31 Temmuz 2010 Cumartesi

Tanjevic Bormio Kampını Değerlendirmiş (?)(?)(?)

A Milli Takım koçu Bogdan Tanjevic, TBF'nin sitesine takımın Bormio kampını değerlendirmiş. 'Takım iyi bir kamp dönemi geçirdi' ana temalı bir şeyler söylemiş.

Yahu şaka mı bu? Biri bizimle sağlam makara yapıyor ama hayırlısı. Bre arkadaş sen oradamıydın da kampı değerlendiriyorsun? Her gün telefonla arayarak bilgi aldığın (bu da nasıl bir şeyse artık) kamp hakkında konuşmak sana mı düşmüş? Vallahi şu federasyonun ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını anladığım gün Nirvana'ya ulaşmış olacağım. Yemin ederim.

Partizan'da Leon Williams İhtimali

Pınar Karşıyaka ve Erdemir formalarıyla geçirdiği iki sezonda TBL'nin en efektif uzunlarından olmayı başaran Leon Williams, geçen yıl Euroleague'de Final-4 oynayarak büyük bir başarıya imza atan Partizan'ın gündeminde.


Sportske sitesinde çıkan şu habere göre Oleksiy Pecherov'un pahalı gelmesiyle bu opsiyonu rafa kaldıran Sırbistan temsilcisi, Sherron Collins'den sonra Leon Williams'ı da gündemine almış.

Alex Gordon Roanne İle Anlaştı

2 sezon önce Oyak Renault formasıyla geçirdiği ilk kıtadışı deneyiminde oldukça iyi bir performans gösteren (ligde sayı kralı olmuştu) ama geçen yıl Kepez'de başlayıp Erdemir'de bitirdiği sezonuyla bir önceki yılı aratan Alex Gordon, yeni sezonda Fransa Ligi takımlarından Chorale Roanne'da forma giyecek. Transfer kulübün resmi sitesinden şu şekilde duyuruldu.

FIBA Vuvuzela'yı Yasakladı

Güney Afrika'da düzenlenen Dünya Kupası'nın 1 numaralı çılgınlığı haline gelen Vuvuzela'nın salonlardaki kullanımı FIBA tarafından yasaklandı. Böylece FIBA, Vuvuzela'yı resmi olarak yasaklayan ilk spor federasyonu oldu.

FIBA Genel Sekreteri ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyesi Patrick Baumann,“Taraftarların eğlenmesini ve bol bol gürültü yapmasını istiyoruz ama bunun için diğerlerinin keyfini bozma riskini göze alamayız. Vuvuzela, basketbol salonu gibi kapalı alanlarda kullanılmak için uygun değil. Çok yüksek sesli bir alet ve bazı tıp uzmanları desibel seviyesinin ve frekansın işitme duyusu için zararlı olduğuna inanıyor. Atletlerin ve taraftarların sağlığını koruma sorumluluğumuzun dışında, kapalı spor salonunda böyle bir ses seviyesi hakemler arasında iletişim sorunları yaşanmasına sebep olup maçta direk negatif bir etki yaratabilir. Taraftarları salonlara enstrüman getirmemeleri konusunda uyarıyoruz çünkü bu aletlere güvenlik görevlileri tarafından el konulacak. Salona gizlice sokmayı başaran olursa, maçı kaçırabilir. Daha önceki turnuvalardan biliyoruz ki, vuvuzelasız da karnaval atmosferi ve tutkulu destek görülebiliyor” dedi.

Hani Turkey2010'da salonlara Vuvuzela sokma fantezisi olan falan varsa hiç boşa heveslenmesin. :)

30 Temmuz 2010 Cuma

Turkey 2010 Maçları, FIBATV ile Ortaklaşa Olarak Basketbolbilgi.com'da

2010 Dünya Şampiyonası'na 1 aydan az bir zaman kaldı artık. Basketbolbilgi.com sitesinin sahibi Kemal Başaran, ki kendisi Oyak Renault bünyesinde çalışan bir altyapı antrenörü ve yeni sezonda daha üst seviye bir takımda çalışacak, güzel bir haber verdi bana. Onu paslayayım istedim.

Dünya Şampiyonası'nın tüm maçları FIBATV ile ortak olarak Basketbolbilgi.com sitesinden canlı biçimde yayınlanacakmış. İşin detaylarını ve basketbolla ilgili birçok keyifli/yararlı bilgiyi Basketbolbilgi.com sitesinden alabilirsiniz. Bizden duyurması.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Banvit'in 5. Yabancısı: Vladimir Golubovic

Geçen yılki kadrosunda bulunan Amerikalılardan Lance Williams , Chuck Davis ve Keith Simmons ile sözleşme yenileyen, Chuck Davis'in Bosman olmasıyla boşalan Amerikalı kontenjanını eski G.Saraylı Antonio Graves ile dolduran Banvit, Euroleague ön elemesi oynayacak olmasından ötürü hedefleri büyüterek 5. yabancı arayışına başlamıştı. Uzun süredir arayış içinde olan Bandırma ekibi, geçen sezonu İspanya şampiyonu olarak tamamlayan Caja Laboral kadrosundan Vladimir Golubovic ile anlaştı.

6 yıl boyunca doğup büyüdüğü kentin takımı olan Vojvodina Novi Sad forması giyen Golubovic, transfer olduğu Union Olimpija'da 1,5 sezon boyunca ortaya koyduğu üstün performans neticesinde bir anda kendini Caja Laboral'de buldu. Geçen sezonun ortasında katıldığı İspanyol temsilcisinde fazla süre alamadı. 86 doğumlu, 2.12 boyunda. Sırtı dönük oyunu oldukça iyi, potansiyelli, genç, neler yapabileceğini Olimpija'da göstermiş, Euroleague tecrübesi olan bir uzun. İyi bir seçim bence.

Beşiktaş Transferde Sona Yaklaştı

Mire Chatman ve Fedor Likholitov ile sözleşme yenileyen Beşiktaş Cola, transfer döneminde kadrosuna kattığı A.J. Ogilvy'den sonra biri forvet biri ise 4 numara olmak üzere 2 yabancı oyuncu daha transfer edecek. Ve bu 2 transferin ardından da kadro son şeklini almış olacak.

Forvet bölgesi için Olu Famutimi, Charles Smith, Preston Shumpert ve Devin Smith isimlerini gündemine alan siyah beyazlı ekip, Famutimi ve Devin Smith'in başka takımları tercih etmesi, Charles Smith ve Shumpert için ise Efes'in bonservis talep etmesi nedeniyle amacına ulaşamamıştı. Transferler hakkında görüşlerini sorduğumuz Burak Bıyıktay görüştükleri ve transferinde sona yaklaştıkları isimler olduğunu belirtirken isim vermedi. Sadece 'Tanınmış, NBA, Avrupa deneyimi olan isimler olacak' bilgisini paylaştı bizimle. Bizden de size paslaması.

Pero Cameron Geri Döndü

Yeni Zelanda basketbolu için efsanevi isimlerin başında gelen bu tombul adamı Banvit'le geçirdiği rüya dönemden de hatırlayacaksınız. Kimi onu Onur Aydın ile beraber Banvit boyalı alanındaki iki etine dolgun beyazdan biri olmasıyla hatırlar, kimisi de hayran olunası oyun zekasıyla. Ben ikinci kesimdeyim. İsmail Şenol'un yeni açtığı blogunda yazdığı post, günün en güzel haberlerinden biri benim için. 1 yıl önce sakatlığı nedeniyle basketbolu bırakan 36 yaşındaki Cameron, koçluk kariyerinin ilk yılında çalıştırdığı Wellington Saints takımını Yeni Zelanda'da şampiyonluğa ulaştırarak işin o tarafına da iyi başladı. Geri dönüşünden kastımız bu değildi. Daçka'dan da tanıdığımız koç Nenad Vucinic onu yeniden Milli Takım'a çağırmış. E o da 'Evet' demiş. Detayları İsmail Şenol'dan almak için şuraya ışınlayayım sizi. İsmail'in yeni bloguna da bir hayırlı uğurlu olsun çakalım bu vesileyle. Takipteyiz.

