31 Ağustos 2010 Salı

Selçuk Ernak'ın Gör Dediği: Çin'deki Durum

Aylarca tek bir basketbol dergisi olmadan yaşayan Türkiye'de, binbir zorluklarla yeniden hayata dönen NBA Türkiye dergisini yaşatabilmek için kaç takla atıyoruz biliyorsunuz. İşte Türkiye'nin mevcut şartlardaki tek basketbol dergisi olan NBA Türkiye'nin Eylül sayısında okuyucularına hediye olarak verdiği 32 sayfalık Dünya Şampiyonası ekinin en sonunda Çin Milli Takımı yardımcı antrenörü Selçuk Ernak'ın 'Çin Günlükleri' başlığıyla yazdığı yazısında gözümüze gözümüze soktuğu ufacık ama aslında kocaman bir detay var ki, paylaşmadan geçsek çarpılırız.

Şöyle diyor Ernak: 'Her ne yapabiliyorsak denemeli, bu dergiyi yaşatmalıyız. Çünkü elimizde bir başkası yok, en azından gazete bayiisine gidip dergimizi satın almalıyız. Çin'i mi sordunuz? Tam 19 basketbol dergisi ve 5 basketbol gazetesi var. Ve inanın bunun sebebi bizden defalarca kez kalabalık olmaları değil'.

P.Riko Yunanistan Maçının Hakemini FIBA'ya Şikayet Etti

Ankara grubunun açık ara en keyifli takımı olan Porto Riko, Yunanistan karşısındaki başarılı oyununun karşılığını son çeyrekteki ilginç düdükler neticesinde alamazken maçın hemen ardından bu durumu not düşmüştük bloga. Özellikle son çeyrekte her temasa düdük almayı başaran Yunanistan'ın en kritik anlarda gelen son 13 sayısının tamamının çizgiden olması Porto Riko'luları çılgına çevirmişti adeta. Ki hatta koç Manuel Cintron da bu düdüklere daha fazla dayanamayarak sahaya dalıp, teknik faulü almıştı. Maçı 83-80 kaybeden Porto Riko, maçın hakemlerinden Finlandiyalı Carl Jungebrand'ı taraflı yönetimi nedeniyle FIBA'ya şikayet etmiş. Hafızası kuvvetli olanlar Jungrebrand'ı 2001'de Yugoslavya'ya kaybettiğimiz Avrupa Şampiyonası finalinden de hatırlayacaktır.

Aleksandar Rasic Trabzon Yolunda

Michael Wright'ı Türk statüsünde oynatmak adına önünde herhangi bir engel kalmayan Medical Park Trabzonspor, takviye yapmayı düşündüğü oyun kurucu pozisyonu için bir dönem Efes Pilsen forması giymişliği de olan Sırp oyuncu Aleksandar Rasic ile anlaşmak üzere. Son 2 yıldır Partizan formasıyla kariyerinin en güzel dönemlerini geçiren 1984 doğumlu oyuncu, geçen yıl Euroleague'de de 7.3 sayı - 1.4 ribaund - 2.3 asist ortalamaları yakalamıştı.

Mersin'den çıkıp Partizan'da kahramanlaşan Bo McCalebb gibi, o da patlamasını Partizan'a ya da bir başka deyişle Dule'ye bırakmıştı. Belki de bu bir şans değildi, Dule'nin bizzat kendi şansını kendi yaratma becerisiydi. Potansiyelli FMP takımındaki performansından sonra Efes'in 30, F.Bahçe'nin de 100. yıllarını kutladığı sezonda Efes Pilsen'e gelmişti. O dönem o bölgede çok keldi Efes. Ender ve Can Akın'ın yanında 3. adam oldu, yabancı kontenjanına takıldı ve sonra da Efes'in final serisindeki süpürülüşünün ardından 'Git gözümüz görmesin seni' muamelesiyle kapı önüne kondu, birçok oyuncu gibi. Çok kısa (1 maçlık) Dinamo Moskova, sonrasında da kiralık olarak gittiği Alba'da geçirdiği maceranın ardından son 2 yıldır Partizan'da. Bizim izlediğimizden farklı bir Rasic olarak. Kritik anlarda, kritik sorumluluklar alan, kritik şutlar sokan, bazen oyunun sürpriz biçimde en skoreri olabilen Rasic'i biz çıplak gözle izleyemediydik burada. Şimdi Adriyatik'te, Euroleague'de, hatta Milli Takım ile şu sıralar Kayseri'de, son dönemde bizi alıştırdığı sürpriz performanslarını çatır çatır ortaya koyuyor. Son Almanya maçında maçı ilk uzatmaya götüren de oydu zaten yine. Gelirse katkı sağlar Trabzon'a. Aynı ekolden gelen Radivojevic ile birlikte kah birbirlerini yedekleyerek, kah yanyana oynarlar.

Tofaş'ın Hazırlık Maçları Programı

9 Eylül / BC Nizhny Novgorod (Bursa)
11 Eylül / G.Saray Cafe Crown (İstanbul Ayhan Şahenk)
15 Eylül / Antalya BŞB (Bursa - Cevat Soydaş Turnuvası)
17 Eylül / Aliağa Petkim (Bursa - Cevat Soydaş Turnuvası)
18 Eylül / O.Renault, P.Karşıyaka veya Erdemir (Bursa - Cevat Soydaş Turnuvası)
23-25 Eylül / P.Karşıyaka, Medical Park Trabzonspor, Tofaş ve ??? (İzmir / Turnuva)

#0 Enes Kanter, From Kentucky

Koç Calipari Twitter hesabı üzerinden paylaşmış, yeni sezon fotoğraf çekimlerinden bir foto. Büyütmek için fotonun üzerine tıklayabillirsiniz. Ne de yakışmış Enes'e sıfır numaralı forması. Ayağı düz bassın, şansı yaver gitsin aslan parçasının. (edit: Cem'den öğrendim ki: Enes Kentucky tarihindeki ilk 0 numaralı oyuncu olacakmış.)

G.Saray Cafe Crown: 76 - Geoplin Slovan: 47

Yeni sezon hazırlıklarını İtalya'da sürdüren Galatasaray Cafe Crown Sloven ekibi Geoplin Slovan'ı farklı mağlup etti. İlk yarıyı da 43-18 önde geçen sarı-kırmızılılarda 21 sayı - 5 ribaund üreten Rancik ve taraftarların tartıştığı isimlerden Shipp 17 sayı - 7 ribaund ile öne çıktı. Yarın da Sloven KK Helios ile karşılacaklarmış, bilgiler Galatasaray resmi sitesinden.

Joshua Ian Shipp (26’, 17 sayı, 7 ribaund, 3 asist, 1 top çalma, 1 top kaybı)
Melih Mahmutoğlu (18’, 6 sayı)
Göksenin Köksal (21’, 2 ribaund, 5 asist, 2 top çalma, 5 top kaybı)
Caner Topaloğlu (22’, 8 sayı, 1 ribaund, 1 asist, 2 top kaybı)
Taylor Rochestie (27’, 10 sayı, 3 ribaund, 6 asist, 2 top çalma, 1 top kaybı)
Ermal Kurtoğlu (24’, 10 sayı, 4 ribaund, 2 asist, 2 top çalma, 1 top kaybı)
Radoslav Rancik (29’, 21 sayı, 5 ribaund, 1 asist, 2 top çalma, 2 top kaybı)
Haluk Yıldırım (17’, 3 top çalma, 1 blok, 1 top kaybı)
Sertaç Şanlı (12’, 4 sayı, 4 ribaund, 1 blok)

Sinan Güler'den Önemli Bir Rica: Kırmızı Olalım!

Faal Türk oyuncular arasında sosyal medya araçlarını en etkili şekilde kullanan isimlerden biri olan Sinan Güler, resmi sitesinde 30 Ağustos için yayınladığı şu mesajın son satırlarında Ankara seyircisinden özel bir istekte bulundu. Ankaralı basketbolseverlerin bu akşam oynayacağımız Yunanistan maçına kırmızı renkleri giyinerek gelmesini istiyor Sinan Güler. Dün Slovenya'nın Abdi İpekçi'yi yeşile bürümesini seyrederken arkadaş ortamında hayıflanmıştık biz de keşke şu tarz bir görüntü oluşturabilsek diye. Litvanyalılar'ın, futbolda Hollanda'nın yarattığı bu renk ahengini Sinan'ın tek bir mesajı üzerinden yapmamız mümkün değil tabii ki. Bu noktada en büyük iş federasyona ve sponsorlara düşüyor. Amerika - Brezilya maçını keyifli yorumlarıyla tatlandıran Murat Özyer de ekrandan dikkat çekti bu konuya. Federasyon yetkilileri bu akşam o salonu kıpkırmızı yapmak istedikten sonra gerisi çok da zor olmasa gerek. Takımın en önemli enerji kaynağı önemli bir ricada bulundu, bizden iletmesi. Bu önemli rica gerçekleşecek mi, onu hep beraber göreceğiz.

