28 Ocak 2011 Cuma

Fenerbahçe Ülker: 75 - PE Valencia: 73 (Krizi Preldzic Bitirdi)

Top16'e Pire'de Olympiacos'u hatıralara kazınacak bir biçimde mağlup ederek başlayan Fenerbahçe Ülker, grubun bir diğer önemli takımı Power Electronics Valencia'yı ağırladı Sinan Erdem'de.

Maça iyi bir ivmeyle başladı Fenerbahçe. Sonrasında Dusko Savanovic'in oyununu yay dışına taşımasıyla, pota altında bir boşluk oluştu. Bununla beraber bir ribaunt problemi baş verdi. Bu problemi ortadan kaldırmaya, ribaunttan sorumlu devlet bakanı Mirsad Türkcan yetti yine. Marko Tomas'ın çok erken faul problemine girmesi de dış savunmayı zorladı. Kinsey'nin yokluğunda Tomas'ın da bu duruma düşmesi, yükü Ömer Onan'ın omuzlarına yükledi. Ayrıca oluşan bu boşlukta Emir Preldzic'den gelen performans da sevindirici. İkili oyun savunmasındaki büyük zaaf tekrar gözler önüne serildi Fenerbahçe'de. Top kayıpları da can sıkıcı boyutta olunca iyi başlayan Fenerbahçe, devreyi sadece 4 sayıyla 37-33 önde kapadı.

Üçüncü çeyreğin başlamasıyla kenarda oturmaktan bıktığını yeterince belli etti Marko Tomas. Bulduğu üçlüklerle takım bir anda maçı alıp götürme eşiğine geldi, çift haneli farklarla. Fakat hep bir top kaybı, yenen bir üçlük, beklenmeyen bir ters düdük bu amaçtan alıkoydu Fenerbahçe'yi. Sonrasında da çeyrek başındaki rüzgar kaybolmuş oldu. Bu dakikalarda çıkış için aranan ivme, Litvanyalı yıldız Sarunas Jasikevicius'tan geldi. Bulduğu basketler ve yaptığı asistlerle istenen hava tekrar oluştu fakat Pesic'in aldığı mola yine ayakbağı oldu temsilcimize. Oluşan geri koşma sorunuyla da Valencia tekrar maça ortak oldu ve bir kriz ortamı oluştu. Bunda Fenerbahçe'nin son 3 dakikada sayı bulamaması da büyük etken oldu. Son hücumda bir şey üretemeyen Valencia'da Rafa Martinez'in iki şut demesine karşı koyan Emir Preldzic kalabalığı sevince boğmuş oldu.

İlk hafta Pire'deki büyük galibiyet sonrası bunun tesadüf olmadığını göstermiş oldu Fenerbahçe, zor da olsa. Ömer Onan tek kelimeyle mükemmel oynadı bu akşam. Hem hücumda hem savunmada sorumluluk alması, bu yaşında bu performansı göstermesi muazzam. Marko Tomas'ın da tekrar form bulması ve Emir Preldzic'in oyunu sevindirici detaylar. Son dakikalarda oluşan krizden kurtulmak da bir diğer artı yön oldu. Bu kadar top kaybı ve verilen hücum ribaunduna rağmen kazanmak da takımın karakterini oluşturduğunun göstergesi.

Fenerbahçe Ülker (75): Roko Ukic 4 (1 ribaund- 1 asist), Mirsad Türkcan 14 (7 ribaund- 1 asist), Ömer Onan 22 (2 asist), Darjus Lavrinovic 2 (9 ribaund- 2 asist), Sarunas Jasikevicius 4 (1 ribaund- 2 asist), Kaya Peker (5 ribaund- 5 asist), Oğuz Savaş 4 (2 ribaund), Marko Tomas 15 (1 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 10 (2 ribaund- 3 asist)

Power Electronics Valencia (73): Omar Cook 4 (1 ribaund- 7 asist),James Augustine 6 (3 ribaund), Victor Claver 10 (3 ribaund- 1 asist), Serhiy Lishchuk 8 (4 ribaund), Rafa Martinez 14 (1 ribaund- 1 asist), Florent Pietrus 4 (2 ribaund), Dusko Savanovic 11 (7 ribaund- 1 asist), Nando de Colo 7 (1 ribaund- 3 asist), Robertas Javtokas 9 (7 ribaund- 1 asist)

25 Yorum Yapılmış:

ondskan dedi ki...

hucum reb. ve top kaybının dısında 64 no'lu başta olmaz üzere hakem triosu felaketti,saras'a ayrı parantez açmak lazım bence girdiği anlarda inanılmaz katkı veriyor

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

BU TAKIM ÇOK BÜYÜK İŞLER BAŞARACAK !

quovadis dedi ki...