Tufan Ersöz Neden Olin'i Tercih Etti?

Sakatlıklar ve aldığı ceza sebebi ile 2 sezondur salonlardan uzak kalan Tufan Ersöz, basketbolu özlediğini ve arada kayıp geçirdiği günlerin acısını bu sezon Olin Gençlik forması ile çıkaracağını belirtti. Menajerlik şirketi 1x1 Sports'un sayfasına konuşan Tufan'ın yorumları şöyle:

'Galatasaray'da kaptanlık yapmış bir sporcu olarak uzun bir süre takımımı bekledim, ancak herhangi bir yaklaşım olmadı. Karşıyaka ve Olin ile görüştük. Karşıyaka'lı yetkililer 1.5 ay boyunca teklif yapmak üzere oldukarını ve beklememi söylediler, ancak bu teklif bir türlü istediğimiz şartlarda gelişmedi. Olin ise bana gerçekten çok iyi yaklaştı ve hem maddi hem de manevi olarak beni tatmin edici bir teklif sundular. Açıkçası geri dönüşümü Olin'de de yapacağıma inanarak bu tercihi yaptım.'

Tyler Smith Bornova'da Devam Ediyor

Son 1-2 gündür Tyler Smith'in yeniden Bornova ile anlaştığı yönünde haberler çıkıyor. Biz ise yazmadık bu haberi fakat bu konuyla alakalı İzmirli basketbolseverlerden mailler gelince kafalardaki soru işaretlerini kaldırabilmek için detaylandıralım istedim bu konuyu. Bornova ekibine sezon ortasında katılan ve ligdeki ilk senede elde edilen play-off başarısında 18.6 sayı - 7.4 ribaund - 4.5 asist gibi hatırı sayılır bir katkı yapan Tyler Smith'in sözleşmesi iki sezonu kapsıyordu zaten. Bu nedenle sağ panelde gördüğünüz TBL Transfer Dosyası'nda Tyler Smith ismi Bornova takımının gidenler hanesinde gözükmedi hiç. Gidenler hanesine yazmadığımız bir oyuncu için de yeniden takıma döndü şeklinde bir haber yapmadık dolayısıyla. Olay bundan ibaret. Smith'i Bornova forması ile ligimizde izlemeye devam edeceğiz yani problem yok. :)

Mario Kasun KK Zagreb Yolunda

2 sezondur Efes Pilsen forması giyen ama bu yıl Smith ve Shumpert ile birlikte serbest bırakılan Mario Kasun, ülkesinin takımlarından KK Zagreb ile anlaşmak üzere. Hırvat basınında da kendine yer bulan habere göre tarafların 1 yıllık anlaşmayı imzalamaları an meselesi. KK Zagreb takımında oynayan Hırvatların yıldız ismi eski Efesli Damir Mulaomerovic de 'Mario'nun gelmesi takım adına müthiş olur, Hırvatistan şampiyonluğundan bahsedebiliriz' diyerek onun gelmesinden duyacağı memnuniyeti açıkça ifade etmiş. Yalnız bir de gerçek var ki adamın kariyeri resmen baş aşağı düşüşte. NBA, Barcelona, Efes, KK Zagreb.. Bu gidişle bir sonraki durağı Çin ligi falan olur herhalde.

Jermareo Davidson Rusya'da

Geride bıraktığımız sezonda lige veda eden Daçka'da yakaladığı 15.9 sayı - 10.7 ribaund - 1.3 blok ortalamaları ile ligin ribaund krallığı ünvanını elde eden Jermareo Davidson, Türkiye'de sona eren sezonun ardından Porto Riko Ligi'nden Caciques de Humacao'da forma giymeye başlamıştı. Amerikalı oyuncunun yeni rotası ise Rusya yönünde olmuş. Rusya Ligi'nden Krasye Krylia ile anlaşmış yeni sezon için.

Aliağa Guardını Buldu: Jerome Randle

Kevin Braswell ve Aubrey Coleman transferlerinin ardından Aliağa'dan bir transfer haberi daha var. Türkbasket sitesinin haberine göre Jerome Randle önümüzdeki sezon ligimizde Aliağa forması ile mücadele edecek. Profesyonel kariyerine Aliağa'da başlayacak olan Randle'ın son senesinde maç başına ortalama 35 dakika sahada kalarak yakaladığı istatistikler 18.6 sayı - 4.2 asist - 2 ribaund şeklinde. 1987 doğumlu ve 1.78 boyundaki oyun kurucu California Golden Bears çıkışlı. Bu sezon Antalya BŞB ile anlaşan Patrick Christopher'ın takım arkadaşı olan Randle, Pac-10 konferansında 'Yılın En İyi Oyuncusu' seçilmiş. Serbest atışlarda %93.3 gibi oldukça iyi bir yüzdeyle isabet sağlayan Randle, yay gerisinden de %40 ile sayı çıkartmayı başarmış son senesinde. İyi bir şutör olduğu yönünde şüphe bırakmayan yüzdeler bunlar. Bu sezon Yaz Ligi'nde Orlando ve Washington takımlarıyla şansını denemiş Randle fakat başarılı olamamış. Yedi maçta 8 sayı - 6 ribaund - 5 asist ortalaması ile kendini göstermeye çalışan Randle'dan beklentiler daha yüksekmiş. Kolej Ligi çok fazla ilgi alanıma girmese de nette ufak bir araştırmayla geçtiğimiz sezon NCAA'de adından fazlaca söz ettirdiğini gördüm. Bu anlamda Aliağa cephesi ve ligin genel tablosu için önemli bir transfer Randle'ın gelişi. Bu arada birkaç gün önce Sırp Sportske sitesinde çıkan haberde Partizan takımında McCalebb'den boşalan yer için Randle'ın düşünüldüğü yazıyordu.

Coleman 1-2 numaraları oynayabilen bir isim fakat ligimizde daha çok 1 oynar demiştik sabah. Bu transferle birlikte Coleman'ın rolünde değişiklikler olacak tabii ki. Fakat bu noktada daha önemli bir sorun var ki bu konuya öğlen Anıl da değinmişti. Daha önce transfer edilen ligin görüp görebileceği en bencil isimlerden Kevin Braswell'ın ardından önce maç başına 20 top kullanan Aubrey Coleman'ın takıma kazandırılışı ve şimdi de yine topu elinde isteyen, skor gücü yüksek bir isim olan Jerome Randle'ın transferi. Bu durumda Kevin Braswell'ın takımda kalması pek olası gözükmüyor. Hoş kalsa da ilk maçtan sonra büyük arıza çıkar takımda. Halil Üner'in sevdiği tarzda oyuncular bu üç isim de. Aliağa teknik ekibinin kafasında da vardır elbet bir düşünce, bekleyip görelim. saLsa'dan dip not: Aliağa Braswell'den vazgeçti.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Ve Shumpert 1+1 Yıllığına G.Saray'da

Beklenen oldu ve son 3 sezondur Türkiye'de oynayan Preston Shumpert, tıpkı Shipp ve Rochestie gibi 1+1 yıllığına G.Saray Cafe Crown ile anlaştı. Sarı kırmızılı taraftarlara hayırlı olsun, resmi site yakında geçer haberi artık. Şimdi asıl soru Shumpert'ın T.C. vatandaşlığına geçirilip geçirilemeyeceği. Gerçi staffın onu yabancı olarak kalsa dahi kadroya katmak istediğini biliyorum ama dedik ya işte Türk bir Shumpert 'Yeme de yanında yat' olur. Zaten tahminimce resmi sitenin açıklamamasının nedeni de bu sorunun cevabındaki belirsizlik. Türk olarak oynayacağı bilgisiyle geçilmiş bir Shumpert haberi çok daha şukela olacaktır. Salsabasket özel haberidir.

