30 Eylül 2010 Perşembe

Banvit: 55 - Olympiakos: 75

Dün eksik F.Bahçe Ülker'i farklı geçen Olympiakos, bugün ev sahibi Banvit karşısındaydı. İki takım arasındaki sıklet farkının çok net şekilde hissedildiği mücadelenin ilk çeyreğini 27-11 önde tamamlayan Yunan takımı, soyunma odasına da 48-24 gibi açık bir farkla önde girdi. İlk yarıda süre alan 11 oyuncunun tamamının skor ürettiği Olympiakos'da, bu devrede kaçan 12 şutun 9'unun ribaundunun alınması herşeyi özetliyor aslında. Aradakı güç farkını çok net şekilde hissettirdiler. Banvit cephesinde ise yine genç oyuncuları izledik bugün. Erol Can Çinko, Yiğitcan Turna, Şafak Edge ve İbrahim Yıldırım dörtlüsünden en az süre alanı 8 dakika ile Erol Can oldu. Avrupa basketbolunun marka isimlerine karşı bu yaşlarında süre alıp mücadele etmeleri önemliydi onlar adına. Bu gecenin Banvit adına tek güzelliği de bu zaten. İkinci yarıda Golubovic - Lance Williams ikilisi ile biraz kıpırdandılar ama Olympiakos rahat başladığı karşılaşmayı çok rahat bir şekilde tamamladı.

Bu sonuçla birlikte Olympiakos, aldığı iki galibiyetin ardından finalde sahada olmayı garantiledi. Yarın dört birinci lig takımının sahne alacağı üçüncü günün programını öğrenmek isteyenleri şöyle alalım.

Bu sayfalarda her zaman basketbolu sevmeleri ve salonlarını hınca hınç doldurmalarıyla övdüğümüz Bandırma taraftarının bugün sınıfta kaldığını da söylemek gerekiyor son olarak. Olympiakos gibi bir Avrupa devinin Bandırma'ya gelip, takımları Banvit'le maç yaptığı bir günde salonun boş kalması hiç yakışmadı onlara.

Aliağa: 72 - Tofaş: 73

Organizasyona son anda dahil olan iki takımın mücadelesinde kazanan taraf, Fırat Töz'ün son toptaki serbest atışları sayıya çevirmesiyle Bursa ekibi Tofaş oldu. Nichols'ın 9 sayı, Fırat Töz'ün 4 asistle başladığı ilk çeyreği 22-16 önde kapatan Tofaş, soyunma odasına da 35-27 önde girmeyi başardı. İkinci devrenin başında farkı 15 sayıya kadar çıkartan Tofaş, ilk yarıda yalnızca 10 sayı üretebilen Coleman - Randle ikilisinin oyuna dönmesiyle farkın kapanmasına engel olamadı. Rakibine yavaş yavaş yaklaşan ve farkı eriten Aliağa, ilk kez bitime 1.15 kala öne geçmeyi başardı. Ersan Özseven'in üçlüğüyle skoru 72-69 yapan Aliağa, son dakikalarda skor üretemeyince Can Altıntığ'ın basketi ve Fırat'ın ikide iki serbest atışıyla maçı alan taraf Tofaş oldu. Faul problemine girdiği karşılaşmayı 15 sayıyla tamamlayan İlkan, takımının en skoreri olurken Nichols ve Can Özcan da 14'er sayıyla destek oldular ona. İnanç Koç'un 9 sayı - 9 ribaunduyla, Fırat Töz'ün 7 sayı - 6 asisti maçın önemli notlarından. Aliağa cephesinde ise 72 sayının 46'sı üç yabancıya ait. Yerlilerden çift haneye çıkabilen tek isim 10 sayısıyla Önder Külçebaş.

Basketbolda Kulüpler Birliği Kuruluyor

Basketbolda, Beko Basketbol Ligi ve Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi kulüplerini kapsayacak olan Kulüpler Birliği kuruluyor. Beko Basketbol Ligi ile Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi kulüplerinin başkan ve yöneticileri, biraraya geldikleri toplantıda birliğin kurulmasını kararlaştırdılar.

Esentepe'deki Astoria Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen toplantıya Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Efes Pilsen Kulübü Asbaşkanı Çetin Çeki, Beşiktaş Kulübü yönetim kurulu üyesi Şeref Yalçın ile diğer kulüplerin başkan ve yöneticileri katıldı.

Toplantıdan sonra basın mensuplarına açıklamada bulunan Efes Pilsen Kulübü Asbaşkanı Çetin Çeki, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın daveti üzerine toplandıklarını belirterek, "Bu toplantıda, Basketbol Kulüpler Birliği'nin kurulmasına karar verildi" dedi. Çeki, birliğin kurulma şekli ve işlevi hakkında çalışmalarının devam ettiğini ifade ederek, "Bu Kulüpler Birliği'nin futbolda olduğu gibi bir vakıf çatısı altında mı yoksa başka bir biçimde mi kurulacağını şu anda görevlendirdiğimiz hukukçu arkadaşlarımız araştırıyorlar. En kısa zamanda bununla ilgili bir rapor hazırlanacak. Bu rapor doğrultusunda bugün toplantıya katılan kulüp temsilcilerini, yeniden bir toplantıya çağıracağız. O toplantıda da Basketbol Kulüpler Birliği'nin hangi formatta kurulacağını ve nasıl bir işleve sahip olacağını hep birlikte kararlaştıracağız" diye konuştu.

edit: Toplantıda 'Federasyon şeffaf değil.' açıklamasını yapan Aziz Yıldırım ve ezeli rakibi Adnan Polat, birliğin başkanlığına aday olmayacağını bildirdikten sonra başkanlık için Çetin Çeki isminde karar kılınmış. (dejavu)

Faruk Akagün Gencer Baytimur'u Affetti

İkili arasında önce Hacettepe sonra da F.Bahçe Ülker maçlarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Faruk Akagün, yönetime Gencer Baytimur ile -şayet böyle gidecekse- beraber çalışamayacağını belirtmiş. Zaten bunun üzerine de Gencer Baytimur'un Genç Telekom'a koç olmasına karar verilmişti. Ancak sonrasında gelişen olaylar neticesinde Faruk Akagün'ün Gencer Baytimur'u affettiğini öğrendim bugün. Zaten dün de Aliağa Petkim maçında, annesinin cenazesi nedeniyle takımın başında olamayan Akagün'ün yerine Baytimur yönetti takımı. Yine bugün öğrendiğim bilgiye göre ortada bir af söz konusu olsa dahi, Faruk Akagün yardımcı koç görev sınırlarını aştığını düşündüğü Gencer Baytimur'u 1. asistan koçu yapmayacakmış. Hayırlısı olsun diyorum. Salsabasket özel haberidir.

Teşekkürler Kara Gün Dostu Cem Akdağ

Dünkü St.Petersburg maçında G.Saray seyircisinin açtığı pankartlardan en anlamlısı buydu kesinlikle. Fotoğraf Ultraslan.com'dan. Düşünenlerin, hazırlayanların, emeği geçenlerin ellerine ve yüreklerine sağlık. Vefa güzel şey.

Cem Akdağ'ın bu ince davranış üzerine bu sabah Twitter üzerinden yazdığı mesaj da hoş: 'Sevgili Galatasaraylılar, bu ince düşüncenizin beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin edemezsiniz. Herkese çok teşekkür ederim.'

Özlemişiz Tulum Çıkartmayı..

Feci bir Avrupa macerası yaşadığımız geçen sezondan sonra bu yılın startını tulum çıkartarak verdik. EuroCup ve EuroChallenge ön elemeleri oynayan 3 takımımız da geceyi turu fazlasıyla kolaylayacak galibiyetlerle kapattılar. 2 deplasman 1 iç saha galibiyeti aldık, ki geçen sezon bu tarz tabloları görmeyi epeyce unutmuştuk.

D.Bank Skyliners: 61 - Beşiktaş Cola Turka: 68

Beşiktaş kağıt üstünde zor gözüken eşleşmeyi kolaya döndürdü ve Almanya'dan 7 sayı farklı bir galibiyet çıkarttı. Hem de devreyi 7 sayı geride kapatmışken. Avustralyalı uzun Ogilvy'nin 23 sayı - 10 ribaund, Cevher Özer'in ise 19 sayı - 13 ribaund ile oynamaları muazzam. Bu yıl o ikiliye büyük yük düşecek zira. Ogilvy'nin uzun maratondaki performansını sabırsızlıkla bekliyorum, onla ilgili o kadar olumlu yazı okuyup o kadar pozitif şeyler duydum ki, merakımın nedeni biraz da bu. Almanya seyahatinin en tatsız olayı yardımcı koç Yağızer Uluğ'un aniden fenalaşması ve götürüldüğü hastanede apar topar apandist ameliyatına alınması. Geçmiş olsun koç.

Leiden: 65 - Pınar Karşıyaka: 87
Pınar Karşıyaka hazırlık maçlarındaki çılgın formundan ötürü (ki 1 maçlarını çıplak gözle, 2 maçlarını ise videodan izledim) Hollanda deplasmanında mutlak favoriydi benim için. Rahat bir galibiyetle dönüyorlar eve, İzmir'de şov var haftaya. Hakkındaki soru işaretlerimi hala yenemediğim Osiris Eldridge 19 sayı ile takımın en skorer iki isminden biri. İyi işaret. Diğer 19 sayılı isim ise büyük patron Jovo Stanojevic. Total karnesinde 19 sayı - 4 ribaund - 7 asist yazıyor ki, aman aman. Furkan'ın da ondan altta kalır yanı yok, 14 sayı - 16 ribaund. Bu kupanın ribaund krallığı için uzak ara favori. Yeni transfer Omar Sneed'den gelen 15 sayılık katkı da kayda değer. Yeni geldi ama adaptasyonu kısa sürdü, istatistiksel anlamda katkısı gayet iyi. Saha içindeki durumunu görme fırsatı bulamadım ama henüz.

G.Saray Cafe Crown: 69 - St.Petersburg: 58
G.Saray Cafe Crown yaratılan doğru enerjinin sahaya da doğru yansıtıldığı anlarda ne kadar etkili olabileceğini yer yer gösterdi bu maçta. Sürpriz bir şekilde katılma hakkını elde ettikleri Eurocup'ta gruplara kalmaya çok yakınlar. 12'şer sayılı Evren, sakatlıktan taze çıkan Shipp ve ikinci baharını yaşama arzusundaki Ermal takımın en skorerleri. Rochestie'nin %0 saha içi isabeti ile maçı sayı atamadan tamamlaması ise şanssızlık. Çok daha büyük bir fark yakalanabilirdi dün ama bu kadarla yetinildi, bu da yeter zaten bir üst tura. Çok büyük bir aksilik olmazsa.

Trabzonspor'dan Alvin Snow Transferi

Medical Park Trabzonspor, Aleksander Rasic'ten sonra Alvin Snow'u da renklerine bağlayarak kısa rotasyonundaki eksiklerini tamamladı. Daha önce ülkemizde Pınar Karşıyaka forması giymişliği de bulunan Snow, Slaughter'ın da kadroda bulunduğu sezonda 16 maça çıkıp 15,2 sayı - 3,75 ribaund - 4,2 asist ortalamaları tutturmuştu. Takımın öne çıkan ismi Slaughter'dı, o da durumu idare etmeye çalışmıştı. Rasic'in 1 numaradan ziyade 2 numaradaki performansıyla öne çıkması ve bir yerde 1'den 2'ye evrilmesi nedeniyle oyun kurucu pozisyonu için de bir takviye gerekiyordu bordo mavililerde ama bu aranan isim Snow mu emin değilim. Karşıyaka'da Mehmet Yağmur ve Berkay Sahillioğlu ile birlikte oynuyordu yan yana, daha çok 2 numara gibi. Son 2 sezonda Slovenya'nın Helios Domzale takımının formasını giyen Snow, geçen yıl 12,5 sayı - 3,5 ribaund - 2,2 asist ortalamaları yakaladı. Asıl mevkiileri 1 numara olsa da, 2 numara olmaya yaklaşmış bir Rasic ve 2 numara gibi oynamak isteyen Snow. İki kombo guard.

Mehmet Yağmur Sakatlandı

Dün başlayan Banvit-TÜBAD Turnuvası'nın açılış maçında Aliağa Petkim ile karşılaşan Türk Telekom'da Mehmet Yağmur'un yalnızca 5 dakika oynayarak kenara gelişini not düşmüştük. Sebebi belli oldu. Genç oyuncu sol ayak bileğinden sakatlanarak devam edememiş karşılaşmaya. Maç sonunda yapılan tetkiklerde ise sol ayak bileğindeki bağlarda yırtık tespit edilmiş. Ne çok sakatlık haberi girdik bu aralar, geçmiş olsun diyoruz Mehmet Yağmur'a. Sakatlığını atlatıp, bir an önce döner umarım. Onun yokluğunda Uğur Can Öğüt'e de önemli işler düşecek, bu fırsatı değerlendireceğinden şüphem yok.