Lavrinovicin sayı üretememesi her maç sıkıntı yaratıyor, en kritik yerde anlamsızca zorladı ve kaçırdı. Tebrikler Fenerbahçe markalaşma devam ediyor ..

jezfes dedi ki...

Valla ben bilmem bu şekilde oynarsak deplasmandaki Valencia ve evimizdeki Olympiakos maçları için temkinli durmakta fayda var. İkisini de verirsek averajla falan çıkamama ihtimalimiz bile var. O yüzden bu maçtaki hatalardan iyi dersler çıkarması lazım takımın. Spahija maçtan sonraki söylemleriyle bunun farkında olduğunu gösterdi. Bu bence galibiyet kadar sevindirici.

' baha ' dedi ki...

Selamlar,

Kalp krizine neden olabilecek bir maçtı gerçekten. Çok önemli bir galibiyet aldık.

Bu arada eski FIBA Europe başkanı Vasilakopoulos'un Akdeniz Basketbol Ligi çabaları hakkında bir şeyler karalarsanız çok mutlu oluruz.

lazfatih61 dedi ki...

basketbolda ülkerin devamı olduğu için fenerbahçeye sempatim vardır..beklediğimden zor maç oldu..son 2 dk haricinde iyi oynadı fener ama maç az daha gidiyodu..saras daha çok oynamalı, kinsey bu takımın onemli bir parcası, fenerbahçe buyuk ihtimalle grup 1. olarak çeyrek finalde..sene başındaki iddiam olan final-four mutlaka gelecektir..tebrikler fenerbahçe ülker

sinan dedi ki...

son maçlarda fbülker yüzde 50 nin üzerinde üçlük atıyor bu müthiş bir yüzde. Kısa oyuncular gerçektende çok formda ukiç-ömer onan-thomas bazende emir katılıyor bunlara. fbü bugün daha raht kazanırdı ama çok fazla hücum ribaundu verdi. Son olarak eurolegue çok zorlu herkes herkesi yenebiliyor. fbü kısa oyuncuları umarım bu formlarını devam ettirirler. Ömer'i de kutlamak gerek 30 yaşından sonra yıldız bir oyuncu gibi oynuyor. Onu çok geç keşfettik galiba.

Özcan Yüksel dedi ki...

Bu oğuz euroleague uzunu değil her gördüğümde bir kez daha anlıyorum hele ki kontratının adamı hiç değil.. Benjamin Ezeden bu adam nasıl daha fazla kazanır anlamak mümkün değil

oguz dedi ki...

maçı salonda izleyen biri olarak, hakemler bana bariz art niyetli geldi. Salonda izlemenin heyecanından mıydı anlayamadım. Sizce hakemlerde sıkıntı var mıydı maçta ?
Ömer müthiş oynadı, adam otuzundan sonra yıldız mertebesine ulaştı resmen. O uzunların arasından attıgı turnikeler harikaydı, kendisine bir kez daha hayran oldum. Thomas, Mirsad, Preldzic de gayet iyiydi.

Ozan Kartal Kaya dedi ki...

dün partizan-efes maçında efesin bazı hücumlarında ıslıktan spikerleri zor duyuyorduk bugünkü maça bakıyorum maç 75-73 son hücum valencia'da tribünde herkes susuyor. ayrıca dün fenerin aleyhine çalınan düdükler önceki gün partizan aleyhine çalınsa ordan çıkabilir miydi o hakemler çok merak ediyorum...

Da Vinci dedi ki...

Bu takım Ukiç'in oynamadığı(!), Kinsey'in takımda olmadığı, bu kadar hücum ribaundu verilen, bu kadar top kaybı yapılan bir maçı kazandıysa bana göre maç kaybetmesi çok zordur...

Selami dedi ki...

@Ozan Kartal Kaya

Maçta olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim,o anlarda salon yıkılıyordu,hatırlarsan aynı eleştiri Dünya Şampiyonası'nda da vardı,anlaşılmaz bir şekilde ortaya çıkan gürültü TV'ye yansımıyor,şu an boğazlarım yanıyor,sesim zor çıkıyor.

tuna54 dedi ki...

allayıp pulluyoruz takımı ama bu uzunlarla işimiz çok zor.sam may tranferinde ne bekledi ne bekliyor fenerbahçe bilmiyorum ama bu uzunlarla bu iş çok çok zor.

Batuhan dedi ki...