G.Saray - Hüseyin - Sertaç - Shumpert - Mahmuti

Luksa Andric'i açıklayarak 4. yabancısına da resmen kavuşan G.Saray'da, taraftarların gözü yeni açıklanacak transferlerde. Özellikle gündeme 'Bitti' şeklinde düşen Shumpert ve yine içeriye alınması muhtemel bir uzun konusunda bekleyiş devam ediyor taraftar kanadında.

Hüseyin Beşok bugün Bol Basket programında konuktu. 'G.Saray ve birkaç yabancı takımla görüşüyor menajerim. Ama benim gönlüm Türkiye'de kalmakta. G.Saray'da oynamayı elbette isterim' şeklinde konuştu. Hani Mahmuti'nin Hüseyin'i isteyebileceği, şu son yıllarda izlediğimiz, yaşlandıkça oyununu üçlük çizgisinin gerisine doğru kaydıran ve illaki dakika almak isteyecek Hüseyin'i isteyebileceği çok da aklımın aldığı bir şey değil açıkçası. Taraftar forumlarında 'Gelsin, kesin şampiyonuz, Hüseyin tam aradığımız isim' tarzında ütopik yorumlar var ama neyin ne olduğu da ortada yani. He 'Gençleri yetiştirir, onlara örnek olur' diyenleri bir nebze anlayabiliyorum ama zaten kadrodaki Ermal ve Haluk bunu yapacaklar. G.Saray Basketbol Okulu değil ki bu, A takım.

Bir süre önce benim de Melih Mahmutoğlu ile beraber bitti diye yazdığım genç uzun Sertaç Şanlı konusunda ise ilginç gelişmeler var. Bence olursa 'Cuk' oturacak isimdir Sertaç ama geçen gün görüştüğümüzde 'Telekom'dan kesin olarak ayrılacağım ama yeni takımımın ne olacağı belli değil' dedi ve kendisini isteyen başka takımların da olduğu ihtimaliyle beni epeyce şaşırttı. Twitter'dan paslaştığımız dostlarla muhabbet esnasında Sırbistan'da bir takıma transfer olup oradan hülle ile yeniden Türkiye'ye alınması durumundan bahsettiler, ilginç geldi. Beklemedeyiz, birkaç güne netleşecektir nereye gideceği genç Sertaç'ın.

Shumpert konusunda ise en büyük soru işareti 'Yerli olarak mı yoksa yabancı olarak mı oynayacağı' ile ilgili. 3 sezondur Türkiye'de oynayan Shumpert'ı, TBF torpilli Emir'i örnek göstererek T.C. vatandaşlığına almak istiyor G.Saray Cafe Crown. Yabancı olarak kadroya katılma ihtimali de var ancak T.C. vatandaşı olmuş bir Shumpert muazzam bir zenginlik getirir kadrolarına, bunun farkındalar. O yüzden şanslarını zorluyorlar zorlayabildikleri kadar. Kimbilir belki Turgay Demirel G.Saray'ın da gönlü olsun diye 'He' deyiverir bu olaya.

Ancak tüm bu konuşulanların ve ortadaki ihtimallerin üstüne Oktay Mahmuti'den gelen yorum işin rengini değiştiriyor. Basket Dergisi sitesinden Can İşbakan'a konuşan Oktay Mahmuti 'Uzun rotasyonuna şu an bir oyuncu daha almayı düşünmüyorum. Haluk ve Caner’i 4 pozisyonunda da zaman zaman kullanabilirim' diyerek ortada ihtimal mihtimal bırakmamış. Caner ve Haluk'un oynadığı bir 4 numara pozisyonu Efes Pilsen ve F.Bahçe Ülker'e karşı ne kadar iş yapar ki? Yer bitirir bu 2 takım orayı.

G.Saray Luksa Andric'le 2 Yıllığına Anlaştı

G.Saray Cafe Crown, Cibona Zagreb forması giyen 25 yaşında ve 2.10 boyundaki Luksa Andric ile 2 yıllığına anlaştığını resmi site üzerinden duyurdu. 2005-06 sezonundan beri Cibona Zagreb A takımında oynayan Andric, Euroleague'de en iyi rakamlarına bu yıl ulaştı. Maç başına 9.4 sayı - 4.5 ribaund ortalamaları tutturan Hırvat oyuncu, Euroleague kariyerindeki en yüksek skorunu ise 2007 yılında Efes'e karşı (19 sayı) yapmıştı. Koçunu Efes'e, yıldızını F.Bahçe Ülker'e kaptıran Cibona'dan Türkiye'ye doğru tahliye işlemi tüm hızıyla devam ediyor. Spahija ve Ukic'i de sayarsak tepe takılardaki 5. Hırvat oldu Andric.

G.Saray için iyi bir hamle, Mahmuti'nin sistemi için uygun bir oyuncu. Ancak asıl önemli detay Andric'le imzalanan sözleşmenin 2 yıllık olması. Malum, G.Saray basketbol takımının formasını 2 yıl üst üste giymek bir yabancı oyuncu için büyük lüks. Yıllar sonra Rado kıracak bu zinciri bu yıl. Seneye de Andric inşallah. Mahmuti etkisi olsa gerek.

Aubrey Coleman Hakkında Biraz Daha Detay

Aliağa Petkim'in yeni transferi Aubrey Coleman'ın saha içindeki yetenekleri ve neleri iyi yapıp neleri kötü yaptığıyla ilgili bilgileri sabahki postta vermiştik. Oyuncuyla ilgili bir de ekstra detaylar var. Onları da verelim tam olsun. Gerçi Erinç ve ESKENES geçen postun altına not düşmüşler ama, biz yine de ayrı bir postta daha detaylıca belirtelim.

1) Rakibinin suratına basması

Arizona ile oynadıkları maçta yaşanan bir pozisyon esnasında yere düşen rakibinin suratına zalimce basması Amerika'da epey bir ses getirmişti. Pozisyonun videosu şurada, hakikatten fazlasıyla zalimce. Zaten atıldı bu pozisyondan sonra. Suratına bastığı oyuncu da şimdilerde Houston Rockets forması giyen Chase Budinger.

2) Boynundaki Keloid

Aubrey Coleman'ın boynunun sol tarafında bir keloid var. Görünce şaşırmayın diye onu da paylaşıyorum. Keloid nedir diye merak edenleri ise Ekşisözlük'e paslıyorum. Ya da Google'a.

Efes Lawrence Roberts İle İmzaladı

Basket Dergisi sitesinde geçmiş haberi Can. 1 yıllık sözleşme imzalanmış. Geçen yıl kendilerine lazım olan ayakları çabuk bir 4 numarayı bu yıl kattılar kadrolarına. Kerem dönmüş ve 1 milyon üstü bir ücrete Dudley alınmışken. Fıkra gibi.

NBA, Oly, Kızılyıldız, Partizan derken şimdi ki durağı Efes Pilsen oldu Roberts'ın. 27 yaşında, 2.06 boyunda, en verimli çağında. Bu transferle Efes'teki yabancıların sayısı da 6'ya ulaştı. Wisniewski, Raduljica, Roberts, Thornton, Rakocevic, Nachbar. Yine son 2 yılda olduğu gibi bir tane yabancı tribünden seyredecek TBL'yi. Tahminen Wisniewski olur o da.

