda bir değişiklik olur mu bilinmez. Biz sadece mevcut durumu özetleyelim, nasılsa en geç 30 Haziran'da herşey netleşmiş olur o konuda da. Salsabasket özel haberidir.

Medical Park Trabzonspor İstanbul'a Taşınabilir

Sezonun iddialı takımlarından Medical Park Trabzonspor, salonsuzluk sıkıntısı nedeniyle İstanbul'a taşınma durumuyla karşı karşıya. Şu an için kesin bir şey yok ama eğer ki şartlar beklendiği gibi gelişmez ise alınacak mecburi kararlardan biri de bu. Bunun da izahı Trabzonluların kendi takımlarını Trabzon'da izleyemeyecek olmaları.

Peki durum nedir? Şu anda inşaatı süren 7.500 kişilik salon anca Ocak ayı gibi yetişiyor. Ama bir kesinliği yok. Yani ona bel bağlayarak bir iş yapmak bu sezon için imkansız. Geriye kalan 19 Mayıs Spor Salonu ise Beko Basketbol Ligi için yetersiz ve bir modernizasyon gerektiriyor. Şayet bunu kulüp yaparsa (ki kulübün istediği de bu) hemen yetiştirilecek. Kulüp bu işin altından kalkmak için sponsorlarla görüşüp anlaşmış zaten. Ancak iş ihale usulü açılır ve alacak firmanın işe başlaması, bitirmesi beklenirse, takım ne idman yapabilecek, ne de salon sezon açılışına yetişecek. Sadri Şener bugün konuyla ilgili bir açıklama yapmış Anadolu Ajansı'na, fikirlerini sorduğumuz Doğan Hakyemez ise konunun önümüzdeki hafta başında kesin olarak netleşeceğini belirtti. Beklemekten başka çare yok.

Evet Trabzonspor İstanbul'da seyirci sıkıntısı çekmez ama Trabzon deplasmanının lige katacağı havanın yerini de kimse dolduramaz. İnşallah ilgililer gerekli özveriyi gösterirler de böyle mecburi bir karar almak durumunda kalmaz kulüp.

Dudley Efes Pilsen'de (Resmi Açıklama)

Sabah yazmıştık transferi ve Kaya Peker'in takımdan ayrılması ile başlayan mevcut durumdaki gerçekleşme gerekçelerini. Erwin Dudley konusunda az önce Efes Pilsen'den resmi açıklama geldi. İkinci yılı opsiyonlu olmak üzere iki yıllık sözleşme imzalanmış Türk pasaportuna sahip oyuncu ile.

Tanjevic'in F.Bahçe'ye Aldıramadığı Nemanja Bjelica

Nemanja Bjelica, 1988 doğumlu, 2.09 boyunda, Sırbistan Milli Takımı'nda da forma giyen genç oyuncu. Preldzicvari bir şekilde uzun boyuna rağmen topa hükmedişi mükemmel. 'Joker' oyuncu kıvamında, nereye koysan oynayabilecek, hatta istenirse top bile getirebilecek düzeyde. Bilen bilir, Nemanja Bjelica daha Kızılyıldız'la imzalamadan önce 2008 yazında Tanjevic'in isteğiyle F.Bahçe Ülker idmanlarında boy gösterdi bir süre Bormio'da. Hatta 2 oyuncu daha vardı Bjelica'nın dışında. Tanjevic memnundu Bjelica'dan, yardımcıları da öyle. Ama Preldzic ve Vidmar hamlelerinin gerekçelerini anlayamayan, taraftarlardan gelen tepkiden ötürü bir daha böyle bir hamleye onay verme cesaretini gösteremeyen yönetimin onayından geçmedi bu iş. O dönem Tanjevic şu şekilde özetlemişti durumu: 'Türkler'de genç oyuncuya yatırım felsefesi yok, özellikle de yabancılara'.

