25 Ocak 2011 Salı

G.Saray CC: 57 - Estudiantes: 68 (Cimbom Tur Şansını Zora Soktu)

Geçen hafta İtalya deplasmanında uzatmalarda aldığı şanssız mağlubiyetle 2. tura başlayan G.Saray Cafe Crown, ilk hafta evinde Nymburk'u zorlanmasına rağmen geçmeyi başaran Estudiantes'i ağırladı bugün. Sakatlıkları devam eden Tutku ve Caner ikilisinin forma giymediği G.Saray, kazanması gereken karşılaşmada 41-39 geride kapattığı devrenin ardından 3.periyotta savunma karakterini koydu ortaya. Aslında ilk yarıdaki %75 ikilik, %45 üçlük isabetleriyle maçı bitirebilirdi İspanyollar ama tam 15 top kaybı yaptılar ilk yarıda. İşin savunma kısmında başarılı olsalar da rakip sahada ne yapacağını bilemeyen, sezon başından bu yana çok sıkı şekilde bağlı kaldığı doğrularını terkeden bir G.Saray gördük. Yay gerisinden 2/23 gibi bir yüzdeyle hücum etmeleri kadar şut sayısı ve tercihler de bir o kadar önemli. Mağlubiyetin hazırlayıcısı da bu oldu zaten. Estudiantes, bu hatayı affetmedi ve pasör bir takım olmanın avantajını kullanarak gruptaki 2. galibiyetini almayı başardı.

Sakatlıkların epeyce can sıktığı sarı kırmızılılarda koç Mahmuti maça Rochestie-Johnson-Shipp-Rancik-Andric gibi tamamı yabancı bir beşle başladı. Maçın ilk yarısında iyi savunma yapmasa da 3. periyotla birlikte hareketlenen G.Saray'ın hücum sahasında neler yapabileceği önemliydi. Zira Tutku'nun uzunlarla oynadığı ikili oyunlar ve karşı sahadaki üstün görüş meziyeti hücumun temel direklerindendi. Tutku'nun yokluğunda bu düzeni en azından belirli ölçülerde devam ettirmesi beklenen Jerry Johnson, 4-12, Rochestie ise 2-6 saha içi isabetleriyle oynadı. Toplamda 6-18 isabet, 4 asist/4 top kaybı. Takım arkadaşlarını oynatmaktan ziyade kendisini oynamayı seçen bu ikili, bilhassa Jerry Johnson, takımın hücum ritmini kaybetmesine neden oldular. Yüzdelerin düşük olması bir yana diğer parçaların da oyuna girmesine mani oldu bu oyun tarzı. Koç Mahmuti'nin sevmediği bir tarz olsa da bugün yüzdeli sokarak kötü gübü kurtarabilirlerdi. Özellikle Jerry Johnson, çok gereksiz zorladı maç boyunca. Shumpert, 1-7 ile düşük performansını devam ettirirken bu oyun tarzının da etkisi büyüktü açıkçası. Bütün bunlara rağmen bugün maçı kazanbilecek noktaya kadar geldi G.Saray, son 3-4 dakikada. Fakat takım halinde 3/22 üçlük atıp, 8 serbest atış kaçırdıkları maçta ribaund sorununu da halledemeyince bunu gerçekleştirmeleri imkansız bir hal aldı.

Rochestie-Jerry Johnson ikilisinin varlığına rağmen bugün Evren Büker de zaman zaman 1 numaraya kaydı. Geçen yıl koç Cem Akdağ'ın başarılı G.Saray'ında gördüğümüz bir denemeydi bu. Koç Oktay Mahmuti ilk kez bugün net olarak bu düşüncesini göstermiş oldu. Bu da önemliydi. G.Saray'ın düşüş trendine girdiği ve bu trendde yaşanan sakatlıkların da tetikleyici olduğu aşikar. Hafta sonu da zor bir Pınar Karşıyaka maçı bekliyor onları. Ayağa kalkmak için çabuk hareket etmeliler.

Grubun diğer maçında Pepsi Caserta'nın deplasmanda Nymburk'u mağlup etmesiyle iki takım ikişer galibiyete ulaştı grupta. G.Saray ve Nymburk'un ise henüz galibiyeti yok. Bu da gruptan çıkma adına şansın epeyce azaldığını işaret ediyor. İtalya deplasmanı telafi edilebilirdi ama bugünkü mağlubiyetin telafisi hiç kolay değil. Kalan dört maç artık çok daha önemli.

G.Saray Cafe Crown (57): Josh Shipp 2 (2 ribaund- 2 asist), Jerry Johnson 11 (2 ribaund- 2 asist), Preston Shumpert 2 (2 ribaund- 1 asist), Taylor Rochestie 4 (3 ribaund- 2 asist), Luksa Andric 14 (2 ribaund- 1 asist), Radoslav Rancik 8 (4 ribaund), Haluk Yıldırım (6 ribaund), Evren Büker 6 (6 ribaund- 3 asist), Ermal Kuqo 10 (2 ribaund)

Asefa Estudiantes (68): Albert Oliver 4 (1 ribaund- 3 asist), Tyrone Ellis 2 (1 ribaund- 2 asist), Josh Asselin 16 (4 ribaund), Jiri Welsch 2 (3 ribaund- 3 asist), Daniel Clark 10 (5 ribaund- 1 asist), Jayson Granger 4 (3 ribaund- 6 asist), German Gabrıel 7 (5 ribaund), Sergio Sanchez 9 (2 ribaund- 1 asist), Marc Blanch 9 (3 ribaund), Nik Caner-Medley 5 (5 ribaund- 2 asist)

10 Yorum Yapılmış:

Bilge dedi ki...