Not: Efes resmi sitesinden de açıklandı transfer saat 17:00 itibariyle.

Kevin Fletcher İtalya'da

Geçtiğimiz sezon Beşiktaş Cola Turka'da Bosman statüsünde yer alan Kevin Fletcher yeni sezon kadrosunda düşünülmeyen isimlerden biriydi. Siyah beyazlı forma ile ligde 24 maça çıkan Fletcher, 6.1 sayı - 2.7 ribaund ortalamaları ile oynarken en yüksek skoru 22 sayı ürettiği Tofaş karşılaşmasıydı. Eurocup'da beş maça çıkan Amerikalı oyuncu, ortalama 22 dakika sahada kalırken 12.4 sayı - 5.6 ribaund ortalamalarını tutturdu. Makedonya pasaportu da bulunan Fletcher, önümüzdeki sezon için İtalya Ligi takımlarından Teramo ile anlaşmış. Yeni koçu takıma enerji katkısı verip sertlik sağlamaları konusunda Fletcher'in yardımcı olacağından bahsetmiş konuyla alakalı açıklamasında. Bunlar geride bıraktığımız sezonda Fletcher'in bizde bıraktığı temel izlenimlerdi zaten. Hücumda çok etkili silahları yok belki ama savunma sahasında sertlik sağlama noktasında önemli iş yapan bir oyuncu. Ligimizden gelip geçen oyuncular listesine onu da eklemiş oluyoruz bu transferin ardından.

Aubrey Coleman Aliağa'da

Çılgın bir skorer. Aslında bu tarz çılgın skorerlerin aksine oldukça da komple bir oyuncu. Tek zaafı var. O da ofansta arkadaşlarını çok da fazla düşünmüyor oluşu. Buna rağmen maç başına 2.6 asist ortalaması var geçen yıl. Takımının en fazla asist yapan 2. oyuncusu.

Son 2 sezondur Houston'da, 2 numara oynuyor, bizim ligde 1 de oynar, McClinton gibi. Geçen yıl 25.6 sayı ortalaması var maç başına. Sayı kralı. Ama böyle bir adamdan beklenmeyecek bir istatistiği daha var. O da maç başına çektiği 7.4 ribaund. Takımın lideri bu konuda Maurice McNeill ile birlikte. Topla çok haşır neşir ofansta, bu da ona ilk paragrafta söylediğim arkadaşlarını pek fazla düşünmeme eksisini katıyor. Haliyle maç başına 2.3 top kaybıyla da takımının lideri. Ama o kadar kusur kadı kızında da olur. Dedik ya hem skorer, hem de iyi bir ribaundcu. Artı olarak defansta da öyle yumuşak falan değil, pas araları yapan, işin savunma kısmına da kafa patlatan bir adam. Pas aralarına giriyor, 2.7 de top çalma ortalaması var zaten, anlatıyor bir şeyleri.

Şurada oyuncunun bir videosu var, yumuşak şut stili, havada dengesini bulabilme yeteneği ve topla o çok haşır neşir olma özelliğini yeteri kadar gözlemleyebiliyoruz. Halil Üner'in sevdiği, genelde tercih etmeye çalıştığı tarzda bir oyuncu. Ama Coleman'ın yanına İzmir'e try-out'a gelecek ve geçerse sözleşme yapılacak Kevin Braswell'in de eklenme ihtimali beni biraz korkutuyor. Zira topu paylaşmama konusunda ülke basketbolunun görüp görebileceği en zirve adamlardan biri Braswell. Zaman zaman tek başına bile fazla gelirken, onu Coleman'ın yanına oyun kurucu diye koymak bence ufak çaplı intihardır. Tercihin daha oynatan bir guarddan yana kullanılması, hatta o pozisyonun Bosman bir guardla geçilip Amerikalı uzun tercihi yapılması sanki daha mantıklı gibi. Ben olsam öyle yapardım en azından, hazır Coleman'ı çıkartıp takımıma koymuşken. Not1: Karşıyaka da bir ara bu oyuncuyu gündemine almıştı, sonra tercihlerini Eldridge'den yana kullandılar. Not2: Maç başına ortalama 20 kez topu potaya atıyor Coleman.

Olin Gençlik Eylül'de İtalya Yolcusu

Bu sezon Beko Basketbol Ligi'nde mücadele edecek olan Olin Edirne Gençlik Spor, yeni sezon için hazırlıklarını sürdürüyor. Takımın Baş Antrenörü Gökhan Taştimur, şu anda takımda herhangi bir problem olmadığını, 6 Ağustos'tan itibaren tam kadro çalışmaya başlayacaklarını söyledi.

Eylül ayında İtalya'da 15 günlük bir kamp süreci geçireceklerini belirten Taştimur, ''14 kişilik geniş bir kadroya sahibiz. İtalya'da hazırlık döneminde A-1 Ligi takımları ile 10-11 maç yapacağız. Hazırlık maçlarımız Avrupa'nın en popüler takımlarıyla olacak" dedi. Sezon başlamadan hedeflerini koyduklarını söyleyen baş antrenör, "Çok iyi bir yönetici kadrosuna sahibiz. Herkes elini taşın altına koymuş durumda. Halk sabırsızlıkla bekliyor. Halkın duyarlılığı bizim için çok önemli. Saraçlar Caddesi'ne ne zaman insem, hemen yolum çevriliyor. Takımdaki oyuncular ve çalışmaların nasıl gittiği soruluyor. Hedefimiz, gidebildiğimiz yere kadar gitmek. Bu final de olabilir, 8.'lik de olabilir. Çünkü, bu yıl çok iyi takımlar var. Ancak, biz yolumuza devam edeceğiz. Yaptığımız transferler ve aldığımız başarılı sonuçlar sayesinde kulübümüzün ünü arttı. Denenmeye gelen birçok sporcu var. Kısaca son derece tutarlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

27 Temmuz 2010 Salı

Yiğiter Uluğ ile Nostalji #23: Erman Kunter Nerede Kaybetti?

Eurobasket 99’da alınan Hırvatistan galibiyeti sonrası belleklere kazınan bir kutlama anı, sinsi bir hayalet gibi yıllardır bırakmıyor Erman Kunter’in peşini… Kim bilir, belki Efes’in ciddi bir teklif ortaya koymamasının ve başarılı çalıştırıcının yine Fransa’da kalmasının ardında da aynı hayalet vardır…

Yiğiter abinin kaleminden müthiş bir Erman Kunter yazısı. Ülke basketbolunda yaşanan komedinin farkında olmayanların kafasına kafasına vurmuş usta. Basketbolumuzu yönetenlerin de tabii. Defalarca okunsa tadından yenmeyecek bu yazı NBA Türkiye Temmuz sayısında yer bulmuştu kendine. Okuyamayanları şuraya alalım ve bu güzel yazıyla başbaşa bırakalım.

Karşıyaka'ya Reha Öz Takviyesi

Transfer döneminin başından beri yerli ve tecrübeli bir 3 numara ile anlaşmak isteyen Pınar Karşıyaka, bu bağlamda Haluk Yıldırım ve Tufan Ersöz'ü gündemine almıştı. Haluk'u G.Saray'a, Tufan'ı da Olin'e kaptıran İzmir kulübü, aradığı özelliklerdeki 3 numarayı yanı başında buldu. Son 2 yıldır diğer bir İzmir temsilcisi olan Aliağa Petkim'de foynayan Reha Öz iki gündür Karşıyaka idmanlarına çıkmaktaymış. Bugün arayıp görüşlerini sorduğumuz tecrübeli oyuncudan 'Büyük oranda anlaştık' yanıtını alınca, bize de her iki tarafa 'Hayırlı olsun' demekten başka bir şey kalmıyor. Son senesinde sakatlık nedeniyle sadece 17 maçta forma giyebilen ama geçirdiği ameliyatın ardından tam anlamıyla iyileşen Reha Öz'ün Karşıyaka'ya ciddi katkılar vereceğini düşünmekteyim. Salsabasket özel haberidir.

edit: Az önce KSKBasket.net de resmen açıkladı transferi. 1 yıllık sözleşme imzalanmış.