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Elemelerde 2011 Litvanya Bileti Alanlar Belli Oldu

Tüm ilgi alaka ülkemiz üzerine yoğunlaşmışken, basketbol kamuoyunun seneye 1 numaralı gündem maddesini oluşturacak olan 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda da önemli gelişmeler yaşanıyor.

2009'da Polonya'da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası'na katılabilmek için bizim de iştirak etmiş olduğumuz eleme gruplarında maçlar tamamlandı. Oluşan puan durumuna göre Karadağ, Büyük Britanya ve Belçika gruplarını 1. sırada tamamlayıp Litvanya'ya gitme hakkı kazanırken İsrail ile Makedonya ise grup 2.'leri arasında en iyi ikili olarak aynı hakkı elde etti. Son yıllarda adeta enkaz haline gelen ve üst üste 2. Avrupa Şampiyonası'na katılma hakkından mahrum kalan İtalya, günümüzün en önemli koçlarından Pianigiani önderliğinde Bargnani ve Belinelli'nin sırtında bir atılım yapmayı bekliyordu ancak ilk 4 maçta aldıkları 3 mağlubiyet onların hayallerine set çekti. Son 4 maçını kazanmış olmalarına rağmen İsrail'e karşı ikili averajda 3 sayı geride kalmaları onlar için çok acı bir son hazırladı. Aynı grupta liderliği alan Karadağ ise yeniden takdirleri topladı.

B Grubu'nda Deng ve Bonsu'nun inanılmaz verimli oyunları Britanya'yı grup lideri olmasına yetti. Olur da Ben Gordon ve Azubuike'yi ikna edebilirlerse onları çok daha güzel günler bekliyor olacak. Zira 2012'de olimpiyatlara ev sahipliği yapacak olmaları da oldukça iştahlarını kabartıyor olsa gerek. O grupta McCalebb 6 maçta attığı 141 sayıyla Makedonya'yı 2. yaparak finallere taşıdı dersek yanlış olmaz.

C Grubu'nda ise Belçika diğer takımlara oranla daha istikrarlı olmasıyla 1.'lik koltuğunu almayı bildi. Geçtiğimiz şampiyonada yer almayı başaran Bulgaristan ile Polonya bu grupta kendilerinden görece zayıf Gürcistan'ı dahi geride bırakamayarak büyük hayal kırıklığı yarattılar benim nezdimde. Tabi burada Gürcistan'a saygısızlık etmek istemem. Eski dost Pachulia'nın önderliğinde çok başarılı bir turnuva geçirdiler ancak aynı galibiyette olmalarına rağmen en iyi ikincilik ünvanını İsrail ile Makedonya'dan alamadılar. Son anda kaçırdıkları bu şans önümüzdeki yıllar için bir umut kaynağı olabilir Gürcistan adına, olmalıdır da.

Türk Telekom'un Hazırlık Maçları Programı

Bu yıl kadrosunda köklü bir değişime giden ve geçen yılki takımdan tek bir oyuncuyu bile tutmayan, koçluğa tecrübeli basketbol adamı Faruk Akagün'ü getiren Türk Telekom'da hazırlık maçlarının programı belli oldu. Başkent ekibinin planlanmış maçları şöyle:

3 Eylül / Hacettepe Üniversitesi
4 Eylül / Optimum TED Kolejliler
10 Eylül / Mersin BŞB (Çorum Turnuvası)
11 Eylül / Aliağa Petkim (Çorum Turnuvası)
18-20 Eylül / St. Petersburg, Cibona Zagreb, Beşiktaş Cola Turka (Samsun Turnuvası)
23 Eylül / Erdemir
24 Eylül / Mersin BŞB
25 Eylül / F.Bahçe Ülker
28 Eylül - 2 Ekim / Banvit - TÜBAD Turnuvası

Kaynak: Basketfaul

Beşiktaş Cola Turka'nın Hazırlık Maçları Programı

Polonyalı oyuncu Michal Ignerski'yi transfer ederek -şimdilik- transferi kapatan Beşiktaş Cola Turka'nın şu an için planlanmış hazırlık maçlarının programı şöyle:

3 Eylül / Düsseldorf Giants (İstanbul)
9-11 Eylül / Belçika'da turnuva
15 Eylül / Banvit (İstanbul)
17-19 Eylül / Türk Telekom, St. Petersburg, Cibona Zagreb (Samsun Turnuvası)

Kaynak: Basketfaul

Pamukkale Turnuvası Maç Programı (3-4-5 Eylül)

3-4-5 Eylül tarihlerinde Pamukkale Üniversitesi'nin katkılarıyla Denizli Gümüşler Spor Salonu'nda gerçekleştirilecek olan turnuvanın maç programı belli oldu. Erdemir, Bornova Belediyesi, Medical Park Trabzonspor ve Pınar Karşıyaka takımlarının katılacağı turnuvada oynanacak maçların programı şöyle:

3 Eylül Cuma
16:00 Erdemir - Bornova Belediyesi
18:00 Medical Park Trabzonspor - Pınar Karşıyaka

4 Eylül Cumartesi
16:00 Pınar Karşıyaka - Erdemir
18:00 Medical Park Trabzonspor - Bornova Belediyesi

5 Eylül Pazar
14:00 Medical Park Trabzonspor - Erdemir
16:00 Pınar Karşıyaka - Bornova Belediyesi

Erdemir: 67 - Optimum TED Kolejliler: 56

Yeni sezon hazırlıklarını Ereğli'de tam kadro olarak sürdüren Erdemir, bu yılki hedefini TBL olarak koyan Optimum TED Kolejliler'le oynadığı ikinci hazırlık maçından da galibiyetle ayrıldı. İlk maçı 66-65 kazanan Ereğli temsilcisi, ikinci maçta biraz daha farklı kazandı: 67-56. 1 yıl aradan sonra yeniden Erdemir'e dönen Hakan Demirel 13 sayı ile takımın en skoreri, not etmeli. Başkent temsilcisinin en skoreri ise eski bir Erdemirli: Serhan Kavut.

Erdemir (67): Hakan Demirel 13, Melih Yıldız 8, DeWayne Reed 8, Altan Erol 11, Erkan Veyseloğlu 6, Arın Soğancıoğlu 0, Eren Beyaz 6, James Thomas 3, Melih Sevda 0, Antwain Barbour 5, Emre Ekim 5, Volkan Aydın 2

TED (56):
Serhan Kavut 10, Barış Erlim 5, Burak Erol 2, Nezih Özbakır 8, Özgün Önver 2, Emre Özpulat 2, Kaan İşbilen 3, Recai Öztürk 5, Yalçın Azizmahmutoğulları 6, Mehmet Özdemir 8, Uğurcan Aksoy 5

Periler Lider Olarak Avrupa Şampiyonası'nda

Dünya Şampiyonası'nın yoğun gündeminde pek ilgi çekemeyen Periler, Karadağ ile oynadıkları liderlik karşılaşmasını 72-65 kazanarak grup lideri olmayı başardılar. Maçın başından itibaren tam bir liderlik maçı havasında geçen karşılaşmada zaman zaman farkı açsak da her defasında yakalandık rakibimize. Sert oyunlarına hakemlerden de destek bulunca zaman zaman olayın dozunu kaçırdılar ama en kritik anda teknik faul olarak döndü bu anlayış onlara. Gereken cezayı kestik ve sahadan 72-65 galip ayrılarak grubu lider tamamladık. Grubu lider tamamlamamızın yanı sıra grup aşamasının da en başarılı takımı olduk aynı zamanda. Böylece kuralara 2. torbadan girme şansını da elde ettik. Bu elemeler döneminde milli takıma tam altı yeni genç oyuncuyu çağıran ve onlara ciddi süreler veren Ceyhun Yıldızoğlu da ayrı bir tebriği hakediyor kesinlikle. Cem Akdağ dönemiyle başlayan büyüme sürecimiz hızla gelişiyor. Daha iyisini de yapacağız, adım gibi eminim.