Prokom: 100 - Efes Pilsen: 101

Dün ikinci yarıdaki oyunuyla rakibini devirmeyi başaran Efes Pilsen, bugün de ilk çeyreği 23-14, devreyi 44-41 geride kapatan taraf oldu. Dün olduğu gibi bugün de ikinci devrede toparlanan lacivert beyazlılar, son iki dakikaya 82-75 önde girmeyi başardılar. Fakat ev sahibi takım maçı 87-87'lik skorla uzatmaya taşımayı başardı. Son topta galibiyete ulaşan Efes Pilsen, elde ettiği 101-100'lük skorla ikinci günde de mağlup etti rakibini. 21 sayıyla oynayan Erwin Dudley takımın en skoreri olurken maçı 18 sayı - 7 asistle tamamlayan Igor Rakocevic de etkili bir oyun çıkarmış. Roberts'ın 16 sayı-11ribaundlık double double'ını da atlamayalım.

Polonya turunu da tamamlayan Efes Pilsen, bugün Türkiye'ye dönüyor. Çalışmalarına İstanbul'da devam edecek olan lacivert beyazlılar, 3 Ekim Pazar günü Olympiakos ile bir hazırlık maçı oynayacak.

Andrew Wisniewski 13, Cenk Akyol 5, Igor Rakocevic 18 sayı, Lawrence Roberts 16 sayı, Bootsy Thornton 13, Kerem Gönlüm 2, Ender Arslan 5, Bostjan Nachbar 6, Sinan Güler 2, Erwin Dudley 21

Olympiakos: 77 - F.Bahçe Ülker: 63

Turnuvanın en merakla beklenen maçıydı şüphesiz ama beklendiği gibi geçmedi. Kaya, Mirsad, Lavrinovic, Tomas, Ukic ve hatta yazın sakatlanan Engin'i de eklersek tam 6 as adamından yoksun bir kadro ile mücadele eden F.Bahçe Ülker, Olympiakos karşısında ilk 10 dakika dışında direnemedi ve sadece 8 sayı bulabilip dağıldığı ikinci çeyrekle birlikte maçtan koptu.

Yanında yeni takım menajeri Damir Mrsic'i de bulundurarak maçı yöneten Spahija, uzun rotasyonunda Vidmar - Mahalbasic ikilisini tercih ederek başladı. Sonra Oğuz, Preldzic ve genç Berkay'ı da orada kullandı. Haliyle çok da kel kalındı o bölgede. Vidmar'ın eline 'Al bunu smaçla' diye top verilmedikçe ya da hücum ribaundu almadığı sürece ofansif bir tehdidi yok zaten ama Oğuz'un da en az onun kadar çaresiz olması sıkıntı yaratıyor bende. Çok erken bastı sanki gelişimini durdurma frenine. Genç Mahalbasic hakkında fikir sahibi değildim ve ilk kez bu maçta izledim. Kulağıma gelen yorumlar biraz fazla iddialıydı ve hayalkırıklığına uğradım. En iyi özelliği yumuşak bileği. Onun dışında ne temel basketbol bilgisi yerinde ne de savunma bilinci. İlk 20 dakikada 4 faul aldı, yaptığı stepsler, top kayıpları ve özellikle savunma sahasında bizim keyif için yaptığımız basketbol maçlarında bile görülmeyecek adam kaçırmaları, gereksiz double-team yapamayışları ile dikkat çekti. İlk maçı için karnesi zayıftı. Boyalı alanda hücum kadar savunma da kötüydü bu rotasyonun gereği olarak. Olympiakos bol bol pota altı sayısı buldu, elini kolunu sallayarak. Haliyle yük kısaların omuzunda gibiydi ama orada da kilit açabilecek kimse yoktu. Emir Preldzic'in çabaları dışında bir şey göremedik, ha bir de Greer'in 3. çeyrek başında soktuğu iki üçlük var. Unutmayalım (!). Ömer Onan oynadığı süre içinde idare etti, Kinsey bozuktu.

Günün F.Bahçe Ülker adına en güzel detayı bugün süre bulan Erbil'in Teodosic ve Papaloukas ile, Maxim'in Spanoulis ile Berkay'ın ise Nielsen ile oluşturdukları eşleşmelerdi. Büyük mutluluk bu genç oyuncular için. Spahija onlara çok güveniyor, özellikle de Erbil'e. Sezon içinde bolca süre alacağını yazmıştık zaten, Maxim de keza pozitif bir şeyler ortaya koyabilirse karşılık görecektir koçundan. Yalnız Matt Nielsen dedim de, Avustralyalı uzun döktürdü bugün. Transfer döneminde Spahija'nın eski öğrencisi olmasından ötürü adı F.Bahçe Ülker ile sıkça anılmıştı ama sonra Spahija bunu yalanladı bu ay NBA Türkiye dergisinde okuyabileceğiniz röportajında. Keşke şartlar zorlansaymış ve transfer edilseymiş Nielsen, bu takımın ihtiyaç duyduğu bir uzun zira.

Bir de Jamon Lucas detayı var Yunan ekibi ile ilgili olarak. Geçen yıl Maroussi ile oldukça dikkat çekici bir sezon geçiren 26 yaşındaki kombo guard, 2007-08 sezonunda ülkemizde Antalya BŞB forması giymişti. Sezon ortasında geldiği güney ekibinde 27 maça çıkıp 10,75 sayı ortalaması tutturmuştu. Gerçi İhsan Bayülken kendisini Mersin BŞB'den hatırladığını söyledi maç içinde ama baktığımız zaman olur o kadar, canlı yayın nasılsa.

Olympiakos (77): Nesterovic 8, Spanoulis 2, Nielsen 14, Papanikolaou 7, Teodosic 9, Papaloukas 2, Lucas 3, Mavrokefalidis 18, Glyniadakis 6, Halperin 8

Fenerbahçe Ülker (63):
Ömer Onan 7, Gasper Vidmar 7, Rasid Mahalbasic 9, Tarence Kinsey 6, Emir Preldzic 12, Erbil Eroğlu 2, Lynn Greer 6, Can Maxim Mutaf 2, Oğuz Savaş 9, Berkay Candan 3

29 Eylül 2010 Çarşamba

Leiden: 65 - P.Karşıyaka: 87 (Karşıyaka Gruplara Kaldı)

EuroChallenge'a kalabilmek için Hollanda takımı Leiden ile karşılaşan Pınar Karşıyaka, hazırlık maçlarında 10'da 10 yaparak çıkmıştı yola. Hollanda'da da ilk yarıyı 40-32 önde kapatmayı başardılar. Asıl fırtına ise ikinci yarıdaydı. İkinci yarı skoru 47-33 temsilcimizin lehine oluşunca sahadan 87-65 gibi farklı bir skorla ayrılarak gruplara kalmayı başardık. 12 oyuncunun da süre aldığı Karşıyaka'da en skorer isimler 19'ar sayılarıyla Jovo ve Osiris Eldrigde. Jovo'nun 7/8 ile oynadığını ve 7 asistle takımın asist lideri olduğunu ekleyelim hemen. Furkan Aldemir ise 14 sayı - 16 ribaund (5'i hücum) ile tamamladı karşılaşmayı. Bu sezon oyununu daha da ileriye taşımasını beklediğimiz Furkan için de önemli bir tecrübe olacak Avrupa'da mücadele etmek. Ayrıca sakatlığını atlatan Birkan da 15 dakika süre almış, not düşelim onu da. 10'da 10'un üstüne Avrupa biletini de keserek dönüyor Karşıyaka takımı İzmir'e. Onlardan mutlusu yoktur herhalde bugün, bizi de mutlu ettiler, sağolsunlar.

Pınar Karşıyaka (87): Osiris Eldridge 19, Omar Sneed 15, Uluğ Kaçaniku 2, Reha Öz 0, Birkan Batuk 2, Jovo Stanojevic 19 (4 ribaund, 7 assist), Furkan Aldemir 14 (16 ribaund,1 assist), Alper Saruhan 7, David Holston 6, Ahmet Erdoğan 3, Onur Çalban 0

G.Saray CC: 69 - St. Petersburg: 58 (Savunmanın Galibiyeti)

Avrupa mesaisinde bir diğer zorlu karşılaşma Ayhan Şahenk'teydi. Eleme oynayacağı kısa bir süre önce öğrenen koç Mahmuti, 'sonuç ne olur bilemiyorum ama savaşacağız' demişti maç öncesinde. Uzun zamandır sakat olan Shipp & Caner ikilisini ilk beşe çekerek başladığı karşılaşmada takım gerçekten sonuna kadar savaştı. İlk çeyreği 5/5 isabet ve 10 sayıyla kapatan Shipp de basketbolu özlediğini hissettirdi hemen. 58 sayı yediler bugün, Ömer Onan deyimiyle 'o kadarına izin verdiler'. Rochestie ilk çeyrekte 4 asist yaparak maça iyi girmesine karşın şut sokamadı ve ara ara gereksiz zorlamalarıyla ritim bozdu. Ermal Kuqo, önemli bir savaş verdi pota altında. Çok istekli, çok arzuluydu. Takıma henüz katılan isimlerden Evren, 12 sayı - 5 ribaund - 1 asistinin yanı sıra Domercant'ı canından bezdiren savunmayı da ortaya koyarak oyunda öne çıkan isimlerden oldu. Hiç takımdan ayrılmamış gibiydi sanki. Bu konsantrasyonu ve bu çabası alkışlık. Tutku savunmada istenen düzeyde olmasa da ikili oyunlarla uzunları besliyor, ki son dönemde tek iyi yapabildiği şey bu. Bu detaylar genişletebilir muhakkak ki fakat hepsinden önemlisi bugün süre alan 11 oyuncu her top için büyük bir çaba sarfetti. Kritik nokta bu kesinlikle.

Maçın son dönemecinde biraz daha sakin kalabilseydi eğer sarı kırmızılılar 15 sayı üstünde bir farkla, daha rahat gideceklerdi Rusya'ya. Çok rahat yapabilirlerdi bunu ama ufak hatalarla 11'e kadar indirdiler farkı. Rövanş 6 Ekim'de Rusya'da. Haftasonu Rusya'da oynanan hazırlık turnuvasını yerinde izleyen Emir Alkaş'ın analizleriyle rakibini tamamen kilitleyen ve 15'i serbest atış çizgisinden olmak üzere yalnızca 58 sayıya izin veren G.Saray Cafe Crown, Rusya'da da kazanabilir. Bunu net olarak gösterdiler bugün. Cepteki 11 sayılık marj da önemli elbette.

G.Saray Cafe Crown (69): Josh Shipp 12, Caner Topaloğlu 3, Preston Shumpert 10, Taylor Rochestie 0, Tutku Açık 5, Luksa Andric 6, Radoslav Rancik 6, Haluk Yıldırım 3, Evren Büker 12, Ermal Kuqo 12

DB Skyliners: 61 - Beşiktaş CT: 68 (Tur Cepte Gibi)

Zor bir kura çekerek Almanya deplasmanına giden Beşiktaş Cola Turka, ikinci yarıdaki etkili oyunuyla galip gelerek tur kapısını araladı. 16-16 eştilikle geçilen ilk çeyreğin ardından ikinci periyotta bir ara 11 sayı kadar geriye düşen siyah beyazlılar (35-24) soyunma odasına 37-30 yenik girdi. 3. periyotta yalnızca 11 sayıya izin vererek skoru 48-48'de eşitleyen Beşiktaş Cola Turka, final periyodunda dört oyuncusunun elinden bulduğu 20 sayıyla sahadan 68-61 galip ayrılmayı başardı. 23 sayı - 1o ribaund ile double double yapan Ogilvy, takımın en skoreri olurken Cevher Özer de 8'i son çeyrekte olmak üzere ürettiği 19 sayıyla onu takip etti. Bu 19 sayının yanına eklediği 13 ribaund da oldukça değerli. Bekir-Cüneyt ve Mustafa Abi üçlüsünden gelen 18 sayı-6ribaund-5 asist de aynı şekilde önemli onlar için. Bu 18 sayının 8'i de son çeyrekteydi ayrıca. Chatman'ın 23 dakikada 0-6 ile karavana atıp, asist yapamadan kapattığı zorlu bir deplasmandan 7 sayılık bir avantajla dönüyorlar. Yolun yarısından fazlasını geçtiler, darısı Akatlar'a.

