3 Ocak 2011 Pazartesi

F.Bahçe Ülker: 81 - Efes Pilsen: 72 (10 Dakikada Tek İsabet, 23-4, Galibiyet)

13. haftanın kapanış maçında Sinan Erdem'de karşılaşan son iki yılın finalistinin mücadelesinde kazanan taraf 3.çeyreğin son 5 ve final periyodunun ilk 3 dakikası olmak üzere toplam 8 dakikada rakibine saha içi isabet izni vermeden yakaladığı 17-1'lik seriyle F.Bahçe Ülker oldu. Bu serinin 10 dakikadaki hasarı da 23-4'e kadar taşındı ki 71-53 ile maçtaki en büyük farkı gördük bitime 5 dakika kala. Ev sahibinin bu sezon aldığı bu 11. galibiyetin bir diğer anlamı ise Efes Pilsen'in henüz 13 hafta sonunda salondan 4.kez mağlup ayrılmasıydı. Son iki normal sezonda Efes Pilsen'in kaybettiği toplam maç sayısı beş. Önemli bir ayrıntı kesinlikle. F.Bahçe ise Greer ve May'ın tribüne çıktığı, Jasikevicius'un* da taraftara merhaba dediği bugünkü karşılaşmada derbi mağlubiyetinin o kötü havasını da üstünden atmış oldu.

İlk 7.30'da yalnızca iki şut kaçırarak skoru bir anda 20-13'e taşıyan Efes Pilsen, bugünkü maça hızlı başlayan taraftı ve bu üstünlüğü de ilk 20 dakika boyunca devam ettirdi. Vujcic'in oyun aklıyla yarattığı sayılar, şık asistlerinin yanı sıra Lavrinovic üzerinden oynanan pick&roll'ler ve Nachbar'ın ayak çabukluğu Efes Pilsen'in ilk yarıda önde olmasını sağladı. Sinan Erdem'in de ilk 10 dakikada bu maçın havasından hayli uzak oluşu bu başlangıcı tetikledi aslında. 2.çeyrekte savunmanın çok az sertleşmesiyle salon da uyandı, skorun 29-27'e taşınmasıyla gelen Perasovic molasının ardından izlediğimiz 7-0'lık Efes serisi ise devre sonunda 41-37 Efes Pilsen üstünlüğünü işaret etti. Jasikevicius'un 2 şık pas, 1 taktik faulle hızlı hücumu kestiği bu devrede bizlere merhaba demesini de atlamayalım. Sinan'ın 2, Oğuz Savaş'ın da çok erken şekilde 3 faul alması da devrenin önemli notlarındandı. İlk yarının sonuna doğru Tomas-Wisniewski arasında sportmenlik dışı pozisyonunda Tomas'ın dışardan geldiğini ama hakemlerin atladığını da ekleyeyim. Tekrarda net olarak gözüktü.

2.yarının ilk 5 dakikası karşılıklı basketlerle geçildi, 25. dakikada Vujcic'in basketi sonrası skor 49-48 Efes Pilsen lehine idi. Son 2.30'a kadar da bozulmadı bu skor. F.Bahçe Ülker, taraftarını da arkasına alarak hücum etmeye başladıysa da lacivert beyazlılar her hamleye cevap verdiler bu ana kadar. Bu anda Perasovic Nachbar&Dudley ikilisini oyuna alırken Spahija'nın cevabı Ukic&Jasikevicius değişikliği oldu. Saras'la birlikte oynanan bu son 2.30'un skoru 8-0 F.Bahçe Ülker lehine oluşurken, finale de 56-49 önde girmeyi başardı ev sahibi. Tamamını geride oynadığı devrenin ardından her zaman olduğu gibi savunma üzerinden şekillenen kritik bir dönüştü bu F.Bahçe adına. 7 sayı geride olduğu final periyoduna Wisniewski-Sinan-Thornton-K.Gönlüm-Vujcic beşiyle başladı Perasovic. İlginç bir tercihti kesinlikle. Nitekim Jasikevicius-Kinsey-Tomas-Kaya-Oğuz beşi vardı parkede aynı anda. Maçın en istekli ismi Tomas'ın basket faulü ve arkasından gelen Ukic-Kinsey imzalı iki üçlük skoru 65-50'e taşırken seri de 17-1 oldu. 8 dakikada saha içi isabetine izin vermeden yaratılan 17-1'lik bir seri izledik. Bu tek sayının sahibinin Wisnieski olması da oldukça ironik aslında.

Bitime 6 dakika kala gelen Kinsey'in 2.üçlüğü skoru 70-53'e taşırken F.Bahçe Ülker'li oyuncular da hepimiz gibi kapının kapandığını düşündü. Bu andan itibaren önde baskıyla ve çok çok geç gelen bir zone ile geri dönmeye çalıştı Efes Pilsen. Bitime 35 saniye kala farkı 4'e kadar da indirmeyi başardılar aslında ama klasik tabirle süre yetmedi ve maçtan 81-72 mağlup ayrıldılar.