29 Ağustos 2010 Pazar

Nicolas Batum İzmir'de Çemberi Kırdı

Günün ikinci seansında İzmir'de oynanan Fransa - Lübnan maçında Nicolas Batum, devreye beş dakika kala yaptığı smaçla çemberi yerinden çıkarmayı başarmış. Kırılan çemberin yerine yenisi takılarak devam edilmiş karşılaşmaya. Dünkü İspanya galibiyetinin ardından Lübnan karşısında da rahat bir oyunla çift haneli farklarla önde giriyor devreye Fransızlar.

Basketbolun Birleştirici Gücü

Ülkemizin devamlı yenilenen, konuyla ilgili başka bir yazımda da kullandığım ifadeyle temcit pilavı misali ısıtılıp ısıtılıp önümüze konulan suni gündemlerinden bir tanesi de irtica, terör, Kıbrıs vb.'nin yanında Ermeni Meselesi'dir. Şu ara bereket referandumuydu seçimiydi derken başka gündemlerimiz var da bu meseleler gündemden biraz olsun düştü. Kimseye bir faydası olmamasına rağmen tv programlarındaki kodamanlarımız otururlar saatlerce ne yapsak ne etsek diye tartışırlar, yahut tartışır gibi yaparlar da biz de dinleriz vay be nidaları eşliğinde...

Bu kadar siyaset yaptıktan sonra basketbola geçmenin faydalı olacağını düşünüyorum. Öyle tahmin ediyorum ki siz de Ermeni meselesi ile basketbolun ilgilsini merak ettiniz. Hemen belirteyim, NBA tarihinin en uzun oyuncularından bir tanesi olan George Muresan Ermeni ve Türk gençlere basketbol eğitimi veriyor. 19-29 Ağustos tarihlerinde ülkemizde gerçekleşecekti eğitim, verilen programa göre gençlerin dün de İzmir'de Dünya Şampiyonası'nın ilk gününü takip etmiş olmaları gerekiyordu . Sağolsun bu tip konulara çok ilgili bir medyamız olduğu için gelişmeleri takip edemedim. İzmirli arkadaşlardan konuyla ilgili bilgi almak isteriz.


İnsanlar arasında etnik kökene bağlı oluşan sorunları anlamakta güçlük çekiyorum. Ha tamam, belirli bir önyargı illa ki olabilir ancak çevremde sırf etnik kökeni yüzünden insanlarla ilgili olarak köküne kibrit suyu tabirini kullananlar var. Bunu yapan sadece biz de değiliz ancak kimse kendi ırkını kendisi seçemez, ırkının kişinin karakteri üzerinde etkisi olsa da bu bilmem kaç tane etkenden sadece bir tanesidir . Bu minvalde yapılan çalışmaları destekliyorum ve yüz elli sene kadar önce süper güçlerin kendi çıkarlarını hortlatabilmek adına aramıza attığı kötülük tohumlarının artık kardeşlik tohumlarına dönüşmesini temenni ediyorum.

Periler Liderlik İçin Sahada

Dünya Şampiyonası gündeminde doğal olarak arka planda kalan Periler, bugün Avrupa Elemeleri'nde Karadağ karşısında liderlik maçına çıkıyor. Grupta oynadıkları yedi maçın altısını kazanan iki takımın mücadelesinde kazanan taraf grubu lider tamamlama şansını elde edecek. Gruptaki tek mağlubiyetimizi Karadağ deplasmanında farklı şekilde almıştık fakat o maçın ardından Bulgaristan'ın Karadağ'ı mağlup etmesiyle bugün herhangi bir averaj hesabına gerek duymaksızın alacağımız bir galibiyet bizi grup liderliğine taşıyacak. Bu yoğun gündemde ilgilenen olur mu bilemiyorum ama saat 17.30'da Konya'da Karadağ'ı konuk edecek takımımızın maçı FB Tv'den canlı olarak yayınlanacak.

'Fazıl Say Haklı Beyler' - Bener Onar'dan Enfes Bir Yazı

Dün oynanan 12 maçla başlayan Dünya Basketbol Şampiyonası'nın Cuma günü düzenlenen pek görkemli (!) açılışına dair enfes bir Bener Onar yazısı. Bugünü o eski Pazar günleri kıvamına getiren bir yazı. Okumalı, okutturmalı. Açılışı izleyenlere de izleyemeyenlere de. Hatta bu organizasyonu düzenleyenlere de. Okumak için tıklayınız. Ya hazirunnnn..:)

Efes Pilsen'in İtalya Programı

Sırbistan kadrosundan son gün çıkartılan Miroslav Raduljica'yı da dahil edecek olursak toplam yedi oyuncusu Milli takım kamplarında yer alan Efes Pilsen, yeni sezona hazırlık çalışmalarının ikinci ayağı için İtalya'ya uçtu. 8 Eylül'de Türkiye'ye dönecek olan Efes Pilsen'in İtalya'daki hazırlık maçı programı ise şöyle:

3 Eylül: Efes Pilsen - Lugano (İsviçre)
4 Eylül: Efes Pilsen - Aris (Yunanistan)
7 Eylül: Efes Pilsen - Spartak St. Petersburg (Rusya)

Antalya BŞB'nin Hazırlık Programı

Yeni sezona Ahmet Kandemir yönetiminde yepyeni bir başlangıç yapacak olan Antalya BŞB, hazırlıklarını Bolu'da sürdürüyormuş. Sabahları kros ve halter, akşamları ise salonda çalışan Antalya ekibi Bolu'da 10 gün kadar kalacakmış. Bolu kampının ardından 15-18 Eylül tarihleri arasında Bursa'daki Cevat Soydaş Turnuvası'na katılacak olan Antalya BŞB, bu organizasyonun ardından Türk Telekom'un Çorum'da düzenleyeceği dörtlü bir turnuvada daha boy gösterecekmiş. Ahmet Kandemir'in yabancı tercihleri ile yeni sezon öncesinde merak ettiğim takımlardan biri Antalya, denk getirip izleme fırsatı bulabiliriz umarım.

Charles Smith Roma'da

İtalyan gazetelerinde çıkan haberleri kaynak alarak bahsetmiştik Charles Smith - Lottomatica Roma flörtünden. Dün itibariyle resmiyete kavuşmuş bu transfer. Önümüzdeki sezon İtalyan takımının sportif direktörlüğünü üstlenecek olan Tanjevic, iki sezondur final serisinde karşılaştığı ve belki de onu en fazla zorlayan oyuncu olan Charles Smith'i yeni takımına kazandırmış oldu böylece. Efes Pilsen, bonservis konusunda sıkıntı çıkarmasaydı şayet büyük bir olasılıkla Smith'i Türkiye Ligi'nde izlemeye devam edecektik ama bilindiği üzere olmadı o iş. İlerleyen yaşına rağmen onun oyununu izlemek ciddi bir keyif veriyor bana, mesafe biraz uzamış olsa da radarımızda kalmaya devam edecek isimlerden biri o da.

The Curious Case of Quincy Douby

II. Salsabasket Ödülleri kapsamında "Yılın Oyuncusu" ödülünü -hem de açık ara farkla- kazanmış oyuncuyu hatırlıyor muyuz? Halk iradesine saygıyla yaklaşırım ama plebisiter demokrasinin her zaman en doğru çözüm yolu olmayacağı gibi bazen tehlike arz edeceğinin de farkındayım. Yeri gelmişken -ya da gelmemişken- referandumlarla yönetilmeye çalışılan demokrasiler hakkında şöyle güzel bir yazı var arşivimde. "Yılın Oyuncusu" ödülünün plebisite bırakılamayacak kadar ciddi bir mesele olduğunu söyleyerek, buradaki Quincy Douby seçiminizi veto ediyorum. Douby geçen senenin en iyi oyuncusu falan değildi. Bu Ahmet Çakar girişinden sonra Douby cephesindeki son hamleleri toparlıyorum meraklısına...

