22 Ocak 2011 Cumartesi

Antalya Bşb: 60 - Efes Pilsen: 92 (Eriyen Antalya'ya Efes Darbesi)

Hafta içinde Siena'yı devirip çok önemli bir galibiyet elde eden Efes Pilsen; Kerem Tunçeri, Bostjan Nachbar ve Flip Murray gibi eksiklerle çıktı Antalya deplasmanına. Sezon başındaki sürpriz çıkışından sonra yalpalayan Antalya Bşb. için önemli bir maç neticede.

Saf 1 numarası olmayan bir takıma yapılacak en iyi hamle olarak, Efes maça tam saha baskıyla başladı. Sinan Güler ve Igor Rakocevic'in kaptığı toplar ve bitirdiği hızlı hücumlarla ilk periyotta ivme tamamen Efes tarafına kaymış oldu. Euroleague'de pek olmasa da ligde Türk statüsünde olduğu için daha çok sahada kalan Erwin Dudley yine hatrı sayılır dakikalar aldı. Yine pek süre bulamayan Cenk Akyol da şans buldu ama ondan istenen iyi şut yüzdesini pek tutturamadı. Ender Arslan'ın da şanssızlığı, kalfında bir çekme oldu ve kenarda oturdu maçın büyük bölümünde. Umarız ciddi bir durum olmaz. Kısaca eksiklere rağmen oynayan kadronun bu denli etkili olması maçın skoruna kalite farkı olarak etki etti. Antalya ise savunma olarak vasata yaklaşmakta güçlük çekti. Hücumda ise bireysellik ön planda. Rahat geçen ilk yarının skoru 36-58 Efes lehine.

Devre arasının bitmesiyle maç tekrar aynı temposunda devam etti. Son çeyrekten önce kopan bir maç olduğu için, söylenecek şeyler kısıtlı. Efes hiç gevşemeden oyununu oynadı ve çok rahat bir galibiyet aldı. Antalya günden güne eriyor. Eğer sene başındaki o çılgın performansları olmasa, şu an küme düşme potasında olabilirlerdi. Efes ise geniş rotasyonuyla ligi kotarmaya devam ediyor. Önemli Siena galibiyeti sonrası ligde takılmadılar.

Antalya BŞB (60): Muratcan Güler 3 (4 ribaund-7 asist), John Prince 7 (1 ribaund-3 asist), James Christopher 23 (1 ribaund), Hadi Doğan 6 (2 ribaund), Gökper Gen (1 asist), Erdinç Balto 2 (1 ribaund), Barış Hersek 5 (9 ribaund-1 asist), Devan Downey 3 (1 ribaund), Polat Kocaoğlu 11 (4 ribaund).

Efes Pilsen (92): Andrew Wisniewski 3 (1 asist), Cenk Akyol 6 (1 ribaund), Igor Rakocevic 18 (3 ribaund-3 asist), Lawrence Roberts 2 (6 ribaund-1 asist), Marvis Thornton 6 (5 ribaund-2 asist), Kerem Gönlüm 10 (2 ribaund), Ender Arslan 4 (1 ribaund-2 asist); Burak Yacan Yüksel 3 (1 ribaund), Nikola Vujcic 13 (5 ribaund-5 asist), Sinan Güler 19 (5 ribaund-5 asist), Ersin Dağlı 8 (6 ribaund-2 asist)

8 Yorum Yapılmış:

basketsever dedi ki...

Antalyadaki bu düşüş nereye kadar sürecek?

Cakarta35 dedi ki...

kandemir ve saz arkadaşlara gidene kadarşampiyon olacaktı ya pardon ..... mesela

aslika dedi ki...

sayın kandemir bağırıp çağırmakla çirkeflik yapmakla maç alınmayacağını öğrenmişsindir....

Luke dedi ki...