Maça çok istekli başlayan ve henüz ilk hücumda iştahlı şekilde potaya yüklenerek bu isteğini net olarak hissettiren Marko Tomas, yüksek yüzdeyle ürettiği 22 sayısıyla maçın en skoreri olurken ligdeki en yüksek skorunu da elde etmiş oldu. Kaya Peker-Oğuz Savaş ikilisinden gelen, ki Oğuz çok erken 3 faul aldı, 27 sayı-10 ribaund-3 asist maçın denge bozan faktörü oldu. Özellikle Kaya, eski takımına karşı ekstra motiveydi. Ukic'in direksiyonda olması yetiyor çoğu zaman F.Bahçe için, çok iyi deneyimledik bunu. Üstüne yazdığı 15 sayı-2 asist değerli. Jasikevicius'un ayağının tozuyla 12 dakika süre aldığı günde 0-3'le karavana atmasına rağmen 3 şık asisti ve asist olmayan 1-2 pası muazzamdı. Onun parkede olduğu anlarda takımın oyun aklının birkaç kat yükseldiğini görmemek mümkün değil. Ukic'i dinlendirmek ve o anlarda maksimum katkıyı almak için doğru isim olduğu kesin. Greer deneyimimiz de çok tazeyken üstelik.

Efes Pilsen tarafında söyleyebileceklerimiz ise tekrara girecek muhtemelen. Wisniewski'nin 28 dakika süre aldığı maçta Ender Arslan'ın oyuna girmemesini anlamlandırabilenimiz yoktur herhalde. Üstelik Wisniewski kontrolü sıkça kaybettiği bir maç oynarken. 4.çeyreğin başındaki o skor gücü kısıtlı beş ve 17-1'lik seride kenardan bir müdahale olmaması kritikti. Orada tamamen kırıldı maç. Kerem Gönlüm, 18 sayısıyla takımın en skoreri oldu ama Nachbar-Dudley ikilisinin rotasyona girdiği anda başlayan seri ilerleyen günler adına önemli. Aynı şekilde F.Bahçe Ülker'in de Lavrinovic üzerinden verdiği açıklar Top-16 öncesi alarmları çaldırıyor ki Vujcic orayı muazzam işledi başlangıçta. Ömer Onan'ın maç başında Rakocevic'i savunamadıktan sonra kısa bir süre kenara gelip tekrar o görevi üstlenmesi ve o aşina olduğumuz savunmasını konuşturması da gözden kaçmadı. Emir Preldzic ve Lavrinovic'in yokları oynadığı maçlar listesine eklenen bir maçı daha geride bıraktığımızı da ekleyelim son olarak.

*Maçın aslında dün oynanması gerektiğini ve bugüne ertelendiğini söyleyen Efes Pilsen cephesi maç öncesinde Jasikevicius'un bugünkü maçta forma giymemesi yönünde bir itirazda bulunmuş. Bu itirazı da yazılı olarak maç komiserine iletmiş. Gelişmeler ne yönde olacak, göreceğiz hep birlikte.

**Maç boyunca bıkmadan usanmadan parkedeki oyunun kalitesinden söz eden Melih Gümüşbıçak'a da ne desek bilemedim, yorumsuz bırakalım en iyisi.

F.Bahçe Ülker (81): Roko Ukic 15 (2 ribaund- 2 asist), Mirsad Türkcan (5 ribaund- 1 asist), Ömer Onan 7 (1 ribaund), Darjus Lavrinovic 4 (1 ribaund- 2 asist), Sarunas Jasikevicius (1 ribaund- 3 asist), Kaya Peker 16 (8 ribaund- 3 asist), Oğuz Savaş 11 (2 ribaund), Tarence Kinsey 6 (7 ribaund), Marko Tomas 22 (3 ribaund- 2 asist), Emir Preldzic (1 ribaund- 2 asist)

Efes Pilsen (72): Andrew Wisniewski 4 (4 ribaund- 1 asist), Igor Rakocevic 14 (1 ribaund- 1 asist), Kerem Tunçeri 11 (4 ribaund- 8 asist), Bootsy Thornton 2 (5 ribaund- 2 asist), Kerem Gönlüm 18 (8 ribaund- 2 asist), Nikola Vujcic 12 (1 ribaund- 3 asist), Bostjan Nachbar 4 (2 ribaund- 1 asist), Sinan Güler (1 ribaund- 1 asist), Ersin Dağlı 7 (3 ribaund)

33 Yorum Yapılmış:

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

ağlama melis diyelim.. efes pilsenin düştüğü hallere bakar mısınız ya :)

Cakivu dedi ki...

Maçtaydım, haftaiçi ve havaya rağmen salon doluydu, efesliler de yerlerini almıştı. Bizim kombinelerin olduğu sırada benim oturduğum yer aramda koridor iki koltuk yanımda Fenerli bir dostuyla maçı izleyen Ergin Ataman vardı açıkcası ben tedirgin oldum sataşma filan olur diye ama inanın maç boyunca bir tek laf atan olmadı.

Maç bence dönem dönem değerlendirilebilir ama Vişneli arkadaşin efesi bir adım ileriye götüreceğine inanmıyorum, Efesin kadrosu kötü değil ama hem Fener hem Efes sezon başı bazı kararları acele almışlar. Bu arada Oğuz Savaş ve Kaya olmadığı zaman Lavrinovicli fener pota altı o kadar yumuşuyorki en kısa oyuncular bile içeri çekinmeden girebiliyor. Saras takıma ayrı bir hava katmış gerçekten Ukiçin Ömer Onanın süreleri biraz daha dengeli olacak artık birde Sarasın lider özelliklerinin takıma büyük katkı yapacağına inanıyorum.