HOOPSWORLD.com sitesinden Alex Kennedy'nin Las Vegas'ta bulduğu Douby, kendisi gibi NBA dışında kalmış ve genel menajerleri etkileme safhasına geçmeden önce formunu yakalamaya çalışan veteranlar Damon Jones, Larry Hughes, Melvin Ely ve Sebastian Telfair ile birlikte yoğun bir antrenman temposu içerisinde. İlginç olansa NBA'e geri dönüş konusunda gemileri tam anlamıyla yakan Douby'nin, mantalitesindeki değişim ölçüsünde oyununda da bir evrim başlatma çabası. Douby aslında benden daha uzun süredir basketbol oynamıyor. Lisenin üçüncü sınıfındayken basketbol ile tanışan ve oyuna bir tutkuyla bağlanan Douby, uzun süre bunu ileride yapacağı iş olarak görmüyor. Sadece zevk için oynuyor ve oyunun temel prensiplerini dahi anlamaya çalışmıyor. Fakat Douby'deki -özel skorerlere özgü- katil içgüdüsü o kadar şiddetli ki, bu haliyle bile Rutgers gibi kaliteli bir programdan burs teklifi alabiliyor. Kolejde de aynı zihniyette devam ediyor ve orada da bir sezondaki 839 sayısıyla okul rekorlarını alt üst etmesi için işlenmemiş yetenekleri "fazlasıyla" yeterli. (Rutgers'ın bulunduğu Big East NCAA'in en prestijli konferanslarından ve bu sayıları gerçekten önemli.)

Geçen sene Toronto Raptors'da başladığı sezonun sonunda savrularak kendini Türkiye'de ne oynadığı belli olmayan bir alt sıra takımında bulmak, Douby'nin bazı şeyleri sorgulamasını sağlamış anlaşılan. Basketbolu anlamaya başladığını söylüyor. Çeşitli muhakemeler onu NBA'de var olabilmesi için oyun kurucu pozisyonunu da orijinal pozisyonu kadar iyi oynaması gerektiği sonucuna götürmüş. Yaz boyunca katıldığı çeşitli kamplarda da hep point guard olarak oynamaya çalışmış. Takımı oynatırken keyif aldığını ve bu işi iyi kotardığını belirtiyor. Fakat iyi bağlara sahip olduğu eski takımı Sacramento Kings, Rutgers mezununun ağzını aradıktan sonra geçen sene Unicaja Malaga formasıyla izlediğimiz Pooh Jeter'a şans vermeyi tercih etmiş. Oyun kurucu pozisyonunda daha deneyimli olana...

Douby'ye başka teklifler de var ve 26 yaşını doldurmuş olmasına rağmen Douby hala gelişime açık olduğunu, oyunu yeni yeni öğrendiğini söylüyor. Ben o denli güvenemiyorum Douby'ye. Sebebiyse kendisini hiç hayal etmediği bir yerde, Ayhan Şahenk'in nazlı çemberlerine şut atarken bulduğunda da bu mental kararlığı gösterebilirdi. Bir sabah uyanırsınız ve dünyayı değiştirme gücünü kendinizde bulursunuz. Böyle şeyler oluyor tamam ama, inanmak ağır naiflik olmaz mı? Douby geçen sezon çevresindeki gençlerden gerçekten bir şeyler alan bir oyuncu olma fırsatını geri tepti ve her zamanki gibi en iyi yaptığı işe devam etti. 23.6 sayı ve 4.9 asist bu ligdeki her oyuncu için büyük bir başarı hikayesi olarak görülebilir. Fakat samimi hedefleri buysa Q-Dub bir istisna. Bu rakamların onu taşıdığı vitrin, Caja Laboral gibi bir Avrupa devinden gelen üç yıllık kontrata zemin hazırladı. Fakat Douby, NBA hayallerine sıkı sıkıya sarıldı ve güvendiği potansiyelini aramak için Vegas yollarını aşındırdı. Bugüne kadar Sacramento'da da, Toronto'da da çaylak koçlarla (Eric Musselman, Reggie Theus, Jay Triano) çalışmıştı Douby. Her an ceketlerini yanında bulunduran bu koçların, kendisiyle ilgili yeterince cesur hamleler ortaya koyamadığından ve kazanmayı ön planda tuttuğundan yakınabilir Douby, suçlayamam. Daha fazla vakit kaybetmeden işe koyulur ve uygun takımda -şu an öne çıkan adaylar Bulls, Knicks, Suns ve Cavaliers- ve hayalindeki koç altında o potansiyelini gerçekler de, biz de Salsabasket Ödülleri'nin saygın bir kazananı olarak hatırlarız onu umarım...

(Ahmet Çakar mode on) Ama beyler, yapmayın yahu. Geçen sene o ödülü Josh Shipp almalıydı. Bir dakika, bir dakika. Siz ne dediğinizin farkında mısınız? (Ahmet Çakar mode off)

Kerem Gönlüm 3 Numarada Oynamaktan Mutlu

Turnuva için Ankara'da bulunan Mali, bugün maç çıkışında Kerem Gönlüm ile ayak üstü bir söyleşi yapmış sağolsun. Ve Kerem'e Dünya Şampiyonası hazırlık döneminin başından beri Tanjevic'in haklı olarak eleştirilmesine yol açan 3 numarada oynatılması konusunu sormuş. Aldığı cevaplar ilginç. Diyaloğu aynen koyuyorum:

- Kerem hazırlık maçlarında bir süredir 3 numara oynuyorsun. Bu pozisyona seni çekerken Tanjevic'in getirdiği açıklama nedir? Düşünüyorum da bir türlü neden bu tercihin yapıldığını kestiremiyorum. Kime karşı seni böyle kullanmayı planlıyor?
Mesela Monya. Ne güzel işte uzun bir beşle sahada oluyoruz, bize avantaj sağlıyor.
- Avantaj sağlıyor diyorsun ama bugün 4 uzunla sahada kalsak Fildişi bizi yenecekti neredeyse.
Abi rakip zayıftı bu maçı geç.
- Fildişi zayıftı diyelim. Almanya maçında da böyle oldu, orda farklı mağlup olduk.
O maçı zaten geç abi, tam felaketti o maç.
- Sen mutlu musun peki 3 numara oynamaktan?
Mutluyum tabii. Rahat oynuyorum.
- Anladım, başarılar yarın.
Teşekkür ederim.

Oyak Renault Çanakkale'de Kampta

Ligin iki Bursa temsilcisinden biri olan Oyak Renault, 27 Ağustos 2010 tarihinde başladığı Çanakkale kampıyla yeni sezona hazırlanıyor. Takıma katılacak 3. Amerikalı dışındaki 12 kişilik kadrosuyla çalışmalarını sürdüren ekipte koç Yücel Platin 2 yeni Amerikalı oyuncusundan da memnun. Oyak Renault 1 hafta sürecek olan Çanakkale kampını bitirip Bursa'ya dönünce 6 Eylül tarihinde Mersin BŞB ile bir hazırlık maçı yapacak ve sezonun ilk hazırlık maçına da çıkmış olacak.

Laf-ü Güzaf #15

Türkiye - Fildişi Sahili maçının ardından NTV'deki stüdyodan programa giren Sine Büyüka, salonlara bağlanıp görüş alıyor. Sıra İstanbul'a geliyor, Abdi İpekçi'den bildiren Murat Özyer ve Sine Büyüka arasında geçen ilginç diyalog:

- Sine Büyüka: Evet koç, Amerika'yı nasıl buldunuz bugün?
- Murat Özyer:
Öncelikle, Amerika'yı ben bulmadım. Kristof Kolomb buldu.


Hoca esprilidir zaten biliriz ama gecenin bir vakti beklemiyordum böyle bir diyaloğu, hele ki canlı yayında. :)

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Ankara'da Milli Marş Rezaleti

Bizim de mücadele ettiğimiz Ankara grubunda günün ikinci maçı olan Rusya - Porto Riko maçı öncesinde fahiş bir Milli Marş rezaleti yaşandı. Seremoni için yerini alan iki takımdan önce Rusya'nın Milli Marş'ı çalındı, söylendi. Sonra Porto Riko Milli Marşı başladı ama sonradan anlaşıldı ki o çalan şey Porto Riko Milli Marşı değil. Hemen ses kesildi. Ufak bir araştırmadan sonra elde Porto Riko Milli Marşı olmadığı anlaşıldı. Tribünlerden gelen ıslıklar eşliğinde seremoninin Porto Riko kısmı yapılmadan geçildi ve maça başlandı. Komik. Ama gerçek.