Aubrey Reese Mersin İçin Yeniden Türkiye'de

Aubrey Reese; Tekel, Beşiktaş Cola Turka, Mersin BŞB ve son olarak Aliağa Petkim ile geçirdiği 5 sezonun ardından, 6. Türkiye sezonu için yeniden Türkiye'de. Mersin BŞB ile anlaşan 32 yaşındaki tecrübeli oyuncu bildiğiniz üzere geçen yıl Murat Didin'in takımı Deutsche Bank Skyliners takımında mücadele etmiş ve hem ligi hem de kupayı finalde kaybetmişti. Oyuncunun menajerlik şirketi 1x1 Sports'un Twitter sayfasından şu şekilde duyurulan transferden de anlıyoruz ki Mersin BŞB geçen yıl kadrosunda olan, bu yıl da kadroda tutmayı istediği Dominic James ile yollarını ayırdı. Bu arada unutmadan, koç Mete Babaoğlu ile Aubrey Reese Aliağa Petkim'de de beraber çalışmışlardı.

DeWayne Reed Erdemir'de

Antwain Barbour'la kesin anlaşmaya varan, İstanbul'a gelen James Thomas ile de şayet sağlık kontrollerini geçerse sözleşme yapacak olan Erdemir, yabancı transferlerine devam ediyor. Auburn mezunu çaylak guard DeWayne Reed ile anlaşan Ereğli temsilcisinde Hakan Demirel ile birlikte oyun kurucu pozisyonunu paylaşacak isim de netleşmiş oldu. Geçen yıl Auburn'de 16.2 sayı - 2.6 ribaund - 4.3 asist - 1.3 top çalma ortalamalarını yakalamış Reed. Şayet Thomas da olursa 3 Amerikalısını tamamlamış olacak Erdemir'de, eğer gerek görülürse bir de 4 numara Bosman kadroya katılacak. Salsabasket özel haberidir.

G.Saray Yine Abdi İpekçi'de

Haberin kaynağı Pota6.com sitesi, yani Serdar abi. Taraftarın ısrarla Abdi İpekçi'yi istemesine rağmen bu yıl yeniden Ayhan Şahenk opsiyonu gündeme gelmişti sarı kırmızılı camiada. Ama son gelen haber hem erkek hem de kadın takımının maçlarını Abdi İpekçi'de oynayacağı yönünde imiş. Hayırlısı olsun diyelim, istediği oldu sarı kırmızılı taraftarların.

Jack McClinton İsrail Şampiyonu Galil Gilboa'da

Miami Hurricanes forması altında gösterdiği çılgın yüzdeli kolej kariyeri sayesinde duyurmuştu adını ama ne kadar iyi bir şutör olursa olsun, takım oyununa yatkın olmayınca, saha içinde sorunlu ve sorun yaratıcı olunca üst seviyelerin kapıları da kapanıyor haliyle yüzüne. Geçen yıl bu tarz oyuncuları tercih etmesiyle ünlü Halil Üner'in kolundan kapıp Aliağa'ya getirdiği Jack McClinton, önümüzdeki sezon İsrail şampiyonu Galil Gilboa takımının formasını giyecek. Banvit gibi Euroleague ön elemesi oynayacak olan İsrail ekibi, 3 tur geçerse Euroleague'e kalacak, yoksa Eurocup'tan devam edecek. NBA şansı pek yok McClinton'un, her ne kadar geçen yıl San Antonio tarafından 2. tur 51. sıradan draft edildiyse de bu fizik yapısı ve bu zihin yapısıyla Avrupa daha uygun onun için. Galil Gilboa'da kendini gösterir, Avrupa'nın 1 ya da 2 numaralı kupalarında iyi performans ortaya koyar ve biraz da takım oyununa kafa patlatırsa ses getirebilir. Zira can yakıcı bir şutör.

Türkiye macerasını 15.93 sayı - 2.69 ribaund - 3.14 asist ortalamarıyla kapattıysa da, kaçırdığı bolca şut, kaybettiği bolca top ve takımına kazandırdığı maçlardan ziyade kaybettirdiği maçlarla anıldı daha çok. Ama taraflı tarafsız en büyük övgüyü İzmir'de kazanılan Beşiktaş Cola Turka maçından sonra yaptığı kolbastı şovuyla kazandı. Videoyu izleyemeyenleri şuraya alalım.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Boxer'da Hakan Artış'la Moda Üzerine

Hakan Artış.. 4 yıl Efes Pilsen, 13 yıl da F.Bahçe'de oynadıktan sonra işin idari tarafına soyunmuş eski bir milli basketbolcu. F.Bahçe ve Ülker'de genel menajerlik görevlerini sürdürdü yıllarca. Şimdi SkyTürk'te Sportmen isimli programı hazırlayıp sunuyor, aynı zamanda 3 büyük firmanın da sportif danışmanlığını yapıyor. Yaşı ilerlese bile dış görünüşüyle benim gibi birçok hafif göbekli gence parmak ısırtan Artış'la moda üzerine keyifli bir söyleşi yapmış sevgili Pınar İlik. Çoğu zaman spor giyimi klasik giyime tercih ettiğini belirten Hakan Artış'ın modellik de yaptığı 6 sayfalık bu keyifli röportajı Boxer Ağustos sayısında bulabilirsiniz.

Dergi aynı zamanda 2010 Dünya Şampiyonası için hazırlanan zengin bir eki de içeriyor. Benim de yorumumu almıştı sağolsun Pınar. E tabi boy kısa, göbek de hafiften belli olunca Boxer dergisinde anca basketbol yorumuyla yer bulabiliyoruz. Hakan Artış'ı kıskanıyorum evet, itiraf ediyorum. :)

Onun Adı Artık 'Turkish Airlines Euroleague'

Birçok kulübe sponsor olarak adını tüm Dünya'ya duyurma konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koyan THY, Avrupa'nın en büyük basketbol organizasyonu olan Euroleague Basketball'un isim sponsorluğu için 5 yılı opsiyonlu olmak üzere 10 yıllığına anlaşmaya vardı.

Buna göre önümüzdeki sezondan itibaren Euroleague karşılaşmaları “Turkish Airlines Euroleague Basketball” adı altında oynanacak. Ayrıca sezon sonundaki Final Four karşılaşmaları da “Turkish Airlines Euroleague Final Four” adıyla oynanacak. Yapılan anlaşma gereği Türk Hava Yolları isim hakkının yanısıra başka tanıtım haklarına da sahip olacak. Bu kapsamda; Euroleague logosu ile Türk Hava Yolları logosundan oluşan yeni bir Euroleague logosunun oluşturulması, Euroleague oyuncularıyla reklam filmi çekilmesi, dünya genelinde 197 ülkede yayınlanan Euroleague ve Euro Cup çatısı altında yıl içinde oynanacak toplam 350’ye yakın maç saha zemininde ve çeşitli reklam mecralarında Türk Hava Yolları logosunun yer alması bu haklardan bazılarıdır.

İmza töreni ve oluşturulacak yeni logonun lansmanı Euroleague açılış maçından hemen önce yapılacakmış.

Onur verici bir olay elbette. THY sürekli olarak en tepeyi hedefliyor, bunu net bir biçimde görebiliyoruz. Geçen yıl Manchester United, Barcelona, Euroleague Final-4'u, Maroussi, bu yıl Didin'in takımı Giants'ın salon ismi, şimdi de bu. E bu güzel haberden sonra yakın bir tarihte Turkish Airlines Euroleague Final-4'unu da izleriz herhalde İstanbul'da. Canlı canlı.