Dönem dönem dedikya , Efes ilk çeyrek çok iyiydi, Fener 3. ve 4. çeyrekte çok iyi bir ivme yakaladı ama korkunç bir son 5 dk izlettirdiler bize 70-53 olan skor bir anda 4 sayıya indi ve herkes birbirine bakar oldu. Lig gerçekten güzel geçiyor ve geçecek de,iki takımada tebrikler!

Özcan Yüksel dedi ki...

Zevkli bir maç oldu ancak her zaman basketbol kalitesi top 16 takımlarına yakışacak seviyede olmadı maalesef. Bunun sebeplerine gelecek olursak;

Hakemler istikrarsız maçın başında sertliğe prim tanımaları daha sonra ipin ucu kaçacak diye ucuz faul çalmaları saçma oldu.. Şuna az şuna fazla demeyeceğim önemli olan istikrarsız olmaları... Sadece Sarasın delirdiği pozisyonda Gönlümün ayakla müdahalesi belki de en belirgin hatalarıydı ancak düdükleri faullerde istikrarsız geldi...

Spahija enteresan bir koç. Sistemi var ve oyuncularına bu sisteme uygun oynayın diyor Lavrinovic'e mesela pivot oyunu hiç çizilmiyor, Saras oyundayken Lavrinovic hiç süre almadı birbirlerini iyi tanıyan bu iki oyuncu oysa çok faydalı olabilirdi ve ayrıca LAvrinovic 1. ve 3. periyotlara başladıktan sonra bir daha hiç süre almadı. Bu son derece hatalı bir tercih oyuncu böyle kazanılmaz.

Perosovic sisteminde de wing hücumları hemen hemen hiç işlemiyor. Bunun da başlıca sıkıntısı Vişnenin içeri drive edemiyor olması ve top içeri indikten sonra istikrarlı bir şekilde dışarıya çıkartılamaması. İç dış asist oranı yerlerde efeste...

Oğuz savaş çok yetenekli bir oyuncu ancak savunma zekası hiç yok. Vişne içeri sahte drive etmişken bile adamını kaçırıp sayı yedirtiyor takımına bu savunma açığını kaya kapatmadıkça oldukça iş açmaya devam edecektir fenerde..

Fenerin doğru yaptığı sıcak elleri bulup doğru hücum etmek oldu. Tomas bu şekilde oynadığı zaman izlemesi çok keyifli bir oyuncu

Son olarak sunucu ve yorumcuya değineceğim. 20 yıldır basketbol maçları izlerim bu kadar kötü ikiliye hiç denk gelmemiştim. Cıvıtmaktan başka bir şey yaptıkları yok. Özellikle çetin yılmaz kendini ifade etmede epey sıkıntı yaşıyor. 1 cümlelik ifadesini 4-5 cümleyeye yayıyor sürekli. Analizleri de genelde hatalı çıkıyor

Selami dedi ki...

Saras mükemmeldi,sahada duruşu bile yetti,arkadaşları onu anlamaya başlayınca leblebi gibi sayı atacak bu takım,Tomas böyle oynaması için alındı bu takıma,Kaya her şeyini sahaya vererek oynadı,fakat son 4 dakika Spahiha'nın Ömer'i çıkartıp Ukiç-Saras ikilisiyle baraber oynaması gerekiyordu,tribünde bağırmaktan gırtlağımız yırtıldı,hocanın Emir'i kazanması gerekiyor,bu çocuk Kinsey'den daha fazla süreyi hakediyor,Allah Perasoviç'ten razı olsun,maçı kendi eliyle verdi bize,Ender'e kenarda devamlı baktım,neredeyse ağlayacaktı,Nachbar devamlı teskin etmeye çalıştı,yazık valla çocuğa.
Bu arada Efes'in itirazı komik olmuş,bu amaç erteleme maçı değil ki,en baştan belirlenen gün bügündü,bugün oynanan diğer maçlarda mı erteleme maçıydı,yenilgiyi hazmetmek gerekli,herkes için geçerli bu,FB Ülker dahil.

Luke dedi ki...