Almanya'da ani şekilde rahatsızlanan ve kaldırıldığı hastanede başarılı bir apandisit operasyonu geçiren Yağızer Uluğ'a da geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Korkuttu koç bizleri ama durumu gayet iyiymiş şu anda.

Beşiktaş Cola Turka (68): Fedor Litholitov 2, Bekir Yaramgüme 11, Mustafa Abi 2, Cüneyt Erden 5, Serhat Çetin 3, Michal Ignerski 3, Mire Chatman 0, Cevher Özer 19, AJ Ogilvy 23

Türk Telekom: 83 - Aliağa Petkim: 76

Banvit-TÜBAD turnuvasının açılış maçında karşı karşıya gelen iki ekibin mücadelesinde kazanan taraf, ikinci yarıdaki performansıyla Türk Telekom oldu. İlk çeyreği 17-25, devreyi de 41-47 geride kapatan Telekom, ilk yarıda bir ara 14 sayı kadar geriye düşmesine rağmen ikinci yarıda yalnızca 29 sayıya izin vererek sahadan 83-76 galip ayrılmayı başardı. Son 15 dakikaya 14 sayı sıkıştırarak toplamda 20 sayıya ulaşan Yunus Çankaya, takımının en skoreri olurken Simpson ve Owens da çift haneye çıkan diğer isimler oldular. Bu arada Türk Telekom'da takımın başında dün istifa ettiği haberini verdiğimiz yardımcı koç Gencer Baytimur'un bulunduğunu da söyleyelim. Dün annesini kaybeden Faruk Akagün, Bandırma'da değildi bugün. Aliağa tarafında ise Randle - Coleman ikilisinin 40 sayısı galibiyet için yeterli olmadı. Brandon Hunter da 5/10 sahaiçi isabetiyle oynadığı karşılaşmayı 12 sayı - 9 ribaund ile tamamladı. 10'u hücum olmak üzere toplam 45 ribaund çeken Telekom, asistlerde de 19-9'luk bir üstünlük sağladı Aliağa'ya. Mehmet Yağmur'un yalnızca beş dakika parkede kalıp, şut kullanmadığı karşılaşmayı 1 asist/ 3 top kaybı ile tamamladığını da ekleyelim son olarak. Bir sakatlık durumu var gibi sanki, öğreniriz bakalım.

Türk Telekom (83): Ray Wesson 4, Heiko Schaffartzik 8, Ümit Türkoğlu 2, Orhan Haciyeva 8, Rasim Başak 8, Mehmet Yağmur 0, Adem Ören 3, Yunus Çankaya 20, Marquis Gilstrap 5, Larry Owens 10, Diamon Simpson 14, Can Uğur Öğüt 1

Aliağa Petkim (76): Erdem Türetken 5, Polat Kaya 0, Ersan Özseven 0, Levent Bilgin 5, Barış Güney 7, Aubrey Coleman 18, Önder Külçebaş 5, Jerome Randle 22, Kaan Üner 0, Volkan Çetintahta 0, Brandon Hunter 12, İlkay Okay 0

Tufan Ersöz Olin'den Ayrılma Noktasında

Haber taze, daha tam netleşmemiş ancak Cuma gününe kadar ne olduğu ortaya çıkacakmış. Tufan'ın sakatlıktan yeni çıkmış olması, Gökhan Taştimur'un tempoyu sürekli yukarıda tuttuğu idmanlara bir türlü adapte olamaması, Seibutis'in transferinden sonra önünün kapandığını düşünmesi gibi birçok nedeni var bu olası ayrılığın. Hayırlısı diyelim. Medical Park Trabzonspor sıraya girmiş bile kapıyı çalarak, başka takımların da ilgisini çekebilir. Salsabasket özel haberidir.

Avrupa Mesaisi Başlıyor

Banvit'in EuroLeague ön elemesinde mücadele etmesinin ardından bugün üç takımımızla Avrupa sahnesine çıkıyoruz. Euro Cup'ta ön eleme oynayacak takımlarımızdan Beşiktaş Cola Turka, saat 20:00'de Almanya deplasmanında Deustche Bank Skyliners ile karşılaşacak. Son anda bu organizasyona katılma şansı elden G.Saray Cafe Crown ise yine saat 20:00'de Rus takımı St.Petersburg ile karşılaşacak. Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda oynanacak bu karşılaşma Galatasaray Tv'den canlı olarak yayınlanacak. Günün tek canlı yayını da bu maç zaten. Bir alt organizasyon olan Euro Challenge'da boy gösterecek olan Pınar Karşıyaka ise Hollanda deplasmanında Leiden Basketball ile karşılaşacak. Saat 21:30'da başlayacak olan karşılaşma için Birkan Batuk ve Andre Smith'siz bir kadroyla Hollanda'ya uçan Karşıyaka, oynadığı son on hazırlık maçının tamamını kazanarak oldukça moralli gitti bu deplasmana. Vira Bismillah diyelim, hayırlısı olsun herkes için. Futbolda Bursa ve Beşiktaş haricinde annemizin ligine dönüş yapmışken üç takımımız için de başarılı bir Avrupa sezonu olsun inşallah.

ABD-Türkiye Hattı #1

Medya günü curcunasından bizimkilerin hesabına da düşenler var... Mehmet Okur aşil sakatlığı nedeniyle biraz daha gözlerden uzakta elbette. Rehabilitasyon sürecinde olan Mehmet için net bir geri dönüş programı koymadı Jazz henüz, zaten genelde bu konulara temkinli yaklaşmasıyla ünlü bir organizasyondur. All-Star öncesi oynamaya başlayabileceğini duyuyor, Aralık-Ocak tahminleri alıyoruz ama. Umarız çok bir şey kaybetmeden döner, zira belli bir yaşı geride bırakmış uzun oyuncular için zor sakatlık.

Utah hakkında tüm güncellemelerden haberim olsun istiyorsanız Brian Smith iyi adam, buradan takip edilebilir.

Bu arada Mehmet'in ESPN'in yapmış olduğu geniş çaplı anketler sonucunda, Utah Jazz tarihinin en iyi 5 numarası seçildiğini hatırlatalım. Eski haber gerçi. Çok zorlu rakipleri yoktu ama ben yine de Mark Eaton'a verdim. Zaten 15-18 yaş ergenleri iyi çalışıyor sanırım, birçok efsaneye ayıp edilmiş...

Bunlar da Hidayet Türkoğlu'nun medya gününden açıklamaları. Toronto'da geçen kötü sezonun ardından birçok Phoenix taraftarının bu yeni isme ve kontratına şüpheli bakmakta olduğunu belirtelim. Yine birçoklarına göre, Hidayet'in bu yaza kadar menajerliğini yapan Lon Babby'nin Phoenix'te basketbol operasyonlarının başına getirilmesiyle bu imzanın aynı günlere denk gelmesi tesadüften fazlası.

"Şikayet edecek bir şeyim yok, burayı çok sevdim. Sabahları kazakla uyanmaktansa, yataktan şimdiki gibi atlet-şort kalkmayı yeğlerim."

"İnsanların benim buraya da topu elinde isteyen adam olarak geldiğimi ve problemler yaratacağımı düşünmesini istemiyorum. Burada liderimiz Steve [Nash] olacak ve ne olursa olsun şov onun şovu."

"Nash bu ligde yıllardır mükemmel oynuyor ve ben de çok yönlü oyunum ve bu kalıbımla kendi şutumu yaratmaya, arkadaşlarıma da pozisyon hazırlamaya çalışacağım. Steve'in işini biraz olsun kolaylaştırabilmeyi umuyorum."

"Tam olarak hangi durumlarda takıma yardımcı olabileceğimi biliyorum. Geçmişte yaptığım gibi burada da 'işleri yoluna koyan' parçalardan biri haline gelebilirim. Diğerlerine kolay atış şansları yaratabilirim. Sahada doğru şekilde yer alırsam, iyi şeyler yapabileceğime inancım tam."

Yani Hidayet'te moraller gayet iyi. Benim görüşüm nedir? Geçen sene özelinde Hidayet-Toronto evliliğinin sonu ilk günden belli evliliklerden biri olduğunu batug.com için hazırlanan sezon öncesi değerlendirme ekinde de yazmıştım, takip edenler bilecektir. (Tık!) Fakat bu son hızla tünelin ucuna doğru sürüklenen evlilikte Hidayet görevini tam anlamıyla yerine getirdi mi? Ya da Bryan Colangelo bir sabah kuşağı programına katılıp "Hidayet kocalık görevini yerine getirmiyor, her türlü doktora gittik çözüm yok" dese çok mu ileri gitmiş olacak? Aslında Colangelo'nun ve genel olarak Raptors organizasyonunun pek bir şey söylemeye hakkı yok bana kalırsa. Bir oyuncuya beklentileri karşılamayacağı başından beri açık olan bir düzende, kotarması mümkün olmayan bir rol biçersen ve bunu yaparken oyuncuyu belki de hiçbir zaman hak etmeyeceği bir kontratla ihya ederek her an aslanların önüne atma potansiyelini de promosyon olarak sunarsan bunlar başına gelecektir. Ama Hidayet'in de başlangıçta bu tecrübenin kariyeri için büyük bir geri adım olacağını tahmin edecek kadar zekası da var, bu ligde geçirdiği zaman da bunu görmesi için yeter bir zaman. Profesyonellerin dünyasında da paradan feragat etmek bir opsiyon, hatta bazı durumlarda profesyonellik çerçevesinde de en mantıklı opsiyon. (Udonis Haslem'in bu yazki tercihi örnekse. Belki Miami ile yaptığı kontratın iki mislini koparabileceği takımlar vardı piyasada. Ancak burada bu çekirdekle kazanacağı bir şampiyonluk, onun formasının kirişlerdeki yerini perçinleyecek ve takım tarihindeki en iyiler arasında ismini silinmez yapacak. Bunun emeklilik sonrası aynı paralelde maddi dönüşleri olacağı da aşikar.)

Peki Phoenix doğru takım mı? Doğru takım olmaya Toronto'dan daha yakın ama halen idealden oldukça uzak. Stan Van Gundy'nin sisteminin Hidayet gibi -onun kullandığı sözcükle- facilitator bir oyuncuyu fazlasıyla yücelttiğini kendisi de defalarca belirtti. İdeal orasıydı sanırım... Ama şartlar gelişmedi ve Vince Carter tercihi yapıldı. Bugünse Hidayet'in ancak second-unit ile birlikteyken topa hükmetmesi mümkün olabilir. Bugün Alvin Gentry'nin ilk beş planlarında olduğunu düşünecek olursak, yedeklerle birlikte çok dikkate değer bir süre almayacak. Fakat Toronto'ya nazaran çok farklı ve akıcı bir hücum yapısı içinde olan Phoenix'in, Amare Stoudemire'ın gidişiyle muhtemelen dönülecek kısa beşinde çok da faydalı olabilir Hidayet. Bu hücumun neye benzeyeceği konusunda geçen seneden bazı veriler elimizde olsa da, Amare-Lopez değişikliği ve 4 numaraya Hidayet'in geçmesiyle birlikte kartlar hayli karışmış olacak. Bu yüzden hazırlık maçlarında takımı sahada gördükten sonra konuşmak muhtemelen daha sağlıklı olacak. Ama her şeyden önce laboratuarda Jay Triano yerine Gentry'nin olması dünya üzerindeki her oyuncu için hayırlı bir değişikliktir. Hidayet de bunlardan biri...

In other news...

Patlak veren Eric Bledsoe hadisesini yazacaktım, dava düştü biz yazana kadar. "John Calipari haberini atladı bu site, çünkü Fenerbahçe düşmanı" diyenler olabilir, kendilerine selamlar... Haberin ayrıntıları güzel insan İsmail Şenol'un blogunda var. Tık!

Quincy Douby'nin sonunu yazacaktım, burada ekipten birileri yazmıştı ama sanırım. Oturduk, yeni bir başlangıç yapacaksın diye 4500 karakterlik yazı aşk ettik. Sana da yazıklar olsun Q-Dub, eşek sıpası!

"Free Enes" çılgınlığını da ilk günden beri takip ediyoruz, geçen seneki "John Wall Dance" efsanesini bile geride bırakabilir.

Sansüre karşı link bu, Rick Pitino ve Undertaker göndermeleri güzel: http://www.youtube.com/watch?v=XFXzZt3O6Cw



"Our ENES is bigger than yours!"