Goran Jeretin Lokomotif Kuban'da

Geçtiğimiz sezonun son dönemecinde Türk Telekom kadrosuna katılan ve sekiz karşılaşmada forma giyen Karadağlı guard Goran Jeretin, yeni sezon için Rusya Ligi'nden Lokomotif Kuban ile anlaşmış. Sistemsizliği sistem edinen Türk Telekom kadrosunda 7.5 sayı - 3.4 asist ortalamaları ile mücadele eden 31 yaşındaki Jeretin, Avrupa'nın gezginleri listesinde hayli kabarık bir listeye sahipti. Yeni sezonda bu listeye Rusya'nın Kuban takımını da eklemiş oldu böylece.

Kimani Bosman Olmayı Başarırsa Aliağa İle Anlaşabilir

İlk olarak 2005-06 sezonunda Murat Didin'li Beşiktaş'ta taraftarın sevgilisi olduğunda tanımıştık onu, geçen yıl da Mersin BŞB formasıyla izlediydik yine. Şimdilerde Sırp pasaportu alıp Bosman olmak için uğraşıyor Kimani. Ve eğer olursa da menajerler tarafından kapısı çalınan Aliağa Petkim'in gündemine girecekmiş. Değerli bir Bosman oyuncu olur eğer pasaportu almayı başarabilirse. Bu arada Aliağa'nın anlaştığı Dalron Johnson dün İzmir'e gelmiş, tedavi ve deneme sürecinin ardından memnun kalınırsa sözleşme imzalanacakmış. Bir diğer transfer Kevin Braswell de Dalron Johnson'dan sonra İzmir'de olacak. O da yine aynı süreçten geçecek ve memnun kalınırsa sözleşme imzalanacak.

25 Temmuz 2010 Pazar

Bo McCalebb Siena'da

İki sezon önce Ahmet Kandemir'in Mersin'e getirdiği Amerikalılardan biriydi Bo McCalebb. Vatandaşı Chris Lofton ile birlikte Mersin'e geldiğinde tüm gözler Lofton'a odaklanmış durumdaydı. Nasıl odaklamasın ki? Kanseri yenerek spor hayatına devam eden oyuncunun Amerika'da ün sahibi bir şutör olması ve rekorlar kırarak Türkiye'ye gelmesi Ahmet Kandemir'in yabancı oyuncu tercihlerinin verimliliği ile birleştiğinde ortam gayet müsaitti bu durum için. Ki sezonda da 17-22 üçlük isabeti sağlayarak 61 sayı yazdığı Ted Kolejliler maçı ve 13/20 üçlük attığı F.Bahçe Ülker maçında ürettiği 47 sayı ile rekorlar kırarak bu maheretini göstermişti bizlere Lofton. McCalebb'in maç başına 17.4 sayı -4.6 asist - 2.7 top çalmalık Türkiye performansı bu iki maçın gölgesinde kalmıştı. Fakat o günlerde koç dikkatli gözlere Bo McCalebb'i işaret ediyordu. 'İyi izleyin bu adamı, farklı yerlere gelecek.' diye de ekliyordu. Dediği gibi de oldu koçun. Bir sezonluk Mersin macerasının ardından adı bir dönem F.Bahçe Ülker ile de anılan McCalebb, Partizan ile anlaştı. Euroleague Final Four'u oynadığı Sırp takımında 13.4 sayı - 3.4 asist ortalamaları ile oynayan Mccalebb, bir basamak daha çıkmayı başarmıştı bu performansıyla. Yeni sezon öncesinde Makedon pasaportunu alan oyuncunun yeni takımı ise bugün belli oldu. 1985 doğumlu oyuncu İtalyan Montepaschi Siena kulübü ile üç yıllık sözleşme imzaladı. Kulübün resmi sitesinden duyurulmuş transfer. Seviye atlayarak yürümeye devam ediyor Bo McCalebb, biz de ilgiyle takip ediyoruz.

Ve Damir Mrsic Basketbolu Bıraktı

Damir Mrsic'in ne yapacağını herkes merak ediyordu. Basketbola devam mı edecekti, yoksa bırakıp işin idari kısmında mı görev yapmaya başlayacaktı? Tatildeydi ve memleketine gitmişti, dönünce konuştuk eski dostla. Net bir şekilde açıkladı durumu. İşte basketbola devam etmesi için epey bir teklif aldığı halde basketbolu bırakma kararı alan Damir Mrsic'in ağzından durumun özeti:

'Basketbolu bıraktım kesin olarak. Düşündüm, taşındım ve zirvede bırakmak istediğime karar verdim. Bunu F.Bahçe gibi büyük bir camiada yapmak en güzeliydi ve ben de en güzelini yaptım. Karşıyaka, Bornova, Mersin, Antalya gibi takımlardan teklifler aldım ama dedim ya hem zirvede hem de F.Bahçe'de bırakmak istedim. Eğer olursa işin idari kısmında görev almak elbette isterim F.Bahçe'de. Orada şimdi yepyeni bir yapı kuruluyor. Spahija geldi, Aydın abi geldi. Bu ekibin içinde bana uygun bir pozisyon varsa ve bana böyle bir teklif gelirse seve seve kabul ederim. Şimdilik beklemedeyim'.

Damir Mrsic'in benim için ne derece önemli bir adam olduğunu zamanında şu yazımla anlatmıştım. Hayat yollarımızı çook önceleri kesiştirmişti onunla ve daha kimse tanımazken tanıma fırsatı bulmuştum bu büyük profesyoneli. 2 adım ötesinde geçirmiştim çocukluğumun en keyifli 2 yılını. 40 yaşında olsa da hala takım idmanlarının en önünde koşan adama elbet bir pozisyon bulunacaktır çok sevdiği F.Bahçe'de. Bulunmalıdır da. Güle güle diyorum ama sadece bir daha onun üçlüklerini göremeyecek olduğum için, onu biir daha izleyemeyecek olduğum için. Yoksa yaşanacak daha çok günümüz var, öyle değil mi Mrsa? Salsabasket özel haberidir.

Ümitler Avrupa Yedincisi Oldu

Ümit Kadınlar Avrupa Şampiyonası'nın son gününde 7-8 maçında Sırbistan karşısındaydık bugün. Turnuvanın bizim açımızdan kapanış maçı olan bu karşılaşmada bugüne kadar az süre alan isimlere şans verdi koç Aziz Akkaya. İlk çeyrekteki Sırbistan üstünlüğünün ardından oyuna kontrol altına almayı başararak diğer üç çeyreği kazanmayı başardık. 68-46 üstünlüğümüz ile sona eren karşılaşma ile birlikte şampiyonayı da yedinci sırada tamamlamış olduk. Özge Yavaş'ın 12 sayı - 5 asist - 2 ribaundluk oyunu ve turnuvadaki en uzun dakikaları bugün alan Esra Ural'ın 4 sayı 13 ribaundu istatistik kağıdının dikkat çeken rakamları olarak gözüküyor. Ribaundlardaki 50-42'lik üstünlüğümüz de maçın ilginç notlarından.

Üstüste dört galibiyetle başladığımız turnuvada ikinci grupta 17 sayıdan verdiğimiz Sırbistan maçı kırılma noktası oldu bizim için. Bugün Rusya ile final oynayacak İspanya'ya karşı aldığımız mağlubiyet kabul edilebilir bir durum ama Sırbistan maçını çok ekstra şekilde kaybettik. 17 sayıdan vermemiz de ayrıca kötü oldu elbette, psikolojik açıdan. O kırılma anında kaybettiğimiz sıralama avantajı bize ev sahibiyle oynama dezavantajı olarak döndü ve Letonya ile eşleştik. Daha farklı bir son yaşamayı arzu ediyorduk hepimiz fakat yine de toplamda başarılı bir turnuva çıkardığımızı düşünüyorum ben.