Virtus Roma takımının sportif direktörü olan Bogdan Tanjevic, Sırp oyuncu Nemanja Bjelica'yı Roma'ya almak için teklifini iletti. Benetton ile sözleşme yaptığı iddialarını yalanlayan ve böyle bir şeyin olmadığını belirten genç oyuncu, herşeyin NBA draftlarından sonra belli olacağını söylemiş. Dün gece Washington Wizards tarafından 35. sırada seçildi Bjelica. Bakalım geleceği nasıl şekillenecek. Eğer NBA'e gitmezse, ki Tanjevic bunun için uğraşacaktır, Roma'ya gitmesi fazlasıyla mantıklı kendi adına.

Milojevic Sırbistan'da Menajer Oldu

İki sezon önce G.Saray Cafe Crown'ın Zizic - Gurovic - Milojevic üçgeninde kurduğu kadroda en aklı başında oyunu oynayan, sistemsiz takım içerisinde birşeyler yapmaya çabalayan yegane isimdi Dejan Milojevic. İzlerken basketbol öğreten adamlar vardır ya hani, işte onlardan biriydi Milojevic. G.Saray'ın 'Burada yabancı oyuncuları iki sene üstüste oynatmıyoruz dostum!' geleneğine kurban gitti sezon sonunda ve profesyonel kariyerinin son senesini geçirmek üzere Partizan'ın yolunu tuttu. Aslında devam etmek istiyordu parkede kalmaya fakat dizindeki sakatlık oldukça zorluyordu Sırp oyuncuyu. Daha fazla dayanamadı ve aktif oyunculuk kariyerini noktalama kararı aldı. Basketboldan uzak kalamayacağını gayet iyi bildiğimiz Milojevic Sırbistan'ın U-16 takımının menajerlik görevini üstlendi hemen. Geçtiğimiz günlerde de Sırp BC Mega Vizura takımında genel menajerlik görevine getirildi. Yeni değerler kazanmak için oldukça müsait olan potansiyelini yine kendi değerlerini kullanarak çıkartmaya çalışıyor Sırplar. İmreniyor insan, ister istemez. Avrupa basketbolunda isim sahibi olan ve yolu buralardan geçen oyunculardan biriydi o da, hem hayırlı olsun diyelim hem de bir selam yollayalım istedim buradan.

Mecburen Mecburiyetten: Erwin Dudley

Kadrosundan Ermal'i ve Kaya'yı kaybeden, 'Alırım' diye güvendiği Oğuz Savaş'ı takımından çıkartamayan Efes Pilsen, piyasada kalan tek yerli uzuna, Erwin Dudley'e sarılmış durumda. Aslında iş tam anlamıyla zincirleme gelişti. Kaya ve Kerem Gönlüm'e güvenen Efes, Ermal'le sözleşme yenilemedi. Sonrasında Oğuz Savaş konusunda büyük yol katettiler, bu nedenle Kaya'ya biraz da 'Git' der gibilerinden komik bir rakam teklif ettiler. Ama Oğuz Savaş'ı da transfer edemeyince şimdi dımdızlak kaldılar. Mecburen de Dudley'e sarıldılar. İş imza aşamasında deniyor, hayırlısı olsun. Ama Kasun kalacaksa bile, oraya 5 numarayı yedekleyebilecek biri daha şart. Çünkü ne Dudley ne de Gönlüm, Kaya gibi yeri geldiğinde 4 yeri geldiğinde 5 oynayabilip, gerekli sertliği verebilecek isim durumundalar. Hele Dudley'nin jelibon kıvamındaki savunması onları epey bir zorlayacaktır bence. Sahi Dusan vardı değil mi bir de? Bundan iyi fırsat mı var?

24 Haziran 2010 Perşembe

Can Akın & Murat Kaya Edirne Yolcusu

Oktay Mahmuti önderliğinde yerli piyasasından oyuncu kapmak için şu günlerde hummalı şekilde çalışan G.Saray Cafe Crown'da geçen sezonun yerli rotasyonunda önemli süreler alan Can Akın ve Murat Kaya yeni sezon kadrosunda düşünülmeyen isimlerdendi. Can'ın sözleşmesinin fesh edildiği haberini daha önce vermiştik zaten. İki oyuncu da ligin yeni ekiplerinden Olin ile görüşme halindeler. Anlaşma noktasında da büyük bir yol alınmış durumda şu an için.