Prokom: 76 - Efes Pilsen: 95

Rusya'da katıldığı hazırlık turnuvasının ardından Polonya'ya geçen ve çalışmalarını burada sürdüren Efes Pilsen, Euroleague takımlarından Prokom ile oynadığı hazırlık maçını 95-76 kazandı. Karşılaşmaya tutuk başlayan lacivert beyazlılar ilk çeyreği 31-22 yenik kapattıktan sonra devrenin son beş dakikasına da 44-28 geride girdi. 15 dakikada tam 44 sayı yiyen Efes Pilsen savunması geri kalan 25 dakikada yalnızca 32 sayıya izin vererek geri dönüşü sağlayan ana faktör oldu. 15 dakikada 44 sayı yiyerek 16 sayı geriye düşen lacivert beyazlıların rakibini 76 sayıda tutarak maçı kazanması önemli. Ve bunu yaparken tam beş oyuncunun çift hanelere ulaşmış olması da bir o kadar değerli. Süre alan 11 oyuncunun en az 2 sayı olmak üzere skora katkı verdiği Efes Pilsen'de en skorer isim ise 18 sayısıyla Bostjan Nachbar oldu.

Polonya'da çalışmalarına devam eden Efes Pilsen, yarın akşam Prokom ile bir hazırlık maçı daha oynayacak.

Igor Rakocevic 13, Bootsy Thornton 8, Lawrence Roberts 12, Andrew Wishnewski 11, Erwin Dudley 4, Bostjan Nachbar 18, Ender Arslan 3, Kerem Tunçeri 2, Kerem Gönlüm 13, Sinan Güler 8, Cenk Akyol 3

28 Eylül 2010 Salı

Antalya'da Salon Komedisi Sürüyor

Antalya'da düzenlenen Antalya Cup öncesinde yaşanan salon krizinden bahsetmiştik daha önce. Konuyla alakalı olarak bugün Can İşbakan imzalı bir haber daha çıktı Basket Dergisi'nde. Habere göre yetkililer dün idman sırasında oyuncuları salondan apar topar çıkarmışlar. Bugün öğlen Antalya'da yaşananlar ise tam filmlik. Öğle yemeği saatinde salonda idman yapan Muratcan Güler ve Şahin Ekmen salonda kilitli kalmış. Çünkü GSİM yetkilileri öğle yemeğine çıkarken içerde kim var kim yok diye bakmadan salonu kilitleyip gitmişler. Oyuncular kulüp yetkililerine ulaşarak açtırmışlar kapıyı. Siyasi olduğu artık herkesin malumu olan ve çirkinliği üst seviyeye ulaşan gelişmeler yaşanıyor Antalya'da. Sorunun bir an evvel çözüme kavuşturulması hepimizin ortak dileği fakat bunun mevcut görüntüde pek olası olmadığını da kabul etmek gerekiyor sanırım. Kulüp Başkanı Recep Tokgöz de konuyla alakalı olarak 'Saat 10.00’da oyuncularımız antrenmana geldiler. Görevlilerin ise saat 12.00 mesai bitti düşüncesiyle salonun kapılarını kilitlemiş. Bu uygulamadan şunu anlıyoruz. Demek ki mesai içerisinde 12.00’dan 13.30’a kadar kapatacaklar. 17.00’dan sonra kapatıp gidecekler. Bu anlayış içerisinde Antalyalı sporcuların nasıl başarılı olacağını merak ediyorum. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yoktur sanırım.' açıklamasını yapmış. Yerden göğe kadar haklı, ne denebilir ki? Mesai saatlerinde basketbol. Fazlası kalbe zarar.

NBA Türkiye Ekim Sayısı Geliyor

Türkiye'nin mevcut durumdaki 'tek' basketbol dergisi olan NBA Türkiye dopdolu bir Ekim sayısı ile geliyor. Salsabasket ekibi olarak yine tamgaz destek verdik bu sayıya da. Çağlar'dan Sinan, Kleiza, Scola ve Teodosic yazılarını, Cem'den ise ABD, Westbrook ve Turnuva genel yazılarını okuyabilirsiniz. Benim desteğim ise Neven Spahija röportajı ve yeni sezon öncesi TBL Dosyası ile oldu. Gerçi TBL Dosyası dediğimiz yazı, başlı başına bir ek olarak yayınlanacaktı bu ayki sayıda ancak son anda sponsor firma su koyuverince, maliyetli bir iş olan ek çıkartma olayı da yalan oluverdi. Sağolsunlar yazıyı kısalmış haliyle de olsa derginin içine aldı dergi ekibi.

16 takımı detaylı bir şekilde incelediğim, her takımdan bir oyuncuya yakın markaj yaptığım ve her koçun görüşlerini aldığım, benim için büyük bir keyif unsuru olan ekin tamamını buradan online dergi olarak yayınlayacağız kısmetse, bakalım.

Ankara'da Sıcak Saatler: Gencer Baytimur İstifa Etti

Bu sezon yeni bir yapılanmaya giden ve bu organizasyonun tepesine de koç Faruk Akagün'ü getiren Türk Telekom'da, yardımcı koçlardan Gencer Baytimur bugün itibariyle görevinden istifa etti. Cumartesi günü Ankara Arena'da oynanan F.Bahçe Ülker maçında oyun esnasında ikili arasında yaşanan diyalog dikkat çekiciydi aslında ama onun öncesinde de Hacettepe Turnuvası'nda bazı şeyler 'geliyorum' diyordu sanki. Ya da bana öyle gözüktü, bilemiyorum. F.Bahçe Ülker karşılaşmasında parkedeki oyunculara birşey söylemek niyetiyle ayağa kalkan koç Gencer Baytimur ile Faruk Akagün arasında hafif şiddetli bir diyalog yaşandı. Bu diyalogdan hiç memnun olmadığı mimiklerinden anlaşılan Baytimur, sinirli ve tepkili bir şekilde yerine oturdu ve maçın kalanını bu şekilde takip etti. Tribünden gözüken bu şekildeydi, en azından. Epeyce de yakındım oraya. Patlama kısmı orası gibiydi, tabii öncesinde de birtakım şeyler yaşanmış olabilir, göremediğimiz noktalarda.

Görevinden istifa eden koç Baytimur'dan Genç Telekom'un başına geçmesi istenmiş. Sanıyorum koç da kabul etmiş bu görevi, şimdilik. Faruk Akagün'ün Ankara'da zor günler geçirdiğini, bazı sorunlar olduğundan bahsetmiştim daha önce. Hatta 'sen de Telekom'a taktın yahu' şeklinde bir yorum da almıştım o haberin altına. Oyuncuların koç Akagün'ün takımdan ayrılmasını istediği şeklinde bir dedikodu da alevlenmiş durumda bu haberin üstüne. Ankara'da sıcak saatler devam ediyor yani, henüz rüzgar dinmiş değil. Tüm bu gelişmeler yaşanırken dün annesini kaybeden koç Faruk Akagün'e de başsağlığı diliyoruz Salsabasket ailesi olarak.

Olin Edirne: 57 - Olympiakos: 75

Efes Pilsen'in Merter'deki tesislerinde karşı karşıya gelen iki takımın mücadelesinde kazanan taraf 75-57'lik skorla Olympiakos olmuş. Yunan ekibi devreyi de 40-34 önde kapatmış. Maçın hakemi Mehmet Keseratar Teodosic'i diskalifiye etmiş diye duydum, hoş detay. Cüneyt Çakır da Messi'yi kırmızı kartla atsın, hoş bir anı olur. :) Olin için büyük bir tecrübe bu maç. Dün Gökhan hocanın da söylediği gibi birkaç sene önce Bölgesel Lig'de oynayan takım, şimdi Olympiakos ile hazırlık maçı yapıyor. Keyifli olsa gerek.

Olin Edirne (57): Can Akın 6, Vidas Ginevicius 12, Ege Taşpınar 0, Renaldas Seibutis 26, Caner Ercan 2, Predrag Samardziski 0, Alican Güney 0, Ömer Ünver 6, David Lee Dixon 5

Olympiakos (75): Thedoros Papaloukas 6, Radoslav Nesterovic 4, Janos Lucas 0, Vasilis Spanoulis 7 (9 asist), Andreas Gyniadakis 20, Matt Nielsen 14, Kostas Papanikolau 8, Milos Teodosic 8, Yotam Halperin 9

(Foto ve istatistikler Basketfaul'den)

Fenerbahçe'de Basketbol Kombineleri Satışta

Geçen yıl tribün anlamında felaket bir sezonu geride bırakmasının ardından teknik ekipteki yapılanma ve Sinan Erdem tercihi ile bu yıl işleri tersine döndürmek isteyen F.Bahçe Ülker, yeni sezon kombinelerini satışa sundu. 5 ayrı kategoride 100 - 250 - 300 ve 450 TL'den satışa sunulan kombineler öncelikle geçen yılın kombine sahiplerine satışa sunuldu. Genel satış ise 11 Ekim'de başlayacak. Fiyatlar her keseye uygun olabilecek aralıklarla ayarlanmış, hoş olmuş. Aydın Örs hamlesi, önemli transferler ve yeni koçla yeni bir hava derken bu sezon Sinan Erdem'i epeyce dolduracak bence F.Bahçe taraftarı.

Ratgeber ve Diana Taurasi hamleleriyle bu yıl Avrupa'da en az son dördü hedefleyen kadın takımı ise yine Caferağa'da oynayacak. Onların kombineleri de satışta. Yine beş ayrı kategoride ve 110 -150 - 250 TL'den satışa sunulan kombinelerle alakalı tüm bilgiler burada.

Fatih Solak Türk Telekom'da

Sezonun başlamasına kısa bir süre kalmasına karşın henüz herhangi bir takımla anlaşamayan yerlilerden biriydi Fatih Solak. Murat Didin'in yeni takımı Düsseldorf Giants ile anlaştığını duyurmuştuk aslında ama sonradan bozulmuştu o iş. Basket Dergisi'nden Can İşbakan'ın haberiyle öğrendik transferi. Habere göre Fatih'in yeni sezondaki yeni takımı Türk Telekom olacak. Sancılı bir hazırlık dönemi geçiren Türk Telekom'da Berent Kavaklıoğlu'nun ardından yaprak dökümünün sürme ihtimalinden bahsetmiştim Anıl'a. Şimdilik uzun rotasyonuna bir ekleme gelmiş durumda. Wesson - Ümit Türkoğlu - Fatih Solak üçlüsü neler yapacak, göreceğiz. Fatih'in kenardan gelerek yapabileceği muhtemel ilaveyi Ümit Türkoğlu hazırlık maçlarında yapıyordu zaten. Hücumda birinci opsiyon olabilecek bir silah olmasa da mücadelesiyle takımı ateşlemeye çalışmasının yanı sıra boyalı bölgeyi de kapatıyordu. Fatih de aynı şekilde oraya belirli dönemlerde sertlik kazandıracaktır elbette ama zaten kadroda yer alan tarzda isimlerden birinin daha takıma katıldığını söylemek lazım bu noktada. Tıpkı guard rotasyonunda olduğu gibi. Savunma karakterli bir oyuncu olarak toz şeker kıvamında savunma yapan Telekom'a önemli bir destek de verebilir tabii Fatih. Bu da düşünülmüş olabilir transfer aşamasında. Hayırlısı olsun iki taraf adına da.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Hüseyin Beşok İki Hafta Daha Yok

Çorum'da Türk Telekom ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan tecrübeli oyuncu Hüseyin Beşok, iki hafta daha sahalardan uzak kalmak zorundaymış. Zira tedavisinin tamamlanmasının ardından antremanda sakatlanmış bu kez de. Turnuvada boynuna aldığı darbeyle sakatlanan Hüseyin'in boynundaki sakatlığın ismi de kırbaç sendromuymuş. Sakatlığın nüksetmesinin sebebiyse yine ülkemizde sık rastladığımız cinsten bir olay, tam olarak iyileşmeden antremanlara başlamak. Ne diyelim, Allah bu ülkenin içerisinde yer alan antrenöründen menajerine, oyuncusundan yöneticisine kadar herkese profesyonellik kavramından bir nebze dahi olsa bağışlasın.

Koç Gökhan Taştimur'un Kamp Günlüğü

Kariyerinde yedi farklı takımı ikinci ligden birinci lige taşıma başarını göstermesinin ardından geçtiğimiz sezon bu rekorunu Olin Edirne ile sekiz takıma çıkartan ve bu anlamda adını Türk basketboluna yazdırmış isimlerden biri olan Gökhan Taştimur'un bu yıl Edirne'de kurduğu yeni kadro herkes tarafından merak ediliyor. Zira transfer dönemindeki hamlelerle herkesin ilgisini çekmeyi başardılar. Çoğu basketbolsever tarafından göze hoş gelmediği yönüyle eleştirilen bir oyun felsefesine sahip koç Gökhan Taştimur, sadece skorlarını takip edebildiğimiz lige hazırlık sürecini anlattı bizlere. Yaklaşık bir aylık süreçte neler yaşandığını, kafasındaki oyun planını, takımın son halini keyifli bir anlatımla, birinci ağızdan dinlemek için şöyle alalım sizleri.