Michal Ignerski Beşiktaş Cola Turka'da

Uzun süredir yabancı oyuncu arayışlarını sürdüren Beşiktaş Cola Turka, nihayet aradığı ismi buldu: Michal Ignerski. Pota6.com sitesinin yani Serdar abimizin özel haberinden öğrendik transferi, sağolsun. 1980 doğumlu, 2.07 boyundaki Polonyalı oyuncu hem 3, hem de 4 numaralarda oynayabiliyor. Geçen sezon ACB takımlarından Lagun Aro takımındaydı, 33 maçta maç başına 23.8 dakika sahada kalıp 10.4 sayı - 3.4 ribaund - 0.5 asist ortalamalarını yakaladı. 2006-09 yılları arasında ise bir diğer ACB takımı Caja San Fernando formasını giymişti. Daha önce bahsi geçen isimlere göre biraz daha alt seviye ve sahadaki pozisyon olarak da biraz daha farklı bir oyuncu. Ama tahminen yedeksiz durumdaki Cevher'e de alternatif olsun diye düşünüldü. Hem 3 hem 4 oynayabiliyor olmasından ötürü.

'12 Eylül'de Çifte Zafer' - Sen Ne Diyorsun Demirel?

Salsabasket olarak adımız çıktı bir kere, Turgay Demirel'i eleştiriyor olmamız, gördüğümüz yanlışlıkları söylüyor olmamız, hatta bazen yönerge konusunda olduğu gibi hatalarını fark etmelerini sağlamamız, bizi 'Tehlikeli işler yapıyorsunuz' şeklinde etiketliyor. Ben eleştiri yapmaktan yorulmuyorum tamam, peki sayın Turgay Demirel her gün ayrı bir ilginçlik yapmaktan yoruluyor mu? O da yorulmuyor.

Demirel'in son bombası Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da yaptığı Milli Takım ziyareti esnasında patladı. 12 Eylül'deki final maçına ve aynı gün yapılacak referanduma istinaden kurduğu 'İnşallah 12 Eylül'de çifte zafer' cümlesi olayın bittiği noktadır.

İstifa ile bile sonlanabilecek bir gaftır bu. Tercihin 'Evet' de olsa 'Hayır' da olsa sen TBF başkanı olarak böyle bir cümle kuramazsın. Kurmamalısın. Ama varlığım varlığına armağan olsun düşüncesinde olan, varlığımı sana borçluyum klişesini kendi ağzıyla bu derece dillendirebilen bir insandan söz ediyoruz. Ne istifası?? Seneye de aday. Kılıfına uyduruldu herşey, özerklikle alakalı bir nokta yaratıldı ve kendisi yeniden aday olacak. Nasılsa başkanlık cepte, nasılsa zaferler çifte. Yazık !!

Turgay Demirel'in son ama zirve gafını şuradaki videoun 2. kısmında 8. dakikadan sonra görebilirsiniz. Montaj değil, feyk değil. İstifa etmeyeceksiniz sayın Demirel biliyorum ama bu davranış sağlam bir özür gerektirir. Yoksa her geçen gün biraz daha kaybettiğiniz saygınlığınız sıfırın altına inecek, yeri delecek.

27 Ağustos 2010 Cuma

T.Telekom: 78 - Banvit: 69 (Rindin Denemede)

Ankara'da hazırlık maçı için karşı karşıya gelen Türk Telekom ve Banvit takımlarının mücadelesinden galip ayrılan taraf 78-69'luk skorla Telekom olmuş. Telekom'da Amerika'dan ithal 3 oyuncu oynamamış. Bosman statüsündeki Wesson ve Azerbaycan Milli Takımı'nda oynamaya başlayan 2.25'lik Alexandr Rindin deneme amacıyla sahadaymış. 5. yabancı olarak kadroya katılma durumu olabilir mi? Araştıracağım.

İlk çeyrek 18-16 Banvit, devre 35-32 Telekom, 3. çeyrek 59-54 Telekom üstünlüğüyle geçilmiş. Sayı dağılımı ise şöyle:

T.Telekom (78): Berent Kavaklıoğlu 4, Can Uğur Öğüt 6, Ümit Türkoğlu, Orhan Hacıyeva 5, Rasim Başak 6, Mehmet Yağmur, Adem Ören 11, Yunus Çankaya 16, K'Zell Wesson 11, Ceyhun Altay 6, Alexandr Rindin 9, Larry Owens 4

Banvit (69):
Yiğitcan Turna 7, Lance Williams 10, İbrahim Yıldırım 6, Mutlu Akpınar 21, Erolcan Çinko, Şafak Edge, Bora Hun Paçun 6, Keith Simmons 9, Antonio Graves 10, Can Titiz


Yunus ve Mutlu eski takımlarına karşı coşmuşlar.

Kadro 13'e Düştü, Bugün Kısmetse 12

Dünya Şampiyonası'na 1 gün kala Tanjevic kadroyu 13'e indirmiş durumda, bugün de 12'ye inecek kısmetse. İlk ayrılanlar Cevher Özer ve Evren Büker oldu. Manevi oğlu Fatih Solak hala son 12 şansını koruyor. Barış Ermiş ile Fatih Solak arasında bir tercih yapılacak. Büyük ihtimalle 12. adam Barış Ermiş olacak ama Tanjevic bu, belli olmaz. Fetişlerini dorukta yaşayan birisi olarak Solak'ı da tutabilir takımda. Belki 3 numarada falan bile değerlendirir kendisini. Foto NTVSpor.net'ten.

Cezalar Açıklandı

Fiba Yunanistan'da düzenlenen Akropolis hazırlık turnuvasının son gününde çıkan büyük kavgaya karışan oyuncuların cezalarını açıkladı. Buna göre Yunan Schorsanitis ve Fotsis ile Sırp Teodosic ikişer maçla cezalandırılırken sandalyeyle Bourousis'in kafasını yaran Krstic'in cezası ise 3 maç ile 45 bin İsviçre frankı olmuş. Teodosic de 20 bin İsviçre frankı ödeyecekmiş. Bu cezalarla birlikte Yunan oyuncular Çin ve Porto Riko maçlarında forma giyemeyecek ve bizim maçla dönecekler. Sırplardan Teodosic Angola ve Almanya maçını, Krstic ise bu iki maça ek olarak Ürdün maçını pas geçecek. Yani ikili Avustralya ve Arjantin gibi görece daha zorlu takımlara karşı mücadele edebilecekler.


Şu cezalar ile takımların fikstürleri bir arada ele alındığında cezaların takımları neredeyse hiç zora sokmayacağı rahatlıkla söylenebilir. Her iki takım da ilk maçlarını kendilerinden daha zayıf takımlara karşı oynayacaklar ve eksik oyuncuları pek fazla arayacaklarını sanmıyorum. Bana kalırsa cezalar daha ağır olmalıydı. Özellikle Bourousis'e verilen cezayı gördükten sonra cezaların birçoklarının beklediği gibi "göstermelik" olarak verildiğini düşünüyorum. En azından insanın aklında böyle bir şüphe bırakıyor. Eğer Yunanistan Türkiye'yle, Sırbistan ise Avustralya ve Arjantin ile daha önce karşılaşsaydı da aynı cezalar verilir miydi? Pek sanmıyorum.

Edit: Yazıyı yayınladıktan sonra okuduğumda yaptığımın yorumun yanlış anlaşılabileceğini düşündüğümden açıklama gereği hissettim. Fiba'dan cezaları verirken takımları zor duruma sokmaları elbette beklenemez; zaten böylesi bir durum kabul edilemez. Benim belirtmeye çalıştığım durum cezaları verirken "takımları zor durumuma sokmama çabası"dır. Ki bana göre bu da aynı ölçüde kabul edilemezdir.

26 Ağustos 2010 Perşembe

Pınar KSK: 75 - Drexel Dragons: 67 (Sezon Açıldı)

Pınar Karşıyaka, dün KSK Arena'da düzenlediği görkemli organizasyonla yeni sezonu resmen açtı. 3.000 civarında taraftarın takip ettiği organizasyon, yeni sezona ısınma anlamında da bir antrenman oldu taraftar için. 2 gün önce Bornova Belediyesi ile karşılaşan ve sahadan 80-72'lik skorla yenik ayrılan Drexel Dragons, Pınar Karşıyaka karşısında da tutunamadı ve 75-67 mağlup oldu.