Haluk Yıldırım Röportajı (Gs.Org)

Hareketli günler geçiren G.Saray Cafe Crown'un gün içinde açıkladığı Haluk Yıldırım transferinin ardından sıcağı sıcağına bir de röportaj gerçekleştirilmiş tecrübeli oyuncuyla. Bilinen bir takım problemler nedeniyle Beşiktaş'ta devam edemeyeceğinin belli olduğunu söyleyen Haluk, sarı kırmızılı takımda yaşanan hareketliliğe, yeni transferlere, oluşturulmak istenen kadro yapısına, kendisinin bu plan içerisindeki rolüne değinirken 2005 yılında yaşadığı ve üstesinden geldiği hastalığın hayatını nasıl etkilediğini de anlatmış. Gelecek sezonla ilgili hedeflerin Hauk Yıldırım'ın ağzından 'Şunun sözünü verebilirim; 40 dakika boyunca mücadele eden, hiçbir zaman maçı bırakmayan, final oynayan, Türkiye Kupası’nı isteyen ve belirli bir yere gelmek için çabalayan bir Galatasaray takımı olacaktır. İyi bir kadromuz var. Ve ben de bu süreç içerisinde elimden geleni yapacağım.' cümleleriyle açıklandığı röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Kaya Peker Konusunda Sesli Düşünelim

Dün gece Kaya Peker'in F.Bahçe Ülker'e transfer olduğunu ve sözleşmesi biten Oğuz Savaş'ın da takımında kaldığı haberini geçtikten sonra her kafadan farklı bir ses çıkmaktaydı. Çekildim kenara, izledim, gözlemledim, okumaya çalıştım transferle ilgili yazılanları. Durum komik, önce bunu söyleyeyim.

F.Bahçe taraftarları arasında ilginç yaklaşımlar var.
1) Bu adamın ne işi var bu takımda diyip isyan bayrağını çekenler.
2) Fatih Akyel'i, Tümer'i, Emre Belözoğlu'nu kabullendik, Kaya'yı da kabulleniriz diyenler.

3) Normalde Kaya'yı sevmem ama Aydın Örs isteyip getirdiyse boynum kıldan incedir diyenler.

4) Kişilere değil, formaya aşığız, kim giyerse destekleriz diyenler.


Efes Pilsen taraftarları cephesinde ise durum biraz daha farklı.
1) Final serisindeki performansıyla zaten haketmişti bu transferi diyenler.
2) Şimdi anlaşıldı final serisindeki kötü oyununun nedeni diyenler.

3) Kaya zaten bir işe yaramıyordu, ne topu yere vurabiliyor, ne sırtı dönük oynayabiliyor, iyi oldu gitmesi diyenler.

4) Bu nasıl amatörce bir yönetimdir, hem Kaya'yı kaptırıp, hem de Oğuz'u alamamak neyin nesidir diyenler.


Bir de işe tarafsız gözle bakanların yorumları var ki, onlar biraz daha ilginç.
1) Kaya Milli Takım'a alınamama ambargosunu kaldırmak için yapması gerekeni yaptı.
2) F.Bahçe Ülker hem kadrosunu güçlendirdi, hem de rakibinin elini bir hayli zayıflattı.
Her şekilde mantıklı bir hamle. Hem Kaya'dan iyi yerli uzun mu var?

Tek tek girmeyeceğim maddelere ama hepsinin mantıklı ve düşünülebilir şeyler olduğunu belirteyim. Sonrasında kendi adıma sesli düşünerek, olay hakkındaki fikrim nedir, zikrim nedir paylaşayım.

