3 Ocak 2011 Pazartesi

F.Bahçe Hacettepe'ye Güvenmiyor (Oğuz Yenihayat)

Dün Caferağa'da oynanan F.Bahçe - Beşiktaş Cola Turka derbisinin doping testi kurasında Penny Taylor ve Hana Horakova'nın çıkmasının ardından ilginç sahneler yaşanmış. Karşılaşmayı salondan takip eden Medyaspor'dan Oğuz Yenihayat da bu haberin bizlere iletilmesini sağladı burada yapmış olduğu haberle. Taurasi'nin A numunesinin pozitif çıkmasının ardından ilginç ve bugüne kadar eşi görülmemiş bir uygulama açıkçası. İşte Oğuz Yenihayat imzalı o haber:

F.Bahçe Hacettepe'ye Güvenmiyor

Diana Taurasi'nin A numunesinin pozitif çıkmasıyla sarsılan Fenerbahçe bayan basketbol takımı, 2011 yılının ilk derbisinde Beşiktaş Cola Turka'yı Caferağa'da farklı mağlup ederken, karşılaşmanın ardından doping kontrolü sırasında oldukça ilginç bir olay yaşandığı ortaya çıktı.

Fenerbahçe ile Beşiktaş Cola Turka arasında oynanan karşılaşma sırasında yapılan kurada Hana Horakova ile Penny Taylor'un sarı lacivertli takım adına doping testine gireceği belirtildi. Ancak Taylor, karşılaşmanın ardından bu isteği reddederek örnek vermeyeceğini söyledi. Horakova ise herhangi bir zorluk çıkarmadan idrar örneğini verirken, Avustralya'lı oyuncu teste güvenmediğini belirterek kararını değiştirmeyeceğini de sözlerine ekledi.

Sinirleri bozularak ağlamaya başlayan yıldız basketbolcunun imdadına Fenerbahçeli yöneticiler yetişti.

Sarı lacivertli yöneticiler de Hacettepe'de yapılan teste güvenmediklerini ve oyuncularından alınacak numunenin Köln'de incelenmesini istedi. Bu istek, TBF yetkililerine iletilirken yaşanan tartışmaların ardından numunenin Köln'de açılacağı söylenerek, Taylor'un idrar örneği alındı.

Öte yandan; A numunesi pozitif çıkan Diana Taurasi'nin B numunesinin bugün açılacağı açıklandı.

Kaynak: Medyaspor Özel

12 Yorum Yapılmış:

sinan dedi ki...

taurasi ve penny yanılmıyorsam ev arkadaşı. Hana Horakova teste rahatça giriyor penny girmiyorsa bu işte bir iş var demektir. korkunun ecele faydası yoktur. herhalde herkes fb düşmanı değil.

Sıradan Biri dedi ki...

Bu çok kötü bir gelişme. Diana güvenilir bir sporcu, Hacettepe'de güvenmek zorunda olduğumuz bir yer. Bu kurum kendine duyulan güveni kaybederse, bir daha buraya önemli oyuncu getiremeyiz.

ozz dedi ki...

Dün akşam Televizyonu izlerken Aziz Yıldırım ve Şekip Bey'in katıldığı programa denk geldim. Doping konusu ile ilgili iki şey dikkatimi çekti.
- Daha önce hiç A numunesi pozitif çıkanlar B numunesinde negatif çıkmamıştır diye bu sitede konuşan bir sürü kişi oldu. Ama Yüzme takımında iki sporcunun başına bunun geldiğini söylediler. (işin içine iş mi karıştırdılar ? )
- ikincisi bu olay netleştiğinde fırtınalar kopacak...

Sarıkaya dedi ki...

Bence de iyi fikir!:-)) Kerem Gönlüm'de Hacettepe'de çıkmayan Cathine, Köln'de çıkmıştı!.. Bakalım bu sefer neler çıkacak?

Osman Metin dedi ki...

Penny Taylor hassas davranmış muhtemelen. Penny'nin hassaslığından bağımsız olarak Hacettepe'deki Doping Kontrol Merkezinin 3 yıl önce ceza aldığını ve ceza nedeniyle uzun bir süre doping kontrolü yapamadığını belirteyim. Bu ceza nedeniyle tüm numuneler Almanya'ya gönderiliyordu.

Bilge dedi ki...

Bu iş iyice tuhaflaşmaya başladı. Numune vermeyi reddedmek nasıl oluyor ya hu? Yani ya temiz olduğuna güvenmiyor ya da Taurasi ye hile yapıldı demek istiyor. Tam herkes bayanlar basketboluyla ilgilenmeye başlamıştı şu olanlara bak, armut gibi kaldık ortada.

noir34 dedi ki...

Büyük ihtimal oyuncuların siniri bozuldu, sonuçta takımda lider pozisyonunda bulunan bir oyunca ciddi suçlamalarla karşı karşıya.Kurumdan bir kişinin çıkıp doğru yada yanlış demeçler vermesi de olayı biraz sulandırdı. Bakalım nasıl gelişmeler yaşanacak.