Galatasaraylı oyuncular savunmada o kadar anormal bir efor harcıyor ki, hücumda şut sokacak enerjileri kalmıyor. Ayrıca sezon başından beri GS'Nin üçlük savunmasını riske etme taktiği artık terse döndü, yeni çizgi uzaklığına oyuncuların alışması ve tüm takımların yüzdesinin artmasıyla.
GS'nin saf savunma takımı mantığının tutması zor üst seviyelerde, rakipler bunu çözüp topu köşeye bir kez köşeye indirdi mi o kadar çaba boşa gidiyor ve savunmanın bir yerinde ciddi açık oluşuyor.

lazfatih61 dedi ki...

o kadar kaliteli bir kadro ve iyi bir coach olmasına karşın galatasarayın bu basarısızlığını anlamakta zorluk çekiyorum..iyi bir revizyon sart takımda

ali dedi ki...

kalıtelı derken yabancılar ıcıne lamıyorsun demı

KEREM dedi ki...

Shumpert maçın büyük bölümünde 4 numara oynaması (sezon boyunca) hem fiziksel hem de mental olarak çok yoruyor onu. Savunmada harcadığı efor ve gösterdiği motivasyon, hücumda sorumluluk almasını engelliyor. Takımın en skoreri olabilecek bir oyuncunun 4 numarada harcanmaması gerekiyor. Tamam rakibe göre tercih edilir de her maç da olmaz yani.

Batuhan dedi ki...

Galatasaray'da dün akşamki paniği anlamak mümkün değil, ikinci devredeki 3'lük bombardımanın sebebi neydi?Şut girmiyebilir ama neden topla potaya gidilmez, yakın atış bulmak için ısrar edilmez.Son 3-4 dakikaya kadar GS hep maçın içinde kaldı.Savunmada fena değildi.

@Kerem

Sana katılıyorum.Shumpert'ı 4 numara oynatmak zora giren bir maçı çevirmek için 3-5 dakika tutabilir, ama bunu taktik olarak her maç kullanılınca karşı takımlar bunu çözer.İki kalite uzunu olan ve pas trafikleri iyi çalışan takımlar bunu çözecektir.Maç sonlarında Shumpert yorulacak, karşı takımların uzunları kısalmayacaktır.

Johnny dedi ki...

Mahmuti takımını çok iyi yönetebilir ama takım kurmak konusunda çok başarısız oluyor. Haluk, Ermal ve Evren gibi yerli oyuncular üzerine bir takım kuramazsın. Hele bu yabancılarla hiç yapamazsın. Takımda hücum adına tek bir yetenek bile yoktur.

cenker dedi ki...

Maçın özeti,ilk yarıda kötü savunma, ikinci yarıda berbat hücumdu.Maç başlarken dev sopalı bayraklarla yapılan şov güzeldi, daha önce Türkiye'deki bir basketbol maçında hiç yapılmamıştı galiba.En azından ben ilk defa gördüm.

sinan dedi ki...

shumpert gerçektende 4 numarada oynadığında şutu tamamen bitiyor. zaten takım şut sokamıyor inanılacak gibi değil yani. Bir arkadaş demişki dışardan top girmeyince nedne içerden oynamadılar? kiminle oynayacaklar aldriç ile mi? içerden ne yazıkki ermal dışında sayı atacak oyuncu yok ribaundlarda ise eziliyor takım. yıl başındna beri bu takıma üst sınıf bir 4.5 numara oyuncu gerek dedik ne yönetim ne teknik kadro bu sorunu çözemediler. aldriç ise her geçen gün düşüşe geçti. ermal'i rakip takımlar tanıdı artık önlem alıyorlar. İlginç olan şey jeri takıma geldikten sonra takım müthiş bir düşüşe geçti hem savunmada hem hücumda. takımda jeri ve taylor olarak iki tane uzun oyuncu var ama tutku olmayınca veya tutku kötü oynadığında takımda oynayamıyor. Yani iki tane yabancı guard alıyorsunuz ama yine Tutku'y muhtaç oluyorsunuz ne kadar acı bir durum.

aksel dedi ki...

aldriç değil andriç :))

ligde liderlik hesapları yaparken burda sırf savunma yaparak bir yere gelinemeyeceğini yazdı bir çok kişi.hücumda güvenilir eli yok vs dendi ama nafile.

efesteki geniş kadrolar yok mahmuti nini elinde.biraz oyun anlayışından feragat etmeli bence.sırf savunma ile nereye kadar gidecek hele ki sonlara yaklaştıkça çökecek takım.

Batuhan dedi ki...

@Sinan
Kastettiğim topu Ermal'e verip low-post'tan hucüm etmek değil sadece.Johnson 1/7 üçlük kullanacağına, adamını geçmeyi deneyip drive etmesiydi, yada Rancik'le Andric'le pick&roll oynasın, uzaktan çemberi dövmek niye?Shipp'te içeri drive etmeyi doğru dürüst denemedi.Shumpert karşısında uzun kalınca çabukluğunu kullanabilir, adamını geçmeyi deneyebilir.İki pas yapmadan panik üçlükleri gönderince alınabilecek maç gitti.Zaman varken panik olmalarını çözemedim, tek denedikleri şut atmaktı, o da işlemedi, başka yolda denenmedi.Tutku olmayınca işler sarpa saracağa benziyor.