Gasper Vidmar F.Bahçe'de Kaldı

2007-08 sezonunda Emir Preldzic ile beraber takıma dahil edilen Gasper Vidmar'ı geçen sezon başında olduğu gibi bu yıl da kiralamak isteyen yönetim, çaldığı kapılarda sürekli olarak Vidmar'ın yüksek yıllık maliyeti (600.000 $ deniyor) engeline takıldı. Ve sonunda geçen yıl sezon sonuna doğru takıma geri dönüp, Play-Off'larda ciddi katkı veren ve Ömer Aşık'ın yokluğunu kimselere hissettirmeyerek şampiyonluk da pay sahibi olan Vidmar takımda kaldı. Açıklamayı NTVSpor Radyo'daki Bol Basket programında Aydın Örs yaptı bizzat. Greer'in takımda kalma ihtimalinin çok düşük olduğunu göze alarak onu yokmuş gibi sayarsak, takımdaki yabancı sayısı şu an için 5 (Ukic, Tomas, Kinsey, Lavrinovic, Vidmar). Beklenen isim yapmış 2. uzun transferi rafa mı kalkacak yoksa Vidmar takımda 6. yabancı olarak mı kalacak bilmiyorum şu an için. Ama tahminimce yapılacaktır 2. uzun transferi de.

Bu arada Vidmar'ın da ilk geldiği sene Emir gibi 4 yıllık kontrata imza attığını, normalde 2011'de serbest kalmas gerektiğini ancak geçen yıl Union Olimpija'ya kiralanırken sözleşmesinin bir yıl ötelendiği ve bitiş tarihinin 2012 olarak güncellendiğini de belirtelim ek bilgi olarak.

Charles Shackleford Yine Tutuklanmış

Sevgili Caner Eler sayesinde haberdar oldum durumdan. Bir dönem ülke basketboluna imzasını atmış isimlerden Charles Shackleford, polise reçeteli ilaç satarken yakalanmış. 2006 senesinde de uyuşturucu bulundurmak suçundan tutuklanmıştı Amerika'da. Daha sonra kefaletle serbest bırakıldığını okumuştuk. Tabii ki biz Shackleford'u hep 1996 senesinden, Ülkerspor - Unicaja Malaga maçının son saniyesinde istemeden soktuğu ve maç sonunda 'O topu hayaletler soktu' açıklamasını yaptığı serbest atışıyla hatırlayacağız. Her Charles Shackleford denildiğinde o an canlanacak zihnimizde. O dönemde Ülker'in koçluğunu yapan Çetin Yılmaz ile geçtiğimiz sezon içerisinde gerçekleştirdiğimiz röportajda o anı sormuştuk. Öyle ya biz ekran başında şaşkınlık içinde kalakalırken benchde neler yaşanıyordu o sırada? Cevabı kendine has tarzıyla vermişti koç: Yani adama atma dedik. Çıktı ilk faulü kaçırdı, ama çok kötü attı diye hakem uyardı. ‘Böyle atma’gibilerinden. Sonra ikinciyi çemberin önüne çarptırmak istedi ama bir yolladı, tak sayı oldu. Tabii o andan sonra ben Charles Shackleford’un yaşayan, ölmüş hiç fark etmez, tüm yakınlarıyla, sülalesiyle akraba oldum. Hiç ayrım gözetmeksizin.:) Ama sadece sözde elbette.:)

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Lynn Greer ve D-Wash Siena'nın Gündeminde

Spahija ile birlikte yeniden yapılanma yoluna giden F.Bahçe Ülker'de yeni sezon kadrosunda düşünülmeyen isimlerden biri Lynn Greer. Oyuncunun sözleşmesinin devam etmesi ve sözleşmesinde yazan meblağ sarı lacivertli cephenin işini zorlaştırsa da Greer ile alakalı olarak ilk kez bir transfer haberi düştü bugün. İtalyan Tuttosport sitesi, Montepaschi Siena'nın Lynn Greer ile ilgilendiğini yazdı. Mevcut F.Bahçe Ülker düzeninde yer almasını beklemiyoruz fakat burada kazanacağı ciddi bir para var ortada. Greer'in kararı ne yönde olacak, biraz beklemek gerekecek bunu görmek için. Yine aynı habere göre İtalyan ekibinin gündemindeki bir diğer oyuncu da geçtiğimiz sezon G.Saray Cafe Crown'da ortaya koyduğu yürekli oyunla taraftarların büyük sevgisini kazanan Darius Washington. Türkiye'de sezonu kapattıktan sonra kısa bir süre de Lottomatica Roma forması giymişti D-Wash.

Efes Pilsen de Milan Macvan'la İlgileniyor

Hafta içinde HaberTürk gazetesinin F.Bahçe Ülker'in Milan Macvan'la ilgilendiği yönündeki haberini yazmıştık. Bu kez ise haber Kosarka'dan. Şu günlerde transfer hamlelerini beklediğimiz Efes Pilsen'in de Sırp oyuncuyu kadrosuna katmak istediğini söylüyorlar. Miroslav Raduljica transferinin ardından genç ve potansiyeli yüksek bir oyuncunun daha kadroya katılma ihtimali bile bu sezon farklı bir Efes Pilsen göreceğimizi işaret ediyor. Ayrıca haberde Efes Pilsen'in power-forward bölgesi için geçtiğimiz sezon Partizan takımında forma giyen Lawrence Roberts ile ilgilendiği de yazılmış. Perşembe günü paylaşmıştık bu girişimi de.

Antalya'nın Yeni Yabancısı: Devan Downey

Wayne Chism ve Patrick Christopher transferlerinin ardından Ahmet Kandemir'in üçüncü yabancısı da belli oldu: Devan Downey. Transfer az önce 1x1 Sports'un twitter hesabı üzerinden duyuruldu. South Carolina çıkışlı, 1987 doğumlu ve yıldız oyun kurucu nitelemeleriyle Antalya'ya geliyor Downey. 1.75 boyundaki oyuncu son sezonunda 22.5 sayı - 3.5 asist ve 3.3 ribaund gibi oldukça iyi ortalamalar tutturmuş. Antalya'da yaşanan belirsizlik nedeniyle yerli oyuncu piyasasından kalifiye isimler kapabilmek için geç kalan Ahmet Kandemir, yabancı transferini kısa sürede üç potansiyelli isimle tamamlamış gibi gözüküyor. Önümüzdeki sezon yine yabancı oyuncularının omuzlarında yükselecek bir Ahmet Kandemir takımı izleyeceğiz sanrım. 87 ve 88 doğumlu iki yabancı transferinin ardından şimdi de yine 1987 doğumlu Downey'in gelişi parkedeki tecrübe noktasında soru işaretleri de oluşturabilir elbette.