Öncelikle Perasoviç'in maç sonrası yaptığı "hakemler bu maça göre değildi" açıklamasını ve maç sırasında verilen 'kapalı zarf'ı bir Efes Pilsen taraftarı olarak asla kabul etmiyorum. Yarın Engin Özerhun'un yapacağı "maç boyunca çok şanssızdık, faul atışlarımız girmedi, hakemler de iyi değildi" minvalindeki açıklamaları da şimdiden yok sayıyorum - tıpkı Özerhun'u yok saydığım gibi. Maça beklediğinden iyi başlayan Efes'in bu 'şaşkınlığı'nın son bulacağı ve kendi özüne döneceği dönemin üçüncü periyot olacağını herhalde bu sezon sadece 1 Efes Pilsen maçı izlemiş biri bile tahmin edebilirdi. Herkesin gördüğü bu durumu, her hatayı aynı oyuncularda (Nachbar, Kerem G., Kerem T., Dudley) bulan Perasoviç'in görmemesi tabi ki çok normal. Üç ayı aşkın bir süredir her maçta yapılan aynı hatayı çözmemeli zaten antrenörler. Aynı antrenörler kesinlikle dördüncü periyoda başladıkları gibi skor bulamayan bir beşle oynamalılar maçların en kritik bölümlerini. Maç elden giderken, üçüncü periyotta olduğu gibi, sadece son 57 saniyede almalılar molalarını. Aynı oyuncu gruplarını oyundan çıkarıp aynı oyuncu gruplarını almalılar yerlerine. Ve elbette ısrar etmeliler aynı isimlerde (Wisniewski, Thornton, Rakoçeviç vs.); takımlarının zaafları bu kadar belliyken takviye falan yapmamalılar, Euroleague ara vermişken, bu vakitte. Mesela hiç düşünmemeliler Mire Chatman'ı kadroya katmayı Wisniewski yerine. Jamont Gordon'ın falan peşine düşmemeliler. Ama en önemlisi, hala ayırmaya devam etmeliler takımlarını savunma yapanlar ve yapmayan, mutlular ve mutsuzlar diye ikiye. Bravo Efes Pilsen. Bravo Perasoviç. Bravo yönetim.

Tatü dedi ki...

Biri melih gümüşbıçağa pikenrolden falan bahsetse ya ilk defa bu maç gördü sanırım... saras oğuzla pikenrol oynuyor oğuz devriliyor saras pası veriyor oğuz sayı yapıyor birden bir şamata melihte muazzam asist süper asist söyle güzel pas böyle saha görüşü muhteşem saras harikulade yok böyle bir asist falan:) yahu bir an ne izlediğimden şüphe ettim:) Be adamlar her maç bunlardan hiç olmuyorsa 4-5 tane oluyordur:))

Birde nur germendi o sanırım fb 10 sayı öne geçmiş maç sonuna doğru "fb yemeden atmaya devam ederse maçı kazanır falan dedi" yorumsuz ne diyeyim:)) Aforizma manyağı oldum. Aynen devam spormax bence sergen yalçın rıdvan falanda katılsın aralarına basket olur falan der şeytan:) Bu arada unutmadan saras bir alex değil.......

Televizyon faslından sonra maça gelirsek aziz başkan bir hafta boyunca sağda solda ağlamasının neticesini aldı. kayaya çalınmayan en az 2 teknik faul 1 sportmenlik dışı faul sarasa çalınmayan teknik faul daha var ama önemli değil zaten......

Hatırlatma: dedi ki...

Acaba efes maçı alsaydı yine itiraz edecek miydi? Adamın oynayacağı belli madem itiraz etme niyetin var maç başlamadan et itirazını.Maçı kaybedince bu tip işler komik oluyor.

G dedi ki...

Efes Pilsen maçı alsaydı da şikayet edecekti; çünkü şikayet ne zaman iletildi tam bilmiyorum ama, ya maçtan önce ya da Efes Pilsen'in önde girdiği devre arasında, yani maç sonuçlanmadan, sonuçlanmayı bırakın Efes geriye düşmeden iletildi. Ayrıca maç zaten bugün oynanmayacaktı, aylar önce maç tarihi 1 Ocak olarak görünüyordu, sonra 2 Ocak oldu, sonra 3 Ocak oldu. Yani Efes Pilsen gayet haklı, normal bir şikayette bulundu. Ha şikayeti bırakıp maça baksalardı bir Efesli olarak bana daha makbule geçerdi, o ayrı. Sonuç olarak, benim bildiğim Efes Pilsen Spor Kulübü kaybetmeyi de oldukça iyi biliyor; fakat daha kazanmayı bilmeyenler var ne yazık ki.

Hatırlatma: dedi ki...

Tatü hakem hatası görmek istiyorsan aç Gs cafe crown Fb ülker maçını bir daha izle.Olmadı aç karşıyaka-fbü maçını izle.Aziz yıldırım sonuna kadar haklı.Gs cc maçında hakemler gs'nin 6. oyunusu gibi oynadılar.Oktay mahmudi'ye teknik faul çalmamak için yemin etmişler gibi.Karşıyaka maçında yine aynı şekilde.Ayrıca şunuda söyleyeyim bir fenerbahçeli olarak bu sene şampiyonluğa zerre inanmıyorum.Çünkü bu hakemler bu federasyon fenerbahçeyi şampiyon yapmaz

...S.f.R... dedi ki...