Berent Kavaklıoğlu Erdemir'de

Ankara ekibinin elindeki 4 guardı ne yapacağını çok sorgulamıştık. Zira Schaffartzik, Mehmet Yağmur, Berent ve bir de süre verilecek denen Can Uğur Öğüt dörtlüsünden oluşan rotasyon gereksiz derecede şişkindi. Hazırlık maçlarında pek fazla süre almayan Berent'in başka bir takıma gideceği de yine konuşulan konulardan biriydi. Beklenen oldu ve Berent Telekom formasıyla tek bir resmi maça bile çıkmadan yeni takımına transfer oldu.

Performansı beğenilmeyen DeWayne Reed'i gönderip bir uzun oyuncu transfer etmeye karar veren Erdemir'de Hakan Demirel'le beraber guard rotasyonunu götürecekler. Erdemir kulübü 4. yabancı transferine onay vermeyince el mecbur o bölgeyi bir yerliyle geçmek durumunda kaldı koç Ahmet Çakı ve bu bağlamda mantıklı bir tercih Berent. Telekom'un kalabalık kadrosunda kaç dakika geleceğini bilmeden ve aktif bir rol üstlenmeden geçireceği bir sezon yerine, rolü de dakikası da belli olan bir takıma gitmesi kendi adına da mantıklı bir tercih olmuş. Emre Ekim'in şanssız sakatlığından sonra uzun oyuncu ihtiyacı daha da artan Erdemir'den kısa zaman içinde bir de yabancı oyuncu transferi gelecek, beklemedeyiz. Salsabasket özel haberidir.

Beşiktaş'ta Kombine Satışları Başladı

Burak Bıyıktay yönetiminde keyifli bir basketbol anlayışıyla parkeye gelen ve onları izlemeye gelen az sayıdaki taraftarlarını da bu keyifli oyunun yanı sıra, mücadelesiyle, savaşıyla memnun eden Beşiktaş Cola Turka'nın yeni sezondaki kombineleri bugün satışa çıkarıldı. Dünya Şampiyonası'nda elde ettiğimiz ikinciliğin dağın tepesinden yuvarlanmaya başlayan bir kar yığını etkisi yapmasını istiyoruz hepimiz. Bunun çıkış noktası da salona gelecek olan taraftarlar elbette. Bu açıdan bu sezon çok daha önemli salona çekilebilecek taraftar kitlesi. İnönü Stadı'ndan, Biletix gişelerinden ve net üzerinden alınabilecek kombinelerin, voleybol maçları da dahil olmak üzere, fiyatları şu şekilde belirlenmiş:

Protokol: 700 TL
Bench Arkası: 500 TL
Pota Arkası: 150 TL

GSBasket ve GSSözlük'ten 'Kırmızı Olalım' Çağrısı

Bu çağrıyı en son Dünya Şampiyonası sırasında Sinan Güler yapmıştı. Kırmızı giyinip gelin, kıpkırmızı olsun salon demişti Ankara'daki Yunanistan maçı öncesinde. Kısmen de olsa gerçeğe dönüşmüştü bu istek. Ülkemizdeki tribün kültürünün çıkmazlarından biridir esasen bu konu. Basketboldan kat be kat ilgi ve destek gören futbol tribünlerinde de görüyoruz bu sorunsalı. G.Saray Basketbol şubesi üzerinde etkin bir yere sahip olan GSBasket.org ve son dönemdeki sözlük modasına uyarak net alemindeki yerini alan GalatasaraySözlük, 29 Eylül'de Ayhan Şahenk'te oynanacak St.Petersburg maçı için 'Kırmızı Olalım, Kıpkırmızı!' çağrısı yapıyorlar salona gelecek olanlara. Koç Murat Özyer döneminde oynanan bir Asvel maçı vardır, 2008 senesinde. Hatırlayanlar olacaktır. O maçta benzer bir organizasyon yapılmıştı, Cafe Crown sponsorluğunda. Çok güzel görüntülerin ortaya çıkmasının yanı sıra etkin de bir tribün oluşmuştu. Benzer bir etki Çarşamba akşamı da yakalanabilir. O güne kadar salona gelmeye niyetli olanlara ulaşmak gerekiyor herşeyden önce. Bizden duyurması.

Brezec Rusya'da

Avrupa'da transfer piyasasında merak edilen konulardan biriydi Brezec'in hangi takımı tercih edeceği. Adaylar arasında Efes Pilsen'in de yer alması bizi de konuya müdahil ediyordu haliyle. Brezec kararını vermiş ve Rus takımı Krasnie Krilya Samara ile anlaşmış. Daha çok parayı tercih etmiş yani, pek çok oyuncu gibi. Dünkü CSKA Moskova maçının bir bölümünü izleyebildim. Efes Pilsen'in uzun açığı başlarını ağrıtacak düzeyde. Raduljica'nın ne zaman ve nasıl döneceği çok mühim onlar için. Bu dönemde bir uzun hamlesi de gelebilir belki.

Efes Pilsen Polonya'ya Gidiyor

Son olarak dün Rusya'da katıldığı hazırlık turnuvasında CSKA Moskova ve St. Petersburg ile karşılaşan Efes Pilsen, bugün Polonya'ya geçiyor. Koç Perasovic yönetiminde yurtdışı hazırlık kamplarına devam eden lacivert beyazlılar, Gydnia kentinde 28-29 Eylül tarihlerinde Prokom ile iki hazırlık maçı oynayacak. 30 Eylül Perşembe günü İstanbul'a dönecek olan Efes Pilsen, Banvit-TÜBAD için Türkiye'ye gelen Olympiakos ile de 3 Ekim'de bir hazırlık maçı oynayacak.

CSKA Moskova: 70 - Efes Pilsen: 60

Rusya'da katıldığı Kondrashin and Belov Cup'ın finalinde CSKA Moskova ile karşılaşan Efes Pilsen, Moskova ekibini baştan sona geriden takip ettiği karşılaşmayı 70-60 kaybederek turnuvayı ikinci olarak tamamladı. İlk çeyreği 15-12, devreyi de 37-28 geride kapatan lacivert beyazlılar, final periyoduna da 54-42 geride girdiler. Dün olduğu gibi bugün de faul problemi yaşayan ve kendisine göre uzun kalan rakibine karşı 9'u hücum olmak üzere tam 36 ribaund veren Efes Pilsen, boyalı bölgede sorunlar yaşamaya devam ediyor. Miroslav Raduljica'nın sakatlığı hakkında sağlıklı bir bilgi yok henüz. Sırp medyası sakatlığın iki ayı bulacağını söylese de Efes Pilsen kanadından doğrulanmış bir bilgi değil bu. Fakat boyalı bölgedeki eksiklik kapatılamıyor Raduljica'sız. 70 sayının 42'sini içerden yedi Efes Pilsen, hem de %62 gibi yüksek bir yüzdeyle. Rakocevic'in yalnızca yedi sayı üretebildiği lacivert beyazlılarda en skorer isim şut kaçırmadan 15 sayı üreten Kerem Tunçeri oldu. 6/6 isabetin yanına 5 de asist ekledi Kerem. Çift haneye çıkan bir diğer isim de 11 sayısıyla Lawrence Roberts oldu.

Andrew Wisniewski 4, Cenk Akyol, Igor Rakocevic 7, Lawrence Roberts 11, Kerem Tunçeri 15, Bootsy Thornton 8, Kerem Gönlüm 6, Ender Arslan, Bostjan Nachbar 2, Sinan Güler 2, Erwin Dudley 5

26 Eylül 2010 Pazar

Roma ve Trabzon'un Yerine Tofaş ve Aliağa TÜBAD'da

Bu yıl 6.'sı düzenlenecek olan Banvit-TÜBAD Turnuvası'na katılacak takımları ve maç programını vermiştik. Onun öncesinde ise herhangi bir sorunla karşılaşmamak için Aliağa Petkim'in yedekte tutulduğundan da bahsetmiştik. An itibariyle iki takım Bandırma'ya gelmeme kararı almış. Bunlardan ilki İtalyan Lottomatica Roma. Onların yerine yedekte bekletilen Aliağa Petkim dahil edildi organizasyona. İzmir'de kötü bir turnuva geçiren ve burada oynamaktan ziyade iç sorunlarına odaklanması gerektiğini düşünen Medical Park Trabzonspor da organizasyondan affını istedi. Onların yerine de Tofaş dahil edildi turnuvaya. İlgi & bilgi..

Evren Büker Röportajı (G.Saray.org)

Resmi açıklama gelene kadar herkesin dilindeydi Evren'in hangi takımı tercih edeceği. Kararını bir kez daha Florya'dan yana kullanan Evren ise dün sıcağı sıcağına Galatasaray Tv'e konuştu. Beşiktaş Cola Turka ile oynanan hazırlık maçında da forma giyen oyuncu, 'Özellikle bizim gibi genç oyuncuların bize vadedilenlerle kafası karışabiliyor. Profesyonelliğin gereği bazı şeyler de değerlendirilebiliyor ama önemli olan basketbol adına basketbolu geliştirebilmek adına doğru tercih yapabilmek. Hatalar tabiki oluyor; yani ben de hata yapabiliyorum, işte yöneticiler, menajerim, aile dostları, fikir alışverişinde bulunduğunuz insanlar sizi belki de yanlış yönlendirebiliyor. Bunlar hep tecrübe; yaşanması gereken şeyler diye düşünüyorum.' açıklamasını yaptığı röportajda kendisine tepki gösteren sarı kırmızılı taraftarların sevgisini, sahada göstereceği oyunla yeniden kazanacağını da söyledi. Açıklamaların tamamı burada.

Türk Telekom: 62 - F.Bahçe Ülker: 72

Spahija'nın özel isteğiyle çalışmalarını Ankara'da sürdüren F.Bahçe Ülker, dün akşam Ankara Arena'da Türk Telekom ile bir hazırlık maçı oynadı. İki gündür üstüste hazırlık maçları oynayan Telekom'un bu maç için Hacettepe Turnuvası'nın son günündeki Hacettepe maçından feragat ettiğini söyleyelim. Doğrusu da buydu zaten. F.Bahçe Ülker gibi bir rakip Ankara'ya gelmiş iken kaçırmak istemediler bu fırsatı. İlk çeyreği 23-16 geride kapatan sarı lacivertliler, soyunma odasına 38-37 önde girmeyi başardıktan sonra ikinci yarıdaki savunma performansıyla galibiyete ulaştı. Detaylar için şöyle alalım sizi.

Free Enes

Kentucky'de son dönemin trend konusu bu. F.Bahçe Ülker'den para aldığı söylendiğinden ötürü şimdilik Kentucky formasını giyemeyen Enes'in, ne derece potansiyelli olduğunu şehir de anlamış olacak ki böyle bir kampanya başlatmışlar. Şehrin her yerinde 'Free Enes' yazılı pankartları görmek mümkünmüş, üzerinde aynı slogan yazılı tişört, şapka ve bardaklar da satıştaymış, artı olarak bir de Twitter'da hesap açıldı FreeEnes adıyla. Tüm bu yapılanlar NCAA'de hakkında soruşturma devam eden Enes Kanter'in Kentucky kariyerine başlayabilmesi için. Kentucky bu tarz baskıları iyi kurabilen bir takım ve burada da kararın lehlerine çıkması için oldukça sıkı çalışıyorlar. Ama işin bu raddeye gelmesi konusunda da F.Bahçe Ülker iyi çalıştı. Oyuncunun kulüpten para aldığını belgelerle ortaya koydular ve Amerika'ya yolladılar. Durumun ne olacağını herkes gibi biz de merakla bekliyoruz. Ama Kentucky koçu Calipari, Enes'in en geç Aralık ayında takıma katılacağından emin. (Foto: NTVSpor.net)

Emre Ekim Sakatlandı, En Az 1 Ay Yok

Ankara'daki hazırlık turnuvasının ikinci gününde Hacettepe Üniversitesi ile oynadıkları maçın henüz ilk dakikalarında dizinden sakatlanarak kenara gelmişti Emre Ekim. Maç yazısında not düşmüştüm haberi. Durumunu ise bugün öğrendim. Tendonunda yırtık varmış tecrübeli oyuncunun ve en az 1 ay parkelerden uzak kalacakmış. İyi hazırlandıkları bir sezon öncesinde büyük şanssızlık gerçekten. Geçmiş olsun dileklerimizi, bir kez de buradan iletmiş olalım. Çabucak atlatır umarım bu sakatlığı.