Osiris Eldridge Resmen Karşıyaka'da

Karşıyaka'nın yeni transferi Osiris Eldridge'in NBA Yaz Ligi'nde Portland takımıyla şansını deneyeceğini ve sözleşme koparabilmesi durumunda Karşıyaka ile imzaladığı sözleşmenin hükümsüz olacağından bahsetmiştik. 23 Temmuz Cuma gününe kadar geçerliydi bu şart. Yaz Ligi'nde forma giyemeyen Eldridge, dünden itibaren Karşıyaka kulübünün sözleşmeli oyuncusu konumunda artık. Sıcak hava, harika taraftarlar; basketbol oynamak için mükemmel bir yer diyerek tanımlamış Osiris yeni takımını ve şehrini. Bu arada aynı haberde oyuncunun Karşıyaka'ya sezonluk maliyetinin 150.000 $ olduğunu da öğreniyoruz. Geçmiş yıllardaki oyuncuların ücretlerini düşündüğümüzde biraz yüksek gibi sanki rakam. (edit: Kulüpten gelen bilgi maliyetin 150.000 $ değil, 80.000 $ olduğu yönünde)

McCalebb ve Green Makedon Vatandaşlığına Geçti

İki sezon önce Ahmet Kandemir'in Mersin'inde dikkat çeken ve o günden bu yana sürekli seviye atlayarak en son Partizan formasıyla Euroleague'de Final Four oynama başarısı elde eden Bo McCalebb Makedon vatandaşlığına geçmiş. Üstelik yalnız da değil. Daha önce ligimizde Ted Koleji ve Fenerbahçe Ülker formalarını terletmiş Marques Green ile birlikte. Geçtiğimiz sezon G.Saray Cafe Crown'da forma giyen Darius Washington & Mike Wilkinson ekürisinin de Makedon vatandaşlığı bulunuyordu bilindiği üzere. Belli ki bu konularda oldukça geniş takılıyorlar. United States of McCedonia demiş Mali, üstüne söz söylemeyelim.

Furkan ve İlkan Sakatlıkları Yüzünden Kadroya Alınmamış

Dusan Cantekin ve İzzet Türkyılmaz'ın A Milli Takım'ın aday kadrosuna dahil edilişini burada konuşmuştuk. Daha sonra bu ikiliden Dusan Cantekin dizindeki problem nedeniyle kadrodan çıkarılmıştı. Bu ekleme-çıkarma işlemi sırasında hemen hemen hepimizin aklına gelen soru aynıydı: Furkan Aldemir neden çağrılmıyor? Sorunun cevabını Nihat İziç vermiş. Ümit Milli Takımından hem Furkan Aldemir hem İlkan Karaman Bormio kampı kadrosuna dahil edilecek isimler olarak düşünülmüş teknik ekip tarafından. Fakat dizinden sakatlığı bulunan iki oyuncu İtalya'da kondüsyon çalışmaları gerçekleştirileceği için dahil edilmemiş Bormio kampının kadrosuna.

Ümitler Letonya'ya Son Topta Kaybetti

Ümitler Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale yükselen takımımız günün son karşılaşmasında ev sahibi Letonya ile karşılaştı. Ev sahibi avantajını kullanmak isteyen rakibimize karşı ilk dakikalarda oyunu dengede götürmeyi başararak Damla Gezgin'in üçlüğüyle ilk çeyreği 15-12 önde tamamladık. İkinci çeyrekte Letonya'nın oyuna domine etmesine cevap veremeyince soyunma odasına 33-25 geride girmemize karşın ikinci yarının ilk beş dakikalık sekansında yakaladığımız 10-2'lik seri ile durumu yeniden eşitledik. Yirmialtıncı dakikada, skor 35-35 iken, günün takımımız adına en etkili ismi Özge Yavaş ikinci sportmenlik dışı faulünü yaparak oyun dışı kaldı. Ev sahibi lehine çalınan bu düdükler başlangıçta kafamızda soru işareti oluştursa da her iki düdük de doğruydu diyor koç Aziz Akkaya. Özge'nin devre dışı kalmasına, bu maça kadar turnuvanın ribaund lideri Tuğçe Canıtez'in hücumda etkisiz bir maç oynuyor olmasına karşın son topa kadar taşıdık maçı. Fakat son 22 saniyede iki üçlük isabeti bulan Klintsone 64-57'lik skorla kapıyı suratımıza kapatan isim oldu.

Salonda 4500 kişi vardı diyor koç Akkaya. Bu atmosferde şampiyonanın ev sahibine karşı, son ondört dakikayı günün en etkili isminden yoksun olarak oynuyor ve son topta kaybediyorsanız bu takıma teşekkür etmekten başka birşey yapılmaz. Madalya istiyorduk, alabileceğimizi de biliyorduk ama olmadı. Şimdi 5-8 maçlarını oynayıp, klasmandaki yerimizi belirleyeceğiz. Yaşattığınız heyecan, akıttığınız ter için teşekkürler hepinize.

23 Temmuz 2010 Cuma

Genç Banvitliler'de 2 İmza

TB2L'nin iddialı olmaya çalışan takımlarından Genç Banvitliler'de 2 imza atılmış. Banvit kadrosunda yer alıp takım kaptanlığı görevini sürdüren Ufuk Gürgen, takıma abilik yapması için ufak Banvit'e kaydırılmış. Ayrıca geçen sezonu Mersin BŞB'de toplasan 30 dakika almadan tamamlayan genç guard Burak Yönder de Genç Banvitliler kadrosuna katılmış.

Antalya BŞB Skorerini Buldu: Patrick Christopher

Transfer olayına geç giren Antalya BŞB'de kadro kurma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Sezonun 9. transferini gerçekleştiren güney ekibi, yeni sezonda takımın skor yükünü çekmesi için Patrick Christopher ile anlaştı. California Golden Bears mezunu olan Christopher, 1988 doğumlu ve 2-3 numaralarda oynayabiliyor. 2006-07 yılında okuldaki ilk senesini 5 sayı ortalamasıyla geçiren oyuncu, okuldaki son 3 senesinde de 15 sayı civarını yakalamayı başardı. Geçen yıl 15.6 sayı olan maç başı ortalamasının yanına 5.4 ribaund, 2 asist, 1.6 top çalma istatistiklerini de ekleyen Christopher, takımının en sivrilen isimlerindendi. 4 sezonda ürettiği toplam 1700 sayı ile okul tarihinin en skorer üçüncü ismi olan skorer oyuncu, isabet sağladığı toplam 164 üçlükle de yine okul tarihinin en başarılı dördüncü ismi durumunda. Ayakkabı koleksiyonu olan Christopher'ın bu fetişine selam eden bir resmi de aşağıda. Salsabasket özel haberidir.

K'Zell Wesson Telekom'da

Daha önce vermiştik haberini, bugün resmi imzalar atılmış. 1977 doğumlu Wesson'ın Türkiye kariyerindeki dördüncü takımı olacak Türk Telekom. Bulgar pasaportu sayesinde Ankara takımında Bosman statüsünde forma giyebilecek olan Wesson'ın sözleşmesi iki yıllık olarak imzalanmış. Hem yerli hem yabancılarda yaş ortalaması düşük bir takım oluşturan koç Faruk Akagün'ün bu transferle birlikte takıma tecrübe ilavesi de yapmak istediğini tahmin ediyorum. Ayrıca bu transferin gerçekleşmesi için Wesson'ın geçen yılki kulübü Pınar Karşıyaka'ya da bonservis ödendi. Net ücreti öğrenebilirsem eğer eklerim daha sonra. Bu transfer ile birlikte, beklenmedik bir durum oluşmazsa şayet, bu sezonluk transfer defteri de kapanmış Türk Telekom cephesinde.

Erhan Yetim de Konya'da

Torku Selçuk Üniversitesi, Salih Uğraşan - Onat Akış ve Cihad Şahin transferlerinin ardından geçtiğimiz sezon birinci ligde mücadele eden isimlerden Erhan Yetim ile de anlaşmış. Üç sezonluk Karşıyaka kariyerinin ardından geçen yıl Ereğli'de forma giyen Erhan, 18 maçta sahaya çıkarken 2.3 sayı -1.6 ribaund ortalamalarını elde etti. Sertliğin had safhada olduğu ikinci ligde hırsıyla, mücadelesiyle süre alarak geçireceği bir sezon Erhan'a da iyi gelecektir diye tahmin ediyorum.