5 yeni transferinin de (Eldridge, Stanojevic, Ahmet, Reha, Uluğ) katılımıyla tam kadro olarak sahada yer alan Pınar Karşıyaka, maça geçen yılki oyuncularından kurulu bir 5'le (Holston - Birkan - Alper - Smith - Furkan) ile başladı. İlk yarıyı 46-33 ile önde kapatan İzmir ekibinde Holston 15, Smith ise 12 sayıyla takımı sırtlayan isimler oldular. Maçın ikinci yarısında ilk 6 dakikada sadece 2 sayı üretebilen evsahibi, farkın 1 sayıya kadar inmesine engel olamadıysa da; Holston ve Ahmet'in üçlükleriyle periyot sonunda durumu toparladı ve son çeyreğe 58-54 önde girdi. Skor üstünlüğünü son bölümde korumayı başaran Pınar Karşıyaka sahadan 75 - 67 galip ayrılırken, yeni sezona da galibiyetle başlamış oldu. 23 sayı ile oynayan Holston hem takımın hem de sahanın en skoreri. Furkan'ın 5 blok da dikkat çekici.

Pınar Karşıyaka (75): Eldridge (5 sayı), Serkan (0 sayı), Uluğ (0 sayı), Birkan (3 sayı), Stanojevic (10 sayı, 7 ribaund), Reha (6 sayı), Holston (23 sayı), Smith (17 sayı, 7 ribaund), Ahmet (3 sayı), Furkan (8 sayı, 10 ribaund, 5 blok ), Alper (0 sayı), Onur (0 sayı)

Drexel Dragons (67):
Fouch (19 sayı), Colds (2 sayı), Colbert (0 sayı), Massenat (7 sayı), Thomas (15 sayı, 8 ribaund), Ruffin (5 sayı) McCoy (6 sayı, 12 ribaund), Givens (13 sayı, 16 ribaund)


Foto ve maç içeriği KSKBasket.net'ten, istatistikler direkt olarak kulüpten.

Can Akın Sakatlandı

Ligin yeni ekiplerinden Olin Gençlik ile anlaşan Can Akın, yeni sezon hazırlıklarını sürdürürken adalesinden sakatlanmış. Basketfaul sitesinin haberine göre ön üst adalesinde 1.5 cm yırtık oluşan Can, 15 gün kadar parkelerden uzak kalacakmış. Daha fazla uzamadan atlatır umarım bu sakatlığı, Salsabasket olarak geçmiş olsun diyoruz biz de tecrübeli oyuncuya.

Blogger Ömer Onan

Euroleague.net'in en fazla ilgi çeken köşelerinden biri olan oyuncu bloglarının bu sezonki ilk konuğu Ömer Onan olmuş. Bormio'dan başlayarak hazırlık sürecini, katıldığımız üç hazırlık turnuvasını ve şampiyonaya az bir süre kala neler yaptıklarını anlatmış ilk mesajında. Radara ekledik yeni sayfasını, sezon içerisinde de yazmaya devam eder umarım.

Açılış Gecesinin Programı

Ülkemizde düzenlenecek 16. Dünya Şampiyonası'na doğru artık saatleri saymaya başlamışken yarın akşam Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenecek açılış seremonisinin programı da netleşti. Organizasyonu üstlenenlerin 'eşi benzeri görülmemiş bir açılış' şeklinde nitelendirdiği gecede yer alan isimlerin listesi ve program akışı şu şekilde:

- Cirque du Soleil Şov Ekibi
- Açılış konuşmaları
- Senfoni Orkestrası
- Fatih Erkoç
- Müslüm Gürses
- Mehteran Takımı
- Sezen Aksu & Alessandro Safina
- Sezen Aksu & Haris Alexiou
- Anadolu Ateşi Dans Topluluğu 'Troya' gösterisi
- Children of the World

Açılış için kapıların açılma saati 20:30 olarak belirlenmiş. Seremoni ise 21:15'de başlayacak ve NTV'den canlı olarak yayınlanacak.

Yunanistan: 59 - A.B.D: 87 (Feyk Lan Feyk.. Neyk?)

Maçı izlemek için arkama yaslandığımda böyle bir maç izleyeceğimi, hatta son çeyreğini izlemeyip kanalı değiştireceğimi düşünmediydim elbet. Ama OAKA Arena'daki maça bolca top kaybıyla başlayan Yunanistan da hafif sakatlıkları bulunduğu söylenen Bourousis ve Sofo'dan yoksun kadrosundan koca 40 dakikayı çift haneli skor üreterek kapatacak tek kişinin Tsartsaris (24 sayı) olacağını tahmin etmemiştir, eminim. 12 kişilik kadrosuna sadece 3 uzun alan, ki onları da yüzü dönük oyunu sevenlerden seçen Amerika'nın turnuvada ne yapacağı zaten belli, koşacaklar. Spanoulis ve Diamantidis başta olmak üzere herkes bolca top kaybı yapınca çakma rüya takımın da istediği ortam sağlanıverdi tabii. Derrick Rose, Eric Gordon ve takım lideri Kevin Durant önderliğinde istediği gibi at koşturan A.B.D. sahadan ciddi bir farkla ayrıldı.

İlk yarıda Yunanistan cephesinden üretilen 32 sayının 17'sinin Tsartsaris'den (7/7 ile oynadı) gelmesi bile Ege'nin diğer tarafında işlerin ne denli kötü gittiğini anlatmaya yetiyor. İkinci yarıya biraz daha hırslı, biraz daha ısırarak başladılar, nitekim farkı da tek haneye kadar çektiler. Ama o kadarda kaldılar. Tsunamiye dönüşen Amerikan rüzgarı maçı önce 20'ye sonra da 30'a götürdü. Gordon 18, Durant 15, Rose ise 11 sayı ürettiler.

Bazı futbol yorumcularının sıkça kullandığı gibi 'Takım mı çok iyiydi, yoksa rakip mi çok kötüydü?' acaba? Yunanlılar bilerek mi bu kadar Amerikalıların istediği gibi oynadılar? Hani bu maçı siz alın, nasılsa biz sizin açıklarınızı en ince ayrıntısına kadar biliyoruz, turnuvada icabına bakarız gibi? Ya da farklı bir şekilde düşünürsek, Tsartsaris'in bu tahribatı yaratabildiği A.B.D. boyalı alanında Bourousis ve Sofo ne yapar? Koşanlarla, savunanların mücadelesi güzel olacak turnuvada. İnşallah bizim takım kalkıp da bu Yunanistan'a göre gardını almaz. İnşallah. Zira bu feykti. Neyk? Feyk lan feyk..

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Nachbar Efes'te Kalıyor

Sloven oyuncu haberi kendi Twitter hesabı üzerinden attığı 'I have decided to play another season in EFES PILSEN Istanbul. Well organized team in a great city. Efes fans, I will see you soon !!!' tweetiyle verdi. Geçen sezon 'Ergin Ataman varsa ben yokum' diyenlerdendi o da, zemin kendi açısından basketbola müsait olunca kalmaya karar vermiş.

Otellerde Yer Kalmadı

Dünya Basketbol Şampiyonası'na yurt dışından da önemli ölçüde ilgi var. Bugün CNBC-e'de, kanalın konsepti gereği, turnuvanın ekonomiye ne getireceği tartışılıyordu. Ülkemize 300 Milyon TL net gelir kazandıracakmış, konaklama için en az 44 Milyon Euro harcanacakmış. İşin gerçeği meselenin bu kısmı beni çok da ilgilendirmiyor. Niyesine gelecek olursak, ben ne bileyim böyle bir organizasyon için 44 Milyon Euro konaklama bedeli iyi midir kötü müdür? Bu sektöre dair fazla bilgim olmadığı için yapacağım yorumlar havada kalır, isteyen Akşam'ın haberinden detaylara göz gezdirebilir. Benim dikkatimi çeken başka bir olay oldu ama, İstanbul'da bayram tatilinde oteller önemli oranda doluyormuş, turnuva ile de çakışınca bayram bazı seyircilerin İstanbul'a yakın kentlerde konaklaması gündemdeymiş. Daha önce illa ki bu meselenin benzeri yaşanmıştır, belki geçtiğimiz Dünya Kupası'nda da Johannesburg'daki maçları seyredenlerin hepsi orada ikamet etmemişlerdir ama aklıma geldi, ya biz Avrupa Futbol Şampiyonası'nı alsaydık ne olacaktı? Gerçekçi olalım, şu andakinin en az beş katı yabancı turist İstanbul'da konaklamak isteyecekti, o zaman nasıl halledecektik bu işi? O şehirlerde de yer kalmayınca, adamları İzmit, Bursa yerine Erzurum'a falan mı gönderecektik konaklamaları için? Dünya'nın kongre merkezlerinden biri olarak gösterilen İstanbul için bir hayli garip geldi bana bu durum, işin içinden çıkamadım. Çözebilen beri gelsin...