St. Petersburg: 62 - Efes Pilsen: 73

'Kondrashin and Belov Cup'a katılmak için gittiği St. Petersburg'da oynadığı ilk hazırlık maçında ev sahibi takımı 73-62'lik skorla geçerek finale yükseldi Efes Pilsen. İnternetten izleme şansımız varmış aslında maç anında ama dışardaydım o saatte. Hafta içinde G.Saray Cafe Crown ile oynayacak olan St. Petersburg'u izlemek güzel olurdu doğrusu. Başabaş mücadelenin olduğu ilk yarıyı 39-37 önde kapatan lacivert beyazlılar, karşılaşmanın ikinci yarısında toplamda sadece 25 sayıya izin vererek 73-62'lik skora ulaştı bugün. Dudley, Kerem Gönlüm, Sinan ve Roberts'ın beş faulle oyun dışı kaldığı Efes Pilsen'de Nachbar da 4 faulle kıyıdan döndü. Savunma hayli sert yapılmışa benziyor ki Efes Pilsen'in sitesinde de son çeyrekteki alan savunmasına vurgu yapılmış. Hazırlık sürecinin bütününde olduğu gibi takımın en skoreri yine, 17 sayısıyla, Igor Rakocevic.

Turnuvanın ikinci ve son gününde yarın, final karşılaşmasında, Maccabi'yi mağlup eden CSKA Moskova ile karşılaşacak Efes Pilsen. Karşılaşma 16.30'da başlayacak.

Andrew Wisniewski 12, Cenk Akyol 7, Igor Rakocevic 17, Larewnce Roberts, Kerem Gönlüm 4, Kerem Tunçeri 5, Bootsy Thornton 5, Ender Arslan 2, Bostjan Nachbar 11, Sinan Güler 4, Erwin Dudley 6

G.Saray Cafe Crown: 94 - Beşiktaş CT: 75

Türkiye Kupası Grupları'nda aynı grupta yer alan takımlardan G.Saray Cafe Crown ile Beşiktaş Cola Turka'nın Ayhan Şahenk'deki mücadelesinde kazanan taraf 94-75'lik skorla sarı kırmızılılar oldu. İlk çeyreği 23-18, devreyi de 45-35 önde tamamlayan G.Saray Cafe Crown, tam 27 sayı ürettiği üçüncü çeyreğin ardından final periyoduna 72-51 gibi oldukça rahat bir skorla önde girdi. 40 dakika sonunda da sahadan 94-75'lik skorla galip ayrılan taraf oldular. Yeniden G.Saray Cafe Crown'a dönen, çiçeği burnunda transfer Evren Büker'in forma giydiği karşılaşmada Preston Shumpert da bir sakatlık geçirmiş. Son durumu nedir bilemiyorum, öğrenmeye çalışırız yarın gün içinde.

Bilgiler Galatasaray.org, fotoğraf Bjkbasket..

25 Eylül 2010 Cumartesi

Antalya'nın Şampiyonu Reno

Antalya'da düzenlenen turnuvanın son gününde Optimum TED Ankara Kolejliler'i 69-62'lik skorla mağlup eden Oyak Renault, turnuvayı şampiyon olarak kapattı. Bursa'daki Cevat Soydaş Turnuvası'nın devamında, burada da geriden gelerek maçlar kazanan Renault'un oyunu bırakmayan, mücadeleci karakteri, isimler değişse de, bu yıl da devam edecek gibi gözüküyor. Torku Selçuk Üniversitesi'ni 89-61 gibi farklı bir skorla geçen ev sahibi Antalya BŞB, turnuvayı ikinci olarak tamamladı. Bu sezon yeniden lige dönmek için önemli hamleler yapan Kolejliler üçüncü, Konya ekibi ise son sırada yer aldı. Turnuvanın sayı kralı ve en değerli oyuncusu da Antalya BŞB'den Patrick Christopher oldu.

İzmir'de Şampiyon Karşıyaka

Bugüne kadar oynadığı hazırlık maçlarında yenilgi yüzü görmeyen Pınar Karşıyaka, organizasyonunu üstlendiği Burak Ural - Özgür Soylu Turnuvası'nın finaline de namağlup şekilde geldi. Finalde ise karşılarında oldukça zorlu bir süreçten geçen Medical Park Trabzonspor vardı. Oldukça dar ve eksik bir kadroyla mücadele eden Trabzonspor'dan yalnızca 35 sayı yiyerek 67-35'lik skorla farklı şekilde galip ayrıldılar salondan. Hazırlık dönemindeki maçlarda üretilen en düşük skordur herhalde 35 sayı. Bu sonuçla birlikte turnuvayı şampiyon olarak kapatan Pınar Karşıyaka'nın 10. hazırlık maçındaki 10. galibiyeti bu aynı zamanda. Devamı hafta içerisinde Hollanda'da gelecektir diye umuyoruz. Nazar değmesin.

Pınar Karşıyaka (67): Osiris Eldridge 18, Serkan Menteşe 5, Omar Sneed 4, Uluğ Kaçaniku, Jovo Stanojevic 9, Reha Öz 9, David Holston 7, Ahmet Erdoğan 3, Furkan Aldemir 6, Alper Saruhan 4, Onur Çalban

Medical Park Trabzonspor (35)
: İlker Türel 3, İsmet Akan 2, Aleksander Rasic 8, Hadi Doğan 1, Obasohan 8, Ersin Görkem 2, Serhat Büker, Jamison 2, Mutlu Demir 4, Hakan Yapar 5

Tofaş: 66 - Olin Edirne: 51

İzmir'deki turnuvanın son gününde Tofaş, Edirne ekibi Olin'i ikinci yarı performansıyla 66-51 mağlup etmeyi başardı. Maçın ilk yarısını 32-28 önde tamamlayan Tofaş'ta Austin Nichols, 19 sayı - 7 asist - 2 top çalma - 2 ribaund maçın yıldızı olurken Ruzic de 17 sayısıyla ona katkı veren ikinci isim oldu. İlkan Karaman'ın 11 sayı - 12 ribaund ile double double yaptığı karşılaşmada Edirne takımında çift haneye çıkabilen tek isim 12 sayısıyla Can Akın oldu.

Tofaş (66): Kenan Sipahi 2, Austin Nichols 19, Uğur Dokuyan, Can Altıntığ, Tomislav Ruzic 17, Can Özcan 8, İlkan Karaman 11, Fırat Töz 2, Selim Saygın 7

Olin Edirne (51): Can Akın 12, Vidas Genevicius, Ege Taşpınar, Renaldas Seibutis 7, Caner Ercan 8, Predrag Samardziski 6, Seth Doliboa 3, Alican Güney 5, Ömer Ünver 3, David Lee Dixon 7

Mersin BŞB: 77 - Erdemir: 63

Ankara'daki turnuvanın son gününde karşı karşıya gelen iki ekibin mücadelesinde kazanan taraf yabancı oyuncularının elinden toplamda tam 50 sayı bulan Mersin BŞB olmuş. Türk Telekom - F.Bahçe Ülker maçını tercih ettiğim için izleyemedim bu maçı fakat ilk iki günde sakatlığı nedeniyle pekortalarda gözükmeyen Aubrey Reese, 17 sayısıyla önemli bir destek vermiş bugün. Ereğli cephesinde ise Barbour-James Thomas-Erkan üçlüsünün çift haneli skor katkıları galibiyet için yeterli olmamış.

Mersin BŞB ( 77): Asım Pars 8, Nedim Yücel 12, Orhun Güngören , Hazer Avcı 7, Vincent Grier 11, Dionte Christmas 19, Dusan Cantekin, Valentin Pastal, Nate Reiking 3, Aubrey Reese 17

Erdemir (63): Altan Erol 8, Melih Yıldız , Eren Beyaz 4, James Thomas 15, Antwain Barbour 16, Erkan Veyseloğlu 15, Hakan Demirel 3, Oktay Yılmaz 3, Akın Soğancıoğlu , Volkan Aydın

Basketbolda da Kulüpler Birliği Kuruluyor

Uzun zamandır planlanan ama bir türlü hayata geçirilemeyen hamlelerden biriydi Basketbol Kulüpler Birliği'nin kurulması. Nihayet o son adım da, Aziz Yıldırım vasıtasıyla atılmış gibi gözüküyor. HaberTürk gazetesinden Kartal Yiğit'e ait bu haber. Daha önce de bu konuda çalışmalarda bulunan Beşiktaş Basketbol Şube Koordinatörü Hasan Bozkurter de haberi doğrulamış zaten. Ligde yer alan 16 kulübün başkan ve basketbol şube sorumlularının katılacağı toplantı 30 Eylül Perşembe günü İstanbul'da gerçekleştirilecek. Aziz Yıldırım'ın benzer bir çalışmayı futbolda başarıyla uyguladığını ve akabinde ekonomik anlamda önemli adımların atıldığını biliyoruz yakinen. Benzer bir etkinin de basketbol üzerinde yaratılması gayet mümkün. Sayın Hasan Bozkurter de konuyla alakalı olarak 'Kulüpler Birliği’nin kurulması en az 2010 Dünya Şampiyonası’nda aldığımız 2’cilik kadar önemlidir. Bu, tarihi bir karardır. Birliğin temel amacı basketbolunmarka değerini arttırmak ve yayın ihalelelerinde, sponsorluk görüşmelerinde kulüpleri en iyi şekilde temsil edip gelirlerini yükseltmektir' açıklamasını yapmış. Gerçekten önemli bir hamle olacak bu eğer bir aksilik olmadan hayata geçirilebilirse.

Garanti'den Unutulmaz Anlar Çalışması

Milli takımın sponsorlarından Garanti Bankası, 28 Ağustos - 12 Eylül tarihleri arasında yaşadığımız o tarifi zor duyguları tekrar yaşatmak ve ölümsüzleştirebilmek adına güzel bir çalışma yapmış. Çin, Fransa, Slovenya ve Sırbistan maçlarının son dakikalarının video şeklinde yer aldığı bu çalışmada, taraftarların facebook üzerinden yolladığı mesajlar ve bu başarının basındaki yansımaları da yer alıyor. Merak edenleri şöyle alalım.

Fenerium Turnuvası'na Katılacak Takımlar Belli Oldu

Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan ve kadın basketbolunun Türkiye'deki en önemli turnuvası şeklinde nitelendirilen Fenerium Turnuvası'na katılacak takımlar belli oldu. 8-10 Ekim tarihleri arasında Caferağa'da düzenlenecek olan organizasyona Slovakya'dan Good Angels Kosice, koç Ratgeber'in ülkesinden Pecs 2010 ve Bulgar takımı Lukoil katılacak. Ratgeber ve Taurasi hamleleri ile herkesi heyecanlandıran F.Bahçe'nin ev sahipliğinde düzenlenecek turnuvanın maç programı ise şöyle:

8 Ekim Cuma
17:30 Good Angels Kosice-Pecs 2010
19:45 Fenerbahçe-Lukoil

9 Ekim Cumartesi
17:30 Lukoil-Good Angels Kosice
19:45 Fenerbahçe-Pecs 2010

10 Ekim Pazar
17:30 Pecs 2010-Lukoil
19:45 Fenerbahçe-Good Angels Kosice

Ayrıca bugün saat 13.00'da, Akatlar'da Beşiktaş Cola Turka - F.Bahçe arasında bir hazırlık maçı oynanacak. Bu vesileyle onun da bilgisini vermiş olalım.

Banvit Eurocup'da Devam Ediyor

Üstüste atılan doğru adımların, planlı-programlı yapılan hamlelerin karşılığında elde edilmiş bir başarıydı bu Banvit için. Yolun dikenlerle dolu olduğunu en başından beri biliyorduk. Bunun üstüne bir de sakatlıklar eklenince işler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı Banvit için. Barış Özcan, Keith Simmons ve Antonio Graves'den yoksun olarak gittiler Fransa'ya. Ne yalan söyleyeyim, yine de bir umudum vardı bugüne dair. Yeni transferlerden Vladimir Golubovic ve Mutlu Akpınar sürükledi hücumu, 14/20 isabetten 32 sayı çıkartarak. Chuck Davis ve Barış Ermiş de yardımcı olmaya çalıştılar ama Lance Williams 0-5 ile karavana atınca denge sağlanamadı bir türlü. Devre sonundan itibaren kontrolünü eline geçirdi Fransız takımı ve sahadan 78-66'lık skorla galip ayrıldı.

EuroLeague defterini kapatıp yoluna Eurocup'da devam edecek artık Bandırma ekibi. Yenilenen salonuyla birlikte Avrupa'da boy göstermeyi sürdürecek yani. Bugünkü sonuç bir son değil kesinlikle, hepimiz biliyoruz bunu. Bu hamlelerin devamı geldikçe, kararlı adımlar sürdükçe en büyüklerin ligine girmeyi başaracak bir gün Banvit. Hep birlikte göreceğiz bunu.

