6 Ocak 2011 Perşembe

ABD-Türkiye Hattı #6

- Hidayet Türkoğlu mutlu. Golden State önünde 10-14-10 ile kariyerinde üçüncü kez triple-double başarısına ulaştı. Çok da eskilere dayanmayan takım tarihindeki rekoru kırmasına yetti bu üçüncü triple-double. Aynı zamanda 5 top çalmayla da gölgede kalan bir kariyer rekoru ekledi ki, geçtiğimiz 1.5 senede savunmada yeteri kadar özveri göstermemesiyle eleştirilen bir oyuncu için en az bir önceki kadar değerli bir istatistik.

- Mehmet Okur sağlam. Son MRI sonuçlarına göre yeni bir sakatlık tespit edilmedi. Elbette öyle uzun süreli bir sakatlık sonrası, vücudun kendini toparlaması bile belli bir süre gerektiriyor. Sanırım Mehmet bunu gözden kaçırdı ve geri dönmekte biraz aceleci davrandı.

- Ersan İlyasova arayışta. Sakatlıkların da yardımıyla ilk beşte kendine yeniden yer bulan Ersan. Özellikle Dallas maçındaki 16 sayı-17 ribaundluk oyunuyla herkesin gözünü bir kez daha açmayı başardı ve bu oyunuyla -rakip de oldukça eksik olsa da- çok değerli bir galibiyet kazandırdı takımına. Bu sezon ilk beşte başladığı 12 maçta 29 dakika süre alarak, 10 sayı ve 6.8 ribaund ortalamalarını tutturduğunu ve bu maçlarda performansında dakikalarındaki artışın ötesinde bir gelişim yakaladığını hatırlatalım. Tüm bunlar da bir kez daha Ersan'ın durumundaki en popüler soruyu akıllara getiriyor: Farklı bir yerde farklı bir hayat mümkün olabilir miydi?

- Ömer Aşık yaşıyor. Joakim Noah'nın sakatlığı sonrasında Taj Gibson da sezon başı formunu kaybetmişken Ömer'in resmin için daha fazla girmesini umuyorduk. Fakat oyunun her iki yakasındaki acemiliklerini üzerinden atamayan Ömer, ilk beşteki pozisyonu veteran Kurt Thomas'a bırakmıştı. Evet Thomas belki ağır çekimde hareket ediyor, vücudu da dünya gibi olmuş ama her şeye rağmen ne zaman nerede duracağı konusunda ikilemler yaşamayan büyük bir tecrübe. Neyse ki yıl sonunda aldığı dakikalar tek hanelerde seyreden Ömer, bir silkinme gösterdi son iki maçta. Özellikle erken kopan Toronto maçında 20 dakikada 5/6 ile bulduğu 13 sayı, 7 ribaund ve 5 blok gayet yakışıklı bir istatistik oluşturuyor.

- Semih Erden pusuda. En azından ben uzun zamandır görmüyorum kendisini pek. Belki final dönemi arefesinde olmamın bunda payı vardır. Fakat Jermaine O'Neal'ın geri dönüşüyle birlikte, Kevin Garnett yerine de Glen Davis tercih edilirken pek süre bulamıyor. Hatta şimdi profilini kontrol ettim, Christmas sırasındaki grip haberi dışında yeni bir haber düşmemiş kendisi hakkında. Umarım yaşıyordur, süreleri Luke Harangody almaya başlamış zira.

In other news...

Efes Pilsen Flip Murray ile ilgileniyormuş. Tık! ESPN'in en saygın analistlerinden Marc Stein'ın haberiydi, dün gece buraya geçmeye üşendim. Seattle'daki patlama yılını hatırlıyorum da 10 günlük kontratlara talim etmeye bu kadar erken başlayacağını düşünmezdim. Gözü kara bir skorer, bazen kamikaze bir şutör. Topla arası iyi, bazen ayrılmakta güçlük çekecek kadar iyi hatta. Bana kalsa Igor Rakocevic'in şutlarını o kullanabilir, bir mahzuru yok. Fakat bana kaldığı pek olmadı. Oyun kurucu bölgesinden süre vermeye çalışırlarsa çılgın bir deneyim olur, ona yer açmak için Bootsy Thornton gönderilirse bir daha Efes Pilsen maçı izlemem. True story. İyi bir teklif alırsa ben yine NBA ihtimalini eşeleyeceğini düşünüyorum ayrıca... Transferin herhangi bir vizyon barındırmadığını belirtmeme gerek yok, çünkü yeni bir haber sayılmaz.

Detroit formasıyla Kirk Hinrich üzerinden vurduğu bir smaç vardı yalnız, onu bulun...

En güzel bir haberse... "Hastasıyım şu oyunun" sloganıyla Mayıs 2001'de demir alan 'delikanlının enbiey sitesi' batug.com, yolculuğuna kaldığı yerden devam ediyor. Biraz makyaj... Biraz sihir, biraz duman. Hepsi bu kadar. Batuğ Evcimen'in çevresinde n'oluyoruz diye toplanan o insanlar hala aynı amatör ruhla, aynı güzel şeyleri üretmeye devam ediyorlar yoksa. Bu deli işine bir göz atmak isteyenler için adres hala www.batug.com!

Hiçbir zaman ağırlıkta olmayacak olsa da TBL ve Avrupa konulu yazılar da sitenin bir parçası olmaya devam ediyor. Çağrı Turhan'ın kaleminden Sarunas Jasikevicius transferiyle ilgili bu dilde yazılmış muhtemelen en güzel yazıyı okuyabilirsiniz mesela. Arda Bayazıt'ın Top 16 kurasını, Orkun Çolakoğlu'nun Beşiktaş Cola Turka'yı, bendenizin Efes Pilsen'i konu alan yazıları da hemen orada.

Orada yatan emeğin farkında olan Anıl ve Çağlar'ın bu küçük reklam kuşağını çok dert edeceğini sanmıyorum ve yüzsüzlüğe vuruyorum. Girin efendim...

3 Yorum Yapılmış:

Sarıkaya dedi ki...

NBA sirki ile pek alakam olmadığı için ilgilenmemiştim bugüne kadar.

Ve fakat aradım taradım, Efes Pilsen'i konu alan yazıları bulamadım. Madem reklam kuşağı!:-)) hedef kitleyi hedefe kitleyin de tam olsun..

Bilge dedi ki...

Hide Orlando ile şampiyon olursa, NBA'İn bütün mantık dengeleri çöker ama:)
Özellikle Hido ile herkesten fark yiyen Chris Bosh, ve Miami tayfası derviş olup Anadolu yollarına düşer!

Sheed dedi ki...

anasayfada her şey çok görünürde olduğu için yazmamıştım önder abi..

efes yazısı şurada: http://www.batug.com/index.php?option=com_k2&view=item&id=46:fil-ill%C3%BCzyonu&Itemid=142

arşive de şuradan ulaşılabilir: http://arsiv.batug.com/cpekdogru030310.htm