Fatih Solak Murat Didin'in Takımı Düsseldorf'ta

Son yıllarda olduğu gibi bu yıl da A Milli Takım aday kadrosunda bulunan ancak büyük ihtimalle Dünya Şampiyonası öncesinde 12 kişiye inecek kadronun dışında kalacak olan Fatih Solak, yeni sezonda Beko Bundesliga'da forma giyecek. Murat Didin'i koçluğa getiren Düsseldorf Giants tecrübeli oyuncuyla anlaşmış. Ligin orta seviye takımlarında forma giymektense yurtdışı opsiyonuna yönelmeyi tercih eden Solak, böylece hem farklı bir kültürde basketbol oynayacak hem de tanıdığı, bildiği bir koçla çalışmış olacak. Tabii askerlikten yırtma olayını da göz ardı etmemek lazım. Salsabasket özel haberidir.

Tofaş Yeni Sezona Bolu'da Hazırlanıyor

Milli takım teknik heyetinde yer aldığı için çalışmalarına Nihat İziç'siz bir kadroyla başlayan Tofaş takımı, kamp çalışmalarını Bolu'da sürdürüyor. Tam kadro olarak Bolu'da bulunan Tofaş'lı oyuncular, sabahları kondisyon çalışmaları yaptıktan sonra günün ikinci idmanında da İzzet Baysal Üniversitesi'nin spor salonunu kullanıyorlar. Mustafa Derin, Erhan Toker, Fatih Elbaş, Serdar Ergök dörtlüsünün yönetiminde çalışmalarını sürdüren kadroda yer alan isimler ise şöyle: Doğancan Tokmak, Jason Rowe, Orçun Göllü, Austin Nichols, Uğur Dokuyan, Can Altıntığ, İnanç Koç, Tomislav Ruzic, Can Özcan, Abdullah F. Eskici, Doğan Şenli, İlkan Karaman, Fırat Töz, Selim Saygın, Onur Aydın.

Ayrıca tecrübeli oyuncu Onur Aydın kamp öncesinde aile arasında bir nişanla evlilik yolundaki ilk adımı atmış. Hayırlı olsun diyerek mutluluklar dileklerimizi iletmiş olalım biz de Salsabasket ailesi olarak.

Vucinic Daçka'da Devam Ediyor

Geçtiğimiz sezon koç Ekrem Memnun yönetiminde ilk 11 haftayı galibiyetsiz kapatan Daçka'yı devralan Nenad Vucinic, kalan haftalarda yalnızca altı galibiyet alarak takımın ligden düşmesine engel olamamıştı. Ülkemizde düzenlenecek şampiyonada İzmir grubunda Yeni Zelanda takımının başında boy gösterecek olan Vucinic, yeni sezon için Daçka ile yeniden anlaşmış. Birtakım finansal sorunların yaşandığı Daçka'da görevine devam edecek olan koçun bu kararı 'Sn. Vucinic’in savaştan hiç bir zaman kaçmayan mücadeleci yapısının, yeniden yapılanmakta olan ve genç oyuncuların ağırlıkta olduğu ve 2014’te 100. yılını kutlayacak Darüşşafaka Spor Kulübümüze katkısı büyük olacaktır. İlk hedefimiz bu genç kadro ile grubumuzda ilk 5’e oynamak ve kendi öz kaynaklarımızla gelecek yılların temelini oluşturmaktır. Darüşşafaka Spor Kulübü’nün bu yeniden yapılanmasını organize edebilecek en iyi adaylardan biri ile anlaştığımız için çok mutluyuz' cümleleriyle duyurulmuş. Türk basketbolunda ayrı bir yere sahip olan Daçka'nın yeniden ayağa kalkmasını sağlayabilir umarım.

Rajon Rondo Kadrodan Çıkarıldı

Şampiyonanın favorilerinden biri olarak Türkiye'ye gelecek olan Amerika Milli Takımı, haftasonu Madrid'de katıldığı turnuvanın ardından Rajon Rondo'nun şampiyona kadrosundan çıkartıldığını duyurdu. Basında Rondo'nun ailevi sebeplerle affını istediğini söylentileri yer alsa da coach K'nın ' teknik nedenlerden' dolayı böyle bir karar aldıklarını söyleyen bir açıklaması da düştü basına. Sebebi net olarak bilinmemekle birlikte Rondo'nun Türkiye'ye gelmeyeceği kesinleşti artık. Kısa rotasyonunda herkesin birbirini yedekleyebildiğini gördüğümüz bir takımda çok çok önemli değil elbette Rondo'nun olmaması. Amerika için mühim olan uzunlarının göstereceği performans. İspanya'yı son savunmada geçmeyi başaran Amerika, bugün saat 19.00'da Yunanistan ile bir hazırlık maçı oynayacak. Karşılaşma NTVSPOR'dan canlı olarak yayınlanacak, bu vesileyle onu da hatırlatmış olalım.

Erdal Bibo Olin'de

Son iki sezondur Erdemir formasını terleten ligin en tecrübeli oyuncularından Erdal Bibo, Ereğli'deki bütçe azaltma hamlesinin ardından henüz herhangi bir takımla sözleşme imzalamayan yerlilerden biriydi. Dün ilk olarak Serdar Gürel kaynaklı olarak yazmıştık Bibo'nun transfer durumunu. Bu süreçte birinci lige yükselebilmek için bu sezon ciddi adımlar atan Başkent temsilcisi Ted Kolejliler'le de görüşen Bibo, tercihini ligin yeni ekibi Olin Gençlik'ten yana kullanmış. Yerli rotasyonu için daha önce G.Saray Cafe Crown'dan Can Akın-Tufan Ersöz-Alican Güney üçlüsüyle resmi sözleşme imzalayan Olin Gençlik için Erdal Bibo transferi yararlı olacaktır kanısındayım. Hayırlı olsun her iki taraf için de.

24 Ağustos 2010 Salı

Olin'in Yeni Transferi: Predrag Samardziski

Ligin yeni ekiplerinden Olin Gençlik, 2.15'lik Makedon pivot Predrag Samardziski ile anlaştığını resmen açıkladı. Şu anda yeni Makedon Bo McCalebb'in sürüklediği Makedonya Milli Takımı ile Avrupa Şampiyonası elemelerinde boy göstermekte Samardizski. Geçen yıl da Zeleznik takımı kadrosundaydı. 1986 doğumlu oyuncu Zeleznik formasıyla EuroChallenge'da 6 maça çıkıp 9 sayı - 5.7 ribaund, Adriyatik Ligi'nde ise 6.8 sayı - 5.5 ribaund ortalamaları ile oynadı. David Lee Dixon'un Türk statüsünde olduğu uzun rotasyonunda dakikaları paylaşacak. Doliboa ve Ginevicius'un ardından 3. yabancısını da bulan Olin, 2 numaraya da bir yabancı oyuncu alıp yabancı transferiini kapatacakmış.

Ayrıca Serdar abimizin Pota6.com sitesinde verdiği habere göre ligin tecrübeli forvetlerinden Erdal Bibo da Edirne temsilcisi ile anlaşmak üzereymiş.

Slovenya da Kadroyu Netleştirdi

Şampiyonaya 4 gün kala B Grubu'nda Brezilya ve Hırvatistan'la beraber 2.'lik ile 4.lük pozisyonu için kapışmasını beklediğim Slovenya takımının antrenörü Mehmed Becirovic son olarak 89 ve 90 doğumlu oyuncular Zoran Dragic ile Dino Muric'i kadronun dışına aldı ve Türkiye'de mücadele edecek 12 kişi belirlenmiş oldu. Bu son listeye göre Jaka Lakovic, Samo Udrih, Jaka Klobucar, Goran Dragic, Sani Becirovic, Bostjan Nachbar, Miha Zupan, Goran Jagodnik, Uros Slokar, Hasan Rizvic, Primoz Brezec ve Gasper Vidmar Slovenya takımını temsil edecekler. Kağıt üstündeki bu kadroyu yorumlamak gerekirse kısa oyuncular ile uzunlar arasında büyük farklar olduğu söylenebilir. Zira Becirovic, Lakovic ve Dragic üçlüsü 1 numara için oldukça fazla isimler -ki ben İzmir'deki Ümitler Şampiyonası'ndan beri Klobucar'dan da bir atılım bekliyorum. Belki koç Becirovic bu oyuncuları çeşitli varyasyonlarla yan yana sahaya sürebilir. Belirttiğim gibi bu denli zengin ve güçlü kısa rotasyonunun yanında Slovenya pota altı üst düzey hedefleri karşılayabilecek durumda değil. Lorbek'in skor opsiyonu, Nesterovic'in tecrübesi ve her ne kadar eski günlerini aratsa da Smodis'in dış şut tehdidini çok arayacaklarını düşünüyorum. Vidmar'ın savaşçılığı, mücadelesi elbette yararlı olacaktır ancak Slovenya'nın yukarılara çıkabilmesi için içeriden de skor bulabilmeleri gerekiyor. Bir de bu turnuvada Dragic'e dikkat ediniz efendim.