@Tatu

Sende FENERBAHCE düşmanlığı başkasında yok sanırım bende seni tarafsız sanıp geçen gün birşeyler anlatmaya çalışıyordum. Hakemler her iki takıma karşı da inanılmaz hatalar yaptı en basiti Saras'ın topunu uzaydan bile görülebilecek şekilde Kerem Gönlüm ayagıyla kesti hakemler devam dedi ve en kritik anda Fastbreak yedik. FENERBAHCE'mi bu güzel galibiyetten dolayı tebrik ederim. İyi ki geldin hoşgeldin Saras

reggie31 dedi ki...

kaç gündür kendimi perasoviçin yerine koyup wisniewskide bizim görmeyip de kendisinin gördüğü neler var diye düşünüyordum...wisniewskiye baktığımda karşıma çıkan oyuncu profili şu:bir point guarda göre iyi fizikli,hızı orta seviyede olan,2 numara için kendi şutunu pek yaratamadığından takımın temposunu düşüren,takımdaki rolü pek belli olmadığı için etliye sütlüye çok karışmayan,hata yapmaktan korkan ve sürekli hata yapan,bu hatalarımı savunmada kapatıyım derken gereksiz müdahalelerde bulunan ve sürekli faul yaparak rakip takımın kolay sayı bulmasını sağlayıp ritm bulmasına ön ayak olan (efes formasıyla avrupada 20 dakikada 3.1 faul,türkiyede 17 dakikada 2.5 faul yapıyor)bir oyuncu görmekteyiz.bunda sanırım hemfikiriz...sayı ortalamalarının yerlerde olduğunu da ekleyelim...peki bu durumda olan bir oyuncuyu bir koç niye sürekli oynatmaya devam ediyor...burda perasoviçin yapısına göz atmak lazım.perasoviç basketbolu üst düzeylerde oynamış,eski yugoslavya ekolünden gelen bir spor adamı...oyunculuk kariyerinde genel olarak şütor guard olarak görev yapmış zaman zaman da point guard dümenine geçmiş çok yönlü olmasa bile oyun derinliği olan bir skorerdi.bir nevi rakoçeviç olarak nitelendirebiliriz..perasoviçim oyunculuk döneminde hırvat takımı bile 10 tane üst düzey oyuncuya rağmen maçları 7-8 kişilik rotasyonlarla bitiriyordu.yani perasoviç değişiklik yapmayı pek sevmeyen bir adamdı.diyeceksiniz ki işler çok değişti.oyun hızlandı.hem bu adam tauya final-four oynatırken hücumda çok başarılı ve maçlarda çok geniş bir rotasyon kullanmadı mı?evet oyun hızlandı ama tau hiçbir zaman hızlı basketbol oynamadı perasoviç zamanında...evet sürekli yüksek skorlu maçları oluyordu ama bunu yaparken daha çok transition offense ile başarıyorlardı.kaldı ki o takım yine 8-9 kişilik rotasyonla oynamaktaydı..ama fark şuydu o 8-9 kişinin sistem içindeki rolleri açık ve netti.giren-çıkan herkes verimli şekilde performans veriyordu...kaldı ki o tau takımının ivanoviçin mirası olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz.gelelim burdan çıkarılacak sonuca:wisniewski takımda kaldığı sürece perasoviç onu oynatmaya devam edecek.çünkü perasoviç wisniewskinin cibonadaki performansını çok yakından görmüş biri ve ona oldukça güveniyor.hatta perasoviç cibona'daki 2.yılında maccabi ile wisniewski yarışına girmiş ve çok istemesine rağmen alamamıştı.wisniewski haklı olarak maccabiden gelen teklifi değerlendirmişti..haklı olarak diyorum çünkü kariyeri boyuncu üst düzey bir takımda yer almamış birisiniz ve rusya'da günlerinizi donarak geçirirken maccabi'den teklif geliyor.adam tabiki kabul edecek...wisniewskinin o kadar eksiği varken bana birden scepanoviç'i hatırlattı..wisniewski efeste bu kadar verimsiz oynarken bir sonraki yıl başka bir takımda efese karşı oldukça etkili olabilir.yani iş wisniewski'nin üstlendiği daha doğrusu perasoviçin ona biçtiği rolde bitiyor...adamın efes pilsen takımının hücum sahasında hiçbir belirleyici rolü yok.maç başına kullandığı top sayısı oldukça az..eee bir de takımda statik oynayınca tempo da yok..adamın bütün defoları meydanda..kim demişti hatırlamıyorum "en iyi koç oyuncularını sahada birer yıldız gibi gösterebilen koçtur"diye.gerçekten de çok doğruymuş...velhasıl perasoviç bu takımda kaldığı sürece ya da wisniewskinin takım düzenleri içindeki rolü iyileştirilmediği sürece olan efese olacaktır...bir de fenerbahçe ülker maçı özelinde spahja maç içinde 10 oyuncuyla sürekli farklı denemelerde bulunurken perasoviç ise fark 15 sayıya çıktığında bile 10 yaşındaki çocuğun deneyebileceği varyasyonlar dışında hiçbir çözüm teorisi üretemed.birinin(engin özerhun)perasoviçe efes pilsenin yapısını tekrar anlatması veya hatırlatması şart...son olarak hoşgeldin jasi...seni izlemek büyük keyif....

quovadis dedi ki...

@Tatü

Basketbolla ilgili bu kadar güzel ve olabildiğince bu kadar tarafsız ve kaliteli yorum yapılan başka hiçbir site görmedim .. Tam bu maçla ilgili olanlarıda zevkle okurken TATÜ nickli arkadaşın yorumunu gördüm ve her zamanki gibi keyfim kaçtı ; bu maçla Aziz Yıldırım'ın ne alakası var , o mu kaçırttı Efes'in bomboş 3 lüklerini ??? neyse yazılacak daha çok şey var ama inşallah yapılan uyarılar ve alınan kararlar uygulanır ..

