15 Ocak 2011 Cumartesi

Antalya BŞB: 70 - G.Saray CC: 89 (Galatasaray'a Üçüncü Periyot Yetti)

Ligin bu seneki hoş sürprizi Antalya Belediye, güzel bir basketbol ortamı oluşuturduğu salonunda Oktay Mahmuti'nin her geçen gün daha verimli olan takımı Galatasaray'ı ağırladı.

Karşılıklı kaçan şutlarla başladı maçın ilk iki dakikası. Ardından eski bir Galatasaray oyuncusu olan Polat Kocaoğlu'nun etkili oyununa Devon Downey de katılıınca Antalya Bşb. bir anda öne fırlamış oldu. Galatasaray'ın cevabı da periyot bitmeden kendini gösterdi. Tutku Açık'ın hücumu kontrol etmesiyle Galatasaray üstünlüğü ele aldı. Tutku asistleriyle başta Ermal olmak üzere takıma ritim kazandırdı. Caner Topaloğlu'nun sakatlığı nedeniyle onun yerine tekrar rotasyona dahil olan genç Göksenin'den gelen katkı gün geçtikçe daha iyiye gidiyor. Dizginlenmiş bir Taylor Rochestie'nin bu takıma ne kadar yararlı olduğu gözle görülür derecede belirgin. Yeni transfer Jerry Johnson da belirli düzeyde yararlı olacaktır takıma. Yorumlamak gerekirse de, klasik siyahi guard denebilir. Çabuk ve atletik. Ortada geçen ilk çeyrek ardından ikinci çeyrekte maçı koparmak için çok çabaladı Galatasaray ama mücadele ve bireysel yeteneklerle bir şekilde ayakta kalmayı başardı Antalya. Yabancılardan alınan katkı alışılmış seviyede olsa da Barış Hersek, Polat Kocaoğlu gibi yerli isimlerden istenilen katkı gelmedi ve ev sahibi Antalya Bşb. devreye 34-45 geriye gitti.

İkinci yarının başlamasıyla Galatasaray yumruğu masaya istediği şiddette vurma şansını da kazanmış oldu. Bir anda akıcı hücum, kombine paslar ve diğer tarafta da alışılmış olan iyi savunmayla farkı 20'lere kadar çektiler. Ardından gelen Ahmet Kandemir'in molasından sonra tamamen yerlilerden oluşan sahadaki Antalya Bşb. beşi alan savunmasıyla rakibi durdurmayı hedefledi. Bunda da Galatasaray hücumunu sekteye uğratamayan ev sahibi ekip, bir daha maça ortak olamadı.

Jerry Johnson'ın ilk maçta hiç sırıtmaması (aksine çok rahat görünüp iyi performans göstermesiyle) ile geçen haftaki beklenmeyen Olin Edirne mağlubiyetini unutmuş gözüktüler. Fakat top kayıpları hala bir problem onların adına. Bunun haricinde her şey yolunda gözüküyor. Antalya Bşb'de ise kötü gidişat sürüyor. Takımda net bir oyunkurucu ve pivot eksikliği var sene başından beri. Lige peri masalı gibi başladıkları için fazla göze batmamıştı ama gittikçe can yakıyor. Genelde bizdeki takımların hastalığı olan yabancı oyuncu merkezli oyun daha belli oluyor Barış Hersek ve Polat Kocaoğlu'nun kendini gösteremediği maçlarda. Yavaş yavaş düşüşe geçiyorlar.

Antalya BŞB (70): Muratcan Güler 16 (3 ribaund – 5 asist), JP Prince 12 (4 ribaund – 3 asist), Patrick Christopher 9 (3 ribaund – 2 asist), Hadi Doğan 3 (2 ribaund), Gökper Gen 1 (1 asist), Erdinç Balto (4 ribaund), Barış Hersek 12 (7 ribaund), Devan Downey 9 (1 asist), Polat Kocaoğlu 8 (2 ribaund)

G.Saray Cafe Crown (89): Jerry Johnson 14 (2 ribaund – 7 asist), Göksenin Köksal 5 (4 ribaund – 3 asist), Preston Shumpert 12 (6 ribaund – 1 asist), Taylor Rocheste 16 (8 ribaund – 8 asist), Tutku Açık 5 (8 asist), Luksa Andric 4 (1 ribaund), Radoslav Rancik 10 (5 ribaund), Haluk Yıldırım 10 (2 ribaund), Ermal Kuqo 13 (4 ribaund)

4 Yorum Yapılmış:

sinan dedi ki...

Takıma alın iyi bir uzun çok büyük işler yapsın. İyi bir uzun alınırsa yenilmez bir takım olur GS cc benden söylemesi

Cemal dedi ki...

yenilmez derken

Ekin dedi ki...

Bence de sert bir uzun lazım takıma ama oktay hoca seneye gelecek İlkan için transfer yapmıyodur.Her konuşmasında günü kurtarmaya değil bir sistem oluşturmaya çalıştığını söylüyor.Gerçekten Gs izlemek bir zevk

Johnny dedi ki...

Mahmuti'nin "küçük olsun benim olsun" mantığıyla ancak 2. olunur. Bu ligde 2. olmak başarı mıdır ? Orhun'un takımı bile 2. olabiliyorsa değildir...

Bir de Tom adında adını duymadığımız bir uzun alır.Tom ve Jerry'i izleriz sahada , tam süper olur o zaman...