'Ben olsam almazdım' diyerek gireyim söze. Belki amatörce düşünüyorum, belki hala şu 'Profesyonellik' kavramının istenen yere çekilmesi olayına alışamadım bilmiyorum ama ben olsam almazdım. Taraftarın bu derece kin kustuğu bir adamı takıma katıp buyrun destekleyin demek Aziz Yıldırım tarzı bir hareket bunu biliyoruz ama futboldakinden daha spesifik, basketbol tepkisi. Orada seyirci oyuncuya daha yakın, en ufak mimiği bile görüp tepki gösterebiliyorlar. Ve bu konuda Kaya'ya karşı zirve yapmış durumdalar(dı). Bugünden sonra nasıl olur bilmiyorum, kendi bilecekleri iştir ama daha şimdiden kabul edenlerin olduğunu görebiliyoruz yukarıda da yazdığım üzere.

Ben asıl işin diğer profesyonellik penceresinden bakmaktayım olaya. Geçen yıl final serisi sürerken Mirsad ile sözleşme imzalayan Efes Pilsen kulübüne demediğini bırakmayan F.Bahçe kulübü, bugün bu transferde ne gibi bir farklı yol izlemiştir? Biri bana bunu söyleyebilir mi? Final serisi oynanırken ortaya atılan transferin bittiği dedikodusu işkembeden sallama değildi herhalde değil mi? Bu bağlamda kimse kusura bakmasın ama final serisinin ilk 2 maçında gayet iyi oynayıp, son 4 maçında el freni çekmiş gibi stop eden, 4 maçta toplam 14 sayı üreten, 6/22 ile faul atıp, 4/16 ikilik yüzdesi tutturan bir oyuncu için de herkes gerekli komplo teorisini kurar. Buna kimse karışamaz.

Evet Kaya Peker'in özel hayatında bazı sorunları vardı ve eşiyle boşanma durumu sözkonusuydu (belki de boşandı bilmiyorum) ama son 4 maça kadar gayet iyi gelip, son 4 maç belki de kariyerinin en kötü, en konsantrasyonsuz dönemini yaşaması sadece bu özel duruma bağlanamaz mantıklı olarak. Mental bir çöküş olmuş diyebiliriz ama o zaman da Kaya Peker gibi kendini tanıyıp, ne zaman yorulacağını, ne zaman patlayıcı gücünü kullanabileceğini iyi bilen bir oyuncu için de abes bir durumdan bahsetmiş oluruz.

Nihayetinde Kaya Peker'i 2 yıl boyunca sarı lacivertli formayla seyredeceğiz. Oğuz Savaş'ı nasılsa alacağız diye Kaya Peker'e komik bir rakam teklif eden Efes Pilsen yönetiminin bunda payı ne kadardır? Vardır epeyce. Ancak Kaya'nın son 4 maçtaki ani düşüşü ile ilgili kimse birşey ispat edemeyeceği için de bu komplo teorisi vurgulanmaya devam edecek ve yarın öbür gün dönüp arkaya bakıldığında, öyle ya da böyle hatırlanacaktır. Salsabasket okuyucularından altug nickli arkadaşımızın komplo teorisi ise daha da farklı: 'Efes Pilsen Kaya'ya bir kontrat önermiş, bu kontratı imzalamazsan da F.Bahçe ile görüştüğün haberini basına sızdırırız demiş'. Bir şey diyemem. Komplo teorileri bolca. Hangisi doğru, hangisi yanlış, kim günah alıyor, kim tam üzerine basıyor bilinmez. Tek bildiğim ilk kurulmuş komplo teorisinde herşeyin üst üste fena denk düştüğüdür. Bir de Kaya'nın Beşiktaş'ta oynarkenki sezon sonu performansı var hatırlayacağınız üzere. Torino'da yaptıkları, oyundan diskalifiye olmaları, oynamamaları falan. Şimdi aynı şeyi bu kez de Efes Pilsen'e yaptı son 4 maçta. Bu da oyunculuğundan öte, kişisel anlamda bazı sıkıntılara ışık tutuyor kanımca.