T.Telekom: 76 - Mersin BŞB: 55

Ankara'da günün ilk karşılaşmasında Türk Telekom, ilk yarısını 37-30 önde kapattığı karşılaşmanın ikinci yarısında yalnızca 25 sayı yiyerek karşılaşmadan 76-55 galip ayrıldı. Dünün ardından bugün Rasim Başak'ı ilk beşe çekerek maça başlayan Telekom'a karşı ilk yarı boyunca oyunda kalmayı başardı Mersin ekibi. Bu dönemde Vincent Grier ve Dionte Christmas'ın hareketliliği fazlaca zorladı Telekom savunmasını. Savunma demem, ağız alışkanlığından elbette. Transition hücumlarda Telekom'lu oyuncular henüz adamlarını ararken Grier, elini kolunu sallayarak iki kez içine vurdu topu. Şuta dayalı oyununu devam ettiren ve oldukça geniş olan rotasyonunu da kullanan Telekom, kendilerine nazaran daha dar bir kadroyla oynayan ve boyalı bölgede Nedim Yücel - Asım Pars gibi iki yaşlı oyuncuya sahip rakibine karşı ikinci yarıda çözdü oyunu. Aynı düşünce sistemiyle. Savunmada kaytararak hücumda tempo yapmak ve bol bol şut atmak planıyla.


İki gün üstüste maç oynayabilecek genişlikte bir kadro yok koç Mete Babaoğlu'nun elinde. Haliyle ikinci yarıda direnebilecek güçleri kalmadı. Devrenin hemen başında gelen 12-0'lık seriyle fark 20'lere kadar gitti ve orada koptu maç. Dün forma giymeyen isimlerden Aubrey Reese, bugün çok az süre aldı. Skor üretemedi ama onun neler yapabileceğini biliyoruz zaten. Deneme sürecindeki isimlerden Nate Reiking bolca süre aldı. Bileği düzgün, 3 denemesinde iki isabet buldu yay gerisinden, birinde ayağı çizgide kararı çıktı. Sıkışılan anlarda dışardan cezayı kesebilme özelliği olduğunu gösterdi. Takıma da hakim bir görüntü çizdi ilk iki günde. Dünün ardından bugün de geçer not aldı ben, naçizane. Christmas 20 sayısıyla takımının ve maçın en skoreri oldu. Bugünü görmek lazım demiştim onun için. Koç Mete Babaoğlu'nun istediklerini verebilecek bir isim olduğunu gösterdi. Grier ile birlikte takımın hareketliliğini arttırıyorlar. Savunmada eller sürekli çalışır vaziyette, rahatsız ediyorlar rakibi. Asım Pars - Nedim Yücel ikilisinin atletik yabancılar ve kalıplı Wesson karşısında dünün yorgunluğuyla birlikte epeyce zorlanması ve maçı toplamda 7 sayıyla tamamlamaları maçın en kritik istatistiği.

Telekom cephesinde izlediğim üç maçın ardından menfi anlamda bir gelişme yok. Ortak kanı zamana ihtiyaca oldukları zaten. Bugün yorulan rakiplerine karşı ikinci yarıda çözdüler maçı. Fakat tamamen şuta ve bol tempoya dayalı bu oyun yapısıyla nereye kadar gidecekler, onu kestirmek güç işte. Berent ve Gökhan Karabıyık da süre aldılar bugün. Maçın koptuğu anlarda oyuna giren Berent, fazlaca da şut kullandı hatta. Önünde forma bekleyen ve an itibariyle ondan daha hazır olan tam üç isim var. Ne düşünüyor bilemiyorum ama burada ölü bir sezon geçirecek gibi duruyor. Sakatlıkları bulunan Ceyhun Altay ve Rindin'in maçı benchin hemen yanından takip ettiği Telekom'da 76 sayının 50'si yabancı oyunculardan geldi. Yerlilerden çift haneye çıkan tek isim olan Yunus Çankaya, sezon içerisinde bu takımın en skorer yerlisi olmaya aday. Orhan Hacıyeva ile birlikte. Bugün çok seri şekilde oyuna girip kenara alındığı bir pozisyonun ardından yardımcı koç Gencer Baytimur'la uzun uzun konuştu Yunus, onu da not düşmüş olalım.

Maçın hakem üçlüsünden hiç memnun olmayan ve maç içerisindeki isyanlarıyla turnuvadaki ilk ve şu ana kadarki tek teknik faulün çalındığı isim olan koç Mete Babaoğlu'nun bu itirazlarının büyük kısmında haklı olduğunu düşündüğümü belirteyim son olarak. Turnuva yarın 18.00'daki Mersin BŞB-Erdemir maçıyla sona erecek. Ama ben muhtemelen aynı saatte başlayacak olan T.Telekom - F.Bahçe Ülker maçında olacağım. Saat 18.00'daki karşılaşma Ankara Arena'da oynanacak.

Mersin BŞB (55): Asım Pars 2, Nedim Yücel 5, Orhun Güngören 3, Hazer Avcı 12, Vincent Grier5, Dionte Christmas 20, Dusan Cantekin 2, Valentin Pastal 1, Nate Reiking 5

Türk Telekom (76): Ray Wesson 12, Ümit Türkoğlu, Rasim Başak 6, Mehmet Yağmur 4, Yunus Çankaya 12, Marquis Gilstrap 9, Larry Owens 11 , Diamon Simpson 13, Heiko Schaffartzik 5, Berent Kavaklıoğlu 3, Orhan Haciyeva, Gökhan Karabıyık 1, Ugur Can Öğüt

Erdemir: 73 - Hacettepe: 51

Ankara'daki turnuvanın 2. gününde Erdemir ve Hacettepe karşılaştı, sahadan galibiyetle ayrılan taraf Ereğli temsilcisi Erdemir oldu. İlk gün uzatmalara giden maçta Telekom'u 101-100 deviren Erdemir, TB2L temsilcilerinde Hacettepe'yi 22 sayı ile geçti. Ankara ekibinin tek yabancısı Dearman kadrodaydı yine ama hiç girmedi oyuna. İlk çeyrekte savunmada gösterdiği sertlik ve dış atışlarda farklı ellerden bulduğu isabetlerle öne fırlayan Erdemir, oldukça rahat bir galibiyet aldı. Dünün dikkat çekici isimlerinden Altan, ilk çeyrekteki istekli oyunu neticesinde ürettiği 7 sayının ardından kenara gelirken tüm benchin ve koçunun alkışını almayı başardı. Maçın hemen başında boyalı bölgedeki mücadele dizinden sakatlanan Emre Ekim, devam edemedi oyuna. Devre arasında biz salondan çıkarken buz tedavisi devam ediyordu. Ciddi değildir umarım durumu. İlk çeyreği 23-16, devreyi de 42-26 önde kapattı Erdemir. Rahat bir oyunla, rotasyonu geniş geniş kullanarak. Dün olduğu gibi bugün de rakibini hiç zorlayamadı Hacettepe.

13'er sayılı Erkan ve Hakan Erdemir'in en skorerleri oldu. Onları 11 sayılı Altan ve 10 sayılı Eren takip ediyor. Ki Altan bunların 7'sini ilk dakikalarda bulmuştu zaten. Az süre alan iki yabancısından toplam 8 sayılık bir katkı alabilen Erdemir'de yerlilerin performansı ilerisi için sevindirici. Bu turnuvada oldukça olumlu sinyaller verdiler. Takıma katılacak olan yeni yabancının bu kimyaya uyum sağlaması halinde daha tehlikeli bir takım haline geleceklerdir. Buradaki temel nokta hiç kuşkusuz Erdemir'in takım olmayı şu an itibariyle becerebilmiş olması. Bu sezon bir kez daha 1.lige yükselebilmek için mücadele edecek Hacettepe'de 14 sayı üreten Derya Yannier ise sahanın en skoreri oldu. Geçen sezon kıyısından döndüler, bu sezon başarabilirler. Takipteyiz onları da.

Erdemir (73): Altan Erol 11, Melih Yıldız 4, Eren Beyaz 10, James Thomas 4, Antwain Barbour 4, Erkan Veyseloğlu 13, Hakan Demirel 13, Oktay Yılmaz 6, Arın Soğancıoğlu 6, Volkan Aydın 2

Hacettepe (51): Derya Yannier 14, Onur Altınmakas 3, Kemal Tunçeri 2, Orçun Tunca 5, Sercan Ergin 5, Melih Yavşaner 3, Kerem Öztoprak 2, Serhan Derinbay, Özgür Adıgüzel, Caner Erdeniz 5, Sinan Karamanlıer 7, Ulaş Peker 5

24 Eylül 2010 Cuma

Antalya BŞB: 78 - Oyak Renault: 82

Renault iyi alıştı bu ikinci yarılarda ya da son çeyreklerde maç döndürmeye. Önce Cevat Soydaş'ta Aliağa'yı 24 sayıdan gelip yendiler, sonra dün Selçuk Üniversitesi karşısında son çeyrekte 24-4'lük bir skor yakalayıp kazandılar ve şimdi de Antalya BŞB maçı. Devreyi 41-29 geride kapatmalarına rağmen sahadan 82-78 galip ayrılmayı başardılar, Antalya Cup'da 2'de 2 yaptılar. Tay Waller 25 sayıyla yine sahanın en skoreri, dün olduğu gibi.

Antalya BŞB (82): Wayne Chism 21, Muratcan Güler 19, Patrick Christopher 13, Emre Bayav 4, Gökper Gen 2, Erdinç Balto 5, Barış Hersek 6, Devan Downey 1, Polat Kocaoğlu 7

Oyak Renault (78): Charles Garcia 17, Ufuk Kaçar 8, Alpaslan Uruk 11, Oğuzhan Şan, Alper Özcan 3, Nedim Dal 4, Oğuz Erdoğan, Tufan Önen 2, Jonathan Gibson 12, Tay Waller 25

Pınar Karşıyaka: 74 - Olin Edirne: 57

İlk günün iki galip takımını karşı karşıya getiren maçta kazanan taraf evsahibi takım Pınar Karşıyaka oldu. Hazırlık maçlarındaki yüksek performansını bu turnuvada da tam gaz sürdüren Karşıyaka'da moraller yerinde olsa gerek.

Pınar Karşıyaka (74): Osiris Eldridge 12, Omar Sneed 8, Jovo Stanojevic 18, Reha Öz 16, David Holston 12, Ahmet Erdoğan 3, Furkan Aldemir 5, Alper Saruhan

Olin Edirne (57): Alican Güney 4, Vidas Genevicius 8, Ömer Ünver 3, Caner Ercan 2, Predrag Samardziski 6, David Dixon 6, Seth Doliboa 10, Renaldas Seibutis 10, Can Akın 8

Tofaş: 79 - Medical Park Trabzonspor: 57

İzmir'deki turnuvanın ilk gününde Olin Edirne'ye farklı mağlup olan Medical Park Trabzonspor, ikinci gün karşılaştığı Tofaş karşısında da bir varlık gösteremedi ve baştan sona geride götürdüğü maçı 22 sayı farkla kaybetti. Bursa ekibinde Onur Aydın ve Jason Rowe yine forma giymezlerken, Trabzon'da tek eksik Michael Wright idi. Bordo mavili takımın 26 üçlük denemesinden sadece 1 kez isabet sağlayabilmiş olması sanıyorum ki maçın en ilginç detayı.

Tofaş (79): Kenan Sipahi, Orçun Göllü 4, Austin Nichols 21, Uğur Dokuyan 4, Can Altıntığ 11, İnanç Koç 4, Tomislav Ruzic 10, Can Özcan 10, İlkan Karaman 2, Fırat Töz 3, Selim Saygın 8

Medical Park Trabzonspor (57): İlker Türel 4, İsmet Alkan 2, Aleksander Rasic 6, Hadi Özdemir 12, Derrick Obasohan 14, Ersin Görkem 1, Serhat Büker 5, Harold Jamison 1, Mutlu Demir 5, Hakan Yapar 7

Galatasaray Evren Büker'i Açıkladı

Basket Dergisi'nden Can İşbakan'ın haberiyle Evren'in yeni kulübünün bir kez daha G.Saray Cafe Crown olduğunu öğrenmiştik zaten. Az önce kulüpten de konuyla alakalı olarak resmi açıklama yapıldı. Sütten ağzı yanan sarı kırmızılı idarecilerin bu kez sözleşmeyi üç yıllık imzaladıkları da belirtilmiş açıklamada. Hayırlısı olsun diyelim yeniden.