Maç hakkında söylenebilecek fazla bir söz yok maalesef. Antalya BŞB'deki düşüş hem çok üzücü hem de düşündürücü. Efes Pilsen'in başını yakan muhafazakar hükümetin Antalya kolunun, sözde-muhafazakar olmayan muhalefete devrettiği belediye takımının, bu el değiştirmeden sonra tepetaklak oluşu, büyük bir paradoks oluşturuyor sanırım.
Efes Pilsen hakkında bir sorun olacak: Acaba Flip Murray'yi takıma alıştırmak için böylesi bir maçtan daha iyi nasıl bir fırsat bekliyor Perasoviç?

fuat dedi ki...

geçen sezon 16. haftayı yedi galibiyetle geçmişti antalya bşb. muhafazakar (!?) belediye yönetimi varken yedi galibiyeti olan takım, muhafazakar olmayan (?!?) belediye yönetimiyle sekiz galibiyet almış. aşağı yukarı aynı, hatta daha iyi yani. demek istediğim, allah aşkına bi yorum yapacaksanız sağlam bi temele oturtun. sahada oynanan basketbolun, belediyenin hangi partiden olduğuyla veya kimin ne kadar muhafazakar olduğuyla ne alakası var. bir de kelime kullanacaksan anlamını bil de kullan. paradoks, başı ve sonu aynı olan, kısır döngü anlamına gelir. mesela, yorum yaparken ne demek istediğini beceremeyip, yorum yapma ama hiçbirşey söyleyememe hali gibi.

Luke dedi ki...

Yazdığım yorumun nasıl bu şekilde anlaşılmış olabildiğini hala aklım almıyor olsa da, söylediklerimi bir başka biçimde anlatmak isterim. Ben Antalya BŞB'de Doğan Hakyemez zamanında yapılmaya söz verilen yatırım (ilk senede oynanan play-off) ile iki yıldır başta olan yönetimin küçülme anlayışını karşılaştırmak istemiştim, belli bir haftada aldıkları galibiyet sayılarını değil. Eğer illa ki galibiyet sayıları karşılaştırılacaksa bile, bu sene ile geçen seneyi değil; 2009, 2010 ve 2011 sezonlarında elde edilen başarılar ile 2007 ve 2008 senelerinde elde edilen başarıların karşılaştırılması gerekir. Diğer türlüsü 'anakronizm' olacaktır.
Ve evet, paradoksun 'anlamlarından birinin' başı-sonu aynı olan kısır döngü olduğu doğrudur; ama paradoksun 'bir diğer anlamı' da, beklenilen mantık ile çelişen bir durumun meydana gelmesidir - ki Efes Pilsen Basketbol Kulübü'nü kapatmayı isteyen muhafazakar hükümetin bir kolunun, zamanında Antalya BŞB'nin basketbol takımına vermiş olduğu desteğin, bugün aynı muhafazakar anlayışı eleştiren sözde-muhafazakar olmayan yönetimce sağlanmıyor oluşu, paradoksun bu diğer anlamına verilebilecek iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Son olarak, niyetim iyidir. Yaptığım yorumların bu şekilde görülmemesinde (üslubu beni üzmüş olsa da), kendime pay çıkardığımı ve bir daha yanlış anlaşılma ihtimalimi düşünerek yorum yapacağımı belirtirim.

Sarıkaya dedi ki...

@ Luke : Efes'in şu an itibariyle yabancıları ;

Thorton, Nachbar, Wişne, Vujcic, Roberts, Rako, Murray, Radulica.

Bildiğim kadarıyla TBL'de aynı anda en fazla 6 yabancıya lisans çıkartılabiliyor.
Radulica dönebilirse ki, zor gözüküyor!:-(( Vuycic'in lisansı iptal edilecek. Arada bi' sakatlık felan olmazsa Murray sadece EL'de oynayacak.

Luke dedi ki...

@Sarıkaya
Çok teşekkürler, ben bahsettiğin ayrıntıyı atlamışım. Ya da Wisniewski, Rakoçeviç falan derken, atlamak istemişim bilinçaltında:)
Raduljica, Partizan maçında sahada olabilir diyorlar ama Perasoviç gibi 'çekingen' ve dediğim dedik bir coachun, Vujcic'i kenara çekecek cesareti olduğunu hiç sanmıyorum.
Bir kez daha teşekkürler.