Diğer taraftan Kaya'nın taraftarlar arasında kabul görmesi konusunda ise hiçbir sıkıntı olacağını sanmıyorum. Zira Aziz Yıldırım sarı lacivertli taraftarların hazım problemi sıkıntısını ortadan kaldıralı çok oluyor. Kaya da sarı lacivertli formasıyla Bülent Korkmaz'a saldıran Fatih Akyel gibi, 'Beşiktaş'ı öpenler parmak kaldırsın' dendiğinde parmak kaldıran Alpay ve Tümer gibi, doğuştan F.Bahçeli olduğu eski G.Saraylı arkadaşları tarafından bile ispatlanan Emre Belözoğlu gibi (performansıyla takımının en iyisi, kimse bir şey diyemez) kabul görecektir. Yeter ki taraftarı can evinden yakalasın, atlasın, vursun, kırsın, parçalasın, bu maçı kazansın. Gerisi kolay. Nasılsa 'Profesyonellik' diye bir meret var bu ülkede. Yeri geldiğinde oraya, yeri geldiğinde de buraya çekilebilen.

Banvit EuroCup'da, Beşiktaş Ön Eleme Oynayacak

Dün Euroleague'e katılacak ve katılmak için eleme oynayacak takımların açıklanmasının ardından sıra bugün Eurocup'daydı. Euroleague'e nazaran her zaman daha fazla takımla mücadele ettiğimiz bir organizasyon oldu EuroCup ama bu kez işler değişti. Geçtiğimiz sezonun yarı finalisti Banvit, organizasyona doğrudan katılma hakkı elde ederken Beşiktaş Cola Turka da 16 takımın yarışacağı eleme turunda boy gösterecek ve kupaya katılmak için mücadele edecek. Bu iki takım haricinde organizasyona katılabilecek bir üçüncü takımımız yok maalesef. T.Telekom'un ligi beşinci sırada tamamlaması ve bu sezon biraz da çap düşürmüş olması Eurocup'da devam etmesini engellerken, organizasyona katılmak için wild-card bekleyen G.Saray Cafe Crown ve Pınar Karşıyaka da aradığını bulamamış ne yazık ki. Geçen sezon üç takımla katıldığımız EuroCup'da bu sezon en iyi ihtimalle iki takımla mücadele edeceğiz. Tüm liste burada.

Ermal Kuqo Artık Arnavutluk Milli Takımı'nda

Bu transfer döneminde Efes Pilsen'den G.Saray Cafe Crown'a transfer olan Ermal Kuqo, bundan sonra kendi ülkesinin yani Arnavutluk Milli Takımı için mücadele edecek. Bundan yıllar önce binbir zorlukla Türk vatandaşlığına geçirilen ve Ermal Kurtoğlu ismini alan Arnavut oyuncu, konuyla ilgili olarak ilk kez Salsabasket'e konuştu:

'Kendi ülkemin federasyonu 2 senedir ısrarla benim Arnavutluk Milli Takımı'nda oynamamı istiyordu. Ancak ben geçen yıl bu isteklerini Türkiye ile Avrupa Şampiyonası'nda oynayabilme ümidim olduğundan reddetmiştim. Ancak sonra Tanjevic beni kadroya almadı, bu yıl da yoktum aday kadroda. Şaşırmadığımı ve aslında hak etmediğimi daha önceki röportajda söylemiştim. Düşününce benim Ermal Kuqo olarak Arnavutluk Milli Takımı'na vereceğim katkılar Türkiye Milli Takımı'na vereceklerimden çok daha fazla. Orada uluslararası tecrübeye sahip bir oyuncu yok ve ben Euroleague olsun, ACB olsun, TBL olsun, Avrupa ve Dünya Şampiyonaları olsun, kariyerinde birçok tecrübe yaşamış bir isim olarak onlara ciddi anlamda yardımcı olabilirim. Geldik TBF başkanı Turgay Demirel ile görüştük, kendisi ilk etapta izin vermedi ancak sonra o da bu ricamızı mantıklı buldu ve gerekli izni verdi. Bundan sonra Arnavutluk Milli Takımı ile mücadelemi sürdüreceğim. Türk Milli Takımı için uzun oyuncu seçeneği oldukça fazla şu an için. Bana gereksinimleri yok. Ama kendi ülkem için ben çok önemliyim.