Azerbaycan'dan İlk Mağlubiyet

Eurobasket 2011 B Kategorisi maçlarında ilk 3 maçını kayıpsız geçen Azerbaycan, Bakü'de oynanan maçta İsveç'e 28 sayı farkla 101-73 yenilerek ilk mağlubiyetini aldı. Bu maçta Banvit'li Charles Davis, 27 sayıyla takımının en etkili ismi olurken Rasim ise 2/8 şut isabetiyle 9 sayıda kalmış. Azeri oyuncu Tahir Bakshiyev'in de maç sonunda belirtmiş olduğu gibi Azerbaycan forvetleri Jonas Jerebko'yu maç boyunca durduramamışlar. Detroit Pistons formasıyla ilk yılını oldukça başarıyla geçen 2.06'lık forvet, 35 sayı -10 ribaundlık performansıyla farkı yaratan isim olmuş. İsveçli oyuncunun turnuva istatistikleri de oldukça etkileyici; 25 sayı - 12.3 ribaund - 4.3 asist. Verdiği demeçte İsveç'i Şampiyona'ya taşımak istediği söyleyen Jerebko, eğer genç arkadaşlarından ekstra katkı alamazsa şu aşamada hedefine ulaşması oldukça zor ancak A kategorisine çıkma konusunda avantaj yakaladıkları da kesin.


A kategorisi demişken 26'sında oynanacak İtalya- Karadağ maçı ile 29'unda oynanacak İsrail- Karadağ maçlarına dikkat derim ben, nitekim bu maçlar sonunda büyük olasılıkla İsrail ve İtaya'dan birisi turnuva dışında kalacak. Eğer bu takım İtalya olursa Bargnani, Belinelli, Pianigiani üçlüsü nasıl tepkiler alır kestirmek zor.

KSK Arena'da Şov Var

Geçen haftalarda sezon açılışını gerçekleştiren Pınar Karşıyaka, 25 Ağustos Çarşamba günü KSK Arena'da müthiş bir organizasyonla taraftarının karşısına çıkacak. NCAA takımlarından Drexel Dragons ile hazırlık maçının yapılacağı gecede Karizma Basket grubu, breakdance gösterileri, lazer ve ışık gösterileri, sezonluk kombine ve hediye ödüllü yarışmalar da olacak. Yeşil-kırmızılı taraftarların mest olacağını tahmin ettiğim bu güzel organizasyonun bilet fiyatlarının üstünde yazan rakam da oldukça komik: 5 TL.

Ankara'daki Skorbord Krizinin Perde Arkası

Ankara Arena'da oynanan Arjantin - Lübnan maçında yaşanan skorbord sorunu nedeniyle maçın defalarca durduğunu ve ilk periyodun tam bir saat on dakikada tamamlanabildiğini yazmıştık sıcağı sıcağına. Dışardan getirilen ve kenarlara kurulan taşıma skorbordlar ile sorun giderilmeye çalışılsa da turnuvaya günler kala yaşanan bu sıkıntı can sıktı tabii ki. Olayın sebebini ise bugünkü Fanatik gazetesinde çıkan bir haberden öğrenmiş olduk. Şu dönemde medyaya karşı oldukça hassas davranan TBF'den konuyla alakalı bir açıklama gelmemesi haberin doğruluğunu gösterir nitelikte şu ana kadar. Habere göre bir Fransız şirketine yaptırılan skorbordu doğal olarak Fransızlar kendileri monte etmek istemişler. Fakat Ankara BŞB, masrafa gerek yok montaj işini biz hallederiz diyerek ihaleyi Bursa'dan bir firmaya vermiş. Türk işi montaj işe yaramamış elbette, yukarıya çıkan data hattında sürekli kesilmeler yaşanıyormuş deneyimlediğimiz üzere. Bunun üzerine Fransız şirketinin montaj ekibi haftasonu geçmeden apar topar çağrılmış Ankara'ya. Dünya'nın herhangi bir ülkesinde konuyla alakalı tüm sorumluları görevinden etmesi gereken bu hadiseyi suratımızda acı bir tebessümle geçiştiriyoruz yine. Türk işi şekliyle..

Cimbom İtalya'da Çalışacak

Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren G.Saray Cafe Crown, İstanbul'da gerçekleştirilen çalışmaların ardından dün sabah İtalya'ya uçmuş. İtalya'daki 12 günlük kamp döneminin ardından Slovenya'ya geçecek olan sarı kırmızılılar, burada üç takım ile karşılaşacakmış. Ardından Türkiye'ye dönecek olan G.Saray Cafe Crown, çalışmalarının devamını Türkiye'de sürdürecekmiş. Bilgiler şimdilik resmi siteden, daha sonra detaylandırırız.

Shumpert Röportajı (G.Saray.Org)

Uzun zamandır bildiğimiz ama prosedürler nedeniyle ancak dün resmileşen Shumpert, transferin açıklanmasının ardından Galatasaray.Org'a konuşmuş. 'Üç yıldır Türkiye’de oynuyorum. Galatasaray Cafe Crown’a karşı da defalarca mücadele ettim. Çok iyi bir takım ve inanılmaz bir taraftara sahip.' diyerek söze başlayan Shumpert, Avrupa Kupaları'nda mücadele edemeyecek olmalarının da mühim olmadığını söylemiş. Devamında şu açıklamasının gelmesi de üç yıl vurgusunu gözümüze sokmak ister gibi olmuş sanki: 'Beko Basketbol Ligi’nin ne kadar büyük bir mücadele alanı olduğunu üç yıldır yakından izleme fırsatım oldu. Galatasaray Cafe Crown gibi büyük bir takımda oynamak benim için son derece önemli.' 'Oktay Mahmuti, oyunun her iki yönünün de iyi oynanması isteyen bir antrenör. Takıma çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.Takımda efektif bir rol almak istiyorum. Bu, basketbol yaşantım boyunca böyle oldu.' diyerek sözlerini noktalayan Shumpert, yeni sezon öncesinde kurulan yeni kadrodaki rolüne de hafiften dokundurmuş.

Patrick Baumann'dan Açıklamalar...

FIBA Genel Sekreteri Patrick Baumann, turnuva hazırlıklarının devam ettiği şu günlerde eşi ve çocuklarını görmek için gittiği İspanya'da La Vanguardia gazetesine konuşmuş. Türkiye'deki hazırlıkların tamamlandığını, tesislerin iyi olduğunu söyleyerek başlamış söze Baumann. Özellikle Sinan Erdem Spor Salonu'nun çok beğendiğini anlıyoruz hemen röportajın başında. Bir önceki şampiyonada bir basketbol ülkesi olmamasına rağmen Japonya'da organizasyonun çok iyi olduğunu ve finansal açıdan da başarılı bir şampiyonayı geride bıraktıklarının altını çizmiş ayrıca Genel Sekreter. Indıanapolis'deki tecrübelerinden de Avrupa ile NBA'ın farklı dünyalar olduğunu öğrendiklerini ekleyen Baumann, Türkiye'de ise taraftarların muhteşem olduğundan bahsetmiş. Ki bu malumunuz her fırsatta dillendirilen bir mevzuu. Tecrübe eksikliğinin ülkedeki herkesin istekli tavrıyla giderilebileceğini de söyleyen Baumann'ı en fazla etkileyen olay ise açılış töreni için yapılan teklif olmuş sanırım. Daha önce hiç kimsenin bu tarz bir çalışmayla kendilerine gelmediğini söyleyen Baumann, açılış töreninin hayli etkileyici olacağını da belirtmiş.