Tatü dedi ki...

quovadis aziz yıldırımın maçla ne ilgisi var biliyormusun bilmem ama ben biliyorum... Maçların saha içinde değil saha dışında kazanıldığını öğrendim diyen bir başkan var ve bana veryansın var çok komik gerçekten size ne desem boş gözünüzü fanatiklik bürümüş ben efesli falanda değilim..

jbck dedi ki...

@tatü
Komik bile değilsiniz artık, Aziz Yıldırım'ın bu lafı neden söylediği acaba neden tartışılmıyor da sürekli lafın kendisi tartışılıyor. Aziz Yıldırım'dan önce türk sporu ama özellikle Türk futbolu yeterince kirlenmişti. Yaşanan olayları bilmeyen yok, ama istersen, canı yanmış olan Beşiktaşlılara bir sor. Beşiktaşlıysan biraz hafıza tazele. Lütfen bizim maç yazımızın altına basketbolla alakası olmayan konuları taşımayın. Sizin yüzünüzden biz de alakasız yorumlar yapmak zorunda kalıyoruz. Gidecek az kaldı, o gidince Fenerbahçe'nin başarılarının arkasında kimleri bulup suçlayacaksınız gerçekten merak ediyorum, ayıptır.

quovadis dedi ki...

Evet haklısın Fenerbahçenin bu zayıf kadrosuyla başka türlü yenme şansı yoktu zaten Efes Pilseni, gücümüz ancak Sienaya Barcelonaya yeter.Ayrıca senin Efesli olmadığınıda herkes anlamıştır zaten Gs li yada Beşiktaşlısın sen ;) neyse sana son mesajımdı ne yazarsan yaz cevap yazmayacağım birdaha çünkü seninle anlaşmak imkansız bu kafayla.
Sadece burada sürekli Futbol fanatikliğiyle yorum yaptığın sürece siteye şikayet edicem atılma pahasına.

rüzgar dedi ki...

maçın ilk yarısı çekişme anlamında muazzamdı..3.periyotta fenerbahçemiz savunmanın dozaşını artırınca vede hızlı hücumlarda sayı bulunca(tomas süper oynadı)get backlarda da dikkatli olunca maçı kzanmayı bildi..ama basketbolda rehavet çok önemli unsur..asla şakası olmaz nitekim fark 5 sayıya kadar indi..o yüzden takım disiplinine daha sadık olmak lazıdır die düşünüyorum..mirsad vede kinsey çok tecrübeli oyuncular ama hala bazı yerlerde çok acemice hatalar yapabiliyorlar..bu arada Šarūnas Jasikevičiusla çok pick and rollden sayı bulacaz gibime geliyor=)

Tatü dedi ki...

Ne futbolu ne fanatikliği ya fikrimi söyledim futbol fanatiği oldum, futboldan nefret ederim. Amma çok atan sallayan var burada ya. sen git kendini şikayet et aman fbnize laf söylenmesin:) Basketbol ile ilgili yazdım ne düşmanlığım kaldı ne kışkırtıcılığım:) bjk lide değilim gs lide değilim kafanızda şablonları oturtmussunuz farklı birşey görünce duraklıyorsunuz:) basketbolseverim ksk ye sempatim var çok merak ediyorsanız zaten bilen biliyor... Basketbol hariç herşey konusuldu sayenizde ben sizi şikayet edicem asıl;)

sinan dedi ki...

Efes Pilsen'in helede Fb nin sahasında heleki pivotsuz haliyle yenileceği gün gibi ortadaydı. Galibi baştan belli bir maçtı. Bu zamanda sağlam arkanda duran taraftarın yoksa yavaş yavaş yok olmaya mahkumsun. Efs Pilsen'de ne yazıkki bu sancıyı çekiyor. Görüyoruz GS muhteşem taraftarını arkasına bir rüzgar gibi aldı önüne geleni deviriyor. Zira FB de bu taraftarının gücüyle bu durumda. Efes Pilsen'in gerçekten Karşıyaka benzeri bir taraftar kitlesi olsayd Bugün Efes Pilsen gerçekten çok daha farklı yerlerde olurdu. Efs Pilsen boşuna uğraşıyor ne yaparlarsa yapsınlar her geçen gün geriye gidecekler. NEDEN Mİ ?? Çünkü büyük kulüpler artık taraftarlarıyla bu işin ciddi şekilde içindeler.

hakancelep dedi ki...

"Wisniewski-Sinan-Thornton-K.Gönlüm-Vujcic beşiyle başladı Perasovic. İlginç bir tercihti kesinlikle. Nitekim Jasikevicius-Kinsey-Tomas-Kaya-Oğuz beşi vardı parkede aynı anda."

"İlginç bir tercihti kesinlikle". Bunun cevabını aradım hem yazıda hem kafamda cevabı nedir acaba diye? Niye ilginç bir tercih. Sonra yazıda buldum cevabını.

"Üstelik Wisniewski kontrolü sıkça kaybettiği bir maç oynarken. 4.çeyreğin başındaki o skor gücü kısıtlı beş..."