Temmuz ortası gibi İstanbul'da kamp yapmaya geleceğiz Arnavutluk Milli Takımı olarak. TBF de bize bu konuda çok yardımcı oldu sağolsunlar. Takımımızı geçen gün senin de yazdığın gibi Mark Dickel çalıştıracak. Kendisi benim de çok yakın arkadaşım. Arnavutluk vatandaşlığına geçecek o da. Böylece 2-3 yıl daha devam ettirmek istediği profesyonel basketbolculuk kariyeri için de 'Bosman' oyuncu olma avantajını elinde bulunduracak. Önümüzdeki sezon takıma bir de devşirme oyuncu almayı düşünüyor Dickel. Bunun için de 2 tane aday var şimdilik. Morris Finley ve William Avery.'
- Salsabasket özel haberidir. -

G.Saray Haluk Yıldırım'la Anlaştı

Aklımdan geçmiyor değildi ve gerçekleşti. Resmi siteden açıklama geldi. Beşiktaş Cola Turka takım kaptanı Haluk Yıldırım yeni sezonda G.Saray Cafe Crown forması giyecek. İlerlemiş yaşına rağmen ortaya koyduğu performansla ligin fark yaratan yerlilerinden biri olan Haluk Yıldırım, Beşiktaş basketbol şubesinde yaşananlara isyan ederek geçen günlerde Şeref Yalçın hakkında bir deklarasyon yayınlamıştı. Oktay Mahmuti'nin Efes Pilsen'de Prkacin'e teslim ettiği saha içi liderlik yetkisi, bu yıl Haluk Yıldırım'da olacak anlaşılan. Ancak bu işin bir de sarı kırmızılı taraftarlar tarafındaki durumu var ki, Haluk Yıldırım'la pek hoş anıları yok onların. Bir Kaya Peker vakası da orada yaşanacak.

Efes'in Raduljica İçin Ödediği 150.000 € Nerede?

Son birkaç gündür Sırbistan basketbolu bu konuyla meşgul durumda. Önce konuya baştan girelim. Miroslav Raduljica FMP Zeleznik takımında oynayan, 1988 doğumlu, 2.13 boyunda, geleceğin önemli pivotlarından biri olarak gösterilen bir basketbolcu. 2009 yılının Kasım ayları gibi Efes Pilsen bu oyuncuyu transfer etmek için Sırbistan'a gidiyor, oyuncuyla 5 yıllığına anlaşılıyor ve sezonu Zeleznik'te tamamlaması için de mutabakata varılıyor. 150.000 €'luk bir ücret de o sırada ödeniyor. Ancak bu yıl transfer döneminde Raduljica'yı resmen açıklamak isteyen ve bunun için de Sırbistan federasyonuna 'Letter of Clearence' belgesi için başvuran Efes Pilsen şok edici bir yanıt alıyor: 'Raduljica 2013 yılına kadar FMP Zeleznik'in kontratlı oyuncusu ve bonservisi de 1 Milyon €'. Şimdi Sırbistan'da ve doğal olarak Efes Pilsen kanadında herkes ödenen 150.000 €'nun nerede olduğu sorusuna cevap arıyor. Para nereden çıkar? İş nasıl çözülür? Bekleyeceğiz ve göreceğiz.

Mersin BŞB Hazer Avcı İle İmzaladı

Mersin BŞB, Aliağa Petkim takımının yeni sezonda kadroda düşünmediği Hazer Avcı ile sözleşme imzaladı. Mete Babaoğlu Hazer'i Konya'da çalışırken Selçuk Üniversitesi'ne de aldıran kişi olarak, bildiği, tanıdığı ve güvendiği bir ismi kadrosuna katmış oldu. Ayrıca Mete hocanın söylediğine göre mevcut yabancılar Dominic James, Jimmy Baron ve Vincent Grier ile sözleşme yenilenmesi yüksek ihtimalmiş, her 3 oyuncu da takımda kalmak istiyorlarmış. Geçen sezon Mersin kadrosunda yer alan Goran Nikolic ise yeni sezonda takımda olmayacak. Salsabasket özel haberidir.