Altar Tunçkol Antalya'da Kulüp Kurdu

Türk basketbolunun yeni nesil koçlarından ve aynı zamanda Salsabasket'in de konuk yazarı Altar Tunçkol, Antalya'da kendi adını taşıyan bir spor kulübü kurdu. 'Altar Tunçkol Spor Kulübü' ismiyle hayatını sürdürecek olan organizasyonda Yaz & Kış Okulları da olacak. 1996-2004 arası doğumlu oyunculardan kurulacak minik ve küçük takımlarda iyi performans gösterenler kulüp takımına geçiş yapacaklar. Sadece yaz okulu ve kış okulu ile sınırlı olmayacakmış olay, yazın düzenlenecek kamplarla Amerika'ya da götürülecekmiş minik basketbolcular. Şimdilik detaylar bunlar, yakın zamanda zaten daha detaylı bilgiler, duyurular, organizasyonlar ve bilimum bilgiler gelecektir Antalya'dan.

Ergin Ataman Röportajı (Hürriyet.com.tr)

Şu günlerde herhangi bir takımda görev almamasına karşın gündemde kalmayı başaran isimlerden Ergin Ataman, Hürriyet.com.tr'den Funda Ayaz'ın sorularını yanıtlamış. İşin teknik kısmından ziyade merak edilen magazinsel sorunların daha fazla yer kapladığı röportajın sorularını beğendiğimi söylemeliyim. İyi çalışılmış sorulara yine o bildiğimiz dobralığıyla cevap vermiş koç. 'Neden bir kulüp takımı çalıştırmıyorsunuz?' sorusuna verdiği 'Fatih Terim de boşta' cevabıyla röportaja hızlı bir giriş yapan koç final serisi sırasında G.Saray'dan teklif aldığını da doğrulamış. Hatırlanacağı üzere o günlerde epeyce konuşulmuştu bu konu. 'Haldun Bey’in ayrıca bir çabası olmadı. Bütün kulüp çaba sarf etti. Gerek Yiğit Şardan, gerek Başkan Adnan Polat. Bir kulübü çalıştırırken başka bir kulüple anlaşmayı doğru bulmuyorum. Bu yüzden kabul etmedim.' diyor koç. Gündemdeki tüm konuların, merak edilenlerin konuşulduğu röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Cimbom'un Euro Cup Maçı Ayhan Şahenk'te

Sarı kırmızılıların salon çıkmazından bahsetmiştik. İstanbul için elde kalan tek alternatif olarak Ayhan Şahenk'e mecburcu oldular. Resmi açıklama geldi az önce. 29 Eylül, saat 20:00'de başlayacak olan karşılaşma Galatasaray Tv'den canlı olarak yayınlanacak. Rus takımını eleyip gruplara kalınması halinde ise iç saha maçları, tıpkı ligde olduğu gibi Abdi İpekçi'de oynanacak.

Efes Rusya Yolcusu

İtalya, Bosna Hersek, Türkiye derken Efes Pilsen şimdi de Rusya yollarına düşüyor. Öğlen saatlerinde hareket edecek uçakla St.Petersburg'a geçecek olan lacivert-beyazlılar, Spartak St.Petersburg, CSKA Moskova ve Maccabi Tel Aviv takımları ile birlikte Kondrashin and Belov Cup'da boy gösterecek. Dörtlü turnuvadaki ilk maçını 25 Eylül Cumartesi günü St.Petersburg ile yapacak olan Efes'in maçını, bu karşılaşmadan dört gün sonra St.Petersburg ile Eurocup elemesinde oynayacak olan Galatasaray Cafe Crown cephesi de heyecanla bekliyor olsa gerek. Efes Pilsen bu maçı kazanırsa finalde, kaybederse de üçüncülük maçında Maccabi-CSKA ikilisinden biriyle 26 Eylül Pazar günü karşı karşıya gelecek. 27 Eylül Pazartesi günü de Polonya'nın Gydnia kentine geçecek Evliya Çelebigiller familyasından Efes takımı, burada da Prokom ile iki hazırlık maçı oynayıp yurda dönecek. 3 Ekim'de İstanbul'da Olympiakos ile karşılacak olan lacivert-beyazlılar bu karşılaşmayla sezon hazırlıklarını sonlandırmış olacaklar. Bu noktada aklıma da değişik bir şey geldi, acaba bir gün meşhur futbol takımlarımızın amatör küme takımlarıyla yaptığı hazırlık maçlarının yanında, meşhur basketbol takımlarımızın meşhur

basketbol takımlarıyla farklı ülkelerde yapmış olduğu hazırlık maçlarının yayınını da görebilecek miyiz? Hiç umudum yok ya, hayırlısı..

Erdemir'de DeWayne Reed Gönderildi

Beklenen ve hissedilebilen bir gelişmeydi aslında. Cevat Soydaş'ın final gününde izlediğim Erdemir'de iki alley-hoop'u uçarak bitirmesine rağmen asıl yapması gereken organizasyon işlerinde oldukça vasat bir tablo çizen DeWayne Reed gönderildi. Koç Ahmet Çakı'nın bir uzun bir de kısa olmak üzere 2 yabancıya ihtiyacı olduğunu söylemesine rağmen, bu yıl bütçeyi iyiden iyiye düşüren Erdemir yönetiminden 4. yabancıya izin çıkmamış. 3 yabancıyla oynayan takımlara havuzdan gelecek 125 bin $'dan vazgeçememişler de diyebiliriz buna.

Koçun bu şartlardaki tercihi uzun oyuncudan yana olmuş, ki haklı da. Zira içeride net bir ribaund sıkıntısı var. Oktay, Eren, Emre ve geçen sezonu boş geçirmiş bir Thomas ile orayı gözü kapalı geçmek pek kolay olmuyor. Dışarıda bir şekilde Barbour, Erkan, Altan, Hakan, Melih opsiyonları var elde. Yeni gelecek yabancının uzun rotasyonuna eklenecek olmasından ötürü, oyun kurucu pozisyonundaki Hakan Demirel'e büyük iş düşüyor. Artık oynasın zaten. 2 yıl önce Erdemir'de küllerinden doğmuştu, bir kez daha yapabilir mi? Keşke, inşallah.

Bu arada fotoğrafçılık yönüm de gelişiyor. Sonu bilip, habere uygun foto çekmek diye buna denir herhalde. Reed giderken...

Türk Telekom: 100 - Erdemir: 101

Günün ikinci karşılaşmasında 2010 model, yepyeni Telekom'la başarılı koç Ahmet Çakı'nın harika işler çıkardığı kadrosunu yeniden biraraya topladığı Erdemir mücadele etti. İlk çeyreği 22-12, devreyi de 43-46 önde tamamladı Erdemir. Final periyoduna 73-61 önde girmelerine karşın ancak son topta beraberliği sağlayabildiler. 91-91 uzatmaya giden karşılaşmadan da 101-100'lük skorla galip ayrılan taraf oldular.

Mehmet Yağmur - Simpson - Orhan Hacıyeva - Larry Owens - Ümit Türkoğlu beşiyle maça başlayan koç Faruk Akagün, ilk beş dakika dolmadan Uğur Öğüt ve Berent'i oyuna sokup çıkarmıştı bile. 4. dakikada 10. oyuncusunu parkeye yollayan koçun arayışta olduğu kesin. Bu arayışa cevap veremeyecek isimler var kadroda, o nedenle işleri biraz zor gözüküyor. İlk çeyrekte 12, ikinci çeyrekte 31 ve 3.çeyrekte 18 sayı üretebilen bir takım izlediğimizi söylediğimde tablo netleşecektir diye düşünüyorum. Geçen yıllardan aşina olduğumuz üzere bu kadronun da oyun içi denge problemi var. İlk on dakikada üretilen 12 sayının ardından, ikinci çeyreğin ilk beş dakikasında 19 sayıyı görmüşlerdi bile. Sorunlar çok çeşitli Ankara'da, Erdemir'den devam edelim.

Hakan Demirel - Altan Erol - Erkan Veyseloğlu - James Thomas - Emre Ekim beşlisiyle maça başlayan Ahmet Çakı'nın ise oyuncularından beklentileri ve bulduğu karşılıklar çok net. Bu kadroyu iyi tanıyor koç zaten. Altan takviyesi tutmuş. Özellikle 3. çeyrekteki oyunuyla takımı ayakta tutan isim oldu. Hareketliliğiyle, mücadelesiyle kadronun önemli bir parçası olacak gibi gözüküyor. Oktay Yılmaz, Emre Ekim ve Eren Beyaz da aynı şekilde tamamlayıcı ama önemli parçalar bu rotasyonda. Eren'in göstereceği gelişim ve vereceği katkı sıralama üzerinde etkili olacak kadar önemli bence. Erkan Veyseloğlu ise yerli kadronun en öne çıkan ismi. Onun ne kadar oynayacağı, neler yapabileceği çok ama çok önemli Ereğli takımı için. 27 sayısıyla günün en iyi isimlerindendi bugün, herşeyi yaptı diyebilirim gönül rahatlığıyla. Sezon içerisinde Erdemir'in kritik oyuncusu Erkan olacak kesinlikle. Barbour o bildiğimiz hareketli adam halen. Kıpır kıpır, fark yaratıyor. İki yıl önceden aşina olduğumuz o isolation seti de izledik yine, Barbour'u tepede yalnız bırakıp, çabukluğunu kullandıran seti. James Thomas, geçen yıl sakatlık geçirdi ama iki pota altında da günün hareketli, istekli isimlerindendi. Hakan Demirel, oyunun her anında karşısındaki oyun kuruculara üstünlük sağlayarak göz doldurdu. Özellikle Mehmet Yağmur'un karşısında çok rahattı. Şık hareketlerle tamamladığı ve biri basket faul ile sonuçlanan turnikeleriyle de alkış aldı salondan. Takımdan ayrılan DeWayne Reed'in yerine gelecek ismin kim olacağı da önemli tabii onlar için.

İşin Telekom yönüne pek girme niyetim yok, farkettiğiniz üzere. Çünkü dediğim gibi çok karışık oralar. Yabancıların istikrarlı katkı verip, fark yaratması çok zor gözüküyor. Yerli kadronun da her maç 90+ yiyerek maç kazanmayı sağlayabilecek bir potansiyeli yok. Hızlı oynuyorlar yine, tempo yapın diyor koç kenardan ama o tempoda da topu ilk alan potayı düşünüyor anında. Herkesin geniş geniş top kullanma özgürlüğü var takımda, durum böyle olunca da hazırlık maçlarında 100 sayı civarlarında skor yiyorlar. Şu kadronun her maçta 100 civarında sayı yemesi çok ama çok olası. 100 sayı atabilmesi ise aynı olasılık düzeyinde değil şu anda. O nedenle ne yapıp edip işin savunma kısmına eğilmeleri gerekiyor herşeyden önce. Arayış sürerken ancak son çeyrekte aradığı beşi bulabildi ko. Uğur Öğüt - Yunus Çankaya ve üç Amerikalısını 10 dakika civarında çıkarmadan oynattı. Özellikle Uğur, şu performansıyla Berent ve Mehmet'in önünde olmayı hakediyor fazlasıyla. Bitime 1.5 saniye kala Yunus'un basketiyle 91-89 öne geçmelerine rağmen, mola hakkı kalmayan Erdemir'den sayı yemeleri ise bu dağınık takıma yakıştı aslında. Nasıl mı yediler o sayıyı? James Thomas, kendi pota altından fırlattı topu. Barbour rakip sahada topu yakalayıp, bıraktı turnikeyi. Her takım yiyemez bu sayıyı, özel çaba ister.

Koç Faruk Akagün yönetimindeki bu takımın zamana ihtiyacı olduğu kesin, teknik kadrosu da dahil olmak üzere tamamı yeni kurulan bir ekibe karşı yine de herkesten biraz daha faza töleranslı olmamız gerekir diye düşünüyorum. Yarın Mersin karşısında, Cumartesi de F.Bahçe Ülker maçında bir kez daha izleme şansım olacak Telekom'u. Şu tabloda pek umutlu değilim ama herşeyin ilacı 'zaman' klişesine dört elle sarılma vaktidir onlar için.

Türk Telekom (100): Ray Wesson 11, Ümit Türkoğlu 15, Rasim Başak, Mehmet Yağmur 4, Adem Ören 3, Yunus Çankaya 16, Marcus Gilstrap 7, Larry Owens 20, Diamon Simpson 10, Can Uğur Öğüt 7

Erdemir (101): Altan Erol 20, Erkan Veyseloğlu 27, Eren Beyaz 2, James Thomas 8, Antwain Barbour 20, Melih Yıldız 4, Hakan Demirel 14, Emre Ekim 6