Evet, tam olarak o beş 17-1'lik serinin önemli bir kısmında sahadaydı ama o beşten Wisniewski iyi bir savunmacı olduğu için değil hızlı hücumu iyi oynatabildiği için alındı takıma. Vujcic, Kerem Gönlüm ve Thornton'a kötü hücumcular ve hücumları çok kısıtlı diyebilir miyiz? Sinan Güler'de atletizme dayanan oyununun yanında, dış şutu da olan bir oyuncu. Savunma yönü çok daha önde olduğu için hadi atladık diyelim.

Yazının bu kısmına katılamayacağım maalesef.

İyi Günler

Serdar dedi ki...

Yorumcular başta Çetin Hoca olmak üzere sanki FBTV'den maç anlatıyor gibiydiler. Önlerindeki çizgiyi göremediler, Mirsadın sert faullerine istermeden oldu dediler! Hakemler hep Efes lehine hatalı kararlar verdi.
Çetin YIlmaz maalesef FB maçlarında kendine hakim olamıyor ve inandırıcılığını yitiriyor. Bırak kardeşim hakem kararlarını takımlar ne yapıyor nerde yanlışlık yaptılar onları anlat fikir yürüt ... FB forması ile yoprum yapma artık...

Serdar dedi ki...

Maça gelince :)

Efes Pilsen ilk 2 çeyrekte önde olmasına rağmen sonucun Fenerbahçeye döneceği maç içinde sinyaller verdi. Pero çok yanlış rotasyonlar yaptı. Ender Aslan bence harcanıyor o takımda. Keremlerin becerisiyle 2 çeyrek maçı önde götürebildi.
Fenerbahçede özellikle Tomas,Kaya ve Ukiç iyiydi. Birkez daha söylüyorum. Maçın spikeri ve yorumcuları hadlerini aşan açıklama ve yorumlarda bulunuyorlar. Tarafsız değiller...

perchemio dedi ki...

@ Tatu

Aziz Yildirim maclari saha disinda kazanmayi ogrendim dedikten sonra Fenerbahce futbolda 2 kere son hafta sampiyonluk kaybetti. Bos bos aglamayi kes, eskiden yerdi de komik oluyorsunuz artik.

Bilge dedi ki...

Güzel ve çirkinliklerden uzak bir maç oldu, özellikle Fener taraftarını kutluyorum, gerideyken bile küfür, ses bombası gibi vs. gibi ucuz işlere girmediler. İşte basketbol seyircisi böyle olmalı.
İki takım da çok kaliteli ama ara sıra bloke oluyorlar.
Fener de iyi oynamayanlara bakıyorsun: Saras-Ömer-Kinsey-Mirsad-Lavrinoviç...Neredeyse yakın geçmişin euroleage all-star kadrosu..Buna rağmen kazanıyor Fener, hele Tomas galiba maç seçiyor, bir Barca maçı bir de bu maç. Yine de güzel maç oldu, Saras ligimizin zeka seviyesini yükseltecek gibi.

dejavu dedi ki...

@hakancelep;

Wisniewski liderliğindeki Sinan-Thornton-K.Gönlüm-Vujcic dörtlüsü skor gücü kısıtlı bir beştir bence. Bireysel saydığın özellikler elbette hepimizin yakından bildiği bu isimlerin özellikleri ama genel toplamdan bahsediyorum ben. Sinan'ın atletizmi, Kerem'in orta mesafesi, Vujcic'in içerdeki akıl oyunları vs. Göreceli olmakla birlikte, 7 sayı geride başladığın ve deplasmanda çevirmek zorunda olduğun bir F.Bahçe Ülker maçında son periyot öncesinde tercih ediliyorsa bu beş bence ilginçtir. Diğer dört isim aynı iken Wisniewski& K.Tunçeri değişikliği yapsak bu beşlinin oyun içindeki efektifliğinin ve dolayısıyla skor gücünün yükseleceği de kesin. Bunu yazarken dümende Wisniewski'nin olduğu 2'den fazla yerde vurgulandı zaten. Örneğin dün 28 dakika sahada kalan Wisniewski'nin yalnızca 1 asisti bulunurken 26 dakika oynayan Kerem Tunçeri'nin tam 8 asisti var. Sadece bu fark bile bu beşin skor gücünü bütünüyle etkileyen bir faktör bana kalırsa.

Ve son olarak, Wisniewski önderliğinde bu beşin ilginç ve skor gücü düşük bir beş olduğunu tekrar söylemeliyim.

Sevgiler,
Çağlar..

Sarıkaya dedi ki...

Adın ne?.. Mandalina.. Sert olsa ne yazar!:-((

Ortam, Çarşamba günkü İpekçi ile kıyaslanmayacak kadar medeniydi.. Çok az cılız bi' "Efes Pilsen .içleri" duyulur gibi oldu o kadar. Genelde koro halinde küfür olmadı.

Ha toplu halde bireysel!:-)) Efes tarafına doğru hareket çekmeler, küfür etmeler!.. Olacak o kadar yurdum insanı!:-)) Olmasayı şaşardım.. Birlikte maç seyretmeye pek alışık değiliz!:-(( Ama ben temkinli iyimserim bu konuda..

Sinan Doğan dedi ki...