Emre Ekim Erdemir'de Devam Ediyor

Biri ikinci ligde olmak üzere son üç sezondur Erdemir formasını terleten Emre Ekim, önümüzdeki sezonun kadro çalışmalarını gerçekleştiren Ereğli temsilcisi ile bir kez daha anlaşmış. Ahmet Çakı'nın sisteminde benchden gelerek zaman zaman takımı ateşleyen, dış şutu ile ekstra skor üretebilen Emre Ekim, Erdemir takımında dördüncü sezonunu geçirecek.

Antalya BŞB'de Hedef Bütçe 2 Milyon TL

Sabah Antalya BŞB'de yeni koçun büyük bir ihtimalle Ahmet Kandemir olacağı haberini verdikten sonra konuştuğumuz Antalya BŞB Kulüp Başkanı Recep Tokgöz, içinde bulundukları borç durumunun son hali, yeni sezondaki hedef bütçe, yeni sezon planları ve elbette takımın yeni koçunun kim olacağı konusunda Salsabasket'e detaylı açıklamalarda bulundu. Tokgöz'ün açıklamalarının tam metni şöyle:

'Şu anda oyuncu maaşları dahil toplam borcumuz 600.000 TL. Staff kadrosundan bir tek eski koçumuz Altar Tunçkol'a 3 aylık bir borcumuz var, diğer isimlerin borçları ya tamamen kapandı ya da 1 maaş eksik durumda. En geç 1.5 ay içerisinde bu borçlarımızın tamamını kapatmak niyetindeyiz. Bunun için sponsorluk görüşmelerimiz de tüm hızıyla sürüyor. Yeni sezonda hedeflediğimiz bütçe 2 Milyon TL. Ancak en büyük hedefimiz geçen yıl yaşadığımız maddi sıkıntıların bu yıl yanından bile geçmemek. Zaten aslına bakarsanız geçen yıl içinde bulunduğumuz sıkıntılı durumun sebebi de direkt olarak biz değiliz. Bizden önceki dönemde yapılan harcamalar ve oluşan 2 Milyon TL'ye yakın borçtu bizi zorlayan. O olmasa bizim durumumuz böyle olmazdı, herkes bilsin bunu.

Sizin de yazdığınız gibi Ahmet Kandemir bugün kulübe gelecek, kendisiyle görüşeceğiz. Bir aksilik çıkacağını düşünmüyorum. Koç konusunu hallettikten sonra da hemen oyuncu kadrosunu şekillendirmeye başlayacağız. Antalyaspor'a devir işi bize epey süre kaybettirdi. Çok istedik olmasını ama olmadı. Biz de yola mevcut düzenle devam etme kararı aldık. Yeni sezonda hedef öncelikle ligde kalmak, sonrasında da eğer yapabilirsek daha yukarılara oynamak.'

Euroleague'de Eleme Oynayacak Takımlar Belli Oldu

2010-2011 sezonunda Euroleague'de yer alacak 22 takım açıklandı bugün. A lisansına sahip iki takımımız Efes Pilsen ve F.Bahçe Ülker'in önümüzdeki sezonda da Euroleague'de yer alacağını biliyorduk zaten hepimiz fakat daha önce haberini verdiğimiz bir ön eleme durumu mevcuttu Beşiktaş Cola Turka özelinde. Organizasyona direkt olarak katılacak takımların yanı sıra eleme oynayacağı açıklanan 16 takım arasında herhangi bir Türk takımı yok. Ön elemelerde başarılı olan iki takımın da katılımıyla nihai liste 24'e tamamlanacak. Asvel Basket, Budivelnyk ve Alba Berlin üçlüsünün wild-card ile kendisine yer bulduğu 16 takımdan oluşan listenin tamamı burada.