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Penny Taylor da dopingçi ondan böyle yapmıştır. Başka ne olabilir değil mi yaahu?!

Sarıkaya dedi ki...

@ Osman Metin : Bi' tane doping Kontorl Merkezimiz var ve o da 3 yıl önce ceza almış!:-(( öyle mi?

Yok artık LeBron James! diye tepki vermemin gereği yok di' mi? Kanıksandı artık!:-((

Ben de laftan anlamayanlar için şe'ettiriyorum :

Living in Turkey is stranger than fiction!:-((

Hani Google translate aleyhisselam ne der bilemiyorum ama ;

Yemişim kurguyu! Türkiye'de yaşamak çok daha acaip!:-)) şeklinde çevrilebilir!..

Hayır yani, bu ülkenin neresinden tutalım!:-((

Osman Metin dedi ki...

Türkiye'de Wada'nın lisans verdiği bir tane doping kontrol merkezi var, o da haberde adı geçen Hacettepe Üniversitesi'ndeki merkez. Wada'nın lisans vermediği merkezlerdeki kontroller kabul edilmiyor. Hatta bildiğim kadarıyla Doğu Avrupa'da lisans alabilmiş tek merkez Hacettepe'deki. O nedenle çevre ülkelerin numuneleri de Hacettepe'ye geliyor.

Tatü dedi ki...

Aziz yıldırıma söylesinler uzayda açtırsın örneği belki temiz çıkar orada..... Kendinden şühpe etmeyen bir oyuncu neden örnek vermesin?? Neler dönüyor acaba oralarda

hücumribaundu dedi ki...

öncelikle sporcunun doping numunesi vermeyerek hayatının en büyük hatasını yapmaktan kurtulduğunu söylemek lazım.. olayın Hacettepe boyutuna gelince; bir kere Türkiye'deki merkezin adı "Türkiye Doping Kontrol Merkezi"dir ve Hacettepe Üniversitesi'nde bulunmaktadır. Yani Fenerbahçe yönetiminin ya da sporcusunun farkında olarak ya da olmadan güven duymadığı kurum Hacettepe Üniversitesi değil "Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TKDM)"dir.

TDKM 2001 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) akreditasyonu ve daha sonra IOC akreditasyonun geçerli sayılması için gerekli kılınan ISO 17025 akreditasyonu ise 2003 yılında İngiliz akreditasyon kuruluşu UKAS tan almıştır. IOC ve ISO 17025 akreditasyonları takip eden yıllarda denetlenmiş ve Merkezin standart gereklerine uygun bulunarak akreditasyonlar her yıl yenilenip sürdürülmüştür. (http://www.tdkm.hacettepe.edu.tr/merkez/index.html)

Bilmeyenler için belirtmekte fayda var TDKM WADA tarafından akredite edilmiş 34 laboratuvardan biridir. (http://www.wada-ama.org/en/Anti-Doping-Community/Anti-Doping-Laboratories/WADA-Accredited-Labs/#Europe) Ülkemizde düzenlenen birçok uluslar arası organizasyonlarda numunelerin incelemesini yapmaktadır. Hatta bir gün bu topraklarda yaz olimpiyatları düzenlenirse numuneler burada incelenecektir.


@ Osman Metin

vermeye çalıştığı bilginin doğrusu ise şudur; yanılmıyorsam 2009 yılı başlarında akreditasyon sürecinde sıkıntı yaşandığından 4-5 ay TDKM'de numune incelemesi yapılamamıştı, o dönemde numuneler federasyonların da bilgisi dahilinde yurtdışına gönderilmişti (bir tanesini bizzat Yunanistan'a gönderdiğim için bu konuda güvenilir bilgi verebilirim) ama hepsi Almanya'ya gönderildi şeklindeki bir bilgi oldukça iddialı olmuş (sanki Almanya'daki laboratuvarın güvenirliğine vurgu yapılmaya çalışılmış gibi geldi bana) Ancak yine de emin olmadığım için basketbol için birşey söyleyemeyeceğim. Çünkü basketbol ve futbol federasyonunun Dopingle Mücadele Kurulu diğer federasyonlardan farklı çalışmaktadır.

@ Sarıkaya

Kerem Gönlüm'ün ilk numunesi de Köln'de bakılmış TBF’nin verdiği bilgiye göre (TKDM’nin akreditasyonunda sıkıntı olduğu döneme denk geliyor) (http://www.turkeyforum.com/satforum/archive/index.php/t-549010.html)

Zaten A numunesi bir yerde B numunesi başka bir yerde bakılacaksa WADA'nın akreditasyon uygulamasının ne anlamı var?

Kimse kusura bakmasın ama olay Fenerbahçe yönetiminin alışageldiğimiz dikkatleri başka yöne çekme çabası gibi görünüyor. Penny temiz çıkarsa “bakın işte gördünüz mü” denecek (ne alakaysa..) Köln’de de pozitif çıkarsa bakalım bu sefer numuneyi nerede inceletmek isteyecekler?