Bende maçı canlı izledim.Maalesef maçın son periyodu hariç, pota arkasının basın tribününün arkasındaki gruptan başka bağıran grup yok.Onlarında hakemi baskı altına almakla ilgisi yok, kendi havalarında takılıyorlar.Son periyod biraz ıslıklar biraz yükseldi, seyirci tiyatroya gelmiş gibiydi.Kinsey'nin olmaması Ukiç'in alıştığımızdan düşük performansı Ömer'e ve Tomas'a çok yük bindirdi.Emir'in katkısı çok olumluydu, maç sonunada damgasını vurdu.Oğuz'a kızıyoruz ama verilen paslarda çok kötüydü, bir uzuna atılmaması gereken toplar atıldı.Lavrinovic ikinci yarı müdafa ve reboundlara en azından katkı yaptı.%57,1'lik serbest atış yüzdesi bu seviyedeki diğer maçlarda baş ağrıtır.Bu seviyedeki bir maç için reboundlarda 8 eksik, top kayıplarında 5 fazlaya rağmen maçın kazanılması ise süper oldu.Gecenin adamı Ömer, parantez açılması gereken adamı ise Mirsad'tı.

Sarıkaya dedi ki...

Maçı seyretmedim. Sadece youtube'a konulan son 2:45'i seyrettim...

Hakemlere gelince ;

Bu maçtan bağımsız olarak şunu söyleyebilirim ki, ULEB İtalyan ve İspanyol tezgahıdır. Yugo mafyası FIBA'ya karşı kurulmuştur. Ve fakat ULEB üyesi olmayan, hatta üye olmak gibi bir niyeti bile olmayan tek ülke Türkiye'dir. Daha doğrusu TBL'dir.!:-((

Siz bi' de o hakemleri Madrid'de, Valencia'da görün!:-((

serpil dedi ki...

dün maçı tv den izledim hakemler resmen artniyetliydi.. tüm haklarını valencia dan yana kullandılar.. ben valencia deplasmanından korkmuyorum şahsen hakemler orda da ortalama böyle yönetseler rahat yeneriz.. bu arada taraftara da bir kaç sözüm var. maçı izlemeye geldiyseniz tv den izleyin.. hiç bir tepki yok. geçen banvit maçında üst trübündeydim kuzu gibi seyirci sinir katsayımı yükseltti.. böyle salon bu kadar dolacağına sağlam 5-6 bin seyirci daha çok etki yapar. bu arada bizim uzunlar istikrara devam ediyorlar çok kötüler.. teşekkürler dış oyuncularımız teşekkürler..

serpil dedi ki...

birde genç fenerliler diye bir oluşum var bunların basket maçlarına alınmaması lazım.. ayrı telden çalıyorlar sadece kendilerini eğlendirmeye geliyorlar.. bunların bir sorumlusu falan yokmudur uyarsın bunları ya.

...S.f.R... dedi ki...

Uzunlarımız'ın bu kadar kötü olduğu bir maçta Sean May neden hiç düşünülmedi anlamak zor gerçekten. Madem verim alamayacaktık yerine neden Eze alınmadı ki? Ayrıca uzunlarımızın çok kötü oynadığı, Hakemerin kötü yönettiği, Çok top kaybettiğimiz, Çok fazla Hücum Ribaundu verdiğimiz, Ukiç'in kayıplarda olduğu ve Kinsey siz bir günde bile Galip gelmemiz bizim için gerçekten çok büyük bir adım.

esfender karagoz dedi ki...

* Uzunların etkisizliği çıldırttı. Her sene bir mevki SOS veriyor. Bu yıl da Gaspar'ın sakatlığı burayı zora soktu. May'in, onun yerini doldurması imkansız.

* Hakemler kötüydü ama işi İspanyol & İtalyan tezgahına bağlamak da yanlış olur ve gereksiz yere moral bozar. Unutmamak lazım, önceki turda Barcelona ve Siena'yı bu organizasyonun hakemlerinin yönettiği maçlarda yendik.

* Şutun girerse sorun yok: İki maçtır rakiplerle aramızdaki temel farkı üçlük yüzdeleri oluşturuyor. Umarım bu takımımızın pozisyon seçerek şut kullanmasından ve savunmada da dış şuta baskı yapmasından kaynaklanıyordur. Aksi halde yüzdeler dönerse ve diğer istatistiklerde olumlu gelişme sağlayamazsak zor olur bu iş.

* Engin ve Gaspar: Olsalar, karşı grubun ikincisini merak ediyor olurduk...

* Seyirci konusunda eleştirilere katılıyorum. Bir-iki pozisyon haricinde hakeme baskı sıfırdı, basket attığımızda bağırmak dışında maçla ilgileri yoktu. Şarkı türkü lay lay lom...

kotanbaz dedi ki...