Fenerbahçe'yi tebrik ediyorum. Bir süredir bir Galatasaray'lı olarak bu blogda fanatiklikten uzak fikir beyan etmek istediğim konularda görüş belirtmeye çalışıyorum. 3 Büyük takımın iddialı kadroları olup aynı anda şampiyonluk için güreşmedikleri sürece Basketbol Liginin kalitesinin istenen düzeye gelmeyeceğini hep söylüyorum. Bu bakımdan basketbol tribünlerini dolduran 3 büyük takım taraftarıda çok kıymetlidir. Basketbola gönül vermiş, basketbolun bu ülkede ilerlemesini isteyen, tribünlerin dolmasını ve lige heyecan gelmesini arzu eden Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarlarının birbirleriyle didişmesinin kimseye bir yarar sağlamayacağı görüşündeyim zira bu yazdıklarımı bağlayacağım yer bazı Fenerbahçeli arkadaşların sürekli olarak İpekçi'de oynanan ve Galatasaray'ın kazanmış olduğu maçta taraftara ve hakemlere gönderme yapmasını ve hakemlerin yanlı bir maç yönettiğini ima etmesini kendi adıma kınıyorum. Bu lig taraftarı olan takımlarla güzel ve biz o takımların ve taraftarların değerini bilmeliyiz...

ali dedi ki...

endere 1 dakka bıle sure yer vermemesı cok sasırtıcı dunya sampıyonasının yıldızlarından sınana yeterlı kadar rotasyonda yer vermemesı thortona o kadar sure verıp sans tanıması gercekten cok sasırtıcı ender ve sınanın bu rotasyoda yer alması lazım ayrıyetten ben sunu anlamıyorum kerem ve ender bu ulkenın en ıyı ıkı gurdı efesın ılaha bu oyunuclar kadar yada bu oyunuclara yakın yetenekte 3 cu gurd alması sart degılkı rotasyonda zaten 2 gurd mac boyuncu yeterlı 3 cu gurdın yabancı olması ne gerek var yerlı genc bır ısım yada tecrubelı ısımle sezon bası kadro rotasyonuna dahıl edılebılırdı

...S.f.R... dedi ki...

@Serdar

Aynı Çetin Yılmaz gecen Haftaki FENERBAHCE - Galatasaray maçında Haluk Yıldırım'ın oyun durmuşken Mirsad'ın koluna bilerek sertçe vurmasına da bir şey yok canım Haluk okşadı sadece dedi. O maçtada Gs taraftarıydı o zaman. Adamın tarzı o yanlı felan değillerdi yorumlarında.

Serdar dedi ki...

@S f R
Aynı açıdan bakarsan yanlı değil diyebilirsin. O çok basit bir örnekti. FB yada GS taraftarı olabilir. Buna hiçbirşey demiyorum. Ama orada hakem yorumcusu değil ve olmamalı.

ali dedi ki...

çetin yılmazın surekli efes e onlar onlar demesıde enterasandı

shadowturk dedi ki...

fenerbahçe'yi ilk şampiyon adam çetin yılmaz ama tv yorumculuğu felaket.tv lerdeki her fenerli yorumcu gibi (ki çetin yılmaz hangi takımın taraftarı olduğunu bilmiyorum) tarafsız olma çabasıyla saçmalıyorlar. maçları ve maç sonu yorumları çekilmez yapıyorlar.fenerin rakibi kimse, euroligde bile mutlaka fenere karşı nasıl oynamalı taktik veriyor, bide işte biz tarafsız olarak yorum yapıyoruz felan.sahaya inde bari sen çalıştır.çalıştırdığı son takım küme düştü bir daha çıkamadı.sus ta otur yerinde de birde çetin yılmaz vardı ne hocaydı desinler.hakemlere gelince daha doğrusu hakemi tartışmaya açan efesli(tabi gs+beşiktaş ve diğer fenerli olmayanlar) arkadaşlar.neyi tartışıyorsunuz.hakemin her türlü yardımına rağmen yenemedin artık bırakın hakemi felan.bir fenerbahçe taraftarı olarak takıma katılmasını hiç istemediğim kaya peker'e bile hak vereceğim artık.ayaklar, kasti fauller, disekler.hiç birisi çalınmadı.dövdün resmen.keza arkadaşlar söylemi gs ve ksk maçları.onları geçtim önceki senelerdeki final maçları.bırakalım.fenerbahçe bu ligde tek başına(sağ olsun aziz başakanın antipatikliği yüzünden böyle oldu.) diğerleri ile mücadele ediyor.sonuç ne olursa başarıdır bu ortamda.

HaCAN dedi ki...

Futboldaki seviyesizlik burayada sıçramış!
Çok güzel bir maçtı.Keyifle izledim. Türkiye'de basketbol kalitesi günden güne yükseliyor. Hem de bu sefer toplu halde.

- Efes'de Ender niye oynatılmıyor anlamıyorum.

- Kaya ve Oğuz'un skora katkısı artacaktır Saras'dan sonra.Sonunda bizde Pick&roll hücumları yapabileceğiz.
- Takımın pick&roll hücumu yapabilir hale gelmesi, antremanlarda pick&roll savunması çalışmalarının verimini artıracaktır. Düşünsenize bundan önce nasıl yapıyorlardı antremanlarını, simulasyonlamı :-)

Okan dedi ki...

ne oldu bu itiraz meselesi? bilen var mıdır?