Bir Fenerbahçe taraftarı olarak, taraftarımızın bu yapısını anlayamıyorum. Tam anlamıyla tiyatrodaymış gibiydiler. Bu futbolda da böyle.. Takıma katkı sıfır. Bir de övünürüz çok ateşli taraftarımız var diye pişkin pişkin. Hepsi hava civa. Gitsinler bi Aris maçı izlesinler de görsünler atmosferi. 1700 kişilik Edirne'nin salonunda bile daha yoğun baskı var.

Johnny dedi ki...

Hakemler rezaletti. Spahija, Oğuz'a gösterdiği toleransı May için de 4-5 dk gösterebilirdi. Jasikevicius büyük oyuncu nasıl olunurun dersini verdi. Böyle bir oyuncunun bu kadar kısa sürede takımla bu kadar kaynaşmasını ve abilik yapmasını beklemezdim. Martinez'in o klasik İspanyol artistliklerine kıl olmuştum. Preldzic üst üste 2 kere beynini tokatlayınca içimin yağları eridi...

Ömer ATAÇ dedi ki...

Pota arkasındaki grup çok ilginç, maçın ritmiyle alakasız tezahüratlar, biz serbest atış kullanırken salon sessiz olmaya çalışırken kendi havalarında devam etmeler...Hatta Banvit maçının sonlarına doğru Hamsi Kadıköye nasıl gelecek tezahüratı vardı ki evlere şenlik.

Basketbol maçına gelip de maçın büyük bir kısmını sırtı dönük bir şekilde geçiren adamlara ise diyecek hiç bir şey yok. Böyle davranacaklarsa hiç gelmesinler, sürekli Ayağa kalkmayan Cimbomlu olsun diye bağırmasınlar. Her tezahüratın maçın ritmine göre bir zamanı var.

Bilge dedi ki...

Çok zor oldu gibi görünse de maçı Fener'in kazanacağı belliydi, hakemler her patlama anında bi dolap çevirdiler, farkı kasıtlı engellediler. Bu da Fener'in psikolojisini bozdu, yoksa aradaki kalite farkı bariz. Yine de Valencia iyi bir takım ama bu hücumla Olympiakos'u falan yenmeleri çok zor.
Bu May olayı da arap saçına döndü. Bence işe yarardı bu maçta. Bu kadar hedef büyültmüşken bu çapta bir adamı oynatmayıp kadroda tutmak büyük zarar.

orkun dedi ki...

> En büyük hayalim şu Ömer'le kazara bir yerde karşılaşıp elini sıkma ve teşekkür etme şansı bulabilmek.

> Hakemler gerçekten illet etti, sıkıysa Yunanistan'da böyle yönetsinler.

> Seyircinin salonu böylesine doldurması takdire şayan ama ben televizyondan seyrederken hiç bir baskılarını hissetmedim. Bugünkü gazeteler de çok beğenmiş seyirciyi halbuki.

> Murat Kosova - İhsan Bayülken illet etti. Kosova'yı severim aslında ama attığımız her baskette etini koparıyorlar gibi yırtınması, fark ikiye düştüğünde de "maç gitti" modunda cenaze evinde gibi konuşması sıkıntı verdi artık. Bayülken'in de futboldaki "gol yemez ve de atarsak maçı alırız" tadındaki yorumları bayılttı. "Şimdi iyi savunma yapmamız lazım" lafını duymaktan fenalık geldi, kardeşim iyi savunmayı, fark 30 olmadığı sürece, hep yapmamız lazım zaten.

> Spahija'yı çok seviyorum, bu adam iyi ki geldi.

> Son olarak da, standart muhabbeti tekrarlayacağım, bu istatistiklerle (top kaybı ve verdiğimiz hücum ribauntu) bile maç alıyorsak ileriye daha umutlu bakabiliriz.

oguz dedi ki...

bu arada sahada muthis bir seyirci gurultusu oluyor. bence gayet yeterli hatta sasirtici derecede gurultu yaratiyor seyirci. tvde belli omuyor demek ki. sorun o degil, sorun tezahurati yapanin futbol seyircisi olup macla zerre alakasi olmamasi. macin genelinde sacma sapan bagirip, yanlis hakem duduklerinde ya da rakibi baski altina almalari gerektiginde bagarmiyorlar cunku algilayamiyorlar ne olup ne bittigini.
ama adamlarin orda bulunup bagirmaktan zevk aldigi cok belli, zannedersin super bir konsere gelmisler eslik ediyorlar :) gercekten cok garipler cok...